Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2016/10086 E. 2017/3340 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
kar dağıtımı↗ aldatma (hile)↗ istirdat davası↗ takas↗ hile↗ zamanaşımı def'i↗ garantörlük↗ def'i↗ husumet yokluğu↗ kâr dağıtımı↗ istirdat↗ haksız fiil↗ kâr payı↗ kötüniyet↗ zamanaşımı↗ husumet↗ e-defter↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davacının ... ...'nin ortağı olduğu ve davalı ... A.Ş.’de hissesinin bulunmadığı gerekçesiyle davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, yüksek kâr payı verilmek ve istenildiği zaman iade edilmek üzere toplanan paranın tahsili istemine ilişkindir. Davacı taraf, davalıların yürürlükteki mevzuat hükümlerine aykırı bir biçimde kötüniyetli vaat ve garantilerle yurtdışında yaşayan pek çok kişinin dini duygularını sömürerek, yine davalı ... bünyesinde bulunan yabancı uyruklu bir şirketi aracı olarak kullanmak suretiyle topladıkları paraları iade etmeyip davalı ... ve bünyesindeki diğer grup şirketlerine aktardıklarını iddia ederek verilen paranın istirdadını istemiştir. Dava, iddianın bu biçimdeki ileri sürülüşü nazara alındığında, davalıların iddia olunan organize ve haksız fiillerinden kaynaklanan bir alacak (istirdat) davası niteliğinde olmakla, mahkemece, davanın yanlış nitelenmesine dayalı olarak, davacının bildirmiş olduğu delillerin tamamı toplanmaksızın yetersiz araştırma ve soruşturma sonucunda davacının davalı şirketlerin ortağı olmadığı gerekçesiyle, davanın husumet cihetinden reddine karar verilmiştir.
Dairemizden geçen emsal dosyalardan anlaşıldığı üzere, Avrupa ülkelerinde toplanan fonların doğrudan Türkiye'ye aktarıldığı, kayıt dışı sermayenin Türkiye'deki ... hisseleri ile değiştirildiği, ... ....'nin yatırım stratejisi bulunmadığı, şirket ortaklarının mali yatırımlar ile ilgili bilgi ve deneyimleri bulunmadığı, kar dağıtımı yapılmadığı, ... ... varlığının Türk ... Grubuna kredi vererek bilinçli olarak azaltıldığı, kredi ve iştiraklerin muhasebe defterine usulüne uygun kaydedilmediği, ... ....'nin ikraz sözleşmeleri karşılığında alacağını Türkiye'de mukim ... Grubu şirketlerinin hisselerini devralarak tahsil yoluna gittiği, ... ... ile ikraz sözleşmesi düzenleyen şirketlerin yüklendikleri borçları için herhangi bir geri ödemede bulunmadıkları, borçlarını hisse senetleri ile takas etmek suretiyle kapattıkları tespit edilmiştir.
Bu durumda, Dairemizden geçen emsal dosyalardan anlaşıldığı üzere, ... .... ile Türkiye'de mukim ... Grubu şirketler arasında ikraz sözleşmeleriyle Türkiye'deki mukim ... Grubu şirketlere para akışı sağlandığı sabit olduğuna göre, artık bu aşamadan sonra davacının zararından davalının haksız fiil hükümleri uyarınca sorumluluklarının bulunup bulunmadığı üzerinde durularak, haksız fiil, hile ve aldatma olgusunun tespiti yapılırken SPK, TBMM, MASAK raporları, davalı şirketin yöneticileri hakkındaki ceza dosyaları, bu dosyalardaki tanık beyanları da nazara alınarak, davalının hukuki durumunun tayin ve takdir edilmesi ve davalıların zamanaşımı def’inin de buna göre değerlendirilmesi suretiyle oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar vermek gerekirken, yukarıda yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/5189 E. 2016/5694 K.
Ortak:kar dağıtımı · istirdat davası · takas · hile · zamanaşımı def'i · def'i · kâr dağıtımı · istirdat · dava şartı · zamanaşımı var
İncelediğiniz karardaGrubu şirketlere para akışı sağlandığı sabit olduğuna göre, artık bu aşamadan sonra davacının zararından davalının «haksız fiil» hükümleri uyarınca sorumluluklarının bulunup bulunmadığı üzerinde durularak, haksız fiil, «hile» ve aldatma olgusunun tespiti yapılırken SPK, TBMM, MASAK raporları, davalı şirketin yöneticileri hakkındaki ceza dosyaları, bu dosyalardaki tanık beyanları da nazara alınarak, davalının hukuki durumunun tayin ve takdir edilmesi ve davalıların «zamanaşımı def»’inin de buna göre değerlendirilmesi suretiyle oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar vermek gerekirken, yukarıda yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi d …
Dava, iddianın bu biçimdeki ileri sürülüşü nazara alındığında, davalıların iddia olunan organize ve haksız fiillerinden kaynaklanan bir alacak («istirdat) davası» niteliğinde olmakla, mahkemece, davanın yanlış nitelenmesine dayalı olarak, davacının bildirmiş olduğu delillerin tamamı toplanmaksızın yetersiz araştırma ve soruşturma sonucunda davacının davalı şirketlerin ortağı olmadığı gerekçesiyle, davanın «husumet» cihetinden reddine karar verilmiştir.
Dairemizden geçen emsal dosyalardan anlaşıldığı üzere, Avrupa ülkelerinde toplanan fonların doğrudan Türkiye'ye aktarıldığı, kayıt dışı sermayenin Türkiye'deki ... hisseleri ile değiştirildiği, ... ....'nin yatırım stratejisi bulunmadığı, şirket ortaklarının mali yatırımlar ile ilgili bilgi ve deneyimleri bulunmadığı, «kar dağıtımı» yapılmadığı, ... ... varlığının Türk ...
Benzer bu kararda… yurt dışında kurulu şirket adına para toplayarak bu paraları Türkiye'deki ... şirketlere aktardıkları iddia olunup dava, organize haksız fiilden kaynaklanan alacak («istirdat) davası» olduğuna ve gerek yabancı devlet kurumları raporları gerekse «bilirkişi incelemesiyle» ... ile Türkiye'de mukim ... şirketler arasında ikraz sözleşmeleriyle Türkiye'deki mukim ... şirketlere para akışı sağlandığı sabit olduğuna göre, artık bu aşamadan sonra davacının zararından davalıların «haksız fiil» hükümleri uyarınca sorumluluklarının bulunup bulunmadığı üzerinde durularak, haksız fiil, «hile» ve aldatma olgusunun tespiti yapılırken SPK, TBMM, MASAK raporları, davalı şirketin yöneticileri hakkındaki ceza dosyaları, bu dosyalardaki tanık beyanları da nazara alınarak, her bir davalının hukuki durumunun tayin ve takdir edilmesi ve davalıların «zamanaşımı def»'inin de buna göre değerlendirilmesi suretiyle oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar vermek gerekirken, yukarıda yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi d …
… eleri karşılığında alacağını Türkiye'de mukim ... şirketlerinin hisselerini devralarak tahsil etmesinin ve Türkiye'de kurulu şirketlere iştirak etmesinin tek başına «tüzel kişilik» perdesinin bulunduğu ve davacının davalılar ile alacak ilişkisinin tespiti için yeterli olmadığı, «hileye» ilişkin iddiaların ise «hak düşürücü süre» nedeniyle dikkate alınamayacağı bildirilmiş, mahkemece de bu bilirkişi raporuna itibar edilerek yazılı şekilde davanın reddine karar verilmiş ise de, söz konusu bilirkişi raporunda, bu açıklamalar dışında aynı zamanda, yabancı devlet kurumu raporlarında Avrupa ülkelerinde toplanan fonların doğrudan Türkiye'ye aktarıldığı, kayıt dışı sermayenin Türkiye'deki ... hisseleri ile değiştirildiği, ...'nin yatırım stratejisi bulunmadığı, şirket ortaklarının mali yatırımlar ile ilgili bilgi ve deneyimleri bulunmadığı, «kar dağıtımı» yapılmadığı, ... varlığının Türk ...na kredi vererek bilinçli olarak azaltıldığı, kredi ve iştiraklerin muhasebe «defterine» usulüne uygun kaydedilmediği açıklanmış olup bilirkişi heyetince yasal defter ve belgeler ile «kredi sözleşmeleri» ve ikraz sözleşmeleri incelendiğinde de ... ile ikraz sözleşmesi düzenleyen şirketlerin yüklendikleri borçları için herhangi bir geri ödemede bulunmadıkları, borçlarını hisse senetleri ile «takas» etmek suretiyle kapattıkları tespit edilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:muvazaa · tüzel kişilik · hak düşürücü süre · bilirkişi incelemesi · iflas · kredi sözleşmesi
Benzer bu kararda… eleri karşılığında alacağını Türkiye'de mukim ... şirketlerinin hisselerini devralarak tahsil etmesinin ve Türkiye'de kurulu şirketlere iştirak etmesinin tek başına «tüzel kişilik» perdesinin bulunduğu ve davacının davalılar ile alacak ilişkisinin tespiti için yeterli olmadığı, «hileye» ilişkin iddiaların ise «hak düşürücü süre» nedeniyle dikkate alınamayacağı bildirilmiş, mahkemece de bu bilirkişi raporuna itibar edilerek yazılı şekilde davanın reddine karar verilmiş ise de, söz konusu bilirkişi raporunda, bu açıklamalar dışında aynı zamanda, yabancı devlet kurumu raporlarında Avrupa ülkelerinde toplanan fonların doğrudan Türkiye'ye aktarıldığı, kayıt dışı sermayenin Türkiye'deki ... hisseleri ile değiştirildiği, ...'nin yatırım stratejisi bulunmadığı, şirket ortaklarının mali yatırımlar ile ilgili bilgi ve deneyimleri bulunmadığı, «kar dağıtımı» yapılmadığı, ... varlığının Türk ...na kredi vererek bilinçli olarak azaltıldığı, kredi ve iştiraklerin muhasebe «defterine» usulüne uygun kaydedilmediği açıklanmış olup bilirkişi heyetince yasal defter ve belgeler ile «kredi sözleşmeleri» ve ikraz sözleşmeleri incelendiğinde de ... ile ikraz sözleşmesi düzenleyen şirketlerin yüklendikleri borçları için herhangi bir geri ödemede bulunmadıkları, borçlarını hisse senetleri ile «takas» etmek suretiyle kapattıkları tespit edilmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının dosyaya sunduğu para verdiğine dair belge dışında yurtdışındaki şirkete ortak olduğuna ilişkin delil bulunmadığı, davalı şirket ile dava dışı «iflas» eden şirket arasındaki tasarrufun hileli, «muvazaalı» olduğunun mevcut delil durumuyla anlaşılamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
… yurt dışında kurulu şirket adına para toplayarak bu paraları Türkiye'deki ... şirketlere aktardıkları iddia olunup dava, organize haksız fiilden kaynaklanan alacak («istirdat) davası» olduğuna ve gerek yabancı devlet kurumları raporları gerekse «bilirkişi incelemesiyle» ... ile Türkiye'de mukim ... şirketler arasında ikraz sözleşmeleriyle Türkiye'deki mukim ... şirketlere para akışı sağlandığı sabit olduğuna göre, artık bu aşamadan sonra davacının zararından davalıların «haksız fiil» hükümleri uyarınca sorumluluklarının bulunup bulunmadığı üzerinde durularak, haksız fiil, «hile» ve aldatma olgusunun tespiti yapılırken SPK, TBMM, MASAK raporları, davalı şirketin yöneticileri hakkındaki ceza dosyaları, bu dosyalardaki tanık beyanları da nazara alınarak, her bir davalının hukuki durumunun tayin ve takdir edilmesi ve davalıların «zamanaşımı def»'inin de buna göre değerlendirilmesi suretiyle oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar vermek gerekirken, yukarıda yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi d …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/13993 E. 2017/1714 K.
Ortak:kar dağıtımı · istirdat davası · takas · hile · zamanaşımı def'i · def'i · kâr dağıtımı · istirdat · dava şartı · zamanaşımı var · Alacak
İncelediğiniz karardaGrubu şirketlere para akışı sağlandığı sabit olduğuna göre, artık bu aşamadan sonra davacının zararından davalının «haksız fiil» hükümleri uyarınca sorumluluklarının bulunup bulunmadığı üzerinde durularak, haksız fiil, «hile» ve aldatma olgusunun tespiti yapılırken SPK, TBMM, MASAK raporları, davalı şirketin yöneticileri hakkındaki ceza dosyaları, bu dosyalardaki tanık beyanları da nazara alınarak, davalının hukuki durumunun tayin ve takdir edilmesi ve davalıların «zamanaşımı def»’inin de buna göre değerlendirilmesi suretiyle oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar vermek gerekirken, yukarıda yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi d …
Dava, iddianın bu biçimdeki ileri sürülüşü nazara alındığında, davalıların iddia olunan organize ve haksız fiillerinden kaynaklanan bir alacak («istirdat) davası» niteliğinde olmakla, mahkemece, davanın yanlış nitelenmesine dayalı olarak, davacının bildirmiş olduğu delillerin tamamı toplanmaksızın yetersiz araştırma ve soruşturma sonucunda davacının davalı şirketlerin ortağı olmadığı gerekçesiyle, davanın «husumet» cihetinden reddine karar verilmiştir.
Dairemizden geçen emsal dosyalardan anlaşıldığı üzere, Avrupa ülkelerinde toplanan fonların doğrudan Türkiye'ye aktarıldığı, kayıt dışı sermayenin Türkiye'deki ... hisseleri ile değiştirildiği, ... ....'nin yatırım stratejisi bulunmadığı, şirket ortaklarının mali yatırımlar ile ilgili bilgi ve deneyimleri bulunmadığı, «kar dağıtımı» yapılmadığı, ... ... varlığının Türk ...
Benzer bu kararda… şılığında alacağını Türkiye'de mukim Yimpaş Grubu şirketlerinin hisselerini devralarak tahsil etmesinin ve Türkiye'de kurulu şirketlere iştirak etmesinin tek başına «tüzel kişilik» perdesinin bulunduğu ve davacının davalılar ile alacak ilişkisinin tespiti için yeterli olmadığı, «hileye» ilişkin iddiaların ise «hak düşürücü süre» nedeniyle dikkate alınamayacağı bildirilmiş, mahkemece de bu bilirkişi raporuna itibar edilerek yazılı şekilde davanın reddine karar verilmiş ise de, söz konusu bilirkişi raporunda, bu açıklamalar dışında aynı zamanda, yabancı devlet kurumu raporlarında Avrupa ülkelerinde toplanan fonların doğrudan Türkiye'ye aktarıldığı, kayıt dışı sermayenin Türkiye'deki Yimpaş hisseleri ile değiştirildiği, Yimpaş Grup AG'nin yatırım stratejisi bulunmadığı, şirket ortaklarının mali yatırımlar ile ilgili bilgi ve deneyimleri bulunmadığı, «kar dağıtımı» yapılmadığı, ...
… arasında ikraz sözleşmeleriyle Türkiye'deki mukim ... şirketlere para akışı sağlandığı sabit olduğuna göre, artık bu aşamadan sonra davacının zararından davalıların «haksız fiil» hükümleri uyarınca sorumluluklarının bulunup bulunmadığı üzerinde durularak, haksız fiil, «hile» ve aldatma olgusunun tespiti yapılırken SPK, TBMM, MASAK raporları, davalı şirketin yöneticileri hakkındaki ceza dosyaları, bu dosyalardaki tanık beyanları da nazara alınarak, her bir davalının hukuki durumunun tayin ve takdir edilmesi ve davalıların «zamanaşımı def»'inin de buna göre değerlendirilmesi suretiyle oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar vermek gerekirken, yukarıda yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi d …
Bu durumda, davalıların ... dışında kurulu şirket adına para toplayarak bu paraları Türkiye'deki ... şirketlere aktardıkları iddia olunup dava, organize haksız fiilden kaynaklanan alacak («istirdat) davası» olduğuna ve gerek yabancı devlet kurumları raporları gerekse «bilirkişi incelemesiyle» ...
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:hisse senedi · tüzel kişilik · hak düşürücü süre · bilirkişi incelemesi · kredi sözleşmesi
Benzer bu karardaAG'den almış olduğu 05/09/2000 tarihli «hisse senedi» ile bu şirketin ortağı olduğu, davacının davalıların «haksız fiillerinin» yani hata ve «hileye» yönelik eylemlerine ilişkin iddiasını yasal delillerle ispatlayamadığı gibi «zamanaşımı» ve «hak düşürücü sürenin» de geçmiş olduğu, davalı ....'nin, davacının parasını yatırdığı ...
… şılığında alacağını Türkiye'de mukim Yimpaş Grubu şirketlerinin hisselerini devralarak tahsil etmesinin ve Türkiye'de kurulu şirketlere iştirak etmesinin tek başına «tüzel kişilik» perdesinin bulunduğu ve davacının davalılar ile alacak ilişkisinin tespiti için yeterli olmadığı, «hileye» ilişkin iddiaların ise «hak düşürücü süre» nedeniyle dikkate alınamayacağı bildirilmiş, mahkemece de bu bilirkişi raporuna itibar edilerek yazılı şekilde davanın reddine karar verilmiş ise de, söz konusu bilirkişi raporunda, bu açıklamalar dışında aynı zamanda, yabancı devlet kurumu raporlarında Avrupa ülkelerinde toplanan fonların doğrudan Türkiye'ye aktarıldığı, kayıt dışı sermayenin Türkiye'deki Yimpaş hisseleri ile değiştirildiği, Yimpaş Grup AG'nin yatırım stratejisi bulunmadığı, şirket ortaklarının mali yatırımlar ile ilgili bilgi ve deneyimleri bulunmadığı, «kar dağıtımı» yapılmadığı, ...
AG varlığının Türk Yimpaş Grubuna kredi vererek bilinçli olarak azaltıldığı, kredi ve iştiraklerin muhasebe «defterine» usulüne uygun kaydedilmediği açıklanmış olup bilirkişi heyetince yasal defter ve belgeler ile «kredi sözleşmeleri» ve ikraz sözleşmeleri incelendiğinde de ...
Bu durumda, davalıların ... dışında kurulu şirket adına para toplayarak bu paraları Türkiye'deki ... şirketlere aktardıkları iddia olunup dava, organize haksız fiilden kaynaklanan alacak («istirdat) davası» olduğuna ve gerek yabancı devlet kurumları raporları gerekse «bilirkişi incelemesiyle» ...
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/2761 E. 2016/6448 K.
Ortak:kar dağıtımı · istirdat davası · takas · hile · zamanaşımı def'i · def'i · kâr dağıtımı · istirdat · dava şartı · zamanaşımı var · Alacak
İncelediğiniz karardaGrubu şirketlere para akışı sağlandığı sabit olduğuna göre, artık bu aşamadan sonra davacının zararından davalının «haksız fiil» hükümleri uyarınca sorumluluklarının bulunup bulunmadığı üzerinde durularak, haksız fiil, «hile» ve aldatma olgusunun tespiti yapılırken SPK, TBMM, MASAK raporları, davalı şirketin yöneticileri hakkındaki ceza dosyaları, bu dosyalardaki tanık beyanları da nazara alınarak, davalının hukuki durumunun tayin ve takdir edilmesi ve davalıların «zamanaşımı def»’inin de buna göre değerlendirilmesi suretiyle oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar vermek gerekirken, yukarıda yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi d …
Dava, iddianın bu biçimdeki ileri sürülüşü nazara alındığında, davalıların iddia olunan organize ve haksız fiillerinden kaynaklanan bir alacak («istirdat) davası» niteliğinde olmakla, mahkemece, davanın yanlış nitelenmesine dayalı olarak, davacının bildirmiş olduğu delillerin tamamı toplanmaksızın yetersiz araştırma ve soruşturma sonucunda davacının davalı şirketlerin ortağı olmadığı gerekçesiyle, davanın «husumet» cihetinden reddine karar verilmiştir.
Dairemizden geçen emsal dosyalardan anlaşıldığı üzere, Avrupa ülkelerinde toplanan fonların doğrudan Türkiye'ye aktarıldığı, kayıt dışı sermayenin Türkiye'deki ... hisseleri ile değiştirildiği, ... ....'nin yatırım stratejisi bulunmadığı, şirket ortaklarının mali yatırımlar ile ilgili bilgi ve deneyimleri bulunmadığı, «kar dağıtımı» yapılmadığı, ... ... varlığının Türk ...
Benzer bu karardaGrubu şirketlere para akışı sağlandığı sabit olduğuna göre, artık bu aşamadan sonra davacının zararından davalıların «haksız fiil» hükümleri uyarınca sorumluluklarının bulunup bulunmadığı üzerinde durularak, haksız fiil, «hile» ve aldatma olgusunun tespiti yapılırken SPK, TBMM, MASAK raporları, davalı şirketin yöneticileri hakkındaki ceza dosyaları, bu dosyalardaki tanık beyanları da nazara alınarak, her bir davalının hukuki durumunun tayin ve takdir edilmesi ve davalıların «zamanaşımı def»'inin de buna göre değerlendirilmesi suretiyle oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar vermek gerekirken, yukarıda yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi d …
Grup AG'nin yatırım stratejisi bulunmadığı, şirket ortaklarının mali yatırımlar ile ilgili bilgi ve deneyimleri bulunmadığı, «kar dağıtımı» yapılmadığı, ...
Bu durumda, davalıların yurt dışında kurulu şirket adına para toplayarak bu paraları Türkiye'deki ... grubu şirketlere aktardıkları iddia olunup dava, organize bir haksız fiillerinden kaynaklanan alacak(«istirdat) davası» olduğuna ve gerek yabancı devlet kurumları raporları gerekse «bilirkişi incelemesiyle» ...
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kar payı · muvazaa · tüzel kişilik · hak düşürücü süre · bilirkişi incelemesi · iflas · kredi sözleşmesi
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının dosyaya sunduğu para verdiğine dair belge dışında yurtdışındaki şirkete ortak olduğuna ilişkin delil bulunmadığı, davalı şirketler ile dava dışı «iflas» eden şirket arasındaki tasarrufun hileli, «muvazaalı» olduğunun mevcut delil durumuyla anlaşılamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Grubu şirketlerinin hisselerini devralarak tahsil etmesinin ve Türkiye'de kurulu şirketlere iştirak etmesinin tek başına «tüzel kişilik» perdesinin bulunduğu ve davacının davalılar ile alacak ilişkisinin tespiti için yeterli olmadığı, «hileye» ilişkin iddiaların ise «hak düşürücü süre» nedeniyle dikkate alınamayacağı bildirilmiş, mahkemece de bu bilirkişi raporuna itibar edilerek yazılı şekilde davanın reddine karar verilmiş ise de, söz konusu bi …
Davacı, yüksek «kar payı» verilmek ve istenildiği zaman iade edilmek üzere kendilerinden para toplandığını, bu paraların davalı şirkete aktarıldığını, yurt dışı şirket ile davalı şirket arasında bağlantı bulunduğunu ileri sürerek işbu davayı açmış olup, mahkemece yukarıda açıklanan gerekçeyle davanın reddine karar verilmiştir.
Group AG varlığının Türk ... grubuna kredi vererek bilinçli olarak azaltıldığı, kredi ve iştiraklerin muhasebe «defterine» usulüne uygun kaydedilmediği açıklanmış olup bilirkişi heyetince yasal defter ve belgeler ile «kredi sözleşmeleri» ve ikraz sözleşmeleri incelendiğinde de ...
5 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/3209 E. 2017/5124 K.
Ortak:istirdat davası · takas · hile · zamanaşımı def'i · def'i · kâr dağıtımı · istirdat · haksız fiil · dava şartı · zamanaşımı var
İncelediğiniz karardaGrubu şirketlere para akışı sağlandığı sabit olduğuna göre, artık bu aşamadan sonra davacının zararından davalının «haksız fiil» hükümleri uyarınca sorumluluklarının bulunup bulunmadığı üzerinde durularak, haksız fiil, «hile» ve aldatma olgusunun tespiti yapılırken SPK, TBMM, MASAK raporları, davalı şirketin yöneticileri hakkındaki ceza dosyaları, bu dosyalardaki tanık beyanları da nazara alınarak, davalının hukuki durumunun tayin ve takdir edilmesi ve davalıların «zamanaşımı def»’inin de buna göre değerlendirilmesi suretiyle oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar vermek gerekirken, yukarıda yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi d …
Dava, iddianın bu biçimdeki ileri sürülüşü nazara alındığında, davalıların iddia olunan organize ve haksız fiillerinden kaynaklanan bir alacak («istirdat) davası» niteliğinde olmakla, mahkemece, davanın yanlış nitelenmesine dayalı olarak, davacının bildirmiş olduğu delillerin tamamı toplanmaksızın yetersiz araştırma ve soruşturma sonucunda davacının davalı şirketlerin ortağı olmadığı gerekçesiyle, davanın «husumet» cihetinden reddine karar verilmiştir.
Davacı taraf, davalıların yürürlükteki mevzuat hükümlerine aykırı bir biçimde «kötüniyetli» vaat ve «garantilerle» yurtdışında yaşayan pek çok kişinin dini duygularını sömürerek, yine davalı ... bünyesinde bulunan yabancı uyruklu bir şirketi aracı olarak kullanmak suretiyle topladıkları paraları iade etmeyip davalı ... ve bünyesindeki diğer grup şirketlerine aktardıklarını iddia ederek verilen paranın «istirdadını» istemiştir.
Benzer bu karardaGrubu şirketlere para akışı sağlandığı sabit olduğuna göre, artık bu aşamadan sonra davacının zararından davalıların «haksız fiil» hükümleri uyarınca sorumluluklarının bulunup bulunmadığı üzerinde durularak, haksız fiil, «hile» ve aldatma olgusunun tespiti yapılırken SPK, TBMM, MASAK raporları, davalı şirketin yöneticileri hakkındaki ceza dosyaları, bu dosyalardaki tanık beyanları da nazara alınarak, her bir davalının hukuki durumunun tayin ve takdir edilmesi ve davalıların «zamanaşımı def»'inin de buna göre değerlendirilmesi suretiyle oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar vermek gerekirken, yukarıda yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi d …
Grubu şirketlere aktardıkları iddia olunup dava, organize haksız fiilden kaynaklanan alacak («istirdat) davası» olduğuna ve gerek yabancı devlet kurumları raporları gerekse «bilirkişi incelemesiyle» ...
Grubu şirketlerinin hisselerini devralarak tahsil etmesinin ve Türkiye'de kurulu şirketlere iştirak etmesinin tek başına «tüzel kişilik» perdesinin bulunduğu ve davacının davalılar ile alacak ilişkisinin tespiti için yeterli olmadığı, «hileye» ilişkin iddiaların ise «hak düşürücü süre» nedeniyle dikkate alınamayacağı bildirilmiş, mahkemece de bu bilirkişi raporuna itibar edilerek yazılı şekilde davanın reddine karar verilmiş ise de, söz konusu bi …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:organik bağ · tüzel kişilik · hak düşürücü süre · bilirkişi incelemesi · kredi sözleşmesi
Benzer bu karardaGrubu şirketlerinin hisselerini devralarak tahsil etmesinin ve Türkiye'de kurulu şirketlere iştirak etmesinin tek başına «tüzel kişilik» perdesinin bulunduğu ve davacının davalılar ile alacak ilişkisinin tespiti için yeterli olmadığı, «hileye» ilişkin iddiaların ise «hak düşürücü süre» nedeniyle dikkate alınamayacağı bildirilmiş, mahkemece de bu bilirkişi raporuna itibar edilerek yazılı şekilde davanın reddine karar verilmiş ise de, söz konusu bi …
Group AG isimli yabancı menşeili şirkete ortak olduğuna ilişkin delil bulunmadığı, ayrıca davalı şirket ile yabancı şirket arasında yapılan işlemlerde bilinçli olarak yabancı şirketin alacaklılarının zarara uğramasının hedeflendiğinin ve yapılan işlemlerle «organik bağ» bulunan şirketlerden biri zarar ederken diğerinin de anormal kâr elde edildiğinin mevcut delil durumuyla anlaşılmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Grubuna kredi vererek bilinçli olarak azaltıldığı, kredi ve iştiraklerin muhasebe «defterine» usulüne uygun kaydedilmediği açıklanmış olup bilirkişi heyetince yasal defter ve belgeler ile «kredi sözleşmeleri» ve ikraz sözleşmeleri incelendiğinde de ...
Grubu şirketlere aktardıkları iddia olunup dava, organize haksız fiilden kaynaklanan alacak («istirdat) davası» olduğuna ve gerek yabancı devlet kurumları raporları gerekse «bilirkişi incelemesiyle» ...
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/3206 E. 2017/5380 K.
Ortak:istirdat davası · takas · hile · zamanaşımı def'i · def'i · kâr dağıtımı · istirdat · haksız fiil · dava şartı · zamanaşımı var · Alacak
İncelediğiniz karardaGrubu şirketlere para akışı sağlandığı sabit olduğuna göre, artık bu aşamadan sonra davacının zararından davalının «haksız fiil» hükümleri uyarınca sorumluluklarının bulunup bulunmadığı üzerinde durularak, haksız fiil, «hile» ve aldatma olgusunun tespiti yapılırken SPK, TBMM, MASAK raporları, davalı şirketin yöneticileri hakkındaki ceza dosyaları, bu dosyalardaki tanık beyanları da nazara alınarak, davalının hukuki durumunun tayin ve takdir edilmesi ve davalıların «zamanaşımı def»’inin de buna göre değerlendirilmesi suretiyle oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar vermek gerekirken, yukarıda yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi d …
Dava, iddianın bu biçimdeki ileri sürülüşü nazara alındığında, davalıların iddia olunan organize ve haksız fiillerinden kaynaklanan bir alacak («istirdat) davası» niteliğinde olmakla, mahkemece, davanın yanlış nitelenmesine dayalı olarak, davacının bildirmiş olduğu delillerin tamamı toplanmaksızın yetersiz araştırma ve soruşturma sonucunda davacının davalı şirketlerin ortağı olmadığı gerekçesiyle, davanın «husumet» cihetinden reddine karar verilmiştir.
Davacı taraf, davalıların yürürlükteki mevzuat hükümlerine aykırı bir biçimde «kötüniyetli» vaat ve «garantilerle» yurtdışında yaşayan pek çok kişinin dini duygularını sömürerek, yine davalı ... bünyesinde bulunan yabancı uyruklu bir şirketi aracı olarak kullanmak suretiyle topladıkları paraları iade etmeyip davalı ... ve bünyesindeki diğer grup şirketlerine aktardıklarını iddia ederek verilen paranın «istirdadını» istemiştir.
Benzer bu karardaGrubu şirketlere para akışı sağlandığı sahil olduğuna göre, artık bu aşamadan sonra davacının zararından davalıların «haksız fiil» hükümleri uyarınca sorumluluklarının bulunup bulunmadığı üzerinde durularak, haksız fiil, «hile» ve aldatma olgusunun tespiti yapılırken SPK, TBMM, MASAK raporları, davalı şirketin yöneticileri hakkındaki ceza dosyaları, bu dosyalardaki tanık beyanları da nazara alınarak, her bir davalının hukuki durumunun tayin ve takdir edilmesi ve davalıların «zamanaşımı def»'inin de buna göre değerlendirilmesi suretiyle oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar vermek gerekirken, yukarıda yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi d …
Grubu şirketlere aktardıkları iddia olunup dava, organize bir haksız fiilerinden kaynaklanan alacak(«istirdat) davası» olduğuna ve gerek yabancı devlet kurumları raporları gerekse Dairemizden emsal geçen dosyalardaki «bilirkişi incelemesiyle» yurtdışında kurulu ...
Grubu şirketlerinin hisselerini devralarak tahsil etmesinin ve Türkiye'de kurulu şirketlere iştirak etmesinin tek başına «tüzel kişilik» perdesinin bulunduğu ve davacının davalılar ile alacak ilişkisinin tespiti için yeterli olmadığı, «hileye» ilişkin iddiaların ise «hak düşürücü süre» nedeniyle dikkate alınamayacağı bildirilmiş, mahkemece de bu bilirkişi raporuna itibar edilerek yazılı şekilde davanın reddine karar verilmiş ise de, söz konusu bi …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:muvazaa · tüzel kişilik · hak düşürücü süre · bilirkişi incelemesi · iflas
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının dosyaya sunduğu para verdiğine dair belge dışında ... dışındaki şirkete ortak olduğuna ilişkin delil bulunmadığı, davalı şirket ile dava dışı «iflas» eden şirket arasındaki tasarrufun hileli, «muvazaalı» olduğunun mevcut delil durumuyla anlaşılamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Grubu şirketlerinin hisselerini devralarak tahsil etmesinin ve Türkiye'de kurulu şirketlere iştirak etmesinin tek başına «tüzel kişilik» perdesinin bulunduğu ve davacının davalılar ile alacak ilişkisinin tespiti için yeterli olmadığı, «hileye» ilişkin iddiaların ise «hak düşürücü süre» nedeniyle dikkate alınamayacağı bildirilmiş, mahkemece de bu bilirkişi raporuna itibar edilerek yazılı şekilde davanın reddine karar verilmiş ise de, söz konusu bi …
Grubu şirketlere aktardıkları iddia olunup dava, organize bir haksız fiilerinden kaynaklanan alacak(«istirdat) davası» olduğuna ve gerek yabancı devlet kurumları raporları gerekse Dairemizden emsal geçen dosyalardaki «bilirkişi incelemesiyle» yurtdışında kurulu ...
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/7152 E. 2018/676 K.
Ortak:kar dağıtımı · istirdat davası · takas · hile · zamanaşımı def'i · def'i · kâr dağıtımı · istirdat · dava şartı · zamanaşımı var · Alacak
İncelediğiniz karardaGrubu şirketlere para akışı sağlandığı sabit olduğuna göre, artık bu aşamadan sonra davacının zararından davalının «haksız fiil» hükümleri uyarınca sorumluluklarının bulunup bulunmadığı üzerinde durularak, haksız fiil, «hile» ve aldatma olgusunun tespiti yapılırken SPK, TBMM, MASAK raporları, davalı şirketin yöneticileri hakkındaki ceza dosyaları, bu dosyalardaki tanık beyanları da nazara alınarak, davalının hukuki durumunun tayin ve takdir edilmesi ve davalıların «zamanaşımı def»’inin de buna göre değerlendirilmesi suretiyle oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar vermek gerekirken, yukarıda yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi d …
Dava, iddianın bu biçimdeki ileri sürülüşü nazara alındığında, davalıların iddia olunan organize ve haksız fiillerinden kaynaklanan bir alacak («istirdat) davası» niteliğinde olmakla, mahkemece, davanın yanlış nitelenmesine dayalı olarak, davacının bildirmiş olduğu delillerin tamamı toplanmaksızın yetersiz araştırma ve soruşturma sonucunda davacının davalı şirketlerin ortağı olmadığı gerekçesiyle, davanın «husumet» cihetinden reddine karar verilmiştir.
Dairemizden geçen emsal dosyalardan anlaşıldığı üzere, Avrupa ülkelerinde toplanan fonların doğrudan Türkiye'ye aktarıldığı, kayıt dışı sermayenin Türkiye'deki ... hisseleri ile değiştirildiği, ... ....'nin yatırım stratejisi bulunmadığı, şirket ortaklarının mali yatırımlar ile ilgili bilgi ve deneyimleri bulunmadığı, «kar dağıtımı» yapılmadığı, ... ... varlığının Türk ...
Benzer bu kararda… kurulu şirket adına para toplayarak bu paraları Türkiye'deki Yimpaş grubu şirketlere aktardıkları iddia olunup dava, organize haksız fiillerden kaynaklanan alacak («istirdat) davası» olduğuna ve gerek yabancı devlet kurumları raporları gerekse «bilirkişi incelemesiyle» Yimpaş Group AG ile Türkiye'de mukim Yimpaş Grubu şirketler arasında ikraz sözleşmeleriyle Türkiye'deki mukim Yimpaş Grubu şirketlere para akışı sağlandığı sabit olduğuna göre, artık bu aşamadan sonra davacının zararından davalıların «haksız fiil» hükümleri uyarınca sorumluluklarının bulunup bulunmadığı üzerinde durularak, haksız fiil, «hile» ve aldatma olgusunun tespiti yapılırken SPK, TBMM, MASAK raporları, davalı şirket yöneticileri hakkındaki ceza dosyaları, bu dosyalardaki tanık beyanları da nazara alınarak, her bir davalının hukuki durumunun tayin ve takdir edilmesi ve davalıların «zamanaşımı def»'inin de buna göre değerlendirilmesi suretiyle oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar vermek gerekirken, yukarıda yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi d …
… şılığında alacağını Türkiye'de mukim Yimpaş Grubu şirketlerinin hisselerini devralarak tahsil etmesinin ve Türkiye'de kurulu şirketlere iştirak etmesinin tek başına «tüzel kişilik» perdesinin bulunduğu ve davacının davalılar ile alacak ilişkisinin tespiti için yeterli olmadığı, «hileye» ilişkin iddiaların ise «hak düşürücü süre» nedeniyle dikkate alınamayacağı bildirilmiş, mahkemece de bu bilirkişi raporuna itibar edilerek yazılı şekilde davanın reddine karar verilmiş ise de, söz konusu bilirkişi raporunda, bu açıklamalar dışında aynı zamanda, yabancı devlet kurumu raporlarında Avrupa ülkelerinde toplanan fonların doğrudan Türkiye'ye aktarıldığı, kayıt dışı sermayenin Türkiye'deki Yimpaş hisseleri ile değiştirildiği, Yimpaş Grup AG'nin yatırım stratejisi bulunmadığı, şirket ortaklarının mali yatırımlar ile ilgili bilgi ve deneyimleri bulunmadığı, «kar dağıtımı» yapılmadığı, Yimpaş Group AG varlığının Türk Yimpaş grubuna kredi vererek bilinçli olarak azaltıldığı, kredi ve iştiraklerin muhasebe «defterine» usulüne uygun kaydedilmediği açıklanmış olup, bilirkişi heyetince yasal defter ve belgeler ile «kredi sözleşmeleri» ve ikraz sözleşmeleri incelendiğinde de Yimpaş Group AG ile ikraz sözleşmesi düzenleyen şirketlerin yüklendikleri borçları için herhangi bir geri ödemede bulunmadıkları, borçlarını hisse senetleri ile «takas» etmek suretiyle kapattıkları tespit edilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:organik bağ · muvazaa · tüzel kişilik · hak düşürücü süre · bilirkişi incelemesi · iflas · kredi sözleşmesi
Benzer bu kararda… yurt dışındaki şirkete ortak olduğundan bahsedilmesinin mümkün olmadığı, davacının iddiasını ispatla yükümlü olduğu, bunun yanı sıra davalı şirketler ile dava dışı «iflas» eden şirket arasındaki tasarrufların hileli, «muvazaalı» olduğu daha açık ifade ile yapılan işlemlerle bilinçli olarak borçlu dava dışı şirketin alacaklılarına karşı borçlarının hükümsüz hale gelmesi, onların zarara uğramasının hedeflendiği, yapılan işlemlerle «organik bağ» bulunan şirketlerden biri zarar ederken/azalmaya sebep olunurken diğerininde anormal kar elde elde edildiğinin, art niyetli hareket edildiğinin mevcut delil durumu …
… şılığında alacağını Türkiye'de mukim Yimpaş Grubu şirketlerinin hisselerini devralarak tahsil etmesinin ve Türkiye'de kurulu şirketlere iştirak etmesinin tek başına «tüzel kişilik» perdesinin bulunduğu ve davacının davalılar ile alacak ilişkisinin tespiti için yeterli olmadığı, «hileye» ilişkin iddiaların ise «hak düşürücü süre» nedeniyle dikkate alınamayacağı bildirilmiş, mahkemece de bu bilirkişi raporuna itibar edilerek yazılı şekilde davanın reddine karar verilmiş ise de, söz konusu bilirkişi raporunda, bu açıklamalar dışında aynı zamanda, yabancı devlet kurumu raporlarında Avrupa ülkelerinde toplanan fonların doğrudan Türkiye'ye aktarıldığı, kayıt dışı sermayenin Türkiye'deki Yimpaş hisseleri ile değiştirildiği, Yimpaş Grup AG'nin yatırım stratejisi bulunmadığı, şirket ortaklarının mali yatırımlar ile ilgili bilgi ve deneyimleri bulunmadığı, «kar dağıtımı» yapılmadığı, Yimpaş Group AG varlığının Türk Yimpaş grubuna kredi vererek bilinçli olarak azaltıldığı, kredi ve iştiraklerin muhasebe «defterine» usulüne uygun kaydedilmediği açıklanmış olup, bilirkişi heyetince yasal defter ve belgeler ile «kredi sözleşmeleri» ve ikraz sözleşmeleri incelendiğinde de Yimpaş Group AG ile ikraz sözleşmesi düzenleyen şirketlerin yüklendikleri borçları için herhangi bir geri ödemede bulunmadıkları, borçlarını hisse senetleri ile «takas» etmek suretiyle kapattıkları tespit edilmiştir.
… kurulu şirket adına para toplayarak bu paraları Türkiye'deki Yimpaş grubu şirketlere aktardıkları iddia olunup dava, organize haksız fiillerden kaynaklanan alacak («istirdat) davası» olduğuna ve gerek yabancı devlet kurumları raporları gerekse «bilirkişi incelemesiyle» Yimpaş Group AG ile Türkiye'de mukim Yimpaş Grubu şirketler arasında ikraz sözleşmeleriyle Türkiye'deki mukim Yimpaş Grubu şirketlere para akışı sağlandığı sabit olduğuna göre, artık bu aşamadan sonra davacının zararından davalıların «haksız fiil» hükümleri uyarınca sorumluluklarının bulunup bulunmadığı üzerinde durularak, haksız fiil, «hile» ve aldatma olgusunun tespiti yapılırken SPK, TBMM, MASAK raporları, davalı şirket yöneticileri hakkındaki ceza dosyaları, bu dosyalardaki tanık beyanları da nazara alınarak, her bir davalının hukuki durumunun tayin ve takdir edilmesi ve davalıların «zamanaşımı def»'inin de buna göre değerlendirilmesi suretiyle oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar vermek gerekirken, yukarıda yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi d …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/1786 E. 2016/6775 K.
Ortak:istirdat davası · takas · hile · zamanaşımı def'i · def'i · kâr dağıtımı · istirdat · haksız fiil · dava şartı · zamanaşımı var · Alacak
İncelediğiniz karardaGrubu şirketlere para akışı sağlandığı sabit olduğuna göre, artık bu aşamadan sonra davacının zararından davalının «haksız fiil» hükümleri uyarınca sorumluluklarının bulunup bulunmadığı üzerinde durularak, haksız fiil, «hile» ve aldatma olgusunun tespiti yapılırken SPK, TBMM, MASAK raporları, davalı şirketin yöneticileri hakkındaki ceza dosyaları, bu dosyalardaki tanık beyanları da nazara alınarak, davalının hukuki durumunun tayin ve takdir edilmesi ve davalıların «zamanaşımı def»’inin de buna göre değerlendirilmesi suretiyle oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar vermek gerekirken, yukarıda yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi d …
Dava, iddianın bu biçimdeki ileri sürülüşü nazara alındığında, davalıların iddia olunan organize ve haksız fiillerinden kaynaklanan bir alacak («istirdat) davası» niteliğinde olmakla, mahkemece, davanın yanlış nitelenmesine dayalı olarak, davacının bildirmiş olduğu delillerin tamamı toplanmaksızın yetersiz araştırma ve soruşturma sonucunda davacının davalı şirketlerin ortağı olmadığı gerekçesiyle, davanın «husumet» cihetinden reddine karar verilmiştir.
Davacı taraf, davalıların yürürlükteki mevzuat hükümlerine aykırı bir biçimde «kötüniyetli» vaat ve «garantilerle» yurtdışında yaşayan pek çok kişinin dini duygularını sömürerek, yine davalı ... bünyesinde bulunan yabancı uyruklu bir şirketi aracı olarak kullanmak suretiyle topladıkları paraları iade etmeyip davalı ... ve bünyesindeki diğer grup şirketlerine aktardıklarını iddia ederek verilen paranın «istirdadını» istemiştir.
Benzer bu karardaGrubu şirketlere para akışı sağlandığı sabit olduğuna göre, artık bu aşamadan sonra davacının zararından davalıların «haksız fiil» hükümleri uyarınca sorumluluklarının bulunup bulunmadığı üzerinde durularak, haksız fiil, «hile» ve aldatma olgusunun tespiti yapılırken SPK, TBMM, MASAK raporları, davalı şirketin yöneticileri hakkındaki ceza dosyaları, bu dosyalardaki tanık beyanları da nazara alınarak, her bir davalının hukuki durumunun tayin ve takdir edilmesi ve davalıların «zamanaşımı def»'inin de buna göre değerlendirilmesi suretiyle oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar vermek gerekirken, yukarıda yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi d …
Grubu şirketlerinin hisselerini devralarak tahsil etmesinin ve Türkiye'de kurulu şirketlere iştirak etmesinin tek başına «tüzel kişilik» perdesinin bulunduğu ve davacının davalılar ile alacak ilişkisinin tespiti için yeterli olmadığı, «hileye» ilişkin iddiaların ise «hak düşürücü süre» nedeniyle dikkate alınamayacağı bildirilmiş, mahkemece de bu bilirkişi raporuna itibar edilerek yazılı şekilde davanın reddine karar verilmiş ise de, söz konusu bilirkişi raporunda, bu açıklamalar dışında aynı zamanda, yabancı devlet kurumu raporlarında Avrupa ülkelerinde toplanan fonların doğrudan Türkiye'ye aktarıldığı, kayıt dışı sermayenin Türkiye'deki ... hisseleri ile değiştirildiği, ...'nin yatırım stratejisi bulunmadığı, şirket ortaklarının mali yatırımlar ile ilgili bilgi ve deneyimleri bulunmadığı, kâr «dağıtımı» yapılmadığı, ... varlığının Türk ...
Grubu şirketlere aktardıkları iddia olunup dava, organize bir haksız fiilerinden kaynaklanan alacak(«istirdat) davası» olduğuna ve gerek yabancı devlet kurumları raporları gerekse Dairemizden emsal geçen dosyalardaki «bilirkişi incelemesiyle» yurtdışında kurulu ... ... ve ... adlı şirketler ile Türkiye'de muhkim ...
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:organik bağ · muvazaa · tüzel kişilik · hak düşürücü süre · bilirkişi incelemesi · iflas
Benzer bu kararda… ortak olduğundan/ortaklığın doğduğundan bahsedilmesinin mümkün olmadığı, davacının iddiasını ispatla yükümlü olduğu, bunun yanı sıra davalı şirketler ile dava dışı «iflas» eden şirket arasındaki tasarrufların hileli, «muvazaalı» olduğu daha açık ifade ile yapılan işlemlerle bilinçli olarak borçlu dava dışı şirketin alacaklılarına ( davacıya) karşı borçlarının hükümsüz hale gelmesini onların zarara uğramasının hedeflendiği, yapılan işlemlerle «organik bağ» bulunan şirketlerden biri zarar ederken / azalmaya sebep olunurken diğerinde anormal kâr elde elde edildiğinin, art niyetli hareket edildiğinin mevcut delil durumu …
Grubu şirketlerinin hisselerini devralarak tahsil etmesinin ve Türkiye'de kurulu şirketlere iştirak etmesinin tek başına «tüzel kişilik» perdesinin bulunduğu ve davacının davalılar ile alacak ilişkisinin tespiti için yeterli olmadığı, «hileye» ilişkin iddiaların ise «hak düşürücü süre» nedeniyle dikkate alınamayacağı bildirilmiş, mahkemece de bu bilirkişi raporuna itibar edilerek yazılı şekilde davanın reddine karar verilmiş ise de, söz konusu bilirkişi raporunda, bu açıklamalar dışında aynı zamanda, yabancı devlet kurumu raporlarında Avrupa ülkelerinde toplanan fonların doğrudan Türkiye'ye aktarıldığı, kayıt dışı sermayenin Türkiye'deki ... hisseleri ile değiştirildiği, ...'nin yatırım stratejisi bulunmadığı, şirket ortaklarının mali yatırımlar ile ilgili bilgi ve deneyimleri bulunmadığı, kâr «dağıtımı» yapılmadığı, ... varlığının Türk ...
Grubu şirketlere aktardıkları iddia olunup dava, organize bir haksız fiilerinden kaynaklanan alacak(«istirdat) davası» olduğuna ve gerek yabancı devlet kurumları raporları gerekse Dairemizden emsal geçen dosyalardaki «bilirkişi incelemesiyle» yurtdışında kurulu ... ... ve ... adlı şirketler ile Türkiye'de muhkim ...
-
Ortaklık ilişkisinin kuruluşunun tespiti
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/8122 E. 2018/1395 K.
Ortak:takas · hile · zamanaşımı def'i · def'i · kâr dağıtımı · haksız fiil · zamanaşımı · e-defter · zamanaşımı var
İncelediğiniz karardaGrubu şirketlere para akışı sağlandığı sabit olduğuna göre, artık bu aşamadan sonra davacının zararından davalının «haksız fiil» hükümleri uyarınca sorumluluklarının bulunup bulunmadığı üzerinde durularak, haksız fiil, «hile» ve aldatma olgusunun tespiti yapılırken SPK, TBMM, MASAK raporları, davalı şirketin yöneticileri hakkındaki ceza dosyaları, bu dosyalardaki tanık beyanları da nazara alınarak, davalının hukuki durumunun tayin ve takdir edilmesi ve davalıların «zamanaşımı def»’inin de buna göre değerlendirilmesi suretiyle oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar vermek gerekirken, yukarıda yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi d …
Dairemizden geçen emsal dosyalardan anlaşıldığı üzere, Avrupa ülkelerinde toplanan fonların doğrudan Türkiye'ye aktarıldığı, kayıt dışı sermayenin Türkiye'deki ... hisseleri ile değiştirildiği, ... ....'nin yatırım stratejisi bulunmadığı, şirket ortaklarının mali yatırımlar ile ilgili bilgi ve deneyimleri bulunmadığı, «kar dağıtımı» yapılmadığı, ... ... varlığının Türk ...
Grubuna kredi vererek bilinçli olarak azaltıldığı, kredi ve iştiraklerin muhasebe «defterine» usulüne uygun kaydedilmediği, ... ....'nin ikraz sözleşmeleri karşılığında alacağını Türkiye'de mukim ...
Benzer bu kararda… irket ile davalı şirket arasında hukuki irtibat ve bağın ispat edilemediği yönündeki gerekçesi doğru olmadığı gibi, bu aşamadan sonra davacının zararından davalının «haksız fiil» hükümleri uyarınca sorumluluklarının bulunup bulunmadığı üzerinde durularak, haksız fiil, «hile» ve aldatma olgusunun tespiti yapılırken SPK, TBMM, MASAK raporları, davalı ... ve davalı şirketin diğer yöneticileri hakkındaki ceza dosyaları, bu dosyalardaki tanık beyanları da nazara alınarak, davalının hukuki durumunun tayin ve takdir edilmesi ve davalıların «zamanaşımı def»’inin de buna göre değerlendirilmesi suretiyle oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar vermek gerekirken, iddianın ileri sürülüş biçimine göre somut uyuşmazlığa uygun düşmeyen davacının, davalı şirkette geçerli bir ortaklığının bulunduğu, payını şirketten talep edemeyeceği, davacının «anonim şirkete» ortak olduğunu bilmesi gerektiği, davalılar hakkında açılan kamu davalarının şirketin işlemesinden kaynaklanan mevzuata aykırılıklardan doğduğu gerekçeleriyle dava …
… ın, davalı şirkette geçerli bir ortaklığının olduğu, TTK hükümlerine göre payını şirketten talep edemeyeceği, ortaklığının geçerli olmadığı kabul edilse dahi bu kez «haksız fiil sorumluluğunun» düşünülebileceği, davalılar hakkında «hile» ve desise teşkil edecek «dolandırıcılık» eyleminden yapılmış herhangi bir ceza soruşturması ve kovuşturmasının bulunmadığı, suçlamaların ..... muhalefet, «güveni kötüye kullanmak» ve ..... muhalefet olduğu, bunların da şirket işleyişinden kaynaklanan mevzuata aykırılıklar teşkil ettiği, davacının «anonim şirkete» ortak olduğunu bilmesi gerektiği, şirket yetkililerinin basit yalanlarının hile ve desise niteliği taşımadığı, dolandırıcılık eyleminin de davacı tarafından yasal …
Grubuna kredi vererek bilinçli olarak azaltıldığı, kredi ve iştiraklerin muhasebe «defterine» usulüne uygun kaydedilmediği,.....'nin ikraz sözleşmeleri karşılığında alacağını ...şirketlerinin hisselerini devralarak tahsil yoluna gittiği,..... ile ikraz sözleşmesi düzenleyen şirketlerin yüklendikleri borçları için herhangi bir geri ödemede bulunmadıkları, borçlarını hisse senetleri ile «takas» etmek suretiyle kapattıkları tespit edilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:güveni kötüye kullanma · haksız fiil sorumluluğu · dolandırıcılık · anonim şirket
Benzer bu kararda… ın, davalı şirkette geçerli bir ortaklığının olduğu, TTK hükümlerine göre payını şirketten talep edemeyeceği, ortaklığının geçerli olmadığı kabul edilse dahi bu kez «haksız fiil sorumluluğunun» düşünülebileceği, davalılar hakkında «hile» ve desise teşkil edecek «dolandırıcılık» eyleminden yapılmış herhangi bir ceza soruşturması ve kovuşturmasının bulunmadığı, suçlamaların ..... muhalefet, «güveni kötüye kullanmak» ve ..... muhalefet olduğu, bunların da şirket işleyişinden kaynaklanan mevzuata aykırılıklar teşkil ettiği, davacının «anonim şirkete» ortak olduğunu bilmesi gerektiği, şirket yetkililerinin basit yalanlarının hile ve desise niteliği taşımadığı, dolandırıcılık eyleminin de davacı tarafından yasal …
… irket ile davalı şirket arasında hukuki irtibat ve bağın ispat edilemediği yönündeki gerekçesi doğru olmadığı gibi, bu aşamadan sonra davacının zararından davalının «haksız fiil» hükümleri uyarınca sorumluluklarının bulunup bulunmadığı üzerinde durularak, haksız fiil, «hile» ve aldatma olgusunun tespiti yapılırken SPK, TBMM, MASAK raporları, davalı ... ve davalı şirketin diğer yöneticileri hakkındaki ceza dosyaları, bu dosyalardaki tanık beyanları da nazara alınarak, davalının hukuki durumunun tayin ve takdir edilmesi ve davalıların «zamanaşımı def»’inin de buna göre değerlendirilmesi suretiyle oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar vermek gerekirken, iddianın ileri sürülüş biçimine göre somut uyuşmazlığa uygun düşmeyen davacının, davalı şirkette geçerli bir ortaklığının bulunduğu, payını şirketten talep edemeyeceği, davacının «anonim şirkete» ortak olduğunu bilmesi gerektiği, davalılar hakkında açılan kamu davalarının şirketin işlemesinden kaynaklanan mevzuata aykırılıklardan doğduğu gerekçeleriyle dava …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2016/10086 E. , 2017/3340 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ...
1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 25/09/2012 tarih ve 2010/114-2012/355 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili; davalıların her istendiği an geri ödeneceği ve yatırılan paralar karşılığı yüksek faiz verileceği garantisiyle binlerce kişiden para topladıklarını, bu kapsamda müvekkilinden de “... ... Ortaklık Sözleşmesi” başlıklı belge karşılığında 25.000,00 DM alındığını, ancak müvekkilince istenmesine rağmen alınan paranın geri ödenmediğini ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 5.000,00 EURO’nun ödeme tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; zamanaşımı ve husumet itirazında bulunmuş ve davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davacının ... ...'nin ortağı olduğu ve davalı ... A.Ş.’de hissesinin bulunmadığı gerekçesiyle davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, yüksek kâr payı verilmek ve istenildiği zaman iade edilmek üzere toplanan paranın tahsili istemine ilişkindir. Davacı taraf, davalıların yürürlükteki mevzuat hükümlerine aykırı bir biçimde kötüniyetli vaat ve garantilerle yurtdışında yaşayan pek çok kişinin dini duygularını sömürerek, yine davalı ... bünyesinde bulunan yabancı uyruklu bir şirketi aracı olarak kullanmak suretiyle topladıkları paraları iade etmeyip davalı ... ve bünyesindeki diğer grup şirketlerine aktardıklarını iddia ederek verilen paranın istirdadını istemiştir. Dava, iddianın bu biçimdeki ileri sürülüşü nazara alındığında, davalıların iddia olunan organize ve haksız fiillerinden kaynaklanan bir alacak (istirdat) davası niteliğinde olmakla, mahkemece, davanın yanlış nitelenmesine dayalı olarak, davacının bildirmiş olduğu delillerin tamamı toplanmaksızın yetersiz araştırma ve soruşturma sonucunda davacının davalı şirketlerin ortağı olmadığı gerekçesiyle, davanın husumet cihetinden reddine karar verilmiştir.
Dairemizden geçen emsal dosyalardan anlaşıldığı üzere, Avrupa ülkelerinde toplanan fonların doğrudan Türkiye'ye aktarıldığı, kayıt dışı sermayenin Türkiye'deki ... hisseleri ile değiştirildiği, ... ....'nin yatırım stratejisi bulunmadığı, şirket ortaklarının mali yatırımlar ile ilgili bilgi ve deneyimleri bulunmadığı, kar dağıtımı yapılmadığı, ... ... varlığının Türk ... Grubuna kredi vererek bilinçli olarak azaltıldığı, kredi ve iştiraklerin muhasebe defterine usulüne uygun kaydedilmediği, ... ....'nin ikraz sözleşmeleri karşılığında alacağını Türkiye'de mukim ... Grubu şirketlerinin hisselerini devralarak tahsil yoluna gittiği, ... ... ile ikraz sözleşmesi düzenleyen şirketlerin yüklendikleri borçları için herhangi bir geri ödemede bulunmadıkları, borçlarını hisse senetleri ile takas etmek suretiyle kapattıkları tespit edilmiştir.
Bu durumda, Dairemizden geçen emsal dosyalardan anlaşıldığı üzere, ... .... ile Türkiye'de mukim ... Grubu şirketler arasında ikraz sözleşmeleriyle Türkiye'deki mukim ... Grubu şirketlere para akışı sağlandığı sabit olduğuna göre, artık bu aşamadan sonra davacının zararından davalının haksız fiil hükümleri uyarınca sorumluluklarının bulunup bulunmadığı üzerinde durularak, haksız fiil, hile ve aldatma olgusunun tespiti yapılırken SPK, TBMM, MASAK raporları, davalı şirketin yöneticileri hakkındaki ceza dosyaları, bu dosyalardaki tanık beyanları da nazara alınarak, davalının hukuki durumunun tayin ve takdir edilmesi ve davalıların zamanaşımı def’inin de buna göre değerlendirilmesi suretiyle oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar vermek gerekirken, yukarıda yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 05/06/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/350899200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz