İtrazın İptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2016/6229 E. 2018/1025 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
hizmet bedeli↗ uyuşmazlık konusu↗ asıl alacak↗ icra inkar tazminatı↗ inkar tazminatı↗ kusur↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece uyulan Dairemiz bozma ilamı, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacı kurum tarafından .....ömorkörünce refakat hizmeti verildiği, ..... 3.2.2, 3.2.4, ve 1.4.4.5/2 hükümleri uygulanılmak suretiyle ödenmesi gereken hizmet bedeli ve alacağın hesaplanması gerektiği, bu hükümler gözetildiğinde römorkörün hızı da dikkate alınarak bağlama yerinden ayrılış, refakat süresi ve bağlama limanına dönüş süresi 2 saat olarak belirlendiği, aynı tarifenin 2.3. maddesinde ise "Kılavuzluk hizmeti kılavuzun gemiye çıkması, römorkör hizmeti ise römörkörün geminin yanına varması ile başlar ve bunların gemiden ayrılmaları ile sona erer. Ancak
-/-
bu süre içinde kuruluşun kusuru yüzünden kaybedilen süreler ücretin hesabında dikkate alınmaz." hükmünün yer aldığı, fakat bu hükmün sadece limanlar için uygulanacağı, boğazlarda verilen kurtarma hizmetinin süresi tarifenin 3.2.2, 3.2.4, hükümlerine tabi olduğu, gerekçesiyle davacının alacağının 12.888,00 TL asıl alacak olmak üzere toplam tarifenin geç ödenmesi maddesine göre belirlenen gecikme zammı ile toplam 16.290,43 TL olduğu, bu nedenlerle itirazın iptaline, alacağın likid olmadığından icra inkara tazminatına ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
Kararı taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Davacı vekilin temyiz itirazlarına gelince, uyuşmazlık konusu alacağın römork hizmetine ilişkin olduğu ve hizmet bedeli de... tarifesine göre hesaplanabilir mahiyette bulunduğu, ayrıca tazmini mahiyette bir alacak vasfı da bulunmadığı gözetilerek icra inkar tazminatına da hükmedilmesi gerekirken, mahkemece takip konusu alacağın belirlenebilir (likid) alacak mahiyetinde bulunmadığından bahisle yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş davacı yararına bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/11255 E. 2014/18182 K.
Ortak:hizmet bedeli · icra inkar tazminatı · inkar tazminatı · kusur · İtrazın İptali
İncelediğiniz karardaAncak -/- bu süre içinde kuruluşun «kusuru» yüzünden kaybedilen süreler ücretin hesabında dikkate alınmaz." hükmünün yer aldığı, fakat bu hükmün sadece limanlar için uygulanacağı, boğazlarda verilen kurtarma hizmetinin süresi tarifenin 3.2.2, 3.2.4, hükümlerine tabi olduğu, gerekçesiyle davacının alacağının 12.888,00 TL «asıl alacak» olmak üzere toplam tarifenin geç ödenmesi maddesine göre belirlenen gecikme zammı ile toplam 16.290,43 TL olduğu, bu nedenlerle itirazın iptaline, alacağın likid olmadığından «icra inkara tazminatına» ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
2- Davacı vekilin temyiz itirazlarına gelince, «uyuşmazlık konusu» alacağın römork hizmetine ilişkin olduğu ve «hizmet bedeli» de... tarifesine göre hesaplanabilir mahiyette bulunduğu, ayrıca tazmini mahiyette bir alacak vasfı da bulunmadığı gözetilerek «icra inkar tazminatına» da hükmedilmesi gerekirken, mahkemece takip konusu alacağın belirlenebilir (likid) alacak mahiyetinde bulunmadığından bahisle yazılı şekilde karar verilmesi doğru …
3.2.2, 3.2.4, ve 1.4.4.5/2 hükümleri uygulanılmak suretiyle ödenmesi gereken «hizmet bedeli» ve alacağın hesaplanması gerektiği, bu hükümler gözetildiğinde römorkörün hızı da dikkate alınarak bağlama yerinden ayrılış, refakat süresi ve bağlama limanına dön …
Benzer bu karardaİcra Müdürlüğü'nün 2102/21389 esas sayılı dosyasına yapılan itirazın iptaline, 12.888,00 TL asıl alacağa takip tarihinden itibaren % 1.40 oranında gecikme bedeli işletilerek takibin devamına, alacağın % 20'si oranıda 3.248,00 TL «icra inkar tazminatının» davalıdan talsiline karar verilmiştir.
2-Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda Kılavuzluk Römorkaj ve Diğer Hizmetler Tarifesinin 3.2.2, 3.2.4, ve 1.4.4.5/2 hükümleri uygulanılmak suretiyle ödenmesi gereken «hizmet bedeli» ve alacağın hesaplanması yoluna gidilmiştir.
Ancak bu süre içinde Kuruluşun «kusuru» yüzünden kaybedilen süreler ücretin hesabında dikkate alınmaz." hükmü yer almaktadır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:teamül · tanıma · eksik inceleme
Benzer bu karardaSomut olayda herhangi bir kiralama hizmetinden söz edilmediği, verilen hizmetin tarifenin 1.3.10 maddesinde «tanımı» yapılan palansız refakat hizmeti kapsamında olduğu hususu da gözetilerek «hizmet bedelinin» ve alacağın hesabında tarifenin 2.3. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağı konusunda bilirkişilerden ek rapor ya da oluşturulacak yeni bir bilirkişi heyetinden rapor alınıp sonucu uyarınca bir karar verilmesi gerekirken «eksik inceleme» ve yazılı gerekçeyle hüküm tesisi doğru görülmemiş bozmayı gerektirmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, yaşanan arıza nedeniyle verilen hizmetin tüzük ve uluslar arası denizcilik «teamüllerine» uygun olduğu, yapılan ücretlendirmenin ilgili tarife uyarınca usulu dahilinde bulunduğu, davacı kurumun takip tarihi itibariyle toplam alacağının16.290,43 TL olduğu, alacağın faturaya dayalı olması nedeniyle likit sayıldığı gerekçesiyle İstanbul 7.
-
İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/7166 E. 2013/9037 K.
Ortak:icra inkar tazminatı · inkar tazminatı
İncelediğiniz karardaAncak -/- bu süre içinde kuruluşun «kusuru» yüzünden kaybedilen süreler ücretin hesabında dikkate alınmaz." hükmünün yer aldığı, fakat bu hükmün sadece limanlar için uygulanacağı, boğazlarda verilen kurtarma hizmetinin süresi tarifenin 3.2.2, 3.2.4, hükümlerine tabi olduğu, gerekçesiyle davacının alacağının 12.888,00 TL «asıl alacak» olmak üzere toplam tarifenin geç ödenmesi maddesine göre belirlenen gecikme zammı ile toplam 16.290,43 TL olduğu, bu nedenlerle itirazın iptaline, alacağın likid olmadığından «icra inkara tazminatına» ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
2- Davacı vekilin temyiz itirazlarına gelince, «uyuşmazlık konusu» alacağın römork hizmetine ilişkin olduğu ve «hizmet bedeli» de... tarifesine göre hesaplanabilir mahiyette bulunduğu, ayrıca tazmini mahiyette bir alacak vasfı da bulunmadığı gözetilerek «icra inkar tazminatına» da hükmedilmesi gerekirken, mahkemece takip konusu alacağın belirlenebilir (likid) alacak mahiyetinde bulunmadığından bahisle yazılı şekilde karar verilmesi doğru …
Benzer bu karardaDava, iş yeri «sigorta poliçesine» dayalı alacağın «rücuen tazmini» için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkin olup, mahkemece, takibe konu alacağın likid olduğundan bahisle davacı tarafın «icra inkar tazminatı» talebinin kabulüne karar verilmiştir.Bir alacağın likid olabilmesi için miktarının belirli veya bilinebilecek durumda bulunması gerekir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:rücuen tazmin · peşin karar harcı · gerçek zarar · sigorta poliçesi
Benzer bu karardaDava, iş yeri «sigorta poliçesine» dayalı alacağın «rücuen tazmini» için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkin olup, mahkemece, takibe konu alacağın likid olduğundan bahisle davacı tarafın «icra inkar tazminatı» talebinin kabulüne karar verilmiştir.Bir alacağın likid olabilmesi için miktarının belirli veya bilinebilecek durumda bulunması gerekir.
Mahkemece, davacı tarafın «gerçek zararının» hesaplanarak icra inkâr tazminatı talebinin reddine karar verilmesi gerekirken, hatalı bir değerlendirmeyle kabulüne karar verilmesi doğru olmamış, kararın davalı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz «peşin harcın» isteği halinde temyiz edene iadesine, 03.05.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2016/6229 E. , 2018/1025 K.
"İçtihat Metni"
....
Taraflar arasında görülen davada ....
17. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 07.03.2016 tarih ve 2015/367-2016/97 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava konusu meblağ 22.420,00 TL'nin altında bulunduğundan 6100 sayılı Kanun'un geçici 3/2. maddesi delaletiyle uygulanması gereken HUMK 3156 sayılı Kanunla değişik 438. maddesi gereğince duruşma isteğinin reddiyle incelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalıya ait ....gemisine 20.08.2012 tarihinde... esnasında yaşanan gemi arızası nedeniyle römorkör hizmeti verildiğini, bu hizmet nedeniyle ilgili tarife uyarınca 22.8.2012 tarihli 12.888,00 TL bedelli faturanın tebliğ edildiğini, davalının ilgili faturayı ödemediğini, bu nedenle 5.10.2012 tarihli 3.402,43 TL tutarlı gecikme zammına ilişkin faturanın da tanzim edildiğini, borcun ödenmemesi nedeniyle davalı aleyhine İstanbul 7. İcra Müdürlüğü'nün 2012/21389 esas sayılı dosyasında icra takibi başlatıldığını, davalının haksız itirazı üzerine takibin durduğunu, ileri sürerek icra takibine vaki itirazın iptali ile takibin 16.290,43 TL üzerinden devamına alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra ve inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, yetki, yargı yolu, derdestlik itirazlarıyla birlikte, olay tarihinde gemiye römorkör hizmeti verilmesini gerektirir bir durumun bulunmadığını, tahakkuk ettirilen ücretin yersiz olduğunu, davacının keyfi uygulaması nedeniyle hak talep edemeyeceğini, römorkör hizmetinin süresi uyarınca faturanın fahiş olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini ve davacının %20'den aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına mahkum edilmesini istemiştir.
Mahkemece uyulan Dairemiz bozma ilamı, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacı kurum tarafından .....ömorkörünce refakat hizmeti verildiği, .....
3. 2.2, 3.2.4, ve 1.4.4.5/2 hükümleri uygulanılmak suretiyle ödenmesi gereken hizmet bedeli ve alacağın hesaplanması gerektiği, bu hükümler gözetildiğinde römorkörün hızı da dikkate alınarak bağlama yerinden ayrılış, refakat süresi ve bağlama limanına dönüş süresi 2 saat olarak belirlendiği, aynı tarifenin 2.3. maddesinde ise "Kılavuzluk hizmeti kılavuzun gemiye çıkması, römorkör hizmeti ise römörkörün geminin yanına varması ile başlar ve bunların gemiden ayrılmaları ile sona erer. Ancak
-/-
bu süre içinde kuruluşun kusuru yüzünden kaybedilen süreler ücretin hesabında dikkate alınmaz." hükmünün yer aldığı, fakat bu hükmün sadece limanlar için uygulanacağı, boğazlarda verilen kurtarma hizmetinin süresi tarifenin 3.2.2, 3.2.4, hükümlerine tabi olduğu, gerekçesiyle davacının alacağının 12.888,00 TL asıl alacak olmak üzere toplam tarifenin geç ödenmesi maddesine göre belirlenen gecikme zammı ile toplam 16.290,43 TL olduğu, bu nedenlerle itirazın iptaline, alacağın likid olmadığından icra inkara tazminatına ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
Kararı taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Davacı vekilin temyiz itirazlarına gelince, uyuşmazlık konusu alacağın römork hizmetine ilişkin olduğu ve hizmet bedeli de... tarifesine göre hesaplanabilir mahiyette bulunduğu, ayrıca tazmini mahiyette bir alacak vasfı da bulunmadığı gözetilerek icra inkar tazminatına da hükmedilmesi gerekirken, mahkemece takip konusu alacağın belirlenebilir (likid) alacak mahiyetinde bulunmadığından bahisle yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş davacı yararına bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilin temyiz itirazının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, aşağıda yazılı bakiye 832,79 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, 13.02.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
...
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/407243000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz