Ttk 23. madde
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2016/7235 E. 2018/1044 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ttk 23. madde↗ zayi belgesi↗ hırsızlık↗ tasdik kararı↗ ziya↗ şikayet↗ zayi↗ kâr dağıtımı↗ ticari defter↗ fatura↗ tacir↗ eksik inceleme↗ e-defter↗ i̇i̇k 72/son↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece tüm dosya kapsmaına göre; davacı ...'nun gazete bayiliği nedeniyle mükellefiyet tesis edildiği anlaşılmış ise de fatura, makbuz ve perakende satış fişlerinde belge basımı veya tasdikinin de bulunmadığı, davacı ...'nun ise kendisine ait fatura ve defterleri hayatın olağan akışına göre muhasebecisinde veya saklanması uygun bir yerde saklaması gerektiği, iki koli halinde evde bulunmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğu gibi davacının ifadelerinin de çelişkili olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacılar vekili temyiz etmiştir.
Dava, ticari defter ve belgeler hakkında zayi belgesi verilmesi istemine ilişkin olup, dava dilekçesinde ileri sürülen iddialar ve yetkili makamlara yapılan şikayetler gözetildiğinde hırsızlık olayının vaki olduğu anlaşılmıştır. Her nekadar, davacıların TTK 82. madde hükmünden yararlanabilmesi için ticari defter ve belgelerin korunması için gerekli dikkat ve özeni göstermiş olması ve ziyanın irade dışı sebeplerle meydana gelmesi gerekir ise de, somut olayda davacılar, kiracı olarak bulunduğu taşınmazdan taşınmak üzere olduklarını, taşınmazın maliki ile sorun yaşadıklarını, eve geldiğinde kapının zorla açılmış olduğunu ve evde kalan son birkaç eşya ile koliler içerisindeki ticari defter ve belgelerin çalınmış olduğunu farkettiklerini, bu hususta ev sahibinden şüphelendiklerini ileri sürmüş olup, dosya kapsamında da bu iddianın aksine delil bulunmadığı ve ancak tacir olanların TTK 82. maddesi uyarınca zayi belgesi istemiyle dava açabileceği, davacıların ise Akademik Gazete Dağıtım (bayi) unvanıyla faaliyet gösterdikleri dikkate alındığında, mahkemece, davacıların tacir olup olmadığı ve TTK 82. madde hükmünden yararlanıp yararlanamayacağı hususunda değerlendirme yapılarak bir karar verilmesi gerekirken eksik incelemeye dayalı olarak davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/12426 E. 2018/6512 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:makul süre · dava şartı yokluğu · usulden reddi · kesin hüküm
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma, toplanılan deliller ve tüm dosya kapsmaına göre, davanın «kesin» hüküm ve «makul sürede» açılmaması nedeniyle, HMK'nın 114/1-i ve 115/2. m. gereğince dava «şartı yokluğundan» «usulden reddine» dair verilen kararın davacı vekilince temyizi üzerine karar Dairemizce re'sen bozulmuş, davacı vekilinin temyiz itirazları şimdilik incelenmemiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/14518 E. 2012/21251 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kesin süre · feragat · hasar · kesin hüküm
Benzer bu karardaMahkemenin de kabulünde olduğu üzere, mahkemece verilen «kesin süre» içerisinde, davalı tarafça «feragatname», Şişli 1 Asliye Hukuk Mahkemesi'ne iletilmiş olduğundan mahkemece söz konusu feragatnamenin bağlayıcı olup olmadığı ve davadaki talebe etkisi değerlendirilmek üzere mahkeme kararının bozulmasına karar vermek gerekmiştir
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından davalı tarafından sigortalı davacıya ait evde meydana gelen «hasar» bedelinin 10.000 TL olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile anılan meblağın davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2016/7235 E. , 2018/1044 K.
"İçtihat Metni"
....
Hasımsız olarak görülen davada .. ...
6. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 24/11/2015 tarih ve 2013/842-2015/948 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili; müvekkillerine ait ev adresinde gerçekleşen hırsızlık olayı neticesinde iki koli halinde evde bulunan ticari işletmelerine ait fatura ve evrakların çalınmış olduğunu ileri sürerek 01/10/2000 ile 31/12/2009 yıllarına ait tüm ekli listelerdeki defter, fatura vs. belgeler hakkında zayi belgesi verilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece tüm dosya kapsmaına göre; davacı ...'nun gazete bayiliği nedeniyle mükellefiyet tesis edildiği anlaşılmış ise de fatura, makbuz ve perakende satış fişlerinde belge basımı veya tasdikinin de bulunmadığı, davacı ...'nun ise kendisine ait fatura ve defterleri hayatın olağan akışına göre muhasebecisinde veya saklanması uygun bir yerde saklaması gerektiği, iki koli halinde evde bulunmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğu gibi davacının ifadelerinin de çelişkili olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacılar vekili temyiz etmiştir.
Dava, ticari defter ve belgeler hakkında zayi belgesi verilmesi istemine ilişkin olup, dava dilekçesinde ileri sürülen iddialar ve yetkili makamlara yapılan şikayetler gözetildiğinde hırsızlık olayının vaki olduğu anlaşılmıştır. Her nekadar, davacıların TTK 82. madde hükmünden yararlanabilmesi için ticari defter ve belgelerin korunması için gerekli dikkat ve özeni göstermiş olması ve ziyanın irade dışı sebeplerle meydana gelmesi gerekir ise de, somut olayda davacılar, kiracı olarak bulunduğu taşınmazdan taşınmak üzere olduklarını, taşınmazın maliki ile sorun yaşadıklarını, eve geldiğinde kapının zorla açılmış olduğunu ve evde kalan son birkaç eşya ile koliler içerisindeki ticari defter ve belgelerin çalınmış olduğunu farkettiklerini, bu hususta ev sahibinden şüphelendiklerini ileri sürmüş olup, dosya kapsamında da bu iddianın aksine delil bulunmadığı ve ancak tacir olanların TTK 82.
maddesi uyarınca zayi belgesi istemiyle dava açabileceği, davacıların ise Akademik Gazete Dağıtım (bayi) unvanıyla faaliyet gösterdikleri dikkate alındığında, mahkemece, davacıların tacir olup olmadığı ve TTK 82. madde hükmünden yararlanıp yararlanamayacağı hususunda değerlendirme yapılarak bir karar verilmesi gerekirken eksik incelemeye dayalı olarak davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacılar yararına BOZULMASINA; ödedikleri peşin temyiz harcının istekleri halinde temyiz edenlere iadesine, 14/02/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
...
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/407235900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz