Hisse Devrinin İptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2016/12426 E. 2018/6512 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
makul süre↗ dava şartı yokluğu↗ usulden reddi↗ kesin hüküm↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece iddia, savunma, toplanılan deliller ve tüm dosya kapsmaına göre, davanın kesin hüküm ve makul sürede açılmaması nedeniyle, HMK'nın 114/1-i ve 115/2. m. gereğince dava şartı yokluğundan usulden reddine dair verilen kararın davacı vekilince temyizi üzerine karar Dairemizce re'sen bozulmuş, davacı vekilinin temyiz itirazları şimdilik incelenmemiştir.
Davacı vekili, bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/3168 E. 2015/9332 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:feri müdahil · havale · harç · avans faizi · e-defter · i̇i̇k 72/son
Benzer bu kararda1- Mahkemece, davanın kabulüne dair verilen kararı temyiz eden «feri müdahil» O.ın dilekçesi temyiz «defterine» kaydedilmediği, temyiz harcının yatırıldığına dair makbuza da dosya içinde rastlanmadığı, temyiz dilekçesinin «havale» tarihinin de temyiz süresinden çok sonra olduğu tespit edilmiştir.
Mahkemece tüm dosya kapsmaına göre; davanın kısmen kabulü ile, hesaba davacı tarafından yatırılan 6.500 TL'nin 04.11.1999 tarihinden itibaren değişen oranlarda «avans faizi» yürütülmek suretiyle davalı bankadan tahsiline,fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili, «feri müdahil» TMSF ve O. vekilleri temyiz etmiştir.
Temyiz dilekçesinin verilme usulü HUMK'nun 434. maddesinde açıklanmış olup, buna göre temyiz dilekçesinin temyiz «defterine» kayıt ettirilip, yasal süre içerisinde temyiz harcının yatırılmış olması gerekmektedir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/15694 E. 2016/4713 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:nispi vekalet ücreti · vekalet ücreti takdiri · maktu vekalet ücreti · müteselsil kefil · kefil · kredi sözleşmesi · vekalet ücreti
Benzer bu kararda2- Davalılar vekilinin temyiz itirazına gelince; mahkemece «kredi sözleşmesindeki» imzanın asıl borçlu ...'ün eli ürünü olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verildiğine göre; davalılar vekili yararına karar tarihindeki AAÜT'nin 12/1. maddesi uyarınca «nispi vekalet ücreti takdiri» gerekirken «maktu vekalet ücretine» hükmedilmesi doğru olmamış, kararın davalılar yararına bozulması gerekmiş ise de, kanuna aykırı olan bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerek …
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsmaına göre; davacı ile asıl borçlu ... arasındaki sözleşmedeki imzanın ...'e ait olmadığı, bu durumda ...'ün ve borca «müteselsil kefil» olan ...'nın borçtan sorumlu olmayacakları gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2016/12426 E. , 2018/6512 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
Taraflar arasında görülen davada ... . Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 27/04/2015 gün ve 2015/90-2015/410 sayılı kararı bozan Daire’nin 25/05/2016 gün ve 2015/...-2016/... sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirketin hissedarı olduğunu, şirket ortaklarından olan davalı ...'nın hisselerinden 1 hisseyi 22/05/2010 tarihli hisse devir sözleşmesi ile 5 TL bedelle şirket hissedarı olmayan davalı ...'a devrettiğini, devir öncesinde bu durumun müvekkili tarafından haber alındığını, hissenin devrine muvafakatı bulunmadığını, davalı ...'a teklif edilen aynı şartlarla söz konusu hisseleri almaya hazır olduğu hususunu ihtarname ile davalı ...'ya bildirdiğini fakat, davalının bu teklifi dikkate almayarak hisseleri devrettiğini, ayrıca, davalının kendisine ait hisselerden diğer 1 hisseyi de 01.02.2010 tarihli hisse devir sözleşmesi ile 5 TL bedelle yine şirket ortağı olmayan davalı ...'ya devrettiğini, davalı şirket ana sözleşmesinin 7.
maddesinde düzenlenen önce diğer ortaklara teklif usulüne uyulmaksızın hisse devri yapıldığını ve yönetim kurulunun da bu devirlerin kabulüne karar verdiğini, müvekkilinin şirketteki hisse oranlarını küçültmek ve oy hakkını kısıtlamak amacıyla yapılan bu devir işlemine karşılık hisseleri devralanlar tarafından davalı şirkete herhangi bir para transferi de yapılmadığını, söz konusu hisse devirlerinin iptali ve pay defterinden terkini için açılan davada verilen red kararının temyiz incelemesi neticesinde onandığını, karar düzeltme taleplerinin de reddedilerek kararın kesinleştiğini ancak, anılan kararın esastan değil, usulden reddedidiğini, işbu kararlarda belirtilen eksiklikler giderilerek kesinleşmesini takiben davanın açıldığını ileri sürerek, pay devrinin iptali ile pay defterindeki kaydın terkinini, paylar müvekkili tarafından devir ve satın alınmak istendiğinden hisselerin aynı şartlarla müvekkiline satılması ile müvekkili adına tescilini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, davanın usul ve esastan reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, toplanılan deliller ve tüm dosya kapsmaına göre, davanın kesin hüküm ve makul sürede açılmaması nedeniyle, HMK'nın 114/1-i ve 115/2. m. gereğince dava şartı yokluğundan usulden reddine dair verilen kararın davacı vekilince temyizi üzerine karar Dairemizce re'sen bozulmuş, davacı vekilinin temyiz itirazları şimdilik incelenmemiştir.
Davacı vekili, bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK 442. maddesi gereğince REDDİNE, aşağıda yazılı bakiye 14,00 TL karar düzeltme harcının ve 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK 442/3. maddesi hükmü uyarınca takdiren 314,79 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyen davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydedilmesine, 22/10/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/449831100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz