Esas sermaye payının devri
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2016/6824 E. 2018/585 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
esas sermaye payının devri↗ ttk 595↗ esas sermaye payı↗ ortaklar kurulu kararının iptali↗ imza incelemesi↗ pay devri↗ hakkın kötüye kullanılması↗ şirket müdürü↗ ortaklar kurulu kararı↗ hisse devri↗ pay defteri↗ hisse devir sözleşmesi↗ kâr payı↗ ticaret sicili↗ geçersizlik↗ ilan↗ temsil↗ e-defter↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; hisse devrinin kabulü ile pay defterine işlenmesine ilişkin 09/10/2012 tarihli ortaklar kurulu kararındaki imzanın şirkette %50 pay sahibi olan davacı ortağa ait olmadığı, dava dışı Levent Şengezer isimli şahsın mukayese imzaları ile benzerlik gösterdiği, davacının şirket müdürü olarak adı geçen şahsa verdiği vekaletnamenin açıkça sayılan resmi kurumlarda şirket işlerini takip ve sonuçlandırmaya ilişkin bulunduğu, şirketin genel kurul ve yönetim kurullarında temsile ilişkin özel bir yetkiyi içermediği gerekçesiyle davanın kabulü ile 09/10/2012 tarihli ve 04 sayılı Ortaklar Kurulu Kararının iptaline ve İstanbul 27. Noterliğince tanzim olunan 09/10/2012 tarih ve 15589 yevmiye sayılı hisse devir sözleşmesinin geçersizliğinin tespitine karar verilmiştir.
Kararı, davalı ... vekili temyiz etmiştir.
Dava, davalıya yapılan pay devrinin geçersizliği istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda yazılı olan gerekçelerle davanın kabulü ile hisse devir sözleşmesinin geçersizliğinin tespiti ile 09.10.2012 tarihli ortaklar kurulu kararının iptaline karar verilmiştir.
Davacı ..., ...Değerli Madenler San. ve Dış Tic. Ltd. Şti'ne 2012 yılında ortak olduğunu, şirketin diğer ortağı ...'ün sahip olduğu hisseleri 09.10.2012 tarihli hisse devir sözleşmesi ile davalı ...'e devrettiğini, aynı tarihli ortaklar kurulu kararı ile hisse devrinin onaylandığını ancak kararın altındaki imzanın kendine ait olmadığını iddia etmiş, bilirkişi tarafından yapılan imza incelemesinde de imzanın davacının eli ürünü olmadığı anlaşılmıştır. Davacının imzaya yönelik iddiaları doğrulanmış ve kararın altındaki imzanın davacıya ait olmadığı tespit edilmiş olduğundan 09.10.2012 tarihli ortaklar kurulu kararı geçersiz kabul edilse bile, 6102 sayılı TTK’nın 595/7. maddesinde yer alan, esas sermaye payının devri ve devir borcu doğuran işlemlerin yazılı şekilde yapılıp imzaların noterce onaylanması gerektiği, devir için ortaklar kurulu onayının şart olduğu, ancak başvurudan itibaren üç ay içinde reddedilmemişse devre onay verilmiş sayılacağı hükmü gereğince, hisse devir sözleşmesinin 3 aylık süre sonunda onaylanmış sayılacağı, kaldı ki 09.10.2012 tarihli ortaklar kurulu kararının 22.10.2012 tarihinde Ticaret Sicil Gazetesinde ilan edilmiş olduğu ve şirket müdürü olan davacının bir yılı aşkın süre sessiz kaldıktan sonra işbu davayı açmasının da hakkın kötüye kullanılması niteliğinde olduğu gözetilerek bir sonuca varılması gerekirken, mahkeme kararının gerekçesinde yazılı olan sebeplerle davanın kabulü doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/1925 E. 2019/47 K.
Ortak:esas sermaye payının devri · esas sermaye payı · kâr payı
İncelediğiniz karardaDavacının imzaya yönelik iddiaları doğrulanmış ve kararın altındaki imzanın davacıya ait olmadığı tespit edilmiş olduğundan 09.10.2012 tarihli «ortaklar kurulu» kararı «geçersiz» kabul edilse bile, 6102 sayılı TTK’nın 595/7. maddesinde yer alan, «esas sermaye payının devri» ve devir borcu doğuran işlemlerin yazılı şekilde yapılıp imzaların noterce onaylanması gerektiği, devir için ortaklar kurulu onayının şart olduğu, ancak başvurudan itibaren üç ay içinde reddedilmemişse devre onay verilmiş sayılacağı hükmü gereğince, «hisse devir sözleşmesinin» 3 aylık süre sonunda onaylanmış sayılacağı, kaldı ki 09.10.2012 tarihli ortaklar kurulu kararının 22.10.2012 tarihinde Ticaret Sicil Gazetesinde «ilan» edilmiş olduğu ve «şirket müdürü» olan davacının bir yılı aşkın süre sessiz kaldıktan sonra işbu davayı açmasının da «hakkın kötüye kullanılması» niteliğinde olduğu gözetilerek bir sonuca varılması gerekirken, mahkeme kararının gerekçesinde yazılı olan sebeplerle davanın kabulü doğru olmamış, bozmayı gerekti …
Benzer bu karardaYargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere, 6102 sayılı TTK'nın 595/1. maddesi uyarınca «esas sermaye payının devri» borcunu doğuran işlemlerde de tarafların imzalarının noterce onaylanmasının gerekmesine göre, davacı vekilinin HUMK 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/15047 E. 2017/1697 K.
Ortak:hisse devri · hisse devir sözleşmesi · geçersizlik
İncelediğiniz karardaNoterliğince tanzim olunan 09/10/2012 tarih ve 15589 yevmiye sayılı «hisse devir sözleşmesinin» «geçersizliğinin» tespitine karar verilmiştir.
Dava, davalıya yapılan «pay devrinin» «geçersizliği» istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda yazılı olan gerekçelerle davanın kabulü ile «hisse devir sözleşmesinin» geçersizliğinin tespiti ile 09.10.2012 tarihli «ortaklar kurulu kararının iptaline» karar verilmiştir.
Şti'ne 2012 yılında ortak olduğunu, şirketin diğer ortağı ...'ün sahip olduğu hisseleri 09.10.2012 tarihli «hisse devir sözleşmesi» ile davalı ...'e devrettiğini, aynı tarihli «ortaklar kurulu» kararı ile «hisse devrinin» onaylandığını ancak kararın altındaki imzanın kendine ait olmadığını iddia etmiş, bilirkişi tarafından yapılan «imza incelemesinde» de imzanın davacının eli ürünü olmadığı anlaşılmıştır.
Benzer bu kararda595/1. maddesi uyarınca «yazılı şekil şartı» yanında «hisse devrine» ilişkin işlemlerde imzaların noterce onaylanması gerektiği, taraflar arasındaki sözleşmenin şekil şartının tamamlanmamış olduğu, bu nedenle «geçersiz» olduğu, geçersiz «hisse devir sözleşmesi» uyarınca verildiği iddia edilen paranın iadesinde TBK'nin «sebepsiz zenginleşme» hükümlerinin uygulanması gerektiği, bu nedenlerle davanın ticaret mahkemelerinin «görev alanının» dışında olduğu gerekçesiyle «görevsizlik» kararı verilmiştir.
Dava «hisse devir sözleşmesinin feshi» nedeniyle sözleşme kapsamında verilen «bedelin iadesi» istemine ilişkin olup mahkemece «görevsizlik» kararı verilmiştir.
Davaya konu «hisse devir sözleşmesinin» geçerli olup olmadığını, ödenen bedelin istenip istenemeyeceğini değerlendirecek mahkeme ticaret mahkemesidir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:yazılı şekil şartı · şekil şartı · bedel iadesi · sözleşmenin feshi · sebepsiz zenginleşme · görevsizlik kararı · iş mahkemesi görev alanı · görevli mahkeme
Benzer bu kararda595/1. maddesi uyarınca «yazılı şekil şartı» yanında «hisse devrine» ilişkin işlemlerde imzaların noterce onaylanması gerektiği, taraflar arasındaki sözleşmenin şekil şartının tamamlanmamış olduğu, bu nedenle «geçersiz» olduğu, geçersiz «hisse devir sözleşmesi» uyarınca verildiği iddia edilen paranın iadesinde TBK'nin «sebepsiz zenginleşme» hükümlerinin uygulanması gerektiği, bu nedenlerle davanın ticaret mahkemelerinin «görev alanının» dışında olduğu gerekçesiyle «görevsizlik» kararı verilmiştir.
Dava «hisse devir sözleşmesinin feshi» nedeniyle sözleşme kapsamında verilen «bedelin iadesi» istemine ilişkin olup mahkemece «görevsizlik» kararı verilmiştir.
Bu durum karşısında, işbu davada mahkemenin «görevli» olması nedeniyle işin esasına girilmesi ve taraf kanıtlarının toplanarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle «görevsizlik» kararı verilmesi doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
Hisse devrine ilişkin uyuşmazlıklarda TTK 4. ve 5. maddesi uyarınca ticaret mahkemesi «görevlidir».
-
Kararın Yargıtayca incelenmesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/10567 E. 2014/920 K.
Ortak:imza incelemesi
İncelediğiniz karardaŞti'ne 2012 yılında ortak olduğunu, şirketin diğer ortağı ...'ün sahip olduğu hisseleri 09.10.2012 tarihli «hisse devir sözleşmesi» ile davalı ...'e devrettiğini, aynı tarihli «ortaklar kurulu» kararı ile «hisse devrinin» onaylandığını ancak kararın altındaki imzanın kendine ait olmadığını iddia etmiş, bilirkişi tarafından yapılan «imza incelemesinde» de imzanın davacının eli ürünü olmadığı anlaşılmıştır.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, «imza incelemesi» ile senet altındaki imzanın davacı ... eli ürünü olduğunun tespit edildiği, davacının senede konu borcu ödediğini yazılı delille kanıtlayamadığı, davacı ...'ün açtığı davayı takip etmediği gerekçesiyle, davacı ... yönünden davanın reddine, diğer davacı yönünden «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:davanın açılmamış sayılması · açılmamış sayılma
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, «imza incelemesi» ile senet altındaki imzanın davacı ... eli ürünü olduğunun tespit edildiği, davacının senede konu borcu ödediğini yazılı delille kanıtlayamadığı, davacı ...'ün açtığı davayı takip etmediği gerekçesiyle, davacı ... yönünden davanın reddine, diğer davacı yönünden «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2016/6824 E. , 2018/585 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada .... Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 25/02/2016 tarih ve 2014/1018-2016/137 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı ... vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili; .... Madenler San. Dış ve Tic. Ltd. Şti.'nin 27/01/2009 tarihinde .... ve davalı ... tarafından kurulduğunu, ...'ın hissesini ...'e, ... ise hissesini müvekkiline devrettiğini, daha sonra davalı ...'in ...'den hissesini devir alarak yeniden şirkete ortak olduğunu, ancak müvekkilinin onayı alınmadan böyle bir devrin gerçekleşemeyeceğini, şirketin ortaklar kurulu kararının altındaki imzanın müvekkiline ait olmadığını ileri sürerek davalı ...'ün diğer davalı ...'e yaptığı pay devrinin geçersizliğinin tespit edilerek iptal edilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili; davacının kötüniyetli olduğunu, devirden haberi olduğunu, devir sözleşmesini davacıya vekaleten muhasebecinin imzaladığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı ...'e usulüne uygun olarak tebligat yapıldığı ancak cevap dilekçesi sunmadığı anlaşılmıştır.
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; hisse devrinin kabulü ile pay defterine işlenmesine ilişkin 09/10/2012 tarihli ortaklar kurulu kararındaki imzanın şirkette %50 pay sahibi olan davacı ortağa ait olmadığı, dava dışı Levent Şengezer isimli şahsın mukayese imzaları ile benzerlik gösterdiği, davacının şirket müdürü olarak adı geçen şahsa verdiği vekaletnamenin açıkça sayılan resmi kurumlarda şirket işlerini takip ve sonuçlandırmaya ilişkin bulunduğu, şirketin genel kurul ve yönetim kurullarında temsile ilişkin özel bir yetkiyi içermediği gerekçesiyle davanın kabulü ile 09/10/2012 tarihli ve 04 sayılı Ortaklar Kurulu Kararının iptaline ve İstanbul 27. Noterliğince tanzim olunan 09/10/2012 tarih ve 15589 yevmiye sayılı hisse devir sözleşmesinin geçersizliğinin tespitine karar verilmiştir.
Kararı, davalı ... vekili temyiz etmiştir.
Dava, davalıya yapılan pay devrinin geçersizliği istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda yazılı olan gerekçelerle davanın kabulü ile hisse devir sözleşmesinin geçersizliğinin tespiti ile 09.10.2012 tarihli ortaklar kurulu kararının iptaline karar verilmiştir.
Davacı ..., ...Değerli Madenler San. ve Dış Tic. Ltd. Şti'ne 2012 yılında ortak olduğunu, şirketin diğer ortağı ...'ün sahip olduğu hisseleri 09.10.2012 tarihli hisse devir sözleşmesi ile davalı ...'e devrettiğini, aynı tarihli ortaklar kurulu kararı ile hisse devrinin onaylandığını ancak kararın altındaki imzanın kendine ait olmadığını iddia etmiş, bilirkişi tarafından yapılan imza incelemesinde de imzanın davacının eli ürünü olmadığı anlaşılmıştır. Davacının imzaya yönelik iddiaları doğrulanmış ve kararın altındaki imzanın davacıya ait olmadığı tespit edilmiş olduğundan 09.10.2012 tarihli ortaklar kurulu kararı geçersiz kabul edilse bile, 6102 sayılı TTK’nın 595/7. maddesinde yer alan, esas sermaye payının devri ve devir borcu doğuran işlemlerin yazılı şekilde yapılıp imzaların noterce onaylanması gerektiği, devir için ortaklar kurulu onayının şart olduğu, ancak başvurudan itibaren üç ay içinde reddedilmemişse devre onay verilmiş sayılacağı hükmü gereğince, hisse devir sözleşmesinin 3 aylık süre sonunda onaylanmış sayılacağı, kaldı ki 09.10.2012 tarihli ortaklar kurulu kararının 22.10.2012 tarihinde Ticaret Sicil Gazetesinde ilan edilmiş olduğu ve şirket müdürü olan davacının bir yılı aşkın süre sessiz kaldıktan sonra işbu davayı açmasının da hakkın kötüye kullanılması niteliğinde olduğu gözetilerek bir sonuca varılması gerekirken, mahkeme kararının gerekçesinde yazılı olan sebeplerle davanın kabulü doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı ... vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün davalı ... yararına BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 24/01/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/407026300 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz