Esas sermaye payının devri
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2017/1925 E. 2019/47 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
esas sermaye payının devri↗ ttk 595↗ esas sermaye payı↗ kâr payı↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece tüm dosya kapsamına göre, davanın kabulüne dair verilen kararın davalı vekilince temyizi üzerine karar Dairemizce bozulmuştur.
Bu kez, davacı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere, 6102 sayılı TTK'nın 595/1. maddesi uyarınca esas sermaye payının devri borcunu doğuran işlemlerde de tarafların imzalarının noterce onaylanmasının gerekmesine göre, davacı vekilinin HUMK 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/15047 E. 2017/1697 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:yazılı şekil şartı · şekil şartı · bedel iadesi · sözleşmenin feshi · hisse devri · hisse devir sözleşmesi · sebepsiz zenginleşme · görevsizlik kararı
Benzer bu kararda595/1. maddesi uyarınca «yazılı şekil şartı» yanında «hisse devrine» ilişkin işlemlerde imzaların noterce onaylanması gerektiği, taraflar arasındaki sözleşmenin şekil şartının tamamlanmamış olduğu, bu nedenle «geçersiz» olduğu, geçersiz «hisse devir sözleşmesi» uyarınca verildiği iddia edilen paranın iadesinde TBK'nin «sebepsiz zenginleşme» hükümlerinin uygulanması gerektiği, bu nedenlerle davanın ticaret mahkemelerinin «görev alanının» dışında olduğu gerekçesiyle «görevsizlik» kararı verilmiştir.
Dava «hisse devir sözleşmesinin feshi» nedeniyle sözleşme kapsamında verilen «bedelin iadesi» istemine ilişkin olup mahkemece «görevsizlik» kararı verilmiştir.
Davaya konu «hisse devir sözleşmesinin» geçerli olup olmadığını, ödenen bedelin istenip istenemeyeceğini değerlendirecek mahkeme ticaret mahkemesidir.
Bu durum karşısında, işbu davada mahkemenin «görevli» olması nedeniyle işin esasına girilmesi ve taraf kanıtlarının toplanarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle «görevsizlik» kararı verilmesi doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2017/1925 E. , 2019/47 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nce verilen 16/04/2015 gün ve 2014/402 - 2015/260 sayılı kararı bozan Daire'nin 14/11/2016 gün ve 2016/12116 - 2016/8775 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği de anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği konuşulup düşünüldü:
Davacı vekili, taraflar arasında yapılan sözleşmede müvekkili şirkete ait payların tamamının davalı ya da gösterdiği kişiye devredilmesinin kararlaştırıldığını, ayrıca sözleşmeden cayma halinde 100.000 TL cayma akçesi ödeneceği konularında tarafların karşılıklı mutabakata vardığını, davacının işbu sözleşmeye dayanarak davalıya ihtarname gönderdiğini, tebliğ edilen ihtarnameye cevap vermeyen ve yerine getirilmesi gereken edimleri yerine getirmeyen davalının temerrüde düştüğünü, 100.000 TL cayma akçesininin tahsili için davalı aleyhine ilamsız icra takibi yapıldığını, takibe itirazın haksız olduğunu ileri sürerek itirazın iptali ile icra takibinin devamını, icra inkar tazminatının tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı, davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece tüm dosya kapsamına göre, davanın kabulüne dair verilen kararın davalı vekilince temyizi üzerine karar Dairemizce bozulmuştur.
Bu kez, davacı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere, 6102 sayılı TTK'nın 595/1. maddesi uyarınca esas sermaye payının devri borcunu doğuran işlemlerde de tarafların imzalarının noterce onaylanmasının gerekmesine göre, davacı vekilinin HUMK 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK 442. maddesi gereğince REDDİNE, aşağıda yazılı bakiye 27,10 TL karar düzeltme harcının ve 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK 442/3. maddesi hükmü uyarınca takdiren 389,49 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyenden alınarak Hazine'ye gelir kaydedilmesine, 07/01/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/481108900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz