İtirazın iptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2016/6783 E. 2018/736 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Görevli mahkeme
- görev/görevsizlik
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
kesin kabul↗ idari işlem↗ ayıp↗ ihtisas mahkemesi↗ icra takibine itiraz↗ kamu düzeni↗ usulden reddi↗ fatura↗ ihtarname↗ inkar tazminatı↗ fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesi↗ teslim↗ kesin hüküm↗ görevli mahkeme↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; dava konusu mimari dekorasyon işinin eser niteliğinde olduğu, davacının mimari uygulama projesini teslim etikten sonra dekorasyon projesini hazırlayıp teslim ettiği, davalı idarece geçici ve kesin kabul işlemlerinin idari işlemler olduğu, sözleşmede ücretin hak edilmesi bakımından bu idari işlemlerin ön şart olmadığı, davacının "Mimari Uygulama Projesi" esas alınmak suretiyle, "Dekorasyon Projesi" hazırladığı, ilk projeden yararlanmak zorunda olduğu halde sadece kendisinde bulunan verileri esas alarak idareden yeterince destek alamadığı halde ikinci projeyi de ilk projeyle uyumlu biçimde sözlü talepler üzerine revize ederek bitirip teslim ettiği, idare tarafından proje 27/03/2013'de teslim alındığı, buna rağmen projeyle ilgili eksiklik konusunda herhangi bir ihtarname gönderilmediği, yapılan teslimatın sözleşmeye uygun olduğu, davacının 10/09/2013 tarihli 35.400 TL bedelli faturayı 18/09/2013 tarihli ihtarnamesi ile davalıya gönderdiği, davalının ihtarnameyi 27/09/2013'de iade ettiği, davalı idarenin projeyi teslim aldığı tarihten, faturayı iade ettiği tarihe kadar herhangi bir ayıp tespiti yapmadığı ve ileri sürmediği, davacının mali hak sahibinin bedel talep etmeye hakkı olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile itirazın iptaline, takip konusu asıl alacağın ve yüzde 20'si oranında inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
-/-
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava, davacı tarafından davalı belediyeye yapılan 21.02.2013 tarihli Dekorasyon Projesi işine ait fatura bedeli için yapılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkin olup, mahkemece yazılı şekilde davanın esasına girilerek kabul kararı verilmiştir. Ancak, taraflar arasındaki uyuşmazlık Dekorasyon Projesi işinden kaynaklanan fatura bedelinden kaynaklanmaktadır. Mahkemelerin görevi kanunla düzenlenmiştir ve görev kuralları kamu düzenine ilişkin olduğundan yargılamanın her aşamasında re'sen dikkate alınır. 5846 sayılı Yasa'nın 76. maddesinde bu kanunun düzenlediği hukuki ilişkilerden kaynaklı uyuşmazlıklara ihtisas mahkemesi niteliğindeki fikri ve sınai haklar hukuk mahkemelerince bakılacağı belirtilmiştir. İşbu davada .... doğan bir uyuşmazlık söz konusu olmadığından fikrî sınai haklar hukuk mahkemesinin görevli olduğundan söz edilemeyecektir. Bu durumda, davaya bakmakla görevli mahkemenin asliye hukuk mahkemesi olduğu gözetilerek davanın usulden reddine karar verilmesi gerekirken işin esasına girilerek yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın re'sen bozulmasını gerektirmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre davalı vekilinin temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/2410 E. 2011/5440 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:tasdik kararı · ıslah · zamanaşımı
Benzer bu kararda… akkını ihlal ettikleri bu nedenle davacının maddi ve manevi tazminat talep etme hakkının bulunduğu, davalı tarafça yapılan ihlalin davalıların projesinin belediyece «tasdik» tarihi olan 08.06.2001 tarihinde başlaması nedeniyle davacı vekili tarafından 17.07.2008 tarihinde yapılan davanın «ıslahı» işlemine konu talebin «zamanaşımına» uğradığı gerekçesiyle 1.000 TL maddi ve 5.000 TL manevi tazminatın davalılardan tahsiline dair verilen kararın taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine k …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/221 E. 2020/4164 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:husumet itirazı · rayiç bedel · reeskont faizi · ticaret sicili · husumet
Benzer bu kararda… er iki şirketin bağlantılı olup, iş yerinin projesinin hazırlanması ve yapılması konusunda birlikte hareket ederek davacı ile görüşmeler yaptıkları anlaşıldığından, «husumet itirazı» yerinde bulunmadığı, davacı projesinin uygulamaya elverişli olduğu ve FSEK kapsamındaki haklardan yararlanması gerektiği, davacıya ait eser niteliğindeki mimari projenin çok küçük değişiklikler yapılarak davalılara ait iş yerine uygulandığı, projenin «rayiç bedelinin» 25.000,00 TL olduğunun tespit edildiği gerekçesiyle davanın kabulüne, 75.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek «reeskont faizi» ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, dosyada mevcut «ticaret sicil» kayıtlarına göre her iki şirket ortaklarının soyadlarının aynı olduğu, davacı ile yazışma yapan şirketin Oral Gaz San. ve Tic.
… de ödemeden davalılar tarafından aynı yerde üçüncü bir kişiye uygulatıldığını iddia etmiş, mahkemece yukarıda özetlendiği şekilde FSEK 68/1. maddesi uyarınca proje «rayiç bedelinin» 3 katı tutarında tazminatın davalılardan tahsiline karar verilmiş ve Bölge Adliye Mahkemesince de istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
… 846 sayılı FSEK 22. maddesi uyarınca izinsiz çoğaltma hakkının ihlal edildiği söylenemeyecek olup, tazminat olarak sadece FSEK 70/2. maddesi uyarınca yalnızca proje «rayiç bedeline» hükmedilmesi gerekirken ilk derece mahkemesince yazılı şekilde FSEK 68/1 maddesi uyarınca üç katı tazminata karar verilmesi ve Bölge Adliye Mahkemesince de istinaf …
-
İtirazının reddi | İcra inkâr tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/5915 E. 2013/7609 K.
Ortak:ihtisas mahkemesi · kamu düzeni · inkar tazminatı · görevli mahkeme · görev/görevsizlik
İncelediğiniz kararda… mece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; dava konusu mimari dekorasyon işinin eser niteliğinde olduğu, davacının mimari uygulama projesini «teslim» etikten sonra dekorasyon projesini hazırlayıp teslim ettiği, davalı idarece geçici ve «kesin kabul» işlemlerinin «idari işlemler» olduğu, sözleşmede ücretin hak edilmesi bakımından bu idari işlemlerin ön şart olmadığı, davacının "Mimari Uygulama Projesi" esas alınmak suretiyle, "Dekorasyon Projesi" hazırladığı, ilk projeden yararlanmak zorunda olduğu halde sadece kendisinde bulunan verileri esas alarak idareden yeterince destek alamadığı halde ikinci projeyi de ilk projeyle uyumlu biçimde sözlü talepler üzerine revize ederek bitirip teslim ettiği, idare tarafından proje 27/03/2013'de teslim alındığı, buna rağmen projeyle ilgili eksiklik konusunda herhangi bir «ihtarname» gönderilmediği, yapılan teslimatın sözleşmeye uygun olduğu, davacının 10/09/2013 tarihli 35.400 TL bedelli faturayı 18/09/2013 tarihli ihtarnamesi ile davalıya gönderdiği, davalının ihtarnameyi 27/09/2013'de iade ettiği, davalı idarenin projeyi teslim aldığı tarihten, faturayı iade ettiği tarihe kadar herhangi bir «ayıp» tespiti yapmadığı ve ileri sürmediği, davacının mali hak sahibinin bedel talep etmeye hakkı olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile itirazın iptaline, takip konusu asıl alacağın ve yüzde 20'si oranında «inkar tazminatının» davalıdan tahsiline karar verilmiştir. -/- Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
Mahkemelerin görevi kanunla düzenlenmiştir ve görev kuralları «kamu düzenine» ilişkin olduğundan yargılamanın her aşamasında re'sen dikkate alınır.
5846 sayılı Yasa'nın 76. maddesinde bu kanunun düzenlediği hukuki ilişkilerden kaynaklı uyuşmazlıklara «ihtisas» mahkemesi niteliğindeki fikri ve sınai haklar hukuk mahkemelerince bakılacağı belirtilmiştir.
Benzer bu karardaFikri haklara ilişkin davaların «ihtisas» mahkemesi niteliğinde olan ve bu tür davalara bakmakla «görevli» Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinde görülmesi gerekmektedir. ...'de anılan mahkemenin kurulmadığı, iki adet Asliye Hukuk Mahkemesi'nin bulunduğu anlaşılmıştır.
… hakkının korunması bakımından yeterli olup, fiilen uygulanmış olmasının talebinin niteliği gereği sonuca etkili olmadığı, hakkın korunması bakımından davalı tarafın «zamanaşımı» iddialarının da yerinde görülmediği gerekçesiyle davanın kabulü ile davalının takibe yaptığı itirazının iptali ile takibin devamına, alacağın %40'ı oranında «icra inkar tazminatının» davalıdan alınmasına karar verilmiştir.
Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu’nun ....03.2005 tarih ve 188 sayılı kararı uyarınca iki Asliye Hukuk Mahkemesi bulunan yerlerde 1 numaralı Asliye Hukuk Mahkemesi fikri haklara ilişkin uyuşmazlıklarda «ihtisas» mahkemesi olarak yetkilendirilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:görevsizlik kararı · icra inkar tazminatı · dahili dava · zamanaşımı
Benzer bu kararda… hakkının korunması bakımından yeterli olup, fiilen uygulanmış olmasının talebinin niteliği gereği sonuca etkili olmadığı, hakkın korunması bakımından davalı tarafın «zamanaşımı» iddialarının da yerinde görülmediği gerekçesiyle davanın kabulü ile davalının takibe yaptığı itirazının iptali ile takibin devamına, alacağın %40'ı oranında «icra inkar tazminatının» davalıdan alınmasına karar verilmiştir.
Mahkemelerin görevine ilişkin kuralların «kamu düzeni» ile ilgili olması nedeniyle temyiz aşaması da «dahil» olmak üzere yargılamanın her aşamasında re’sen nazara alınması gerekmektedir.
Buna göre, mahkemece davanın «ihtisas» mahkemesi olarak yetkilendirilmiş bulunan 1 numaralı Asliye Hukuk Mahkemesi'nde görülmesi için «görevsizlik» kararı verilmesi gerekirken, göreve ilişkin ve re'sen nazara alınması gereken bu husus göz önüne alınmadan yargılamaya devam olunarak uyuşmazlığın esasına girilere …
1 benzer karar daha
-
İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/5183 E. 2015/6907 K.
Ortak:ihtisas mahkemesi · usulden reddi · görevli mahkeme · görev/görevsizlik
İncelediğiniz karardaBu durumda, davaya bakmakla «görevli» mahkemenin asliye hukuk mahkemesi olduğu gözetilerek davanın «usulden reddine» karar verilmesi gerekirken işin esasına girilerek yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın re'sen bozulmasını gerektirmiştir.
5846 sayılı Yasa'nın 76. maddesinde bu kanunun düzenlediği hukuki ilişkilerden kaynaklı uyuşmazlıklara «ihtisas» mahkemesi niteliğindeki fikri ve sınai haklar hukuk mahkemelerince bakılacağı belirtilmiştir.
İşbu davada .... doğan bir uyuşmazlık söz konusu olmadığından fikrî sınai haklar hukuk mahkemesinin «görevli» olduğundan söz edilemeyecektir.
Benzer bu karardaMahkemece, davacı tarafından çizildiği ve bedelinin ödenmediği iddia olunan mimari projenin Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'nun 2/3. maddesi uyarınca eser niteliğinde olduğu gerekçesiyle, davanın «usulden reddine», «görevli» mahkemenin Bakırköy Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi olduğuna karar verilmiştir.
… mediğine göre, söz konusu projenin yerine getirilmesine ilişkin akdin istisna akdi kapsamında değerlendirilmesi gerekmekte olup, uyuşmazlığın bu niteliği itibariyle «ihtisas» mahkemesinin görevi dahilinde olmadığının gözetilmemesi doğru görülmemiş, kararın bozulmasını gerektirmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:cari hesap
Benzer bu karardaDava, mimari proje ve verilen mimari danışmanlık ve destek hizmetinden kaynaklanan «cari hesap» borcunun tahsili için başlatılan takibe yönelik itirazın iptali istemine ilişkindir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2016/6783 E. , 2018/736 K.
"İçtihat Metni"
....
Taraflar arasında görülen davada .... Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 05.04.2016 tarih ve 2014/168-2016/44 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı ... tarafından "... Belediyesi ....." ile ilgili yapılan iki ayrı ihalenin davacı müvekkili üzerinde kaldığını, bunların 29.08.2012 tarihli "Mimari uygulama projesi" işi ile 21.02.2013 imza tarihli "Dekorasyon projesi" işi olduğunu, bu iki işin birinin diğerinin devamı niteliğinde bulunduğunu, müvekkilinin önce mimari uygulama projesini çizdiğini, teslim ettiğini ve karşılığında bedelinin alındığını, daha sonra kesinleşen mimari uygulama projesi ve diğer teknik projelere göre Dekorasyon projesi işinin ihale edildiğini, davalı idarenin süresinde bilgi ve belgeleri vermemesi nedeni ile dekorasyon çizimi işinin müvekkili tarafından eldeki verilere göre eksiksiz olarak yapılarak, 27.03.2013 tarihinde teslim edildiğini, projenin tesliminden çok sonra davalı idarenin dekorasyon projesinin yeniden revizesinin sözlü olarak rica ettiğini, müvekkilinin davalı belediyenin sözlü isteklerine göre dekorasyon projelerini ek ücret talep etmeksizin yeniden hazırladığını ve davalıya teslim ettiğini, ancak dekorasyon işine ait bedelin ödenmediğini, bedele ilişkin yapılan icra takibi sonucunda davalının itiraz ederek takibi durdurduğunu iddia ederek itirazının iptali ile takibin devamına, %20 icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının projeleri süresinde teslim etmediği, eksik teslimat yaptığını, sözleşme, şartname ve idarenin ihtiyaçları doğrultusunda hazırlamadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; dava konusu mimari dekorasyon işinin eser niteliğinde olduğu, davacının mimari uygulama projesini teslim etikten sonra dekorasyon projesini hazırlayıp teslim ettiği, davalı idarece geçici ve kesin kabul işlemlerinin idari işlemler olduğu, sözleşmede ücretin hak edilmesi bakımından bu idari işlemlerin ön şart olmadığı, davacının "Mimari Uygulama Projesi" esas alınmak suretiyle, "Dekorasyon Projesi" hazırladığı, ilk projeden yararlanmak zorunda olduğu halde sadece kendisinde bulunan verileri esas alarak idareden yeterince destek alamadığı halde ikinci projeyi de ilk projeyle uyumlu biçimde sözlü talepler üzerine revize ederek bitirip teslim ettiği, idare tarafından proje 27/03/2013'de teslim alındığı, buna rağmen projeyle ilgili eksiklik konusunda herhangi bir ihtarname gönderilmediği, yapılan teslimatın sözleşmeye uygun olduğu, davacının 10/09/2013 tarihli 35.400 TL bedelli faturayı 18/09/2013 tarihli ihtarnamesi ile davalıya gönderdiği, davalının ihtarnameyi 27/09/2013'de iade ettiği, davalı idarenin projeyi teslim aldığı tarihten, faturayı iade ettiği tarihe kadar herhangi bir ayıp tespiti yapmadığı ve ileri sürmediği, davacının mali hak sahibinin bedel talep etmeye hakkı olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile itirazın iptaline, takip konusu asıl alacağın ve yüzde 20'si oranında inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
-/-
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava, davacı tarafından davalı belediyeye yapılan 21.02.2013 tarihli Dekorasyon Projesi işine ait fatura bedeli için yapılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkin olup, mahkemece yazılı şekilde davanın esasına girilerek kabul kararı verilmiştir. Ancak, taraflar arasındaki uyuşmazlık Dekorasyon Projesi işinden kaynaklanan fatura bedelinden kaynaklanmaktadır. Mahkemelerin görevi kanunla düzenlenmiştir ve görev kuralları kamu düzenine ilişkin olduğundan yargılamanın her aşamasında re'sen dikkate alınır. 5846 sayılı Yasa'nın 76. maddesinde bu kanunun düzenlediği hukuki ilişkilerden kaynaklı uyuşmazlıklara ihtisas mahkemesi niteliğindeki fikri ve sınai haklar hukuk mahkemelerince bakılacağı belirtilmiştir.
İşbu davada .... doğan bir uyuşmazlık söz konusu olmadığından fikrî sınai haklar hukuk mahkemesinin görevli olduğundan söz edilemeyecektir. Bu durumda, davaya bakmakla görevli mahkemenin asliye hukuk mahkemesi olduğu gözetilerek davanın usulden reddine karar verilmesi gerekirken işin esasına girilerek yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın re'sen bozulmasını gerektirmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre davalı vekilinin temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle hükmün resen BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 05.02.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
....
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/406941000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz