Yedek akçe
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2016/7248 E. 2018/906 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
yedek akçe↗ yönetim kurulu üyelerinin ibrası↗ kar payı dağıtımı↗ kar dağıtımı↗ dürüstlük kuralına aykırılık↗ iyiniyet kuralı↗ kâr payı dağıtımı↗ şirket merkezi mahkemesi↗ kar payı↗ sermaye artırımı↗ ibra↗ iyiniyet↗ dürüstlük kuralı↗ iptal davası↗ anonim şirket↗ kâr dağıtımı↗ kâr payı↗ yetki↗ yönetim kurulu kararı↗ ibraz↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre; davaya konu davalı şirket genel kurul toplantısında alınan gündemin 11. maddesinde yönetim kurulu üyelerinin kendi ibralarında oy kullanmasalar da diğer yönetim kurulu üyelerinin ibra oylamasında oy kullandıklarının anlaşıldığı, 6762 Sayılı TTK m. 374/2 de yönetim kurulu üyelerinin kendi ibralarında oy kullanmayacakları gibi diğer yönetim kurulu üyelerinin ibrasında da oy kullanılmayacaklarının açıkça belirtildiği, yönetim kurulu üyeleri ......... ve ...ibra oylamasında çoğunluk sağlanamadığından geçerli şekilde alınmış bir ibra kararının bulunmadığı, bu yasak murakıplar bakımından söz konusu olmadığından murakıpların geçerli oy nisabıyla ibra edilmiş olduklarının anlaşıldığı, esas sermayenin artırımının haklı bir gerekçeye dayanmasının zorunlu olmadığı, kural olarak artırım kararının geçerli olduğu ancak artırımın kötü niyetli ve azınlığın bu yolda ezilmesinin sağlanması amacına yönelik yapıldığının kanıtlanması durumunda iptalinin mümkün olduğu, somut olayda, sermaye arttırım kararının çoğunluk oyu ile alındığı, şirketin ekonomik ve ticari durumu dikkate alındığında alınan sermaye artırım kararının dürüstlük kuralına aykırı şekilde alındığı iddiasının kanıtlanamadığı, kar payının dağıtımı hakkında karar alınırken gerekçe göstermeye gerek olmadığı ancak iptal davası
-/-
açıldığı taktirde şirketin hangi gerekçeye dayandığını göstermesi gerektiği, davalı şirketin açılan davalardan kaynaklanan riskleri gerekçe göstererek %25 oranında gerçekleşen kar dağıtım kararını açıklamaya çalıştığı ancak gerekçe gösterilen risklerin şirket gelirlerinden karşılanabilecek miktarlar olduğu, olağanüstü yedek akçe ayrılmasını gerektirecek boyutta bir risk bulunmadığı ve davalı şirketin sürdürdüğü bir faaliyeti de bulunmaması da dikkate alınarak davalı şirketin geri kalan karı dağıtmamak şeklindeki gerekçesinin dürüstlük kuralına aykırılık teşkil ettiği, genel kurulda alınan diğer kararların iptallerini gerektirecek iddiaların yasal delillerle kanıtlanamadığı gerekçesiyle; davanın kısmen kabulüne, davalı şirketin 16/08/2010 tarihinde yapılan genel kurulda alınan yönetim kurulu üyelerinin ibrasına ilişkin ve şirketin karının %25 oranında dağıtılmasına ilişkin kararların iptaline, alınan diğer kararların iptallerine ilişkin talebin koşulları oluşmadığından reddine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının davalı vekilinin ise aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Dava, davalı anonim şirketin 16/08/2010 tarihli genel kurulunda alınan kararların kanuna, ana sözleşmeye ve iyi niyet kurallarına aykırı olduğu gerekçesiyle iptali isteğine ilişkindir. Dava konusu genel kurul tarihi ve dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6762 Sayılı Türk Ticaret Kanununun 381. maddesi uyarınca, kanun veya esas mukavele hükümlerine ve bilhassa afaki iyi niyet esaslarına aykırı olan umumi heyet kararları aleyhine, tarihlerinden itibaren üç ay içinde şirket merkezinin bulunduğu yerdeki mahkemeye müracaatla iptal davası açabileceği düzenlenmiştir. Davalı şirketin dava konusu 16/08/2010 tarihli genel kurulunun 14. gündem maddesiyle şirketin 2009 yılı karının vergi ve yasal yükümlülüklerin ayrılmasından sonra %25 inin şirket ortaklarına hisseleri oranında dağıtılması müzakere edilmiş, davacı dağıtılmamış tüm karların dağıtılmasını istediğini beyan etmiş ve bu konudaki muhalefetini bildirmiş, yapılan oylama sonucunda 2009 yılı şirket kârından kanun ve anasözleşme gereği yapılması gereken miktarlar ayrıldıktan sonra kalan kısmın %25'inin ortaklara payları oranında en geç 31/12/2010 tarihine kadar dağıtılması hususunda yönetim kuruluna yetki verilmesine oy çokluğuyla karar verilmiştir.
Mahkemece, davalı şirketin açılan davalardan kaynaklanan riskleri gerekçe göstererek %25 oranında gerçekleşen kâr dağıtım kararını açıklamaya çalıştığı, ancak gerekçe gösterilen risklerin şirket gelirlerinden karşılanabilecek miktarlar olduğu, olağanüstü yedek akçe ayrılmasını gerektirecek boyutta bir risk bulunmadığı ve davalı şirketin sürdürdüğü bir faaliyetinin de bulunmaması dikkate alınarak davalı şirketin geri kalan karı dağıtmamak şeklindeki gerekçesinin dürüstlük kuralına aykırılık teşkil ettiği gerekçesiyle, davalı şirketin 16/08/2010 tarihinde yapılan genel kurulda alınan şirketin karının %25 oranında dağıtılmasına ilişkin kararın da iptaline karar verilmiştir. Davalı şirketin davacı ve davalı olarak yer aldığı dava dosyalarına ilişkin ibraz edilen deliller ile özellikle davalı şirketin hissedar olduğu taşınmazların dava konusu edildiği ortaklığın giderilmesi davasının varlığı nazara alındığında, davalı şirket vekilince sunulan ortaklığın giderilmesine karar verildiği takdirde taşınmazların davalı şirket elinden çıkmaması için şirket hissesi dışında kalan kısımların bedelini karşılayacak kadar paraya ihtiyaç duyulacağı savunmasının yerinde olduğu kabul edilmelidir. Davalı şirketin ekonomik ve ticari durumu dikkate alındığında alınan sermaye artırım kararının dürüstlük kuralına aykırı şekilde alındığı iddiasının kanıtlanamadığı da kabul edildiğine göre, şirketin açılan davalar nedeniyle nakit ihtiyacının bulunduğu, bu nedenle dava konusu genel kurulda alınan davalı şirketin karının %25 oranında dağıtılması geri kalan karın ise dağıtılmaması şeklindeki kararın afaki iyiniyet kurallarına aykırı olmadığı gözetilerek karar verilmesi gerekirken anılan bu maddeye ilişkin iptal isteminin kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiştir.
-/-
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/6354 E. 2016/3021 K.
Ortak:yedek akçe · kar payı dağıtımı · kar dağıtımı · iyiniyet kuralı · kâr payı dağıtımı · kar payı · ibra · iyiniyet
İncelediğiniz kararda374/2 de «yönetim kurulu» üyelerinin kendi ibralarında oy kullanmayacakları gibi diğer yönetim kurulu üyelerinin ibrasında da oy kullanılmayacaklarının açıkça belirtildiği, yönetim kurulu üyeleri ......... ve ...«ibra» oylamasında çoğunluk sağlanamadığından geçerli şekilde alınmış bir ibra kararının bulunmadığı, bu yasak murakıplar bakımından söz konusu olmadığından murakıpların geçerli oy nisabıyla ibra edilmiş olduklarının anlaşıldığı, esas sermayenin artırımının haklı bir gerekçeye dayanmasının zorunlu olmadığı, kural olarak artırım kararının geçerli olduğu ancak artırımın kötü niyetli ve azınlığın bu yolda ezilmesinin sağlanması amacına yönelik yapıldığının kanıtlanması durumunda iptalinin mümkün olduğu, somut olayda, sermaye arttırım kararının çoğunluk oyu ile alındığı, şirketin ekonomik ve ticari durumu dikkate alındığında alınan «sermaye artırım» kararının «dürüstlük kuralına» aykırı şekilde alındığı iddiasının kanıtlanamadığı, «kar payının dağıtımı» hakkında karar alınırken gerekçe göstermeye gerek olmadığı ancak «iptal davası» -/- açıldığı taktirde şirketin hangi gerekçeye dayandığını göstermesi gerektiği, davalı şirketin açılan davalardan kaynaklanan riskleri gerekçe göstererek %25 oranında gerçekleşen «kar dağıtım» kararını açıklamaya çalıştığı ancak gerekçe gösterilen risklerin şirket gelirlerinden karşılanabilecek miktarlar olduğu, olağanüstü «yedek akçe» ayrılmasını gerektirecek boyutta bir risk bulunmadığı ve davalı şirketin sürdürdüğü bir faaliyeti de bulunmaması da dikkate alınarak davalı şirketin geri kalan karı dağıtmamak şeklindeki gerekçesinin «dürüstlük kuralına aykırılık» teşkil ettiği, genel kurulda alınan diğer kararların iptallerini gerektirecek iddiaların yasal delillerle kanıtlanamadığı gerekçesiyle; davanın kısmen kabulüne, da …
Davalı şirketin ekonomik ve ticari durumu dikkate alındığında alınan «sermaye artırım» kararının «dürüstlük kuralına» aykırı şekilde alındığı iddiasının kanıtlanamadığı da kabul edildiğine göre, şirketin açılan davalar nedeniyle nakit ihtiyacının bulunduğu, bu nedenle dava konusu genel kurulda alınan davalı şirketin karının %25 oranında «dağıtılması» geri kalan karın ise dağıtılmaması şeklindeki kararın afaki «iyiniyet kurallarına» aykırı olmadığı gözetilerek karar verilmesi gerekirken anılan bu maddeye ilişkin iptal isteminin kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiştir. -/-
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre; davaya konu davalı şirket genel kurul toplantısında alınan gündemin 11. maddesinde «yönetim kurulu» üyelerinin kendi ibralarında oy kullanmasalar da diğer «yönetim kurulu üyelerinin ibra» oylamasında oy kullandıklarının anlaşıldığı, 6762 Sayılı TTK m.
Benzer bu karardaMahkemece mecburi temettü dışında kalan kısım için «kar dağıtım» kararı alınmayarak «yedek akçeye» ayrılmasının yasaya, ana sözleşmeye ve «iyiniyet kurallarına» aykırı olup olmadığı, kar dağıtımının şirket sermayesinin düşmesi sonucunu doğurup doğurmayacağı, kanunda öngörülen «kar payı» dışında kalan kısmın ortaklığın devamlı gelişmesi ve düzenli «kar payı dağıtılmasının» temini bakımından uygun ve yararlı olup olmadığı ve kalan kısmın yedek akçeye ayrılmasının afaki iyiniyet kurallarına uygun olup olmadığının tespit edilmesi gereki …
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre; davalı şirketin 05/04/2012 tarihli «olağan genel kurul» toplantısında karara bağlanan 2011 yılı bilanço ve kar-zarar hesaplarının onaylanmasına ilişkin 4., 2011 yılı «kar payı dağıtımına» ilişkin 5. ve «yönetim kurulu» üyeleri ile denetçinin ibrasına ilişkin 6. maddelerinin kanuna, ana sözleşme hükümlerine ve «objektif iyiniyet kurallarına» aykırı olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bu oylamada red oyu kullanan ve «muhalefet şerhi» düşülmesini isteyen davacılar ise, şirketin yıllardır kar elde etmesine, birikmiş «dağıtılmayan» geçmiş yıllar karlarının 26.000.000 TL gibi bir rakama ulaşması ve nakit akış tablolarının «son» derece müsait bulunmasına rağmen yıllardır «kar dağıtılmamasının» ortaklığın amacına açıkça aykırı olduğu gibi, şirket azlık hissedarların kanuni müktesep haklarının da ihlaline yol açtığını, şirketin «hakim ortaklarının» şirketin idaresini elinde tutup, yararlanması, şirketin her türlü imkanını kullanmaları, bunun karşısında azlık hissedarlara kanuni müktesep hakları olan «kar payının» dahi verilmemesinin açık hak ihlali olup, çoğunluğun karın tamamının dağıtılmaması kararına muhalif olduklarını beyan etmişlerdir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:objektif iyiniyet · hakim ortak · muhalefet şerhi · olağanüstü genel kurul · cy/cy şerhi · eksik inceleme · i̇i̇k 72/son
Benzer bu karardaBu oylamada red oyu kullanan ve «muhalefet şerhi» düşülmesini isteyen davacılar ise, şirketin yıllardır kar elde etmesine, birikmiş «dağıtılmayan» geçmiş yıllar karlarının 26.000.000 TL gibi bir rakama ulaşması ve nakit akış tablolarının «son» derece müsait bulunmasına rağmen yıllardır «kar dağıtılmamasının» ortaklığın amacına açıkça aykırı olduğu gibi, şirket azlık hissedarların kanuni müktesep haklarının da ihlaline yol açtığını, şirketin «hakim ortaklarının» şirketin idaresini elinde tutup, yararlanması, şirketin her türlü imkanını kullanmaları, bunun karşısında azlık hissedarlara kanuni müktesep hakları olan «kar payının» dahi verilmemesinin açık hak ihlali olup, çoğunluğun karın tamamının dağıtılmaması kararına muhalif olduklarını beyan etmişlerdir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre; davalı şirketin 05/04/2012 tarihli «olağan genel kurul» toplantısında karara bağlanan 2011 yılı bilanço ve kar-zarar hesaplarının onaylanmasına ilişkin 4., 2011 yılı «kar payı dağıtımına» ilişkin 5. ve «yönetim kurulu» üyeleri ile denetçinin ibrasına ilişkin 6. maddelerinin kanuna, ana sözleşme hükümlerine ve «objektif iyiniyet kurallarına» aykırı olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
… iği sektörün genel gelişimi, davalı şirketin ekonomik faaliyet ve amaçları ayrıca şirket işlemlerinin devamlı gelişmesini veyahut mümkün olduğu kadar istikrarlı kâr «payı dağıtılmasını» temin bakımından davalı şirketin ne oranda kâr payı dağıtması gerektiği yolunda bu sahada uzman içinde ekonomistin de bulunduğu bilirkişi kuruluna inceleme yaptırılarak, sonucuna göre karar verilmesi gerekir iken, yazılı şekilde «eksik incelemeyle» anılan bu maddeye ilişkin iptal isteminin de reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
-
Kârın ihtiyari kısmının yedek akçeye ayrılmasının afaki iyiniyet yönünden denetlenmesi zorunluluğu
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/9365 E. 2014/16936 K.
Ortak:kâr payı dağıtımı · yedek akçe
İncelediğiniz kararda374/2 de «yönetim kurulu» üyelerinin kendi ibralarında oy kullanmayacakları gibi diğer yönetim kurulu üyelerinin ibrasında da oy kullanılmayacaklarının açıkça belirtildiği, yönetim kurulu üyeleri ......... ve ...«ibra» oylamasında çoğunluk sağlanamadığından geçerli şekilde alınmış bir ibra kararının bulunmadığı, bu yasak murakıplar bakımından söz konusu olmadığından murakıpların geçerli oy nisabıyla ibra edilmiş olduklarının anlaşıldığı, esas sermayenin artırımının haklı bir gerekçeye dayanmasının zorunlu olmadığı, kural olarak artırım kararının geçerli olduğu ancak artırımın kötü niyetli ve azınlığın bu yolda ezilmesinin sağlanması amacına yönelik yapıldığının kanıtlanması durumunda iptalinin mümkün olduğu, somut olayda, sermaye arttırım kararının çoğunluk oyu ile alındığı, şirketin ekonomik ve ticari durumu dikkate alındığında alınan «sermaye artırım» kararının «dürüstlük kuralına» aykırı şekilde alındığı iddiasının kanıtlanamadığı, «kar payının dağıtımı» hakkında karar alınırken gerekçe göstermeye gerek olmadığı ancak «iptal davası» -/- açıldığı taktirde şirketin hangi gerekçeye dayandığını göstermesi gerektiği, davalı şirketin açılan davalardan kaynaklanan riskleri gerekçe göstererek %25 oranında gerçekleşen «kar dağıtım» kararını açıklamaya çalıştığı ancak gerekçe gösterilen risklerin şirket gelirlerinden karşılanabilecek miktarlar olduğu, olağanüstü «yedek akçe» ayrılmasını gerektirecek boyutta bir risk bulunmadığı ve davalı şirketin sürdürdüğü bir faaliyeti de bulunmaması da dikkate alınarak davalı şirketin geri kalan karı dağıtmamak şeklindeki gerekçesinin «dürüstlük kuralına aykırılık» teşkil ettiği, genel kurulda alınan diğer kararların iptallerini gerektirecek iddiaların yasal delillerle kanıtlanamadığı gerekçesiyle; davanın kısmen kabulüne, da …
Mahkemece, davalı şirketin açılan davalardan kaynaklanan riskleri gerekçe göstererek %25 oranında gerçekleşen kâr «dağıtım» kararını açıklamaya çalıştığı, ancak gerekçe gösterilen risklerin şirket gelirlerinden karşılanabilecek miktarlar olduğu, olağanüstü «yedek akçe» ayrılmasını gerektirecek boyutta bir risk bulunmadığı ve davalı şirketin sürdürdüğü bir faaliyetinin de bulunmaması dikkate alınarak davalı şirketin geri kalan karı dağıtmamak şeklindeki gerekçesinin «dürüstlük kuralına aykırılık» teşkil ettiği gerekçesiyle, davalı şirketin 16/08/2010 tarihinde yapılan genel kurulda alınan şirketin karının %25 oranında dağıtılmasına ilişkin kararın da iptali …
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; mahkeme kararı ile gündeme «yönetim kurulu» üye seçimine dair madde eklendiği, bu nedenle toplantı gündemine bağlılık ilkesinin uygulanmayacağı, Genel Kurulun yeni yönetim kurulu üyelerini seçebileceği, yeni yönetim kurulu üyelerinin seçimi ile de önceki yönetim kurulu üyelerinin görevinin sona ereceği, davacıların yönetim kurulu üyelerinin şirketteki A ve B grubu pay sahibi üyelerinden oluşması gerektiğine ilişkin iddialarının da «esas sözleşmedeki» 6. maddeye göre de imtiyazların kaldırılmış olması karşısında iddialarının yerinde olmadığı, ayrıca «kar payı dağıtımına» ilişkin 7. maddede 2010-2011-2012 yıllarına ait karların kanuni zorunluluklar dışındaki kalan kısmının «yedek akçede» tutulması hususunun oy çokluğuyla kabul edildiği, bu kararın da hukuka uygun olduğu gerekçesiyle davacının davalı şirketin 25.6.2013 tarihli genel kurul toplantı gündeminin 7 ve 9. maddelerinde alınan kararların iptaline ilişkin davasının Reddine, söz konusu kararların iptaline karar verilmediğinden davaya konu genel kurul «kararlarının yürütülmesinin geri bırakılmasına» ilişkin talebinin Reddine karar verilmiştir.
Mahkemece mecburi temettü dışında kalan kısım için «kar dağıtım» kararı alınmayarak «yedek akçeye» ayrılmasının yasaya, ana sözleşmeye ve «iyiniyet kurallarına» aykırı olup olmadığı, kar dağıtımının şirket sermayesinin düşmesi sonucunu doğurup doğurmayacağı, kanunda öngörülen %5 «kar payı» dışında kalan kısmın ortaklığın devamlı gelişmesi ve düzenli «kar payı dağıtılmasının» temini bakımından uygun ve yararlı olup olmadığı ve kalan kısmın yedek akçeye ayrılmasının afaki iyiniyet kurallarına uygun olup olmadığının «bilirkişi incelemesi» yaptırılarak değerlendirilmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, genel kurul kararının yanlış yorumlanarak davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış …
2- Dava, «anonim şirket» «olağan genel kurul kararlarının iptali» istemine ilişkin olup, davalı şirketin 25.06.2013 tarihli genel kurulunun 7. maddesinde " 2010,2011,2012 yıllarına ait karların kanuni zorunluluklar dışında kalan kısmının «yedek akçede» tutulması hususu" oyçokluğuyla kabul edilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/3041 E. 2019/8126 K.
Ortak:kâr dağıtımı · yönetim kurulu kararı
İncelediğiniz kararda374/2 de «yönetim kurulu» üyelerinin kendi ibralarında oy kullanmayacakları gibi diğer yönetim kurulu üyelerinin ibrasında da oy kullanılmayacaklarının açıkça belirtildiği, yönetim kurulu üyeleri ......... ve ...«ibra» oylamasında çoğunluk sağlanamadığından geçerli şekilde alınmış bir ibra kararının bulunmadığı, bu yasak murakıplar bakımından söz konusu olmadığından murakıpların geçerli oy nisabıyla ibra edilmiş olduklarının anlaşıldığı, esas sermayenin artırımının haklı bir gerekçeye dayanmasının zorunlu olmadığı, kural olarak artırım kararının geçerli olduğu ancak artırımın kötü niyetli ve azınlığın bu yolda ezilmesinin sağlanması amacına yönelik yapıldığının kanıtlanması durumunda iptalinin mümkün olduğu, somut olayda, sermaye arttırım kararının çoğunluk oyu ile alındığı, şirketin ekonomik ve ticari durumu dikkate alındığında alınan «sermaye artırım» kararının «dürüstlük kuralına» aykırı şekilde alındığı iddiasının kanıtlanamadığı, «kar payının dağıtımı» hakkında karar alınırken gerekçe göstermeye gerek olmadığı ancak «iptal davası» -/- açıldığı taktirde şirketin hangi gerekçeye dayandığını göstermesi gerektiği, davalı şirketin açılan davalardan kaynaklanan riskleri gerekçe göstererek %25 oranında gerçekleşen «kar dağıtım» kararını açıklamaya çalıştığı ancak gerekçe gösterilen risklerin şirket gelirlerinden karşılanabilecek miktarlar olduğu, olağanüstü «yedek akçe» ayrılmasını gerektirecek boyutta bir risk bulunmadığı ve davalı şirketin sürdürdüğü bir faaliyeti de bulunmaması da dikkate alınarak davalı şirketin geri kalan karı dağıtmamak şeklindeki gerekçesinin «dürüstlük kuralına aykırılık» teşkil ettiği, genel kurulda alınan diğer kararların iptallerini gerektirecek iddiaların yasal delillerle kanıtlanamadığı gerekçesiyle; davanın kısmen kabulüne, da …
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre; davaya konu davalı şirket genel kurul toplantısında alınan gündemin 11. maddesinde «yönetim kurulu» üyelerinin kendi ibralarında oy kullanmasalar da diğer «yönetim kurulu üyelerinin ibra» oylamasında oy kullandıklarının anlaşıldığı, 6762 Sayılı TTK m.
… i genel kurulunun 14. gündem maddesiyle şirketin 2009 yılı karının vergi ve yasal yükümlülüklerin ayrılmasından sonra %25 inin şirket ortaklarına hisseleri oranında «dağıtılması» müzakere edilmiş, davacı dağıtılmamış tüm karların dağıtılmasını istediğini beyan etmiş ve bu konudaki muhalefetini bildirmiş, yapılan oylama sonucunda 2009 yılı şirket kârından kanun ve anasözleşme gereği yapılması gereken miktarlar ayrıldıktan sonra kalan kısmın %25'inin ortaklara payları oranında en geç 31/12/2010 tarihine kadar dağıtılması hususunda yönetim kuruluna «yetki» verilmesine oy çokluğuyla karar verilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre; davanın kısmen kabulüne, davalı şirketin 16/08/2010 tarihinde yapılan genel kurulda alınan «yönetim kurulu» üyelerinin ibrasına ilişkin ve şirketin karının %25 oranında «dağıtılmasına» ilişkin kararların iptaline, alınan diğer kararların iptallerine ilişkin talebin koşulları oluşmadığından reddine dair verilen kararın taraf vekillerince temyizi ü …
Sonuç: 🔶 iki emsal
2 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/14622 E. 2016/86 K.
Ortak:yönetim kurulu üyelerinin ibrası · iyiniyet kuralı · ibra · iyiniyet · iptal davası · yönetim kurulu kararı
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre; davaya konu davalı şirket genel kurul toplantısında alınan gündemin 11. maddesinde «yönetim kurulu» üyelerinin kendi ibralarında oy kullanmasalar da diğer «yönetim kurulu üyelerinin ibra» oylamasında oy kullandıklarının anlaşıldığı, 6762 Sayılı TTK m.
374/2 de «yönetim kurulu» üyelerinin kendi ibralarında oy kullanmayacakları gibi diğer yönetim kurulu üyelerinin ibrasında da oy kullanılmayacaklarının açıkça belirtildiği, yönetim kurulu üyeleri ......... ve ...«ibra» oylamasında çoğunluk sağlanamadığından geçerli şekilde alınmış bir ibra kararının bulunmadığı, bu yasak murakıplar bakımından söz konusu olmadığından murakıpların geçerli oy nisabıyla ibra edilmiş olduklarının anlaşıldığı, esas sermayenin artırımının haklı bir gerekçeye dayanmasının zorunlu olmadığı, kural olarak artırım kararının geçerli olduğu ancak artırımın kötü niyetli ve azınlığın bu yolda ezilmesinin sağlanması amacına yönelik yapıldığının kanıtlanması durumunda iptalinin mümkün olduğu, somut olayda, sermaye arttırım kararının çoğunluk oyu ile alındığı, şirketin ekonomik ve ticari durumu dikkate alındığında alınan «sermaye artırım» kararının «dürüstlük kuralına» aykırı şekilde alındığı iddiasının kanıtlanamadığı, «kar payının dağıtımı» hakkında karar alınırken gerekçe göstermeye gerek olmadığı ancak «iptal davası» -/- açıldığı taktirde şirketin hangi gerekçeye dayandığını göstermesi gerektiği, davalı şirketin açılan davalardan kaynaklanan riskleri gerekçe göstererek %25 oranında gerçekleşen «kar dağıtım» kararını açıklamaya çalıştığı ancak gerekçe gösterilen risklerin şirket gelirlerinden karşılanabilecek miktarlar olduğu, olağanüstü «yedek akçe» ayrılmasını gerektirecek boyutta bir risk bulunmadığı ve davalı şirketin sürdürdüğü bir faaliyeti de bulunmaması da dikkate alınarak davalı şirketin geri kalan karı dağıtmamak şeklindeki gerekçesinin «dürüstlük kuralına aykırılık» teşkil ettiği, genel kurulda alınan diğer kararların iptallerini gerektirecek iddiaların yasal delillerle kanıtlanamadığı gerekçesiyle; davanın kısmen kabulüne, da …
Davalı şirketin ekonomik ve ticari durumu dikkate alındığında alınan «sermaye artırım» kararının «dürüstlük kuralına» aykırı şekilde alındığı iddiasının kanıtlanamadığı da kabul edildiğine göre, şirketin açılan davalar nedeniyle nakit ihtiyacının bulunduğu, bu nedenle dava konusu genel kurulda alınan davalı şirketin karının %25 oranında «dağıtılması» geri kalan karın ise dağıtılmaması şeklindeki kararın afaki «iyiniyet kurallarına» aykırı olmadığı gözetilerek karar verilmesi gerekirken anılan bu maddeye ilişkin iptal isteminin kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiştir. -/-
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davanın genel kurul toplantısında alınan 3., 4., 5. ve 6. maddedeki kararların yasaya, şirket ana sözleşmesine ve afaki «iyiniyet kurallarına» aykırılığından bahisle açılan «iptal davası» olduğu, 24.11.2011 tarihinde genel kurulun yapıldığı ve uyuşmazlığa 6762 sayılı TTK'nın uygulanacağı, TTK m.
374/2 gereği kendi ibralarında oy hakkından «mahrum» olmaları ve «ibralarına» ilişkin oy kullandıklarından genel kurul kararının 4. maddesi, denetçilerin ibrasında «yönetim kurulu üyelerinin ibra» oylamasına katılmasının denetçilerin tarafsızlığını etkileyeceğinden genel kurul kararının 5. maddesi, şirketle işlem yapmama «yasağının» kaldırılmasına yönelik karar alınırken yönetim kurulu üyelerinin kardeş oldukları da dikkate alındığında TTK m.
Mahkemece, bilançonun onaylanmasına dair genel kurul kararının 4. bendinin «yönetim kurulu» bakımından «ibra» niteliğinde olduğu, dolayısıyla yönetim kurulu üyelerinin kendi ibralarında oy kullanamayacakları gerekçesiyle iptaline karar verilmişse de; gündemin 5. maddesinde yönetim kurulu ve denetçilerin ibrasına ilişkin müzakere ve karar alınması öngörüldüğünden, bilançonun onayı tek başına ibra sonucunu doğurmaz.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:tasdik kararı · kâr mahrumiyeti · genel kurul kararının iptali · oy yasağı
Benzer bu kararda374/2 gereği kendi ibralarında oy hakkından «mahrum» olmaları ve «ibralarına» ilişkin oy kullandıklarından genel kurul kararının 4. maddesi, denetçilerin ibrasında «yönetim kurulu üyelerinin ibra» oylamasına katılmasının denetçilerin tarafsızlığını etkileyeceğinden genel kurul kararının 5. maddesi, şirketle işlem yapmama «yasağının» kaldırılmasına yönelik karar alınırken yönetim kurulu üyelerinin kardeş oldukları da dikkate alındığında TTK m.
374/1 gereği oy kullanamayacaklarından genel kurul kararının 6. maddesini iptaline; faaliyet raporunun «tasdikinin» «ibra» mahiyeti taşımadığı ve sonuca da etkili olmadığından 3. maddenin iptaline yönelik istemin reddine karar verilmiştir.
2-Dava «genel kurul kararının iptali» istemine ilişkindir.
Mahkemece, bilançonun onaylanmasına ilişkin «genel kurul kararının iptaline» karar verilmiştir.
-
Kâr dağıtmama kararının iyiniyet denetimi ekonomist içeren bilirkişi incelemesi gerektirir
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/3015 E. 2016/8674 K.
Ortak:yedek akçe · dürüstlük kuralı
İncelediğiniz kararda374/2 de «yönetim kurulu» üyelerinin kendi ibralarında oy kullanmayacakları gibi diğer yönetim kurulu üyelerinin ibrasında da oy kullanılmayacaklarının açıkça belirtildiği, yönetim kurulu üyeleri ......... ve ...«ibra» oylamasında çoğunluk sağlanamadığından geçerli şekilde alınmış bir ibra kararının bulunmadığı, bu yasak murakıplar bakımından söz konusu olmadığından murakıpların geçerli oy nisabıyla ibra edilmiş olduklarının anlaşıldığı, esas sermayenin artırımının haklı bir gerekçeye dayanmasının zorunlu olmadığı, kural olarak artırım kararının geçerli olduğu ancak artırımın kötü niyetli ve azınlığın bu yolda ezilmesinin sağlanması amacına yönelik yapıldığının kanıtlanması durumunda iptalinin mümkün olduğu, somut olayda, sermaye arttırım kararının çoğunluk oyu ile alındığı, şirketin ekonomik ve ticari durumu dikkate alındığında alınan «sermaye artırım» kararının «dürüstlük kuralına» aykırı şekilde alındığı iddiasının kanıtlanamadığı, «kar payının dağıtımı» hakkında karar alınırken gerekçe göstermeye gerek olmadığı ancak «iptal davası» -/- açıldığı taktirde şirketin hangi gerekçeye dayandığını göstermesi gerektiği, davalı şirketin açılan davalardan kaynaklanan riskleri gerekçe göstererek %25 oranında gerçekleşen «kar dağıtım» kararını açıklamaya çalıştığı ancak gerekçe gösterilen risklerin şirket gelirlerinden karşılanabilecek miktarlar olduğu, olağanüstü «yedek akçe» ayrılmasını gerektirecek boyutta bir risk bulunmadığı ve davalı şirketin sürdürdüğü bir faaliyeti de bulunmaması da dikkate alınarak davalı şirketin geri kalan karı dağıtmamak şeklindeki gerekçesinin «dürüstlük kuralına aykırılık» teşkil ettiği, genel kurulda alınan diğer kararların iptallerini gerektirecek iddiaların yasal delillerle kanıtlanamadığı gerekçesiyle; davanın kısmen kabulüne, da …
Mahkemece, davalı şirketin açılan davalardan kaynaklanan riskleri gerekçe göstererek %25 oranında gerçekleşen kâr «dağıtım» kararını açıklamaya çalıştığı, ancak gerekçe gösterilen risklerin şirket gelirlerinden karşılanabilecek miktarlar olduğu, olağanüstü «yedek akçe» ayrılmasını gerektirecek boyutta bir risk bulunmadığı ve davalı şirketin sürdürdüğü bir faaliyetinin de bulunmaması dikkate alınarak davalı şirketin geri kalan karı dağıtmamak şeklindeki gerekçesinin «dürüstlük kuralına aykırılık» teşkil ettiği gerekçesiyle, davalı şirketin 16/08/2010 tarihinde yapılan genel kurulda alınan şirketin karının %25 oranında dağıtılmasına ilişkin kararın da iptali …
Davalı şirketin ekonomik ve ticari durumu dikkate alındığında alınan «sermaye artırım» kararının «dürüstlük kuralına» aykırı şekilde alındığı iddiasının kanıtlanamadığı da kabul edildiğine göre, şirketin açılan davalar nedeniyle nakit ihtiyacının bulunduğu, bu nedenle dava konusu genel kurulda alınan davalı şirketin karının %25 oranında «dağıtılması» geri kalan karın ise dağıtılmaması şeklindeki kararın afaki «iyiniyet kurallarına» aykırı olmadığı gözetilerek karar verilmesi gerekirken anılan bu maddeye ilişkin iptal isteminin kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiştir. -/-
Benzer bu karardaMahkemece mecburi temettü dışında kalan kısım için «kar dağıtım» kararı alınmayarak «yedek akçeye» ayrılmasının yasaya, ana sözleşmeye ve «iyiniyet kurallarına» aykırı olup olmadığı, kar dağıtımının şirket sermayesinin düşmesi sonucunu doğurup doğurmayacağı, kanunda öngörülen «kar payı» dışında kalan kısmın ortaklığın devamlı gelişmesi ve düzenli «kar payı dağıtılmasının» temini bakımından uygun ve yararlı olup olmadığı ve kalan kısmın yedek akçeye ayrılmasının afaki iyiniyet kurallarına uygun olup olmadığının tespit edilmesi gereki …
Ağır Ceza Mahkemesinin 2012/38 Esas sayılı dosyasıyla açılan ceza davasında mahkemece söz konusu senetlerin şirketi «dolandırmak» kastıyla hazırlandığının belirlendiği, bu nedenle davacının ve onunla birlikte hareket edenlerin cezalandırılmalarına karar verildiği savunulduğuna göre, bildirilen ceza dosyası da getirtilerek, davacının gündemin .... maddesinin iptali talebiyle dava açmasının «dürüstlük kurallarına» göre mümkün olup olmadığının değerlendirilmesi gerekirken bu hususta bir inceleme ve gerekçeye yer verilmemesi doğru olmamıştır. ...- Öte yandan, mahkemece 6762 Sayılı ...'nın 334. ve 335. maddeleri gereğince «yönetim kurulu» üyelerinin şirket ile işlem yapmasına izin verilmesi ve «rekabet yasağının» kaldırılması konusunda alınan kararların oylamasında oy kullanmamaları gerekirken oy kullandıkları gerekçesi ile genel kurulun .... maddesinin iptaline karar veril …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:eksik inceleme
Benzer bu kararda… iği sektörün genel gelişimi, davalı şirketin ekonomik faaliyet ve amaçları ayrıca şirket işlemlerinin devamlı gelişmesini veyahut mümkün olduğu kadar istikrarlı kâr «payı dağıtılmasını» temin bakımından davalı şirketin ne oranda kâr payı dağıtması gerektiği yolunda bu sahada uzman içinde ekonomistin de bulunduğu bilirkişi kuruluna inceleme yaptırılarak, sonucuna göre karar verilmesi gerekir iken, yazılı şekilde «eksik incelemeyle» karın dağıtılmama «sebebi» yönünden yerinde olmayan ekonomik gerekçe gösterilmek suretiyle karın dağıtılmaması için bir gerekçe bulunmadığı, bu nedenle, şirket karının dağıtılmaması yönündeki genel kurul kararının yasal dayanağının bulunmadığı belirtilerek anılan bu maddeye ilişkin iptal isteminin kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiştir. ...- Ayrıca, mahkemece şirket aktiflerinin devrini öngören «yönetim kurulu» kararlarının onaylandığı gündemin .... maddesiyle alınan kararın iptaline karar verilmişse de, davalı tarafından davacının şirketi tek başına ilzama yetkili olduğu dönemdeki tarih yazılmak suretiyle senet tanzim ederek şirketi borçlandırdığı, bu nedenle davacı ve onunla birlikte hareket eden senet alacaklısı ve «cirantası» hakkında ... ....
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2016/7248 E. , 2018/906 K.
"İçtihat Metni"
....
Taraflar arasında görülen davada .. ...
7. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 03.03.2016 tarih ve 2014/841-2016/180 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 06.02.2018 günü hazır bulunan davalı vekili Av. ... ile davacı vekili.....dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, 16/08/2010 tarihinde yapılan davalı anonim şirketin 2007-2008-2009 yılları olağan genel kurul toplantısında alınan kararların kanuna, şirket ana sözleşmesine ve afaki iyiniyet kurallarına aykırı olduğunu ileri sürerek; davalı şirketin 16/08/2010 günü yapılan genel kurulunda alınan kararların iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, dava konusu genel kurul toplantısının usul ve yasaya uygun olduğunu, genel kurul gündem maddeleriyle alınan kararların iptalini gerektiren bir husus bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre; davaya konu davalı şirket genel kurul toplantısında alınan gündemin 11. maddesinde yönetim kurulu üyelerinin kendi ibralarında oy kullanmasalar da diğer yönetim kurulu üyelerinin ibra oylamasında oy kullandıklarının anlaşıldığı, 6762 Sayılı TTK m. 374/2 de yönetim kurulu üyelerinin kendi ibralarında oy kullanmayacakları gibi diğer yönetim kurulu üyelerinin ibrasında da oy kullanılmayacaklarının açıkça belirtildiği, yönetim kurulu üyeleri ......... ve ...ibra oylamasında çoğunluk sağlanamadığından geçerli şekilde alınmış bir ibra kararının bulunmadığı, bu yasak murakıplar bakımından söz konusu olmadığından murakıpların geçerli oy nisabıyla ibra edilmiş olduklarının anlaşıldığı, esas sermayenin artırımının haklı bir gerekçeye dayanmasının zorunlu olmadığı, kural olarak artırım kararının geçerli olduğu ancak artırımın kötü niyetli ve azınlığın bu yolda ezilmesinin sağlanması amacına yönelik yapıldığının kanıtlanması durumunda iptalinin mümkün olduğu, somut olayda, sermaye arttırım kararının çoğunluk oyu ile alındığı, şirketin ekonomik ve ticari durumu dikkate alındığında alınan sermaye artırım kararının dürüstlük kuralına aykırı şekilde alındığı iddiasının kanıtlanamadığı, kar payının dağıtımı hakkında karar alınırken gerekçe göstermeye gerek olmadığı ancak iptal davası
-/-
açıldığı taktirde şirketin hangi gerekçeye dayandığını göstermesi gerektiği, davalı şirketin açılan davalardan kaynaklanan riskleri gerekçe göstererek %25 oranında gerçekleşen kar dağıtım kararını açıklamaya çalıştığı ancak gerekçe gösterilen risklerin şirket gelirlerinden karşılanabilecek miktarlar olduğu, olağanüstü yedek akçe ayrılmasını gerektirecek boyutta bir risk bulunmadığı ve davalı şirketin sürdürdüğü bir faaliyeti de bulunmaması da dikkate alınarak davalı şirketin geri kalan karı dağıtmamak şeklindeki gerekçesinin dürüstlük kuralına aykırılık teşkil ettiği, genel kurulda alınan diğer kararların iptallerini gerektirecek iddiaların yasal delillerle kanıtlanamadığı gerekçesiyle; davanın kısmen kabulüne, davalı şirketin 16/08/2010 tarihinde yapılan genel kurulda alınan yönetim kurulu üyelerinin ibrasına ilişkin ve şirketin karının %25 oranında dağıtılmasına ilişkin kararların iptaline, alınan diğer kararların iptallerine ilişkin talebin koşulları oluşmadığından reddine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının davalı vekilinin ise aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Dava, davalı anonim şirketin 16/08/2010 tarihli genel kurulunda alınan kararların kanuna, ana sözleşmeye ve iyi niyet kurallarına aykırı olduğu gerekçesiyle iptali isteğine ilişkindir. Dava konusu genel kurul tarihi ve dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6762 Sayılı Türk Ticaret Kanununun 381. maddesi uyarınca, kanun veya esas mukavele hükümlerine ve bilhassa afaki iyi niyet esaslarına aykırı olan umumi heyet kararları aleyhine, tarihlerinden itibaren üç ay içinde şirket merkezinin bulunduğu yerdeki mahkemeye müracaatla iptal davası açabileceği düzenlenmiştir. Davalı şirketin dava konusu 16/08/2010 tarihli genel kurulunun 14. gündem maddesiyle şirketin 2009 yılı karının vergi ve yasal yükümlülüklerin ayrılmasından sonra %25 inin şirket ortaklarına hisseleri oranında dağıtılması müzakere edilmiş, davacı dağıtılmamış tüm karların dağıtılmasını istediğini beyan etmiş ve bu konudaki muhalefetini bildirmiş, yapılan oylama sonucunda 2009 yılı şirket kârından kanun ve anasözleşme gereği yapılması gereken miktarlar ayrıldıktan sonra kalan kısmın %25'inin ortaklara payları oranında en geç 31/12/2010 tarihine kadar dağıtılması hususunda yönetim kuruluna yetki verilmesine oy çokluğuyla karar verilmiştir.
Mahkemece, davalı şirketin açılan davalardan kaynaklanan riskleri gerekçe göstererek %25 oranında gerçekleşen kâr dağıtım kararını açıklamaya çalıştığı, ancak gerekçe gösterilen risklerin şirket gelirlerinden karşılanabilecek miktarlar olduğu, olağanüstü yedek akçe ayrılmasını gerektirecek boyutta bir risk bulunmadığı ve davalı şirketin sürdürdüğü bir faaliyetinin de bulunmaması dikkate alınarak davalı şirketin geri kalan karı dağıtmamak şeklindeki gerekçesinin dürüstlük kuralına aykırılık teşkil ettiği gerekçesiyle, davalı şirketin 16/08/2010 tarihinde yapılan genel kurulda alınan şirketin karının %25 oranında dağıtılmasına ilişkin kararın da iptaline karar verilmiştir. Davalı şirketin davacı ve davalı olarak yer aldığı dava dosyalarına ilişkin ibraz edilen deliller ile özellikle davalı şirketin hissedar olduğu taşınmazların dava konusu edildiği ortaklığın giderilmesi davasının varlığı nazara alındığında, davalı şirket vekilince sunulan ortaklığın giderilmesine karar verildiği takdirde taşınmazların davalı şirket elinden çıkmaması için şirket hissesi dışında kalan kısımların bedelini karşılayacak kadar paraya ihtiyaç duyulacağı savunmasının yerinde olduğu kabul edilmelidir.
Davalı şirketin ekonomik ve ticari durumu dikkate alındığında alınan sermaye artırım kararının dürüstlük kuralına aykırı şekilde alındığı iddiasının kanıtlanamadığı da kabul edildiğine göre, şirketin açılan davalar nedeniyle nakit ihtiyacının bulunduğu, bu nedenle dava konusu genel kurulda alınan davalı şirketin karının %25 oranında dağıtılması geri kalan karın ise dağıtılmaması şeklindeki kararın afaki iyiniyet kurallarına aykırı olmadığı gözetilerek karar verilmesi gerekirken anılan bu maddeye ilişkin iptal isteminin kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiştir.
-/-
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının, davalı vekilinin ise sair temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte yazılı nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, takdir olunan 1.630,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, aşağıda yazılı bakiye 6,70 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 08.02.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
....
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/406935100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz