İtirazın iptali | Menfi tespit | İtirazın iptali | İnkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2016/13037 E. 2018/1187 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
vekaletsiz iş görme↗ cari hesap ekstresi↗ sigorta acenteliği↗ ticari defter incelemesi↗ sigorta ettiren↗ ispat külfeti↗ acente↗ cari hesap↗ ticari defter kayıtları↗ sigorta sözleşmesi↗ acentelik↗ ek prim↗ icra takibine itiraz↗ işlemiş faiz↗ ticari defter↗ asıl alacak↗ icra inkar tazminatı↗ inkar tazminatı↗ sigorta poliçesi↗ teslim↗ e-defter↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında cari hesap şeklinde işleyen ticari ilişki bulunduğu, davacının sigorta acentelik hizmeti sunduğu, davalı tarafın davacı taraftan muhtelif tarihlerde sigorta poliçesi satın aldığı, davacının toplam 19.169,72 TL alacağına karşılık davalı taraftan 9.824,56 TL tahsilat yapıldığı, davalı tarafından yapılan ödemenin mahsubu sonucu 31/05/2014 tarihli cari hesap ekstresine göre davacının davalı taraftan 9.345,16 TL alacağı kaldığı, takip tarihi itibariyle davacının ödediği sigorta prim bedelleri nedeniyle davalı taraftan 9.345,16 TL asıl alacak ve 30,08 TL işlemiş faiz alacağı olduğu, alacağın likit nitelikte olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, davalının icra takibine itirazın iptaline, takibin devamına, asıl alacağın % 20’si oranında icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
-/-
Dava, sigorta prim borçlarının tahsili için yapılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkin olup, mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.
Ancak, davacı acente trafik ve kasko poliçeleri için vekaletsiz iş görme hükümlerine göre ödediği prim bedellerini talep etmiş, davalı taraf ise ödeme definde bulunmuştur. Bu durumda, ispat külfeti davalı taraftadır. Davalı, bu yönde delil olarak, tarafların ticari defterlerine dayandığına göre, mahkemece taraf ticari defterleri incelenmeksizin karar verilmesi doğru görülmeyip bozmayı gerektirmiştir.
Ayrıca, 2918 sayılı KTK’nin 91/2. maddesinde de zorunlu trafik sigortasına ait primlerin peşin olarak ödenmesi gerektiği belirtilmiştir. Zorunlu Trafik Sigortası Genel Şartlarının C-1. maddesinde ise zorunlu trafik sigorta ücretinin tamamının, sözleşme yapılır yapılmaz ve poliçenin teslimi karşılığında peşinen ödeneceği düzenlenmiştir. Dolayısıyla zorunlu trafik sigorta sözleşmelerinin yapılıp sigorta ettirene teslim edildiği anda prim borçlarının ödenmiş olduğunun kabulü gerekir. Dava konusu zorunlu trafik sigorta poliçeleri yönünden, taraf ticari defter ve kayıtları, iddia ve savunmalar doğrultusunda belirtilen hususlar değerlendirilerek bir karar vermek gerekirken bu hususlar değerlendirilmeksizin karar verilmesi de doğru görülmeyip bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/11404 E. 2014/17920 K.
Ortak:sigorta ettiren · acente · sigorta sözleşmesi · acentelik · ek prim · sigorta poliçesi · teslim
İncelediğiniz karardaDolayısıyla zorunlu trafik «sigorta sözleşmelerinin» yapılıp «sigorta ettirene» «teslim» edildiği anda «prim» borçlarının ödenmiş olduğunun kabulü gerekir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında «cari hesap» şeklinde işleyen ticari ilişki bulunduğu, davacının «sigorta acentelik» hizmeti sunduğu, davalı tarafın davacı taraftan muhtelif tarihlerde «sigorta poliçesi» satın aldığı, davacının toplam 19.169,72 TL alacağına karşılık davalı taraftan 9.824,56 TL tahsilat yapıldığı, davalı tarafından yapılan ödemenin mahsubu sonucu 31/05/2014 tarihli «cari hesap ekstresine» göre davacının davalı taraftan 9.345,16 TL alacağı kaldığı, takip tarihi itibariyle davacının ödediği sigorta «prim» bedelleri nedeniyle davalı taraftan 9.345,16 TL «asıl alacak» ve 30,08 TL «işlemiş faiz» alacağı olduğu, alacağın likit nitelikte olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, davalının «icra takibine itirazın» iptaline, takibin devamına, asıl alacağın % 20’si oranında «icra inkar tazminatının» davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Ancak, davacı «acente» trafik ve kasko poliçeleri için vekaletsiz iş görme hükümlerine göre ödediği «prim» bedellerini talep etmiş, davalı taraf ise ödeme definde bulunmuştur.
Benzer bu karardaDolayısıyla zorunlu trafik «sigorta sözleşmelerinin» yapılıp «sigorta ettirene» «teslim» edildiği anda «prim» borçlarının ödenmiş olduğunun kabulü gerekir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davacı «acentenin», sigortalısı olan davalının (6) adet toplam 18.332,10 TL'lik poliçe «prim» bedellerini Anadolu Sigorta'ya ödediği, davalı araçlarına ait bu poliçelerdeki prim bedelinin davalı tarafça ödendiğinin ispatlanamadığı, Anadolu Sigorta'dan gönderilen 23/08/2013 tarihli yazıda da liste ödemesinin davacı «acente» tarafından yapıldığının, sigortalı tarafından ödeme yapılmadığının bildirildiği, dolayısıyla davalıya ait 6 adet poliçe bedelinin davacı acente tarafından ödendiğinin «kesin» olarak kanıtlandığı, davalı menfaatine olarak yapılan bu ödemeyi vekaletsiz iş görme hükümlerine göre davacının davalıdan tahsilini istemesinde haklı olduğu halde …
2- Dava, sigorta «prim» borçlarının tahsili istemine ilişkin olup, mahkemece yazılı gerekçe ile karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kesin hüküm
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davacı «acentenin», sigortalısı olan davalının (6) adet toplam 18.332,10 TL'lik poliçe «prim» bedellerini Anadolu Sigorta'ya ödediği, davalı araçlarına ait bu poliçelerdeki prim bedelinin davalı tarafça ödendiğinin ispatlanamadığı, Anadolu Sigorta'dan gönderilen 23/08/2013 tarihli yazıda da liste ödemesinin davacı «acente» tarafından yapıldığının, sigortalı tarafından ödeme yapılmadığının bildirildiği, dolayısıyla davalıya ait 6 adet poliçe bedelinin davacı acente tarafından ödendiğinin «kesin» olarak kanıtlandığı, davalı menfaatine olarak yapılan bu ödemeyi vekaletsiz iş görme hükümlerine göre davacının davalıdan tahsilini istemesinde haklı olduğu halde …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/15111 E. 2018/4107 K.
Ortak:sigorta ettiren · acente · acentelik · ek prim · asıl alacak · icra inkar tazminatı · inkar tazminatı · sigorta poliçesi
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında «cari hesap» şeklinde işleyen ticari ilişki bulunduğu, davacının «sigorta acentelik» hizmeti sunduğu, davalı tarafın davacı taraftan muhtelif tarihlerde «sigorta poliçesi» satın aldığı, davacının toplam 19.169,72 TL alacağına karşılık davalı taraftan 9.824,56 TL tahsilat yapıldığı, davalı tarafından yapılan ödemenin mahsubu sonucu 31/05/2014 tarihli «cari hesap ekstresine» göre davacının davalı taraftan 9.345,16 TL alacağı kaldığı, takip tarihi itibariyle davacının ödediği sigorta «prim» bedelleri nedeniyle davalı taraftan 9.345,16 TL «asıl alacak» ve 30,08 TL «işlemiş faiz» alacağı olduğu, alacağın likit nitelikte olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, davalının «icra takibine itirazın» iptaline, takibin devamına, asıl alacağın % 20’si oranında «icra inkar tazminatının» davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Ancak, davacı «acente» trafik ve kasko poliçeleri için vekaletsiz iş görme hükümlerine göre ödediği «prim» bedellerini talep etmiş, davalı taraf ise ödeme definde bulunmuştur.
Dolayısıyla zorunlu trafik «sigorta sözleşmelerinin» yapılıp «sigorta ettirene» «teslim» edildiği anda «prim» borçlarının ödenmiş olduğunun kabulü gerekir.
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; davalı tarafça imzalanan «sigorta poliçesinin» dosyaya sunulduğu, davalı tarafın aksini ispat edemediği gerekçesiyle davanın kabulü ile davalının itirazının iptaline, takibin kaldığı yerden devamına, «asıl alacak» miktarı 4360 TL'nin % 20 ' si oranında davalının «icra inkar tazminatına» mahkumiyetine karar verilmiştir.
Ancak, öncelikle davacının «aktif husumetinin» varlığının tespiti için «sigorta poliçesi» «primlerini» «acentesi» olduğu sigorta şirketine ödeyip ödemediğinin ve prim tahsiline yetkili «acente» olup olmadığının araştırılması ve sonrasında işin esasına girilmesi gerekirken, bu hususta mahkemece herhangi bir araştırma yapılmaması doğru olmamış, «eksik incelemeye» dayalı olarak verilen hükmün bozulması gerekmiştir.
Zorunlu Trafik Sigortası Genel Şartlarının C-1. maddesinde zorunlu trafik sigorta ücretinin tamamının, sözleşme yapılır yapılmaz ve poliçenin «teslimi» karşılığında peşinen ödeneceği düzenlenmiş olduğuna göre, zorunlu trafik «sigorta poliçelerinin» yapılıp «sigorta ettirene» teslim edildiği anda «prim» borçlarının ödenmiş olduğunun kabulü gerekir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:aktif husumet · eksik inceleme · husumet
Benzer bu karardaAncak, öncelikle davacının «aktif husumetinin» varlığının tespiti için «sigorta poliçesi» «primlerini» «acentesi» olduğu sigorta şirketine ödeyip ödemediğinin ve prim tahsiline yetkili «acente» olup olmadığının araştırılması ve sonrasında işin esasına girilmesi gerekirken, bu hususta mahkemece herhangi bir araştırma yapılmaması doğru olmamış, «eksik incelemeye» dayalı olarak verilen hükmün bozulması gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2016/13037 E. , 2018/1187 K.
"İçtihat Metni"
....
Taraflar arasında görülen davada ....
7. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 16/02/2016 tarih ve 2014/1227-2016/76 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı şirketin müvekkili vasıtasıyla düzenli olarak kasko sigorta poliçeleri satın aldığını ve bu sigorta poliçelerinin primleri için kısmi ödemeler yaptığını, poliçe primlerinin müvekkilinin acentesi olduğu sigorta şirketlerine ödendiğini, müvekkilinin ödenen tutarlar nedeniyle halef olarak davalı taraftan alacaklı duruma geçtiğini, cari hesap ilişkisine göre müvekkilinin davalıdan faiz hariç 9.345,16 TL alacağı bulunduğunu, alacağın tahsili için icra takibi başlatıldığını, davalının itirazı sonucu takibin durduğunu, itirazın haksız ve hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek, itirazın iptali ile takibin devamını, davalı aleyhine inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin çeşitli zamanlarda davacı şirket aracılığıyla sigorta yaptırdığını, sigorta poliçelerinin primlerini nakden ve peşin olarak ödediğini, taraflar arasında cari hesap sözleşmesi bulunmadığını, davacı tarafın davalı şirket adına kendi hesabından prim borcu ödediği iddiasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, davacı tarafa sigorta yaptırması ve prim ödemesi yönünde herhangi bir talimat bulunmadığını, prim borcu varsa asıl şirket tarafından talep edilebileceğini, davacı tarafın kötü niyetli olduğunu savunarak, davanın reddini, davacı aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilmesini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında cari hesap şeklinde işleyen ticari ilişki bulunduğu, davacının sigorta acentelik hizmeti sunduğu, davalı tarafın davacı taraftan muhtelif tarihlerde sigorta poliçesi satın aldığı, davacının toplam 19.169,72 TL alacağına karşılık davalı taraftan 9.824,56 TL tahsilat yapıldığı, davalı tarafından yapılan ödemenin mahsubu sonucu 31/05/2014 tarihli cari hesap ekstresine göre davacının davalı taraftan 9.345,16 TL alacağı kaldığı, takip tarihi itibariyle davacının ödediği sigorta prim bedelleri nedeniyle davalı taraftan 9.345,16 TL asıl alacak ve 30,08 TL işlemiş faiz alacağı olduğu, alacağın likit nitelikte olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, davalının icra takibine itirazın iptaline, takibin devamına, asıl alacağın % 20’si oranında icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
-/-
Dava, sigorta prim borçlarının tahsili için yapılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkin olup, mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.
Ancak, davacı acente trafik ve kasko poliçeleri için vekaletsiz iş görme hükümlerine göre ödediği prim bedellerini talep etmiş, davalı taraf ise ödeme definde bulunmuştur. Bu durumda, ispat külfeti davalı taraftadır. Davalı, bu yönde delil olarak, tarafların ticari defterlerine dayandığına göre, mahkemece taraf ticari defterleri incelenmeksizin karar verilmesi doğru görülmeyip bozmayı gerektirmiştir.
Ayrıca, 2918 sayılı KTK’nin 91/2. maddesinde de zorunlu trafik sigortasına ait primlerin peşin olarak ödenmesi gerektiği belirtilmiştir. Zorunlu Trafik Sigortası Genel Şartlarının C-1. maddesinde ise zorunlu trafik sigorta ücretinin tamamının, sözleşme yapılır yapılmaz ve poliçenin teslimi karşılığında peşinen ödeneceği düzenlenmiştir. Dolayısıyla zorunlu trafik sigorta sözleşmelerinin yapılıp sigorta ettirene teslim edildiği anda prim borçlarının ödenmiş olduğunun kabulü gerekir. Dava konusu zorunlu trafik sigorta poliçeleri yönünden, taraf ticari defter ve kayıtları, iddia ve savunmalar doğrultusunda belirtilen hususlar değerlendirilerek bir karar vermek gerekirken bu hususlar değerlendirilmeksizin karar verilmesi de doğru görülmeyip bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 19/02/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
....
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/406817600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz