Zorunlu arabuluculuk dava şartı - davalılardan biri yönünden eksiklik
İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2024/1225 E. 2024/1279 K. · · İlk derece: İSTANBUL 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Alacakkaldırıp gönderme (HMK 353/1-a)Kesin
★ EmsalDava şartı (hukuki yarar / ehliyet / kesin hüküm)usul emsali
Davacının nitelemesi: Munzam zarar mahkemenin nitelemesiyle örtüşüyor
Gerekçe özeti
Konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak/tazminat talepli ticari davalarda, davalılardan biri hakkındaki talep ticari nitelikte ise ve bu davalı yönünden dava açılmadan önce arabuluculuğa başvurulmamışsa, mahkemenin diğer usuli meseleleri (örneğin yetki) inceleyip karar vermesinden önce bu davalı yönünden dava şartı yokluğu re'sen/öncelikli olarak değerlendirilmelidir; arabuluculuk dava şartı eksikliği tamamlanabilir nitelikte olmadığından, bu husus gözardı edilerek verilen karar (örneğin yetkisizlik kararı) o davalı bakımından kaldırılmayı gerektirir.
Ele alınan sorunlar
Davalı ... yönünden zorunlu arabuluculuk dava şartının yerine getirilip getirilmediği → kabul
İddia: Davalı ... vekili, müvekkili yönünden arabuluculuk dava şartının yerine getirilmediğini, davanın öncelikle bu nedenle usulden reddine karar verilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.
Gerekçe: TTK 5/A maddesi gereğince konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepli ticari davalarda dava açmadan önce arabuluculuğa başvuru zorunludur; arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması halinde dosya üzerinden, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir ve bu eksiklik tamamlanabilen bir dava şartı eksikliği olarak düzenlenmemiştir. Somut olayda davacı, davalı şirketin projesinde yer alan dükkanın karşılığında akaryakıt istasyonunun davalı ...'a devredildiğini, ayrıca kalan bedeli davalı şirkete taksitler halinde ödediğini, ancak dükkan devrinin yapılamadığını ileri sürerek munzam zararını talep etmiş; munzam zarardan, davalı şirketi resmi temsil yetkisi olmadığı halde şirket adına hareket ettiğini ileri sürdüğü davalı ...'ı da davalı şirketle birlikte sorumlu tutmuştur. Davacı şirket ile davalı şirket arasındaki dükkan satışına ilişkin uyuşmazlık her iki tarafın ticari işletmesinden kaynaklanmakta olup, ...'ın davalı şirketi temsil yetkisi olmadığı halde şirket adına hareket ederek davacının zararına neden olduğu iddiası ve ...'a akaryakıt istasyonu işletmesi devri yapıldığı iddiası dikkate alındığında, davacının iddia ettiği alacağın ... yönünden de ticari nitelikte olduğu ve TTK 5/A maddesi gereğince davanın her iki davalı yönünden de zorunlu arabuluculuğa tabi olduğu sonucuna varılmıştır. Arabuluculuk dava şartının sadece davalı şirket yönünden yerine getirildiği, davanın davalı ... yönünden bu dava şartı yerine getirilmeden açıldığı anlaşıldığından, mahkemece bu husus dikkate alınmadan her iki davalı yönünden yetkisizlik kararı verilmesi doğru görülmemiştir.
Gerekçe kaynağı: özgün
Emsal değeri
Davalılardan biri yönünden temsil yetkisi olmadan hareket edildiği iddiasıyla açılan ve esasen ticari nitelikte olan bir alacak/tazminat talebinde, bu davalı yönünden de zorunlu arabuluculuk dava şartının aranması gerektiği ve bu husus incelenmeden verilen yetkisizlik kararının kaldırılması gerektiği yönünde bölgesel ikna edici bir örnek oluşturmaktadır.
Usul tespitleri
- Dava şartı
- Konusu bir miktar paranın ödenmesi olan ticari nitelikteki alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabuluculuğa başvurulması zorunlu dava şartıdır; arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması halinde bu eksiklik tamamlanabilir nitelikte olmayıp, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden ret sonucunu doğurur.
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
zorunlu arabuluculuk dava şartı↗ TTK 5/A↗ usulden ret↗ yetkisizlik↗ temsil yetkisi olmadan hareket↗ munzam zarar↗ ticari dava↗
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO 2024/1225
KARAR NO 2024/1279
TÜRK MİLLETİ ADINA
İSTİNAF KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ İSTANBUL 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 27/03/2024
NUMARASI 2023/754 Esas - 2024/256 Karar
DAVA
Alacak
İSTİNAF KARAR TARİHİ 19/09/2024
Yetkisizlik nedeniyle davanın usulden reddine dair kararın davalı ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA
Davacı vekili; müvekkiline ait Yıldızeli/Sivas adresindeki akaryakıt istasyonu ve dinlenme tesisinin satışa çıkarıldığını, davalı ...'ın ve ardından...'ın ortağı olduğunu söyleyen ... isimli bir şahsın devreye girdiğini, müvekkilinin ... ile diğer davalı olan .... Gayrimenkul'den müvekkillerine petrol istasyonunun değerinin iki katı olan bir dükkanı satmak şartıyla anlaştıklarını, .... ve ...'ün müvekkilini, davalı ... Gayrimenkul adına dükkan ve ev satmaya yetkileri olduğu hususunda resmi temsil yetkisi varmış gibi müvekkilini dükkan almaya ikna ettiklerini, benzin istasyonunun davalı ....'ın talebi doğrultusunda oğlu ....'ın şirketi adına 3.514.000-TL değer gösterilerek devredildiğini, ancak bu paranın müvekkiline ödenmediğini, müvekkili ile davalı şirket arasında davalı şirketin ...
isimli projesinde yer alan bir dükkan için sözleşme imzalandığını, bu sözleşme uyarınca devri yapılan akaryakıt istasyonunun bedeli 3.514.000-TL'nin davalı şirketten alınacak dükkanın satış bedelinden düşüldüğünü ve kalan 4.00.0000-TL'nin müvekkili tarafından aylık taksitler halinde ödenmesi hususunda anlaşıldığını, müvekkiline ait petrol istasyonunun devrinden sonra satış sözü verilen dükkanın müvekkiline devredilmediğini, davalıların müvekkilini oyaladığını, satış vaat edilen dükkan hakkında encümen kararı ve yürütmeyi durdurma kararı bulunduğunu, bu nedenle müvekkiline ipotekli kredi de kullandırılmadığını, taşınmazın müvekkilinin yeni tekliflerine rağmen devre uygun hale getirilmediğini, müvekkilinin ödediği paranın davalı şirket tarafından 3 parçada iade edildiğini, petrol istasyonunun iade edildiğini, ancak müvekkilinin zararının giderilmediğini, müvekkilinin dövize endeksli munzam zararı bulunduğunu belirterek şimdilik 500.000-TL'nin istasyonun devri tarihinden itibaren en yüksek ticari faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı ... vekili; arabuluculuk dava şartının yerine getirilmediğini, Bakırköy ticaret mahkemelerinin yetkili olduğunu, ... Gayrımenkul adına kayıtlı dükkan niteliğindeki taşınmazın devrinin 4.000.000-TL tutarındaki nakit bedelin tamamen ödenmesi ile sağlanacağını, ancak davacının nakit ödeme yapmadığını, bedellerin ödenmemesi nedeniyle akaryakıt istasyonunu devretme taahhüdü veren tarafların sözleşmeden örtülü olarak caydığını, sözleşmenin 8 no.lu bendi gereğince sözleşmeden haksız cayan davacının % 25 cezai şart ödemesi gerektiğini, davacının akaryakıt istasyonunu işletmeye hazır hale getirmekle yükümlü olmasına rağmen bu yükümlülüğünü yerine getirmediğini, müvekkilinin değeri 3.514.000-TL tutarında olduğu hususunda mutabık kaldıkları benzin istasyonundan herhangi bir gelir elde etmek bir yana ekonomik anlamda büyük kayba uğrayarak satmak zorunda kaldığını, işletmenin petrol ruhsatının da müvekkili tarafından alındığını, müvekkilinin uğradığı zararının giderilmesi için sözleşmenin toplam bedeli olan 7.514.000-TL'nin %25'i oranında cezai şart bedelinin ödenmesi istemiyle Küçükçekmece İcra Dairesi'nin ...
Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, işbu takibe itiraz edilmesi üzerine Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2023/855Esas sayılı dosyası ile itirazın iptali davası açıldığını, davacının iddialarının gerçeği yansıtmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı ... A.Ş. vekili;yetki sözleşmesi nedeniyle Bakırköy ticaret mahkemelerinin yetkili olduğunu, davacı şirketin sözleşmeye konu taşınmazın satış bedelinin 7.514.000-TL olduğu yönündeki beyanının gerçek olmadığını, sözleşme konusu taşınmazın satış bedelinin 3.950.000-TL olduğunu, bunun 500.000-TL’sinin peşin ödendiğini, kalan 3.450.000-TL’ye karşılık ise 35 adet senet tanzim edilerek verildiğinin sözleşmede açıkça belirtildiğini, taraflarca bu bedele karşılık akaryakıt istasyonu verileceğine ve/veya barter yapılacağına yönelik herhangi bir anlaşma hükmü olmadığını, davacının diğer davalı ....
ile yaptığı ticari işler nedeniyle diğer davalıya yaptığı akaryakıt istasyonunun devrine yönelik işlemin müvekkili ile herhangi bir ilgisi bulunmadığını, davacıya satış bedelini ödemesi hususunda defalarca ihtar gönderildiğini, davacı ile 24.12.2020 tarihli Ek protokol imzalanarak davacının borcu hiçbir vade farkı talep edilmeden yeniden yapılandırıldığını, davacının bu ek protokole rağmen, bu ek protokolde yer alan hükümlere de uymadığını, davacının iddialarının gerçek dışı olduğunu, kendi kusuru ile sözleşmenin feshine sebep olduğunu, müvekkilinin 09.10.2018 tarihli sözleşmeyi haklı nedenlerle tek taraflı olarak feshettiğini ve davacının o güne kadar kendisine yaptığı ödemeleri banka havalesi ile üç parça halinde iade ettiğini, davacının ödediği bedellere dayanarak munzam zarar talebinde bulunmasının akdi ve hukuki dayanakları olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEME KARARI
Mahkemece; davacı ile davalı ...A.Ş. arasında akdedilen sözleşmenin 14.12 maddesi gereğince Bakırköy mahkemelerinin yetkili kılındığını, davacı ile davalı şirket arasındaki yetki sözleşmesinin geçerli olduğu, davalı ...'ın ise Bakırköy mahkemelerinin yargı çevresinde ikamet ettiği, davacı alacaklının yerleşim yerinin Erzurum olduğu, somut olayda İstanbul mahkemelerini yetkili kılan genel ya da özel yetki kuralı bulunmadığı, davalıların süresi içerisinde yetki ilk itirazında bulunduğu gerekçesiyle davalıların yetki ilk itirazının kabulü ile; HMK 116/1-a madde yollamasıyla HMK 114. ve 115. madde hükümleri uyarınca davanın usulden reddine, mahkemenin yetkisizliğine, dosyanın talep halinde yetkili Bakırköy Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde; müvekkili yönünden arabuluculuk dava şartının yerine getirilmediğini, davanın öncelikle arabuluculuk dava şartı yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiğini belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
GEREKÇE
Dava, sözleşmenin feshinden dolayı munzam zararın tazmini istemine ilişkindir.Mahkemece; davanın yetki yönünden reddine, dosyanın yetkili Bakırköy Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine ilişkin karar verilmiş olup, davalılardan ... vekili, davanın öncelikle müvekkili yönünden arabuluculuk dava şartının yerine getirilmemesi nedeniyle usulden reddine karar verilmesi gerektiğini belirterek istinaf kanun yoluna başvurmuştur. 7155 sayılı Kanun ile TTK’ya eklenen ve 01/01/2019 tarihinde yürürlüğe giren dava tarihi itibariyle yürürlükte olan 5/A maddesi ile konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak, tazminat ve itirazın iptali talepleri hakkındaki ticari davalarda dava açmadan önce arabuluculuğa başvuru zorunlu hale getirilmiştir.
Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması halinde herhangi bir işlem yapılmaksızın ve dosya üzerinden davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir. (HUAK 18/A/2,c.4 ve HUAK Yönetmeliği 22/3) Burada dava şartı arabuluculuk sürecinin, tamamlanabilen bir dava şartı eksikliği olarak düzenlenmediği görülmektedir.Somut olayda, ..., ... ve davacı şirketin ortağı ...ile davalı ... arasında ..., ... ve davacı şirketin ortağı ...'ya ait petrol istasyonu işletmesinin arsa, ruhsat, kanopi ve pompalar dahil perakende petrol satmaya uygun hale getirilerek ...'a satılması hususunda 04/07/2018 tarihli sözleşmeyi akdettikleri, davacı şirketin ise davalı şirketin yapımını üstlendiği "..." projesinde bulunan dükkan vasıflı taşınmazın davacı şirkete satışı hususunda sözleşme düzenlendiği anlaşılmaktadır.Davacı, davalı şirketin üstlendiği projede yer alan ve kendisine devri vaadedilen dükkanın karşılığında davalı...'a akaryakıt istasyonun devredildiğini, ayrıca kalan kısmın da taksitler halinde davalı şirkete ödemekte olduğunu, ancak buna rağmen dükkan devrinin yapılamadığını, taşınmazın üzerinde devir engeli olduğunu, bu nedenle sözleşmenin feshedildiğini iddia ederek munzam zararını talep ettiği, munzam zarardan davalı şirketi resmi temsil yetkisi olmadığı halde davalı şirket adına hareket ettiğini ileri sürdüğü davalı ...
da davalı şirket ile birlikte sorumlu tuttuğu görülmektedir.Davacı şirket ile davalı şirket arasındaki dükkan satışına ilişkin uyuşmazlık her iki tarafın ticari işletmesinden kaynaklanmakta olup, ...'ın davalı şirketi temsil yetkisi olmadığı halde şirket adına hareket ederek davacı şirketin zararına neden olduğu iddiası ve ....'a akaryakıt istasyon işletmesi devri yapıldığı iddiası dikkate alındığında davacının iddia ettiği alacağın .... yönünden de ticari nitelikte olduğu ve TTK'nın 5/A maddesi gereğince davanın her iki davalı yönünden de zorunlu arabuluculuğa tabi olduğu, ancak arabuluculuk dava şartının sadece davalı şirket yönünden yerine getirildiği, davanın davalı ... yönünden arabuluculuk dava şartı yerine getirilmeden açıldığı anlaşıldığından mahkemece dava şartı olarak düzenlenen bu husus dikkate alınmadan her iki davalı yönünden yetkisizlik kararı verilmesi doğru görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle; davalı .... vekilinin vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılmasına, dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilmiştir.
HÜKÜM
Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2023/754 Esas - 2024/256 Karar sayılı 27/03/2024 tarihli kararının davalı ...bakımından HMK'nın 353(1)-a-4 gereği KALDIRILMASINA,"Dava yeniden görülmek üzere dosyanın kararı veren mahkemey
gönderilmesine"Davalı tarafından yatırılan 427,60-TL peşin istinaf karar harcının istek halinde kendisine iadesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 353(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 19/09/2024
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/40674 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi