İstirdat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2016/11881 E. 2018/1070 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
genel işlem şartları↗ taksitli ticari kredi↗ komisyon bedeli↗ ticari kredi sözleşmesi↗ ödeme planı↗ ticari kredi↗ sözleşmeden doğan dava↗ 818 sayılı borçlar kanunu↗ hakkaniyet↗ dürüstlük kuralı↗ genel kredi sözleşmesi↗ tbk 99↗ komisyon↗ kredi sözleşmesi↗ harç↗ dosya masrafı↗ ibraz↗ teslim↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında imzalanan genel kredi sözleşmesinin 10. maddesinin "vergi, resim, harç, fon, vs.mali yükümlükler" başlığını taşıdığını, ilgili maddelerde davalı yanca "proje komisyonu" alınacağına dair bir düzenlemenin olmadığı, sözleşme öncesi bilgi formunun da davacı tarafından imzalanıp teslim alındığına dair bir belgenin dosyaya ibraz edilmediği, 6098 sayılı TBK'nin 20 ve devamı maddelerine göre genel işlem şartları mahiyetindeki sözleşmelerde, dürüstlük kurallarına aykırı olarak, karşı tarafın aleyhine veya onun durumunu ağırlaştırıcı nitelikte hükümler konulamayacağı, genel hukuk prensiplerinden olan "hiç kimse kendi kusuruna dayanarak menfaat elde edemez" ilkesi gözetildiğinde, davalı bankanın yasal dayanağı olmaksızın aldığı proje komisyon bedelini hesabına girdiği andan itibaren faizi ile birlikte iade etmesinin hakkaniyet ve adalete uygun bulunacağı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, ticari kredi sözleşmesinden doğan ve tahsil edilen proje masrafının iadesi talebine ilişkindir.
Taraflar arasında 28.12.2009 tarihli sözleşme akdedilmiş olup, mahkemece uyuşmazlığa 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu hükümleri uygulanarak davanın kabulüne karar verilmiştir. Oysa 6101 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun yürürlüğü ve uygulama şekli hakkında Kanun'un 1. maddesinde "Türk Borçlar Kanunu'nun yürürlüğe girdiği tarihten önceki fiil ve işlemlere, bunların hukuken bağlayıcı olup olmadıklarına ve sonuçlarına, bu fiil ve işlemler hangi kanun yürürlükte iken gerçekleşmişse kural olarak o kanun
.../...
hükümleri uygulanır" hükmü düzenlenmiştir. Açıklanan yasal düzenleme karşısında uyuşmazlıkta mülga 818 sayılı Borçlar Kanunu hükümleri yerine 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu hükümlerinin uygulanması ve yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamıştır. Ayrıca sözleşmenin yapıldığı tarih itibariyle dava konusu edilen kesintinin haksız olup olmadığının belirlenmesi amacıyla taraflar arasında düzenlenen kredi sözleşmesi ve eklerinin incelenmesi ve değerlendirilmesi gerekir. Sözleşme ve eklerinde masraf alınabileceği ve oranı, miktarı belirlenmişse, bu oran ve miktara göre davalının alacağı masraf saptanır. Sözleşmede masraf alınacağı, ancak oran ve miktar konusunda düzenleme bulunmaması durumunda ise, diğer bankaların uygulamalarına göre, masraf alınıp alınamayacağı ve miktarı belirlenir. Bu açıklamadan sonra somut olaya gelindiğinde, taraflar arasında imzalanan 28.12.2009 tarihli taksitli ticari kredi sözleşmesi ve eki niteliğindeki ödeme planı içeriğinde dava konusu edilen 2.750,00 TL proje masrafının davacı yanca ödeneceğinin kararlaştırıldığı anlaşılmaktadır. Sözleşmenin ticari kredi mahiyetinde olduğu göz önüne alınarak, davanın reddi gerekirken yukarıda yazılı gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmamış bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/2386 E. 2020/677 K.
Ortak:taksitli ticari kredi · ödeme planı · ticari kredi · genel kredi sözleşmesi · komisyon · kredi sözleşmesi · dosya masrafı · İstirdat
İncelediğiniz karardaBu açıklamadan sonra somut olaya gelindiğinde, taraflar arasında imzalanan 28.12.2009 tarihli «taksitli ticari kredi sözleşmesi» ve eki niteliğindeki «ödeme planı» içeriğinde dava konusu edilen 2.750,00 TL proje «masrafının» davacı yanca ödeneceğinin kararlaştırıldığı anlaşılmaktadır.
Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında imzalanan «genel kredi sözleşmesinin» 10. maddesinin "vergi, resim, «harç», fon, vs.mali yükümlükler" başlığını taşıdığını, ilgili maddelerde davalı yanca "proje «komisyonu»" alınacağına dair bir düzenlemenin olmadığı, sözleşme öncesi bilgi formunun da davacı tarafından imzalanıp «teslim» alındığına dair bir belgenin dosyaya «ibraz» edilmediği, 6098 sayılı TBK'nin 20 ve devamı maddelerine göre «genel işlem şartları» mahiyetindeki sözleşmelerde, «dürüstlük kurallarına» aykırı olarak, karşı tarafın aleyhine veya onun durumunu ağırlaştırıcı nitelikte hükümler konulamayacağı, genel hukuk prensiplerinden olan "hiç kimse kendi kusuruna dayanarak menfaat elde edemez" ilkesi gözetildiğinde, davalı bankanın yasal dayanağı olmaksızın aldığı proje «komisyon bedelini» hesabına girdiği andan itibaren faizi ile birlikte iade etmesinin «hakkaniyet» ve adalete uygun bulunacağı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dava, «ticari kredi sözleşmesinden doğan» ve tahsil edilen proje «masrafının» iadesi talebine ilişkindir.
Benzer bu karardaDava, «genel kredi sözleşmesi» uyarınca 25.02.2008 tarihinde kullandırılan kredi nedeniyle proje «komisyon» «masrafı» adı altında yapılan kesintilerin «istirdadı» istemine ilişkin olup, mahkemece, dava konusu bedelin tahsil edilmesi hususunda sözleşmede bir hüküm bulunmadığı ve diğer bankalarca da proje komisyon tahsilatı adı altında bir tahsilat yapılmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Ayrıca, «kredi sözleşmesinin» 10.7'nci maddesinde de "işbu sözleşme uyarınca müşteriye ait olduğu/olacağı hüküm altına alınmış olsun veya olmasın her türlü ... «komisyonlar», ... «masraflar»....ın müşteriye ait olacağı" hususu kararlaştırılmıştır.
Mahkemece, Dairemiz bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda; taraflar arasında imzalanan «tüketici kredisi» nedeniyle davacıdan proje «komisyon» «masrafı» altında bedel tahsil edildiği ve söz konusu bedelin tahsil edilmesi hususunda taraflar arasındaki sözleşmede herhangi bir hüküm bulunmadığı, diğer bankalarca da 'proje komisyon masrafı' adı altında herhangi bir tahsilat yapılmadığı gerekçesiyle, davanın kabulü ile, 23.809,00 TL' nin dava tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalı taraftan alınarak davacı tarafa verilmesine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:tüketici kredisi · istirdat · yasal faiz · dahili dava
Benzer bu karardaMahkemece, Dairemiz bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda; taraflar arasında imzalanan «tüketici kredisi» nedeniyle davacıdan proje «komisyon» «masrafı» altında bedel tahsil edildiği ve söz konusu bedelin tahsil edilmesi hususunda taraflar arasındaki sözleşmede herhangi bir hüküm bulunmadığı, diğer bankalarca da 'proje komisyon masrafı' adı altında herhangi bir tahsilat yapılmadığı gerekçesiyle, davanın kabulü ile, 23.809,00 TL' nin dava tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalı taraftan alınarak davacı tarafa verilmesine karar verilmiştir.
Dava, «genel kredi sözleşmesi» uyarınca 25.02.2008 tarihinde kullandırılan kredi nedeniyle proje «komisyon» «masrafı» adı altında yapılan kesintilerin «istirdadı» istemine ilişkin olup, mahkemece, dava konusu bedelin tahsil edilmesi hususunda sözleşmede bir hüküm bulunmadığı ve diğer bankalarca da proje komisyon tahsilatı adı altında bir tahsilat yapılmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Ancak, taraflar arasında bağıtlanan sözleşmenin eki mahiyetinde bulunan ve taraflarca sözleşme ile birlikte imzalanan “Taksitli Ticari Kredi Ödeme Planı”nda; proje «komisyonlarının» ve diğer «masrafların» miktarı net olarak gösterilmiş olup, kullandırılan krediye, talep konusu meblağ da «dahil» edilmek suretiyle taksitlendirme yapılmış ve davacı da bu taksitlendirme planını imzalamıştır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/8361 E. 2017/5983 K.
Ortak:komisyon · kredi sözleşmesi · dosya masrafı
İncelediğiniz karardaMahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında imzalanan «genel kredi sözleşmesinin» 10. maddesinin "vergi, resim, «harç», fon, vs.mali yükümlükler" başlığını taşıdığını, ilgili maddelerde davalı yanca "proje «komisyonu»" alınacağına dair bir düzenlemenin olmadığı, sözleşme öncesi bilgi formunun da davacı tarafından imzalanıp «teslim» alındığına dair bir belgenin dosyaya «ibraz» edilmediği, 6098 sayılı TBK'nin 20 ve devamı maddelerine göre «genel işlem şartları» mahiyetindeki sözleşmelerde, «dürüstlük kurallarına» aykırı olarak, karşı tarafın aleyhine veya onun durumunu ağırlaştırıcı nitelikte hükümler konulamayacağı, genel hukuk prensiplerinden olan "hiç kimse kendi kusuruna dayanarak menfaat elde edemez" ilkesi gözetildiğinde, davalı bankanın yasal dayanağı olmaksızın aldığı proje «komisyon bedelini» hesabına girdiği andan itibaren faizi ile birlikte iade etmesinin «hakkaniyet» ve adalete uygun bulunacağı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dava, «ticari kredi sözleşmesinden doğan» ve tahsil edilen proje «masrafının» iadesi talebine ilişkindir.
Bu açıklamadan sonra somut olaya gelindiğinde, taraflar arasında imzalanan 28.12.2009 tarihli «taksitli ticari kredi sözleşmesi» ve eki niteliğindeki «ödeme planı» içeriğinde dava konusu edilen 2.750,00 TL proje «masrafının» davacı yanca ödeneceğinin kararlaştırıldığı anlaşılmaktadır.
Benzer bu karardaAncak, Türk Borçlar Kanunu'nun yürürlüğe girmesinden sonra bu fiil ve işlemlere ilişkin olarak gerçekleşecek «temerrüt», sona erme ve «tasfiye», Türk Borçlar Kanunu hükümlerine tabidir.'' Bu bakımdan, somut uyuşmazlığa «kredi sözleşmelerinin» akdedildiği tarih itibariyle yürürlükte bulunan 818 sayılı BK'nin ilgili hükümlerinin uygulanması gerektiği nazara alınarak, taraflar arasındaki sözleşmenin 10.7.maddesi ve taraflar arasında bu konuda bir oran kararlaştırılıp kararlaştırılmadığı değerlendirilmek suretiyle proje «komisyon» «masrafı» alınabileceği ve sözleşmede bir oran bulunmadığı kanaatine varılması halinde diğer bankaların aynı tür kredi işlemlerindeki uygulamaları ve proje komisyon masrafı adı altında yapılan kesinti oranları araştırılarak davacıya iadesi gereken miktar bulunup bulunmadığı hususlarında bilirkişi raporu alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, «eksik inceleme» ve yanılgılı değerlendirmeye dayalı, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
2-Dava, davacının kullanmış olduğu kredi nedeniyle proje «komisyon» «masrafı» adı altında yapılan kesintilerin iadesi istemine ilişkindir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; banka tarafından dava konusu «masraflara» ilişkin olarak harcamayı gösteren herhangi bir belge gösterilmediği, masraf alınacağına dair sözleşme hükümlerinin ilgili yasa ve yönetmelik hükümleri karşısında «haksız şart» niteliğinde olduğunun kabulü gerektiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:haksız şart · ek tasfiye · eksik inceleme · temerrüt
Benzer bu karardaAncak, Türk Borçlar Kanunu'nun yürürlüğe girmesinden sonra bu fiil ve işlemlere ilişkin olarak gerçekleşecek «temerrüt», sona erme ve «tasfiye», Türk Borçlar Kanunu hükümlerine tabidir.'' Bu bakımdan, somut uyuşmazlığa «kredi sözleşmelerinin» akdedildiği tarih itibariyle yürürlükte bulunan 818 sayılı BK'nin ilgili hükümlerinin uygulanması gerektiği nazara alınarak, taraflar arasındaki sözleşmenin 10.7.maddesi ve taraflar arasında bu konuda bir oran kararlaştırılıp kararlaştırılmadığı değerlendirilmek suretiyle proje «komisyon» «masrafı» alınabileceği ve sözleşmede bir oran bulunmadığı kanaatine varılması halinde diğer bankaların aynı tür kredi işlemlerindeki uygulamaları ve proje komisyon masrafı adı altında yapılan kesinti oranları araştırılarak davacıya iadesi gereken miktar bulunup bulunmadığı hususlarında bilirkişi raporu alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, «eksik inceleme» ve yanılgılı değerlendirmeye dayalı, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; banka tarafından dava konusu «masraflara» ilişkin olarak harcamayı gösteren herhangi bir belge gösterilmediği, masraf alınacağına dair sözleşme hükümlerinin ilgili yasa ve yönetmelik hükümleri karşısında «haksız şart» niteliğinde olduğunun kabulü gerektiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/5344 E. 2020/3124 K.
Ortak:taksitli ticari kredi · ödeme planı · ticari kredi · genel kredi sözleşmesi · komisyon · kredi sözleşmesi · dosya masrafı · İstirdat
İncelediğiniz karardaBu açıklamadan sonra somut olaya gelindiğinde, taraflar arasında imzalanan 28.12.2009 tarihli «taksitli ticari kredi sözleşmesi» ve eki niteliğindeki «ödeme planı» içeriğinde dava konusu edilen 2.750,00 TL proje «masrafının» davacı yanca ödeneceğinin kararlaştırıldığı anlaşılmaktadır.
Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında imzalanan «genel kredi sözleşmesinin» 10. maddesinin "vergi, resim, «harç», fon, vs.mali yükümlükler" başlığını taşıdığını, ilgili maddelerde davalı yanca "proje «komisyonu»" alınacağına dair bir düzenlemenin olmadığı, sözleşme öncesi bilgi formunun da davacı tarafından imzalanıp «teslim» alındığına dair bir belgenin dosyaya «ibraz» edilmediği, 6098 sayılı TBK'nin 20 ve devamı maddelerine göre «genel işlem şartları» mahiyetindeki sözleşmelerde, «dürüstlük kurallarına» aykırı olarak, karşı tarafın aleyhine veya onun durumunu ağırlaştırıcı nitelikte hükümler konulamayacağı, genel hukuk prensiplerinden olan "hiç kimse kendi kusuruna dayanarak menfaat elde edemez" ilkesi gözetildiğinde, davalı bankanın yasal dayanağı olmaksızın aldığı proje «komisyon bedelini» hesabına girdiği andan itibaren faizi ile birlikte iade etmesinin «hakkaniyet» ve adalete uygun bulunacağı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dava, «ticari kredi sözleşmesinden doğan» ve tahsil edilen proje «masrafının» iadesi talebine ilişkindir.
Benzer bu kararda… ddia, savunma, bilirkişi raporu, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; davacı ile davalı banka arasında 05/05/2006 tarihinde 700.000,00 TL'lik 48 ay vadeli «taksitli ticari kredinin» kullandırılması sırasında proje «komisyon» ücretinin alındığı, sözleşmede «masraf» alınacağına dair hüküm bulunmadığından komisyon oranının taraflar arasında belirlenmediği, ancak ödeme tablosunda masraf alınması konusunda tarafların «mutabakata» vardıkları, sektörde önde gelen 4 büyük bankanın 2006 yılı için uygulamaları nazara alınarak banka tarafından azami %1 oran üzerinden komisyon masrafı talep edebileceği dolayısı ile emsal oran aşınarak davalı banka tarafından komisyon ücreti alındığı gerekçesiyle davanın kabulü ile 27.650,00 TL'nin 30/12/2014 dava tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalıdan alınarak, davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Dava, «genel kredi sözleşmesi» uyarınca 05.05.2006 tarihinde kullandırılan kredi nedeniyle proje «komisyon» «masrafı» adı altında yapılan kesintilerin «istirdadı» istemine ilişkin olup, mahkemece, dava konusu bedelin tahsil edilmesi hususunda sözleşmede bir hüküm bulunmadığı ancak diğer bankalarca da proje komisyon tahsilatı adı altında bir tahsilat yapıldığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Ancak, taraflar arasında bağıtlanan sözleşmenin eki mahiyetinde bulunan ve taraflarca sözleşme ile birlikte imzalanan “Taksitli Ticari Kredi Ödeme Planı”nda; proje «komisyonlarının» ve diğer «masrafların» miktarı net olarak gösterilmiş olup, kullandırılan krediye, talep konusu meblağ da «dahil» edilmek suretiyle taksitlendirme yapılmış ve davacı da bu taksitlendirme planını imzalamıştır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:mutabakat · istirdat · dahili dava · avans faizi
Benzer bu kararda… ddia, savunma, bilirkişi raporu, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; davacı ile davalı banka arasında 05/05/2006 tarihinde 700.000,00 TL'lik 48 ay vadeli «taksitli ticari kredinin» kullandırılması sırasında proje «komisyon» ücretinin alındığı, sözleşmede «masraf» alınacağına dair hüküm bulunmadığından komisyon oranının taraflar arasında belirlenmediği, ancak ödeme tablosunda masraf alınması konusunda tarafların «mutabakata» vardıkları, sektörde önde gelen 4 büyük bankanın 2006 yılı için uygulamaları nazara alınarak banka tarafından azami %1 oran üzerinden komisyon masrafı talep edebileceği dolayısı ile emsal oran aşınarak davalı banka tarafından komisyon ücreti alındığı gerekçesiyle davanın kabulü ile 27.650,00 TL'nin 30/12/2014 dava tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalıdan alınarak, davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Dava, «genel kredi sözleşmesi» uyarınca 05.05.2006 tarihinde kullandırılan kredi nedeniyle proje «komisyon» «masrafı» adı altında yapılan kesintilerin «istirdadı» istemine ilişkin olup, mahkemece, dava konusu bedelin tahsil edilmesi hususunda sözleşmede bir hüküm bulunmadığı ancak diğer bankalarca da proje komisyon tahsilatı adı altında bir tahsilat yapıldığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Ancak, taraflar arasında bağıtlanan sözleşmenin eki mahiyetinde bulunan ve taraflarca sözleşme ile birlikte imzalanan “Taksitli Ticari Kredi Ödeme Planı”nda; proje «komisyonlarının» ve diğer «masrafların» miktarı net olarak gösterilmiş olup, kullandırılan krediye, talep konusu meblağ da «dahil» edilmek suretiyle taksitlendirme yapılmış ve davacı da bu taksitlendirme planını imzalamıştır.
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/1360 E. 2022/3379 K.
Ortak:komisyon bedeli · ödeme planı · hakkaniyet · genel kredi sözleşmesi · komisyon · kredi sözleşmesi · dosya masrafı · İstirdat
İncelediğiniz karardaMahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında imzalanan «genel kredi sözleşmesinin» 10. maddesinin "vergi, resim, «harç», fon, vs.mali yükümlükler" başlığını taşıdığını, ilgili maddelerde davalı yanca "proje «komisyonu»" alınacağına dair bir düzenlemenin olmadığı, sözleşme öncesi bilgi formunun da davacı tarafından imzalanıp «teslim» alındığına dair bir belgenin dosyaya «ibraz» edilmediği, 6098 sayılı TBK'nin 20 ve devamı maddelerine göre «genel işlem şartları» mahiyetindeki sözleşmelerde, «dürüstlük kurallarına» aykırı olarak, karşı tarafın aleyhine veya onun durumunu ağırlaştırıcı nitelikte hükümler konulamayacağı, genel hukuk prensiplerinden olan "hiç kimse kendi kusuruna dayanarak menfaat elde edemez" ilkesi gözetildiğinde, davalı bankanın yasal dayanağı olmaksızın aldığı proje «komisyon bedelini» hesabına girdiği andan itibaren faizi ile birlikte iade etmesinin «hakkaniyet» ve adalete uygun bulunacağı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bu açıklamadan sonra somut olaya gelindiğinde, taraflar arasında imzalanan 28.12.2009 tarihli «taksitli ticari kredi sözleşmesi» ve eki niteliğindeki «ödeme planı» içeriğinde dava konusu edilen 2.750,00 TL proje «masrafının» davacı yanca ödeneceğinin kararlaştırıldığı anlaşılmaktadır.
Dava, «ticari kredi sözleşmesinden doğan» ve tahsil edilen proje «masrafının» iadesi talebine ilişkindir.
Benzer bu karardaMahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda, her ne kadar davalı taraf sözleşmenin 4.1 maddesinde davacıdan «komisyon bedeli» alınacağına işaret edildiğini iddia etmiş ise de; davalı tarafından dosyaya sunulan taraflar arasındaki «genel kredi sözleşmesinde» 4.1 maddesinin bulunmadığı, sözleşmenin içeriğinde de komisyon alınacağına ve miktarına ilişkin bir hüküm bulunmadığı, yine taraflar arasında her bir kredi için yapılan müstakil sözleşmelerde de bu yönde bir düzenleme bulunmadığı, proje «ödeme planı» başlıklı evrakta proje komisyon oranı olarak bir rakam bulunduğunun görüldüğü, bu durumda davacıdan tahsil edilen komisyon ücretlerinin sözleşmeye dayanan bir temeli bulunmadığı, bankaların «tacir» olması nedeniyle yaptığı hizmete karşılık 6102 sayılı TTK 20. maddesi kapsamında bir ücret isteyebilecekleri düzenlemesi bulunduğu, ancak bunun belgeli, zorunlu, «hakkaniyete» uygun ve makul olması gerektiği, bu durumda davacıdan tahsil edilen komisyon ücretlerinin zorunlu, belgeli ve makul olmadığı, Borçlar Kanunu 21-25 ve 26. maddeleri …
Dava, «genel kredi sözleşmesi» uyarınca 07.07.2011 tarihinde kullandırılan kredi nedeniyle proje «komisyon» «masrafı» adı altında yapılan kesintilerin «istirdadı» istemine ilişkin olup, mahkemece davacıdan tahsil edilen komisyon ücretlerinin sözleşmeye dayanan bir temeli bulunmadığı, bankaların «tacir» olması nedeniyle yaptığı hizmete karşılık 6102 sayılı TTK 20. maddesi kapsamında bir ücret isteyebilecekleri düzenlemesi bulunduğu ancak bunun belgeli, zorunlu, «hakkaniyete» uygun ve makul olması gerektiği, bu durumda davacıdan tahsil edilen komisyon ücretlerinin zorunlu, belgeli ve makul olmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar ve …
Ancak, taraflar arasında bağıtlanan sözleşmenin eki mahiyetinde bulunan ve taraflarca sözleşme ile birlikte imzalanan “Kredi Geri Proje Ödeme Planı”nda, proje «komisyonlarının» ve diğer «masrafların» miktarı net olarak gösterilmiş olup, kullandırılan krediye, talep konusu meblağ da «dahil» edilmek suretiyle taksitlendirme yapılmış ve davacı da bu taksitlendirme planını imzalamıştır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ticari faiz · istirdat · tacir · yasal faiz · dahili dava · temerrüt
Benzer bu kararda2 maddesine uygun olmadığı, ayrıca davacının dilekçesinde hüküm altına alınacak miktara ödeme tarihinden itibaren «ticari faiz» talebinde bulunduğu, faiz türleri ve bunların oranlarının nasıl belirleneceğinin yasada düzenlendiği, ticari faiz adı altında düzenlenmiş bir faiz türü bulunmadığı, bu hale göre davacı tarafın ticari faiz olarak dava dilekçesine yansıyan talebinin «yasal faiz» olarak değerlendirildiği, dava tarihi öncesi davalının «temerrüde» düşürüldüğüne dair bir evrak sunulmadığından davalının dava tarihinden itibaren temerrüde düştüğü kabul edilerek davanın kabulü ile 4.809,00 TL'nın dava tarihinden …
Dava, «genel kredi sözleşmesi» uyarınca 07.07.2011 tarihinde kullandırılan kredi nedeniyle proje «komisyon» «masrafı» adı altında yapılan kesintilerin «istirdadı» istemine ilişkin olup, mahkemece davacıdan tahsil edilen komisyon ücretlerinin sözleşmeye dayanan bir temeli bulunmadığı, bankaların «tacir» olması nedeniyle yaptığı hizmete karşılık 6102 sayılı TTK 20. maddesi kapsamında bir ücret isteyebilecekleri düzenlemesi bulunduğu ancak bunun belgeli, zorunlu, «hakkaniyete» uygun ve makul olması gerektiği, bu durumda davacıdan tahsil edilen komisyon ücretlerinin zorunlu, belgeli ve makul olmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar ve …
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda, her ne kadar davalı taraf sözleşmenin 4.1 maddesinde davacıdan «komisyon bedeli» alınacağına işaret edildiğini iddia etmiş ise de; davalı tarafından dosyaya sunulan taraflar arasındaki «genel kredi sözleşmesinde» 4.1 maddesinin bulunmadığı, sözleşmenin içeriğinde de komisyon alınacağına ve miktarına ilişkin bir hüküm bulunmadığı, yine taraflar arasında her bir kredi için yapılan müstakil sözleşmelerde de bu yönde bir düzenleme bulunmadığı, proje «ödeme planı» başlıklı evrakta proje komisyon oranı olarak bir rakam bulunduğunun görüldüğü, bu durumda davacıdan tahsil edilen komisyon ücretlerinin sözleşmeye dayanan bir temeli bulunmadığı, bankaların «tacir» olması nedeniyle yaptığı hizmete karşılık 6102 sayılı TTK 20. maddesi kapsamında bir ücret isteyebilecekleri düzenlemesi bulunduğu, ancak bunun belgeli, zorunlu, «hakkaniyete» uygun ve makul olması gerektiği, bu durumda davacıdan tahsil edilen komisyon ücretlerinin zorunlu, belgeli ve makul olmadığı, Borçlar Kanunu 21-25 ve 26. maddeleri …
Ancak, taraflar arasında bağıtlanan sözleşmenin eki mahiyetinde bulunan ve taraflarca sözleşme ile birlikte imzalanan “Kredi Geri Proje Ödeme Planı”nda, proje «komisyonlarının» ve diğer «masrafların» miktarı net olarak gösterilmiş olup, kullandırılan krediye, talep konusu meblağ da «dahil» edilmek suretiyle taksitlendirme yapılmış ve davacı da bu taksitlendirme planını imzalamıştır.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2016/11881 E. , 2018/1070 K.
"İçtihat Metni"
....
Taraflar arasında görülen davada ..... Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 18/03/2016 tarih ve 2015/95-2016/250 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı bankadan taksitli ticari taşınmaz (arsa) kredisi kullandığını, bu kapsamda proje komisyonu bedeli adı altında haksız olarak davalı yanca 2.750,00 TL tahsil edildiğini, bankaca önceden hazırlanan ve müzakere edilmeden sözleşmeye konulan hükümlerin geçersiz sayılacağı 2.750,00 TL'nin tahsil tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı bankadan istirdadını talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, süresinde cevap dilekçesi sunmamıştır.
Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında imzalanan genel kredi sözleşmesinin 10. maddesinin "vergi, resim, harç, fon, vs.mali yükümlükler" başlığını taşıdığını, ilgili maddelerde davalı yanca "proje komisyonu" alınacağına dair bir düzenlemenin olmadığı, sözleşme öncesi bilgi formunun da davacı tarafından imzalanıp teslim alındığına dair bir belgenin dosyaya ibraz edilmediği, 6098 sayılı TBK'nin 20 ve devamı maddelerine göre genel işlem şartları mahiyetindeki sözleşmelerde, dürüstlük kurallarına aykırı olarak, karşı tarafın aleyhine veya onun durumunu ağırlaştırıcı nitelikte hükümler konulamayacağı, genel hukuk prensiplerinden olan "hiç kimse kendi kusuruna dayanarak menfaat elde edemez" ilkesi gözetildiğinde, davalı bankanın yasal dayanağı olmaksızın aldığı proje komisyon bedelini hesabına girdiği andan itibaren faizi ile birlikte iade etmesinin hakkaniyet ve adalete uygun bulunacağı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, ticari kredi sözleşmesinden doğan ve tahsil edilen proje masrafının iadesi talebine ilişkindir.
Taraflar arasında 28.12.2009 tarihli sözleşme akdedilmiş olup, mahkemece uyuşmazlığa 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu hükümleri uygulanarak davanın kabulüne karar verilmiştir. Oysa 6101 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun yürürlüğü ve uygulama şekli hakkında Kanun'un 1. maddesinde "Türk Borçlar Kanunu'nun yürürlüğe girdiği tarihten önceki fiil ve işlemlere, bunların hukuken bağlayıcı olup olmadıklarına ve sonuçlarına, bu fiil ve işlemler hangi kanun yürürlükte iken gerçekleşmişse kural olarak o kanun
.../...
hükümleri uygulanır" hükmü düzenlenmiştir. Açıklanan yasal düzenleme karşısında uyuşmazlıkta mülga 818 sayılı Borçlar Kanunu hükümleri yerine 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu hükümlerinin uygulanması ve yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamıştır. Ayrıca sözleşmenin yapıldığı tarih itibariyle dava konusu edilen kesintinin haksız olup olmadığının belirlenmesi amacıyla taraflar arasında düzenlenen kredi sözleşmesi ve eklerinin incelenmesi ve değerlendirilmesi gerekir. Sözleşme ve eklerinde masraf alınabileceği ve oranı, miktarı belirlenmişse, bu oran ve miktara göre davalının alacağı masraf saptanır. Sözleşmede masraf alınacağı, ancak oran ve miktar konusunda düzenleme bulunmaması durumunda ise, diğer bankaların uygulamalarına göre, masraf alınıp alınamayacağı ve miktarı belirlenir.
Bu açıklamadan sonra somut olaya gelindiğinde, taraflar arasında imzalanan 28.12.2009 tarihli taksitli ticari kredi sözleşmesi ve eki niteliğindeki ödeme planı içeriğinde dava konusu edilen 2.750,00 TL proje masrafının davacı yanca ödeneceğinin kararlaştırıldığı anlaşılmaktadır. Sözleşmenin ticari kredi mahiyetinde olduğu göz önüne alınarak, davanın reddi gerekirken yukarıda yazılı gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmamış bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 14/02/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
....
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/406334500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz