Rücuen Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2016/5935 E. 2018/47 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
i̇i̇k 258↗ iş bölümü↗ taşıyan↗ eksik inceleme↗ fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesi↗ görevli mahkeme↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalının davaya konu gösterinin düzenlendiği tarihte ... Devlet Opera ve Bale Müdürlüğünü yaptığı, HABİTAT projesi kapsamında TOKİ koordinatörlüğünde düzenlenen toplantı ile opera eserinin özel türü niteliğinde olan gösterinin davalı tarafından gerçekleştirileceğinin kararlaştırıldığı ve bu gösteri gerçekleştirilmiş ise de gerek davalı gerek ekibince hazırlanan gösterinin diğer bir eserden istifade suretiyle vücuda getirilip de bu esere nispetle müstakil olmayan ve işleyenin hususiyetini taşıyan fikir ve sanat mahsulleri kapsamında olduğunun kabul edilemeyeceği, bir sanat ürününün özgün bir fikre yaslanması gerekmez ise de yararlandığı eserlerden özellikle "O Fortuna" adlı bölümün sonunda birden mehteranın belirivermesinin tarihsel ve kültürel bağlamda anlamlı olmadığı gibi, Viyana Kuşatması ve Türkler bağlamında Lirik Tarihten çok önceleri daha anlamlı sayılabilecek doğu-batı karşılaştırmalarının denenmiş olması nedeniyle işlenme eser niteliğinde olmadığı, eserde hususiyet niteliğinin sıradan olmamayı bir anlamda yaratıcı olmayı gerektirdiği, davaya konu gösterinin eser olmadığı ve davacı yanın eser sahibi sayılamayacağı, bu halde de eser sahibi olmayan davacının gösteriyi düzenleyen ve gösterinin sahibi niteliğindeki davalıdan o dönemde görevli olmasına dayalı olarak tazminat talebinde bulunamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1- Dava, davalının eser sahipliğine dayalı olarak elde ettiği bedelin davacıya ödenmesi istemine ilişkindir. Mahkemece, davaya konu gösterinin eser olmadığı, davacının eser sahibi sayılamayacağı ve eser sahibi olmayan davacının gösteriyi düzenleyen o dönem çalışanı olan davalıdan tazminat talebinde bulunamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Ancak, davalı tarafça davalının ve dava dışı ...’un eser sahibi oldukları ve davaya konu gösteri hakkında ... 3. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’nin 2006/258 E. sayılı dosyasında alınan bilirkişi raporunda dava konusu gösterinin eser niteliğinde olduğunun mütalaa edildiği savunulmuş olduğuna göre, anılan dava dava dosyası celp edilip kesinleşip kesinleşmediği incelenerek oluşacak sonuca göre bir karar vermek gerekirken eksik incelemeye dayalı hüküm tesisi doğru görülmeyip bozmayı gerektirmiştir.
2-Bozma sebep ve şekline göre taraf vekillerinin sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/18807 E. 2013/5624 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:temsilde hata · husumet itirazı · dava dilekçesinin tebliği · tüzel kişilik · taraf ehliyeti · temsil · husumet
Benzer bu karardaDevlet Opera ve Balesi Müdürlüğü'nce tayin edilen vekil aracılığıyla davaya cevap verilerek «husumet itirazında» bulunulduğuna göre, bu durumun esasen «temsilcide hata» niteliğinde olduğu kabul edilerek husumetin «tüzel kişiliğe» haiz ve Devlet Opera ve Balesi Müdürlüğü'nün de bağlı bulunduğu Devlet Opera ve Balesi Genel Müdürlüğü'ne yöneltilmesi için anılan genel müdürlüğe dava «dilekçesinin tebliğ» ettirilmek suretiyle usulünce taraf teşkili sağlandıktan sonra yargılamaya devamla işin esasına girilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile ...
Her ne kadar mahkemece davalının «husumet itirazı» iç genelge ve mevzuat gerekçesiyle reddedilmiş ise de, 1309 sayılı Devlet Opera ve Balesi Genel Müdürlüğü Kuruluş Kanunu'nun 1. maddesinde Devlet Opera ve Balesi Genel Müdürlüğü'nün «tüzel kişiliği» haiz kamu kuruluşu olduğu ve aynı kanunun .... maddesine göre de lüzumu halinde illerde Devlet Opera ve Balesi Müdürlükleri kurulabileceği hüküm altına alınmıştır.
Devlet Opera ve Balesi Müdürlüğü'nün pasif dava «ehliyeti» bulunduğundan bahisle «husumet itirazının» reddiyle uyuşmazlığın esasına girilmesi doğru görülmediğinden davacı vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin ....09.2012 gün ve 2010/9569 E., 2012/13208 K. sayılı ilamının (1) numaralı bendinin kaldırılarak yerel mahkeme kararının yukarıda açıklanan değişik gerekçe ile bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Devlet Opera ve Balesi Müdürlüğü'nün «tüzel kişiliği» bulunmamakla birlikte işbu davada adı geçen ...
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/4872 E. 2019/6467 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:temsil · husumet
Benzer bu karardaİlk derece mahkemesince, davaya konu eserin davacıdan izinsiz «temsil» edildiği, davalı eylemlerinin davacının eserden doğan haklarına tecavüz niteliğinde olduğu, davacının temsil bedeli ve nota bedeli talep etmek hakkı olduğu, her bir temsilinin 850 Euro kullanım ücreti karşılığında mümkün olduğu, davacının tespit olunan telif bedelinin üç katını talep etme hakkı bulunduğu gerekçesiyle, davalı ... hakkında açılan davanın kısmen kabulü ile, davalının davacının mali haklarının sahibi olduğu “Gianni Schicchi”adlı eseri izinsiz biçimde umuma açık olarak temsil ettirmesi eyleminin davacının eserden doğan haklarına tecavüz oluşturduğunun tespitine, davalının tecavüzünün önlenmesine, davalının tecavüzünün sonucunun FSEK'in 68. maddesi uyarınca ortadan kaldırılmasına, toplam 10.200 Euro'nun 3095 sayılı Yasa'nın 4/a maddesi uyarınca davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine, Mersin Opera ve Balesi Müdürlüğüne yönelik davanın «husumet» yönünden reddine karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2016/5935 E. , 2018/47 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ...(KAPATILAN) 3.FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK
Taraflar arasında görülen davada ...(Kapatılan) 3.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 05/05/2010 tarih ve 2006/167-2010/89 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalının sekiz yılı aşkın bir süredir ... Devlet Opera ve Balesi Müdürlüğü'nde solist, dramaturg ve rejisörlük görevlerinde bulunduğunu, davalının görevinde iken, kurumun diğer sanatçılarıyla birlikte ...'u müziği ile tanıtmak amacıyla "Lirik Tarih" adı altında bir gösteri düzenlenmesinin kararlaştırıldığını ve belirli etkinliklerle gösterime sunulduğunu, davalının müvekkili tarafından görevlendirilen kişiler aleyhine "Lirik Tarih" adı altında yapılan gösterinin kendisine ait olduğunu iddia ederek tazminat davası açtığını, adı geçen eserin potbori niteliğinde olduğunu, işleme eser sayılması halinde bile, davalının müvekkili kurum çalışanı olması sebebiyle sahibinin müvekkili olması gerektiğini ileri sürerek, davalının eser sahipliğine dayalı olarak elde ettiği 30.000 USD’nin 22/03/2000 tarihinden itibaren yabancı para ile açılmış mevduata uygulanan en yüksek faiz oranı üzerinden davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin davacı kurumda önceleri solist sanatçı ve sonrasında rejisörlük yaptığını, müvekkilinin davacı kurum ile hiçbir zaman yaratıcı sanatçı olarak fikir ve sanat eseri üretmek için bir sözleşme yapmadığını, anılan eserin sadece müvekkiline değil aynı zamanda ...'a da ait olduğunu ve eserin işleme eser niteliğinde olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalının davaya konu gösterinin düzenlendiği tarihte ... Devlet Opera ve Bale Müdürlüğünü yaptığı, HABİTAT projesi kapsamında TOKİ koordinatörlüğünde düzenlenen toplantı ile opera eserinin özel türü niteliğinde olan gösterinin davalı tarafından gerçekleştirileceğinin kararlaştırıldığı ve bu gösteri gerçekleştirilmiş ise de gerek davalı gerek ekibince hazırlanan gösterinin diğer bir eserden istifade suretiyle vücuda getirilip de bu esere nispetle müstakil olmayan ve işleyenin hususiyetini taşıyan fikir ve sanat mahsulleri kapsamında olduğunun kabul edilemeyeceği, bir sanat ürününün özgün bir fikre yaslanması gerekmez ise de yararlandığı eserlerden özellikle "O Fortuna" adlı bölümün sonunda birden mehteranın belirivermesinin tarihsel ve kültürel bağlamda anlamlı olmadığı gibi, Viyana Kuşatması ve Türkler bağlamında Lirik Tarihten çok önceleri daha anlamlı sayılabilecek doğu-batı karşılaştırmalarının denenmiş olması nedeniyle işlenme eser niteliğinde olmadığı, eserde hususiyet niteliğinin sıradan olmamayı bir anlamda yaratıcı olmayı gerektirdiği, davaya konu gösterinin eser olmadığı ve davacı yanın eser sahibi sayılamayacağı, bu halde de eser sahibi olmayan davacının gösteriyi düzenleyen ve gösterinin sahibi niteliğindeki davalıdan o dönemde görevli olmasına dayalı olarak tazminat talebinde bulunamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1- Dava, davalının eser sahipliğine dayalı olarak elde ettiği bedelin davacıya ödenmesi istemine ilişkindir. Mahkemece, davaya konu gösterinin eser olmadığı, davacının eser sahibi sayılamayacağı ve eser sahibi olmayan davacının gösteriyi düzenleyen o dönem çalışanı olan davalıdan tazminat talebinde bulunamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Ancak, davalı tarafça davalının ve dava dışı ...’un eser sahibi oldukları ve davaya konu gösteri hakkında ...
3. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’nin 2006/258 E. sayılı dosyasında alınan bilirkişi raporunda dava konusu gösterinin eser niteliğinde olduğunun mütalaa edildiği savunulmuş olduğuna göre, anılan dava dava dosyası celp edilip kesinleşip kesinleşmediği incelenerek oluşacak sonuca göre bir karar vermek gerekirken eksik incelemeye dayalı hüküm tesisi doğru görülmeyip bozmayı gerektirmiştir.
2-Bozma sebep ve şekline göre taraf vekillerinin sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle taraf vekillerinin temyiz itirazlarının kabulüyle kararın taraflar yararına BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle taraf vekillerinin sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, 08/01/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/403336700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz