6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Alacak

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2014/9048 E. 2015/5968 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
proforma fatura teslim şekli akreditif virman özen yükümlülüğü satım sözleşmesi havale fatura temsil teslim

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, Dairemizce verilen bozma kararına uyularak yapılan yargılama sonunda, davalı bankanın makul özen ölçüsünde swift mesajında görülen faturaya bağlı ödemeyi dikkate alması, anlaşılmayan ve müphem noktalarda alıcıdan yeni bir talimat alması, dava dışı firmanın yetkili temsilcisinin havalenin ihracat bedeli ile ilgili olmadığı, normal bir havale olduğunu belirtmesi karşısında davalı bankanın tereddütü gidermek amacıyla davalının bankasından konuya ilişkin talimat beklemesi gerekirken faturaya bağlı ödemeyi dikkate almadan, fatura konusu havaleyi serbest bırakmasının ve yalnızca dava dışı firma temsilcisinin talimatı ile havaleyi normal bir havaleymiş gibi değerlendirmesinin usulsüz ve özen yükümlülüğüne aykırı bir davranış olduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.

Dava, davacı şirket tarafından dava dışı firmaya gönderilen ihracat bedelinin davalı banka tarafından virman yoluyla bir başka hesaba aktarılmasından kaynaklanan zararın tazmini istemine ilişkindir.

Davacı vekili, müvekkili ithalatçı şirket ile dava dışı ihracatçı şirket arasında yapılan satım sözleşmesi gereğince satım bedelinin davalı banka nezdindeki hesaba havale yoluyla gönderildiğini, ancak davalı bankanın sözkonusu bedeli dava dışı ihracatçı şirket yetkilisinin talimatı ile bir başka hesaba aktardığını, müvekkilinin satım konusu malın teslim edilmemesi nedeniyle zarara uğradığını ileri sürmüş, mahkemece yapılan yargılama sonunda yukarıda değinilen gerekçe ile davanın kabulü yönünde hüküm kurulmuştur.

Mahkemece davanın reddi yönünde daha önce kurulan iki ayrı hüküm, temyiz incelemesi sonucunda, Dairemizce, kararın yetersiz araştırmaya dayalı olarak verildiği, konusunda uzman bilirkişilerden rapor alınmasının gerektiği noktalarından bozulmuş, mahkemece bozma kararlarına uyularak yapılan yargılamanın ardından alınan bilirkişi raporları kapsamında bu kez davanın kabulüne karar verilmiştir. Buna karşın, bilirkişi raporları ve mahkeme karar gerekçesi incelendiğinde, havale işlemine konu swift mesajında numarası belirtilen proforma faturanın değerlendirmeye alınmadığı ayrıca davalı bankanın hangi hukuki nedenle sorumlu olduğunun da detaylarıyla açıklanıp tartışılmadığı görülmektedir. Nitekim dosya içerisinde örneği mevcut proforma fatura incelendiğinde, özelliği gereği dava dışı satıcı firmanın davacıya yaptığı teklifi içerdiği, bu kapsamda mal teslim şeklinin FOB, ödeme şeklinin ise ön ödeme, nakit ödeme (prepayment) şeklinde belirlendiği, bu teklife uygun olarak davacı şirketin, değinilen proforma fatura bedeli ile uyumlu şekilde 42.000 USD tutarındaki satış bedelini satıcı şirket hesabına gönderdiği anlaşılmaktadır. Bu haliyle davacı şirket tarafından yapılan havale işlemi şarta bağlı bir havale niteliği taşımamakta ve satım sözleşmesindeki anlaşmaya uygun olarak peşin ödeme özelliği içermektedir. Nitekim yapılan satış işleminin, vesaik mukabili olarak kararlaştırılmadığı ve akreditif yolunun da taraflarca tercih edilmediği çekişmesizdir. Yapılan bu açıklamalara ek olarak, somut olayda davalı banka ile davacı şirket arasındaki hukuki ilişkide açıklıkla kararlaştırılmış olmaması sebebiyle, Uluslararası Ticaret Odası (ICC) tarafından öngörülen yeknesak kuralların uygulama kabiliyetinin bulunmadığı da önemle belirtilmelidir. O halde dava konusu olayda davacı tarafından gönderilen havalenin peşin ödemeden kaynaklandığı, iç mevzuatımız bakımından davalı bankanın sorumluluğunu gerektiren herhangi bir düzenlemenin de bulunmadığı gözönüne alınmak suretiyle davanın reddine karar vermek gerekirken, yeterli hukuki değerlendirme içermeyen ve hatalı tespitler barındıran bilirkişi raporlarına dayanılarak davanın kabulü yönünde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın davalı yararına bozulması gerekmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/2919 E. 2012/9098 K.

    Ortak: · Alacak

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/10608 E. 2013/9063 K.

    Ortak: · Alacak

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Cevap süresi

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/12563 E. 2018/4154 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

1 benzer karar daha
  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/7882 E. 2017/5148 K.

    Ortak: · Alacak

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2014/9048 E.  ,  2015/5968 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada ...(Kapatılan) 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 02/04/2014 tarih ve 2013/156-2014/97 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 28/04/2015 günü hazır bulunan davacı vekili Av.... ile davalı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkili şirket tarafından aralarındaki ticari ilişki sebebiyle dava dışı ... Ltd. Şti.'nin hesabına yaptığı havalenin, şirket yerine üçüncü şahsa ödendiğini, davalı bankanın hatalı ödeme yapmasından ötürü müvekkilinin zarara uğradığını ileri sürerek 42.000 USD'nin davalıdan faizi ile tahsilini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, müvekkilinin gelen 42.000 USD bedelli havaleyi, öncelikle ... Ltd.Şti.nin hesabına aktardığını, swift mesajında fatura bilgileri yer aldığından buradan yine aynı şirketin ihracat hesabına virman yaptığını, buradan da şirketin yazılı talimatı üzerine şirket yetkilisi ve ortağı olan ... 'ya ait şahsi hesaba virman yapıldığını savunarak davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, Dairemizce verilen bozma kararına uyularak yapılan yargılama sonunda, davalı bankanın makul özen ölçüsünde swift mesajında görülen faturaya bağlı ödemeyi dikkate alması, anlaşılmayan ve müphem noktalarda alıcıdan yeni bir talimat alması, dava dışı firmanın yetkili temsilcisinin havalenin ihracat bedeli ile ilgili olmadığı, normal bir havale olduğunu belirtmesi karşısında davalı bankanın tereddütü gidermek amacıyla davalının bankasından konuya ilişkin talimat beklemesi gerekirken faturaya bağlı ödemeyi dikkate almadan, fatura konusu havaleyi serbest bırakmasının ve yalnızca dava dışı firma temsilcisinin talimatı ile havaleyi normal bir havaleymiş gibi değerlendirmesinin usulsüz ve özen yükümlülüğüne aykırı bir davranış olduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.

Dava, davacı şirket tarafından dava dışı firmaya gönderilen ihracat bedelinin davalı banka tarafından virman yoluyla bir başka hesaba aktarılmasından kaynaklanan zararın tazmini istemine ilişkindir.

Davacı vekili, müvekkili ithalatçı şirket ile dava dışı ihracatçı şirket arasında yapılan satım sözleşmesi gereğince satım bedelinin davalı banka nezdindeki hesaba havale yoluyla gönderildiğini, ancak davalı bankanın sözkonusu bedeli dava dışı ihracatçı şirket yetkilisinin talimatı ile bir başka hesaba aktardığını, müvekkilinin satım konusu malın teslim edilmemesi nedeniyle zarara uğradığını ileri sürmüş, mahkemece yapılan yargılama sonunda yukarıda değinilen gerekçe ile davanın kabulü yönünde hüküm kurulmuştur.

Mahkemece davanın reddi yönünde daha önce kurulan iki ayrı hüküm, temyiz incelemesi sonucunda, Dairemizce, kararın yetersiz araştırmaya dayalı olarak verildiği, konusunda uzman bilirkişilerden rapor alınmasının gerektiği noktalarından bozulmuş, mahkemece bozma kararlarına uyularak yapılan yargılamanın ardından alınan bilirkişi raporları kapsamında bu kez davanın kabulüne karar verilmiştir. Buna karşın, bilirkişi raporları ve mahkeme karar gerekçesi incelendiğinde, havale işlemine konu swift mesajında numarası belirtilen proforma faturanın değerlendirmeye alınmadığı ayrıca davalı bankanın hangi hukuki nedenle sorumlu olduğunun da detaylarıyla açıklanıp tartışılmadığı görülmektedir. Nitekim dosya içerisinde örneği mevcut proforma fatura incelendiğinde, özelliği gereği dava dışı satıcı firmanın davacıya yaptığı teklifi içerdiği, bu kapsamda mal teslim şeklinin FOB, ödeme şeklinin ise ön ödeme, nakit ödeme (prepayment) şeklinde belirlendiği, bu teklife uygun olarak davacı şirketin, değinilen proforma fatura bedeli ile uyumlu şekilde 42.000 USD tutarındaki satış bedelini satıcı şirket hesabına gönderdiği anlaşılmaktadır.

Bu haliyle davacı şirket tarafından yapılan havale işlemi şarta bağlı bir havale niteliği taşımamakta ve satım sözleşmesindeki anlaşmaya uygun olarak peşin ödeme özelliği içermektedir. Nitekim yapılan satış işleminin, vesaik mukabili olarak kararlaştırılmadığı ve akreditif yolunun da taraflarca tercih edilmediği çekişmesizdir. Yapılan bu açıklamalara ek olarak, somut olayda davalı banka ile davacı şirket arasındaki hukuki ilişkide açıklıkla kararlaştırılmış olmaması sebebiyle, Uluslararası Ticaret Odası (ICC) tarafından öngörülen yeknesak kuralların uygulama kabiliyetinin bulunmadığı da önemle belirtilmelidir. O halde dava konusu olayda davacı tarafından gönderilen havalenin peşin ödemeden kaynaklandığı, iç mevzuatımız bakımından davalı bankanın sorumluluğunu gerektiren herhangi bir düzenlemenin de bulunmadığı gözönüne alınmak suretiyle davanın reddine karar vermek gerekirken, yeterli hukuki değerlendirme içermeyen ve hatalı tespitler barındıran bilirkişi raporlarına dayanılarak davanın kabulü yönünde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın davalı yararına bozulması gerekmiştir.

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA, takdir olunan 1.100 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 28/04/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/403212700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.