Kusur oranı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2010/12084 E. 2012/3560 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
kusur oranı↗ riziko↗ rücu↗ yasal faiz↗ kusur↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, kusur oranı itibariyle davalıya rücu edilebilecek tazminat tutarının 33.802 TL olduğu ve bu miktarın ödeme tarihi olan 12.04.2007 tarihinden itibaren talep gibi yasal faizi ile davalıdan tahsili gerektiği gerekçeleri ile 33.802 TL nın 12.04.2007 tarihinden itibaren yasal faizi ile davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
Kararı taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin aşağıdaki (2) nolu bent dışındaki sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Ancak, davacı ... şirketinin sigortalısının rizikonun meydana gelmesinde herhangi bir kusuru bulunmadığı halde davacıya kusur atfeden bilirkişi raporuna göre karar verilmesi doğru görülmemiş hükmün bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/5473 E. 2015/13057 K.
Ortak:kusur
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, «kusur oranı» itibariyle davalıya «rücu» edilebilecek tazminat tutarının 33.802 TL olduğu ve bu miktarın ödeme tarihi olan 12.04.2007 tarihinden itibaren talep gibi «yasal faizi» ile davalıdan tahsili gerektiği gerekçeleri ile 33.802 TL nın 12.04.2007 tarihinden itibaren yasal faizi ile davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
2- Ancak, davacı ... şirketinin sigortalısının «rizikonun» meydana gelmesinde herhangi bir «kusuru» bulunmadığı halde davacıya kusur atfeden bilirkişi raporuna göre karar verilmesi doğru görülmemiş hükmün bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer bu karardaDosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve muris tarafından imzalı boş dekontların üçüncü bir şahsa değil de, davalının çalışanına verilmiş olması nedeniyle BK'nın 100. maddesi gereğince davacıya «kusur» izafe edilemeyecek olmasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:adam çalıştıranın sorumluluğu · reeskont faizi · ıslah
Benzer bu kararda… yatırıldığı, ancak çekilen paraların 23.802,88 TL'sinin iade edilmediği, davalı banka çalışanının güvene dayalı olarak yaptığı işlemlerden dolayı da davalı bankanın «adam çalıştıranın sorumluluğu» hükümlerine göre sorumlu olduğu gerekçesiyle 23.802,88 TL alacağın 8.000,00 TL'sine 02/11/2011 dava tarihinden, 15.802,88 TL'sine ise «ıslah» tarihinden itibaren işleyecek «reeskont faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2010/12084 E. , 2012/3560 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 08/07/2010 tarih ve 2009/577-2010/537 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirkete “All Risk Sigorta Poliçesi” ile sigortalı toplu konut inşaatında davalının taahhüdünde yapılmakta olan çalışmalar esnasında yangın meydana geldiğini, meydana gelen hasar nedeni ile sigortalıya 67.004 TL hasar tazminatı ödendiğini ileri sürerek, TTK nun 1301 maddesi uyarınca müvekkili tarafından sigortalısına ödenen 67.004 TL nin 12.04.2007 ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, kusur oranı itibariyle davalıya rücu edilebilecek tazminat tutarının 33.802 TL olduğu ve bu miktarın ödeme tarihi olan 12.04.2007 tarihinden itibaren talep gibi yasal faizi ile davalıdan tahsili gerektiği gerekçeleri ile 33.802 TL nın 12.04.2007 tarihinden itibaren yasal faizi ile davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
Kararı taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin aşağıdaki (2) nolu bent dışındaki sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Ancak, davacı ... şirketinin sigortalısının rizikonun meydana gelmesinde herhangi bir kusuru bulunmadığı halde davacıya kusur atfeden bilirkişi raporuna göre karar verilmesi doğru görülmemiş hükmün bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenle, davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin (2) nolu bent dışındaki sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenle davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün yukarıda yazılı nedenle davacı yararına BOZULMASINA, aşağıda yazılı bakiye 1.506,00 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 09/03/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1048857300 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz