Arabuluculuk dava şartı - süre verilmesi mümkün değil
İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2024/1533 E. 2024/1409 K. · · İlk derece: İSTANBUL ANADOLU 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Alacakistinaf başvurusunun esastan reddiKesin
★ EmsalDava şartı (hukuki yarar / ehliyet / kesin hüküm)
Gerekçe özeti
Konusu bir miktar para alacağı olan ticari davalarda arabulucuya başvurulmuş olması dava açılmadan önce yerine getirilmesi gereken bir dava şartıdır ve bu dava şartı HMK 115/2 anlamında tamamlanabilen bir eksiklik olarak düzenlenmemiştir; mahkeme, arabuluculuk başvurusu yapılması için davacıya süre veremez ve sürecin tamamlanmasını bekleyemez. Süreç dava açıldıktan sonra, karar tarihinden sonra tamamlanmışsa, bu durum başlangıçtaki dava şartı noksanlığını gidermez ve dava usulden reddedilir.
Ele alınan sorunlar
Arabuluculuk dava şartının tamamlanması için sürecin beklenip beklenmeyeceği → ret
İddia: Davacı vekili, tensip kararı üzerine derhal arabulucuya müracaat edildiğini, arabuluculuk görüşmeleri devam ederken acele karar verildiğini, sürecin tamamlanmasının beklenmesi gerektiğini, sürecin karar tarihinden 6 gün sonra anlaşamama ile sonlandığını ileri sürmüştür.
Gerekçe: TTK m.5/A uyarınca, konusu bir miktar para alacağı olan ticari davalarda dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır. Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması halinde, herhangi bir işlem yapılmaksızın ve dosya üzerinden davanın dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir (HUAK 18/A/2, HUAK Yönetmeliği 22/3). Bu dava şartı, HMK 115/2 kapsamında tamamlanabilen bir dava şartı eksikliği olarak düzenlenmemiştir; dava şartı noksanlığının giderilmesi ve arabulucuya başvurulması için mahkemece davacıya süre verilmeyecektir. HMK 115/3 uyarınca, dava şartı noksanlığı mahkemece esasa girilmeden önce fark edilmemiş ve taraflarca ileri sürülmemiş olsa da hüküm anında bu noksanlık giderilmişse dava usulden reddedilemez; ancak eldeki davada süreç karar tarihinden sonra tamamlanmıştır. Uyuşmazlığın, davacı tarafından davalıya sözleşme ile emaneten verildiği ileri sürülen bonolardan kaynaklanması nedeniyle dava ticari dava niteliğindedir ve arabulucuya başvuru dava şartıdır. Bu itibarla mahkemece anlaşamama tutanağı aslının istenilmesi üzerine arabulucuya başvurulmuş olması, yasal düzenlemelere göre başvuru için süre verilmesini veya sürecin tamamlanmasının beklenilmesini gerektirmez.
Gerekçe kaynağı: özgün
Emsal değeri
Ticari davalarda arabuluculuğa başvuru dava şartının, dava açıldıktan sonra tamamlanabilen bir eksiklik olmadığı ve mahkemenin bu başvuru için süre verme ya da sürecin sonuçlanmasını bekleme yükümlülüğü bulunmadığı yönünde emsal niteliği taşımaktadır.
Usul tespitleri
- Dava şartı
- Konusu bir miktar para alacağı olan ticari davalarda dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır; bu şart, dava açıldıktan sonra tamamlanabilen bir dava şartı eksikliği olarak düzenlenmemiştir ve mahkemece bu eksikliğin giderilmesi için süre verilemez.
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
arabuluculuk↗ dava şartı↗ ticari dava↗ usulden ret↗ kesin süre↗
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO 2024/1533
KARAR NO 2024/1409
TÜRK MİLLETİ ADINA
İSTİNAF KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ İSTANBUL ANADOLU 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 16/05/2024
NUMARASI 2024/191 Esas - 2024/467 Karar
DAVA
Alacak (Emanet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ 07/10/2024
Davanın usulden reddine ilişkin kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA
Davacı vekili; taraflar arasında yapılan sözleşmeye karşılık davalı ...'e emanet edilen 68.500-TL bedelli 23 adet senedin davalı tarafından geri iade edilmediğini ve emanet senetleri kullanarak sebepsiz zenginleştiğini, davalıya emanet edilen senetlerin ödemesinin ... tarafından...tarafından yapıldığı,ödemelere ilişkin banka dekontlarının sunulduğunu , 18/02/2014 tarihli emanet sözleşmesine binaen verilen fazlaya ilişkin hak ve alacakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 68.500-TL alacağın müvekkiline ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili;davacı tarafından daha önceki zamanlardan elinde kalan bir evrakta tahrifat ve düzenleme yapılarak bir borç oluşturulmaya çalışıldığını, delil olarak ibraz edilen evrakın Adli Tıp Kurumuna gönderilerek üzerindeki varsa tahrifatların, tüm yazı çizgi nokta ve imza vs hususlarında inceleme yapılarak rapor aldırılmasını, taraflar arasında bir daire alışverişi olduğunu ve bu güne kadar kendisine tüm ödemelerin harfiyen yapıldığını, bu husustaki tüm ödeme belgelerinin mevcut olduğunu, ATK'dan gelecek raporlara ve karşı tarafça ileri sürülecek delil ve beyanlara karşı delil ve beyan sunma haklarını saklı tuttuklarını beyan etmiştir.
İLK DERECE MAHKEME KARARI
Mahkemece; 6102 sayılı TTK'nın 7155 sayılı yasa ile eklenen 5/A maddesinin 1. fıkrasında; "Bu kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır." şeklinde düzenlendiğini ,ticari davalar bakımından arabuluculuğun özel bir dava şartı haline getirildiğini, davacının davayı açarken arabuluculuk tutanağının aslını veya arabulucu tarafından onaylanan örneğini dosyaya sunmadığı, arabuluculuk dava şartı yerine getirilmeden dava açıldığı gerekçesiyle, davanın usulden reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili; 13/03/2024 tarihli tensip kararı nedeniyle derhal arabulucuğa müracaat edildiğini, arabuluculuk görüşmeleri devam ederken acele olarak davanın usulden reddedildiğini, arabuluculuk görüşmelerinin tamamlanmasının beklenmesi gerekirken 16/05/2024 tarihinde ilk celsede karar verildiğini, arabuluculuk görüşmesinin 6 gün sonra 22/05/2024 tarihinide anlaşamama ile sonlandığını,18/02/2014 tarihli emanet sözleşmesine binaen verilen 23 adet senedin davalı tarafından kullanıldığı,ödemesinin müvekkiline yapılmadığını belirterek, davalıdan 68.500-TL olan alacağının müvekkiline faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesini talep etmiştir.
GEREKÇE
Dava,Anadolu Asliye Hukuk Mahkemesinde açılmış olup; mahkemece "Bonoların 6102 Sayılı TTK 776 vd. maddelerinde düzenlendiğini, ayrıca TTK 732. maddesinde kambiyo senetlerinden kaynaklı sebepsiz zenginleşme konusu düzenlendiğini, 4. maddesinde de bu kanunda düzenlenen hususlardan doğan hukuk davalarının ticari dava sayıldığı , 5. maddesinde tüm ticari davalara asliye ticaret mahkemesinde bakılacağının belirtildiğini ,uyuşmazlığın emanet sözleşmesi gereğince verilen bonolardan kaynaklanması sebebiyle uyuşmazlıkda asliye ticaret mahkemesi görevli olduğundan 27.12.2023 tarihli karar ile mahkemenin görevsizliğine karar verilmiştir.Taraflarca istinaf edilmeden kesinleşen karar nedeniyle 4.3.2023 tarihli üst yazı ile dava dosyası görevli mahkemeye gönderilmiştir.
13. 03.2024 tarihli tensip zaptı ile davacı vekiline, arabuluculuk anlaşamama son tutanağın aslı veya onaylanmış bir örneğini dosyaya sunması için 2(iki) hafta kesin süre verilmiş,tensip zaptı 18.3.2024 tarihinde davacı vekiline tebliğ edilmiştir. 6102 sayılı kanunun 5/A maddesinde ,dava konusu bir miktar para alacağı olan tüm ticari davalarda dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması, dava şartı olarak düzenlenmiştir.Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması halinde herhangi bir işlem yapılmaksızın ve dosya üzerinden davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir (HUAK 18/A/2, HUAK Yönetmeliği 22/3). Burada dava şartı arabuluculuk süreci, 6100 sayılı HMK'nın 115/2 maddesi çerçevesinde, tamamlanabilen bir dava şartı eksikliği olarak düzenlenmemiştir.Dava şartı noksanlığının giderilmesi ve arabulucuya başvurulması için mahkemece davacıya süre verilmeyecektir.
Bununla birlikte aynı kanunun 115/3 maddesi uyarınca dava şartı noksanlığı, mahkemece davanın esasına girilmesinden önce fark edilmemiş, taraflarca ileri sürülmemiş ve fakat hüküm anında bu noksanlık giderilmişse, başlangıçtaki dava şartı noksanlığından ötürü, dava usulden reddedilemez. Eldeki davada ilk olarak davanın asliye hukuk mahkemesinde açıldığı, görevsizlik kararının kesinleşmesinden dosyanın gönderildiği mahkemece anlaşamama tutanak aslının istenilmesi üzerine, davacı vekilince arabulucuya başvurulduğu,sürecin karar tarihinden sonra tamamlandığı anlaşılmakla davacı vekilinin sürecin tamamlanmasının mahkemece beklenilmesi gerektiğine ilişkin istinaf nedeni yerinde bulunmamıştır. Açıklanan nedenlerle;
mahkemece tutanak asıl istenilmesi üzerine davacı vekili tarafından arabulucuya başvurulduğu, yasal düzenlemelere göre başvuru için süre verilmesinin ve sürecin tamamlanmasının beklenilmesinin mümkün olmadığı,uyuşmazlık davacı tarafından davalıya sözleşme ile emaneten verildiği ileri sürülen bonolardan kaynaklanmasına göre davanın ticari dava olduğu ve arabulucuya başvurunun dava şartı olduğu anlaşılmakla davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM
Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,Peşin harcın karar harcına mahsubuna başkaca harç alınmasına yer olmadığınaDavacı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 07/10/20
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/40156 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi