İtirazın İptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2015/1397 E. 2015/6097 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
genel yetki kuralı↗ hmk 200↗ genel yetki↗ navlun bedeli↗ borca itiraz↗ navlun↗ dava şartı yokluğu↗ taşıma sözleşmesi↗ yetki↗ icra inkar tazminatı↗ inkar tazminatı↗ yetkisizlik kararı↗ ibraz↗ e-defter↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece iddia, savunma, toplanılan deliller, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının davalıya ait malların nakliyesini yaptığı ve 26-27.12.2011 tarihli faturaları düzenlediği, her ne kadar davalı tarafça taşımayı yapan araçların davacıya ait olmadığı ve bu itibarla işin davacı adına yapılmadığı savunulmuş ise de, nakliyenin davacı tarafça yapılması için kullanılan araçların davacıya ait olmasının zorunlu olmadığı gerekçesiyle, davanın kabulü ile, davalının icra takip tarihi itibariyle 4.484,00 TL borçlu olduğu anlaşıldığından, davalının itirazının iptaline, takibin devamına, alacağın % 20'si olan 896,80 TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava, navlun bedelinin tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkin olup davalı, borçlu vekili süresinde vermiş olduğu dilekçe ile icra dairesinin yetkisine ve borca itiraz etmiştir. ... halde, İİK'nın 67. maddesi çerçevesinde görülen işbu davada öncelikle borçlunun takip dairesinin yetkisine vaki itirazı incelenip, bu yoldaki itirazın haklı bulunması halinde davanın dava şartı yokluğundan reddine karar vermek gerekir.
Taşıma sözleşmesi yazılı olabileceği gibi, sözlü de yapılabilir. Ancak ispatı için 6100 sayılı HMK'nın 200. maddesi uyarınca yazılı belge gerekir. Taraflar arasında taşıma sözleşmesi yapıldığına dair yazılı bir belge ibraz edilmediği gibi, davacının dayandığı faturalar sadece kendi defterlerinde kayıtlı olup, davalıya tebliğ de edilmemiştir. Dava değeri gözetildiğinde, taşıma akdinin varlığı tanık beyanıyla da ispat edilemez. ... halde, taraflar arasında bir taşıma sözleşmesinin var olup olmadığına ilişkin uyuşmazlığın yargılama hitamına değin varlığını sürdürdüğü ve davacının bu yoldaki iddiasını ispatlayamadığı gözetildiğinde Yargıtay'ın yerleşik uygulaması çerçevesinde genel yetki kurallarının dışında, BK'nın 73. maddesi uyarınca yetkili icra dairesinin ve/veya mahkemenin alacaklının ikametgahına göre belirlenmesi söz konusu olamaz.
Bu itibarla, mahkemece yetkili icra dairesinde icra takibi yapılmamış olması nedeniyle işin esasına girilmeksizin davanın reddine karar vermek gerekirken kabulü doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre, davalı vekilinin esasa yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/906 E. 2010/8742 K.
Ortak:yetki
İncelediğiniz karardaDava değeri gözetildiğinde, taşıma akdinin varlığı tanık beyanıyla da ispat edilemez. ... halde, taraflar arasında bir «taşıma sözleşmesinin» var olup olmadığına ilişkin uyuşmazlığın yargılama hitamına değin varlığını sürdürdüğü ve davacının bu yoldaki iddiasını ispatlayamadığı gözetildiğinde Yargıtay'ın yerleşik uygulaması çerçevesinde «genel yetki kurallarının» dışında, BK'nın 73. maddesi uyarınca yetkili icra dairesinin ve/veya mahkemenin alacaklının ikametgahına göre belirlenmesi söz konusu olamaz.
Benzer bu karardaMahkemece davanın kabulüne ilişkin verilen kararın davalılar vekilince temyizi üzerine dosyanın Dairemize gelmesinden sonra davacı taraf vekillerinden Av. ...26.03.2007 tarihli «yetki» belgesinin dayanağı olan Bursa 16.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:davadan feragat · feragat · kesin hüküm
Benzer bu karardaNoterliğinin 24.10.2002 gün ve 27677 yevmiye nolu vekaletnamedeki yetkilendirmeye dayanarak yöntemince «davadan feragat» bildiriminde bulunduğu 05.08.2010 tarihli dilekçeyi yerel mahkeme aracılığı ile göndermiştir.
HUMK'nun 95/02 maddesi hükmünce «feragat» «kesin» bir hükmün hukuki sonuçlarını doğuracağından bu yoldaki bildirim hakkında hüküm kurulması için kararın bozulması gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/15660 E. 2012/5812 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:güven kurumu · özen yükümlülüğü
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu, tanık beyanları ve dosya kapsamına göre, bir «güven kurumu» olan davalı Banka'nın basiretli davranmayarak «özen yükümlülüğünü» ihlal ettiğini, gerekli güvenlik önlemlerini almaması dolayısıyla ilgili olaylar açısından asli kusurlu olması gerekçesiyle davanın kabulüyle 20.000,00 TL maddi ve 500,00 TL manevi tazminatın tahsiline karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/10552 E. 2013/9061 K.
Ortak:navlun bedeli · borca itiraz · navlun · taşıma sözleşmesi · e-defter
İncelediğiniz kararda1- Dava, «navlun bedelinin» tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkin olup davalı, borçlu vekili süresinde vermiş olduğu dilekçe ile icra dairesinin «yetkisine» ve «borca itiraz» etmiştir. ... halde, İİK'nın 67. maddesi çerçevesinde görülen işbu davada öncelikle borçlunun takip dairesinin yetkisine vaki itirazı incelenip, bu yoldaki itirazın haklı bulunması halinde davanın dava «şartı yokluğundan» reddine karar vermek gerekir.
Taraflar arasında «taşıma sözleşmesi» yapıldığına dair yazılı bir belge «ibraz» edilmediği gibi, davacının dayandığı faturalar sadece kendi «defterlerinde» kayıtlı olup, davalıya tebliğ de edilmemiştir.
Dava değeri gözetildiğinde, taşıma akdinin varlığı tanık beyanıyla da ispat edilemez. ... halde, taraflar arasında bir «taşıma sözleşmesinin» var olup olmadığına ilişkin uyuşmazlığın yargılama hitamına değin varlığını sürdürdüğü ve davacının bu yoldaki iddiasını ispatlayamadığı gözetildiğinde Yargıtay'ın yerleşik uygulaması çerçevesinde «genel yetki kurallarının» dışında, BK'nın 73. maddesi uyarınca yetkili icra dairesinin ve/veya mahkemenin alacaklının ikametgahına göre belirlenmesi söz konusu olamaz.
Benzer bu karardaDava, «taşıma sözleşmesinden» kaynaklanan «navlun bedelinin» tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece tarafların «ticari defterleri» üzerinde yaptırılan «bilirkişi incelemesinde», davacı defterlerinde kayıtlı olan «navlun faturasının» davalı defterinde «kaydının» bulunmadığı ve takip dayanağının da bu «fatura» bedeline ilişkin olduğu anlaşılmıştır.Bu durumda davacının defterleri usulüne uygun tutulmadığından lehine delil olamaz.
Davalının da «borca itiraz» etmiş olması nedeniyle, davacının faturaya konu taşımayı yaptığını ve ücreti hak ettiğini ispat etmesi gerekir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:navlun faturası · peşin karar harcı · ispat yükü · bilirkişi incelemesi · ticari defter · fatura · cy/cy kaydı · eksik inceleme
Benzer bu karardaMahkemece tarafların «ticari defterleri» üzerinde yaptırılan «bilirkişi incelemesinde», davacı defterlerinde kayıtlı olan «navlun faturasının» davalı defterinde «kaydının» bulunmadığı ve takip dayanağının da bu «fatura» bedeline ilişkin olduğu anlaşılmıştır.Bu durumda davacının defterleri usulüne uygun tutulmadığından lehine delil olamaz.
Buna göre «ispat yükünün» davacıda olduğu gözetilerek bir karar verilmesi gerekirken, «eksik incelemeye» dayalı olarak gerekçesiz ve bilirkişi raporuna göre verildiği ifade edilmesine rağmen bilirkişi raporundan farklı karar verilmesi doğru bulunmamış kararın bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenle davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün yukarıda yazılı nedenle davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz «peşin harcın» isteği halinde temyiz edene iadesine, 06/05/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2015/1397 E. , 2015/6097 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ...
2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 18/11/2014 tarih ve 2013/449-2014/661 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalının 26-27.12.2011 tarihlerinde ... - ... Liman Müdürlüğü'ne ve ... - ... Gümrük Müdürlüğü'ne olmak üzere nakliye işini gerçekleştirdiğini ve bu taşımalara ilişkin fatura tanzim edildiğini, fatura bedellerinin tahsili için davalı aleyhine icra takibi başlatıldığını ancak, davalının haksız itirazı ile takibi durdurduğunu ileri sürerek, itirazın iptalini, davalının takip konusu borcu takip dosyasında belirtilen faiziyle ödemeye ve takip konusu alacağın % 20'sinden aşağı olmamak üzere tazminata mahkum edilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, taşımanın davacı tarafça yapılıp yapılmadığının belli olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, toplanılan deliller, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının davalıya ait malların nakliyesini yaptığı ve 26-27.12.2011 tarihli faturaları düzenlediği, her ne kadar davalı tarafça taşımayı yapan araçların davacıya ait olmadığı ve bu itibarla işin davacı adına yapılmadığı savunulmuş ise de, nakliyenin davacı tarafça yapılması için kullanılan araçların davacıya ait olmasının zorunlu olmadığı gerekçesiyle, davanın kabulü ile, davalının icra takip tarihi itibariyle 4.484,00 TL borçlu olduğu anlaşıldığından, davalının itirazının iptaline, takibin devamına, alacağın % 20'si olan 896,80 TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava, navlun bedelinin tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkin olup davalı, borçlu vekili süresinde vermiş olduğu dilekçe ile icra dairesinin yetkisine ve borca itiraz etmiştir. ... halde, İİK'nın 67. maddesi çerçevesinde görülen işbu davada öncelikle borçlunun takip dairesinin yetkisine vaki itirazı incelenip, bu yoldaki itirazın haklı bulunması halinde davanın dava şartı yokluğundan reddine karar vermek gerekir.
Taşıma sözleşmesi yazılı olabileceği gibi, sözlü de yapılabilir. Ancak ispatı için 6100 sayılı HMK'nın 200. maddesi uyarınca yazılı belge gerekir. Taraflar arasında taşıma sözleşmesi yapıldığına dair yazılı bir belge ibraz edilmediği gibi, davacının dayandığı faturalar sadece kendi defterlerinde kayıtlı olup, davalıya tebliğ de edilmemiştir. Dava değeri gözetildiğinde, taşıma akdinin varlığı tanık beyanıyla da ispat edilemez. ... halde, taraflar arasında bir taşıma sözleşmesinin var olup olmadığına ilişkin uyuşmazlığın yargılama hitamına değin varlığını sürdürdüğü ve davacının bu yoldaki iddiasını ispatlayamadığı gözetildiğinde Yargıtay'ın yerleşik uygulaması çerçevesinde genel yetki kurallarının dışında, BK'nın 73.
maddesi uyarınca yetkili icra dairesinin ve/veya mahkemenin alacaklının ikametgahına göre belirlenmesi söz konusu olamaz.
Bu itibarla, mahkemece yetkili icra dairesinde icra takibi yapılmamış olması nedeniyle işin esasına girilmeksizin davanın reddine karar vermek gerekirken kabulü doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre, davalı vekilinin esasa yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin esasa yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 29/04/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/401472400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz