6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Alacak

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2014/19029 E. 2015/4759 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
temerrüt faizi temerrüt

Atıf yapılan mevzuat: HUMK — HUMK 74 · HMK — HMK 26

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, iddia, savunma, uyulan bozma ilamı, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacıya ait 118.89.94 nolu mevduat hesabından talimatı ve imzalı beyanı olmaksızın 56.655,73 DM ile yine davacıya ait 1094486 hesaptan 3.650 DM'nin imzasız olarak çekildiği, davalı bankanın bankacılık hizmetlerinden dolayı usulsüz yapılan bu işlemlerden dolayı sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, ... nolu mevduat hesabından doğan 10.000 DM 26.06.2000 tarihinden 28.02.2002 tarihine kadar devlet bankalarının DM bazında 1 yıllık mevduat faizine uyguladıkları oranda temerrüt faizi ile birlikte, 28.02.2002 tarihinden itibaren 5.128,20 Euro'nun bu tarihten itibaren devlet bankalarının Euro bazında 1 yıllık mevduat faizine uyguladıkları oranda temerrüt faizi ile, birleşen davanın kabulü ile 1094486 nolu hesaptan 3.650 DM 18.08.1998 tarihinden 28.02.2002 tarihine kadar devlet bankalarının DM bazında 1 yıllık mevduat faizine uyguladıkları oranda temerrüt faizi ile birlikte, 28.02.2002 tarihinden itibaren 1.871,79 Euro'nun bu tarihten itibaren devlet bankalarının Euro bazında 1 yıllık mevduat faizine uyguladıkları oranda temerrüt faizi ile, 1188994 mevduat hesabından doğan 50.305,73 DM 26.06.2000 tarihinden 28.02.2002 tarihine kadar devlet bankalarının DM bazında 1 yıllık mevduat faizine uyguladıkları oranda temerrüt faizi ile, 28.02.2002 tarihinden itibaren 25.797,81 Euro'nun bu tarihten itibaren devlet bankalarının Euro bazında 1 yıllık mevduat faizine uyguladıkları oranda temerrüt faizi ile davalı ...'den alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.

Kararı, davalı ... vekili temyiz etmiştir.

1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı ... vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.

2- Dava, davalı Bankaya yatırılan mevduatın talimat dışında 3. kişilere ödenmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkin olup ... devir sözleşmesi uyarınca borç ve yükümlülüğü üstlenmiştir.

Kural olarak hakim, iki tarafın iddia ve savunmaları ile bağlı olup talepten fazlasına veya başkasına hükmedemez. Davacı vekili, dava dilekçesinde 10.000 DM ve 100 TL'nin tahsilini talep etmiş, birleşen davada da 50.305,73 DM'nin davalı Bankadan alınarak müvekkiline verilmesini istemiştir. Mahkemece, yapılan yargılama sonunda hükmün 1 nolu bendinde 10.000 DM, 2 nolu bendinde 3.650 DM, 3 nolu bendinde de 50.305,73 DM'nin (28.02.2012 tarihindeki kur üzerinden Euro'nun) tahsiline karar verilmiştir. Bu durumda, mahkemece hüküm altına alınan alacak miktarının davacının talebini aşmamasına dikkat edilerek tayini gerekirken mülga 1086 sayılı HUMK'nın 74. ve 6100 sayılı HMK'nın 26. maddesine aykırı biçimde talepten fazlaya hükmedilmesi doğru görülmemiş ve kararın bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Temerrüt faizi

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/10547 E. 2016/3838 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/6567 E. 2012/13625 K.

    Ortak:Alacak

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2014/19029 E.  ,  2015/4759 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada ...

2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 14/05/2014 tarih ve 2013/299-2014/471 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı ... vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkilinin damadı ... aracılığıyla davalı Bankaya para yatırdığını, ancak davalı bankanın müvekkilinin talimatı olmaksızın mevduatı 3. kişilere ödediğini ileri sürerek şimdilik 10.000 DM ile 100,00 TL'nin vadeli mevduata uygulanan en yüksek faizi ile birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir. Davacı vekili, birleşen dosyada 50.375,53 DM'nin usulsüz ödemelerin yapıldığı tarihten itibaren işleyecek vadeli mevduata uygulanan en yüksek faizi ile birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.

Davalı ... vekili, banka kayıtlarında davacıya ait bir mevduat sözleşmesinin bulunmadığını, davacının bankada hiçbir işlem yapmadığını, hesaplar üzerindeki tasarruf hakkının ...'e ait olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. Davalı vekili ayrıca davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte müvekkilinin borcu üstlendiğini belirtmiştir.

Davalı ... A.Ş. vekili, müvekkili banka nezdinde davacı adına bir hesabın açıldığını, ancak hesabı açanın davacı olmadığını, davacının hesap üzerinde hiç bir işlem yapmadığını, dava dışı ...'in bu hesaplar üzerindeki tasarrufları kendi hesabına yaptığını savunarak davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, iddia, savunma, uyulan bozma ilamı, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacıya ait 118.89.94 nolu mevduat hesabından talimatı ve imzalı beyanı olmaksızın 56.655,73 DM ile yine davacıya ait 1094486 hesaptan 3.650 DM'nin imzasız olarak çekildiği, davalı bankanın bankacılık hizmetlerinden dolayı usulsüz yapılan bu işlemlerden dolayı sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, ... nolu mevduat hesabından doğan 10.000 DM 26.06.2000 tarihinden 28.02.2002 tarihine kadar devlet bankalarının DM bazında 1 yıllık mevduat faizine uyguladıkları oranda temerrüt faizi ile birlikte, 28.02.2002 tarihinden itibaren 5.128,20 Euro'nun bu tarihten itibaren devlet bankalarının Euro bazında 1 yıllık mevduat faizine uyguladıkları oranda temerrüt faizi ile, birleşen davanın kabulü ile 1094486 nolu hesaptan 3.650 DM 18.08.1998 tarihinden 28.02.2002 tarihine kadar devlet bankalarının DM bazında 1 yıllık mevduat faizine uyguladıkları oranda temerrüt faizi ile birlikte, 28.02.2002 tarihinden itibaren 1.871,79 Euro'nun bu tarihten itibaren devlet bankalarının Euro bazında 1 yıllık mevduat faizine uyguladıkları oranda temerrüt faizi ile, 1188994 mevduat hesabından doğan 50.305,73 DM 26.06.2000 tarihinden 28.02.2002 tarihine kadar devlet bankalarının DM bazında 1 yıllık mevduat faizine uyguladıkları oranda temerrüt faizi ile, 28.02.2002 tarihinden itibaren 25.797,81 Euro'nun bu tarihten itibaren devlet bankalarının Euro bazında 1 yıllık mevduat faizine uyguladıkları oranda temerrüt faizi ile davalı ...'den alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.

Kararı, davalı ... vekili temyiz etmiştir.

1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı ... vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.

2- Dava, davalı Bankaya yatırılan mevduatın talimat dışında 3. kişilere ödenmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkin olup ... devir sözleşmesi uyarınca borç ve yükümlülüğü üstlenmiştir.

Kural olarak hakim, iki tarafın iddia ve savunmaları ile bağlı olup talepten fazlasına veya başkasına hükmedemez. Davacı vekili, dava dilekçesinde 10.000 DM ve 100 TL'nin tahsilini talep etmiş, birleşen davada da 50.305,73 DM'nin davalı Bankadan alınarak müvekkiline verilmesini istemiştir. Mahkemece, yapılan yargılama sonunda hükmün 1 nolu bendinde 10.000 DM, 2 nolu bendinde 3.650 DM, 3 nolu bendinde de 50.305,73 DM'nin (28.02.2012 tarihindeki kur üzerinden Euro'nun) tahsiline karar verilmiştir. Bu durumda, mahkemece hüküm altına alınan alacak miktarının davacının talebini aşmamasına dikkat edilerek tayini gerekirken mülga 1086 sayılı HUMK'nın 74. ve 6100 sayılı HMK'nın 26. maddesine aykırı biçimde talepten fazlaya hükmedilmesi doğru görülmemiş ve kararın bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiştir.

SONUÇ

Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı ... vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, 06.04.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/400804300 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.