Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2011/6567 E. 2012/13625 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
mevduat sözleşmesi↗ bozma sonrası karar↗ tmsf↗ kusur↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, uyulan bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, 1188994 nolu DTH'nin ilk tesisinden itibaren ortak hesap sözleşmesi düzenlenmemiş ise de tüm işlemlerin dava dışı ... tarafından yürütüldüğü, mudi görünümünde olan davacının hiçbir işlemde imzasının ve yazılı talimatının bulunmadığı, bu hali ile davalı bankaya kusur izafe edilemeyeceği, 1094486 nolu hesaptan ise imzasız tediye fişi ile çekilen meblağdan davalı TMSF'nin sorumlu olduğu gerekçesiyle, asıl davanın reddine, birleşen dava yönünden 3.650 DM'nin 18.08.1998 tarihinden itibaren işleyecek devlet bankalarının DM bazındaki 1 yıllık vadeli mevduata verdiği en yüksek faizi ile birlikte davalı TMSF'den tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Davacı vekilinin temyiz itirazlarına gelince; Dava, mevduat sözleşmesine dayalı hesapta bulunan paranın iadesi istemine ilişkindir. Mahkemece uyulmasına karar verilen Dairemizin 2009/1119-9441 E.K. sayılı ilamında, uyuşmazlığın çözümünün 1188994 nolu DTH'nın müşterek hesap olup olmadığının belirlenmesine bağlı bulunduğu, bu itibarla anılan hesabın ilk oluşumundan itibaren seyrinin incelenerek sonucuna göre hesabın niteliğinin tespit edilmesi gerektiği açıklanmıştır. Bozma sonrası alınan ve hükme dayanak yapılan bilirkişi raporunda, bozma ilamında belirtilen 1188994 nolu hesap ile bu hesaba kaynaklık eden önceki tarihli tüm hesapların ortak hesap sözleşmelerinin bulunmadığı, ancak bu hesaplardaki tüm işlemlerin dava dışı ... tarafından yürütüldüğü, mudi görünümünde olan davacının hiçbir işlemde imzasının olmadığı, dolayısıyla davalı bankaya kusur izafe edilemeyeceği belirtilmiştir. O halde, bahse konu 1188994 nolu hesabın müşterek hesap olmadığı ve bu hususun mahkemenin de kabulünde bulunduğu anlaşıldığına göre artık bu hesaptaki işlemlerin dava dışı ... tarafından gerçekleştirildiği gerekçesiyle davalı bankanın meydana gelen zarardan sorumlu olmadığının kabulü mümkün değildir. Bu itibarla, mahkemece dava dışı kişi tarafından çekilen davacıya ait para nedeniyle davalı bankanın sorumlu olduğunun kabulü ile oluşacak sonuç çerçevesinde karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/10547 E. 2016/3838 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:temerrüt faizi · temerrüt
Benzer bu kararda… nolu mevduat hesabından doğan 10.000 DM 26.06.2000 tarihinden 28.02.2002 tarihine kadar devlet bankalarının DM bazında 1 yıllık mevduat faizine uyguladıkları oranda «temerrüt faizi» ile birlikte, 28.02.2002 tarihinden itibaren 5.128,20 Euro'nun bu tarihten itibaren devlet bankalarının Euro bazında 1 yıllık mevduat faizine uyguladıkları oranda …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/19029 E. 2015/4759 K.
Ortak:Alacak
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:temerrüt faizi · temerrüt
Benzer bu kararda… nolu mevduat hesabından doğan 10.000 DM 26.06.2000 tarihinden 28.02.2002 tarihine kadar devlet bankalarının DM bazında 1 yıllık mevduat faizine uyguladıkları oranda «temerrüt faizi» ile birlikte, 28.02.2002 tarihinden itibaren 5.128,20 Euro'nun bu tarihten itibaren devlet bankalarının Euro bazında 1 yıllık mevduat faizine uyguladıkları oranda …
-
Ticari Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan Davalar
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/2510 E. 2015/1324 K.
Ortak:kusur
İncelediğiniz kararda… emlerin dava dışı ... tarafından yürütüldüğü, mudi görünümünde olan davacının hiçbir işlemde imzasının ve yazılı talimatının bulunmadığı, bu hali ile davalı bankaya «kusur» izafe edilemeyeceği, 1094486 nolu hesaptan ise imzasız tediye fişi ile çekilen meblağdan davalı TMSF'nin sorumlu olduğu gerekçesiyle, asıl davanın reddine, birleşe …
Bozma sonrası alınan ve hükme dayanak yapılan bilirkişi raporunda, bozma ilamında belirtilen 1188994 nolu hesap ile bu hesaba kaynaklık eden önceki tarihli tüm hesapların ortak hesap sözleşmelerinin bulunmadığı, ancak bu hesaplardaki tüm işlemlerin dava dışı ... tarafından yürütüldüğü, mudi görünümünde olan davacının hiçbir işlemde imzasının olmadığı, dolayısıyla davalı bankaya «kusur» izafe edilemeyeceği belirtilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece davacının şube müdürü tarafından yanıltıldığı, davacıya izafe edilebilecek bir «kusurun» bulunmadığı, bankanın objektif «özen borcu» karşısında ceza yargılamasına ilişkin sonucun beklenmesine gerek olmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne dair verilen karar davalı vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 04/10/2012 tarihli kararı ile bozulmuştur.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:özen borcu
Benzer bu karardaMahkemece davacının şube müdürü tarafından yanıltıldığı, davacıya izafe edilebilecek bir «kusurun» bulunmadığı, bankanın objektif «özen borcu» karşısında ceza yargılamasına ilişkin sonucun beklenmesine gerek olmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne dair verilen karar davalı vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 04/10/2012 tarihli kararı ile bozulmuştur.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2011/6567 E. , 2012/13625 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Aydın 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 14.12.2010 tarih ve 2010/186-2010/563 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili asıl ve birleşen dava dilekçelerinde, müvekkilinin parasını davalı bankaya damadı olan dava dışı ... aracılığı ile yatırdığını, ancak daha sonra zaman içinde damadı tarafından kandırılarak parasının tamamının davalı bankanın kusurlu işlemleriyle damadı ve başka kişilere ödendiğini öğrendiğini ileri sürerek, asıl davasında 10.000 DM ile 100 TL alacağın, birleşen davada ise 50.305,73 DM alacağın vadeli mevduata uygulanan en yüksek faiziyle birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı banka vekili, müvekkili banka nezdinde ... adına bir hesap açılıp işletildiğini, ancak bu hesabı davacının açmadığını, hesabı açtıran kişinin ... olduğunu, bu şahsın ise davacının damadı olup, davacının iyiniyetli olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı BDDK-TMSF vekili, hesabı davacının açmadığını ve banka kayıtlarında da davacıya ait bir mevduat sözleşmesi bulunmadığını, hesaba ... tarafından yatırılmış paraların yine bu şahıs tarafından çekildiğini, davacının hesap kartonunu imzalayarak paranın kendi adına bir hesaba konulmasını bankaya bildirmeden parayı kullanamayacağını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, uyulan bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, 1188994 nolu DTH'nin ilk tesisinden itibaren ortak hesap sözleşmesi düzenlenmemiş ise de tüm işlemlerin dava dışı ... tarafından yürütüldüğü, mudi görünümünde olan davacının hiçbir işlemde imzasının ve yazılı talimatının bulunmadığı, bu hali ile davalı bankaya kusur izafe edilemeyeceği, 1094486 nolu hesaptan ise imzasız tediye fişi ile çekilen meblağdan davalı TMSF'nin sorumlu olduğu gerekçesiyle, asıl davanın reddine, birleşen dava yönünden 3.650 DM'nin 18.08.1998 tarihinden itibaren işleyecek devlet bankalarının DM bazındaki 1 yıllık vadeli mevduata verdiği en yüksek faizi ile birlikte davalı TMSF'den tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Davacı vekilinin temyiz itirazlarına gelince; Dava, mevduat sözleşmesine dayalı hesapta bulunan paranın iadesi istemine ilişkindir. Mahkemece uyulmasına karar verilen Dairemizin 2009/1119-9441 E.K. sayılı ilamında, uyuşmazlığın çözümünün 1188994 nolu DTH'nın müşterek hesap olup olmadığının belirlenmesine bağlı bulunduğu, bu itibarla anılan hesabın ilk oluşumundan itibaren seyrinin incelenerek sonucuna göre hesabın niteliğinin tespit edilmesi gerektiği açıklanmıştır. Bozma sonrası alınan ve hükme dayanak yapılan bilirkişi raporunda, bozma ilamında belirtilen 1188994 nolu hesap ile bu hesaba kaynaklık eden önceki tarihli tüm hesapların ortak hesap sözleşmelerinin bulunmadığı, ancak bu hesaplardaki tüm işlemlerin dava dışı ...
tarafından yürütüldüğü, mudi görünümünde olan davacının hiçbir işlemde imzasının olmadığı, dolayısıyla davalı bankaya kusur izafe edilemeyeceği belirtilmiştir. O halde, bahse konu 1188994 nolu hesabın müşterek hesap olmadığı ve bu hususun mahkemenin de kabulünde bulunduğu anlaşıldığına göre artık bu hesaptaki işlemlerin dava dışı ... tarafından gerçekleştirildiği gerekçesiyle davalı bankanın meydana gelen zarardan sorumlu olmadığının kabulü mümkün değildir. Bu itibarla, mahkemece dava dışı kişi tarafından çekilen davacıya ait para nedeniyle davalı bankanın sorumlu olduğunun kabulü ile oluşacak sonuç çerçevesinde karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, aşağıda yazılı bakiye 2,75 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, davalılar harçtan muaf olduğundan dolayı, harç alınmasına mahal olmadığına,19.09.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1062489600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz