6102TTK Türk Ticaret Kanunu

İtirazın İptali

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2014/8521 E. 2015/5590 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
usulsüz tebliğ sulh sözleşmesi ödeme emrine itiraz usulüne uygun tebligat hukuki dinlenilme hakkı ödeme emri tebliği savunma hakkının kısıtlanması ödeme emri acentelik sözleşmesi tebligat kanunu m.35 müşterek borçlu müteselsil kefil savunma hakkı acente kısıtlılık ticari defter kayıtları müteselsil kefil acentelik işlemiş faiz kefil ticari defter tebligat sulh ıslah asıl alacak icra inkar tazminatı inkar tazminatı e-defter

Atıf yapılan mevzuat: HUMK — HUMK 73 · HMK — HMK 27

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacı tarafın ticari defter ve kayıtları üzerinde yapılan inceleme neticesinde takip tarihi itibariyle davacının davalılardan 254,412,31 TL alacaklı olduğunun anlaşıldığı, sulh sözleşmesine rağmen itiraz edilmesi haksız bulunduğundan hüküm altına alınan alacak miktarı üzerinden icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiği kanaatiyle davanın kısmen kabulü ile taleple bağlı kalınarak davalıların itirazının iptaline, takibin 240.219 TL asıl alacak, 2.781,00 TL işlemiş faiz olmak üzere 243.000 TL üzerinden asıl alacağın takip tarihinden işleyecek faizi ile birlikte devamına, hüküm altına alınan alacak miktarı üzerinden %40’tan az olmamak üzere hesaplanan 97.200 TL’nin davalılardan tahsiline karar verilmiştir.

Kararı, davalılar vekili temyiz etmiştir.

1-Dava, acentelik sözleşmesinin feshinden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.

Anayasa'nın 36, 1086 sayılı HUMK'nın 73. ve 6100 sayılı HMK'nın 27. maddelerinde taraflar dinlenmeden, iddia ve savunmalarını beyan etmeleri için davet edilmeden yani hukuki dinlenilme hakkı yerine getirilmeden karar verilemeyeceği düzenlenmiştir. Bu husus yargılamaya hakim olan ilkelerden olup, mahkemece buna uyulması gerekmektedir. Somut uyuşmazlıkta, davacı ile dava dışı ...Hiz. Ltd. Şti. arasında imzalanan acentelik sözleşmesini davalılar müşterek borçlu müteselsil kefil sıfatıyla imzalamışlardır.

Acentelik sözleşmesinin 22. maddesinde acente ve müşterek borçlu müteselsil kefillerin tebligata yarar adresleri ayrı ayrı bildirilmiştir. Dava dilekçesi davalıların acentelik sözleşmesinde bildirilen adreslerine değil de acente... Hiz. Ltd. Şti’nin “...-...” adresine tebliğe çıkarılmış ve davalıların adres bırakmadan ayrılması nedeniyle tebliğ edilememiştir. Davacı vekilinin, davalıların icra dosyasındaki adreslerine Tebligat Kanunu’nun 35. maddesine göre tebligat yapılmasını talep etmesi üzerine Tebligat Kanunu’nun 35. maddesine göre tebligat yapılmıştır. Ancak icra dosyasında ödeme emrinin tebliğe çıkarıldığı adres yine acente...Ltd.Şti.’nin adresi olan “...-...” adresi olup davalı borçlu ...’a çıkarılan tebligat adres bırakmadan ayrıldığından bahisle bila tebliğ iade edilmiş, borçlu ...’a çıkarılan ödeme emri ise işyeri ortağı ...’ye tebliğ edilmiştir. Borçlu ... ve ... vekili ödeme emrine itiraz dilekçesinde “...-...” adresini bildirmiştir. İcra dosyasında davalı borçlulara yapılmış usulüne uygun bir tebligat bulunmadığından mahkemece dava dilekçesinin icra dosyasındaki adrese Tebligat Kanunu’nun 35. maddesine tebliğe çıkarılması usulüne uygun olmamıştır. Dava dosyasında davalılara yapılmış usulüne uygun bir tebligat bulunmadığı halde ıslah dilekçesi ve gerekçeli karar da yine dava dışı acentenin yukarıda bildirilen adresine Tebligat Kanunu’nun 35. maddesine göre tebliğ edilmiştir. Bu durumda mahkemece, dava dilekçesi ve duruşma gününün davalılara usulüne uygun şekilde tebliği ile taraf teşkili sağlanıp, buna göre yargılamaya devam olunması gerekirken, yapılan usulsüz tebliğler ile davalılarının yokluğunda savunma hakkını kısıtlayacak şekilde yargılama yapılarak karar verilmesi doğru görülmemiş, taraf teşkili usulüne uygun olarak yerine getirilmeden yapılan yargılama sonucu verilen kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.

2-Bozma sebep ve şekline göre, davalılar vekilinin uyuşmazlığın esasına yönelik diğer temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • İtirazın iptali

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/3983 E. 2017/6164 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Rücuen Tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/8606 E. 2017/5616 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Hasar tazmini tahsili

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/3085 E. 2011/14828 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2014/8521 E.  ,  2015/5590 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada ...

4. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 05/04/2007 tarih ve 2006/158-2007/141 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalılar vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 21/04/2015 günü hazır bulunan davacı vekili Av.... ile davalılar vekili Av.... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkili ile dava dışı ... Hizmeti Ltd. Şti. arasında imzalanan acentelik sözleşmesinin davalılarca müşterek borçlu müteselsil kefil sıfatıyla imzalandığını, tahsil edilen primlerin müvekkil şirkete aktarılmaması üzerine acentelik sözleşmesi feshedilerek davalılar ve dava dışı şirket aleyhine başlatılan icra takibine davalı borçlularca haksız yere itiraz edildiğini ileri sürerek, şimdilik 10.000 TL’lik kısmı için itirazın iptaline, ıslahla toplam 243.000 TL’ye yönelik itirazın iptali ve takibin devamına, %40 icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalılar, davaya cevap vermemiştir.

Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacı tarafın ticari defter ve kayıtları üzerinde yapılan inceleme neticesinde takip tarihi itibariyle davacının davalılardan 254,412,31 TL alacaklı olduğunun anlaşıldığı, sulh sözleşmesine rağmen itiraz edilmesi haksız bulunduğundan hüküm altına alınan alacak miktarı üzerinden icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiği kanaatiyle davanın kısmen kabulü ile taleple bağlı kalınarak davalıların itirazının iptaline, takibin 240.219 TL asıl alacak, 2.781,00 TL işlemiş faiz olmak üzere 243.000 TL üzerinden asıl alacağın takip tarihinden işleyecek faizi ile birlikte devamına, hüküm altına alınan alacak miktarı üzerinden %40’tan az olmamak üzere hesaplanan 97.200 TL’nin davalılardan tahsiline karar verilmiştir.

Kararı, davalılar vekili temyiz etmiştir.

1-Dava, acentelik sözleşmesinin feshinden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.

Anayasa'nın 36, 1086 sayılı HUMK'nın 73. ve 6100 sayılı HMK'nın 27. maddelerinde taraflar dinlenmeden, iddia ve savunmalarını beyan etmeleri için davet edilmeden yani hukuki dinlenilme hakkı yerine getirilmeden karar verilemeyeceği düzenlenmiştir. Bu husus yargılamaya hakim olan ilkelerden olup, mahkemece buna uyulması gerekmektedir. Somut uyuşmazlıkta, davacı ile dava dışı ...Hiz. Ltd. Şti. arasında imzalanan acentelik sözleşmesini davalılar müşterek borçlu müteselsil kefil sıfatıyla imzalamışlardır.

Acentelik sözleşmesinin 22. maddesinde acente ve müşterek borçlu müteselsil kefillerin tebligata yarar adresleri ayrı ayrı bildirilmiştir. Dava dilekçesi davalıların acentelik sözleşmesinde bildirilen adreslerine değil de acente... Hiz. Ltd. Şti’nin “...-...” adresine tebliğe çıkarılmış ve davalıların adres bırakmadan ayrılması nedeniyle tebliğ edilememiştir. Davacı vekilinin, davalıların icra dosyasındaki adreslerine Tebligat Kanunu’nun 35. maddesine göre tebligat yapılmasını talep etmesi üzerine Tebligat Kanunu’nun 35. maddesine göre tebligat yapılmıştır. Ancak icra dosyasında ödeme emrinin tebliğe çıkarıldığı adres yine acente...Ltd.Şti.’nin adresi olan “...-...” adresi olup davalı borçlu ...’a çıkarılan tebligat adres bırakmadan ayrıldığından bahisle bila tebliğ iade edilmiş, borçlu ...’a çıkarılan ödeme emri ise işyeri ortağı ...’ye tebliğ edilmiştir.

Borçlu ... ve ... vekili ödeme emrine itiraz dilekçesinde “...-...” adresini bildirmiştir. İcra dosyasında davalı borçlulara yapılmış usulüne uygun bir tebligat bulunmadığından mahkemece dava dilekçesinin icra dosyasındaki adrese Tebligat Kanunu’nun 35. maddesine tebliğe çıkarılması usulüne uygun olmamıştır. Dava dosyasında davalılara yapılmış usulüne uygun bir tebligat bulunmadığı halde ıslah dilekçesi ve gerekçeli karar da yine dava dışı acentenin yukarıda bildirilen adresine Tebligat Kanunu’nun 35. maddesine göre tebliğ edilmiştir. Bu durumda mahkemece, dava dilekçesi ve duruşma gününün davalılara usulüne uygun şekilde tebliği ile taraf teşkili sağlanıp, buna göre yargılamaya devam olunması gerekirken, yapılan usulsüz tebliğler ile davalılarının yokluğunda savunma hakkını kısıtlayacak şekilde yargılama yapılarak karar verilmesi doğru görülmemiş, taraf teşkili usulüne uygun olarak yerine getirilmeden yapılan yargılama sonucu verilen kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.

2-Bozma sebep ve şekline göre, davalılar vekilinin uyuşmazlığın esasına yönelik diğer temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.

SONUÇ

Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalılar yararına BOZULMASINA; (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalılar vekilinin diğer temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek olmadığına, takdir olunan 1.100 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine, ödedikleri temyiz peşin harcın istekleri halinde temyiz eden davalılara iadesine, 21/04/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/400763100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.