İtirazın İptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2014/19230 E. 2015/4700 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
hakediş↗ iade faturası↗ denetime elverişlilik↗ icra takibine itiraz↗ taşıma sözleşmesi↗ mahsup↗ kötü niyet↗ ticari defter↗ fatura↗ çek↗ eksik inceleme↗ e-defter↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre; alınan bilirkişi raporları uyarınca davalının davacıya herhangi bir borcunun bulunmadığı, davalının kötü niyetinin de ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava; taşıma sözleşmesinden kaynaklı alacak nedeniyle yapılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.
Taraflar arasında davalı şirketin yapımını üstlendiği iş nedeniyle davalının taşıma işi yaptığı hususunda ihtilaf bulunmamaktadır. Uyuşmazlık; yapılan taşıma nedeniyle doğan alacağın eksik ödenip ödenmediği hususunda toplanmakta olup niteliği gereği çözümü özel ve teknik bilgiyi gerektirmektedir. Mahkemece bu nedenle uyuşmazlığın çözümüne için bilirkişi raporu alınması cihetine gidilmiş ise de alınan bilirkişi raporu ve ek raporlar; hüküm kurmaya, davacı vekilinin ciddi itirazlarını karşılamaya ve denetime elverişli nitelikte görülmemiştir. O halde mahkemece; oluşturulacak yeni bir bilirkişi heyeti aracılığıyla tarafların ticari defterleri ve sundukları belgeler üzerinde inceleme yaptırılarak; davacının yapmış olduğu taşıma işi nedeniyle ne kadar hakedişinin bulunduğu, bu iş nedeniyle düzenlediği ve davalının defterlerine kayıtlı fatura tutarlarının ne olduğu, davacı tarafından davalıya ne kadar ödeme yapıldığı, bu ödemelerin ne kadarının nakit, ne kadarının çek ile, ne kadarının davalıya ait araçların kullandıkları mazotun bedelinin ödenmesi veya davalıya ait borçların kapatılması suretiyle gerçekleştirildiği, davalının ödediğini iddia ettiği mazot bedeli ile davacıya ait borçların taraflar arasındaki sözleşmeye uygun ve geçerli bir ödeme niteliğinde bulunup bulunmadığı, bu ödemelerin davacı alacağından mahsup edilip edilemeyeceği, davalı tarafından düzenlenen iade faturasının davacıya tebliğ edilerek davacının ticari defterlerine işlenip işlenmediği, iade faturası uyarınca davalının alacağında indirim yapılmasının uygun olup olmadığı hususlarını irdeleyen ve denetime elverişli nitelikte bilirkişi raporu alınıp sonucu uyarınca bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ve yetersiz bilirkişi raporu doğrultusunda yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş, kararın açıklanan nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Tazminat | Markaya tecavüz nedeniyle tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/3930 E. 2013/19622 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:maktu vekalet ücreti · vekalet ücreti
Benzer bu karardaMahkemece, reddedilen tazminat talepleri yönünden davalılar yararına tek 1.800,00 TL «maktu vekalet ücretine» hükmedilmiştir.
Bu durumda istenilen tutarın ne kadarının maddi ne kadarının manevi tazminat olarak talep edildiğinin açıklattırılarak AAÜT uyarınca maddi ve manevi tazminat için ayrı ayrı «vekalet ücretine» karar vermek gerekirken davalılar yararına tek vekalet ücretine hükmedilmesi doğru görülmemiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/1187 E. 2016/1929 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:yaklaşık ispat · kat ihtarı · i̇i̇k 257 · ihtiyati haciz · kefil · ihtar · haciz · kredi sözleşmesi
Benzer bu karardaSomut olayda, «ihtiyati haciz» isteyen (alacaklı) vekili, taraflarca imzalanan «kredi sözleşmelerinin» suretlerini ve «kat ihtarını» sunduğuna göre, mahkemece, kredinin ne kadarı ödendiği, kefillerin krediye «kefil» olup olmadıkları, ihtiyati haciz isteğinin soyut olduğu, İİK «257». maddesindeki koşulların oluşmadığı gerekçesiyle, istemin reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
… rihte çekildiği, çekilen kredinin ödenip ödenmediği, ödenmiş ise ne kadarının ödendiği, ne kadar borç kaldığı, kredi çekildiği tarihte kefillerin bu çekilen krediye «kefil» olup olmadıkları gibi bir çok hususun dosyaya sunulmadığı, «ihtiyati haciz» isteyenin soyut iddiaları dışında karşı tarafın borcu olduğuna dair dosyada hiçbir delil ve bilgi bulunmadığı, İİK «257». madde koşulları oluşmadığı gerekçesiyle ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiştir.
İİK'nın «257». maddesine göre, «ihtiyati haciz» istenebilmesi için alacağın vadesinin gelmesi ve rehinle temin edilmemiş olması yeterli olup, tam ispat gerekmeyip «yaklaşık ispat» yeterlidir.
Ancak, İİK'nın «257». maddesinde «ihtiyati haciz» talep edilebilmesinin koşulları sayılmıştır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/16278 E. 2012/6663 K.
Ortak:e-defter
İncelediğiniz karardaO halde mahkemece; oluşturulacak yeni bir bilirkişi heyeti aracılığıyla tarafların «ticari defterleri» ve sundukları belgeler üzerinde inceleme yaptırılarak; davacının yapmış olduğu taşıma işi nedeniyle ne kadar «hakedişinin» bulunduğu, bu iş nedeniyle düzenlediği ve davalının defterlerine kayıtlı «fatura» tutarlarının ne olduğu, davacı tarafından davalıya ne kadar ödeme yapıldığı, bu ödemelerin ne kadarının nakit, ne kadarının «çek» ile, ne kadarının davalıya ait araçların kullandıkları mazotun bedelinin ödenmesi veya davalıya ait borçların kapatılması suretiyle gerçekleştirildiği, davalının ödediğini iddia ettiği mazot bedeli ile davacıya ait borçların taraflar arasındaki sözleşmeye uygun ve geçerli bir ödeme niteliğinde bulunup bulunmadığı, bu ödemelerin davacı alacağından «mahsup» edilip edilemeyeceği, davalı tarafından düzenlenen «iade faturasının» davacıya tebliğ edilerek davacının ticari defterlerine işlenip işlenmediği, iade faturası uyarınca davalının alacağında indirim yapılmasının uygun olup olmadığı hususlarını irdeleyen ve «denetime elverişli» nitelikte bilirkişi raporu alınıp sonucu uyarınca bir karar verilmesi gerekirken «eksik inceleme» ve yetersiz bilirkişi raporu doğrultusunda yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş, kararın açıklanan nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer bu kararda… iğinde, davacının hem davalı şirkete ortak olduğu hem de borç para verdiği kabul edilerek konusunda uzman bir bilirkişi kurulu oluşturulup, davalı şirketlerin yasal «defter» ve kayıtları üzerinde inceleme yaptırılmak suretiyle, davacının davalı şirkete ne şekilde ortak olduğu, ödenen paranın ne kadarının hisse bedeli karşılığı ne kadar …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:anonim şirket
Benzer bu karardaTTK.'nun 329 ve 405. maddeleri uyarınca «anonim şirket» ortakları kural olarak şirkete yatırdıkları sermayeyi geri isteyemezler.
Ayrıca, yetkili kurulların bir kararı olmadıkça da «anonim şirketler», pay senetlerini nominal bedellerinin üzerinde halka arz edemezler.
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/18135 E. 2014/8573 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:sermaye koyma borcu · el koyma · yemin
Benzer bu karardaBu durumda, davacının şirketin kuruluşunda iktisap ettiği hisseler esas alınarak, bu hisseler karşılığı «sermaye koyma borcu» belirlenip bunun üstüne yaptığı ödeme varsa, yukarıda belirtilen mektup da dikkate alınarak borç verdiği kabul edilmelidir.
Yine, yargılama sırasında davalı tarafca teklif edilen «yemin» davacı yanca kabul ve eda edilmiş olmasına rağmen, bu hususun karar yerinde hiç değerlendirilip tartışılmaması da doğru olmamış, hükmün davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2014/19230 E. , 2015/4700 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... (...) 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 18/07/2014 tarih ve 2008/236-2014/636 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin 2004 yılı Kasım ayı içerisinde yapılan sözleşme uyarınca davalı şirketin üstlendiği ... İlçesi'ndeki yol yapım işi sırasında 9 kamyonuyla davalı adına nakliye işi yaptığını, müvekkilinin anlaşmaya uygun şekilde edimlerini yerine getirdiğini, davalı şirkete yapılan işin karşılığı olarak 754.850,00 TL fatura tebliğ edildiğini, davalının müvekkiline 250.000,00 TL eksik ödemede bulunduğunu, müvekkilince borcun süresinde ödenmemesi nedeniyle başlatılan takibe davalı tarafından itiraz edildiğini, ileri sürerek ... İcra Müdürlüğü'nün 2007/287 esas sayılı takip dosyasına yapılan itirazın iptali ile takibin devamına, davalının alacağın % 40 oranında icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilince davalının tüm hak edişlerinin ödendiğini, ödemelerin kısmen nakit, kısmen çek ve davacı tarafın mazot ve sair borçlarının kapatılması suretiyle gerçekleştiğini, davacı tarafından haksız yere kesilen 119.000,00 TL tutarındaki faturaya karşılık da 90.869,00 TL iade faturası düzenlendiğini, savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre; alınan bilirkişi raporları uyarınca davalının davacıya herhangi bir borcunun bulunmadığı, davalının kötü niyetinin de ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava; taşıma sözleşmesinden kaynaklı alacak nedeniyle yapılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.
Taraflar arasında davalı şirketin yapımını üstlendiği iş nedeniyle davalının taşıma işi yaptığı hususunda ihtilaf bulunmamaktadır. Uyuşmazlık; yapılan taşıma nedeniyle doğan alacağın eksik ödenip ödenmediği hususunda toplanmakta olup niteliği gereği çözümü özel ve teknik bilgiyi gerektirmektedir. Mahkemece bu nedenle uyuşmazlığın çözümüne için bilirkişi raporu alınması cihetine gidilmiş ise de alınan bilirkişi raporu ve ek raporlar; hüküm kurmaya, davacı vekilinin ciddi itirazlarını karşılamaya ve denetime elverişli nitelikte görülmemiştir. O halde mahkemece; oluşturulacak yeni bir bilirkişi heyeti aracılığıyla tarafların ticari defterleri ve sundukları belgeler üzerinde inceleme yaptırılarak;
davacının yapmış olduğu taşıma işi nedeniyle ne kadar hakedişinin bulunduğu, bu iş nedeniyle düzenlediği ve davalının defterlerine kayıtlı fatura tutarlarının ne olduğu, davacı tarafından davalıya ne kadar ödeme yapıldığı, bu ödemelerin ne kadarının nakit, ne kadarının çek ile, ne kadarının davalıya ait araçların kullandıkları mazotun bedelinin ödenmesi veya davalıya ait borçların kapatılması suretiyle gerçekleştirildiği, davalının ödediğini iddia ettiği mazot bedeli ile davacıya ait borçların taraflar arasındaki sözleşmeye uygun ve geçerli bir ödeme niteliğinde bulunup bulunmadığı, bu ödemelerin davacı alacağından mahsup edilip edilemeyeceği, davalı tarafından düzenlenen iade faturasının davacıya tebliğ edilerek davacının ticari defterlerine işlenip işlenmediği, iade faturası uyarınca davalının alacağında indirim yapılmasının uygun olup olmadığı hususlarını irdeleyen ve denetime elverişli nitelikte bilirkişi raporu alınıp sonucu uyarınca bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ve yetersiz bilirkişi raporu doğrultusunda yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş, kararın açıklanan nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 06/04/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/400635200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz