Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2014/15571 E. 2015/5005 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
para alacağı↗ 3095 sayılı kanun↗ işlemiş faiz↗ avans faizi↗ temerrüt↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, davacının ... 8 Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2003/1219 E, 2004/125 K sayılı kararı ile hüküm altına alınan 947.598.745.61-Pakistan rupisi ana para alacağının TL karşılığı 18.080.184,06 TL alacağına 22/09/2003 temerrüt tarihinden dava tarihine kadar olan toplam 18.951.548,49 TL işlemiş faiz alacağı olduğunun tesbitine, bu miktarın davalıdan tahsiline, tahsil anında BK'nın 83 (T.B.K 100) madde hükümlerinin saklı tutulmasına, ana para 18.080.184,06 TL'sine dava tarihinden itibaren fiili ödeme tarihine kadar 3095 sayılı Kanun'un 2/2 maddesi uyarınca avans faizi yürütülmesine dair verilen karar taraf vekillerinin temyizi üzerine Dairemizce davalı yararına bozulmuştur.
Davalı vekili bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/5740 E. 2014/12853 K.
Ortak:para alacağı · işlemiş faiz · avans faizi · temerrüt
İncelediğiniz kararda8 Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2003/1219 E, 2004/125 K sayılı kararı ile hüküm altına alınan 947.598.745.61-Pakistan rupisi ana «para alacağının» TL karşılığı 18.080.184,06 TL alacağına 22/09/2003 «temerrüt» tarihinden dava tarihine kadar olan toplam 18.951.548,49 TL «işlemiş faiz» alacağı olduğunun tesbitine, bu miktarın davalıdan tahsiline, tahsil anında BK'nın 83 (T.B.K 100) madde hükümlerinin saklı tutulmasına, ana para 18.080.184,06 TL'sine dava tarihinden itibaren fiili ödeme tarihine kadar 3095 sayılı Kanun'un 2/2 maddesi uyarınca «avans faizi» yürütülmesine dair verilen karar taraf vekillerinin temyizi üzerine Dairemizce davalı yararına bozulmuştur.
Benzer bu karardaİnşaat A.Ş'nin edimini yerine getirmediği gerekçesiyle oto yol yapım sözleşmesini feshedip 27/04/2001 tarihinde «teminat mektubunun tazmini» için davalı bankaya müracaat ettiği, davalının «ihtiyati tedbir» kararı nedeniyle teminat mektubunun tazmini istemini yerine getirmediği, «temerrüt tarihi» olan 22/09/2003 tarihinde «ihtiyati tedbirin kaldırıldığının» öğrenilmesinden sonra bankanın tazmin yükümlülüğünün başladığı, talep edilen Pakistan Rupisi'nin Türkiye'de tedavülünün bulunmaması nedeniyle, 3095 sayılı Kanunun 4/a maddesinin uygulanmasının mümkün bulunmadığı, dava dilekçesinde Pakistan Rupisi'ne ilişkin alacağın Türk Lirası karşılığına «temerrüd faizi» işletilmesini talep edildiğinden, 3095 sayılı Kanunun 2/2 maddesine göre «avans faizi» yürütülmek suretiyle davacının temerrüt tarihinden dava tarihine kadar olan alacağı ile dava tarihinden sonra belirlenen bu alacağına aynı faizin yürütülmesine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle davacının İstanbul 8 Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2003/1219 E, 2004/125 K sayılı kararı ile hüküm altına alınan 947.598.745.61-Pakistan rupisi ana «para alacağının» TL karşılığı 18.080.184.06 TL alacağına 22/09/2003 temerrüt tarihinden dava tarihine kadar olan toplam 18.951.548.49 TL «işlemiş faiz» alacağı olduğunun tesbitine, bu miktarın davalıdan tahsiline, tahsil anında B.K.nın 83 (T.B.K 100) madde hükümlerinin saklı tutulmasına, ana para 18.080.184.06 TL …
3- Ayrıca davacının davalıdan olan «teminat mektubu» alacağı nedeniyle davalı bankaya karşı açtığı ana «para alacağının» tahsili istemine ilişkin davada yabancı para olarak istemde bulunduğu ve mahkemece de Borçlar Kanunu’nun 83. maddesi uyarınca aynen tahsile karar verilerek kararın bu şekilde kesinleşmiş olmasına göre davacının tercih hakkını yabancı para olarak kullanması nedeniyle ana parayı yabancı para olarak tahsil etmek durumunda olan davacının hükmedilen yabancı ana paranın «temerrüt» tarihindeki TL karşılığına «avans faizi» yürütülmesi yönündeki isteminin yerinde olmadığı, bu itibarla mahkemece «temerrüt faizinin» yabancı para üzerinden ve yabancı paralar için uygulanması mümkün 3095 sayılı Yasa’nın 4/a maddesi uyarınca hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi …
2- Davalı vekilinin temyiz itirazlarına gelince; dava, «teminat mektubundan» kaynaklanan alacağın «temerrüt faizinin» tahsili istemine ilişkindir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:teminat mektubu tazmini · ihtiyati tedbirin kaldırılması · tedbirin kaldırılması · müddeabih · temerrüt tarihi · teminat mektubu · ihtiyati tedbir · temerrüt faizi
Benzer bu karardaİnşaat A.Ş'nin edimini yerine getirmediği gerekçesiyle oto yol yapım sözleşmesini feshedip 27/04/2001 tarihinde «teminat mektubunun tazmini» için davalı bankaya müracaat ettiği, davalının «ihtiyati tedbir» kararı nedeniyle teminat mektubunun tazmini istemini yerine getirmediği, «temerrüt tarihi» olan 22/09/2003 tarihinde «ihtiyati tedbirin kaldırıldığının» öğrenilmesinden sonra bankanın tazmin yükümlülüğünün başladığı, talep edilen Pakistan Rupisi'nin Türkiye'de tedavülünün bulunmaması nedeniyle, 3095 sayılı Kanunun 4/a maddesinin uygulanmasının mümkün bulunmadığı, dava dilekçesinde Pakistan Rupisi'ne ilişkin alacağın Türk Lirası karşılığına «temerrüd faizi» işletilmesini talep edildiğinden, 3095 sayılı Kanunun 2/2 maddesine göre «avans faizi» yürütülmek suretiyle davacının temerrüt tarihinden dava tarihine kadar olan alacağı ile dava tarihinden sonra belirlenen bu alacağına aynı faizin yürütülmesine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle davacının İstanbul 8 Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2003/1219 E, 2004/125 K sayılı kararı ile hüküm altına alınan 947.598.745.61-Pakistan rupisi ana «para alacağının» TL karşılığı 18.080.184.06 TL alacağına 22/09/2003 temerrüt tarihinden dava tarihine kadar olan toplam 18.951.548.49 TL «işlemiş faiz» alacağı olduğunun tesbitine, bu miktarın davalıdan tahsiline, tahsil anında B.K.nın 83 (T.B.K 100) madde hükümlerinin saklı tutulmasına, ana para 18.080.184.06 TL …
Davacı dava dilekçesinde «temerrüt» tarihinden dava tarihe kadar işleyen 48.973.694.12 TL'nin faizi ile dava tarihinden itibaren işleyecek «temerrüt faizinin» tahsilini talep ettiğine göre 48.973.694.12 TL davanın «müddeabihi» olup, bu miktar üzerinden ilam harcı ve avukatlık ücretine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde dava konusu olmayan «teminat mektubu» bedeli de «dahil» edilerek ilam harcı ve avukatlık ücretine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
2- Davalı vekilinin temyiz itirazlarına gelince; dava, «teminat mektubundan» kaynaklanan alacağın «temerrüt faizinin» tahsili istemine ilişkindir.
3- Ayrıca davacının davalıdan olan «teminat mektubu» alacağı nedeniyle davalı bankaya karşı açtığı ana «para alacağının» tahsili istemine ilişkin davada yabancı para olarak istemde bulunduğu ve mahkemece de Borçlar Kanunu’nun 83. maddesi uyarınca aynen tahsile karar verilerek kararın bu şekilde kesinleşmiş olmasına göre davacının tercih hakkını yabancı para olarak kullanması nedeniyle ana parayı yabancı para olarak tahsil etmek durumunda olan davacının hükmedilen yabancı ana paranın «temerrüt» tarihindeki TL karşılığına «avans faizi» yürütülmesi yönündeki isteminin yerinde olmadığı, bu itibarla mahkemece «temerrüt faizinin» yabancı para üzerinden ve yabancı paralar için uygulanması mümkün 3095 sayılı Yasa’nın 4/a maddesi uyarınca hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi …
-
Teminat mektubundan alacak | Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/3946 E. 2012/3882 K.
Ortak:para alacağı · avans faizi · temerrüt
İncelediğiniz kararda8 Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2003/1219 E, 2004/125 K sayılı kararı ile hüküm altına alınan 947.598.745.61-Pakistan rupisi ana «para alacağının» TL karşılığı 18.080.184,06 TL alacağına 22/09/2003 «temerrüt» tarihinden dava tarihine kadar olan toplam 18.951.548,49 TL «işlemiş faiz» alacağı olduğunun tesbitine, bu miktarın davalıdan tahsiline, tahsil anında BK'nın 83 (T.B.K 100) madde hükümlerinin saklı tutulmasına, ana para 18.080.184,06 TL'sine dava tarihinden itibaren fiili ödeme tarihine kadar 3095 sayılı Kanun'un 2/2 maddesi uyarınca «avans faizi» yürütülmesine dair verilen karar taraf vekillerinin temyizi üzerine Dairemizce davalı yararına bozulmuştur.
Benzer bu kararda… lgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmaması ile davacının davalıdan olan «teminat mektubu» alacağı nedeniyle davalı bankaya karşı açtığı ana «para alacağının» tahsili istemine ilişkin davada yabancı para olarak istemde bulunduğu ve mahkemece de Borçlar Kanunu’nun 83. maddesi uyarınca aynen tahsile karar verilerek kararın bu şekilde kesinleşmiş olmasına göre davacının tercih hakkını yabancı para olarak kullanması nedeniyle ana parayı yabancı para olarak tahsil etmek durumunda olan davacının hükmedilen yabancı ana paranın «temerrüt» tarihindeki TL karşılığına «avans faizi» yürütülmesi yönündeki isteminin yerinde olmadığı, bu itibarla mahkemece «temerrüt faizinin» yabancı para üzerinden ve yabancı paralar için uygulanması mümkün 3095 sayılı Yasa’nın 4/a maddesi uyarınca hükmedilmesi doğru bulunduğundan davacı vekilinin yerin …
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasındaki uyuşmazlığın «teminat mektubunun» talep edildiği tarihte ödenmemesinden kaynaklanan «temerrüt faizine» ilişkin olduğu, faiz alacağının ana alacağın fer’isi niteliğinde bulunduğu, bu nedenle kök alacağa doğrudan bağlı olduğu, kök alacağın tahsiline ilişkin olarak açılan davada davacının alacağını Pakistan Rupisi olarak talep ettiği, mahkemece de anılan para üzerinden karar verildiği, bu nedenle davacının faiz alacağının da Pakistan Rupisi üzerinden hesaplanmasının gerektiği, davacının davalı tarafın bağlı bulunduğu konsorsiyumdan tazmin talebinde bulunduğu 27.04.2001 tarihinin davalının «temerrüt tarihi» olarak kabul edildiği, her ne kadar hüküm fıkrasına “takip tarihinden” ibaresi yazılmış ise de aslında “temerrüt tarihinden” ibaresinin yazılmasının gerektiği, anc …
2-Dava, «teminat mektubundan» kaynaklanan alacağın «temerrüt faizinin» tahsili istemine ilişkindir.Mahkemece, davalı bankanın 27.04.2001 tarihinde temerrüde düştüğü kabul edilerek bu tarihten itibaren faiz alacağı hesaplattırılarak hüküm altına alınmış ise de anılan tarihin temerrüde esas tutulamayacağına ilişkin olarak Dairemizin 18.05.2010 tarih, 2008/10422 Esas-2010/5533 sayılı Kararı mevcut olup, sözkonusu Kararda 27.04.2001 tarihinde dava dışı İş Bankası A.Ş.’ne ulaşan «tazmin talebini» havi «ihtarnamenin» usulsüz olduğunun tespit edilmiş olması nedeniyle anılan ihtarnameye işbu davada da hukuki bir sonuç bağlanmasının mümkün bulunmaması karşısında davalının temerrüd …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:tazmin talebi · temerrüt tarihi · teminat mektubu · ihtiyati tedbir · temerrüt faizi · taahhütname · ihtarname · teminat
Benzer bu karardaAyrıca, somut olayda davalıusulüne uygun olarak «temerrüde» düşürülmeden önce davaya konu alacağın dayanağını teşkil eden «teminat mektubu» hakkında davacıya karşı «taahhüt» altına giren dava dışı şirketin istemi üzerine teminat mektuplarının paraya çevrilmesini önleyici yönde mahkemece verilmiş bulunan «ihtiyati tedbir» kararının mevcudiyeti karşısında tedbir kararının devamı süresince davalının ödeme yapması mümkün olmadığından tedbir kararının devamı süresince temerrüt de gerçekleşmeyecek olması karşısında tedbir kararının kaldırıldığının davalıya tebliğ edildiği tarihten itibaren teminat mektubu bedelinin ödenmesi davalı yönünden mümkün hale geleceğinden davalının temerrüdünün de bu tarihten itibaren gerçekleştiğinin kabulü ile «temerrüt tarihinin» buna göre belirlenmesi sonucu dava tarihine kadarki dönem için işlemiş olan «temerrüt faizi» alacağının tespiti gerekirken yazılı şekilde 27.04.2001 tarihinin temerrüt tarihi olarak kabul edilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davalı yararına bozulm …
2-Dava, «teminat mektubundan» kaynaklanan alacağın «temerrüt faizinin» tahsili istemine ilişkindir.Mahkemece, davalı bankanın 27.04.2001 tarihinde temerrüde düştüğü kabul edilerek bu tarihten itibaren faiz alacağı hesaplattırılarak hüküm altına alınmış ise de anılan tarihin temerrüde esas tutulamayacağına ilişkin olarak Dairemizin 18.05.2010 tarih, 2008/10422 Esas-2010/5533 sayılı Kararı mevcut olup, sözkonusu Kararda 27.04.2001 tarihinde dava dışı İş Bankası A.Ş.’ne ulaşan «tazmin talebini» havi «ihtarnamenin» usulsüz olduğunun tespit edilmiş olması nedeniyle anılan ihtarnameye işbu davada da hukuki bir sonuç bağlanmasının mümkün bulunmaması karşısında davalının temerrüd …
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasındaki uyuşmazlığın «teminat mektubunun» talep edildiği tarihte ödenmemesinden kaynaklanan «temerrüt faizine» ilişkin olduğu, faiz alacağının ana alacağın fer’isi niteliğinde bulunduğu, bu nedenle kök alacağa doğrudan bağlı olduğu, kök alacağın tahsiline ilişkin olarak açılan davada davacının alacağını Pakistan Rupisi olarak talep ettiği, mahkemece de anılan para üzerinden karar verildiği, bu nedenle davacının faiz alacağının da Pakistan Rupisi üzerinden hesaplanmasının gerektiği, davacının davalı tarafın bağlı bulunduğu konsorsiyumdan tazmin talebinde bulunduğu 27.04.2001 tarihinin davalının «temerrüt tarihi» olarak kabul edildiği, her ne kadar hüküm fıkrasına “takip tarihinden” ibaresi yazılmış ise de aslında “temerrüt tarihinden” ibaresinin yazılmasının gerektiği, anc …
… lgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmaması ile davacının davalıdan olan «teminat mektubu» alacağı nedeniyle davalı bankaya karşı açtığı ana «para alacağının» tahsili istemine ilişkin davada yabancı para olarak istemde bulunduğu ve mahkemece de Borçlar Kanunu’nun 83. maddesi uyarınca aynen tahsile karar verilerek kararın bu şekilde kesinleşmiş olmasına göre davacının tercih hakkını yabancı para olarak kullanması nedeniyle ana parayı yabancı para olarak tahsil etmek durumunda olan davacının hükmedilen yabancı ana paranın «temerrüt» tarihindeki TL karşılığına «avans faizi» yürütülmesi yönündeki isteminin yerinde olmadığı, bu itibarla mahkemece «temerrüt faizinin» yabancı para üzerinden ve yabancı paralar için uygulanması mümkün 3095 sayılı Yasa’nın 4/a maddesi uyarınca hükmedilmesi doğru bulunduğundan davacı vekilinin yerin …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/9196 E. 2016/6123 K.
Ortak:Alacak
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:borcun üstlenilmesi · ihbar olunan · ihbar
Benzer bu karardaMahkemece, «ihbar olunan» ... «borcu üstlendiğinden» davalı ...
… in reddine, davacılardan ...'ın davasının kabulü ile 114.080,00 USD'nin 14/01/2000 tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanun’un 4/A maddesi gereğince faizi ile birlikte «borcu üstlenen» ...'den tahsili ile davacı ...'a verilmesine dair tesis edilen karar, davacılar vekili, davalı banka vekili ve borcu üstlenen ... vekilinin temyiz istemi üzerine D …
Bu kez davalı banka vekili ve «borcu üstlenen» ... vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı banka vekili ve «borcu üstlenen» ... vekilinin HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2014/15571 E. , 2015/5005 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ...
7. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 27/12/2012 gün ve 2006/248-2012/319 sayılı kararı bozan Daire’nin 03/07/2014 gün ve 2013/5740-2014/12853 sayılı kararı aleyhinde davalı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, Pakistan İslam Cumhuriyeti'nin Milli Karayolları Kurumu (NHA) ile dava dışı ... A.Ş. arasında Pakistan oto yolu projesinin bir bölümünün yapımı için oto yol yapım sözleşmesi akdedildiğini, bu kapsamda davacının 96.645.563,50 USD ile 2.523.009.751,70 Pakistan Rupisini avans olarak ödediğini, avans niteliğinde ödeme yaptığını, borç olarak verilen bu paranın garantisini oluşturmak üzere Türkiye ... Bankası A.Ş. liderliğindeki (... Bankası A.Ş, ... […]A.O, ... Bankası A.Ş, ... A.Ş,... Bankası A.Ş. ve ...'tan oluşan) Türk Bankalar Konsorsiyumu'nun müştereken düzenledikleri ve ödünç verilen paralar cinsinden 2 adet avans teminat mektubunun davalı bankadan alındığını, müteahhit ... A....nin yükümlülüklerini yerine getirmemesi nedeniyle sözleşmenin feshedildiğini, davacının tedarik avansı olarak verilen borç paralardan müteahhit ...'ın hakedişlerini düştükten sonra geriye kalan 1.871.245.548,20 Pakistan Rupisi ve bu davanın konusu olmamakla birlikte 71.679.303,34 USD bakiye alacaklarının derhal ödenmesi için aralarında davalı bankanın da bulunduğu, Bankalar Konsorsiyumunun temsilcisi davalıya 24/04/2001 tarihli ödeme talep yazısı ile müracaat ederek avans teminat mektupları bedellerinin ödenmesi talebinde bulunduğunu, Bankalar Konsorsiyumu'nun temerrüte düştüğünü, derhal ödeme yükümlülüklerini yerine getirmeyen borçlu Bankalar Konsorsiyumu'nun, avans teminat mektupları lehtarı ...
A.Ş. ile gizli işbirliği içinde hareket ederek ödeme talebini aldıktan 5 gün sonra ...
2. Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından 02/05/2001 tarihli ihtiyati tedbir kararının verilmesine sebep olduklarını, ... 2 Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ihtiyati tedbir kararını 12/09/2003 tarihli kararı ile kesin olarak kaldırıldığını, bu durumun ... Bankası'na 12/09/2003 tarihli ihtarname ile bildirildiğini, ... 8 Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2003/1219 E, 2004/125 K sayılı ilamı ile Türkiye ... Bankası payına düşen 947.598.745.61 Pakistan Rupisi alacaklarının hüküm altına alındığını, 27/07/2005 tarihinde kararın kesinleştiğini, mahkemece hüküm altına alınan alacaklarına temerrüt tarihi olan 27/04/2001 tarihinden itibaren temerrüt faizi yürütülmesini gerektiğini ileri sürerek kesinleşmiş karar ile hüküm altına alınmış olan 947.598.745,61 Pakistan Rupisi ana para alacağının TC Merkez Bankasınca temerrüt tarihi olan 27/04/2001 tarihindeki (1 Pakistan Rupisi 19.080 TL) efektif satış kuru üzerinden TL karşılığı olan 18.080.184.06 TL'ye dava tarihine kadar 3095 sayılı Kanun'un 2.maddesi hükmü uyarınca TC Merkez Bankası'nın kısa vadeli TL avansları için uyguladığı faiz oranları ve Maliye Bakanlığı Genel Tebliği'nin 9.
maddesi hükmü oranları üzerinden dönemsel olarak işlemiş temerrüt faiz miktarı olan 48.973.694.12 TL'nin, ayrıca 18.080.184,06 TL ana paraya dava tarihinden fiili ödeme tarihine kadar 3095 sayılı Kanunun 2/2 maddesi uyarınca TC Merkez Bankası'nın kısa vadeli TL avansları için uyguladığı faiz oranları ve Maliye Bakanlığı Genel Tebliği 9.madde hükmü oranları üzerinden dönemsel olarak işleyecek temerrüt faizinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davacının ... 8 Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2003/1219 E, 2004/125 K sayılı kararı ile hüküm altına alınan 947.598.745.61-Pakistan rupisi ana para alacağının TL karşılığı 18.080.184,06 TL alacağına 22/09/2003 temerrüt tarihinden dava tarihine kadar olan toplam 18.951.548,49 TL işlemiş faiz alacağı olduğunun tesbitine, bu miktarın davalıdan tahsiline, tahsil anında BK'nın 83 (T.B.K 100) madde hükümlerinin saklı tutulmasına, ana para 18.080.184,06 TL'sine dava tarihinden itibaren fiili ödeme tarihine kadar 3095 sayılı Kanun'un 2/2 maddesi uyarınca avans faizi yürütülmesine dair verilen karar taraf vekillerinin temyizi üzerine Dairemizce davalı yararına bozulmuştur.
Davalı vekili bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK’nın 442. maddesi gereğince REDDİNE, aşağıda yazılı bakiye 05,20 TL karar düzeltme harcının ve 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK'nın 442/3. maddesi hükmü uyarınca takdiren 251,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyenden alınarak hazineye gelir kaydedilmesine, 09/04/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/397832800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz