Teminat mektubundan alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2013/5740 E. 2014/12853 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
teminat mektubu tazmini↗ ihtiyati tedbirin kaldırılması↗ tedbirin kaldırılması↗ müddeabih↗ para alacağı↗ temerrüt tarihi↗ teminat mektubu↗ ihtiyati tedbir↗ işlemiş faiz↗ temerrüt faizi↗ dahili dava↗ avans faizi↗ temerrüt↗ teminat↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre davacının dava dışı B... İnşaat A.Ş'nin edimini yerine getirmediği gerekçesiyle oto yol yapım sözleşmesini feshedip 27/04/2001 tarihinde teminat mektubunun tazmini için davalı bankaya müracaat ettiği, davalının ihtiyati tedbir kararı nedeniyle teminat mektubunun tazmini istemini yerine getirmediği, temerrüt tarihi olan 22/09/2003 tarihinde ihtiyati tedbirin kaldırıldığının öğrenilmesinden sonra bankanın tazmin yükümlülüğünün başladığı, talep edilen Pakistan Rupisi'nin Türkiye'de tedavülünün bulunmaması nedeniyle, 3095 sayılı Kanunun 4/a maddesinin uygulanmasının mümkün bulunmadığı, dava dilekçesinde Pakistan Rupisi'ne ilişkin alacağın Türk Lirası karşılığına temerrüd faizi işletilmesini talep edildiğinden, 3095 sayılı Kanunun 2/2 maddesine göre avans faizi yürütülmek suretiyle davacının temerrüt tarihinden dava tarihine kadar olan alacağı ile dava tarihinden sonra belirlenen bu alacağına aynı faizin yürütülmesine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle davacının İstanbul 8 Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2003/1219 E, 2004/125 K sayılı kararı ile hüküm altına alınan 947.598.745.61-Pakistan rupisi ana para alacağının TL karşılığı 18.080.184.06 TL alacağına 22/09/2003 temerrüt tarihinden dava tarihine kadar olan toplam 18.951.548.49 TL işlemiş faiz alacağı olduğunun tesbitine, bu miktarın davalıdan tahsiline, tahsil anında B.K.nın 83 (T.B.K 100) madde hükümlerinin saklı tutulmasına, ana para 18.080.184.06 TL sine dava tarihinden itibaren fiili ödeme tarihine kadar 3095 sayılı Kanunun 2/2 maddesi uyarınca avans faizi yürütülmesine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili ve davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Davalı vekilinin temyiz itirazlarına gelince; dava, teminat mektubundan kaynaklanan alacağın temerrüt faizinin tahsili istemine ilişkindir. Davacı dava dilekçesinde temerrüt tarihinden dava tarihe kadar işleyen 48.973.694.12 TL'nin faizi ile dava tarihinden itibaren işleyecek temerrüt faizinin tahsilini talep ettiğine göre 48.973.694.12 TL davanın müddeabihi olup, bu miktar üzerinden ilam harcı ve avukatlık ücretine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde dava konusu olmayan teminat mektubu bedeli de dahil edilerek ilam harcı ve avukatlık ücretine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
3- Ayrıca davacının davalıdan olan teminat mektubu alacağı nedeniyle davalı bankaya karşı açtığı ana para alacağının tahsili istemine ilişkin davada yabancı para olarak istemde bulunduğu ve mahkemece de Borçlar Kanunu’nun 83. maddesi uyarınca aynen tahsile karar verilerek kararın bu şekilde kesinleşmiş olmasına göre davacının tercih hakkını yabancı para olarak kullanması nedeniyle ana parayı yabancı para olarak tahsil etmek durumunda olan davacının hükmedilen yabancı ana paranın temerrüt tarihindeki TL karşılığına avans faizi yürütülmesi yönündeki isteminin yerinde olmadığı, bu itibarla mahkemece temerrüt faizinin yabancı para üzerinden ve yabancı paralar için uygulanması mümkün 3095 sayılı Yasa’nın 4/a maddesi uyarınca hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş kararın bu nedenle de davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/15571 E. 2015/5005 K.
Ortak:para alacağı · işlemiş faiz · avans faizi · temerrüt
İncelediğiniz karardaİnşaat A.Ş'nin edimini yerine getirmediği gerekçesiyle oto yol yapım sözleşmesini feshedip 27/04/2001 tarihinde «teminat mektubunun tazmini» için davalı bankaya müracaat ettiği, davalının «ihtiyati tedbir» kararı nedeniyle teminat mektubunun tazmini istemini yerine getirmediği, «temerrüt tarihi» olan 22/09/2003 tarihinde «ihtiyati tedbirin kaldırıldığının» öğrenilmesinden sonra bankanın tazmin yükümlülüğünün başladığı, talep edilen Pakistan Rupisi'nin Türkiye'de tedavülünün bulunmaması nedeniyle, 3095 sayılı Kanunun 4/a maddesinin uygulanmasının mümkün bulunmadığı, dava dilekçesinde Pakistan Rupisi'ne ilişkin alacağın Türk Lirası karşılığına «temerrüd faizi» işletilmesini talep edildiğinden, 3095 sayılı Kanunun 2/2 maddesine göre «avans faizi» yürütülmek suretiyle davacının temerrüt tarihinden dava tarihine kadar olan alacağı ile dava tarihinden sonra belirlenen bu alacağına aynı faizin yürütülmesine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle davacının İstanbul 8 Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2003/1219 E, 2004/125 K sayılı kararı ile hüküm altına alınan 947.598.745.61-Pakistan rupisi ana «para alacağının» TL karşılığı 18.080.184.06 TL alacağına 22/09/2003 temerrüt tarihinden dava tarihine kadar olan toplam 18.951.548.49 TL «işlemiş faiz» alacağı olduğunun tesbitine, bu miktarın davalıdan tahsiline, tahsil anında B.K.nın 83 (T.B.K 100) madde hükümlerinin saklı tutulmasına, ana para 18.080.184.06 TL …
3- Ayrıca davacının davalıdan olan «teminat mektubu» alacağı nedeniyle davalı bankaya karşı açtığı ana «para alacağının» tahsili istemine ilişkin davada yabancı para olarak istemde bulunduğu ve mahkemece de Borçlar Kanunu’nun 83. maddesi uyarınca aynen tahsile karar verilerek kararın bu şekilde kesinleşmiş olmasına göre davacının tercih hakkını yabancı para olarak kullanması nedeniyle ana parayı yabancı para olarak tahsil etmek durumunda olan davacının hükmedilen yabancı ana paranın «temerrüt» tarihindeki TL karşılığına «avans faizi» yürütülmesi yönündeki isteminin yerinde olmadığı, bu itibarla mahkemece «temerrüt faizinin» yabancı para üzerinden ve yabancı paralar için uygulanması mümkün 3095 sayılı Yasa’nın 4/a maddesi uyarınca hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi …
2- Davalı vekilinin temyiz itirazlarına gelince; dava, «teminat mektubundan» kaynaklanan alacağın «temerrüt faizinin» tahsili istemine ilişkindir.
Benzer bu kararda8 Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2003/1219 E, 2004/125 K sayılı kararı ile hüküm altına alınan 947.598.745.61-Pakistan rupisi ana «para alacağının» TL karşılığı 18.080.184,06 TL alacağına 22/09/2003 «temerrüt» tarihinden dava tarihine kadar olan toplam 18.951.548,49 TL «işlemiş faiz» alacağı olduğunun tesbitine, bu miktarın davalıdan tahsiline, tahsil anında BK'nın 83 (T.B.K 100) madde hükümlerinin saklı tutulmasına, ana para 18.080.184,06 TL'sine dava tarihinden itibaren fiili ödeme tarihine kadar 3095 sayılı Kanun'un 2/2 maddesi uyarınca «avans faizi» yürütülmesine dair verilen karar taraf vekillerinin temyizi üzerine Dairemizce davalı yararına bozulmuştur.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Teminat mektubundan alacak | Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/3946 E. 2012/3882 K.
Ortak:para alacağı · temerrüt tarihi · teminat mektubu · ihtiyati tedbir · temerrüt faizi · avans faizi · temerrüt · teminat
İncelediğiniz karardaİnşaat A.Ş'nin edimini yerine getirmediği gerekçesiyle oto yol yapım sözleşmesini feshedip 27/04/2001 tarihinde «teminat mektubunun tazmini» için davalı bankaya müracaat ettiği, davalının «ihtiyati tedbir» kararı nedeniyle teminat mektubunun tazmini istemini yerine getirmediği, «temerrüt tarihi» olan 22/09/2003 tarihinde «ihtiyati tedbirin kaldırıldığının» öğrenilmesinden sonra bankanın tazmin yükümlülüğünün başladığı, talep edilen Pakistan Rupisi'nin Türkiye'de tedavülünün bulunmaması nedeniyle, 3095 sayılı Kanunun 4/a maddesinin uygulanmasının mümkün bulunmadığı, dava dilekçesinde Pakistan Rupisi'ne ilişkin alacağın Türk Lirası karşılığına «temerrüd faizi» işletilmesini talep edildiğinden, 3095 sayılı Kanunun 2/2 maddesine göre «avans faizi» yürütülmek suretiyle davacının temerrüt tarihinden dava tarihine kadar olan alacağı ile dava tarihinden sonra belirlenen bu alacağına aynı faizin yürütülmesine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle davacının İstanbul 8 Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2003/1219 E, 2004/125 K sayılı kararı ile hüküm altına alınan 947.598.745.61-Pakistan rupisi ana «para alacağının» TL karşılığı 18.080.184.06 TL alacağına 22/09/2003 temerrüt tarihinden dava tarihine kadar olan toplam 18.951.548.49 TL «işlemiş faiz» alacağı olduğunun tesbitine, bu miktarın davalıdan tahsiline, tahsil anında B.K.nın 83 (T.B.K 100) madde hükümlerinin saklı tutulmasına, ana para 18.080.184.06 TL …
3- Ayrıca davacının davalıdan olan «teminat mektubu» alacağı nedeniyle davalı bankaya karşı açtığı ana «para alacağının» tahsili istemine ilişkin davada yabancı para olarak istemde bulunduğu ve mahkemece de Borçlar Kanunu’nun 83. maddesi uyarınca aynen tahsile karar verilerek kararın bu şekilde kesinleşmiş olmasına göre davacının tercih hakkını yabancı para olarak kullanması nedeniyle ana parayı yabancı para olarak tahsil etmek durumunda olan davacının hükmedilen yabancı ana paranın «temerrüt» tarihindeki TL karşılığına «avans faizi» yürütülmesi yönündeki isteminin yerinde olmadığı, bu itibarla mahkemece «temerrüt faizinin» yabancı para üzerinden ve yabancı paralar için uygulanması mümkün 3095 sayılı Yasa’nın 4/a maddesi uyarınca hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi …
2- Davalı vekilinin temyiz itirazlarına gelince; dava, «teminat mektubundan» kaynaklanan alacağın «temerrüt faizinin» tahsili istemine ilişkindir.
Benzer bu kararda… lgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmaması ile davacının davalıdan olan «teminat mektubu» alacağı nedeniyle davalı bankaya karşı açtığı ana «para alacağının» tahsili istemine ilişkin davada yabancı para olarak istemde bulunduğu ve mahkemece de Borçlar Kanunu’nun 83. maddesi uyarınca aynen tahsile karar verilerek kararın bu şekilde kesinleşmiş olmasına göre davacının tercih hakkını yabancı para olarak kullanması nedeniyle ana parayı yabancı para olarak tahsil etmek durumunda olan davacının hükmedilen yabancı ana paranın «temerrüt» tarihindeki TL karşılığına «avans faizi» yürütülmesi yönündeki isteminin yerinde olmadığı, bu itibarla mahkemece «temerrüt faizinin» yabancı para üzerinden ve yabancı paralar için uygulanması mümkün 3095 sayılı Yasa’nın 4/a maddesi uyarınca hükmedilmesi doğru bulunduğundan davacı vekilinin yerin …
Ayrıca, somut olayda davalıusulüne uygun olarak «temerrüde» düşürülmeden önce davaya konu alacağın dayanağını teşkil eden «teminat mektubu» hakkında davacıya karşı «taahhüt» altına giren dava dışı şirketin istemi üzerine teminat mektuplarının paraya çevrilmesini önleyici yönde mahkemece verilmiş bulunan «ihtiyati tedbir» kararının mevcudiyeti karşısında tedbir kararının devamı süresince davalının ödeme yapması mümkün olmadığından tedbir kararının devamı süresince temerrüt de gerçekleşmeyecek olması karşısında tedbir kararının kaldırıldığının davalıya tebliğ edildiği tarihten itibaren teminat mektubu bedelinin ödenmesi davalı yönünden mümkün hale geleceğinden davalının temerrüdünün de bu tarihten itibaren gerçekleştiğinin kabulü ile «temerrüt tarihinin» buna göre belirlenmesi sonucu dava tarihine kadarki dönem için işlemiş olan «temerrüt faizi» alacağının tespiti gerekirken yazılı şekilde 27.04.2001 tarihinin temerrüt tarihi olarak kabul edilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davalı yararına bozulm …
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasındaki uyuşmazlığın «teminat mektubunun» talep edildiği tarihte ödenmemesinden kaynaklanan «temerrüt faizine» ilişkin olduğu, faiz alacağının ana alacağın fer’isi niteliğinde bulunduğu, bu nedenle kök alacağa doğrudan bağlı olduğu, kök alacağın tahsiline ilişkin olarak açılan davada davacının alacağını Pakistan Rupisi olarak talep ettiği, mahkemece de anılan para üzerinden karar verildiği, bu nedenle davacının faiz alacağının da Pakistan Rupisi üzerinden hesaplanmasının gerektiği, davacının davalı tarafın bağlı bulunduğu konsorsiyumdan tazmin talebinde bulunduğu 27.04.2001 tarihinin davalının «temerrüt tarihi» olarak kabul edildiği, her ne kadar hüküm fıkrasına “takip tarihinden” ibaresi yazılmış ise de aslında “temerrüt tarihinden” ibaresinin yazılmasının gerektiği, anc …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:tazmin talebi · taahhütname · ihtarname
Benzer bu kararda2-Dava, «teminat mektubundan» kaynaklanan alacağın «temerrüt faizinin» tahsili istemine ilişkindir.Mahkemece, davalı bankanın 27.04.2001 tarihinde temerrüde düştüğü kabul edilerek bu tarihten itibaren faiz alacağı hesaplattırılarak hüküm altına alınmış ise de anılan tarihin temerrüde esas tutulamayacağına ilişkin olarak Dairemizin 18.05.2010 tarih, 2008/10422 Esas-2010/5533 sayılı Kararı mevcut olup, sözkonusu Kararda 27.04.2001 tarihinde dava dışı İş Bankası A.Ş.’ne ulaşan «tazmin talebini» havi «ihtarnamenin» usulsüz olduğunun tespit edilmiş olması nedeniyle anılan ihtarnameye işbu davada da hukuki bir sonuç bağlanmasının mümkün bulunmaması karşısında davalının temerrüd …
Ayrıca, somut olayda davalıusulüne uygun olarak «temerrüde» düşürülmeden önce davaya konu alacağın dayanağını teşkil eden «teminat mektubu» hakkında davacıya karşı «taahhüt» altına giren dava dışı şirketin istemi üzerine teminat mektuplarının paraya çevrilmesini önleyici yönde mahkemece verilmiş bulunan «ihtiyati tedbir» kararının mevcudiyeti karşısında tedbir kararının devamı süresince davalının ödeme yapması mümkün olmadığından tedbir kararının devamı süresince temerrüt de gerçekleşmeyecek olması karşısında tedbir kararının kaldırıldığının davalıya tebliğ edildiği tarihten itibaren teminat mektubu bedelinin ödenmesi davalı yönünden mümkün hale geleceğinden davalının temerrüdünün de bu tarihten itibaren gerçekleştiğinin kabulü ile «temerrüt tarihinin» buna göre belirlenmesi sonucu dava tarihine kadarki dönem için işlemiş olan «temerrüt faizi» alacağının tespiti gerekirken yazılı şekilde 27.04.2001 tarihinin temerrüt tarihi olarak kabul edilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davalı yararına bozulm …
-
Haksız Rekabetin Tespiti ve Men'i
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/834 E. 2017/3764 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kazanç kaybı · reeskont faizi · kâr kaybı · maddi tazminat
Benzer bu karardaMahkemece, davanın kısmen kabulüne, 2004 ve 2005 yıllarına ait «kazanç kaybı» olan 973,76 TL «maddi tazminatın» dava tarihinden itibaren işleyecek «reeskont faizi» ile birlikte davalı ...
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2013/5740 E. , 2014/12853 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İSTANBUL 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 27/12/2012
NUMARASI 2006/248-2012/319
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 27/12/2012 tarih ve 2006/248-2012/319 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili ve davalı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 24.06.2014 günü hazır bulunan davacı vekilleri Av. H.U.. Av. Ha.K.. ile davalı banka vekilleri Av. İ.. H.., Av. A. C.. ile Av. U. E.. dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, Pakistan İslam Cumhuriyeti'nin Milli Karayolları Kurumu (NHA) ile dava dışı B.. A.Ş arasında Pakistan oto yolu projesinin bir bölümünün yapımı için oto yol yapım sözleşmesi akdedildiğini, bu kapsamda davacının 96.645.563.50 USD ile 2.523.009.751.70 Pakistan Rupisini avans olarak ödediğini, avans niteliğinde ödeme yaptığını, borç olarak verilen bu paranın garantisini oluşturmak üzere ... Bankası A.Ş liderliğindeki (... Bankası AŞ, ... […]A.O, T... Bankası A.Ş, ... A.Ş, […]. Bankası A.Ş ve Denizbank'tan oluşan) Türk Bankalar Konsorsiyumunun müştereken düzenledikleri ve ödünç verilen paralar cininden 2 adet avans teminat mektubunun davalı bankadan alındığını, müteahhit B..A.Ş.nin yükümlülüklerini yerine getirmemesi nedeniyle sözleşmenin feshedildiğini, davacının tedarik avansı olarak verilen borç paralardan müteahhit B..'ın hakedişlerini düştükten sonra geriye kalan 1.871.245.548.20 Pakistan Rupisi ve bu davanın konusu olmamakla birlikte 71.679.303.34 USD bakiye alacaklarının derhal ödenmesi için aralarında davalı bankanın da bulunduğu, Bankalar Konsorsiyumunun temsilcisi davalıya 24/04/2001 tarihli ödeme talep yazısı ile müracaat ederek avans teminat mektupları bedellerinin ödenmesi talebinde bulunduğunu, Bankalar Konsorsiyumunun temerrüte düştüğünü, derhal ödeme yükümlülüklerini yerine getirmeyen borçlu Bankalar Konsorsiyumunun, avans teminat mektupları lehtarı B...
A.Ş ile gizli işbirliği içinde hareket ederek ödeme talebini aldıktan 5 gün sonra Ankara 2.Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından 02/05/2001 tarihli ihtiyati tedbir kararının verilmesine sebep olduklarını, Ankara 2 Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ihtiyati tedbir kararını 12/09/2003 tarihli kararı ile kesin olarak kaldırıldığını, bu durumun İş Bankası'na 12/09/2003 tarihli ihtarname ile bildirildiğini, İstanbul 8 Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2003/1219 E, 2004/125 K sayılı ilamı ile ... Bankası payına düşen 947.598.745.61 Pakistan Rupisi alacaklarının hüküm altına alındığını, 27/07/2005 tarihinde kararın kesinleştiğini, mahkemece hüküm altına alınan alacaklarına temerrüt tarihi olan 27/04/2001 tarihinden itibaren temerrüt faizi yürütülmesini gerektiğini ileri sürerek kesinleşmiş karar ile hüküm altına alınmış olan 947.598.745.61 Pakistan Rupisi ana para alacağının TC Merkez Bankalarınca temerrüt tarihi
olan 27/04/2001 tarihindeki (1 Pakistan Rupisi 19.080 TL) efektif satış kuru üzerinden TL karşılığı olan 18.080.184.06 TL'ye dava tarihine kadar 3095 sayılı Kanunun 2.maddesi hükmü uyarınca T C Merkez Bankası'nın kısa vadeli TL avansları için uyguladığı faiz oranları ve Maliye Bakanlığı Genel Tebliği 9.maddesi hükmü oranları üzerinden dönemsel olarak işlemiş temerrüt faiz miktarı olan 48.973.694.12-TL.nin, ayrıca 18.080.184,06 TL ana paraya dava tarihinden fiili ödeme tarihine kadar 3095 sayılı Kanunun 2/2 md si uyarınca T.C Merkez Bankası'nın kısa vadeli TL avansları için uyguladığı faiz oranları ve Maliye Bakanlığı Genel Tebliği 9.madde hükmü oranları üzerinden dönemsel olarak işleyecek temerrüt faizinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının teminat mektubu ile ilgili ilk başvurusunun 27/04/2001 tarihli olmakla beraber başvuru ekindeki yazının İngilizce olarak düzenlenmesi karşısında tazmin talebinin kabul edilmediğini, Ankara 2 Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 02/05/2001 tarihli ve 2001/540 D İş sayılı kararı ile teminat mektubunun tazmininin ihtiyati tedbir yoluyla durdurulduğunu, tedbirin 12/09/2003 tarihinde kaldırıldığını, ihtiyati tedbir kararının varlığı süresince müvekkili bankadan temerrüt faizi istenemeyeceğini, 3095 sayılı Kanunun 4/a maddesine göre faiz istenebileceğini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre davacının dava dışı B... İnşaat A.Ş'nin edimini yerine getirmediği gerekçesiyle oto yol yapım sözleşmesini feshedip 27/04/2001 tarihinde teminat mektubunun tazmini için davalı bankaya müracaat ettiği, davalının ihtiyati tedbir kararı nedeniyle teminat mektubunun tazmini istemini yerine getirmediği, temerrüt tarihi olan 22/09/2003 tarihinde ihtiyati tedbirin kaldırıldığının öğrenilmesinden sonra bankanın tazmin yükümlülüğünün başladığı, talep edilen Pakistan Rupisi'nin Türkiye'de tedavülünün bulunmaması nedeniyle, 3095 sayılı Kanunun 4/a maddesinin uygulanmasının mümkün bulunmadığı, dava dilekçesinde Pakistan Rupisi'ne ilişkin alacağın Türk Lirası karşılığına temerrüd faizi işletilmesini talep edildiğinden, 3095 sayılı Kanunun 2/2 maddesine göre avans faizi yürütülmek suretiyle davacının temerrüt tarihinden dava tarihine kadar olan alacağı ile dava tarihinden sonra belirlenen bu alacağına aynı faizin yürütülmesine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle davacının İstanbul 8 Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2003/1219 E, 2004/125 K sayılı kararı ile hüküm altına alınan 947.598.745.61-Pakistan rupisi ana para alacağının TL karşılığı 18.080.184.06 TL alacağına 22/09/2003 temerrüt tarihinden dava tarihine kadar olan toplam 18.951.548.49 TL işlemiş faiz alacağı olduğunun tesbitine, bu miktarın davalıdan tahsiline, tahsil anında B.K.nın 83 (T.B.K 100) madde hükümlerinin saklı tutulmasına, ana para 18.080.184.06 TL sine dava tarihinden itibaren fiili ödeme tarihine kadar 3095 sayılı Kanunun 2/2 maddesi uyarınca avans faizi yürütülmesine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili ve davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Davalı vekilinin temyiz itirazlarına gelince; dava, teminat mektubundan kaynaklanan alacağın temerrüt faizinin tahsili istemine ilişkindir. Davacı dava dilekçesinde temerrüt tarihinden dava tarihe kadar işleyen 48.973.694.12 TL'nin faizi ile dava tarihinden itibaren işleyecek temerrüt faizinin tahsilini talep ettiğine göre 48.973.694.12 TL davanın müddeabihi olup, bu miktar üzerinden ilam harcı ve avukatlık ücretine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde dava konusu olmayan teminat mektubu bedeli de dahil edilerek ilam harcı ve avukatlık ücretine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
3- Ayrıca davacının davalıdan olan teminat mektubu alacağı nedeniyle davalı bankaya karşı açtığı ana para alacağının tahsili istemine ilişkin davada yabancı para olarak istemde bulunduğu ve mahkemece de Borçlar Kanunu’nun 83. maddesi uyarınca aynen tahsile karar verilerek kararın bu şekilde kesinleşmiş olmasına göre davacının tercih hakkını yabancı para olarak kullanması nedeniyle ana parayı yabancı para olarak tahsil etmek durumunda olan davacının hükmedilen yabancı ana paranın temerrüt tarihindeki TL karşılığına avans faizi yürütülmesi yönündeki isteminin yerinde olmadığı, bu itibarla mahkemece temerrüt faizinin yabancı para üzerinden ve yabancı paralar için uygulanması mümkün 3095 sayılı Yasa’nın 4/a maddesi uyarınca hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş kararın bu nedenle de davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine, (2) ve (3) nolu bentlerde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, takdir olunan 1.100,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, aşağıda yazılı bakiye 0,90 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, 03.07.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/101889000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz