Tapu İptali Ve Tescil
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2015/407 E. 2015/4933 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ortaklıktan çıkmaya izin (ttk 638/2)↗ ortaklıktan çıkma↗ tapu iptali ve tescil↗ delillerin toplanmaması↗ şirket müdürlüğü↗ muvazaa↗ davadan feragat↗ şirket zararı↗ usulden reddi↗ feragat↗ havale↗ ıslah↗ dava sebebi↗ husumet↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; davalılar ...,..., ... ve şirket yönünden davadan feragat edildiği, davalılar ... ve ... aleyhine açılan davanın ise tamamen ıslah edilerek tazminat istemine çevrildiğini, davacının ıslah edilen talebinin dava dilekçesinde yer almayan yeni bir talep olduğundan ıslah talebinin reddi gerektiği, bu durumda davaya ıslah dilekçesinin sunulmasından önceki talep olan, ortaklıktan çıkma isteğinin değerlendirilmesi
bakımından devam edildiği, ortaklıktan çıkmaya izin verilmesi davasında taraf olarak gösterilmesi gereken ... Ltd. Şti. aleyhine açılan davadan feragat edildiği ve husumet eksikliği oluştuğu gerekçesiyle davalılar ...Ltd.Şti., ..., ... ve ... aleyhinde açılan davaların feragat nedeniyle reddine, davalılar ... ve ... aleyhinde açılan davaların ise usulden reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava, davalı şirket taşınmazlarının muvazaalı satışının iptali ve yeniden şirket adına tescili ile ortaklıktan çıkma istemine ilişkin açılmış, yargılama devam ederken davacı bir kısım davalılar yönünden davadan feragat etmiş, tapu iptal ve tescil isteminden de feragat etmiş, sonrasında 12.06.2014 tarihli dilekçesi ile davayı kamilen ıslah etmiştir. Islah, HMK'nın 176. maddesi çerçevesinde taraflardan her birinin yapmış olduğu usuli işlemleri değiştirmesine olanak sağlayan nitelikte olup, kısmen yada tamamen davanın ıslahı mümkündür. HMK.'nın 180. maddesi kapsamında davanın tamamen ıslahı ve biçimi düzenlenmiş olup, bu kapsamda bir kısım davalılar yönünden davacının dava açarken dayanmış olduğu bir kısım dava sebebini ve özellikle talep sonucunu ıslah ederek davayı tazminat davasına dönüştürmesi mümkündür. Islah suretiyle talep sonucunun değiştirilemeyeceğine dair bir yasa kuralı mevcut değildir. Talep sonucu kısmen veya tamamen değiştirilebilir. Yargıtay kararları ile ıslah suretiyle mümkün olmadığı ifade edilen husus, asıl dava muhafaza edilerek ıslah suretiyle dava dilekçesinde yer almayan ikinci bir talebin eklenmesi olgusudur. Davacı vekilince sunulan 12.06.2014 havale tarihli dilekçesiyle davayı kamilen ıslah ettiği, davayı aynı vakıalara dayanarak sorumluluk (tazminat) davasına dönüştürdüğü açıkça ifade edilmiş olmasına rağmen mahkemece aksinin kabulü suretiyle davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, davanın şirketi zarara uğratan eylemleri nedeniyle şirket müdürleri aleyhine açılmış tazminat davasına dönüştüğü kabul edilerek tarafların delilleri toplanması ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçelerle davanın reddi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/12291 E. 2018/5760 K.
Ortak:usulden reddi · ıslah · dava sebebi
İncelediğiniz karardaHMK.'nın 180. maddesi kapsamında davanın tamamen «ıslahı» ve biçimi düzenlenmiş olup, bu kapsamda bir kısım davalılar yönünden davacının dava açarken dayanmış olduğu bir kısım dava «sebebini» ve özellikle talep sonucunu ıslah ederek davayı tazminat davasına dönüştürmesi mümkündür.
Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; davalılar ...,..., ... ve şirket yönünden «davadan feragat» edildiği, davalılar ... ve ... aleyhine açılan davanın ise tamamen «ıslah» edilerek tazminat istemine çevrildiğini, davacının ıslah edilen talebinin dava dilekçesinde yer almayan yeni bir talep olduğundan ıslah talebinin reddi gerektiği, bu durumda davaya ıslah dilekçesinin sunulmasından önceki talep olan, «ortaklıktan çıkma» isteğinin değerlendirilmesi bakımından devam edildiği, ortaklıktan çıkmaya izin verilmesi davasında taraf olarak gösterilmesi gereken ...
Şti. aleyhine açılan «davadan feragat» edildiği ve «husumet» eksikliği oluştuğu gerekçesiyle davalılar ...Ltd.Şti., ..., ... ve ... aleyhinde açılan davaların feragat nedeniyle reddine, davalılar ... ve ... aleyhinde açılan davaların ise «usulden reddine» karar verilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, uyulan bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre; davacının, davasını kamilen «ıslah» etmiş olduğu, söz konusu kamilen ıslah dilekçesine süresinde davalı yanın zaman aşımı definde bulunduğu, senedin «vade tarihinin» .../02/2008 olduğu, davanın kamilen ıslah edildiği .../01/2012 tarihi itibariyle 818 sayılı Borçlar Kanunun 392. maddesine dayalı olduğu anlaşılan davada 818 sayılı Borçlar Kanunun 114. maddesi nedeni ile 818 sayılı Borçlar Kanunun 126/4. maddesinde öngörülen 5 yıllık zaman aşımı süresinin geçirilmiş olduğu, 6098 sayılı TBK 'nın 147/5. maddesinde de aynı sürenin kabul edildiği gerekçesiyle, davanın «zamanaşımı» nedeni ile «usulden reddine» karar verilmiştir.
Böylece, dava dilekçesinde dayanılan hukuk «sebebin» ve/veya talebin .../01/2012 tarihli «ıslah» dilekçesiyle değiştirildiği kabul edilemeyeceğinden .../01/2012 tarihli dilekçenin davanın kamilen ıslahı mahiyetinde değil, davanın bidayetinde ileri sürülen maddi vakıaların açıklanması niteliğinde olduğu sonucuna varılmıştır.
… şleyecek ve davada uygulanacak olan 818 sayılı Borçlar Kanunun 126/4. maddesinde öngörülen 5 yıllık zaman aşımı süresi ise takip, dava tarihi ve .../01/2012 tarihli «ıslah» dilekçesi olduğu bildirilen dilekçe tarihine kadar dolmamış olup, işin esasına girilerek yapılacak değerlendirme sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde davanın «zamanaşımı» nedeniyle «usulden reddine» karar verilmesi doğru olmamış, hükmün temyiz eden mümeyyiz davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:vekalet ilişkisi · protesto · temel ilişki · vade tarihi · lehtar · ciro · muacceliyet · keşideci
Benzer bu kararda… larak ikame edilmiş vekilin hesap verme yükümlülüğünden kaynaklanan alacak istemine ilişkin olup, .../01/2008 keşide, .../02/2008 ödeme tarihli, 150.000 USD bedelli «bononun» «keşidesinin» .... olduğu, davalı «lehtar» ... tarafından davacıya «ciro» edildiği; senet «protesto» edilmeden takibe konulduğu için davalının itirazı üzerine takibin iptal edildiği anlaşılmaktadır.
Bununla birlikte .../01/2012 tarihli dilekçenin davanın kamilen «ıslahı» niteliğinde bulunduğu kabul edilse bile, vekilin hesap verme yükümlülüğünden kaynaklanan alacak istemine ilişkin olan davada borcun ödenmesi amacıyla verilen «bononun» «vade tarihi» .../02/2008 olup belirlenen vade tarihinde alacağın «muaccel» olduğunun kabulü gerekir.
Mahkemece, uyulan bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre; davacının, davasını kamilen «ıslah» etmiş olduğu, söz konusu kamilen ıslah dilekçesine süresinde davalı yanın zaman aşımı definde bulunduğu, senedin «vade tarihinin» .../02/2008 olduğu, davanın kamilen ıslah edildiği .../01/2012 tarihi itibariyle 818 sayılı Borçlar Kanunun 392. maddesine dayalı olduğu anlaşılan davada 818 sayılı Borçlar Kanunun 114. maddesi nedeni ile 818 sayılı Borçlar Kanunun 126/4. maddesinde öngörülen 5 yıllık zaman aşımı süresinin geçirilmiş olduğu, 6098 sayılı TBK 'nın 147/5. maddesinde de aynı sürenin kabul edildiği gerekçesiyle, davanın «zamanaşımı» nedeni ile «usulden reddine» karar verilmiştir.
… acak hakkının devam ettiği ileri sürülerek senet bedeli olan 150.000 USD nin faiziyle birlikte tahsili talep edilmiş, cevaba cevap dilekçesinde, taraflar arasındaki «temel ilişkinin» taşınmaz satışına dayandığı, senedin davacıya ait taşınmazların satışından doğan alacak nedeniyle düzenlendiği, tapuda gösterilen bedelin alıcı tarafından davacıya …
-
İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/13105 E. 2012/5008 K.
Ortak:ıslah
İncelediğiniz karardaMahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; davalılar ...,..., ... ve şirket yönünden «davadan feragat» edildiği, davalılar ... ve ... aleyhine açılan davanın ise tamamen «ıslah» edilerek tazminat istemine çevrildiğini, davacının ıslah edilen talebinin dava dilekçesinde yer almayan yeni bir talep olduğundan ıslah talebinin reddi gerektiği, bu durumda davaya ıslah dilekçesinin sunulmasından önceki talep olan, «ortaklıktan çıkma» isteğinin değerlendirilmesi bakımından devam edildiği, ortaklıktan çıkmaya izin verilmesi davasında taraf olarak gösterilmesi gereken ...
1- Dava, davalı şirket taşınmazlarının «muvazaalı» satışının iptali ve yeniden şirket adına tescili ile «ortaklıktan çıkma» istemine ilişkin açılmış, yargılama devam ederken davacı bir kısım davalılar yönünden «davadan feragat» etmiş, tapu iptal ve tescil isteminden de feragat etmiş, sonrasında 12.06.2014 tarihli dilekçesi ile davayı kamilen «ıslah» etmiştir.
Islah, HMK'nın 176. maddesi çerçevesinde taraflardan her birinin yapmış olduğu usuli işlemleri değiştirmesine olanak sağlayan nitelikte olup, kısmen yada tamamen davanın «ıslahı» mümkündür.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davacının davalılardan ...’den 60.000,00 TL alacağının bulunduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalılardan ... hakkındaki davanın reddine, 60.000,00 TL’nin diğer davalıdan «ıslah» tarihinden itibaren faiziyle tahsiline karar verilmiştir.
2) Dava, «acentelik sözleşmesi» uyarınca davalı tarafından tahsil edilen primlerin tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkin olup, yargılama sırasında «alacak davası» olarak «ıslah» edilmiştir.
Mahkemece, «itirazın iptali davası» olarak açılan davanın aynı miktarla kamilen «ıslah» edilmiş olması nedeniyle «temerrüt faizinin» ıslah tarihinden başlatılması gerektiği gerekçesiyle yazılı şekilde karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:acentelik sözleşmesi · itirazın iptali davası · acentelik · iptal davası · alacak davası · temerrüt faizi · temerrüt
Benzer bu karardaMahkemece, «itirazın iptali davası» olarak açılan davanın aynı miktarla kamilen «ıslah» edilmiş olması nedeniyle «temerrüt faizinin» ıslah tarihinden başlatılması gerektiği gerekçesiyle yazılı şekilde karar verilmiştir.
2) Dava, «acentelik sözleşmesi» uyarınca davalı tarafından tahsil edilen primlerin tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkin olup, yargılama sırasında «alacak davası» olarak «ıslah» edilmiştir.
… 1.2002 gün, E 2002/2-63, K, 23-03.07.2002 gün, E2002/9-564, K572) Bu itibarla mahkemece davacı tarafın talebi de göz önüne alınarak davalının dava tarihi itibariyle «temerrüde» düştüğünün kabulü gerekirken faizin «ıslah» tarihinden hükmedilmiş bulunması doğru görülmemiş ve kararın açıklanan nedenle davacı yararına bozulması gerekmiş ise de yapılan yanlışlığın giderilmesi, yeniden y …
-
Limited şirkette ortaklıktan çıkma
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/13727 E. 2017/1861 K.
Ortak:ortaklıktan çıkma · ıslah
İncelediğiniz karardaMahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; davalılar ...,..., ... ve şirket yönünden «davadan feragat» edildiği, davalılar ... ve ... aleyhine açılan davanın ise tamamen «ıslah» edilerek tazminat istemine çevrildiğini, davacının ıslah edilen talebinin dava dilekçesinde yer almayan yeni bir talep olduğundan ıslah talebinin reddi gerektiği, bu durumda davaya ıslah dilekçesinin sunulmasından önceki talep olan, «ortaklıktan çıkma» isteğinin değerlendirilmesi bakımından devam edildiği, ortaklıktan çıkmaya izin verilmesi davasında taraf olarak gösterilmesi gereken ...
1- Dava, davalı şirket taşınmazlarının «muvazaalı» satışının iptali ve yeniden şirket adına tescili ile «ortaklıktan çıkma» istemine ilişkin açılmış, yargılama devam ederken davacı bir kısım davalılar yönünden «davadan feragat» etmiş, tapu iptal ve tescil isteminden de feragat etmiş, sonrasında 12.06.2014 tarihli dilekçesi ile davayı kamilen «ıslah» etmiştir.
Islah, HMK'nın 176. maddesi çerçevesinde taraflardan her birinin yapmış olduğu usuli işlemleri değiştirmesine olanak sağlayan nitelikte olup, kısmen yada tamamen davanın «ıslahı» mümkündür.
Benzer bu karardaDava, davacının ortağı olduğu «limited şirket ortaklığından çıkma» ve ortaklık «payı alacağının» tahsili istemine ilişkindir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, dosyada bilirkişi raporu alınmasından sonra davacının davasını bilirkişi raporunda belirlenen miktar üzerinden «ıslah» etmesine ve bu miktarı davalıların kabul etmesine göre davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:limited şirkette ortaklıktan çıkma · limited şirket ortaklığı · kâr payı alacağı · limited şirket · kâr payı
Benzer bu karardaDava, davacının ortağı olduğu «limited şirket ortaklığından çıkma» ve ortaklık «payı alacağının» tahsili istemine ilişkindir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2015/407 E. , 2015/4933 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ...Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 04/11/2014 tarih ve 2014/83-2014/379 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili; müvekkilinin davalı şirketin ortağı olduğunu, davalılar ... ve ...'in şirket müdürü olduklarını, diğer davalıların ise şirket taşınmazının tapuda alım satımını gerçekleştiren kişiler olduğunu, davalı şirkete ait ... ilçesi, ... mahallesi, 46105 ada 5 parselde kain, A blok 2 nolu, B blok 12 ve 13 nolu taşınmazların şirket ortaklık payının küçültülmesi amacıyla satışının yapıldığını, yapılan işlemlerle ilgili tarafına bilgi verilmediğini ve onayının alınmadığını ileri sürerek, yapılan satışın ve davalılar ...,... ve ... adına oluşan kayıtların muvazaa nedeniyle iptaliyle tekrar şirket adına tesciline ve davacının şirket ortaklığından çıkmasına karar verilmesini talep ve dava etmiş, yargılama sırasında sunduğu feragat ve ıslah dilekçeleri ile davalılar ...,..., ...
ve şirket yönünden davadan feragat etmiş, davalılar ... ve ... yönünden de davasını ıslah ederek davanın şirket müdürlerinin şahsi sorumluluğuna dayalı tazminat davası olarak görülmesini talep etmiştir.
Davalılar vekilleri ayrı ayrı davanın reddini istemişlerdir.
Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; davalılar ...,..., ... ve şirket yönünden davadan feragat edildiği, davalılar ... ve ... aleyhine açılan davanın ise tamamen ıslah edilerek tazminat istemine çevrildiğini, davacının ıslah edilen talebinin dava dilekçesinde yer almayan yeni bir talep olduğundan ıslah talebinin reddi gerektiği, bu durumda davaya ıslah dilekçesinin sunulmasından önceki talep olan, ortaklıktan çıkma isteğinin değerlendirilmesi
bakımından devam edildiği, ortaklıktan çıkmaya izin verilmesi davasında taraf olarak gösterilmesi gereken ... Ltd. Şti. aleyhine açılan davadan feragat edildiği ve husumet eksikliği oluştuğu gerekçesiyle davalılar ...Ltd.Şti., ..., ... ve ... aleyhinde açılan davaların feragat nedeniyle reddine, davalılar ... ve ... aleyhinde açılan davaların ise usulden reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava, davalı şirket taşınmazlarının muvazaalı satışının iptali ve yeniden şirket adına tescili ile ortaklıktan çıkma istemine ilişkin açılmış, yargılama devam ederken davacı bir kısım davalılar yönünden davadan feragat etmiş, tapu iptal ve tescil isteminden de feragat etmiş, sonrasında 12.06.2014 tarihli dilekçesi ile davayı kamilen ıslah etmiştir. Islah, HMK'nın 176. maddesi çerçevesinde taraflardan her birinin yapmış olduğu usuli işlemleri değiştirmesine olanak sağlayan nitelikte olup, kısmen yada tamamen davanın ıslahı mümkündür. HMK.'nın 180. maddesi kapsamında davanın tamamen ıslahı ve biçimi düzenlenmiş olup, bu kapsamda bir kısım davalılar yönünden davacının dava açarken dayanmış olduğu bir kısım dava sebebini ve özellikle talep sonucunu ıslah ederek davayı tazminat davasına dönüştürmesi mümkündür.
Islah suretiyle talep sonucunun değiştirilemeyeceğine dair bir yasa kuralı mevcut değildir. Talep sonucu kısmen veya tamamen değiştirilebilir. Yargıtay kararları ile ıslah suretiyle mümkün olmadığı ifade edilen husus, asıl dava muhafaza edilerek ıslah suretiyle dava dilekçesinde yer almayan ikinci bir talebin eklenmesi olgusudur. Davacı vekilince sunulan 12.06.2014 havale tarihli dilekçesiyle davayı kamilen ıslah ettiği, davayı aynı vakıalara dayanarak sorumluluk (tazminat) davasına dönüştürdüğü açıkça ifade edilmiş olmasına rağmen mahkemece aksinin kabulü suretiyle davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, davanın şirketi zarara uğratan eylemleri nedeniyle şirket müdürleri aleyhine açılmış tazminat davasına dönüştüğü kabul edilerek tarafların delilleri toplanması ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçelerle davanın reddi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, 08.04.2015 ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 08/04/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/397665500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz