Bağlama ücreti alacağında görevli mahkeme denizcilik ihtisas mahkemesidir
İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2025/957 E. 2025/1106 K. · · İlk derece: BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
İtirazın iptaliistinaf başvurusunun esastan reddiKesin
★ EmsalGörev ve yetkiDava şartı (hukuki yarar / ehliyet / kesin hüküm)
Davacının nitelemesi: Bağlama Sözleşmesinden Kaynaklanan Alacak mahkemenin nitelemesiyle örtüşüyor
Gerekçe özeti
Gemi bağlama/saklama hizmetine ilişkin alacak davalarında, sözleşme geminin korunması veya bakımı için verilen bir hizmet niteliği taşıdığından TTK 1352 maddesinin (l) bendi kapsamında deniz alacağı sayılır ve bu nedenle uyuşmazlık, TTK 5/2 uyarınca münhasıran görevlendirilen denizcilik ihtisas mahkemesinin (İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi) görev alanına girer; genel asliye ticaret mahkemeleri görevli değildir.
Ele alınan sorunlar
Bağlama ücreti alacağına ilişkin davada görevli mahkemenin tespiti → ret
İddia: Davacı vekili, TTK 1352/1-n bendinin devletin ilgili makamlarına ödenecek liman/kanal/dok/iskele/rıhtım resimlerine ilişkin olduğunu, huzurdaki davanın tacirler arası bağlama sözleşmesinden kaynaklandığını, bu nedenle Bakırköy Asliye Ticaret Mahkemesinin görevli olduğunu ileri sürmüştür. Davalı vekili ise ilk derece mahkemesinin gerekçesini aktararak (TTK 1352/1-n bendi uyarınca uyuşmazlığın denizcilik ihtisas mahkemesinin görev alanına girdiği) davanın usulden değil esastan reddi gerektiğini, eksik inceleme yapıldığını ileri sürmüştür.
Gerekçe: TTK 5/2 uyarınca, bir yerde ticaret davalarına bakan birden çok asliye ticaret mahkemesi bulunması ve iş durumunun gerekli kılması halinde, HSK tarafından bu mahkemelerden biri veya birkaçı münhasıran TTK'dan ve diğer kanunlardan doğan deniz ticaretine ilişkin hukuk davalarına bakmakla görevlendirilebilir. HSYK'nın 20/07/2004 tarihli kararı ile İstanbul'da denizcilik ihtisas mahkemesi kurulmuş, yargı alanı İstanbul ili mülki sınırları olarak belirlenmiş; 09/09/2014 tarihli yetki kararnamesiyle İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi bu konuda münhasıran görevlendirilmiştir. TTK'nın 5. kitabında gemi düzenlenmekle birlikte bağlama ücretine ilişkin açık bir hüküm bulunmamaktadır. Ancak TTK 1352 maddesinin (l) bendinde, geminin işletilmesi, yönetimi, korunması veya bakımı için sağlanan eşya, malzeme, kumanya, yakıt, teçhizat ve bu amaçlarla verilen hizmetlerin deniz alacağı sayıldığı belirtilmiştir. Uyuşmazlık konusu sözleşme saklama sözleşmesi niteliğinde olup, geminin korunması için verilen bir hizmet teşkil ettiğinden TTK'nın 5. kitabıyla doğrudan ilişkilidir; bu nedenle uyuşmazlık denizcilik ihtisas mahkemesinin görev alanına girmektedir. Bu itibarla taraf vekillerinin Bakırköy Asliye Ticaret Mahkemesinin görevli olduğuna ilişkin istinaf nedenleri yerinde bulunmamıştır.
Gerekçe kaynağı: özgün
Emsal değeri
Bağlama ücretine ilişkin alacak davalarının, gemi saklama/koruma hizmeti niteliği taşıması nedeniyle TTK 1352/1-l bendi kapsamında deniz alacağı sayılarak denizcilik ihtisas mahkemesinin görev alanına girdiğine dair BAM'ın kendi norm yorumuna dayanan tespiti, bu tür davalarda görevli mahkemenin belirlenmesi bakımından bölgesel ikna edici emsal niteliği taşımaktadır.
Usul tespitleri
- Görevli mahkeme
- Gemi bağlama/saklama hizmetine ilişkin alacak davalarında, sözleşme geminin işletilmesi, korunması veya bakımı için sağlanan hizmet niteliğinde olduğundan TTK 1352/1-l bendi kapsamında deniz alacağı sayılır ve TTK 5/2 uyarınca münhasıran görevlendirilen denizcilik ihtisas mahkemesi (İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi) görevlidir; genel asliye ticaret mahkemeleri görevli değildir.
- Dava şartı
- Görev (dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddedilmiştir)
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
İtirazın iptali↗ Görev↗ Deniz alacağı↗ Denizcilik ihtisas mahkemesi↗ Bağlama sözleşmesi↗ Saklama sözleşmesi↗ TTK 5/2 münhasır görevlendirme↗
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO 2025/957
KARAR NO 2025/1106
TÜRK MİLLETİ ADINA
İSTİNAF KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 28/05/2025
NUMARASI 2025/270 Esas - 2025/558 Karar
DAVA
İtirazın İptali (Bağlama Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ 24/03/2025
Görevsizlik nedeniyle davanın usulden reddine ilişkin verilen kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA
Davacı vekili; müvekkili şirketin marina işletmeciliği yaptığını, davalı tarafa ait ''..." isimli, 11,98 metre boyunda, 4,20 metre genişliğinde olan yat müvekkili şirkete ait marinada 13/09/2024 ile 21/10/2024 tarihleri arasında bağlı kaldığını, davalı taraf, 13/09/2024 ile 21/10/2024 tarihleri arasındaki dönem için kendisine günlük tarife üzerinden tahakkuk ettirilen 177.193,97-TL tutarındaki bağlama bedeli faturası ve diğer faturalardan kaynaklı açık hesap bakiyesinin toplamı olan 178.038,76-TL tutarındaki toplam borcunu müvekkili şirkete ödemediğini, bunun üzerine müvekkil şirket tarafından Bakırköy ... İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyası üzerinden davalı aleyhine ilamsız icra takibi başlatıldığını, icra takibinin davalı şirketin itirazı üzerine durdurulduğunu, izah edilen nedenlerle davanın kabulü ile davalı şirketin yaptığı itirazının iptaline ve takibin devamına, davalı tarafın %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili; bağlama ücretine ilişkin teknenin müvekkili şirkete ait olmadığını, davanın husumet yokluğundan reddi gerektiğini, davacı şirket, kendisine ait marinada "..." isimli yatın bağlı kaldığı iddiası ile bağlama bedelini müvekkili şirketten talep etiğini, ilgili tekne, müvekkili şirkete ait olmadığından bağlama ücretinin müvekkil şirketten talep edilmesi mümkün olmadığını, ilgili tekne, müvekkili şirket tarafından 17.10.2024 tarihinde dava dışı ...'a satıldığını, bu nedenle, müvekkili şirkete ait olmayan bu tekneye ilişkin bağlama ücretinin müvekkili şirkete yöneltilmesi mümkün olmadığını, davacı şirket haksız olarak müvekkili şirkete bağlama ücretine ilişkin fatura düzenlemişse de müvekkili şirket tarafından süresi içerisinde faturaya itiraz edildiğini, bu nedenle haksız ve hukuka aykırı davanın reddine karar verilmesini, davacı tarafından kötü niyetli olarak başlatılan icra takibi nedeniyle davacı aleyhine davaya konu alacağın %20'sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEME KARARI
Mahkemece; Denizcilik İhtisas Mahkemeleri'nin davaya bakabilmesi için TTK'da düzenlenen deniz ticaret hukukuna ilişkin hükümlerin uygulanması gerekli olduğunu, somut olayda davacının tekne bağlama ücretine ilişkin alacağın tahsili talebiyle eldeki davanın açıldığı; 6102 Sayılı TTK.nun 1352/1 maddesinin n bendi uyarınca " Liman, kanal, dok, iskele ve rıhtım, diğer su yolları ile karantina için ödenecek resimlerle diğer paralar" deniz alacakları olarak gösterilmiş olup uyuşmazlığın ihtisas mahkemesinin görev alanına girdiği anlaşıldığından davanın İstanbul 17.Asliye Ticaret (Denizcilik İhtisas) Mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerektiği sonucuna varılarak davanın göreve ilişkin dava şartı yokluğundan usulden reddine, dava dosyasının talep halinde görevli bulunan İstanbul 17.
Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili; TTK'nın gemiler hakkında ihtiyati haczi düzenleyen 1352/1/n bendinin devletlerin ilgili makamlarına ödenecek "Liman, kanal, dok, iskele ve rıhtım, diğer su yolları ile karantina için ödenecek resimlerle diğer paralar" olup, huzurdaki dava konusu ile bir ilgisi bulunmadığını, huzurdaki dava tacir olan taraflar arasında imzalanmış olan yat bağlama sözleşmesinden kaynaklı bir alacak davası olduğunu, mahkemenin görevli olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. Davalı vekili; 6102 Sayılı TTK.nun 1352/1-n maddesi uyarınca "Liman, kanal, dok, iskele ve rıhtım, diğer su yolları ile karantina için ödenecek resimlerle diğer paralar" deniz alacakları olarak gösterilmiş olup uyuşmazlığın ihtisas mahkemesinin görev alanına girdiği anlaşıldığından davanın İstanbul 17.ATMnde görülüp sonuçlandırılması gerektiği" şeklindeki gerekçe ile davanın usulden reddine karar verildiğini,davanın esastan reddi gerekirken eksik inceleme ile usulden reddettiğini ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
GEREKÇE
Dava bağlama ücretine ilişkin itirazın iptali davasına ilişkindir. TTK'nın 5/2 maddesinde, bir yerde ticaret davalarına bakan birden çok asliye ticaret mahkemesi varsa, iş durumunun gerekli kıldığı yerlerde HSK tarafından, asliye ticaret mahkemesinden biri veya bir kaçının münhasıran bu kanundan ve diğer kanunlardan doğan deniz ticaretine ilişkin hukuk davalarına bakmakla görevlendirileceği düzenlenmiştir.HSYK 'nın 20/07/2004 tarih ve 370 sayılı kararı ile İstanbul 'da kurulup faaliyete geçirilen denizcilik ihtisas mahkemesinin yargı alanının İstanbul İli mülki sınırları olarak belirlenmiş ve yine 09/09/2014 tarihli yetki kararnamesi ile 6102 sayılı TTK 5/2 maddesi gereğince İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi TTK 'dan ve diğer kanunlardan doğan deniz ticareti ve deniz sigortalarına ilişkin hukuk davalarına bakmak üzere münhasıran görevlendirilmiştir.
Deniz aracı olan " gemi" TTK nın 5 kitabında düzenlenmiştir.
5. kitapta açıkça bağlama ücretine ilişkin açık bir düzenleme yoktur.Ne var ki deniz alacakları sayılırken TTK nın 1352 maddenin l) bendinde geminin işletilmesi, yönetimi, korunması veya bakımı için sağlanan eşya ,malzeme kumanya, yakıt, konteynerler dahil teçhizat ve bu amaçlarla verilen hizmetlerin deniz alacağı olduğu belirtilmiştir.Elde ki davada uyuşmazlık konusu sözleşme saklama sözleşmesi niteliğinde olup geminin işletilmesi korunması için verilen bir hizmet teşkil ettiği, bu bağlamda TTK nın 5 kitabıyla doğrudan ilişkili bulunduğu dikkate alındığında , her iki taraf vekillerinin Bakırköy Asliye Ticaret Mahkemelerinin görevli olduğuna ilişkin istinaf nedeni yerinde bulunmamıştır. Açıklanan nedenlerle taraf vekillerinin istinaf nedeni yerinde olmadığından başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM
Yukarıda açıklanan nedenlerle: Taraf vekillerinin istinaf başvurusunun HMK'nin 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Taraflarca yatırılan peşin harcın karar harcına mahsubuna, başkaca harç alınmasına yer olmadığına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-g maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 04/07/2025
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/3971 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi