İade
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2015/141 E. 2015/4571 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
pos cihazı↗ imza inkarı↗ teamül↗ ciro↗ komisyon↗ taşıyıcı↗ i̇i̇k 72/son↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, davacının üye işyeri olarak davalı bankanın POS cihazlarını kullandığı, taraflar arasındaki sözleşmenin 1. maddesindeki ciro oranlarının yer aldığı, 2. paragrafında ciro oranlarının elle doldurulduğu ve rakamlar üzerinde değişiklik yapıldığı, sözleşmede sadece belli sayfaların davacı firma tarafından imzalandığı, komisyon yüzdesi ve ücretlere ilişkin bilgilerin boş bırakıldığı, davalı bankanın kesintiye dayanak gösterdiği sözleşmedeki esaslarda yapılacak kesinti ve yüzde oranına ilişkin açık bir hüküm bulunmadığı, benzer olayda davalının kesintiyi iade ettiği, buna göre taraflar arasında komisyonsuz çalışma şeklinde teamül oluştuğu, davalı bankanın herhangi bir bildirimde bulunmaksızın tek yanlı olarak komisyon değişikliğine gitmesi ve komisyon uygulamasının haksız olduğu gerekçesi ile 9.107,70 TL' nin 27/12/2011 tarihinden itibaren avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı davalı Banka vekili temyiz etmiştir.
Dava, taraflar arasında akdedilen üye iş yeri sözleşmesi gereğince davalı Banka tarafından davacı hesabından çekilen paranın iadesi istemine ilişkindir. Mahkemece yazılı gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
Her ne kadar taraflar arasında akdedilen sözleşmenin tüm sayfaları değil, bazı sayfaları davacı tarafından imzalanmış ise de, sözleşme sayfalarının teselsül etmekte olduğu, son sayfanın imzalandığı ve imzanın da inkar edilmediği hususları birlikte değerlendirildiğinde, sözleşmenin davacı yönünden bağlayıcı olacağı açıktır. Bunun yanı sıra, 18.03.2011 tarihli elektronik posta esas
alınarak, taraflar arasında komisyonsuz çalışma şeklinde bir teamülün oluştuğu sonucuna varılmış ise de, elektronik postanın tarihi de dikkate alındığında, davalı Bankanın sözleşmenin hangi maddesine istinaden iadeyi kabul ettiği açık olmadığı gibi, başka bankalar tarafından bu işler bakımından sürdürülen uygulamanın ne olduğu da araştırılmamıştır. Bu itibarla mahkemece yapılması gereken iade uygulamasının teamül niteliği taşıyıp taşımadığı hususunun, başka bankalara sorulmak ve davalı Banka kayıtları üzerinde inceleme yapılmak suretiyle araştırılması olup, özetlendiği şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün temyiz eden davalı Banka yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/1455 E. 2023/1233 K.
Ortak:teamül · ciro · komisyon · taşıyıcı
İncelediğiniz karardaMahkemece, davacının üye işyeri olarak davalı bankanın POS cihazlarını kullandığı, taraflar arasındaki sözleşmenin 1. maddesindeki «ciro» oranlarının yer aldığı, 2. paragrafında ciro oranlarının elle doldurulduğu ve rakamlar üzerinde değişiklik yapıldığı, sözleşmede sadece belli sayfaların davacı firma tarafından imzalandığı, «komisyon» yüzdesi ve ücretlere ilişkin bilgilerin boş bırakıldığı, davalı bankanın kesintiye dayanak gösterdiği sözleşmedeki esaslarda yapılacak kesinti ve yüzde oranına ilişkin açık bir hüküm bulunmadığı, benzer olayda davalının kesintiyi iade ettiği, buna göre taraflar arasında komisyonsuz çalışma şeklinde «teamül» oluştuğu, davalı bankanın herhangi bir bildirimde bulunmaksızın tek yanlı olarak komisyon değişikliğine gitmesi ve komisyon uygulamasının haksız olduğu gerekçesi i …
Bunun yanı sıra, 18.03.2011 tarihli elektronik posta esas alınarak, taraflar arasında «komisyonsuz» çalışma şeklinde bir «teamülün» oluştuğu sonucuna varılmış ise de, elektronik postanın tarihi de dikkate alındığında, davalı Bankanın sözleşmenin hangi maddesine istinaden iadeyi kabul ettiği açık olmadığı gibi, başka bankalar tarafından bu işler bakımından sürdürülen uygulamanın ne olduğu da araştırılmamıştır.
Bu itibarla mahkemece yapılması gereken iade uygulamasının «teamül» niteliği «taşıyıp» taşımadığı hususunun, başka bankalara sorulmak ve davalı Banka kayıtları üzerinde inceleme yapılmak suretiyle araştırılması olup, özetlendiği şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün temyiz eden davalı Banka yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/10913 E. 2014/18247 K.
Ortak:i̇i̇k 72/son
İncelediğiniz karardaHer ne kadar taraflar arasında akdedilen sözleşmenin tüm sayfaları değil, bazı sayfaları davacı tarafından imzalanmış ise de, sözleşme sayfalarının teselsül etmekte olduğu, «son» sayfanın imzalandığı ve imzanın da inkar edilmediği hususları birlikte değerlendirildiğinde, sözleşmenin davacı yönünden bağlayıcı olacağı açıktır.
Benzer bu karardaMahkemece, yazılı gerekçe ile davanın kısmen kabulüne karar verilmişse de taraflar arasında imzalanan Üye İşyeri Sözleşmesi ve Ticari Müşteri Sözleşmesinin «son» sayfalarında sözleşmelerin tamamının okunduğu, her sayfayı ayrı ayrı imza ve paraf etmeye gerek olmadığı, tüm sözleşme hükümlerinin haklarında geçerli olacağı kabul edilmiş ve davacı tarafından anılan hükümler imzalanmıştır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:hesap işletim ücreti · hizmet bedeli · vekalet ücreti takdiri · uyuşmazlık konusu · kâr payı · ıslah · eksik inceleme · vekalet ücreti
Benzer bu karardaYine Üye İşyeri Sözleşmesinde bir kısım «hizmet bedellerinin» davalı Bankaca alınabileceği belirtilmiş, ancak oran kısımları boş bırakılmışsa da davacı tarafın kesintinin hiç yapılmamasının gerektiğini iddia etmesi karşısında çoğun içinde azın da bulunduğu dikkate alınarak, taraflar arasında yapılan sözleşmede herhangi bir oran belirtilmediğinden diğer bankaların «uyuşmazlık konusu» kesintilerde uyguladıkları oranlar da getirtilip, istem konusunda, diğer bankalarca uygulanan oranların ortalamaları da alınmak suretiyle davalı Bankaca yapılan kesintilerin uygun olup olmadığı hususunda bilirkişi raporu alınması ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken «eksik incelemeye» dayalı olarak yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerekmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; «hesap işletim ücretinin» taraflar arasında düzenlenen ticari müşteri sözleşmesinin 83'üncü maddesinde düzenlenip davalı Bankanın hesap işletim ücreti adı altında davacı firmanın işlemlerinden tahsilat yapma hükmünün bulunduğunu, dava konusu diğer ücretlerin ise işlemlerin dayanağı bir sözleşme hükmü veya bankanın tahsilatının dayanağı genelge veya yazısının bulunmaması nedeniyle Bankaca davacının hesabından alınmasının uygun bulunmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 1.592,06 TL'nin dava tarihinden 11.576,01 TL'nin «ıslah» tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı taraftan alınarak davacıya verilmesine, davacının fazlaya ilişkin isteminin reddine karar verilmiştir.
2- Dava, davacı hesabından katkı «payı», inaktif pos bedeli, üye iş yeri aylık ücreti, «hesap işletim ücreti» vs. adı altında yapılan kesintilerin haksız olduğu iddiasına dayalı alacak istemine ilişkindir.
3- Kabule göre de, davacı kendini vekil ile «temsil» ettirmediği halde yararına «vekalet ücreti takdir» edilmesi doğru olmamış, kararın bu yönden de bozulması gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/7693 E. 2018/1367 K.
Ortak:i̇i̇k 72/son
İncelediğiniz karardaHer ne kadar taraflar arasında akdedilen sözleşmenin tüm sayfaları değil, bazı sayfaları davacı tarafından imzalanmış ise de, sözleşme sayfalarının teselsül etmekte olduğu, «son» sayfanın imzalandığı ve imzanın da inkar edilmediği hususları birlikte değerlendirildiğinde, sözleşmenin davacı yönünden bağlayıcı olacağı açıktır.
Benzer bu karardaDavacı vekili temyize cevap dilekçesinde, davanın taraflarınca imzalanmış olan 27/05/2015 tarihli ilk ve «son» sayfası olmayan iki sayfalık fotokopi bir belge sunmuş ve taraflar arasında «yapılan protokol» gereğince davacının «davadan feragat» etmesi karşılığında davalıların «yargılama gideri» ve avukatlık ücreti talep etmeyeceklerine dair anlaştıklarını ifade etmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:yapılandırma protokolü · davadan feragat · protokol · feragat · yargılama gideri · havale · vekalet ücreti · temsil
Benzer bu karardaDavacı vekili temyize cevap dilekçesinde, davanın taraflarınca imzalanmış olan 27/05/2015 tarihli ilk ve «son» sayfası olmayan iki sayfalık fotokopi bir belge sunmuş ve taraflar arasında «yapılan protokol» gereğince davacının «davadan feragat» etmesi karşılığında davalıların «yargılama gideri» ve avukatlık ücreti talep etmeyeceklerine dair anlaştıklarını ifade etmiştir.
Mahkemece, davacı vekilinin 04/06/2015 ve 10/07/2015 «havale» tarihli «feragat» dilekçelerine dayalı olarak davanın reddine karar verilmiş, davalılar kendilerini vekille «temsil» ettirdikleri halde «vekalet ücreti» konusunda bir hüküm tesis edilmemiştir.
Mahkemece tüm dosya kapsamına göre, davanın «feragat» nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Bu durumda mahkemece 27/05/2015 tarihli belgenin gerekirse aslı da getirtilerek davalılar vekiline de tebliğ etmek suretiyle belgeye karçı beyanda bulunma imkanı da tanınarak «vekalet ücreti» ile ilgili bir hüküm kurulması gerekirken vekalet ücretine ilişkin hiçbir hüküm tesis edilmemesi doğru olmamış bozmayı gerektirmiştir. -/-
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2015/141 E. , 2015/4571 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... (Kapatılan) ...
9. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 18/06/2014 tarih ve 2013/548-2014/157 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı Banka vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirketin davalı banka ile akdettiği üye işyeri sözleşmesi kapsamında davalı bankaya ait POS makinalarını kullandığını, yıllardır 0 komisyon bazında kredi kartı ile tahsil edilen tutarların ertesi gün müvekkilinin hesabına geçmesi şeklinde çalıştıklarını, davalı bankanın müvekkilinin onayı olmaksızın kredili hesabından düşük ciro iddiası ile 9.107,70 TL'nin çekildiğini ileri sürerek, 9.107,70 TL'nin el koyma tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davacının üye işyeri olarak davalı bankanın POS cihazlarını kullandığı, taraflar arasındaki sözleşmenin 1. maddesindeki ciro oranlarının yer aldığı, 2. paragrafında ciro oranlarının elle doldurulduğu ve rakamlar üzerinde değişiklik yapıldığı, sözleşmede sadece belli sayfaların davacı firma tarafından imzalandığı, komisyon yüzdesi ve ücretlere ilişkin bilgilerin boş bırakıldığı, davalı bankanın kesintiye dayanak gösterdiği sözleşmedeki esaslarda yapılacak kesinti ve yüzde oranına ilişkin açık bir hüküm bulunmadığı, benzer olayda davalının kesintiyi iade ettiği, buna göre taraflar arasında komisyonsuz çalışma şeklinde teamül oluştuğu, davalı bankanın herhangi bir bildirimde bulunmaksızın tek yanlı olarak komisyon değişikliğine gitmesi ve komisyon uygulamasının haksız olduğu gerekçesi ile 9.107,70 TL' nin 27/12/2011 tarihinden itibaren avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı davalı Banka vekili temyiz etmiştir.
Dava, taraflar arasında akdedilen üye iş yeri sözleşmesi gereğince davalı Banka tarafından davacı hesabından çekilen paranın iadesi istemine ilişkindir. Mahkemece yazılı gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
Her ne kadar taraflar arasında akdedilen sözleşmenin tüm sayfaları değil, bazı sayfaları davacı tarafından imzalanmış ise de, sözleşme sayfalarının teselsül etmekte olduğu, son sayfanın imzalandığı ve imzanın da inkar edilmediği hususları birlikte değerlendirildiğinde, sözleşmenin davacı yönünden bağlayıcı olacağı açıktır. Bunun yanı sıra, 18.03.2011 tarihli elektronik posta esas
alınarak, taraflar arasında komisyonsuz çalışma şeklinde bir teamülün oluştuğu sonucuna varılmış ise de, elektronik postanın tarihi de dikkate alındığında, davalı Bankanın sözleşmenin hangi maddesine istinaden iadeyi kabul ettiği açık olmadığı gibi, başka bankalar tarafından bu işler bakımından sürdürülen uygulamanın ne olduğu da araştırılmamıştır. Bu itibarla mahkemece yapılması gereken iade uygulamasının teamül niteliği taşıyıp taşımadığı hususunun, başka bankalara sorulmak ve davalı Banka kayıtları üzerinde inceleme yapılmak suretiyle araştırılması olup, özetlendiği şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün temyiz eden davalı Banka yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı Banka vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün temyiz eden davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 01/04/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/396761200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz