Alacak | İade
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/1455 E. 2023/1233 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
üye işyeri sözleşmesi↗ pos cihazı↗ ticari avans faizi↗ el koyma↗ teamül↗ vekâlet ücreti↗ hakkaniyet↗ ciro↗ komisyon↗ taşıyıcı↗ yargılama gideri↗ yükleten (shipper)↗ avans faizi↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, taraflar arasında akdedilen üye iş yeri sözleşmesi gereğince davalı banka tarafından davacı hesabından çekilen paranın iadesi istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 26 ncı maddesi.
3. Değerlendirme
Dosyadaki yazılara, Mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/141 E. 2015/4571 K.
Ortak:teamül · ciro · komisyon · taşıyıcı
Benzer bu karardaMahkemece, davacının üye işyeri olarak davalı bankanın POS cihazlarını kullandığı, taraflar arasındaki sözleşmenin 1. maddesindeki «ciro» oranlarının yer aldığı, 2. paragrafında ciro oranlarının elle doldurulduğu ve rakamlar üzerinde değişiklik yapıldığı, sözleşmede sadece belli sayfaların davacı firma tarafından imzalandığı, «komisyon» yüzdesi ve ücretlere ilişkin bilgilerin boş bırakıldığı, davalı bankanın kesintiye dayanak gösterdiği sözleşmedeki esaslarda yapılacak kesinti ve yüzde oranına ilişkin açık bir hüküm bulunmadığı, benzer olayda davalının kesintiyi iade ettiği, buna göre taraflar arasında komisyonsuz çalışma şeklinde «teamül» oluştuğu, davalı bankanın herhangi bir bildirimde bulunmaksızın tek yanlı olarak komisyon değişikliğine gitmesi ve komisyon uygulamasının haksız olduğu gerekçesi i …
Bunun yanı sıra, 18.03.2011 tarihli elektronik posta esas alınarak, taraflar arasında «komisyonsuz» çalışma şeklinde bir «teamülün» oluştuğu sonucuna varılmış ise de, elektronik postanın tarihi de dikkate alındığında, davalı Bankanın sözleşmenin hangi maddesine istinaden iadeyi kabul ettiği açık olmadığı gibi, başka bankalar tarafından bu işler bakımından sürdürülen uygulamanın ne olduğu da araştırılmamıştır.
Bu itibarla mahkemece yapılması gereken iade uygulamasının «teamül» niteliği «taşıyıp» taşımadığı hususunun, başka bankalara sorulmak ve davalı Banka kayıtları üzerinde inceleme yapılmak suretiyle araştırılması olup, özetlendiği şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün temyiz eden davalı Banka yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:i̇i̇k 72/son
Benzer bu karardaHer ne kadar taraflar arasında akdedilen sözleşmenin tüm sayfaları değil, bazı sayfaları davacı tarafından imzalanmış ise de, sözleşme sayfalarının teselsül etmekte olduğu, «son» sayfanın imzalandığı ve imzanın da inkar edilmediği hususları birlikte değerlendirildiğinde, sözleşmenin davacı yönünden bağlayıcı olacağı açıktır.
-
Yargıtay 11. HD 2015/13146/2016/9033
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/13146 E. 2016/9033 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2022/1455 E. , 2023/1233 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi
HÜKÜM
Davanın kabulü
Taraflar arasındaki alacak davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonucunda Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı, davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin davalı banka ile akdettiği üye işyeri sözleşmesi kapsamında davalı bankaya ait POS makinalarını kullandığını, yıllardır 0 komisyon bazında kredi kartı ile tahsil edilen tutarların ertesi gün müvekkilinin hesabına geçmesi şeklinde çalıştıklarını, davalı banka tarafından müvekkilinin onayı olmaksızın kredili hesabından düşük ciro iddiası ile 9.107,70 TL'nin çekildiğini ileri sürerek 9.107,70 TL'nin el koyma tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini istemiştir.
III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Mahkemece Verilen Karar
Mahkemenin 18.06.2014 tarih, 2013/548 E. ve 2014/157 K. sayılı kararı ile davacının üye işyeri olarak davalı bankanın POS cihazlarını kullandığı, taraflar arasındaki sözleşmenin birinci maddesinde ciro oranlarının yer aldığı, ikinci paragrafında ciro oranlarının elle doldurulduğu ve rakamlar üzerinde değişiklik yapıldığı, sözleşmede sadece belli sayfaların davacı firma tarafından imzalandığı, komisyon yüzdesi ve ücretlere ilişkin bilgilerin boş bırakıldığı, davalı bankanın kesintiye dayanak gösterdiği sözleşmedeki esaslarda yapılacak kesinti ve yüzde oranına ilişkin açık bir hüküm bulunmadığı, benzer olayda davalının kesintiyi iade ettiği, buna göre taraflar arasında komisyonsuz çalışma şeklinde teamül oluştuğu, davalı bankanın herhangi bir bildirimde bulunmaksızın tek yanlı olarak komisyon değişikliğine gitmesi ve komisyon uygulamasının haksız olduğu gerekçesi ile 9.107,70 TL'nin 27.12.2011 tarihinden itibaren avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş, karar davalı vekilince temyiz edilmiştir.
B. Bozma Kararı
Dairemizin 01.04.2015 tarih, 2015/141 E. ve 2015/4571 K. sayılı kararı ile iade uygulamasının teamül niteliği taşıyıp taşımadığı hususunun, başka bankalara sorulmak ve davalı banka kayıtları üzerinde inceleme yapılmak suretiyle araştırılması gereğine işaret edilerek bozulmuştur.
C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Yargıtay bozma ilamı gereği yapılan emsal araştırması, alınan kök ve ek bilirkişi raporları ve davalı banka kayıtları dikkate alındığında, davalı banka tarafından yapılan kesintinin haksız olduğu, taraflar arasında komisyonsuz çalışma şeklinde teamülün oluştuğu, davalı tarafça yapılan kesintiye ilişkin sunulmuş herhangi bir delilin olmadığı, davacının alınan bilirkişi raporları ile davalı banka tarafından yapılan kesintinin haksız olduğunu yöntemince ispat ettiği gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle;
1.Sözleşmede komisyon oranı ile ilgili kısmın boş bırakılmasının komisyon alınmayacağı anlamına gelmediğini,
2.Yine kabul anlamına gelmemekle birlikte sözleşmede müvekkili banka tarafından komisyon oranlarını değiştirme hakkı bulunduğu gibi bu hususta karşı tarafa bildirimde bulunma yükümlülüğü de bulunmadığını,
3.Bilirkişi raporunda emsal olarak talep edilen diğer bankaların çalışma şekillerinde de belirlenmiş ve sabit olduğu üzere bankaların müşterileri ile belirli şartlar ve koşullar altında komisyon alınmaksızın çalışma yapmakta olup bunun bir teamül niteliğinde olmadığını,
4.Davacıdan tahsil edilen komisyonun, bankacılık uygulama ve esaslarına, banka kayıtlarına, taraflar arasında imzalanan sözleşme hükümlerine ve emsal Yargıtay kararları ile hakkaniyet ilkesine uygun olduğunu,
5.Davacının müvekkilinden talep edebileceği herhangi bir husus mevcut olmayıp huzurdaki davanın açılmasına sebebiyet vermediğinden aleyhine yargılama gideri ve vekâlet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, taraflar arasında akdedilen üye iş yeri sözleşmesi gereğince davalı banka tarafından davacı hesabından çekilen paranın iadesi istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 26 ncı maddesi.
3. Değerlendirme
Dosyadaki yazılara, Mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
V. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
01.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/906672200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz