6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Manevi tazminat

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2015/3407 E. 2015/5142 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi: Kıymetli evrak (kambiyo)

Usul tespitleri

Görevli mahkeme
görev/görevsizlik

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
objektif özen yükümlülüğü çek karnesi bankacılık işlemleri ticari itibar özen yükümlülüğü haksız fiil sorumluluğu ticari işletme ticari dava niteliği haksız fiil görevsizlik kararı çek tacir teslim görevli mahkeme

Atıf yapılan mevzuat: Bankacılık K. · TTK — TTK 4TTK 5TTK 16 · Çek K. — Çek K. 2

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, TTK'nın 4. maddesi anlamında davanın ticari dava olmadığını, tarafların tacir olmadığı gibi ticari işletmesi ile ilgili olmadığını, dava konusunun haksız fiil sorumluluğundan kaynaklandığını gerekçesiyle mahkemenin görevsizliğine ve görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğuna karar verilmiştir.

Karar, davacı vekilince temyiz edilmiştir.

Dava, davalı banka nezdinde çek hesabı olan davacıya teslim edilmesi gereken çek karnesinin davalı banka tarafından kaybedilmesi sonucu uğranıldığı iddia edilen manevi zararın tazmini istemine ilişkindir.

Çek hesabının açılması, çek karnelerinin basımı ve ilgililere verilmesine ilişkin iş ve işlemler 5411 sayılı Kanun'un 4. ve 5941 sayılı Kanun'un 2. maddeleri uyarınca bankacılık işlemleri niteliğinde olduğu gibi 6102 sayılı Kanun'un 16. maddesi uyarınca davanın taraflarının tacir, uyuşmazlığın da tarafların ticari işletmeleri ile ilgili olduğu kuşkusuzdur.

Davacı yan vekili, davalı bankanın imtiyaz sahibi bir kuruluş olmakla objektif özen yükümlülüğünün ihlalinden kaynaklanan nedenlerle ticari itibarının sarsıldığını ileri sürerek manevi zararının tazminini talep etmektedir. Bu durumda, davanın TTK'nın 4. maddesi uyarınca ticari dava niteliğinde bulunduğu ve yine 6102 sayılı Kanun'un 5. maddesi uyarınca görevli mahkemenin ticaret mahkemesi olduğu açıktır.

Tüm bu nedenlerle, mahkemece işin esasına girilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yasa hükümlerine aykırı ve yanılgılı gerekçeyle görevsizlik kararı verilmiş olması doğru olmamış, hükmün bozulması gerekmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • İstirdat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/4335 E. 2010/10697 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2015/3407 E.  ,  2015/5142 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada ...

4. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 21/10/2014 tarih ve 2014/602-2014/422 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkilinin davalı Bankadan talep ettiği çek defterinin henüz müvekkiline teslim edilmeden kargoda banka tarafından kaybedildiğini, çekleri ele geçiren kişiler tarafından sahte imzalar ile keşide edilerek çeklerin piyasaya sürüldüğünü bu nedenle ticari itibar kaybına uğradığını ileri sürerek 100.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsilini istemiştir.

Davalı vekili, çeklerin Banka nezdinde değil kargoda kaybolduğunu, kusurunun bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, TTK'nın 4. maddesi anlamında davanın ticari dava olmadığını, tarafların tacir olmadığı gibi ticari işletmesi ile ilgili olmadığını, dava konusunun haksız fiil sorumluluğundan kaynaklandığını gerekçesiyle mahkemenin görevsizliğine ve görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğuna karar verilmiştir.

Karar, davacı vekilince temyiz edilmiştir.

Dava, davalı banka nezdinde çek hesabı olan davacıya teslim edilmesi gereken çek karnesinin davalı banka tarafından kaybedilmesi sonucu uğranıldığı iddia edilen manevi zararın tazmini istemine ilişkindir.

Çek hesabının açılması, çek karnelerinin basımı ve ilgililere verilmesine ilişkin iş ve işlemler 5411 sayılı Kanun'un 4. ve 5941 sayılı Kanun'un 2. maddeleri uyarınca bankacılık işlemleri niteliğinde olduğu gibi 6102 sayılı Kanun'un 16. maddesi uyarınca davanın taraflarının tacir, uyuşmazlığın da tarafların ticari işletmeleri ile ilgili olduğu kuşkusuzdur.

Davacı yan vekili, davalı bankanın imtiyaz sahibi bir kuruluş olmakla objektif özen yükümlülüğünün ihlalinden kaynaklanan nedenlerle ticari itibarının sarsıldığını ileri sürerek manevi zararının tazminini talep etmektedir. Bu durumda, davanın TTK'nın 4. maddesi uyarınca ticari dava niteliğinde bulunduğu ve yine 6102 sayılı Kanun'un 5. maddesi uyarınca görevli mahkemenin ticaret mahkemesi olduğu açıktır.

Tüm bu nedenlerle, mahkemece işin esasına girilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yasa hükümlerine aykırı ve yanılgılı gerekçeyle görevsizlik kararı verilmiş olması doğru olmamış, hükmün bozulması gerekmiştir.

SONUÇ

Yukarıda bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 13/04/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/396551400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.