Sınırlı ihyada dava dışı atanan tasfiye memuruna yargı gideri yükletilemez
İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2025/911 E. 2025/1114 K. · · İlk derece: İSTANBUL ANADOLU 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Şirketin ihyasıkaldırıp gönderme (HMK 353/1-a)Kesin
★ Emsalusul emsali
Davacının nitelemesi: Tasfiye Memuru Atanması mahkemenin nitelemesiyle örtüşüyor
Gerekçe özeti
TTK'nın geçici 7. maddesi kapsamında resen terkin edilen bir şirketin, açılacak bir dava veya takip ile sınırlı olarak (sınırlı) ihyasına karar verilmesi halinde, kanunun amacına uygun olarak bir tasfiye memuru atanması gerekir. Ancak bu tasfiye memurunun, ihyası istenen şirketle ilgisi bulunmayan, şirket ortağı veya yetkilisi olmayan ve terkin işlemine sebebiyet vermeyen; ayrıca başka bir mahkemece başka bir işlemle sınırlı olarak (dava dışı) atanmış bir kişi olması ve o işlemlerin sona ermesiyle görevinin de sona ermiş bulunması durumunda, bu kişinin elde ki ihya davasında davalı olarak gösterilerek aleyhine yargı gideri ve vekalet ücretine hükmedilmesi hukuka uygun değildir; bu halde ihya kararı ile birlikte davanın tarafça önerilecek veya re'sen şirket ortak/yetkililerinden ya da ücret mukabilinde görevi yapabilecek yeni bir tasfiye memuru atanmak üzere yeniden görülmesi gerekir. Dava dilekçesinde davalı sıfatı gösterilmemiş olsa da aleyhine hüküm kurulan kişinin karara karşı istinaf hakkı bulunur.
Ele alınan sorunlar
Dava dilekçesinde davalı gösterilmeyen tasfiye memurunun istinaf etme hakkı bulunup bulunmadığı → kabul
İddia: Davalı tasfiye memuru, şirketle ilgili tasfiye sürecinin sona erdiğini, ücretini dahi tahsil edemediğini ve kendisine yargı gideri ile vekalet ücreti yükletilmesinin haksız olduğunu belirterek kararın düzeltilmesini istemiştir.
Gerekçe: Dava dilekçesinde davalı sıfatı bulunmasa da aleyhine hüküm verildiğinden, tasfiye memurunun kararı istinaf etme hakkı bulunduğu kabul edilmiştir.
Gerekçe kaynağı: özgün
Şirket dışından atanan ve terkin işlemine sebebiyet vermeyen tasfiye memuruna yargı gideri ve vekalet ücreti yükletilip yükletilemeyeceği → kabul
Gerekçe: Yargıtay HGK ve 11. HD'nin yerleşik hale gelen içtihatları uyarınca, TTK'nın geçici 7. maddesi kapsamında terkin edilen şirketlerin sınırlı olarak ihyasına karar verilmesi halinde de kanunun amacına uygun olarak tasfiye memuru atanması gerektiği yönündeki uygulamaya Dairece de uyulmuştur. Ancak somut olayda davalı olarak gösterilen tasfiye memuru şirket ortağı veya yetkilisi olmayıp, ihyası istenen şirket adına kayıtlı başka bir taşınmazdaki ortaklığın giderilmesi davasında (İstanbul Anadolu 11. Sulh Hukuk Mahkemesi 2019/689 Esas) yapılacak işlemlere hasren şirket dışından atanmış bir kişidir. Şirketin olağan tasfiye süreci sonunda terkin edilmediği, bir başka mahkemece atanan bu tasfiye memurunun şirketin terkinine yönelik herhangi bir işlem yapmadığı halde elde ki davada davalı safında gösterilerek aleyhine yargı gideri ve vekalet ücretine hükmedilmesi yerinde görülmemiştir. Anılan mahkemedeki (2019/689 Esas) işlemlerin tamamlanmasıyla şirketin yeniden terkin edildiği ve tasfiye memurunun görevinin 30.12.2024 tarihli Ticaret Sicil Gazetesi'nde ilan edildiği, tasfiye memurunun yeniden görev almak istemediği anlaşıldığından, geçici 7. madde kapsamında mahkemece atanan tasfiye memuruna yargı gideri ve vekalet ücreti hükmedilmesi hukuka uygun bulunmamıştır.
Gerekçe kaynağı: özgün
Kararın kaldırılması sonrası yeni tasfiye memuru atanmak üzere dosyanın yeniden görülmesi → kabul
Gerekçe: İstinaf başvurusunun kabulüne ve kararın kaldırılmasına karar verilmekle, davanın tarafça önerilecek veya re'sen şirket ortak veya yetkililerinden ya da ücreti mukabilinde tasfiye görevini yapabilecek yeni bir tasfiye memuru atanmak üzere dava dosyasının yeniden görülmesi için kararı veren mahkemeye gönderilmesi gerekmiştir.
Gerekçe kaynağı: özgün
Emsal değeri
Sınırlı ihya edilen şirketlere tasfiye memuru atanması gerektiği yönündeki Yargıtay HGK ve 11. HD içtihadına Dairenin uyum sağladığı belirtilmekle birlikte, somut olayda şirket dışından ve başka bir dosyaya hasren atanmış, terkine sebebiyet vermeyen tasfiye memurunun ihya davasında davalı gösterilip aleyhine yargı gideri/vekalet ücretine hükmedilemeyeceği yönünden bölgesel ikna edici bir emsal niteliği taşımaktadır.
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
TTK geçici 7. madde↗ şirketin ihyası↗ sınırlı ihya↗ tasfiye memuru ataması↗ ek tasfiye (TTK 547)↗ yargılama gideri↗ vekalet ücreti↗ istinaf hakkı↗ husumet↗
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO 2025/911
KARAR NO 2025/1114
TÜRK MİLLETİ ADINA
İSTİNAF KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ İSTANBUL ANADOLU 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 30/10/2024
NUMARASI 2024/337 Esas - 2024/895 Karar
DAVA
Şirketin İhyası
DAVA TARİHİ 10/05/2024
Davanın kabulüne ilişkin verilen kararın davalı tasfiye memuru ... tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA
Davacı vekili; davacının, davalı firma ile birlikte paylı mülkiyetle ortağı bulunduğu “İstanbul, Tuzla ilçesi, ... mahallesi, ... cilt/sayfa, ...” numarasında kayıtlı arsanın ... payını 20.11.2020 tarihinde satın aldığını, diğer paydaş şirketin arsa niteliğindeki gayrimenkul üzerinde ... oranında payı bulunduğunu, taşınmaz payı üzerinde muhtelif hacizler mevcut olduğunu, davacının, ... hissesini satın aldığı taşınmaz için diğer hissedar ...’ya karşı İstanbul Anadolu 20. Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 2023/1778 esas sayılı dosyası ile ortaklığın giderilmesi davası açtığını, ortaklığın giderilmesi davasında davalı ... Gıda’ya tebligat yapılamadığını, tasfiyesine karar verildiği, bilahare İstanbul Anadolu 11.
ATM’nin 2020/372 Esas sayılı dosyası ile başka bir borcundan dolayı ve o dosya ile sınırlı olmak üzere yeniden ihyasına karar verildiğinin öğrenildiğini, sadece başvurulan dava (alacak) ile sınırlı olmak üzere yeniden ihyaya karar verilmesi halinde karar sadece başvuran ile sınırlı etkiye sahip olduğundan yeniden ihya davası açması gerektiğini; belirtilen nedenlerle taşınmaz üzerindeki ortaklığın aynen paylaştırılması (taksimi) yoluyla, mümkün olmaması durumunda ise satılması yoluyla giderilmesine karar verilmesini talep etmek zarureti doğduğunu, davalı şirketin davacının tarafı olduğu İstanbul Anadolu 25. Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 2023/2679 Esas sayılı ortaklığın giderilmesi davası ile sınırlı olmak üzere yeniden ihyasına, tasfiye memuru atanmasına karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili, 29/05/2024 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 7511 sayılı Türk Ticaret Kanunu İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 16. maddesine göre, davalı müdürlüğün yargı gideri ve vekâlet ücretinden sorumlu tutulmasının mümkün olmadığını, davalı ... Sicili Müdürlüğünün resen terkin işlemi, “6102 sayılı Kanunun Geçici 7’nci maddesi" ve 30.12.2012 tarihli ve 28513 sayılı RG’de yayımlanarak yürürlüğe giren“... Anonim ve Limited Şirketler İle Kooperatiflerin Tasfiyelerine ve Ticaret Sicili Kayıtlarının Silinmesine İlişkin Tebliğ’in 5’inci maddesi”, kapsamında olup, tesis edilen işlemde hukuka aykırılık bulunmadığını şirketin ihyasına karar verilmesi durumunda tasfiye memuru atanması gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEME KARARI
Mahkemece; ihyası istenen şirketin 6102 sayılı TTK'nın geçici 7.maddesi ile 30/12/2012 tarih 28513 sayılı RG'de yayınlanan "Münfesih Olmasına veya Sayılmasına Rağmen Tasfiye Edilmemiş Anonim ve Limited Şirketler ile Kooperatiflerin Tasfiyelerine ve Ticaret Sicil Kayıtlarının Silinmesine İlişkin Tebliğ"in 5.maddesinin 1.fıkrasının (d) bendi uyarınca terkin kapsamına alınarak ihtar ve ilan prosedürlerinin tamamlanmasının ardından 18.02.2015 tarihinde terkin edildiğini, İstanbul Anadolu 42. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2024/483 Esas sayılı dosyası görülmesi için davaya konu terkin edilen şirketin ihyası zorunlu bulunduğundan ihyasına, şirket münfesih olması sebebiyle tasfiye memuru olarak ...'un atanmasına, yargı giderinin davalı tasfiye memuruna yükletilmesine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı tasfiye memuru; İstanbul Anadolu 11.Sulh hukuk Mahkemesi 2019/684 Esas - 2022/222 Karar Sayılı 03.03.2022 tarihli gerekçeli kararı ile İstanbul Anadolu ... İcra Dairesinin görevlendirildiği ve İstanbul Anadolu Sulh Hukuk Mahkemeleri Satış Memurluğu tarafından 2022/108 ortaklığı giderme satış dosyası kapsamında 09.05.2024 tarihindeki ihalede satış gerçekleştiğini ve 08.07.2024 tarihinde tüm dosya ile ilgili işlemlerin sonuçlandığını, ortaklığı giderme davası nedeniyle ihya edilen şirkete tasfiye memuru atandığını,08.07.2024 tarihinde tasfiyenin sonuçlandığını ve 30.11.2024 tarihine kadar aylık 600-TL olan tasfiye memuru ücretini dahi tahsil edemediğini, şirketin borca batık olduğundan banka hesaplarına haciz geldiğini ,tasfiye sürecinin 30.11.2024 tarihi itibariyle sonuçlandığından 26.12.2024 tarihinde İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü'ne başvurulduğunu ve 30.12.2024 tarihli 11239 Sayılı Ticaret Sicil Gazetesiyle ilan edildiğini, tasfiye memuru yetkisinin 30.12.2024 tarih itibariyle sonuçlandığını, ücretini dahi tahsil edemediği bir şirketle ilgili hemde davalı olarak taraf gösterildiğini, her yıl gittikçe artan sağlık sorunlarının olması, mevcut iş yükünün yoğun olması ve ikametgahımın ...
Mahallesi ... Caddesi No : ... Avcılar adresinde olması nedeniyle kararın düzeltilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE
Dava, 6102 sayılı TTK.'nın geçici 7. maddesi uyarınca Ticaret Sicil Müdürlüğünce resen terkin edilen şirketin ihyası davasıdır. TTK'nın geçici 7. madde kapsamında terkin edilen münfesih halde olmayan şirketler bakımından ihya kararı ile birlikte tasfiye memuru atanmasına gerek olmadığı yolunda bir uygulama var iken; Yargıtay HGK ve 11.HD'nin bu konuya ilişkin olarak sınırlı ihyasına karar verilen şirketlere tasfiye memuru atanmasının kanunun amacına uygun olacağı yönünde bozma kararları verilmiştir. "Davacı, taraf teşkili ve alacağının tahsili amacına 6102 sayılı Kanun'un 547. maddesi gereğince ek tasfiye kararı ile de ulaşabileceği, o hâlde bölge adliye mahkemesince dava konusu şirketin 6102 sayılı Kanun'un 547.
maddesi gereğince dosya kapsamı ile sınırlı olmak üzere ek tasfiyesine karar verilmesi ve tasfiye işlemlerinin yapılması için bir tasfiye memuru atanması gerekirken, ... terkin işleminin hukuka uygun olmadığından bahisle terkin işleminin iptali niteliğindeki şirketin ihyasına karar verilmesi doğru olmamıştır." denilmiştir. (Yargıtay HGK'nın 2023/11-338 esas, 2024/3 karar sayılı 24.01.2024 tarihli ilamı, Yargıtay 11. HD'nin 22.03.2022 tarihli, 2020/8099 esas, 2022/2190 karar sayılı ilamı) Anılan kararlar nedeniyle Dairemizce de sınırlı olarak ihya edilen şirketlere tasfiye memuru atanması kanunun amacına uygun olacağından tasfiye memuru atanması gerekmediği yolundaki mevcut uygulamadan dönülmüştür.
Elde ki davada davalı olarak gösterilen tasfiye memuru şirket ortağı ve yetkilisi olmayıp; yine elde ki dava gibi ihyası istenilen şirket adına kayıtlı bulunan bir başka taşınmazdaki ortaklığın giderilmesi davasında İstanbul Anadolu 11. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2019/689 esas sayılı dosyasında yapılacak işlemlere hasren ihyasına karar verildiği ve şirket dışından elde ki davada olduğu gibi tasfiye memuru atandığı anlaşılmıştır. Şirketin olağan tasfiye süreci sonunda terkin edilmediği görüldüğünden ;bir başka mahkemece atanan tasfiye memurunun davalı safında gösterilerek şirketin terkinine yönelik işlem yapmadığı halde aleyhine yargı gideri ve vekalet ücretine hükmedilmiştir. İstanbul Anadolu 11.
Sulh Hukuk Mahkemesinin 2019/689 esas sayılı dosyasında yapılacak işlemler tamamlandığından şirketin yeniden terkin edildiği,tasfiye memurunun görevinin 30 aralık 2024 tarihli ticaret sicil gazetesinde ilan edildiği anlaşılmaktadır. Tasfiye memuru yeniden görev almak istememektedir. Esasen mahkemece atanan tasfiye memuru olduğundan tasfiye memurunun karara yönelik istinaf nedeni haklı bulunmuştur. Açıklanan nedenlerle; verilen ihya kararı kapsamında mahkemece geçici 7. madde kapsamında atanan tasfiye memuruna yargı gideri ve vekalet ücreti hükmedilmesi yerinde görülmemiş; dava dilekçesinde davalı sıfatı bulunmasa da aleyhine hüküm verildiğinden kararı istinaf etme hakkı olduğundan istinaf başvurusunun kabulüne kararın kaldırılmasına, davanın tarafınca önerilecek veya resen şirket ortak veya yetkililerinden veya ücreti mukabilinde tasfiye görevini yapabilecek yeni bir tasfiye memuru atanmak üzere kararın kaldırılarak dava yeniden görülmek üzere dava dosyasının kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilmiştir.
HÜKÜM
Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davalı tasfiye memuru ...'un istinaf başvurusunun kabulüne; İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 30/10/2024 Tarih 2024/337 Esas - 2024/895 Karar sayılı kararın HMK.'nın 353(1)a-6 gereği KALDIRILMASINA; "Dava yeniden görülmek üzere dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine" Davalı tasfiye memuru tarafından yatırılan 615,40-TL peşin istinaf karar harcının istek halinde kendilerine iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-g maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 07/07/2025
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/3938 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi