İstirdat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2016/3210 E. 2017/7199 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
pay defteri kaydı↗ hazirun cetveli↗ haksız fiil sorumluluğu↗ i̇i̇k 265↗ ticari defter kayıtları↗ hisse senedi↗ pay defteri↗ alacak davası↗ istirdat↗ ortaklık ilişkisi↗ bilirkişi incelemesi↗ haksız fiil↗ ticari defter↗ cy/cy kaydı↗ temsil↗ kesin hüküm↗ e-defter↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, davacının iki hisse devir belgesi dosyaya sunduğu, yaptırılan bilirkişi incelemesinde davacının ...'dan devraldığı ... Gıda A.Ş.'ye ait hisse kaydının şirket kayıtlarında mevcut olduğu ve davacının şirkete ortak olduğu gerekçesiyle ispat olunamadığından reddine, davacının ... İhtiyaç. Mad. A.Ş.'de ki hisselerinin kayıtlarda mevcut olmadığı, ortaklığının anlaşılamadığı gerekçesiyle bu hisseler yönünden davanın kabulü ile 1.265,96 TL'nin davalı ... İhtiyaç Mad. Paz. A.Ş.'den alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Kararı taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1- HUMK'nın 21.07.2004 tarihinde yürürlüğe giren 5219 sayılı Kanun ile değişik 427/2. maddesi hükmüne göre miktar veya değeri 1.000,00 TL'yi geçmeyen taşınır mal ve alacak davalarına ilişkin nihai kararlar kesin olup, anılan miktar 01.01.2015 tarihi itibariyle 2.080,00 TL’ye çıkarılmıştır.
Somut olayda mahkemece dava kısmen kabul edilerek 1.265,96 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmiştir. Taraf vekilleri hükmü temyiz etmiş ise de, davalı aleyhine hükmedilen tutarın, karar tarihi itibariyle yukarıda anılan kanun hükmü uyarınca temyiz sınırının altında kaldığı anlaşıldığından mahkemece verilen kararın davalı açısından temyizi kabil olmayıp, davalılar vekilinin temyiz isteminin bu nedenle reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Dava, geçerli şekilde ortaklık ilişkisi kurulmadığının tespiti, hukuka aykırı şekilde kurulan yatırım ilişkisinin hükümsüzlüğü ve davalılar tarafından tahsil edilen paranın istirdadı istemine ilişkindir. Mahkemece, davacının "... Gıda A.Ş. Hisse Senedi Devir ve Kabul Sözleşmesi" başlıklı belgeye istinaden hisse devraldığı, hisse devralması sonucu davalı şirkete ortak olduğu, ortak olduğu tespit edilen kısım için davanın reddine, ortaklığı tespit edilemeyen kısım için davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Davalının, ortağın sermaye olarak verdiğini isteyemeyeceğine dair yasal düzenlemeyi kullanarak para yatıran kişileri grup şirketlerden herhangi birinde veya birkaçında düşük nominal bedellerle şeklen ortak gibi gösterdikleri, tahsil ettikleri parayı ise muhasebe kayıtlarına yansıtmayarak para iade taleplerini reddettikleri böylelikle haksız fiilde bulundukları anlaşılmaktadır. Mahkemece, bilirkişi kuruluna davalıların tüm ticari defter ve kayıtları ve ayrıca hisse devir tarihinden dava tarihine kadar davalı şirketlerin yapmış oldukları genel kurullara ait tutanaklar ve hazirun cetvelleri incelettirilmek suretiyle davacıya verilen hisse senedinin bir değerinin bulunup bulunmadığı, bu hisselerin davalı şirketin sermayesinde temsil edilip edilmediği, genel kurullarda sermayenin ne şekilde temsil edildiği, hususları açıklığa kavuşturulmalı ve bu inceleme sonucunda davacının ortaklığının sahih olmadığı, pay defterindeki kaydın diğer kayıtlarla örtüşmediği anlaşıldığı taktirde bu aşamadan sonra davacının zararından davalıların sorumlu olup olmadığı, haksız fiil sorumlulukları bulunup bulunmadığı, üzerinde durularak karar verilmesi gerekirken, yukarıda yazılı gerekçe ile karar verilmesi doğru olmamış bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/12909 E. 2017/7448 K.
Ortak:pay defteri kaydı · hazirun cetveli · haksız fiil sorumluluğu · hisse senedi · pay defteri · istirdat · ortaklık ilişkisi · haksız fiil · İstirdat
İncelediğiniz karardaMahkemece, bilirkişi kuruluna davalıların tüm «ticari defter» ve kayıtları ve ayrıca hisse devir tarihinden dava tarihine kadar davalı şirketlerin yapmış oldukları genel kurullara ait tutanaklar ve «hazirun cetvelleri» incelettirilmek suretiyle davacıya verilen «hisse senedinin» bir değerinin bulunup bulunmadığı, bu hisselerin davalı şirketin sermayesinde «temsil» edilip edilmediği, genel kurullarda sermayenin ne şekilde temsil edildiği, hususları açıklığa kavuşturulmalı ve bu inceleme sonucunda davacının ortaklığının sahih olmadığı, «pay defterindeki kaydın» diğer kayıtlarla örtüşmediği anlaşıldığı taktirde bu aşamadan sonra davacının zararından davalıların sorumlu olup olmadığı, «haksız fiil sorumlulukları» bulunup bulunmadığı, üzerinde durularak karar verilmesi gerekirken, yukarıda yazılı gerekçe ile karar verilmesi doğru olmamış bozmayı gerektirmiştir.
2- Dava, geçerli şekilde «ortaklık ilişkisi» kurulmadığının tespiti, hukuka aykırı şekilde kurulan yatırım ilişkisinin hükümsüzlüğü ve davalılar tarafından tahsil edilen paranın «istirdadı» istemine ilişkindir.
Davalının, ortağın sermaye olarak verdiğini isteyemeyeceğine dair yasal düzenlemeyi kullanarak para yatıran kişileri grup şirketlerden herhangi birinde veya birkaçında düşük nominal bedellerle şeklen ortak gibi gösterdikleri, tahsil ettikleri parayı ise muhasebe kayıtlarına yansıtmayarak para iade taleplerini reddettikleri böylelikle «haksız fiilde» bulundukları anlaşılmaktadır.
Benzer bu karardaMahkemece, bilirkişi kuruluna davalıların tüm «ticari defter» ve kayıtları ve ayrıca hisse devir tarihinden dava tarihine kadar davalı şirketlerin yapmış oldukları genel kurullara ait tutanaklar ve «hazirun cetvelleri» incelettirilmek suretiyle davacıya verilen «hisse senedinin» bir değerinin bulunup bulunmadığı, bu hisselerin davalı şirketin sermayesinde «temsil» edilip edilmediği, genel kurullarda sermayenin ne şekilde temsil edildiği hususları açıklığa kavuşturulmalı ve bu inceleme sonucunda davacının ortaklığının sahih olmadığı, «pay defterindeki kaydın» diğer kayıtlarla örtüşmediği anlaşıldığı taktirde bu aşamadan sonra davacının zararından davalıların sorumlu olup olmadığı, «haksız fiil sorumlulukları» bulunup bulunmadığı üzerinde durularak karar verilmesi gerekirken, dosya kapsamına uygun düşmeyen yazılı gerekçeyle geçerli bir «ortaklık ilişkisi» bulunduğu ve sermaye şirketlerine sermaye olarak verileceklerin istenemeyecek olmasına göre bedel istemine ilişkin talebin reddine karar verilmesi doğru olmamış, k …
Dava, geçerli şekilde «ortaklık ilişkisi» kurulmadığının tespiti, hukuka aykırı şekilde kurulan yatırım ilişkisinin hükümsüzlüğü ve davalılar tarafından tahsil edilen paranın «istirdadı» istemine ilişkindir.
… ük nominal bedellerle şeklen ortak gibi gösterdikleri, tahsil ettikleri parayı ise muhasebe kayıtlarına yansıtmayarak para iade taleplerini reddettikleri böylelikle «haksız fiilde» bulundukları anlaşılmaktadır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ortaklık sıfatı · ortaklık sözleşmesi · şahsi sorumluluk · pay sahipliği · hisse devri · ek tasfiye · yönetim kurulu kararı
Benzer bu karardaMahkemece, davacının davalı şirketlerde «ortaklık sıfatını» 01/01/2001 tarihinde «hisse devri» almak yoluyla kazandığı ve bu tarihte yürürlükte olan 6762 Sayılı Kanunun uygulanacağı ve 6762 sayılı TTK'nın 405/2 maddesinin "«pay sahipleri» sermaye olarak şirkete verdiklerini geri isteyemezler; «tasfiye» payına mütaallik hakları mahfuzdur" şeklinde olduğu ve bu şekilde kanun sermaye şirketlerinde sermaye olarak şirkete verilenin istenemeyeceğini hüküm altına alındı …
Şirket «yönetim kurulu» başkanının «şahsi sorumluluğunu» gerektirir bir durum mevcut olmadığı gibi «ortaklık sözleşmesinin» kurulması sırasında adı geçen davalının sözleşmeye etki eden, taraf iradelerini fesada uğratan her hangi bir eyleminden de söz edilmeyeceği gerekçesiyle, ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/12988 E. 2017/1175 K.
Ortak:pay defteri kaydı · hazirun cetveli · haksız fiil sorumluluğu · hisse senedi · pay defteri · istirdat · ortaklık ilişkisi · haksız fiil · İstirdat
İncelediğiniz karardaMahkemece, bilirkişi kuruluna davalıların tüm «ticari defter» ve kayıtları ve ayrıca hisse devir tarihinden dava tarihine kadar davalı şirketlerin yapmış oldukları genel kurullara ait tutanaklar ve «hazirun cetvelleri» incelettirilmek suretiyle davacıya verilen «hisse senedinin» bir değerinin bulunup bulunmadığı, bu hisselerin davalı şirketin sermayesinde «temsil» edilip edilmediği, genel kurullarda sermayenin ne şekilde temsil edildiği, hususları açıklığa kavuşturulmalı ve bu inceleme sonucunda davacının ortaklığının sahih olmadığı, «pay defterindeki kaydın» diğer kayıtlarla örtüşmediği anlaşıldığı taktirde bu aşamadan sonra davacının zararından davalıların sorumlu olup olmadığı, «haksız fiil sorumlulukları» bulunup bulunmadığı, üzerinde durularak karar verilmesi gerekirken, yukarıda yazılı gerekçe ile karar verilmesi doğru olmamış bozmayı gerektirmiştir.
2- Dava, geçerli şekilde «ortaklık ilişkisi» kurulmadığının tespiti, hukuka aykırı şekilde kurulan yatırım ilişkisinin hükümsüzlüğü ve davalılar tarafından tahsil edilen paranın «istirdadı» istemine ilişkindir.
Davalının, ortağın sermaye olarak verdiğini isteyemeyeceğine dair yasal düzenlemeyi kullanarak para yatıran kişileri grup şirketlerden herhangi birinde veya birkaçında düşük nominal bedellerle şeklen ortak gibi gösterdikleri, tahsil ettikleri parayı ise muhasebe kayıtlarına yansıtmayarak para iade taleplerini reddettikleri böylelikle «haksız fiilde» bulundukları anlaşılmaktadır.
Benzer bu kararda… r verilmiş ise de, öncelikle davacının sahih bir şekilde davalı şirkete ortak olup olmadığının belirlenmesi gerektiğinden mahkemece bilirkişi kuruluna davalının tüm «ticari defter» ve kayıtları ve ayrıca hisse devir tarihinden dava tarihine kadar davalı şirketin yapmış olduğu genel kurullara ait tutanaklar ve «hazirun cetvelleri» incelettirilmek suretiyle davacıya verilen «hisse senedinin» bir değerinin bulunup bulunmadığı, bu hisselerin davalı şirketin sermayesinde «temsil» edilip edilmediği, davacıya hisse devredenin devir tarihi itibariyle davalı şirkette ortak olup olmadığı, genel kurullarda sermayenin ne şekilde temsil edildiği hususları açıklığa kavuşturulmalı ve bu inceleme sonucunda davacının ortaklığının sahih olmadığı, «pay defterindeki kaydın» diğer kayıtlarla örtüşmediği anlaşıldığı taktirde bu aşamadan sonra davacının zararından davalının «haksız fiil» hükümleri uyarınca sorumluluğunun bulunup bulunmadığı üzerinde durulması gerekir.
Dava, geçerli şekilde «ortaklık ilişkisinin» kurulmadığının tespiti, hukuka aykırı şekilde kurulan yatırım ilişkisinin hükümsüzlüğü ve davalı tarafından tahsil edilen paranın «istirdadı» istemine ilişkindir.
Bu durumda, evvelemirde yukarıda gösterildiği şekilde inceleme yaptırılarak davacının ortak olup olmadığının «kesin» bir şekilde saptanması, ancak ortak olmadığının anlaşılması halinde «haksız fiil sorumluluğunun» değerlendirilmesi gerekirken «eksik incelemeye» dayalı olarak karar verilmesi doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:tahrifat · eksik inceleme · dahili dava
Benzer bu kararda… davalı ya da bir başkasına haksız çıkar sağlanması olgusunun delillerle ispatlanması gerektiği, bu yönde her hangi bir delil elde edilememesi, davalı şirketçe çifte «defter» tutulduğunun, «ticari defter» ve kayıtlarda «tahrifat» yapıldığının, yanıltıcı belgeler düzenlendiğinin tespit edilememesi gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Grubu'na «dahil» bazı şirketlerin fiili ve hukuki irtibat halinde oldukları, birlikte hareket ederek para toplama amacıyla yukarıda belirtilen belgeler gibi belgeler karşılığında para tahsil ettikleri, ortağın sermaye olarak verdiğini isteyemeyeceğine dair yasal düzenlemeyi kullanarak para yatıran kişileri grup şirketlerden herhangi birinde veya birkaçında düşük nominal bedellerle şeklen ortak gibi gösterdikleri, tahsil ettikleri parayı ise muhasebe kayıtlarına yansıtmayarak para iade taleplerini reddettikleri böylelikle «haksız fiilde» bulundukları anlaşılmıştır.
Bu durumda, evvelemirde yukarıda gösterildiği şekilde inceleme yaptırılarak davacının ortak olup olmadığının «kesin» bir şekilde saptanması, ancak ortak olmadığının anlaşılması halinde «haksız fiil sorumluluğunun» değerlendirilmesi gerekirken «eksik incelemeye» dayalı olarak karar verilmesi doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/19020 E. 2013/6353 K.
Ortak:pay defteri kaydı · hazirun cetveli · hisse senedi · pay defteri · istirdat · ortaklık ilişkisi · bilirkişi incelemesi · haksız fiil
İncelediğiniz karardaMahkemece, bilirkişi kuruluna davalıların tüm «ticari defter» ve kayıtları ve ayrıca hisse devir tarihinden dava tarihine kadar davalı şirketlerin yapmış oldukları genel kurullara ait tutanaklar ve «hazirun cetvelleri» incelettirilmek suretiyle davacıya verilen «hisse senedinin» bir değerinin bulunup bulunmadığı, bu hisselerin davalı şirketin sermayesinde «temsil» edilip edilmediği, genel kurullarda sermayenin ne şekilde temsil edildiği, hususları açıklığa kavuşturulmalı ve bu inceleme sonucunda davacının ortaklığının sahih olmadığı, «pay defterindeki kaydın» diğer kayıtlarla örtüşmediği anlaşıldığı taktirde bu aşamadan sonra davacının zararından davalıların sorumlu olup olmadığı, «haksız fiil sorumlulukları» bulunup bulunmadığı, üzerinde durularak karar verilmesi gerekirken, yukarıda yazılı gerekçe ile karar verilmesi doğru olmamış bozmayı gerektirmiştir.
2- Dava, geçerli şekilde «ortaklık ilişkisi» kurulmadığının tespiti, hukuka aykırı şekilde kurulan yatırım ilişkisinin hükümsüzlüğü ve davalılar tarafından tahsil edilen paranın «istirdadı» istemine ilişkindir.
Mahkemece, davacının iki hisse devir belgesi dosyaya sunduğu, yaptırılan «bilirkişi incelemesinde» davacının ...'dan devraldığı ...
Benzer bu karardaBu durumda, öncelikle davacının sahih bir şekilde davalı şirketlere ortak olup olmadığının belirlenmesi gerektiğinden mahkemece bilirkişi kuruluna davalıların tüm «ticari defter» ve kayıtları ve ayrıca hisse devir tarihinden dava tarihine kadar davalı şirketlerin yapmış oldukları genel kurullara ait tutanaklar ve «hazirun cetvelleri» incelettirilmek suretiyle davacıya verilen «hisse senedinin» bir değerinin bulunup bulunmadığı, bu hisselerin davalı şirketlerin sermayesinde «temsil» edilip edilmediği, davacının hisse devir aldığı şirketin devir tarihi itibariyle davalı şirkette ortak olup olmadığı, genel kurullarda sermayenin ne şekilde temsil edildiği hususları açıklığa kavuşturulmalı ve bu inceleme sonucunda davacının ortaklığının sahih olmadığı, «pay defterindeki kaydın» diğer kayıtlarla örtüşmediği anlaşıldığı taktirde bu aşamadan sonra davacının zararından davalıların «haksız fiil» hükümleri uyarınca sorumluluklarının bulunup bulunmadığı üzerinde durularak her bir davalının hukuki durumunun tayin ve takdir edilmesi suretiyle oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar vermek gerekirken yazılı şekilde «eksik incelemeye» ve yetersiz bilirkişi raporuna dayalı olarak karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Mahkemece, bu hususun tesbiti için «bilirkişi incelemesi» yaptırılmasına karar verilerek bilirkişilere davalı şirketlerin «ticari defter» ve kayıtlarını inceleme yetkisi verilmiş ise de bilirkişi kurulu raporlarında, davalı şirketlere ait «pay defterleri», mali tabloları ve genel kurul tutanaklarının incelemeye sunulduğunu beyanla davacının ortaklar «pay defterinde kaydı» bulunduğundan bahisle pay senedi devralmak suretiyle davalı ... ...
Dava, geçerli şekilde «ortaklık ilişkisinin» kurulmadığının tesbiti, hukuka aykırı şekilde kurulan yatırım ilişkisinin hükümsüzlüğü ve davalılar tarafından tahsil edilen paranın «istirdadına» ilişkin olup mahkemece yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:anonim şirket yönetim kurulu · şahsi sorumluluk · pay sahipliği · hisse devri · garantörlük · tüzel kişilik · anonim şirket · ek tasfiye
Benzer bu karardaA.Ş.'ye ortak olduğunun bilirkişi kurulu raporu ile sübut bulduğu, davacının şirket ortaklığını, «hisse devri» almak yoluyla kazandığı, 6762 Sayılı ...'nın 405/... maddesinin "«pay sahipleri» sermaye olarak şirkete verdiklerini geri isteyemezler; «tasfiye» payına mütaallik hakları mahfuzdur" şeklinde düzenlendiği, bu hüküm uyarınca sermaye şirketlerinde, sermaye olarak şirkete verilenin geri istenemeyeceği, anılan davalı şirketin tasfiye halinde bulunmadığı, Türk Ticaret Kanunu'nun «anonim şirketler» ve pay sahiplerine ilişkin hükümleri karşısında davacının talebinin yerinde olmadığı, diğer davalı şirket ile davacı arasında ise hisse devir ve kabul sözleşmesi düzenlenmediği, her şirketin «tüzel kişiliğinin» ayrı olması karşısında bu şirkete «husumet» yöneltilemeyeceği, ayrıca «anonim şirket yönetim kurulu» başkanı olan davalı ...'ın «şahsi sorumluluğunu» gerektirir bir durumun da ispat edilemediği gerekçesiyle davalı ...Ş. hakkındaki davanın husumetten, diğer davalılar hakkındaki davanın ise esastan reddine karar v …
Davacı taraf, davalıların yüksek faiz verileceği ve her istenildiği an geri ödeneceği «garantisiyle» kendisinden para alındığını, mevzuata uygun bir biçimde davalı şirketlere ortak olunmadığını, geçerli bir «ortaklık ilişkisinin» kurulmadığını ileri sürdüğüne göre evvelemirde davacının davalı şirketlere gerçekten ortak olup olmadığının tesbiti gerekmektedir.
5 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/13619 E. 2014/20325 K.
Ortak:pay defteri kaydı · hazirun cetveli · hisse senedi · pay defteri · istirdat · ortaklık ilişkisi · bilirkişi incelemesi · haksız fiil
İncelediğiniz karardaMahkemece, bilirkişi kuruluna davalıların tüm «ticari defter» ve kayıtları ve ayrıca hisse devir tarihinden dava tarihine kadar davalı şirketlerin yapmış oldukları genel kurullara ait tutanaklar ve «hazirun cetvelleri» incelettirilmek suretiyle davacıya verilen «hisse senedinin» bir değerinin bulunup bulunmadığı, bu hisselerin davalı şirketin sermayesinde «temsil» edilip edilmediği, genel kurullarda sermayenin ne şekilde temsil edildiği, hususları açıklığa kavuşturulmalı ve bu inceleme sonucunda davacının ortaklığının sahih olmadığı, «pay defterindeki kaydın» diğer kayıtlarla örtüşmediği anlaşıldığı taktirde bu aşamadan sonra davacının zararından davalıların sorumlu olup olmadığı, «haksız fiil sorumlulukları» bulunup bulunmadığı, üzerinde durularak karar verilmesi gerekirken, yukarıda yazılı gerekçe ile karar verilmesi doğru olmamış bozmayı gerektirmiştir.
2- Dava, geçerli şekilde «ortaklık ilişkisi» kurulmadığının tespiti, hukuka aykırı şekilde kurulan yatırım ilişkisinin hükümsüzlüğü ve davalılar tarafından tahsil edilen paranın «istirdadı» istemine ilişkindir.
Mahkemece, davacının iki hisse devir belgesi dosyaya sunduğu, yaptırılan «bilirkişi incelemesinde» davacının ...'dan devraldığı ...
Benzer bu karardaMahkemece, uyulan bozma ilamı, alınan bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, taleple yapılan pay devir işleminin kanuna ve ortaklık ana «sözleşmesine aykırılık» teşkil etmediği, ortaklık «defterlerinin» ve genel kurul toplantılarının usulünce olduğu, davacının hileli davranışlarla aldatıldığını tespite elverişli somut deliller bulunmadığı, bu nedenle de davacının ortaklığın yetkili «temsilcilerince» yanıltıldığını veya yanlış yönlendirildiğini kabule olanak bulunmadığı, ortaklığın pay kazanımını benimseyerek karar gereğini yerine getirdiği, davacının pay senedi satın almak suretiyle davalı şirkete ortak olduğu, davacıdan nominal değer üzerinden bedel alınmasının söz konusu olmadığı, ortaklığın primli «hisse senedi» çıkarılması yolunda bir kararının bulunduğu, «pay defteri» ve «hazirun cetvelinde» yer alan kayıtların farklılık göstermediği, dosyada mevcut SPK raporlarının da tek başına davacının iddialarını ispata elverişli bulunmadığı gerekçesiyle, davanın …
A.Ş'nin o tarih itibariyle kayıtlı sermayesi içinde «temsil» edilip edilmediği tespit edilerek bu inceleme sonucunda davacının ortaklığının sahih olmadığı, «pay defterindeki kaydın» diğer kayıtlarla örtüşmediği anlaşıldığı taktirde bu aşamadan sonra davacının zararından davalının «haksız fiil» hükümleri uyarınca sorumluluğunun bulunup bulunmadığı üzerinde durularak davalının hukuki durumunun tayin ve takdir edilmesi ve davalının «zamanaşımı def»''i de buna göre değerlendirilmek suretiyle oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar vermek gerekirken «eksik inceleme» sonucunda düzenlenen bilirkişi kurulu raporuna göre hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Dava, geçerli şekilde «ortaklık ilişkisinin» kurulmadığının tespiti, hukuka aykırı şekilde kurulan yatırım ilişkisinin hükümsüzlüğü ve davalılar tarafından tahsil edilen paranın «istirdadına» ilişkin olup mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:toplantı tutanağı · sözleşmeye aykırılık · hisse devri · zamanaşımı def'i · denetime elverişlilik · def'i · ticaret sicili · eksik inceleme
Benzer bu karardaA.Ş'nin o tarih itibariyle kayıtlı sermayesi içinde «temsil» edilip edilmediği tespit edilerek bu inceleme sonucunda davacının ortaklığının sahih olmadığı, «pay defterindeki kaydın» diğer kayıtlarla örtüşmediği anlaşıldığı taktirde bu aşamadan sonra davacının zararından davalının «haksız fiil» hükümleri uyarınca sorumluluğunun bulunup bulunmadığı üzerinde durularak davalının hukuki durumunun tayin ve takdir edilmesi ve davalının «zamanaşımı def»''i de buna göre değerlendirilmek suretiyle oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar vermek gerekirken «eksik inceleme» sonucunda düzenlenen bilirkişi kurulu raporuna göre hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Mahkemece, uyulan bozma ilamı, alınan bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, taleple yapılan pay devir işleminin kanuna ve ortaklık ana «sözleşmesine aykırılık» teşkil etmediği, ortaklık «defterlerinin» ve genel kurul toplantılarının usulünce olduğu, davacının hileli davranışlarla aldatıldığını tespite elverişli somut deliller bulunmadığı, bu nedenle de davacının ortaklığın yetkili «temsilcilerince» yanıltıldığını veya yanlış yönlendirildiğini kabule olanak bulunmadığı, ortaklığın pay kazanımını benimseyerek karar gereğini yerine getirdiği, davacının pay senedi satın almak suretiyle davalı şirkete ortak olduğu, davacıdan nominal değer üzerinden bedel alınmasının söz konusu olmadığı, ortaklığın primli «hisse senedi» çıkarılması yolunda bir kararının bulunduğu, «pay defteri» ve «hazirun cetvelinde» yer alan kayıtların farklılık göstermediği, dosyada mevcut SPK raporlarının da tek başına davacının iddialarını ispata elverişli bulunmadığı gerekçesiyle, davanın …
… k, Dairemiz bozma ilamında, davacı yanın talebine konu hisse senetlerinden, mevzuatın öngördüğü biçimde sahih ve gerçek hak sahipliği doğuran, davalı şirketin yasal «pay defterinde» yer aldığının hiçbir kuşku bulunmayan nitelikte olmalarının anlaşılması gerektiği, davalı yanın cevap dilekçesi ile davalı şirketin dosyada mevcut cevabi yazısındaki hissedarlık durumunun, SPK duyurusu ve Takasbank yazısı da gözetildiğinde, ikincil kayıtlarda tutulduğu belirtilen hissedarlık durumuna ilişkin olup olmadığı, davalı şirketin ortaklık durumunun gerçekten de ikincil kayıtlar tutulmak suretiyle takip edilip edilmediği hususunun davalı şirketin tüm kayıtları üzerinde yapılacak uzman «bilirkişi incelemesi» ile tereddütsüz ortaya konulması gerektiğine işaret edilmiş olup mahkemece bozmaya uyularak alınan bilirkişi raporlarında bir kısım bozma gerekleri yerine getirilmiş ve Dairemizden geçen emsal dosyalarda verilen bozma kararları da gözetilerek inceleme ve değerlendirmeler yapılmış ise de; davacının ortak olduğu 1999 ve 2004 yıllarından bu yana tüm genel kurul ve «toplantı tutanakları» getirtilerek incelenmemiş, ayrıca, devir tarihleri itibariyle davacının devren iktisap ettiği hisseleri devreden Y..Gıda San. ve Tic.
Holding A.Ş'nin «defterlerinde», devrettikleri bu hisse senetlerinin satımı ile bedelinin tahsiline ilişkin kayıt bulunup bulunmadığı, bu «hisse devrinin» karşılığında davacıdan aldıkları bedelin «ticari defter» ve kayıtlarında muhasebeleştirilip muhasebeleştirilmediği ve bu suretle davacıya devredilen payların ortak olduğu bildirilen davalı Y..
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/13607 E. 2014/18677 K.
Ortak:pay defteri kaydı · hazirun cetveli · hisse senedi · pay defteri · istirdat · ortaklık ilişkisi · bilirkişi incelemesi · haksız fiil · İstirdat
İncelediğiniz karardaMahkemece, bilirkişi kuruluna davalıların tüm «ticari defter» ve kayıtları ve ayrıca hisse devir tarihinden dava tarihine kadar davalı şirketlerin yapmış oldukları genel kurullara ait tutanaklar ve «hazirun cetvelleri» incelettirilmek suretiyle davacıya verilen «hisse senedinin» bir değerinin bulunup bulunmadığı, bu hisselerin davalı şirketin sermayesinde «temsil» edilip edilmediği, genel kurullarda sermayenin ne şekilde temsil edildiği, hususları açıklığa kavuşturulmalı ve bu inceleme sonucunda davacının ortaklığının sahih olmadığı, «pay defterindeki kaydın» diğer kayıtlarla örtüşmediği anlaşıldığı taktirde bu aşamadan sonra davacının zararından davalıların sorumlu olup olmadığı, «haksız fiil sorumlulukları» bulunup bulunmadığı, üzerinde durularak karar verilmesi gerekirken, yukarıda yazılı gerekçe ile karar verilmesi doğru olmamış bozmayı gerektirmiştir.
2- Dava, geçerli şekilde «ortaklık ilişkisi» kurulmadığının tespiti, hukuka aykırı şekilde kurulan yatırım ilişkisinin hükümsüzlüğü ve davalılar tarafından tahsil edilen paranın «istirdadı» istemine ilişkindir.
Mahkemece, davacının iki hisse devir belgesi dosyaya sunduğu, yaptırılan «bilirkişi incelemesinde» davacının ...'dan devraldığı ...
Benzer bu karardaMahkemece, uyulan bozma ilamı, alınan bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, taleple yapılan pay devir işleminin kanuna ve ortaklık ana «sözleşmesine aykırılık» teşkil etmediği, ortaklık «defterlerinin» ve genel kurul toplantılarının usulünce olduğu, davacının hileli davranışlarla aldatıldığını tespite elverişli somut deliller bulunmadığı, bu nedenle de davacının ortaklığın yetkili «temsilcilerince» yanıltıldığını veya yanlış yönlendirildiğini kabule olanak bulunmadığı, ortaklığın pay kazanımını benimseyerek karar gereğini yerine getirdiği, davacının pay senedi satın almak suretiyle davalı şirkete ortak olduğu, davacıdan nominal değer üzerinden bedel alınmasının söz konusu olmadığı, ortaklığın primli «hisse senedi» çıkarılması yolunda bir kararının bulunduğu, «pay defteri» ve «hazirun cetvelinde» yer alan kayıtların farklılık göstermediği, dosyada mevcut SPK raporlarının da tek başına davacının iddialarını ispata elverişli bulunmadığı gerekçesiyle, davanın …
A.Ş.'nin o tarih itibariyle kayıtlı sermayesi içinde «temsil» edilip edilmediği tespit edilerek bu inceleme sonucunda davacının ortaklığının sahih olmadığı, «pay defterindeki kaydın» diğer kayıtlarla örtüşmediği anlaşıldığı taktirde bu aşamadan sonra davacının zararından davalının «haksız fiil» hükümleri uyarınca sorumluluğunun bulunup bulunmadığı üzerinde durularak davalının hukuki durumunun tayin ve takdir edilmesi ve davalının «zamanaşımı def»''i de buna göre değerlendirilmek suretiyle oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar vermek gerekirken «eksik inceleme» sonucunda düzenlenen bilirkişi kurulu raporuna göre hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
1- Dava, geçerli şekilde «ortaklık ilişkisinin» kurulmadığının tesbiti, hukuka aykırı şekilde kurulan yatırım ilişkisinin hükümsüzlüğü ve davalılar tarafından tahsil edilen paranın «istirdadına» ilişkin olup mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:toplantı tutanağı · sözleşmeye aykırılık · hisse devri · zamanaşımı def'i · denetime elverişlilik · def'i · ticaret sicili · eksik inceleme
Benzer bu karardaA.Ş.'nin o tarih itibariyle kayıtlı sermayesi içinde «temsil» edilip edilmediği tespit edilerek bu inceleme sonucunda davacının ortaklığının sahih olmadığı, «pay defterindeki kaydın» diğer kayıtlarla örtüşmediği anlaşıldığı taktirde bu aşamadan sonra davacının zararından davalının «haksız fiil» hükümleri uyarınca sorumluluğunun bulunup bulunmadığı üzerinde durularak davalının hukuki durumunun tayin ve takdir edilmesi ve davalının «zamanaşımı def»''i de buna göre değerlendirilmek suretiyle oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar vermek gerekirken «eksik inceleme» sonucunda düzenlenen bilirkişi kurulu raporuna göre hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Mahkemece, uyulan bozma ilamı, alınan bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, taleple yapılan pay devir işleminin kanuna ve ortaklık ana «sözleşmesine aykırılık» teşkil etmediği, ortaklık «defterlerinin» ve genel kurul toplantılarının usulünce olduğu, davacının hileli davranışlarla aldatıldığını tespite elverişli somut deliller bulunmadığı, bu nedenle de davacının ortaklığın yetkili «temsilcilerince» yanıltıldığını veya yanlış yönlendirildiğini kabule olanak bulunmadığı, ortaklığın pay kazanımını benimseyerek karar gereğini yerine getirdiği, davacının pay senedi satın almak suretiyle davalı şirkete ortak olduğu, davacıdan nominal değer üzerinden bedel alınmasının söz konusu olmadığı, ortaklığın primli «hisse senedi» çıkarılması yolunda bir kararının bulunduğu, «pay defteri» ve «hazirun cetvelinde» yer alan kayıtların farklılık göstermediği, dosyada mevcut SPK raporlarının da tek başına davacının iddialarını ispata elverişli bulunmadığı gerekçesiyle, davanın …
… k, Dairemiz bozma ilamında, davacı yanın talebine konu hisse senetlerinden, mevzuatın öngördüğü biçimde sahih ve gerçek hak sahipliği doğuran, davalı şirketin yasal «pay defterinde» yer aldığının hiçbir kuşku bulunmayan nitelikte olmalarının anlaşılması gerektiği, davalı yanın cevap dilekçesi ile davalı şirketin dosyada mevcut cevabi yazısındaki hissedarlık durumunun, SPK duyurusu ve Takasbank yazısı da gözetildiğinde, ikincil kayıtlarda tutulduğu belirtilen hissedarlık durumuna ilişkin olup olmadığı, davalı şirketin ortaklık durumunun gerçekten de ikincil kayıtlar tutulmak suretiyle takip edilip edilmediği hususunun davalı şirketin tüm kayıtları üzerinde yapılacak uzman «bilirkişi incelemesi» ile tereddütsüz ortaya konulması gerektiğine işaret edilmiş olup mahkemece bozmaya uyularak alınan bilirkişi raporlarında bir kısım bozma gerekleri yerine getirilmiş ve Dairemizden geçen emsal dosyalarda verilen bozma kararları da gözetilerek inceleme ve değerlendirmeler yapılmış ise de; davacının ortak olduğu 2004 yıllarından bu yana tüm genel kurul ve «toplantı tutanakları» getirtilerek incelenmemiş, ayrıca, devir tarihleri itibariyle davacının devren iktisap ettiği hisseleri devreden ..
A.Ş.'nin «defterlerinde», devrettiği bu hisse senetlerinin satımı ile bedelinin tahsiline ilişkin kayıt bulunup bulunmadığı, bu «hisse devrinin» karşılığında davacıdan aldığı bedelin «ticari defter» ve kayıtlarında muhasebeleştirilip muhasebeleştirilmediği ve bu suretle davacıya devredilen payların ortak olduğu bildirilen davalı ..Yozgat İhtiyaç Mad.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/19030 E. 2013/6362 K.
Ortak:pay defteri kaydı · hazirun cetveli · hisse senedi · pay defteri · istirdat · ortaklık ilişkisi · bilirkişi incelemesi · haksız fiil
İncelediğiniz karardaMahkemece, bilirkişi kuruluna davalıların tüm «ticari defter» ve kayıtları ve ayrıca hisse devir tarihinden dava tarihine kadar davalı şirketlerin yapmış oldukları genel kurullara ait tutanaklar ve «hazirun cetvelleri» incelettirilmek suretiyle davacıya verilen «hisse senedinin» bir değerinin bulunup bulunmadığı, bu hisselerin davalı şirketin sermayesinde «temsil» edilip edilmediği, genel kurullarda sermayenin ne şekilde temsil edildiği, hususları açıklığa kavuşturulmalı ve bu inceleme sonucunda davacının ortaklığının sahih olmadığı, «pay defterindeki kaydın» diğer kayıtlarla örtüşmediği anlaşıldığı taktirde bu aşamadan sonra davacının zararından davalıların sorumlu olup olmadığı, «haksız fiil sorumlulukları» bulunup bulunmadığı, üzerinde durularak karar verilmesi gerekirken, yukarıda yazılı gerekçe ile karar verilmesi doğru olmamış bozmayı gerektirmiştir.
2- Dava, geçerli şekilde «ortaklık ilişkisi» kurulmadığının tespiti, hukuka aykırı şekilde kurulan yatırım ilişkisinin hükümsüzlüğü ve davalılar tarafından tahsil edilen paranın «istirdadı» istemine ilişkindir.
Mahkemece, davacının iki hisse devir belgesi dosyaya sunduğu, yaptırılan «bilirkişi incelemesinde» davacının ...'dan devraldığı ...
Benzer bu karardaBu durumda, öncelikle davacıların sahih bir şekilde davalı şirkete ortak olup olmadıklarının belirlenmesi gerektiğinden mahkemece bilirkişi kuruluna davalıların tüm «ticari defter» ve kayıtları ve ayrıca hisse devir tarihinden dava tarihine kadar davalı şirketlerin yapmış oldukları genel kurullara ait tutanaklar ve «hazirun cetvelleri» incelettirilmek suretiyle davacılara verilen «hisse senedinin» bir değerinin bulunup bulunmadığı, bu hisselerin davalı şirketlerin sermayesinde «temsil» edilip edilmediği, davacıların hisse devir aldığı şirketin devir tarihi itibariyle davalı şirkette ortak olup olmadığı, genel kurullarda sermayenin ne şekilde temsil edildiği hususları açıklığa kavuşturulmalı ve bu inceleme sonucunda davacıların ortaklığının sahih olmadığı, «pay defterindeki kaydın» diğer kayıtlarla örtüşmediği anlaşıldığı taktirde bu aşamadan sonra davacıların zararından davalıların «haksız fiil» hükümleri uyarınca sorumluluklarının bulunup bulunmadığı üzerinde durularak her bir davalının hukuki durumunun tayin ve takdir edilmesi suretiyle oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar vermek gerekirken yazılı şekilde «eksik incelemeye» ve yetersiz bilirkişi raporuna dayalı olarak karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Dava, geçerli şekilde «ortaklık ilişkisinin» kurulmadığının tesbiti, hukuka aykırı şekilde kurulan yatırım ilişkisinin hükümsüzlüğü ve davalılar tarafından tahsil edilen paranın «istirdadına» ilişkin olup mahkemece yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkemece, bu hususun tesbiti için «bilirkişi incelemesi» yaptırılmasına karar verilerek bilirkişilere davalı şirketlerin «ticari defter» ve kayıtlarını inceleme yetkisi verilmiş ise de bilirkişi kurulu raporlarında, davalı şirketlere ait «pay defterleri», mali tabloları ve genel kurul tutanaklarının incelemeye sunulduğunu beyanla davacıların ortaklar pay defterinde kayıtları bulunduğundan bahisle pay senedi devralmak suretiyle davalı ...
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:anonim şirket yönetim kurulu · şahsi sorumluluk · pay sahipliği · garantörlük · tüzel kişilik · anonim şirket · ek tasfiye · yönetim kurulu kararı
Benzer bu kararda… lduklarının bilirkişi kurulu raporu ile sübut bulduğu, davacıların şirket ortaklığını, hisse devralmak yoluyla kazandıkları, 6762 Sayılı ...'nın 405/... maddesinin "«pay sahipleri» sermaye olarak şirkete verdiklerini geri isteyemezler; «tasfiye» payına mütaallik hakları mahfuzdur" şeklinde düzenlendiği, bu hüküm uyarınca sermaye şirketlerinde, sermaye olarak şirkete verilenin geri istenemeyeceği, anılan davalı şirketin tasfiye halinde bulunmadığı, Türk Ticaret Kanunu'nun «anonim şirketler» ve pay sahiplerine ilişkin hükümleri karşısında davacıların talebinin yerinde olmadığı, diğer davalı şirket ile davacılar arasında ise hisse devir ve kabul sözleşmesi düzenlenmediği, her şirketin «tüzel kişiliğinin» ayrı olması karşısında bu şirkete «husumet» yöneltilemeyeceği, ayrıca «anonim şirket yönetim kurulu» başkanı olan davalı ...'ın «şahsi sorumluluğunu» gerektirir bir durumun da ispat edilemediği gerekçesiyle davalı ... ...
Davacı taraf, davalıların yüksek faiz verileceği ve her istenildiği an geri ödeneceği «garantisiyle» kendilerinden para alındığını, mevzuata uygun bir biçimde davalı şirketlere ortak olunmadığını, geçerli bir «ortaklık ilişkisinin» kurulmadığını ileri sürdüğüne göre evvelemirde davacıların davalı şirketlere gerçekten ortak olup olmadıklarının tesbiti gerekmektedir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/14648 E. 2014/20326 K.
Ortak:pay defteri kaydı · hazirun cetveli · hisse senedi · pay defteri · istirdat · ortaklık ilişkisi · bilirkişi incelemesi · haksız fiil
İncelediğiniz karardaMahkemece, bilirkişi kuruluna davalıların tüm «ticari defter» ve kayıtları ve ayrıca hisse devir tarihinden dava tarihine kadar davalı şirketlerin yapmış oldukları genel kurullara ait tutanaklar ve «hazirun cetvelleri» incelettirilmek suretiyle davacıya verilen «hisse senedinin» bir değerinin bulunup bulunmadığı, bu hisselerin davalı şirketin sermayesinde «temsil» edilip edilmediği, genel kurullarda sermayenin ne şekilde temsil edildiği, hususları açıklığa kavuşturulmalı ve bu inceleme sonucunda davacının ortaklığının sahih olmadığı, «pay defterindeki kaydın» diğer kayıtlarla örtüşmediği anlaşıldığı taktirde bu aşamadan sonra davacının zararından davalıların sorumlu olup olmadığı, «haksız fiil sorumlulukları» bulunup bulunmadığı, üzerinde durularak karar verilmesi gerekirken, yukarıda yazılı gerekçe ile karar verilmesi doğru olmamış bozmayı gerektirmiştir.
2- Dava, geçerli şekilde «ortaklık ilişkisi» kurulmadığının tespiti, hukuka aykırı şekilde kurulan yatırım ilişkisinin hükümsüzlüğü ve davalılar tarafından tahsil edilen paranın «istirdadı» istemine ilişkindir.
Mahkemece, davacının iki hisse devir belgesi dosyaya sunduğu, yaptırılan «bilirkişi incelemesinde» davacının ...'dan devraldığı ...
Benzer bu karardaMahkemece, uyulan bozma ilamı, alınan bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, taleple yapılan pay devir işleminin kanuna ve ortaklık ana «sözleşmesine aykırılık» teşkil etmediği, ortaklık «defterlerinin» ve genel kurul toplantılarının usulünce olduğu, davacının hileli davranışlarla aldatıldığını tespite elverişli somut deliller bulunmadığı, bu nedenle de davacının ortaklığın yetkili «temsilcilerince» yanıltıldığını veya yanlış yönlendirildiğini kabule olanak bulunmadığı, ortaklığın pay kazanımını benimseyerek karar gereğini yerine getirdiği, davacının pay senedi satın almak suretiyle davalı şirkete ortak olduğu, davacıdan nominal değer üzerinden bedel alınmasının söz konusu olmadığı, ortaklığın primli «hisse senedi» çıkarılması yolunda bir kararının bulunduğu, «pay defteri» ve «hazirun cetvelinde» yer alan kayıtların farklılık göstermediği, dosyada mevcut SPK raporlarının da tek başına davacının iddialarını ispata elverişli bulunmadığı gerekçesiyle, davanın …
A.Ş.'nin o tarih itibariyle kayıtlı sermayesi içinde «temsil» edilip edilmediği tespit edilerek bu inceleme sonucunda davacının ortaklığının sahih olmadığı, «pay defterindeki kaydın» diğer kayıtlarla örtüşmediği anlaşıldığı taktirde bu . aşamadan sonra davacının zararından davalının «haksız fiil» hükümleri uyarınca sorumluluğunun bulunup bulunmadığı üzerinde durularak davalının hukuki durumunun tayin ve takdir edilmesi ve davalının «zamanaşımı def»''i de buna göre değerlendirilmek suretiyle oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar vermek gerekirken «eksik inceleme» sonucunda düzenlenen bilirkişi kurulu raporuna göre hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Dava, geçerli şekilde «ortaklık ilişkisinin» kurulmadığının tespiti, hukuka aykırı şekilde kurulan yatırım ilişkisinin hükümsüzlüğü ve davalılar tarafından tahsil edilen paranın «istirdadına» ilişkin olup mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:toplantı tutanağı · sözleşmeye aykırılık · hisse devri · zamanaşımı def'i · denetime elverişlilik · def'i · ticaret sicili · eksik inceleme
Benzer bu karardaA.Ş.'nin o tarih itibariyle kayıtlı sermayesi içinde «temsil» edilip edilmediği tespit edilerek bu inceleme sonucunda davacının ortaklığının sahih olmadığı, «pay defterindeki kaydın» diğer kayıtlarla örtüşmediği anlaşıldığı taktirde bu . aşamadan sonra davacının zararından davalının «haksız fiil» hükümleri uyarınca sorumluluğunun bulunup bulunmadığı üzerinde durularak davalının hukuki durumunun tayin ve takdir edilmesi ve davalının «zamanaşımı def»''i de buna göre değerlendirilmek suretiyle oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar vermek gerekirken «eksik inceleme» sonucunda düzenlenen bilirkişi kurulu raporuna göre hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Mahkemece, uyulan bozma ilamı, alınan bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, taleple yapılan pay devir işleminin kanuna ve ortaklık ana «sözleşmesine aykırılık» teşkil etmediği, ortaklık «defterlerinin» ve genel kurul toplantılarının usulünce olduğu, davacının hileli davranışlarla aldatıldığını tespite elverişli somut deliller bulunmadığı, bu nedenle de davacının ortaklığın yetkili «temsilcilerince» yanıltıldığını veya yanlış yönlendirildiğini kabule olanak bulunmadığı, ortaklığın pay kazanımını benimseyerek karar gereğini yerine getirdiği, davacının pay senedi satın almak suretiyle davalı şirkete ortak olduğu, davacıdan nominal değer üzerinden bedel alınmasının söz konusu olmadığı, ortaklığın primli «hisse senedi» çıkarılması yolunda bir kararının bulunduğu, «pay defteri» ve «hazirun cetvelinde» yer alan kayıtların farklılık göstermediği, dosyada mevcut SPK raporlarının da tek başına davacının iddialarını ispata elverişli bulunmadığı gerekçesiyle, davanın …
… k, Dairemiz bozma ilamında, davacı yanın talebine konu hisse senetlerinden, mevzuatın öngördüğü biçimde sahih ve gerçek hak sahipliği doğuran, davalı şirketin yasal «pay defterinde» yer aldığının hiçbir kuşku bulunmayan nitelikte olmalarının anlaşılması gerektiği, davalı yanın cevap dilekçesi ile davalı şirketin dosyada mevcut cevabi yazısındaki hissedarlık durumunun, SPK duyurusu ve Takasbank yazısı da gözetildiğinde, ikincil kayıtlarda tutulduğu belirtilen hissedarlık durumuna ilişkin olup olmadığı, davalı şirketin ortaklık durumunun gerçekten de ikincil kayıtlar tutulmak suretiyle takip edilip edilmediği hususunun davalı şirketin tüm kayıtları üzerinde yapılacak uzman «bilirkişi incelemesi» ile tereddütsüz ortaya konulması gerektiğine işaret edilmiş olup mahkemece bozmaya uyularak alınan bilirkişi raporlarında bir kısım bozma gerekleri yerine getirilmiş ve Dairemizden geçen emsal dosyalarda verilen bozma kararları da gözetilerek inceleme ve değerlendirmeler yapılmış ise de; davacının ortak olduğu 2004 yıllarından bu yana tüm genel kurul ve «toplantı tutanakları» getirtilerek incelenmemiş, ayrıca, devir tarihleri itibariyle davacının devren iktisap ettiği hisseleri devreden Y..
A.Ş.'nin «defterlerinde», devrettiği bu hisse senetlerinin satımı ile bedelinin tahsiline ilişkin kayıt bulunup bulunmadığı, bu «hisse devrinin» karşılığında davacıdan aldığı bedelin «ticari defter» ve kayıtlarında muhasebeleştirilip muhasebeleştirilmediği ve bu suretle davacıya devredilen payların ortak olduğu bildirilen davalı Y..Yozgat İhtiyaç Mad.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/1932 E. 2014/11257 K.
Ortak:pay defteri kaydı · hazirun cetveli · hisse senedi · pay defteri · istirdat · ortaklık ilişkisi · haksız fiil · ticari defter
İncelediğiniz karardaMahkemece, bilirkişi kuruluna davalıların tüm «ticari defter» ve kayıtları ve ayrıca hisse devir tarihinden dava tarihine kadar davalı şirketlerin yapmış oldukları genel kurullara ait tutanaklar ve «hazirun cetvelleri» incelettirilmek suretiyle davacıya verilen «hisse senedinin» bir değerinin bulunup bulunmadığı, bu hisselerin davalı şirketin sermayesinde «temsil» edilip edilmediği, genel kurullarda sermayenin ne şekilde temsil edildiği, hususları açıklığa kavuşturulmalı ve bu inceleme sonucunda davacının ortaklığının sahih olmadığı, «pay defterindeki kaydın» diğer kayıtlarla örtüşmediği anlaşıldığı taktirde bu aşamadan sonra davacının zararından davalıların sorumlu olup olmadığı, «haksız fiil sorumlulukları» bulunup bulunmadığı, üzerinde durularak karar verilmesi gerekirken, yukarıda yazılı gerekçe ile karar verilmesi doğru olmamış bozmayı gerektirmiştir.
2- Dava, geçerli şekilde «ortaklık ilişkisi» kurulmadığının tespiti, hukuka aykırı şekilde kurulan yatırım ilişkisinin hükümsüzlüğü ve davalılar tarafından tahsil edilen paranın «istirdadı» istemine ilişkindir.
Davalının, ortağın sermaye olarak verdiğini isteyemeyeceğine dair yasal düzenlemeyi kullanarak para yatıran kişileri grup şirketlerden herhangi birinde veya birkaçında düşük nominal bedellerle şeklen ortak gibi gösterdikleri, tahsil ettikleri parayı ise muhasebe kayıtlarına yansıtmayarak para iade taleplerini reddettikleri böylelikle «haksız fiilde» bulundukları anlaşılmaktadır.
Benzer bu kararda… iz bozma ilamında, öncelikle davacının sahih bir şekilde davalı şirkete ortak olup olmadığının belirlenmesi gerektiğinden mahkemece bilirkişi kuruluna davalının tüm «ticari defter» ve kayıtları ve ayrıca hisse devir tarihinden dava tarihine kadar davalı şirketin yapmış olduğu genel kurullara ait tutanaklar ve «hazirun cetvelleri» incelettirilmek suretiyle davacıya verilen «hisse senedinin» bir değerinin bulunup bulunmadığı, bu hisselerin davalı şirketin sermayesinde «temsil» edilip edilmediği, davacının hisse devir aldığı kişinin devir tarihi itibariyle davalı şirkette ortak olup olmadığı, genel kurullarda sermayenin ne şekilde temsil …
Bu itibarla, mahkemece Dairemiz bozma ilamında tam olarak belirtildiği şekilde bilirkişi kuruluna, davalının tüm «ticari defter» ve kayıtları ve ayrıca hisse devir tarihinden dava tarihine kadar davalı şirketin yapmış olduğu genel kurullara ait tutanaklar ve «hazirun cetvelleri» incelettirilmek suretiyle, davacıya verilen «hisse senedinin» bir değerinin bulunup bulunmadığı, bu hisselerin davalı şirketin sermayesinde «temsil» edilip edilmediği, davacının hisseleri bilirkişi ek raporunda belirtildiğinin aksine Y.
… den devraldığı gözetilerek, davacının hisse devir aldığı kişinin devir tarihi itibariyle davalı şirkette ortak olup olmadığı, genel kurullarda sermayenin ne şekilde «temsil» edildiği hususları açıklığa kavuşturulmalı ve bu inceleme sonucunda davacının ortaklığının sahih olmadığı, «pay defterindeki kaydın» diğer kayıtlarla örtüşmediği anlaşıldığı taktirde bu aşamadan sonra davacının zararından davalıların «haksız fiil» hükümleri uyarınca sorumluluklarının bulunup bulunmadığı üzerinde durularak her bir davalının hukuki durumunun tayin ve takdir edilmesi suretiyle oluşacak sonuç çe …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ortaklık sıfatı · anonim şirket yönetim kurulu · hisse devri · anonim şirket · ek tasfiye · yönetim kurulu kararı · zamanaşımı
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu tüm dosya kapsamına göre, davacının şekli şartlar itibariyle davalı şirkette «ortaklık sıfatını» kazandığı, davacının «hisse devri» almak suretiyle ortak sıfatını kazandığı tarihte yürürlükte olan 6762 sayılı TTK'nın 405/2. maddesine göre pay sahiplerinin sermaye olarak şirkete verdiklerini geri isteyemeyecekleri, davalı şirketin «tasfiye» halinde de bulunmadığı, bir an için davacının davalı şirkette usulünce hissedar yapılmadığı ve ortaklığın geçerli olmadığı düşünülse bile bu kez eylemin «haksız fiil» teşkil edeceği, davacının hissedar olduğu 01.01.2001 tarihinin haksız fiil tarihi olarak kabul edileceği, davalı tarafça süresinde «zamanaşımı» itirazında bulunulduğu, davalılar hakkında yapılmış bir ceza soruşturması ya da kovuşturması bulunmadığı, şirket «yönetim kurulu» başkanına karşı da dava açılmış ise de, «anonim şirket yönetim kurulu» başkanının sorumluluğunu gerektirir bir durumun mevcut olmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2016/3210 E. , 2017/7199 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ (TİCARET MAHKEMESİ SIFATIYLA)
Taraflar arasında görülen davada ... Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 18/06/2015 tarih ve 2011/711-2015/335 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava konusu meblağ 21.242 TL'nin altında bulunduğundan 6100 sayılı Kanun'un geçici 3/2. maddesi delaletiyle uygulanması gereken HUMK'nın 3156 sayılı Kanun'la değişik 438. maddesi gereğince duruşma isteğinin reddiyle incelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirketin içinde bulunduğu ... Grubu'nun 1990 yılından itibaren ... başta olmak üzere birçok ülkede garanti verilerek binlerce insandan mevduat toplandığını, müvekkilinin davalı şirketlere toplam da 8.314 DM (4.250,51€) ödediğini, müvekkiline bunun karşılığında davalı şirketler nezdinde hissesinin olduğunun bildirildiğini, parasını her istediği anda alabileceği garantisinin verildiğini, müvekkiline her hangi bir faiz ve para ödemesi yapılmadığını, bu nedenlerle davasının kabulü ile müvekkili tarafından yatırılan 4.250,51 € (8.314 DM) karşılığı 10.613,53 TL'nin davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, davacının iki hisse devir belgesi dosyaya sunduğu, yaptırılan bilirkişi incelemesinde davacının ...'dan devraldığı ... Gıda A.Ş.'ye ait hisse kaydının şirket kayıtlarında mevcut olduğu ve davacının şirkete ortak olduğu gerekçesiyle ispat olunamadığından reddine, davacının ... İhtiyaç. Mad. A.Ş.'de ki hisselerinin kayıtlarda mevcut olmadığı, ortaklığının anlaşılamadığı gerekçesiyle bu hisseler yönünden davanın kabulü ile 1.265,96 TL'nin davalı ... İhtiyaç Mad. Paz. A.Ş.'den alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Kararı taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1- HUMK'nın 21.07.2004 tarihinde yürürlüğe giren 5219 sayılı Kanun ile değişik 427/2. maddesi hükmüne göre miktar veya değeri 1.000,00 TL'yi geçmeyen taşınır mal ve alacak davalarına ilişkin nihai kararlar kesin olup, anılan miktar 01.01.2015 tarihi itibariyle 2.080,00 TL’ye çıkarılmıştır.
Somut olayda mahkemece dava kısmen kabul edilerek 1.265,96 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmiştir. Taraf vekilleri hükmü temyiz etmiş ise de, davalı aleyhine hükmedilen tutarın, karar tarihi itibariyle yukarıda anılan kanun hükmü uyarınca temyiz sınırının altında kaldığı anlaşıldığından mahkemece verilen kararın davalı açısından temyizi kabil olmayıp, davalılar vekilinin temyiz isteminin bu nedenle reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Dava, geçerli şekilde ortaklık ilişkisi kurulmadığının tespiti, hukuka aykırı şekilde kurulan yatırım ilişkisinin hükümsüzlüğü ve davalılar tarafından tahsil edilen paranın istirdadı istemine ilişkindir. Mahkemece, davacının "... Gıda A.Ş. Hisse Senedi Devir ve Kabul Sözleşmesi" başlıklı belgeye istinaden hisse devraldığı, hisse devralması sonucu davalı şirkete ortak olduğu, ortak olduğu tespit edilen kısım için davanın reddine, ortaklığı tespit edilemeyen kısım için davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Davalının, ortağın sermaye olarak verdiğini isteyemeyeceğine dair yasal düzenlemeyi kullanarak para yatıran kişileri grup şirketlerden herhangi birinde veya birkaçında düşük nominal bedellerle şeklen ortak gibi gösterdikleri, tahsil ettikleri parayı ise muhasebe kayıtlarına yansıtmayarak para iade taleplerini reddettikleri böylelikle haksız fiilde bulundukları anlaşılmaktadır. Mahkemece, bilirkişi kuruluna davalıların tüm ticari defter ve kayıtları ve ayrıca hisse devir tarihinden dava tarihine kadar davalı şirketlerin yapmış oldukları genel kurullara ait tutanaklar ve hazirun cetvelleri incelettirilmek suretiyle davacıya verilen hisse senedinin bir değerinin bulunup bulunmadığı, bu hisselerin davalı şirketin sermayesinde temsil edilip edilmediği, genel kurullarda sermayenin ne şekilde temsil edildiği, hususları açıklığa kavuşturulmalı ve bu inceleme sonucunda davacının ortaklığının sahih olmadığı, pay defterindeki kaydın diğer kayıtlarla örtüşmediği anlaşıldığı taktirde bu aşamadan sonra davacının zararından davalıların sorumlu olup olmadığı, haksız fiil sorumlulukları bulunup bulunmadığı, üzerinde durularak karar verilmesi gerekirken, yukarıda yazılı gerekçe ile karar verilmesi doğru olmamış bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalılar vekilinin temyiz itirazının REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin ... Gıda A.Ş. yönünden temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, aşağıda yazılı bakiye 57,28 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalılardan alınmasına, 13/12/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/392871100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz