Haklı nedenle limited şirketin fesih ve tasfiyesi | Şirketin feshi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2016/6769 E. 2017/7373 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ttk 636/3↗ şirketin feshi↗ şirket müdürü↗ fesih↗ tüzel kişilik↗ limited şirket↗ temsil↗ husumet↗
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, 2008 yılında alınan kararla davalı ortak ...'ın oğlu ...'ın şirket müdürü olarak atandığı, bu atamadan sonra davacı ortağın dışlanmaya başladığı ve davacının da bu nedenle başka bir işyerinde çalıştığı, şirket müdürü ...n'ın şirketin faaliyetini engelleyecek şekilde şirkete ait ruhsat ve işletme hakları ile tüm demirbaşlarını çok az bedelle başka bir şirkete devrettiği, bu haliyle davacı açısından şirketin feshini istemek için haklı nedenlerin oluştuğu, ayrıca şirketin borca batık olması nedeniyle TTK 636/3. maddesinin uygulanmasına gerek görülmediği gerekçesiyle, davanın kabulüne, davalı şirketin fesih ve tasfiyesine karar verilmiştir.
Kararı, davalılar vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve şirket müdürü ...n’ın davalı şirketi temsilen taraf gösterilmiş olup ...n’a karşı açılmış bir dava bulunmadığının anlaşılmış olmasına göre, davalı şirket vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Dava, haklı nedenle limited şirketin fesih ve tasfiyesi istemine ilişkindir. Ancak, haklı nedenle limited şirketin fesih ve tasfiyesine ilişkin davanın ortaklık tüzel kişiliğine karşı açılması gerekli ve yeterli olup, şirket ortağına da husumet yöneltilmesi doğru değildir. Bu durum karşısında, davalı ortak ... hakkındaki davanın husumet nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde gerçek kişi davalı hakkında da davanın kabulü yönünde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Haklı nedenle limited şirketin fesih ve tasfiyesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/9649 E. 2016/4853 K.
Ortak:fesih · tüzel kişilik · limited şirket · husumet · dava şartı
İncelediğiniz karardaAncak, haklı nedenle «limited şirketin» «fesih» ve tasfiyesine ilişkin davanın ortaklık «tüzel kişiliğine» karşı açılması gerekli ve yeterli olup, şirket ortağına da «husumet» yöneltilmesi doğru değildir.
2- Dava, haklı nedenle «limited şirketin» «fesih» ve tasfiyesi istemine ilişkindir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, 2008 yılında alınan kararla davalı ortak ...'ın oğlu ...'ın «şirket müdürü» olarak atandığı, bu atamadan sonra davacı ortağın dışlanmaya başladığı ve davacının da bu nedenle başka bir işyerinde çalıştığı, şirket müdürü ...n'ın şirketin faaliyetini engelleyecek şekilde şirkete ait ruhsat ve işletme hakları ile tüm demirbaşlarını çok az bedelle başka bir şirkete devrettiği, bu haliyle davacı açısından «şirketin feshini» istemek için haklı nedenlerin oluştuğu, ayrıca şirketin borca batık olması nedeniyle TTK 636/3. maddesinin uygulanmasına gerek görülmediği gerekçesiyle, davanın kabulüne, davalı şirketin «fesih» ve tasfiyesine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaAncak, haklı nedenle «limited şirketin» «fesih» ve tasfiyesine ilişkin davanın ortaklık «tüzel kişiliğine» karşı açılması gerekli ve yeterli olup, ortağa «husumet» yöneltilmesi doğru değildir.
1- Dava, haklı nedenle «limited şirketin» «fesih» ve tasfiyesi istemine ilişkindir.
Bu durum karşısında, davalı ortak ... . hakkındaki davanın «husumet» nedeniyle ret edilmesi gerekirken, yazılı şekilde bu davalı hakkında da davanın kabulü yönünde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:şirketin tasfiyesi · tasfiye memuru · ek tasfiye
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davanın kabulüne; ... .'nin TTK'nın 636/3. maddesi uyarınca feshine ve «şirketin tasfiyesine», şirkete «tasfiye memuru» olarak .... 'nun atanmasına karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/11796 E. 2010/10326 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:ilan
Benzer bu karardaYargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere, karar düzeltme aşamasında kesinleşmiş ancak temyiz inceleme tarihinde henüz kesinleşmemiş ceza mahkemesi kararının mahkemece bozma «ilanına» uyulması halinde değerlendirilecek olmasına göre davacı vekilinin HUMK' nun 440.maddesi de sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme itirazlarının reddi gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2016/6769 E. , 2017/7373 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
(TİCARET MAHKEMESİ SIFATIYLA)
Taraflar arasında görülen davada ...
1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 17/02/2016 tarih ve 2009/422-2016/290 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalılar vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 19.12.2017 günü hazır bulunan davacı vekili Av. ... ile davalılar vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirketin %49 oranında hissedarı ve kurucusu olduğunu, 14/11/2008 tarihli ortaklar kararı ile davalı ...'ın şirket müdürü olarak atandığını, bu karar ile müvekkilinin başhekim sıfatı ile şirkete ait hastanenin sevk ve idaresi ile yetkilendirildiğini, müvekkilinin şirketin kuruluşundan hastanenin yapımına kadar şirketin sevk ve idaresindeki bizzat bulunduğunu, davalı ...n'ın müdür olarak atanmasından sonra müvekkilinin şirketten uzaklaştırıldığını, müvekkilinin hastanenin belli yerlerine girmesinin engellendiğini, maaşının ödenmediğini, şirketin mali ve idari durumu hakkında bilgi verilmediğini, şirket çeklerinin şirket faaliyetleri ile ilgisi olmayan yerlerde kullanıldığını ileri sürerek, TTK 549 maddesinde izah edilen haklı sebeplerle şirketin fesih ve tasfiyesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilleri gerçek kişilere husumet yöneltilemeyeceğini, davacının ortaklıktan kaynaklanan görev ve sorumluluklarını yerine getirmediği, davacının rekabet yasağına aykırı davranarak başka bir kurumda hekim olarak çalıştığını ve aynı konuda iştigal eden bir şirkete ortak olarak idarecilik yaptığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, 2008 yılında alınan kararla davalı ortak ...'ın oğlu ...'ın şirket müdürü olarak atandığı, bu atamadan sonra davacı ortağın dışlanmaya başladığı ve davacının da bu nedenle başka bir işyerinde çalıştığı, şirket müdürü ...n'ın şirketin faaliyetini engelleyecek şekilde şirkete ait ruhsat ve işletme hakları ile tüm demirbaşlarını çok az bedelle başka bir şirkete devrettiği, bu haliyle davacı açısından şirketin feshini istemek için haklı nedenlerin oluştuğu, ayrıca şirketin borca batık olması nedeniyle TTK 636/3. maddesinin uygulanmasına gerek görülmediği gerekçesiyle, davanın kabulüne, davalı şirketin fesih ve tasfiyesine karar verilmiştir.
Kararı, davalılar vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve şirket müdürü ...n’ın davalı şirketi temsilen taraf gösterilmiş olup ...n’a karşı açılmış bir dava bulunmadığının anlaşılmış olmasına göre, davalı şirket vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Dava, haklı nedenle limited şirketin fesih ve tasfiyesi istemine ilişkindir. Ancak, haklı nedenle limited şirketin fesih ve tasfiyesine ilişkin davanın ortaklık tüzel kişiliğine karşı açılması gerekli ve yeterli olup, şirket ortağına da husumet yöneltilmesi doğru değildir. Bu durum karşısında, davalı ortak ... hakkındaki davanın husumet nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde gerçek kişi davalı hakkında da davanın kabulü yönünde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerden dolayı, davalı şirket vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile davalı şirkete yönelik olarak kurulan hükmün ONANMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerden dolayı, davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün anılan davalı yararına BOZULMASINA, takdir olunan 1.480,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalı şirketten alınarak davacıya verilmesine, takdir olunan 1.480,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ...'a verilmesine, aşağıda yazılı bakiye 2,20 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalı şirketten alınmasına, 19/12/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/389586500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz