Başkası lehine sigorta
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2017/1481 E. 2017/4617 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
başkası lehine sigorta↗ açık muvafakat↗ itiraz hakem heyeti↗ ön inceleme aşaması↗ sigorta tahkim komisyonu↗ sigorta tahkimi↗ sigorta tazminatı↗ sigorta ettiren↗ muafiyet↗ aktif dava ehliyeti↗ tahkim↗ sözleşmeden doğan dava↗ aktif husumet↗ hakem kararı↗ sigorta sözleşmesi↗ üçüncü kişi↗ muvafakat↗ komisyon↗ uyuşmazlık konusu↗ taraf ehliyeti↗ sigorta poliçesi↗ hasar↗ temsil↗ husumet↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
11. Hukuk Dairesi 2017/1481 E. , 2017/4617 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasındaki davada Sigorta Tahkim Komisyonu İtiraz Hakem Heyeti'nce verilen 13.01.2017 gün ve 2016/26086 Esas sayılı karar, taraf vekilleri tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla, saklanmak üzere tevdi edildiği ... 7. Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından temyiz incelemesi yapılmak üzere Dairemize gönderilmiş olup, duruşma için belirlenen 19/09/2017 günü hazır bulunan davacı şirket temsilcisi ... , davacı vekili Av. ... ve davalı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, taraflar arasında tanzim edilen inşaat all risk sigorta poliçesiy1e sigortalanan... - ... İçme Suyu Tesisleri kapsamındaki tünelde 26/04/2015 tarihinde meydana gelen çökme nedeniyle oluşan hasarın karşılanması istemiyle sigorta şirketine yapılan başvurunun belirlenen hasar tazmin bedelinin muafiyet tutarının altında kaldığı belirtilerek reddedildiğini, oluşan hasar tutarının 1.715.806,38 TL olduğunu, eksper tarafından 77.864,75 TL hasar tespit edildiğini, 1.715.806,38 TL üzerinden tenzil edilecek muafiyet sonrası hesaplanacak 937.941,63 TL nin ödenmesi talebinde bulunulduğunu, Sigorta Tahkim Komisyonu Uyuşmazlık Hakem Heyetince talebin kısmen kabulüne 374.342,00 TL tazminatın tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verildiğini, verilen kararın hukuka uygun olmadığını ileri sürerek itiraza konu hakem heyeti kararının kaldırılarak, tazminat talebinin faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, uyuşmazlık konusu hasar poliçede belirlenen muafiyet limiti altında kaldığından davalı ... şirketinin sorumluluğunun bulunmadığını, Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının yerinde bulunmadığını savunarak, hakem heyeti kararının iptaline karar verilmesini istemiştir.
Sigorta Tahkim Komisyonu İtiraz Hakem Heyetince, Sigorta Uyuşmazlık Hakem kararına vaki davalı ... şirketinin itirazının reddine, başvuran davacının itirazının ise kısmen kabulüne, 374.342,00 TL tazminatın 12/11/2015 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte tahsiline, fazlaya dair istemin reddine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1-Talep, inşaat all risk sigorta poliçesine dayalı tazminat istemine ilişkindir. Sigorta Tahkim Komisyonu Uyuşmazlık Hakem Heyeti ile İtiraz Hakem Heyeti kararlarına konu sigorta başkası lehine sigortadır. Sigorta poliçesine göre sigortalı DSİ Genel Müdürlüğü, davacı ... İnşaat
Turizm Tic. Ltd. Şti. ise sigorta ettirendir. Sigorta Tahkim Komisyonunca tazminat talep etme hakkının sigortalı durumda bulunan DSİ Genel Müdürlüğüne ait olduğu, başvurunun işleme alınmasının Genel Müdürlüğün açık muvafakati ile gerçekleştirilebileceği ve bu muvafakatin ilgili komisyona ulaştırılması gerektiği belirtilerek, poliçe kapsamında söz konusu işin sigortalı denetiminde yaptırıldığı, işin yüklenicisi tarafından hasar tespiti talep edilebileceği, hasar dosyası açtırılabileceği, tazminat talebinde bulunulabileceği ve tazminat talebinin firmaya ödenebileceğinin açıkça belirtildiği muvafakatname yazısının ilgili komisyona ulaştırılması talep edilmiştir. Bu talebe istinaden DSİ Genel Müdürlüğü'nce sadece all risk sigorta poliçesi ile sigorta ettirilen işin yapımına DSİ 20. Bölge Müdürlüğü'nün denetiminde devam edildiği bilgisi verilmiştir. Sigorta Tahkim Komisyonu Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararında herhangi bir açıklama ve değerlendirme yapılmaksızın tarafların taraf ve dava ehliyetlerinin olduğu, dava şartlarının sağlandığı kabul edilerek uyuşmazlığın esası incelenerek hüküm kurulmuş, İtiraz Hakem Heyeti Kararında da davacının aktif husumetine ilişkin bir açıklamaya yer verilmemiştir.
Poliçe tarihi ile talep tarihi itibariyle uyuşmazlığa uygulanması gereken 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1454/1 maddesi uyarınca “Sigorta ettiren, üçüncü bir kişinin menfaatini, onun adını belirterek veya belirtmeyerek, sigorta ettirebilir. Sigorta sözleşmesinden doğan haklar sigortalıya aittir. Sigortalı, aksine sözleşme yoksa, sigorta tazminatının ödenmesini sigortacıdan isteyebilir ve onu dava edebilir.” yani adı geçen madde hükmüne göre aksine bir sözleşme yoksa sigorta tazminatını ancak sigortalı talep edebilir. Bu durumda sigorta ettiren davacının aktif dava ehliyetinin bulunup bulunmadığının tespiti açısından sigorta poliçesi hükümleri ile 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1454. maddesinin değerlendirilerek bir sonuca varılması ve buna göre bir karar verilmesi gerekirken, bu hususta bir inceleme ve değerlendirme yapılmaksızın işin esasının incelenerek yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
2-Bozma sebep ve şekline göre, taraf vekillerinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine bu aşamada gerek görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/2969 E. 2018/8119 K.
Ortak:sigorta tazminatı · muafiyet · hakem kararı · komisyon · uyuşmazlık konusu · sigorta poliçesi · hasar
İncelediğiniz karardaDavalı vekili, «uyuşmazlık konusu» «hasar» poliçede belirlenen «muafiyet» limiti altında kaldığından davalı ... şirketinin sorumluluğunun bulunmadığını, Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının yerinde bulunmadığını savunarak, «hakem» heyeti kararının iptaline karar verilmesini istemiştir.
İçme Suyu Tesisleri kapsamındaki tünelde 26/04/2015 tarihinde meydana gelen çökme nedeniyle oluşan «hasarın» karşılanması istemiyle sigorta şirketine yapılan başvurunun belirlenen hasar tazmin bedelinin «muafiyet» tutarının altında kaldığı belirtilerek reddedildiğini, oluşan hasar tutarının 1.715.806,38 TL olduğunu, eksper tarafından 77.864,75 TL hasar tespit edildiğini, 1.715.806,38 TL üzerinden tenzil edilecek muafiyet sonrası hesaplanacak 937.941,63 TL nin ödenmesi talebinde bulunulduğunu, Sigorta Tahkim Komisyonu Uyuşmazlık Hakem Heyetince talebin kısmen kabulüne 374.342,00 TL tazminatın tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verildiğini, verilen kararın hukuka uygun olmadığını ileri sürerek itiraza konu «hakem» heyeti kararının kaldırılarak, tazminat talebinin faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Sigorta Tahkim Komisyonunca tazminat talep etme hakkının sigortalı durumda bulunan DSİ Genel Müdürlüğüne ait olduğu, başvurunun işleme alınmasının Genel Müdürlüğün «açık muvafakati» ile gerçekleştirilebileceği ve bu muvafakatin ilgili «komisyona» ulaştırılması gerektiği belirtilerek, poliçe kapsamında söz konusu işin sigortalı denetiminde yaptırıldığı, işin yüklenicisi tarafından «hasar» tespiti talep edilebileceği, hasar dosyası açtırılabileceği, tazminat talebinde bulunulabileceği ve tazminat talebinin firmaya ödenebileceğinin açıkça belirtildiği …
Benzer bu karardaDavalı vekili, «uyuşmazlık konusu» «hasar» poliçede belirlenen «muafiyet» limiti altında kaldığından davalı ... şirketinin sorumluluğunun bulunmadığını, Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının yerinde bulunmadığını savunarak, «hakem» heyeti kararının iptaline karar verilmesini istemiştir.
İçme Suyu Tesisleri kapsamındaki tünelde 26/04/2015 tarihinde meydana gelen çökme nedeniyle oluşan «hasarın» karşılanması istemiyle sigorta şirketine yapılan başvurunun belirlenen hasar tazmin bedelinin «muafiyet» tutarının altında kaldığı belirtilerek reddedildiğini, oluşan hasar tutarının 1.715.806,38 TL olduğunu, eksper tarafından 77.864,75 TL hasar tespit edildiğini, 1.715.806,38 TL üzerinden tenzil edilecek muafiyet sonrası hesaplanacak 937.941,63 TL nin ödenmesi talebinde bulunulduğunu, Sigorta Tahkim Komisyonu Uyuşmazlık Hakem Heyetince talebin kısmen kabulüne 374.342,00 TL tazminatın tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verildiğini, verilen kararın hukuka uygun olmadığını ileri sürerek itiraza konu «hakem» heyeti kararının kaldırılarak, tazminat talebinin faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Tazminat miktarı belirlenirken enkaz kaldırma gideri olarak belirlenen 777.864,75 TL üzerinden «muafiyet» ve müşterek sigorta uygulamasına gidilmiş ise de, «sigorta poliçesinde» yer alan ''Kloz 111 enkaz kaldırma giderleri'' başlıklı düzenleme, sözleşmedeki muafiyet uygulamasına ilişkin düzenlemeler ve İnşaat ...
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:riziko · muacceliyet · ihtar · temerrüt · i̇i̇k 72/son
Benzer bu karardaSigorta Poliçesi Genel Şartları'nın tazminat hesabı ile ilgili B.3. maddesi üzerinde durularak enkaz kaldırma gideri için «muafiyet» ve müşterek sigorta uygulanmasının mümkün olup olmadığı konusunda herhangi bir değerlendirme yapılmaması doğru görülmemiş, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün taraflar yararına bozulması gerekmiştir. (3) Sigorta Tahkim Komisyonu İtiraz Hakem Heyetince «temerrüt» başlangıç tarihi olarak sigorta şirketi tarafından ödeme yapılmayacağının sigortalıya bildirim tarihi esas alınmış ise de, ...'nın 1427/2-4 maddelerinde «sigorta tazminatının» «rizikonun» gerçekleşmesini müteakip ve rizikoyla ilgili belgelerin sigortacıya verilmesinden sonra sigortacının edimine ilişkin araştırmaları bitince ve her halde 1446 ncı maddeye göre yapılacak ihbardan kırkbeş gün sonra «muaccel» olacağı ve muaccel olunca «ihtara» gerek kalmaksızın sigortacının temerrüde düşeceği belirtilmiş olup, sigortacının edimine ilişkin araştırmalarının tazminat ödememeye gerekçe olarak gösterilen 27.10.2015 tarihli ekspertiz raporunun tamamlanmasıyla «son» bulduğuna göre, temerrüt başlangıç tarihi olarak 27.10.2015 tarihinin esas alınması gerekmekte olup, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/2211 E. 2023/6006 K.
Ortak:sigorta tazminatı · sigorta ettiren · sözleşmeden doğan dava · sigorta sözleşmesi · taraf ehliyeti · sigorta poliçesi · hasar
İncelediğiniz karardaBu durumda «sigorta ettiren» davacının aktif dava «ehliyetinin» bulunup bulunmadığının tespiti açısından «sigorta poliçesi» hükümleri ile 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1454. maddesinin değerlendirilerek bir sonuca varılması ve buna göre bir karar verilmesi gerekirken, bu hususta bir inceleme ve değerlendirme yapılmaksızın işin esasının incelenerek yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, taraflar arasında tanzim edilen inşaat all risk «sigorta poliçesiy1e» sigortalanan... - ...
İçme Suyu Tesisleri kapsamındaki tünelde 26/04/2015 tarihinde meydana gelen çökme nedeniyle oluşan «hasarın» karşılanması istemiyle sigorta şirketine yapılan başvurunun belirlenen hasar tazmin bedelinin «muafiyet» tutarının altında kaldığı belirtilerek reddedildiğini, oluşan hasar tutarının 1.715.806,38 TL olduğunu, eksper tarafından 77.864,75 TL hasar tespit edildiğini, 1.715.806,38 TL üzerinden tenzil edilecek muafiyet sonrası hesaplanacak 937.941,63 TL nin ödenmesi talebinde bulunulduğunu, Sigorta Tahkim Komisyonu Uyuşmazlık Hakem Heyetince talebin kısmen kabulüne 374.342,00 TL tazminatın tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verildiğini, verilen kararın hukuka uygun olmadığını ileri sürerek itiraza konu «hakem» heyeti kararının kaldırılarak, tazminat talebinin faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Benzer bu kararda… ece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı tarafından DSİ sigortalı gösterilmek suretiyle dava konusunun sigorta ettirildiği, bu durumda «sigorta sözleşmesinden doğan» haklardan sigortalı olan DSİ'nin yararlanabileceği, poliçenin incelenmesinde davacının da talepte bulunabileceğine ilişkin bir düzenleme mevcut olmadığı, bu haliyle davacının dava «açma ehliyeti» bulunmadığı gerekçesiyle davanın «usulden reddine» karar verilmiştir.
… esinde özetle; tazminat davasına dayanak teşkil eden İnşaat All Risk Sigorta Poliçesinin başkası lehine yaptırılan sigorta kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini, «sigorta ettiren» konumunda olan gerçek veya tüzel kişinin de aynen sigortalı gibi sigorta şirketine karşı talep ve dava haklarına sahip olduğunu, 3 üncü kişi lehine sigortalarda bütün yükümlülüklerin aslında sigorta ettiren üzerinde olduğunu, imalat zararının müvekkili şirketin imalatında gerçekleştiğini, bu zararı giderip işi «teslim» etme için yapılan tüm çalışmaların da gene müvekkili şirket tarafından yapıldığını, bu ilave çalışmalardan doğan ekstra gider ve «masrafların» da doğal olarak müvekkili «şirketin zararı» kapsamında olduğunu, «rizikonun» gerçekleşmesiyle davalı ... şirketine gerekli müracaatları yapıp «hasar» dosyasını açtıranın bizzat müvekkili şirket olduğunu, her türlü yazışma ve belge taleplerinin müvekkili şirketçe karşılandığını, tazminat konusunda ilk aşamada müvekkili şirkete teklifte bulunulduğunu, davada müvekkili sigorta ettirenin dava ve «müracaat hakkını» kullanamayacağına ilişkinde poliçede açıkça bir şart veya bu konuda ayrı bir sözleşmenin olmadığının da açık olduğunu, sigorta ettirenin sözleşmenin tarafı olarak …
Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 1454 üncü maddesinin birinci fıkrasına göre aksine bir sözleşme yoksa «sigorta tazminatını» ancak sigortalı talep edebilecek olup, davaya konu poliçede bu yönde bir hüküm bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:dava açma ehliyeti · müracaat hakkı · şirket zararı · riziko · usulden reddi · dosya masrafı · maddi tazminat · teslim
Benzer bu kararda… esinde özetle; tazminat davasına dayanak teşkil eden İnşaat All Risk Sigorta Poliçesinin başkası lehine yaptırılan sigorta kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini, «sigorta ettiren» konumunda olan gerçek veya tüzel kişinin de aynen sigortalı gibi sigorta şirketine karşı talep ve dava haklarına sahip olduğunu, 3 üncü kişi lehine sigortalarda bütün yükümlülüklerin aslında sigorta ettiren üzerinde olduğunu, imalat zararının müvekkili şirketin imalatında gerçekleştiğini, bu zararı giderip işi «teslim» etme için yapılan tüm çalışmaların da gene müvekkili şirket tarafından yapıldığını, bu ilave çalışmalardan doğan ekstra gider ve «masrafların» da doğal olarak müvekkili «şirketin zararı» kapsamında olduğunu, «rizikonun» gerçekleşmesiyle davalı ... şirketine gerekli müracaatları yapıp «hasar» dosyasını açtıranın bizzat müvekkili şirket olduğunu, her türlü yazışma ve belge taleplerinin müvekkili şirketçe karşılandığını, tazminat konusunda ilk aşamada müvekkili şirkete teklifte bulunulduğunu, davada müvekkili sigorta ettirenin dava ve «müracaat hakkını» kullanamayacağına ilişkinde poliçede açıkça bir şart veya bu konuda ayrı bir sözleşmenin olmadığının da açık olduğunu, sigorta ettirenin sözleşmenin tarafı olarak …
… ece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı tarafından DSİ sigortalı gösterilmek suretiyle dava konusunun sigorta ettirildiği, bu durumda «sigorta sözleşmesinden doğan» haklardan sigortalı olan DSİ'nin yararlanabileceği, poliçenin incelenmesinde davacının da talepte bulunabileceğine ilişkin bir düzenleme mevcut olmadığı, bu haliyle davacının dava «açma ehliyeti» bulunmadığı gerekçesiyle davanın «usulden reddine» karar verilmiştir.
Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, sigorta ilişkisinden kaynaklı «maddi tazminat» davasıdır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/7291 E. 2017/2992 K.
Ortak:başkası lehine sigorta · sigorta tazminatı · sigorta ettiren · tahkim · sözleşmeden doğan dava · hakem kararı · muvafakat · uyuşmazlık konusu
İncelediğiniz karardaDavalı vekili, «uyuşmazlık konusu» «hasar» poliçede belirlenen «muafiyet» limiti altında kaldığından davalı ... şirketinin sorumluluğunun bulunmadığını, Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının yerinde bulunmadığını savunarak, «hakem» heyeti kararının iptaline karar verilmesini istemiştir.
İçme Suyu Tesisleri kapsamındaki tünelde 26/04/2015 tarihinde meydana gelen çökme nedeniyle oluşan «hasarın» karşılanması istemiyle sigorta şirketine yapılan başvurunun belirlenen hasar tazmin bedelinin «muafiyet» tutarının altında kaldığı belirtilerek reddedildiğini, oluşan hasar tutarının 1.715.806,38 TL olduğunu, eksper tarafından 77.864,75 TL hasar tespit edildiğini, 1.715.806,38 TL üzerinden tenzil edilecek muafiyet sonrası hesaplanacak 937.941,63 TL nin ödenmesi talebinde bulunulduğunu, Sigorta Tahkim Komisyonu Uyuşmazlık Hakem Heyetince talebin kısmen kabulüne 374.342,00 TL tazminatın tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verildiğini, verilen kararın hukuka uygun olmadığını ileri sürerek itiraza konu «hakem» heyeti kararının kaldırılarak, tazminat talebinin faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Sigorta Tahkim Komisyonu Uyuşmazlık Hakem Heyeti ile İtiraz Hakem Heyeti kararlarına konu sigorta «başkası lehine sigortadır».
Benzer bu karardaO halde, sigortalı tarafından «hakem» heyetine sunulan 27.10.2014 tarihli «muvafakat» başlıklı yazının dava dışı sigortalının «alacağını temlik» niteliğinde olmadığından hukuken «sigorta ettirene» talep ve dava hakkını kazandırdığından söz edilemez.
Somut uyuşmazlıkta dava konusu sigorta «başkası lehine sigorta» olup; davacı ... ise «sigorta ettiren», sigortalı ise dava dışı .
Davacının «tahkime» başvurusu üzerine sigortalının «muvafakatinin» alınması gerektiği belirtilmiş, davacı kendisine verilen süre içerisinde eksikliği tamamlamıştır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:alacağın temliki · temlik
Benzer bu karardaO halde, sigortalı tarafından «hakem» heyetine sunulan 27.10.2014 tarihli «muvafakat» başlıklı yazının dava dışı sigortalının «alacağını temlik» niteliğinde olmadığından hukuken «sigorta ettirene» talep ve dava hakkını kazandırdığından söz edilemez.
2 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/15037 E. 2017/6876 K.
Ortak:sigorta tazminatı · sigorta ettiren · sözleşmeden doğan dava · aktif husumet · muvafakat · sigorta poliçesi · hasar · husumet · dava şartı
İncelediğiniz karardaSigorta Tahkim Komisyonunca tazminat talep etme hakkının sigortalı durumda bulunan DSİ Genel Müdürlüğüne ait olduğu, başvurunun işleme alınmasının Genel Müdürlüğün «açık muvafakati» ile gerçekleştirilebileceği ve bu muvafakatin ilgili «komisyona» ulaştırılması gerektiği belirtilerek, poliçe kapsamında söz konusu işin sigortalı denetiminde yaptırıldığı, işin yüklenicisi tarafından «hasar» tespiti talep edilebileceği, hasar dosyası açtırılabileceği, tazminat talebinde bulunulabileceği ve tazminat talebinin firmaya ödenebileceğinin açıkça belirtildiği …
Sigorta Tahkim Komisyonu Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararında herhangi bir açıklama ve değerlendirme yapılmaksızın tarafların taraf ve dava «ehliyetlerinin» olduğu, dava şartlarının sağlandığı kabul edilerek uyuşmazlığın esası incelenerek hüküm kurulmuş, İtiraz Hakem Heyeti Kararında da davacının «aktif husumetine» ilişkin bir açıklamaya yer verilmemiştir.
Bu durumda «sigorta ettiren» davacının aktif dava «ehliyetinin» bulunup bulunmadığının tespiti açısından «sigorta poliçesi» hükümleri ile 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1454. maddesinin değerlendirilerek bir sonuca varılması ve buna göre bir karar verilmesi gerekirken, bu hususta bir inceleme ve değerlendirme yapılmaksızın işin esasının incelenerek yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer bu karardaO halde, «lehdar» işveren DSİ Genel Müdürlüğü’nün tazminatın davacılara ödenmesine «muvafakatinin» bulunup bulunmadığının belirlenmesi, muvafakatin sağlanması halinde yargılamaya devam edilerek davanın sonuçlandırılması, davacıların «aktif husumet» sıfatının bulunup bulunmadığının tespiti gerekirken bu yön üzerinde durulmadan yazılı olduğu şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın resen bozulması gerekmiştir.
… işinin davalı tarafça sigortalandığı, genel şartların A.4 maddesinin "h" bendinde plan, proje ve hesap hatasından dolayı sigortalı mallarda meydana gelecek fiziksel «ziya» ve «hasarlar» ile "ı" bendinde malzemenin bozukluğundan, ayıbından veya kusurlu işçilik neticesinde olan hasarların «teminat» dışında bırakıldığı, hasarın tamamen malzeme ve inşadaki eksiklik ve hatadan kaynaklandığı, bu durumda çökme nedeniyle oluşan zararın teminat dışında kaldığı ve za …
6102 sayılı TTK'nın 1454. maddesi uyarınca; «sigorta ettiren», üçüncü bir kişinin menfaatini, onun adını belirterek veya belirtmeyerek, sigorta ettirebilir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:lehdar · ziya · dahili dava · teminat
Benzer bu karardaAncak Sigorta Genel Şartlarının A.4 /ı bendinde malzemenin bozukluğundan, ayıbından veya kusurlu işçilik neticesinde olan «hasarlar» «teminat» dışı bırakılmış ise de; maddenin devamında, ancak bu sebeplerle bozuk olmayan ve ya ayıpsız malzemeler ve hatasız işçilikle doğru inşa edilmiş sigortalı diğer kıymetlerde meydana gelecek «ziya» ve hasarların teminata «dahil» olduğu belirtilmiştir.
… işinin davalı tarafça sigortalandığı, genel şartların A.4 maddesinin "h" bendinde plan, proje ve hesap hatasından dolayı sigortalı mallarda meydana gelecek fiziksel «ziya» ve «hasarlar» ile "ı" bendinde malzemenin bozukluğundan, ayıbından veya kusurlu işçilik neticesinde olan hasarların «teminat» dışında bırakıldığı, hasarın tamamen malzeme ve inşadaki eksiklik ve hatadan kaynaklandığı, bu durumda çökme nedeniyle oluşan zararın teminat dışında kaldığı ve za …
Bu durumda mahkemece, «teminata» «dahil» olduğu belirtilen «hasarın» tespiti ve oluşacak sonuca göre karar vermek gerekirken yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, kararın davacılar yararına bozulması gerekmiştir.
Ancak poliçede bulunan Lehdar Klozunda, “işbu poliçede «lehdar» işveren idare olup, «hasarlar» idarenin yazılı onayı ile müteahhite ödenecektir” hükmü bulunmaktadır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/7056 E. 2023/6602 K.
Ortak:hakem kararı · komisyon · sigorta poliçesi
İncelediğiniz karardaTetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, taraflar arasında tanzim edilen inşaat all risk «sigorta poliçesiy1e» sigortalanan... - ...
İçme Suyu Tesisleri kapsamındaki tünelde 26/04/2015 tarihinde meydana gelen çökme nedeniyle oluşan «hasarın» karşılanması istemiyle sigorta şirketine yapılan başvurunun belirlenen hasar tazmin bedelinin «muafiyet» tutarının altında kaldığı belirtilerek reddedildiğini, oluşan hasar tutarının 1.715.806,38 TL olduğunu, eksper tarafından 77.864,75 TL hasar tespit edildiğini, 1.715.806,38 TL üzerinden tenzil edilecek muafiyet sonrası hesaplanacak 937.941,63 TL nin ödenmesi talebinde bulunulduğunu, Sigorta Tahkim Komisyonu Uyuşmazlık Hakem Heyetince talebin kısmen kabulüne 374.342,00 TL tazminatın tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verildiğini, verilen kararın hukuka uygun olmadığını ileri sürerek itiraza konu «hakem» heyeti kararının kaldırılarak, tazminat talebinin faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, «uyuşmazlık konusu» «hasar» poliçede belirlenen «muafiyet» limiti altında kaldığından davalı ... şirketinin sorumluluğunun bulunmadığını, Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının yerinde bulunmadığını savunarak, «hakem» heyeti kararının iptaline karar verilmesini istemiştir.
Benzer bu karardaUyuşmazlık, leasing all risk «sigorta poliçesine» dayalı tazminat istemine ilişkindir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2017/1481 E. , 2017/4617 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasındaki davada Sigorta Tahkim Komisyonu İtiraz Hakem Heyeti'nce verilen 13.01.2017 gün ve 2016/26086 Esas sayılı karar, taraf vekilleri tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla, saklanmak üzere tevdi edildiği ...
7. Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından temyiz incelemesi yapılmak üzere Dairemize gönderilmiş olup, duruşma için belirlenen 19/09/2017 günü hazır bulunan davacı şirket temsilcisi ... , davacı vekili Av. ... ve davalı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, taraflar arasında tanzim edilen inşaat all risk sigorta poliçesiy1e sigortalanan... - ... İçme Suyu Tesisleri kapsamındaki tünelde 26/04/2015 tarihinde meydana gelen çökme nedeniyle oluşan hasarın karşılanması istemiyle sigorta şirketine yapılan başvurunun belirlenen hasar tazmin bedelinin muafiyet tutarının altında kaldığı belirtilerek reddedildiğini, oluşan hasar tutarının 1.715.806,38 TL olduğunu, eksper tarafından 77.864,75 TL hasar tespit edildiğini, 1.715.806,38 TL üzerinden tenzil edilecek muafiyet sonrası hesaplanacak 937.941,63 TL nin ödenmesi talebinde bulunulduğunu, Sigorta Tahkim Komisyonu Uyuşmazlık Hakem Heyetince talebin kısmen kabulüne 374.342,00 TL tazminatın tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verildiğini, verilen kararın hukuka uygun olmadığını ileri sürerek itiraza konu hakem heyeti kararının kaldırılarak, tazminat talebinin faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, uyuşmazlık konusu hasar poliçede belirlenen muafiyet limiti altında kaldığından davalı ... şirketinin sorumluluğunun bulunmadığını, Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının yerinde bulunmadığını savunarak, hakem heyeti kararının iptaline karar verilmesini istemiştir.
Sigorta Tahkim Komisyonu İtiraz Hakem Heyetince, Sigorta Uyuşmazlık Hakem kararına vaki davalı ... şirketinin itirazının reddine, başvuran davacının itirazının ise kısmen kabulüne, 374.342,00 TL tazminatın 12/11/2015 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte tahsiline, fazlaya dair istemin reddine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1-Talep, inşaat all risk sigorta poliçesine dayalı tazminat istemine ilişkindir. Sigorta Tahkim Komisyonu Uyuşmazlık Hakem Heyeti ile İtiraz Hakem Heyeti kararlarına konu sigorta başkası lehine sigortadır. Sigorta poliçesine göre sigortalı DSİ Genel Müdürlüğü, davacı ... İnşaat
Turizm Tic. Ltd. Şti. ise sigorta ettirendir. Sigorta Tahkim Komisyonunca tazminat talep etme hakkının sigortalı durumda bulunan DSİ Genel Müdürlüğüne ait olduğu, başvurunun işleme alınmasının Genel Müdürlüğün açık muvafakati ile gerçekleştirilebileceği ve bu muvafakatin ilgili komisyona ulaştırılması gerektiği belirtilerek, poliçe kapsamında söz konusu işin sigortalı denetiminde yaptırıldığı, işin yüklenicisi tarafından hasar tespiti talep edilebileceği, hasar dosyası açtırılabileceği, tazminat talebinde bulunulabileceği ve tazminat talebinin firmaya ödenebileceğinin açıkça belirtildiği muvafakatname yazısının ilgili komisyona ulaştırılması talep edilmiştir. Bu talebe istinaden DSİ Genel Müdürlüğü'nce sadece all risk sigorta poliçesi ile sigorta ettirilen işin yapımına DSİ 20.
Bölge Müdürlüğü'nün denetiminde devam edildiği bilgisi verilmiştir. Sigorta Tahkim Komisyonu Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararında herhangi bir açıklama ve değerlendirme yapılmaksızın tarafların taraf ve dava ehliyetlerinin olduğu, dava şartlarının sağlandığı kabul edilerek uyuşmazlığın esası incelenerek hüküm kurulmuş, İtiraz Hakem Heyeti Kararında da davacının aktif husumetine ilişkin bir açıklamaya yer verilmemiştir.
Poliçe tarihi ile talep tarihi itibariyle uyuşmazlığa uygulanması gereken 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1454/1 maddesi uyarınca “Sigorta ettiren, üçüncü bir kişinin menfaatini, onun adını belirterek veya belirtmeyerek, sigorta ettirebilir. Sigorta sözleşmesinden doğan haklar sigortalıya aittir. Sigortalı, aksine sözleşme yoksa, sigorta tazminatının ödenmesini sigortacıdan isteyebilir ve onu dava edebilir.” yani adı geçen madde hükmüne göre aksine bir sözleşme yoksa sigorta tazminatını ancak sigortalı talep edebilir. Bu durumda sigorta ettiren davacının aktif dava ehliyetinin bulunup bulunmadığının tespiti açısından sigorta poliçesi hükümleri ile 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1454.
maddesinin değerlendirilerek bir sonuca varılması ve buna göre bir karar verilmesi gerekirken, bu hususta bir inceleme ve değerlendirme yapılmaksızın işin esasının incelenerek yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
2-Bozma sebep ve şekline göre, taraf vekillerinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine bu aşamada gerek görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte yazılı nedenlerle hükmün BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle taraf vekillerinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, takdir olunan 1.480 TL duruşma vekalet ücretinini davalıdan alınıp davacıya verilmesine, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 21/09/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/372542300 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz