Yetkisizlik nedeniyle usulden reddin kaldırılması: taşıma sözleşmesinde seçimlik yetki
İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2024/1440 E. 2024/1364 K. · · İlk derece: İSTANBUL 18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
İtirazın iptalikaldırıp gönderme (HMK 353/1-a)Kesin
★ EmsalGörev ve yetkiDava şartı (hukuki yarar / ehliyet / kesin hüküm)usul emsali
Davacının nitelemesi: Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı Rücu ≠ mahkeme dalı · davacı çerçevesi: Taşıma
rücu (taşıma temelli)
Gerekçe özeti
Sigortacının halefiyete dayalı rücu davasında, taşıma sözleşmesinden kaynaklanan uyuşmazlıklarda TTK 890. madde uyarınca malın teslim alındığı veya teslim edildiği yer icra daireleri ile üst taşıyıcının yerleşim yeri icra daireleri; TBK 89 ve HMK 10 uyarınca alacaklının yerleşim yeri icra daireleri de yetkilidir. Davalı birden fazla ise HMK 7. madde gereği bunlardan birinin yerleşim yerinde icra takibi başlatılabilir; icra takibine itiraz etmeyen diğer borçluların yerleşim yeri de bu kapsamda yetki tespitinde dikkate alınır.
Ele alınan sorunlar
İcra takibinin başlatıldığı yerin yetkili olup olmadığı → kabul
İddia: Davacı vekili, uyuşmazlığın taşıma sözleşmesinden kaynaklandığını, TTK'nın 890. maddesi uyarınca malın teslim için öngörülen yer mahkemesinin de yetkili olduğunu, ayrıca icra takibinde itiraz etmeyen diğer borçluların yerleşim yerinin Kağıthane olduğunu, HMK'nın 7. maddesi uyarınca davalılardan birinin yerleşim yerinde dava açılabileceğini ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
Gerekçe: Dava, TTK 1472. madde gereğince sigortalı üst taşıyıcıya ödenen hasar bedelinin taşıma sözleşmesi sorumlularından rücuen tazmini için başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir. Halefiyet davası, sigortalının sorumlu kişiye karşı açacağı dava ile aynı niteliktedir; sigortalının hangi mahkemelerde dava açma hakkı varsa sigortacının da rücu davası için aynı hak söz konusudur. Uyuşmazlık, davacının sigortalısına yapılan ödeme nedeniyle alt taşıyıcı, ifa yardımcısı şoför ve araç kayıt maliki olarak işleten sıfatıyla dava ve icra takibi yöneltilmiş olmasından kaynaklanmakta olup, davanın yöneltilme biçimi nedeniyle TTK'nın 890. maddesindeki yetki kurallarının dikkate alınması gerekir. HMK'nın 6 ve 7. maddesi uyarınca borçlunun veya borçlulardan birinin ikametgahı; taşıma sözleşmesinden kaynaklanan uyuşmazlıklarda TTK'nın 890. maddesine göre malın teslim alındığı veya teslim edildiği yer icra daireleri yanında üst taşıyıcının yerleşim yeri mahkemeleri ve icra daireleri de yetkilidir. Ayrıca TBK'nın 89. maddesine göre para borçlarında ifa yeri alacaklının yerleşim yeri olduğundan, HMK'nın 10. maddesine göre alacaklının yerleşim yeri icra daireleri de yetkilidir. Davalının ikametgahı Bakırköy İcra Daireleri'nin yargı alanında bulunmakla birlikte, icra takibine itiraz etmeyen diğer borçluların yerleşim yeri İstanbul Adliyesi'nin yargı alanında bulunan Kağıthane ilçesidir. HMK'nın 7. maddesi uyarınca davalı birden fazla ise dava, bunlardan birinin yerleşim yeri mahkemesinde açılabilir; buna göre alacaklının borçlulardan birinin yerleşim yerinde icra takibi başlatması mümkündür. Yükün teslim alındığı ve üst taşıyıcının yerleşim yeri mahkeme ve icra dairelerinin yetkili olması yanında; yükün teslim yeri ve takibe itiraz etmeyen borçluların yerleşim yeri itibariyle İstanbul İcra Dairesi'nin de yetkili olduğu, alacaklının seçim hakkını bu yönde kullandığı anlaşılmaktadır. Davalı borçlu tarafından yapılan icra dairesinin yetkisine itirazın reddi gerekirken davanın özel dava şartı yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Gerekçe kaynağı: özgün
Emsal değeri
Sigortacının halefiyet yoluyla açtığı rücu davalarında, taşıma sözleşmesine dayalı uyuşmazlıklarda TTK 890 kapsamındaki seçimlik yetki kurallarının ve HMK 7 uyarınca birden fazla borçludan birinin yerleşim yerinde icra takibi başlatılabilmesinin nasıl uygulanacağı konusunda yol gösterici niteliktedir.
Usul tespitleri
- Yetkili mahkeme
- Taşıma sözleşmesinden kaynaklanan sigortacının halefiyete dayalı rücu davalarında; malın teslim alındığı veya teslim edildiği yer icra daireleri, üst taşıyıcının yerleşim yeri icra daireleri, TBK 89 ve HMK 10 uyarınca alacaklının yerleşim yeri icra daireleri yetkilidir; davalı birden fazla ise HMK 7 gereği bunlardan birinin yerleşim yerinde de icra takibi başlatılabilir.
- Dava şartı
- yetkili icra dairesinde takip başlatılmış olması
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
halefiyet↗ rücu davası↗ seçimlik yetki↗ itirazın iptali↗ işleten sıfatı↗ fiili taşıyıcı↗ üst taşıyıcı↗
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO 2024/1440
KARAR NO 2024/1364
TÜRK MİLLETİ ADINA
İSTİNAF KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ İSTANBUL 18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 01/04/2024
NUMARASI 2024/9 Esas - 2024/238 Karar
DAVA
İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı)
İSTİNAF KARAR TARİHİ 30/09/2024
Dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine ilişkin kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA
Davacı vekili, müvekkili şirket nezdinde .... Numaralı ... Poliçesi ile ... Şti ile dava dışı ...AŞ tarafından ... AŞ'ne satılan emtiaların ...'den İstanbul'a alıcı şirkete teslimi hususunda taşıma sözleşmesi imzalandığını, sözleşmeye istinaden emtiaların taşınması hususunda sigortalı ile ... arasında alt nakliye sözleşmesi imzalandığını ve malları davalı ...'e ait şoför ...'ın yaptığı ... plakalı çekici ve çekiciye bağlı ...plakalı dorseye 03.09.2022 tarihinde yüklendiğini, ancak malların 10.09.2022 tarihine kadar alıcı şirkete teslim edilmediğinin öğrenilmesi üzerine yapılan araştırmada çalındığının anlaşıldığını, sigortalının; müvekkili şirkete zararlarının tazmin edilmesi için hasar başvurusu yaptığını ve müvekkili şirket nezdinde...numaralı hasar dosyası açıldığını,sigortalıya 28.02.2023 tarihinde 300.000-TL ödeme yapıldığını ve TTK nın 1472.
maddesine göre sigortalının haklarına halef olduğunu,yapılan ödemenin rücuen tahsil edilmesi talebiyle İstanbul ... İcra Dairesi'nin ... esas sayılı dosyasıyla icra takibi başlatıldığını, davalının itirazı nedeniyle, takibin durdurulduğunu, davalının itirazının iptali ile takibin devamına, %20 oranda icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili, müvekkilinin adresi Başakşehir olduğundan yetkili mahkemenin Bakırköy Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğunu, zamanaşımı süresinin dolduğunu, icra dairesinin yetkisine itiraz ettiklerini, müvekkili hakkında Torbalı C Başsavcılığı'nın 2022/14899 soruşturma dosyasında takipsizlik kararı verildiğini, müvekkili ile davacı veya davacının sigortalısı şirket arasında sözleşme bulunmadığını, müvekkilinin dava konusu olaydan önce 08.03.2021 tarihli Sözleşme ile ... plakalı kamyonu ... ve ...'a 160.000-TL bedel ile satarak zilyetliğini fiilen teslim ettiğini, aracın noter satışı satış bedelinin tamamen ödenmesinden sonra yapılacağı,satış bedeline mahsuben müvekkiline " ... Araç Ödemesi " açıklaması ile eft ödemesi yapıldığını, ancak müvekkilinin aracının Göçmen Kaçakçılığı Suçuna karıştığının öğrenilmesi üzerine hemen İstanbul CBS 2022/ 240783 sorş sayılı dosyası ile şikayet yapıldığını,hırsızlık suçu ile müvekkilinin bir ilgisi bulunmadığını, ...
ve ... tarafından borç kabul edilerek ödeme yapıldığını ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEME KARARI
Mahkemece, İİK nın maddesi "Para veya teminat borcu için takip hususunda HUMK nın yetkiye dair hükümleri kıyas yolu ile tatbik olunur. Şu kadar ki, takibe esas olan akdin yapıldığı icra dairesi de takibe yetkilidir. Yetki itirazı esas hakkındaki itirazla birlikte yapılır. İcra mahkemesi tarafından önce yetki meselesi tetkik ve kati surette karara raptolunur. İki icra mahkemesi arasında yetki noktasından ihtilaf çıkarsa HUMK nın 25 inci maddesi hükmü tatbik olunur" hükmü uyarınca, davalının adresinin Başakşehir ilçesi olduğu, davacı adresinin İstanbul Anadolu Adliyesi yetki sınırlarında bulunduğu, her iki adresin mahkemenin yetki sınırları dışında kaldığı, her hangi bir yetki sözleşmesi ibraz edilmediği, davalının icra takip dosyasında usulüne uygun şekilde yetki itirazında bulunduğu, İİK nın 50.maddesi gereği icra takip dosyasının yetkili icra dairesinde başlatılmadığından, davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili, uyuşmazlığın taşıma sözleşmesinden kaynaklandığını, TTK'nın 890 maddesinde, ''Birinci ve İkinci Kısım hükümlerine tabi taşımadan doğan hukuki uyuşmazlıklarda, malın teslim alındığı veya teslim için öngörülen yer mahkemesi de yetkilidir. Fiilî taşıyıcıya karşı açılacak dava, asıl taşıyıcının yerleşim yeri mahkemesinde, asıl taşıyıcıya karşı açılacak dava fiilî taşıyıcının yerleşim yeri mahkemesinde de açılabilir.'' hükmünü amir olduğunu, taşıma sözleşmesinden kaynaklanan davalarda yetkili mahkemenin belirlenmesinde seçimlik yetki belirlendiğini, malın teslim için öngörülen yer mahkemesi olan Gaziosmanpaşa Mahkemeleri'nin asliye ticaret mahkemeleri yönünden bağlı olduğu İstanbul Mahkemelerinde açılmış olup irsaliyelerden malın teslim edileceği yerin Gaziosmanpaşa olduğunu, İstanbul ...
İcra Dairesi'nin ... Esaslı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, icra dosyasında davalı dışında... ve ....'ın da borçlu olarak bulunduğunu, diğer borçlular yönünden icra takibinin kesinleşmesi sebebiyle itirazın iptali davası açılmamışsa da yetkili icra dairesinin belirlenmesinde borçluların yerleşim yerinin Kağıthane olduğunu, mahkemenin yargı alanında bulunduğunu, HMK'nın 7. maddesinde yetkinin "Davalı birden fazla ise dava, bunlardan birinin yerleşim yeri mahkemesinde açılabilir." şeklinde düzenlendiğini belirterek, kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE
Dava, 6102 sayılı TTK'nın 1472. maddesi gereğince sigortalı üst taşıyıcıya ödenen hasar bedelinin taşıma sözleşmesi kapsamında sorumlularından rücuen tazmini için başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir. TTK nın 1472-(1)maddesi; "Sigortacının, sigorta tazminatını ödediğinde, hukuken sigortalının yerine geçer. Sigortalının, gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı var ise bu hak, tazmin ettiği bedel kadar, sigortacıya intikal eder.."şeklindedir. Yargıtay İBBGK'nın 22.03.1944 tarih ve 37 Esas 9 Karar (...) sayılı kararında bu husus “sigortacının sorumlu kişi aleyhine açacağı dava sigorta poliçesinden doğan bir dava değildir. Bu nedenle, halefiyet davası bir ticari dava sayılamaz.
Bu dava, aynen sigortalı kimsenin sorumlu kişiye karşı açmış olduğu bir dava gibidir. Sigortalının muhtelif mahkemelerde dava açma hakkı varsa aynı hak sigortacının halefiyet hakkına dayanan rücu davası için de söz konusudur.” şeklinde vurgulanmıştır. Taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacının sigortalısı taşıtana (üst taşıyıcı) yapılan ödeme nedeniyle, alt taşıyıcı, ifa yardımcısı şoför ve araç kayıt maliki olduğundan işleten sıfatıyla dava ve icra takibi yöneltildiği, fiili taşıyıcı olarak bir sorumluluğu olup olmadığı, yargılama sonunda belirlenecek ise de, davanın yöneltilme biçimi nedeniyle TTK'nın 890. maddesinde belirlenen yetki kurallarının dikkate alınması gerekir. Somut olayda, HMK'nın 6 ve 7 maddesi uyarınca borçlunun veya borçlulardan birinin ikametgahı;
yine, uyuşmazlık taşıma sözleşmesinden kaynaklandığından TTK'nın 890. maddesine göre taşımaya konu malın teslim alındığı veya teslim edildiği yer icra daireleri yanında üst taşıyıcının yerleşim yeri mahkemeleri ve icra daireleri de yetkilidir. Ayrıca TBK'nın 89. maddesine göre para borçlarında ifa yeri alacaklının yerleşim yeri olduğundan, HMK'nın 10. maddesine göre alacaklının yerleşim yeri icra daireleri de yetkili bulunmaktadır. Davalının ikametgahı Bakırköy İcra Daireleri'nin yargı alanında bulunmakta ise de; icra takibine itiraz etmeyen diğer borçluların yerleşim yeri İstanbul Adliyesinin yargı alanında bulunan Kağıthane ilçesidir. HMK'nın 7 maddesinde; "Davalı birden fazla ise dava, bunlardan birinin yerleşim yeri mahkemesinde açılabilir" hükmünü haizdir.
Buna göre; alacaklının borçluların birinin yerleşim yerinde icra takibi başlatması mümkündür. Yükün teslim alındığı ve üst taşıyıcının yerleşim yeri mahkeme ve icra dairelerinin yetkili olması yanında; yükün teslim yeri ve takibe itiraz etmeyen borçluların yerleşim yeri itibariyle İstanbul İcra Dairesi'nin yetkili olduğu, alacaklının seçim hakkını bu yönde kullandığı, icra takibinin İstanbul İcra Dairesinde başlatıldığı anlaşılmaktadır. Davalı borçlu tarafından yapılan icra dairesinin yetkisine itirazın reddi gerekirken davanın özel dava şartı yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.Açıklanan nedenlerle davacı vekilinin istinaf nedeni yerinde olduğundan istinaf başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılmasına, dava yeniden görülmek üzere dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilmiştir.
HÜKÜM
Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne; İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 01/04/2024 Tarih 2024/9 Esas - 2024/238 Karar sayılı hükmün HMK'nın 353(1)a-6 gereği KALDIRILMASINA; "Dava yeniden görülmek üzere dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine"Yatırılan 427,60-TL peşin istinaf karar harcının istek halinde davacıya iadesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 353(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 30/09/2024
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/38728 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi