6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Ortaklığından çıkarma

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2016/2195 E. 2017/5984 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi: Ticari şirketler

Usul tespitleri

Dava şartı
dava şartı

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
haklı sebeple ortaklıktan çıkarma nitelikli çoğunluk ortaklıktan çıkarma kesin mehil limited şirket ortağı hmk 115/3 ek mehil ortaklıktan çıkarılma şirket zararı dava şartı yokluğu kesin süre usulden reddi limited şirket kesin hüküm

Atıf yapılan mevzuat: HMK — HMK 114HMK 115 · TTK — TTK 621

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, iddia, savunma, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; 31/05/2013 tarihli genel kurulun çağrısız yapıldığı, çağrısız yapılan genel kurulda davalının ortaklıktan çıkarılmanın gündeme alınmasına muhalefette bulunduğu, dolayısıyla bu konuda şirket genel kurulunun karar alamayacağı, davalının bu karara istinaden şirketten ihracı için açılan davada bu sebeple dava şartının bulunmadığı gerekçesiyle davanın dava şartı yokluğu sebebiyle reddine ve davalının benzer faaliyet gösteren bir şirketle aynı işi yaptığına yönelik iddianın dosyadaki deliller ve dinlenen tanık beyanları ile ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

1-Dava, davacı limited şirketin ortağı ve müdürü olan davalının şirketi zarara uğrattığı iddiasına dayalı haklı sebeple şirket ortaklığından çıkarılması istemine ilişkindir. Haklı sebeple ortaklıktan çıkarma için limited şirket tarafından mahkemeye başvurulmadan önce limited şirket genel kurulunda TTK 621/1-h maddesi uyarınca ve nitelikli çoğunluk tarafından bu kapsamda bir kararın alınması dava şartıdır. Mahkemece 31.05.2013 tarihli çağrısız yapılan genel kurulda davalının ortaklıktan çıkarılmasına ilişkin maddenin gündeme alınmasına davalının muhalefette bulunduğu, dolayısıyla bu konuda şirket genel kurulunun karar alamayacağı, davalının bu karara istinaden şirketten ihracı için açılan bu davada dava şartının bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş olup, mahkemenin değerlendirmesi yerinde olmakla birlikte, bu durum hemen davanın reddini gerektirmez. Böyle bir genel kurul kararının varlığı HMK 114/2 uyarınca maddi hukuka ilişkin bir dava şartı olmakla birlikte bu eksikliğin sonradan da tamamlanması mümkün olduğundan hemen davanın reddi yerine HMK m.115/2 uyarınca, mahkemece, talebi halinde davacı şirkete, ortaklıktan çıkarma davasına izne dair usulüne uygun şekilde alınan genel kurul kararını sunması için makul bir kesin mehil verilerek öncelikle dava şartı eksikliğinin giderilmesinin beklenilmesi, şayet kesin süre içerisinde bu eksiklik giderilmemişse davanın usulden reddine, giderilmiş olması halinde ise işin esasına girilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle hüküm kurulması doğru görülmemiş kararın bozulması gerekmiştir.

2- Bozma sebep ve şekline göre, davacı vekillinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Ortaklığından çıkarma

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/1551 E. 2019/6613 K.

    Ortak: · dava şartı · Ortaklığından çıkarma

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal

  • Ortaklar kurulu kararının iptali | Ortaklar kurulu kararlarının iptaline karar verilmesi

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/4234 E. 2010/10296 K.

    Ortak: · dava şartı

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2016/2195 E.  ,  2017/5984 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada ... Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 19/11/2015 tarih ve 2013/399-2015/962 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili müvekkili şirketin ortağı ve müdürü olan davalının şirketten habersizce şirketin zararına olacak şekilde bir kısım yazışmalar yaptığının tespit edildiğini, davalının başka şirketler ile aynı ilişkide olup olmadığının tespit edilemediğini, yaşanan bu olumsuzluklar sonucu şirketin diğer iki yetkilisinin 08/04/2013 tarih 2013/001 nolu kararı ile davalının ortaklıktan çıkarılmasına yönelik karar aldığını, davalının şirkete zarar verdiğini ileri sürerek haklı sebeple şirket ortaklığından çıkartılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili her üç ortağın da müdürlük sıfatını haiz olduğunu, şirketin kısa zamanda başarı sağladığını, bu sebeple diğer ortakların müvekkilini ortaklıktan çıkararak şirket kârını kendi aralarında paylaşmayı amaçladıklarını, şirketin diğer iki ortağının tasfiye kararı alarak tasfiye memuru atadıklarını, müvekkilinin tasfiye kararı alınmasından sonra yaşamını idame ettirmek için başka bir şirketteki hisseleri devraldığını, bu şirkette hiçbir faaliyeti ve ticari ilişkisi bulunmadığını, genel kurulun 30/04/2013 tarih saat 14:00’de toplanacağının müvekkiline tebliğ edildiğini, toplantının 22/05/2013 tarihine ertelendiğini bu günde toplantının gerçekleştiğini ve 29/05/2013 tarihine ertelendiğini, yasaya aykırı olarak 31/05/2013 tarihinde toplantı yapıldığını, yapılan genel kurulda müvekkilinin ortaklıktan çıkarılması konusunda oyçokluğu ile karar alındığını, bu kararın müvekkiline tebliğ edildiği beyan edilse de bunun gerçeği yansıtmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Mahkemece, iddia, savunma, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; 31/05/2013 tarihli genel kurulun çağrısız yapıldığı, çağrısız yapılan genel kurulda davalının ortaklıktan çıkarılmanın gündeme alınmasına muhalefette bulunduğu, dolayısıyla bu konuda şirket genel kurulunun karar alamayacağı, davalının bu karara istinaden şirketten ihracı için açılan davada bu sebeple dava şartının bulunmadığı gerekçesiyle davanın dava şartı yokluğu sebebiyle reddine ve davalının benzer faaliyet gösteren bir şirketle aynı işi yaptığına yönelik iddianın dosyadaki deliller ve dinlenen tanık beyanları ile ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

1-Dava, davacı limited şirketin ortağı ve müdürü olan davalının şirketi zarara uğrattığı iddiasına dayalı haklı sebeple şirket ortaklığından çıkarılması istemine ilişkindir. Haklı sebeple ortaklıktan çıkarma için limited şirket tarafından mahkemeye başvurulmadan önce limited şirket genel kurulunda TTK 621/1-h maddesi uyarınca ve nitelikli çoğunluk tarafından bu kapsamda bir kararın alınması dava şartıdır. Mahkemece 31.05.2013 tarihli çağrısız yapılan genel kurulda davalının ortaklıktan çıkarılmasına ilişkin maddenin gündeme alınmasına davalının muhalefette bulunduğu, dolayısıyla bu konuda şirket genel kurulunun karar alamayacağı, davalının bu karara istinaden şirketten ihracı için açılan bu davada dava şartının bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş olup, mahkemenin değerlendirmesi yerinde olmakla birlikte, bu durum hemen davanın reddini gerektirmez.

Böyle bir genel kurul kararının varlığı HMK 114/2 uyarınca maddi hukuka ilişkin bir dava şartı olmakla birlikte bu eksikliğin sonradan da tamamlanması mümkün olduğundan hemen davanın reddi yerine HMK m.115/2 uyarınca, mahkemece, talebi halinde davacı şirkete, ortaklıktan çıkarma davasına izne dair usulüne uygun şekilde alınan genel kurul kararını sunması için makul bir kesin mehil verilerek öncelikle dava şartı eksikliğinin giderilmesinin beklenilmesi, şayet kesin süre içerisinde bu eksiklik giderilmemişse davanın usulden reddine, giderilmiş olması halinde ise işin esasına girilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle hüküm kurulması doğru görülmemiş kararın bozulması gerekmiştir.

2- Bozma sebep ve şekline göre, davacı vekillinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.

SONUÇ

Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle kararın BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenle davacı vekillinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek olmadığına, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 01/11/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/385867100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.