Ortaklar kurulu kararının iptali | Ortaklar kurulu kararlarının iptaline karar verilmesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2009/4234 E. 2010/10296 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
çağrısız genel kurul↗ mutlak butlan↗ ortaklar kurulu kararının iptali↗ toplantı tutanağı↗ muhalefet şerhi↗ hazirun cetveli↗ butlan↗ şirket merkezi mahkemesi↗ ortaklar kurulu kararı↗ cy/cy şerhi↗ limited şirket↗ husumet↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, benimsenen bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, limited şirketlerde ortak sayısına bağlı olmaksızın tüm ortakların katılımı ile çağrısız olarak ortaklar kurulu toplantısı yapılabileceği, TTK'nın 538. maddesinde çağrısız genel kurul toplantısı için tüm ortakların hazır olması koşulunun amir hüküm olarak öngörüldüğü, karar için ise oy çokluğunu sağlamanın yeterli olacağı, iptali istenen 26.12.2007 günlü kararda davacıların isimlerinin yazılı olmasına karşın imzalarının bulunmadığı, dolayısıyla toplantıya katıldıklarının, katıldılarsa muhalefet şerhi verildiğine ilişkin bilginin kararda yer almadığı, ayrıca hazirun cetveli de düzenlenmediği, sadece 26.12.2007 tarihinde şirket merkezinde saat 18.00'de toplanıldığına ilişkin bir tutanak bulunduğu, üzerinde bu tutanağın ekinin bulunmadığına dair şerh olduğu, bunun dışında başka bir bilgi ve belge bulunmadığı, bu nedenle mahkemece çağrısız genel kurul toplantısının koşullarının gerçekleşmediği belirtilerek davanın davalılardan şirket yönünden kabulüne, diğer davalılar bakımından ise davalı olma sıfatları bulunmadığından husumet nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalılardan şirket vekili temyiz etmiştir.
Dava, ortaklar kurulu kararının iptali istemine ilişkindir.
TTK' nun 538.maddesi uyarınca bütün ortakların hazır olması ve bu şekilde toplantıya hiçbir ortağın itiraz etmemesi halinde çağrısız olarak ortaklar kurulu toplanabilir. Her ne kadar 26.12.2007 tarihli ortaklar kurulu kararının altında davacıların imzası mevcut değil ise de, aynı tarihli "Tutanak" başlıklı belgeden davacıların da iptali istenen toplantıya katıldıkları anlaşılmaktadır.
Dava konusu olayda, tüm ortakların çağrısız toplantıya katılmadıklarını ve çağrısız toplantıya itiraz ettiklerini, bu hususta kanıt yükü kendilerinde olan davacılar kanıtlayamadığına, ortada çağrısız toplantıyı mutlak butlanla malul kılacak başka bir halin varlığı da iddia ve ispat edilmediğine göre, mahkemece davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamıştır.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Ortaklar Kurulu Kararının İptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/4306 E. 2013/7381 K.
Ortak:ortaklar kurulu kararının iptali · ortaklar kurulu kararı
İncelediğiniz karardaDava, «ortaklar kurulu kararının iptali» istemine ilişkindir.
Mahkemece, iddia, benimsenen bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, «limited şirketlerde» ortak sayısına bağlı olmaksızın tüm ortakların katılımı ile çağrısız olarak «ortaklar kurulu» toplantısı yapılabileceği, TTK'nın 538. maddesinde «çağrısız genel kurul» toplantısı için tüm ortakların hazır olması koşulunun amir hüküm olarak öngörüldüğü, karar için ise oy çokluğunu sağlamanın yeterli olacağı, iptali istenen 26.12.2007 günlü kararda davacıların isimlerinin yazılı olmasına karşın imzalarının bulunmadığı, dolayısıyla toplantıya katıldıklarının, katıldılarsa «muhalefet şerhi» verildiğine ilişkin bilginin kararda yer almadığı, ayrıca «hazirun cetveli» de düzenlenmediği, sadece 26.12.2007 tarihinde «şirket merkezinde» saat 18.00'de toplanıldığına ilişkin bir tutanak bulunduğu, üzerinde bu tutanağın ekinin bulunmadığına dair şerh olduğu, bunun dışında başka bir bilgi ve belge bulunmadığı, bu nedenle mahkemece çağrısız genel kurul toplantısının koşullarının gerçekleşmediği belirtilerek davanın davalılardan şirket yönünden kabulüne, diğer davalılar bakımından ise davalı olma sıfatları bulunmadığından «husumet» nedeniyle reddine karar verilmiştir.
TTK' nun 538.maddesi uyarınca bütün ortakların hazır olması ve bu şekilde toplantıya hiçbir ortağın itiraz etmemesi halinde çağrısız olarak «ortaklar kurulu» toplanabilir.
Benzer bu kararda538/4 maddesinin amir hükmüne aykırılık teşkil ettiğinden toplantıya «çağrının usulsüz» yapıldığı gerekçesiyle, davanın kabulüne, 31/.../2010 tarihli şirket «ortaklar kurulu kararının iptaline» dair tesis edilen karar, davalı vekilinin temyizi üzerine, Dairemizce ilamda belirtilen nedenlerle bozulmuştur.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:çağrı usulsüzlüğü
Benzer bu kararda538/4 maddesinin amir hükmüne aykırılık teşkil ettiğinden toplantıya «çağrının usulsüz» yapıldığı gerekçesiyle, davanın kabulüne, 31/.../2010 tarihli şirket «ortaklar kurulu kararının iptaline» dair tesis edilen karar, davalı vekilinin temyizi üzerine, Dairemizce ilamda belirtilen nedenlerle bozulmuştur.
-
Genel Kurul Kararının Yokluğunun Tespiti
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/9132 E. 2018/1912 K.
Ortak:çağrısız genel kurul · hazirun cetveli · dava şartı
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, benimsenen bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, «limited şirketlerde» ortak sayısına bağlı olmaksızın tüm ortakların katılımı ile çağrısız olarak «ortaklar kurulu» toplantısı yapılabileceği, TTK'nın 538. maddesinde «çağrısız genel kurul» toplantısı için tüm ortakların hazır olması koşulunun amir hüküm olarak öngörüldüğü, karar için ise oy çokluğunu sağlamanın yeterli olacağı, iptali istenen 26.12.2007 günlü kararda davacıların isimlerinin yazılı olmasına karşın imzalarının bulunmadığı, dolayısıyla toplantıya katıldıklarının, katıldılarsa «muhalefet şerhi» verildiğine ilişkin bilginin kararda yer almadığı, ayrıca «hazirun cetveli» de düzenlenmediği, sadece 26.12.2007 tarihinde «şirket merkezinde» saat 18.00'de toplanıldığına ilişkin bir tutanak bulunduğu, üzerinde bu tutanağın ekinin bulunmadığına dair şerh olduğu, bunun dışında başka bir bilgi ve belge bulunmadığı, bu nedenle mahkemece çağrısız genel kurul toplantısının koşullarının gerçekleşmediği belirtilerek davanın davalılardan şirket yönünden kabulüne, diğer davalılar bakımından ise davalı olma sıfatları bulunmadığından «husumet» nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaDava, «çağrısız genel kurul» kararının «yoklukla malul» olduğunun tespiti istemine ilişkindir.
Somut uyuşmazlıkta, davacı genel kurula katılmadığını, «hazirun cetvelinde» yer alan imzanın kendisine ait olmadığını, ileri sürmektedir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:yoklukla malul karar · yokluk · iptal davası · hak düşürücü süre · usulden reddi
Benzer bu karardaDava, «çağrısız genel kurul» kararının «yoklukla malul» olduğunun tespiti istemine ilişkindir.
Bu durumda, mahkemece ileri sürülen hususlar tespit edilmeksizin «iptal davası» için 3 aylık «hak düşürücü sürenin» geçtiğinden bahisle davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Mahkemece tüm dosya kapsamına göre, iptal davasının bu kararların alınmasından itibaren üç ay içerisinde açılması gerektiği, davanın bu süre geçirildikten sonra açıldığı, gerekçesiyle davanın «usulden reddine» karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2009/4234 E. , 2010/10296 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada İzmir Asliye 3.Ticaret Mahkemesi’nce verilen 26.12.2008 tarih ve 2008/277-2008/884 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı şirket vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, müvekkillerinin davalılardan 5 ortaklı şirketin ortakları olduğunu, 26.12.2007 tarihli karar ile şirketin işlettiği dersanenin devrine dair ortaklar kurulu kararı alındığını, toplantı yapılacağının ortaklara tebliğ edilmediğini ve karar altında tüm ortakların imzasının bulunmadığını ileri sürerek, anılan ortaklar kurulu kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılardan ... Özel Eğitim Ltd. Şti. vekili, davanın reddini istemiş diğer davalılar davaya yanıt vermemiştir.
Mahkemece, iddia, benimsenen bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, limited şirketlerde ortak sayısına bağlı olmaksızın tüm ortakların katılımı ile çağrısız olarak ortaklar kurulu toplantısı yapılabileceği, TTK'nın 538. maddesinde çağrısız genel kurul toplantısı için tüm ortakların hazır olması koşulunun amir hüküm olarak öngörüldüğü, karar için ise oy çokluğunu sağlamanın yeterli olacağı, iptali istenen 26.12.2007 günlü kararda davacıların isimlerinin yazılı olmasına karşın imzalarının bulunmadığı, dolayısıyla toplantıya katıldıklarının, katıldılarsa muhalefet şerhi verildiğine ilişkin bilginin kararda yer almadığı, ayrıca hazirun cetveli de düzenlenmediği, sadece 26.12.2007 tarihinde şirket merkezinde saat 18.00'de toplanıldığına ilişkin bir tutanak bulunduğu, üzerinde bu tutanağın ekinin bulunmadığına dair şerh olduğu, bunun dışında başka bir bilgi ve belge bulunmadığı, bu nedenle mahkemece çağrısız genel kurul toplantısının koşullarının gerçekleşmediği belirtilerek davanın davalılardan şirket yönünden kabulüne, diğer davalılar bakımından ise davalı olma sıfatları bulunmadığından husumet nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalılardan şirket vekili temyiz etmiştir.
Dava, ortaklar kurulu kararının iptali istemine ilişkindir.
TTK' nun 538.maddesi uyarınca bütün ortakların hazır olması ve bu şekilde toplantıya hiçbir ortağın itiraz etmemesi halinde çağrısız olarak ortaklar kurulu toplanabilir. Her ne kadar 26.12.2007 tarihli ortaklar kurulu kararının altında davacıların imzası mevcut değil ise de, aynı tarihli "Tutanak" başlıklı belgeden davacıların da iptali istenen toplantıya katıldıkları anlaşılmaktadır.
Dava konusu olayda, tüm ortakların çağrısız toplantıya katılmadıklarını ve çağrısız toplantıya itiraz ettiklerini, bu hususta kanıt yükü kendilerinde olan davacılar kanıtlayamadığına, ortada çağrısız toplantıyı mutlak butlanla malul kılacak başka bir halin varlığı da iddia ve ispat edilmediğine göre, mahkemece davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamıştır.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenle, davalılardan şirket vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalılar şirket yararına bozulmasına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalı şirkete iadesine, 14.10.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1034396600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz