Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2017/4480 E. 2017/7291 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
maddi ve manevi tazminat↗ kusur↗ yükleten (shipper)↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, davanın reddine dair verilen kararın davacı vekilince temyizi üzerine karar Dairemizce bozulmuştur.Bu kez davalı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
1- Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin HUMK 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen aşağıdaki bent dışında kalan sair karar düzeltme isteklerinin reddi gerekir.
2- Dava, 5846 sayılı FSEK hükümlerine göre eser sahipliğine dayalı maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. ... 3. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 20/02/2014 tarihli 2012/3 Esas, 2014/118 Karar sayılı kararında davalı ... aleyhine açılan davada yapılan yargılama sonucunda “Sanık hakkında manevi veya mali haklara tecavüz suçundan cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmış ise de, sanığın kullandığı alıntıların eser niteliğinde olmadığı, bu sebeple suçun yasal unsurlarının oluşmadığı, fiilin bu haliyle kanunda suç olarak tanımlanmaması nedeniyle CMK 223/2-a maddesi gereğince beraatine,” karar verilmiştir. Anılan davalı hakkındaki beraat kararının Yargıtay 19. Ceza Dairesi'nce onanmasına karar verilmiş ve ceza mahkemesi hükmü 10/04/2017 tarihinde kesinleşmiştir. Karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 74. maddesi (818 sayılı B.K.'nun 53) uyarınca ceza mahkemesince verilen, beraat kararı, kusur ve derecesi, zarar tutarı, temyiz gücü ve yükletilme yeterliği, illiyet gibi esasların hukuk hakimini bağlamayacağı açık ise de, ceza hakiminin tespit ettiği maddi olaylarla ve özellikle “fiilin hukuka aykırılığı” konusu ile hukuk hakiminin tamamen bağlı olacağı kabul edilmektedir (Yargıtay HGK. 09.04.2014 tarih, 2013/4-1008 E. 2014/490 K. sayılı ilamı). Bu bakımdan anılan ceza mahkemesi kararı, işbu davanın mahkeme kararı tarihinde henüz kesinleşmemiş olup, Dairemizce yapılan karar düzeltme incelemesinde kesinleşmiş olduğundan kesinleşen ceza mahkemesi kararının işbu davaya etkisinin de tartışılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken mahkemece yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir. Bu suretle, davalı vekilinin bu yöne ilişkin karar düzeltme isteğinin kabulü ile Dairemizin 23/11/2015 gün ve 2015/12028 Esas 2015/12353 Karar sayılı bozma ilamının kaldırılarak kararın bu değişik gerekçe ile bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Markaya tecavüzün tespiti | Men'i | Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/6997 E. 2017/6034 K.
Ortak:kusur
İncelediğiniz karardaKarar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 74. maddesi (818 sayılı B.K.'nun 53) uyarınca ceza mahkemesince verilen, beraat kararı, «kusur» ve derecesi, zarar tutarı, temyiz gücü ve yükletilme yeterliği, illiyet gibi esasların hukuk hakimini bağlamayacağı açık ise de, ceza hakiminin tespit ettiği maddi …
Benzer bu karardaKarar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 74. maddesi (818 sayılı B.K.'nun 53) uyarınca ceza mahkemesince verilen, beraat kararı, «kusur» ve derecesi, zarar tutarı, temyiz gücü ve yükletilme yeterliği, illiyet gibi esasların hukuk hakimini bağlamayacağı açık ise de, ceza hakiminin tespit ettiği maddi …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:uyuşmazlık konusu · dosya masrafı · maddi tazminat · ilan
Benzer bu karardaMahkemece, dosyaya sunulan delillere ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davanın kısmen kabulüne, davalının tecavüzünün tespitine ve ref'ine, 80.149,47 TL «maddi tazminat» ile 809,25 TL tespit dosya «masrafının» ve 5.000 TL manevi tazminatın faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, hüküm özetinin «ilanına» dair verilen kararın davalı vekilince temyizi üzerine karar Dairemizce onanmıştır.
… rı marka sahibi tarafından engellenemez...” Bu durumda, öncelikle içlerinde bir fotoğraf sanatçısı bilirkişinin de bulunduğu yeni bir bilirkişi heyetinden davalının «uyuşmazlık konusu» kullanımının 556 sayılı KHK 12. maddesi kapsamında olup olmadığı konusunda rapor alınarak bu hususun tartışılması gerektiği gibi, aynı zamanda ... ...
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/6359 E. 2017/5076 K.
Ortak:kusur
İncelediğiniz karardaKarar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 74. maddesi (818 sayılı B.K.'nun 53) uyarınca ceza mahkemesince verilen, beraat kararı, «kusur» ve derecesi, zarar tutarı, temyiz gücü ve yükletilme yeterliği, illiyet gibi esasların hukuk hakimini bağlamayacağı açık ise de, ceza hakiminin tespit ettiği maddi …
Benzer bu karardaKarar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 74. maddesi (818 sayılı B.K.'nun 53) uyarınca ceza mahkemesince verilen, beraat kararı, «kusur» ve derecesi, zarar tutarı, temyiz gücü ve yükletilme yeterliği, illiyet gibi esasların hukuk hakimini bağlamayacağı açık ise de ceza hakiminin tespit ettiği maddi …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:haksız rekabet
Benzer bu kararda2014/680 K. sayılı dosyasıyla davalı şirket yetkilisi Mehmet Ali Şimşek aleyhine açılan davada yapılan yargılama sonucunda eylemin 6762 sayılı TTK’nun 64/1. maddesi uyarınca «haksız rekabet» suçunu oluşturduğundan bahisle mahkumiyet kararı verilmiştir.
Bu bakımdan mahkemece, anılan ceza mahkemesi kararının kesinleşip kesinleşmediği hususu araştırılarak «haksız rekabete» yönelik dava bakımından ceza mahkemesi kararı tartışılıp değerlendilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiğinden davacı vekilinin bu yöne ilişkin karar düz …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/6887 E. 2018/211 K.
Ortak:kusur
İncelediğiniz karardaKarar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 74. maddesi (818 sayılı B.K.'nun 53) uyarınca ceza mahkemesince verilen, beraat kararı, «kusur» ve derecesi, zarar tutarı, temyiz gücü ve yükletilme yeterliği, illiyet gibi esasların hukuk hakimini bağlamayacağı açık ise de, ceza hakiminin tespit ettiği maddi …
Benzer bu kararda… iyle yürürlükte bulunan 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 74. maddesi (818 sayılı Borçlar Kanununun 53. maddesi) uyarınca ceza mahkemesince verilen, beraat kararı, «kusur» ve derecesi, zarar tutarı, temyiz gücü ve yükletilme yeterliği, illiyet gibi esasların hukuk hakimini bağlamayacağı açık ise de ceza hakiminin tespit ettiği maddi …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:zimmet · eş rızası · eksik inceleme
Benzer bu kararda… para giriş çıkışlarının gerçekleştirildiği, hesabın ortalama bakiyesinin yüksek düzeylerde seyreden bir yapıda olmadığı, davacının iddia ettiği şekilde bilgisi veya «rızası» dışında hesabından para çıkışının gerçekleşmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğu gerekçesiyle, ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiştir.
Ağır Ceza Mahkemesinin 01/04/2010 tarih 2008/50 Esas 2010/96 Karar sayılı dosyasıyla yapılan yargılama sonucunda sanığın banka mudileri olan müştekilerin hesaplarından toplam 709.298,49 TL'yi «zimmetine» geçirdiğinden, eyleminin basit zimmet olduğundan bahisle mahkumiyet kararı verilmiştir.
Bu bakımdan mahkemece, anılan ceza mahkemesi dosyasının sonucunun beklenmesi, ceza mahkemesi kararının işbu davaya etkisinin tartışılması, ceza dosyasındaki tespit ve delillerin de değerlendirilmesi varılacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken «eksik inceleme» ve değerlendirmeye dayalı yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamış, kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.
2 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/6105 E. 2022/2631 K.
Ortak:kusur
İncelediğiniz karardaKarar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 74. maddesi (818 sayılı B.K.'nun 53) uyarınca ceza mahkemesince verilen, beraat kararı, «kusur» ve derecesi, zarar tutarı, temyiz gücü ve yükletilme yeterliği, illiyet gibi esasların hukuk hakimini bağlamayacağı açık ise de, ceza hakiminin tespit ettiği maddi …
Benzer bu karardaKarar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 74. maddesi (818 sayılı B.K.'nun 53) uyarınca ceza mahkemesince verilen, beraat kararı, «kusur» ve derecesi, zarar tutarı, temyiz gücü ve yükletilme yeterliği, illiyet gibi esasların hukuk hakimini bağlamayacağı açık ise de ceza hakiminin tespit ettiği maddi vakıalar hukuk hâkimi yönünden de bağlayıcıdır. (Yargıtay HGK.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:eksik araştırma · imza inkarı · imza incelemesi · sahtecilik · dolandırıcılık · bono · bilirkişi incelemesi · menfi tespit
Benzer bu karardaAsliye Ticaret Mahkemesi’nin 2015/72 Talimat sayılı dosyasında kaybolması nedeniyle senet üzerinde bozma ilamı doğrultusunda yeniden «imza incelemesi» yapılamadığı, ancak dosya mevcut delil durumuyla irdelendiğinde davacı tarafın «imza inkarını» ispata elverişli yeterli delil «ibraz» etmediği, davalı ...’nın dosya içerisinde bulunan vergi teknik raporları ve «defterlerinde» yapılan «bilirkişi incelemesi» ile davalı ... ile gerçek mal-alış verişi içinde olduğu ve usulsüz bir işleminde bulunmadığı saptandığından davalı ... bakımından 6762 sayılı TTK'nın 599. maddesi uyarınca «bononun» bile bile borçlunun zararına iktisap edildiğinin davacı tarafça ispatlanamadığı, İstanbul 4.
Dava, «bonoya» dayalı «menfi tespit» ve senedin iptali istemine ilişkindir.
Ağır Ceza Mahkemesi’nin 2018/319 Esas sayılı dava dosyasında aralarında işbu davaya konu senedin de yer aldığı bir kısım senetler nedeniyle özel belgede «sahtecilik» ve nitelikli «dolandırıcılığa» teşebbüs suçu nedeniyle yapılan yargılama devam etmekte olup, yargılama sırasında davaya konu senedin tarafların kayıtlarındaki durumu ve dayanaklarına ilişkin tes …
2014/17 K. sayılı dosyasında davalı ... ve ...’in de aralarında bulunduğu sanıklar hakkında işbu davaya konu senedin de yer aldığı 7 adet senetten dolayı nitelikli «dolandırıcılık» ve özel belgede «sahtecilik» suçlarından verilen beraat kararının Yargıtay 15.
-
Markaya tecavüz nedeniyle tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/1863 E. 2011/10947 K.
Ortak:kusur
İncelediğiniz karardaKarar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 74. maddesi (818 sayılı B.K.'nun 53) uyarınca ceza mahkemesince verilen, beraat kararı, «kusur» ve derecesi, zarar tutarı, temyiz gücü ve yükletilme yeterliği, illiyet gibi esasların hukuk hakimini bağlamayacağı açık ise de, ceza hakiminin tespit ettiği maddi …
Benzer bu karardaBorçlar Kanunu'nun 53. maddesinde, “Hakim, «kusur» olup olmadığına, yahut «haksız fiilin» faili temyiz kudretini haiz bulunup bulunmadığına karar vermek için Ceza Hukukunun sorumluluğa ilişkin hükümleri ile bağlı olmadığı gibi, Ceza Mahkemesinde verilen beraat kararı ile de mukayyet değildir.
Bundan başka Ceza Mahkemesinin kararı, «kusurun» takdiri ve zararın miktarının tayini hususunda dahi Hukuk Hâkimini takyit etmez.” hükmü öngörülmüştür.
Bu açık hüküm karşısında, Ceza Mahkemesince verilen beraat kararı, «kusur» ve derecesi, zarar tutarı, temyiz gücü ve yükletilme yeterliği, illiyet gibi esasların Hukuk Hâkimini bağlamayacağı konusunda duraksama bulunmamaktadır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:delil niteliği · kesin delil · haksız fiil · kesin hüküm
Benzer bu karardaDiğer bir anlatımla, maddi olayları ve yasak eylemleri saptayan Ceza Mahkemesi kararı, taraflar yönünden «kesin delil niteliğini» taşır.
Borçlar Kanunu'nun 53. maddesinde, “Hakim, «kusur» olup olmadığına, yahut «haksız fiilin» faili temyiz kudretini haiz bulunup bulunmadığına karar vermek için Ceza Hukukunun sorumluluğa ilişkin hükümleri ile bağlı olmadığı gibi, Ceza Mahkemesinde verilen beraat kararı ile de mukayyet değildir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2017/4480 E. , 2017/7291 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ...
3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 28.01.2014 gün ve 2011/26-2014/18 sayılı kararı bozan Daire’nin 23.11.2015 gün ve 2015/12028-2015/12353 sayılı kararı aleyhinde davalı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili; müvekkilinin Ondokuz Mayıs Üniversitesi Mühendislik Fakültesi İnşaat Mühendisliği Bölümü'nde yardımcı doçent doktor unvanıyla görev yaptığını, yıllar süren çalışma ve bilgi birikimini her yıl konu ile ilgili olarak girdiği derslerdeki anlatımlarından oluşan ders notlarını esas alıp geliştirerek “İnşaat Mühendisliğinde Malzeme Cilt 1 Malzeme Bilimi" isimli kitabı oluşturduğunu, bu kitabın basımı için 12.05.2006 tarihinde bağlı olduğu bölüm başkanlığına başvurduğunu, başvuru sürecinin devamında geçmiş yıllarda kendisine hocalık yapması nedeniyle tanıdığı ...Üniversitesi'ndeki hocalarından ... ve davalıya 24.05.2006 tarihinde görüş ve önerilerin almak için kitabını sunduğunu, hocalarından ...'ın olumlu görüş bildirmesine karşın davalının kitabı hakkında olumsuz görüş bildirdiğini, buna karşın ...
Üniversitesi Yönetim Kurulu'nca 20.9.2006 tarihinde müvekkilinin kitabının ders kitabı olarak bastırılabileceğine karar verildiğini, davalının, 2007 yılında çıkardığı “İnşaat Mühendisliğinde Malzeme Bilgisi” ve 2008 yılında çıkardığı “Yapı Malzemeleri ve Beton” adlı iki kitapta müvekkiline ait kitaptan hukukun izin verdiği sınırların çok üzerinde ve kaynak belirtilmeden yanlış olan kısımlar da dahil olmak üzere birebir alıntılar yaptığını, davalının bu kitapları ders kitabı olarak öğrencilerine zorunlu tutup bundan menfaat temin ettiğini, davalının bu eylemlerinin müvekkilinin eseri üzerindeki maddi ve manevi haklarına tecavüz teşkil ettiğini ileri sürerek fazlaya dair haklar saklı kalmak koşuluyla 5846 sayılı Yasa'nın 68/1-2.
maddesi uyarınca sözleşme yapılması halinde ödenmesi gereken rayiç bedelin üç katı tutarı olan 9.000,00 TL maddi tazminat ve aynı yasanın 70. maddesi gereğince 1.000,00 TL olmak üzere toplam 10.000,00 TL maddi tazminat ile 30.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davanın reddine dair verilen kararın davacı vekilince temyizi üzerine karar Dairemizce bozulmuştur.Bu kez davalı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
1- Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin HUMK 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen aşağıdaki bent dışında kalan sair karar düzeltme isteklerinin reddi gerekir.
2- Dava, 5846 sayılı FSEK hükümlerine göre eser sahipliğine dayalı maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. ...
3. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 20/02/2014 tarihli 2012/3 Esas, 2014/118 Karar sayılı kararında davalı ... aleyhine açılan davada yapılan yargılama sonucunda “Sanık hakkında manevi veya mali haklara tecavüz suçundan cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmış ise de, sanığın kullandığı alıntıların eser niteliğinde olmadığı, bu sebeple suçun yasal unsurlarının oluşmadığı, fiilin bu haliyle kanunda suç olarak tanımlanmaması nedeniyle CMK 223/2-a maddesi gereğince beraatine,” karar verilmiştir. Anılan davalı hakkındaki beraat kararının Yargıtay 19. Ceza Dairesi'nce onanmasına karar verilmiş ve ceza mahkemesi hükmü 10/04/2017 tarihinde kesinleşmiştir. Karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 74.
maddesi (818 sayılı B.K.'nun 53) uyarınca ceza mahkemesince verilen, beraat kararı, kusur ve derecesi, zarar tutarı, temyiz gücü ve yükletilme yeterliği, illiyet gibi esasların hukuk hakimini bağlamayacağı açık ise de, ceza hakiminin tespit ettiği maddi olaylarla ve özellikle “fiilin hukuka aykırılığı” konusu ile hukuk hakiminin tamamen bağlı olacağı kabul edilmektedir (Yargıtay HGK.
09. 04.2014 tarih, 2013/4-1008 E. 2014/490 K. sayılı ilamı). Bu bakımdan anılan ceza mahkemesi kararı, işbu davanın mahkeme kararı tarihinde henüz kesinleşmemiş olup, Dairemizce yapılan karar düzeltme incelemesinde kesinleşmiş olduğundan kesinleşen ceza mahkemesi kararının işbu davaya etkisinin de tartışılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken mahkemece yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir. Bu suretle, davalı vekilinin bu yöne ilişkin karar düzeltme isteğinin kabulü ile Dairemizin 23/11/2015 gün ve 2015/12028 Esas 2015/12353 Karar sayılı bozma ilamının kaldırılarak kararın bu değişik gerekçe ile bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair karar düzeltme isteklerinin HUMK 442. maddesi gereğince REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin 23/11/2015 gün ve 2015/12028 Esas 2015/12353 Karar sayılı bozma ilamının kaldırılarak kararın bu değişik gerekçe ile BOZULMASINA, ödediği karar düzeltme harcının isteği halinde karar düzeltme isteyene iadesine, 14.12.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/384947800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz