Kusur
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2016/6359 E. 2017/5076 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
kusur↗ haksız rekabet↗ yükleten (shipper)↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davanın reddine dair verilen kararın davacı vekilince temyizi üzerine karar Dairemizce onanmıştır.
Davacı vekili, bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
1-Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair karar düzeltme istemlerinin reddi gerekmiştir.
2- Ancak Karaman 3.Asliye Ceza Mahkemesi’nin 25.12.2014 tarih 2014/20 E. 2014/680 K. sayılı dosyasıyla davalı şirket yetkilisi Mehmet Ali Şimşek aleyhine açılan davada yapılan yargılama sonucunda eylemin 6762 sayılı TTK’nun 64/1. maddesi uyarınca haksız rekabet suçunu oluşturduğundan bahisle mahkumiyet kararı verilmiştir. Karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 74. maddesi (818 sayılı B.K.'nun 53) uyarınca ceza mahkemesince verilen, beraat kararı, kusur ve derecesi, zarar tutarı, temyiz gücü ve yükletilme yeterliği, illiyet gibi esasların hukuk hakimini bağlamayacağı açık ise de ceza hakiminin tespit ettiği maddi olaylarla ve özellikle “fiilin hukuka aykırılığı” konusu ile hukuk hakiminin tamamen bağlı olacağı kabul edilmektedir (Yargıtay HGK. 09.04.2014 tarih, 2013/4-1008 E. 2014/490 K. sayılı ilamı). Bu bakımdan mahkemece, anılan ceza mahkemesi kararının kesinleşip kesinleşmediği hususu araştırılarak haksız rekabete yönelik dava bakımından ceza mahkemesi kararı tartışılıp değerlendilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiğinden davacı vekilinin bu yöne ilişkin karar düzeltme istemi yerinde görülmekle Dairemizin 08.03.2016 tarih, 2015/5395 Esas-2016/2559 Karar sayılı onama ilamının kaldırılarak, mahkemece verilen kararın açıklanan bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/4480 E. 2017/7291 K.
Ortak:kusur
İncelediğiniz karardaKarar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 74. maddesi (818 sayılı B.K.'nun 53) uyarınca ceza mahkemesince verilen, beraat kararı, «kusur» ve derecesi, zarar tutarı, temyiz gücü ve yükletilme yeterliği, illiyet gibi esasların hukuk hakimini bağlamayacağı açık ise de ceza hakiminin tespit ettiği maddi …
Benzer bu karardaKarar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 74. maddesi (818 sayılı B.K.'nun 53) uyarınca ceza mahkemesince verilen, beraat kararı, «kusur» ve derecesi, zarar tutarı, temyiz gücü ve yükletilme yeterliği, illiyet gibi esasların hukuk hakimini bağlamayacağı açık ise de, ceza hakiminin tespit ettiği maddi …
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/6887 E. 2018/211 K.
Ortak:kusur
İncelediğiniz karardaKarar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 74. maddesi (818 sayılı B.K.'nun 53) uyarınca ceza mahkemesince verilen, beraat kararı, «kusur» ve derecesi, zarar tutarı, temyiz gücü ve yükletilme yeterliği, illiyet gibi esasların hukuk hakimini bağlamayacağı açık ise de ceza hakiminin tespit ettiği maddi …
Benzer bu kararda… iyle yürürlükte bulunan 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 74. maddesi (818 sayılı Borçlar Kanununun 53. maddesi) uyarınca ceza mahkemesince verilen, beraat kararı, «kusur» ve derecesi, zarar tutarı, temyiz gücü ve yükletilme yeterliği, illiyet gibi esasların hukuk hakimini bağlamayacağı açık ise de ceza hakiminin tespit ettiği maddi …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:zimmet · eş rızası · eksik inceleme
Benzer bu kararda… para giriş çıkışlarının gerçekleştirildiği, hesabın ortalama bakiyesinin yüksek düzeylerde seyreden bir yapıda olmadığı, davacının iddia ettiği şekilde bilgisi veya «rızası» dışında hesabından para çıkışının gerçekleşmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğu gerekçesiyle, ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiştir.
Ağır Ceza Mahkemesinin 01/04/2010 tarih 2008/50 Esas 2010/96 Karar sayılı dosyasıyla yapılan yargılama sonucunda sanığın banka mudileri olan müştekilerin hesaplarından toplam 709.298,49 TL'yi «zimmetine» geçirdiğinden, eyleminin basit zimmet olduğundan bahisle mahkumiyet kararı verilmiştir.
Bu bakımdan mahkemece, anılan ceza mahkemesi dosyasının sonucunun beklenmesi, ceza mahkemesi kararının işbu davaya etkisinin tartışılması, ceza dosyasındaki tespit ve delillerin de değerlendirilmesi varılacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken «eksik inceleme» ve değerlendirmeye dayalı yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamış, kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.
-
Markaya tecavüzün tespiti | Men'i | Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/6997 E. 2017/6034 K.
Ortak:kusur
İncelediğiniz karardaKarar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 74. maddesi (818 sayılı B.K.'nun 53) uyarınca ceza mahkemesince verilen, beraat kararı, «kusur» ve derecesi, zarar tutarı, temyiz gücü ve yükletilme yeterliği, illiyet gibi esasların hukuk hakimini bağlamayacağı açık ise de ceza hakiminin tespit ettiği maddi …
Benzer bu karardaKarar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 74. maddesi (818 sayılı B.K.'nun 53) uyarınca ceza mahkemesince verilen, beraat kararı, «kusur» ve derecesi, zarar tutarı, temyiz gücü ve yükletilme yeterliği, illiyet gibi esasların hukuk hakimini bağlamayacağı açık ise de, ceza hakiminin tespit ettiği maddi …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:uyuşmazlık konusu · dosya masrafı · maddi tazminat · ilan
Benzer bu karardaMahkemece, dosyaya sunulan delillere ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davanın kısmen kabulüne, davalının tecavüzünün tespitine ve ref'ine, 80.149,47 TL «maddi tazminat» ile 809,25 TL tespit dosya «masrafının» ve 5.000 TL manevi tazminatın faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, hüküm özetinin «ilanına» dair verilen kararın davalı vekilince temyizi üzerine karar Dairemizce onanmıştır.
… rı marka sahibi tarafından engellenemez...” Bu durumda, öncelikle içlerinde bir fotoğraf sanatçısı bilirkişinin de bulunduğu yeni bir bilirkişi heyetinden davalının «uyuşmazlık konusu» kullanımının 556 sayılı KHK 12. maddesi kapsamında olup olmadığı konusunda rapor alınarak bu hususun tartışılması gerektiği gibi, aynı zamanda ... ...
2 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/6105 E. 2022/2631 K.
Ortak:kusur
İncelediğiniz karardaKarar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 74. maddesi (818 sayılı B.K.'nun 53) uyarınca ceza mahkemesince verilen, beraat kararı, «kusur» ve derecesi, zarar tutarı, temyiz gücü ve yükletilme yeterliği, illiyet gibi esasların hukuk hakimini bağlamayacağı açık ise de ceza hakiminin tespit ettiği maddi …
Benzer bu karardaKarar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 74. maddesi (818 sayılı B.K.'nun 53) uyarınca ceza mahkemesince verilen, beraat kararı, «kusur» ve derecesi, zarar tutarı, temyiz gücü ve yükletilme yeterliği, illiyet gibi esasların hukuk hakimini bağlamayacağı açık ise de ceza hakiminin tespit ettiği maddi vakıalar hukuk hâkimi yönünden de bağlayıcıdır. (Yargıtay HGK.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:eksik araştırma · imza inkarı · imza incelemesi · sahtecilik · dolandırıcılık · bono · bilirkişi incelemesi · menfi tespit
Benzer bu karardaAsliye Ticaret Mahkemesi’nin 2015/72 Talimat sayılı dosyasında kaybolması nedeniyle senet üzerinde bozma ilamı doğrultusunda yeniden «imza incelemesi» yapılamadığı, ancak dosya mevcut delil durumuyla irdelendiğinde davacı tarafın «imza inkarını» ispata elverişli yeterli delil «ibraz» etmediği, davalı ...’nın dosya içerisinde bulunan vergi teknik raporları ve «defterlerinde» yapılan «bilirkişi incelemesi» ile davalı ... ile gerçek mal-alış verişi içinde olduğu ve usulsüz bir işleminde bulunmadığı saptandığından davalı ... bakımından 6762 sayılı TTK'nın 599. maddesi uyarınca «bononun» bile bile borçlunun zararına iktisap edildiğinin davacı tarafça ispatlanamadığı, İstanbul 4.
Dava, «bonoya» dayalı «menfi tespit» ve senedin iptali istemine ilişkindir.
Ağır Ceza Mahkemesi’nin 2018/319 Esas sayılı dava dosyasında aralarında işbu davaya konu senedin de yer aldığı bir kısım senetler nedeniyle özel belgede «sahtecilik» ve nitelikli «dolandırıcılığa» teşebbüs suçu nedeniyle yapılan yargılama devam etmekte olup, yargılama sırasında davaya konu senedin tarafların kayıtlarındaki durumu ve dayanaklarına ilişkin tes …
2014/17 K. sayılı dosyasında davalı ... ve ...’in de aralarında bulunduğu sanıklar hakkında işbu davaya konu senedin de yer aldığı 7 adet senetten dolayı nitelikli «dolandırıcılık» ve özel belgede «sahtecilik» suçlarından verilen beraat kararının Yargıtay 15.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/4849 E. 2018/1988 K.
Ortak:kusur
İncelediğiniz karardaKarar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 74. maddesi (818 sayılı B.K.'nun 53) uyarınca ceza mahkemesince verilen, beraat kararı, «kusur» ve derecesi, zarar tutarı, temyiz gücü ve yükletilme yeterliği, illiyet gibi esasların hukuk hakimini bağlamayacağı açık ise de ceza hakiminin tespit ettiği maddi …
Benzer bu kararda… iyle yürürlükte bulunan 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 74. maddesi (818 sayılı Borçlar Kanununun 53. maddesi) uyarınca ceza mahkemesince verilen, beraat kararı, «kusur» ve derecesi, zarar tutarı, temyiz gücü ve yükletilme yeterliği, illiyet gibi esasların hukuk hakimini bağlamayacağı açık ise de ceza hakiminin tespit ettiği maddi …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:tazminat davası · reeskont faizi · haksız fiil · yönetim kurulu kararı · maddi tazminat · yasal faiz · eksik inceleme · avans faizi
Benzer bu karardaTeknoloji Bilişim Yazılım Hizmetleri Sanayi ve Ticaret A.Ş., ..., ..., ..., ... hakkında açılan «maddi tazminat» davasının kabulü ile, 437.346,58 TL'nin davalılardan «haksız fiilin» vuku bulduğu 12/07/2007 tarihinden itibaren «avans faizini» geçmemek üzere ticari «reeskont faizi» ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, davacının manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile, 10.000 TL'nin 12/07/2007 tarihinden itibaren yürütülecek «yasal faizi» ile birlikte yukarıda ismi sayılan davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, davacı şirket tarafından davalılar ... ve ... aleyhine açılan maddi ve manevi «tazminat davalarının» reddine karar verilmiştir.
1-Dava, davacı şirket internet sitelerine davalı şirket «yönetim kurulu» üyeleri ve çalışanları tarafından yapılan saldırılar nedeniyle «haksız fiile» dayalı açılan maddi ve manevi tazminat davasıdır.
Teknoloji Bilişim Yazılım Hizmetleri Sanayi ve Ticaret A.Ş, ..., ..., ..., ... hakkında açılan «maddi tazminat» talebinin kabulüne, manevi tazminat talebinin de kısmen kabulüne, davalılar ... ve ... aleyhine açılan davanın ise reddine karar verilmiştir.
… ararının işbu davaya etkisinin tartışılması, ceza dosyasındaki tespit ve delillerin de değerlendirilmesi varılacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken «eksik inceleme» ve değerlendirmeye dayalı yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamış, kararın davalı ... yararına bozulması gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2016/6359 E. , 2017/5076 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ...(Kapatılan) 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 12/01/2015 gün ve 2013/59-2015/2 sayılı kararı onayan Daire’nin 08/03/2016 gün ve 2015/5395-2016/2559 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirketin TPE nezdinde 29., 30., 32. sınıflarda tescilli 2004/46154 nolu "Octavia + şekil" markasının bulunduğunu, aynı sektörde faaliyet gösteren davalının, müvekkilinin tescilli markası ve tasarımı ile aynı/benzer "roys" ibareli ürünü üreterek piyasaya sunduğunu ileri sürerek eylemin 556 sayılı KHK ve 6762 sayılı TTK hükümleri uyarınca marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet oluşturduğunun tespitine, men'ine, sonuçlarının ortadan kaldırılmasına, ürünlere ve üretim vasıtalarına el konulmasına, 556 sayılı KHK'nın 66/b maddesi kapsamında 50.000,00 TL maddi tazminatın tecavüz tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, hükmün ilanına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davanın reddine dair verilen kararın davacı vekilince temyizi üzerine karar Dairemizce onanmıştır.
Davacı vekili, bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
1-Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair karar düzeltme istemlerinin reddi gerekmiştir.
2- Ancak Karaman 3.Asliye Ceza Mahkemesi’nin 25.12.2014 tarih 2014/20 E. 2014/680 K. sayılı dosyasıyla davalı şirket yetkilisi Mehmet Ali Şimşek aleyhine açılan davada yapılan yargılama sonucunda eylemin 6762 sayılı TTK’nun 64/1. maddesi uyarınca haksız rekabet suçunu oluşturduğundan bahisle mahkumiyet kararı verilmiştir. Karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 74. maddesi (818 sayılı B.K.'nun 53) uyarınca ceza mahkemesince verilen, beraat kararı, kusur ve derecesi, zarar tutarı, temyiz gücü ve yükletilme yeterliği, illiyet gibi esasların hukuk hakimini bağlamayacağı açık ise de ceza hakiminin tespit ettiği maddi olaylarla ve özellikle “fiilin hukuka aykırılığı” konusu ile hukuk hakiminin tamamen bağlı olacağı kabul edilmektedir (Yargıtay HGK.
09. 04.2014 tarih, 2013/4-1008 E. 2014/490 K. sayılı ilamı). Bu bakımdan mahkemece, anılan ceza mahkemesi kararının kesinleşip kesinleşmediği hususu araştırılarak haksız rekabete yönelik dava bakımından ceza mahkemesi kararı tartışılıp değerlendilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiğinden davacı vekilinin bu yöne ilişkin karar düzeltme istemi yerinde görülmekle Dairemizin 08.03.2016 tarih, 2015/5395 Esas-2016/2559 Karar sayılı onama ilamının kaldırılarak, mahkemece verilen kararın açıklanan bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin sair karar düzeltme isteminin HUMK’nun 442. maddesi gereğince REDDİNE; (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin Dairemizin 08.03.2016 tarih, 2015/5395 Esas-2016/2559 Karar sayılı onama ilamına yönelik karar düzeltme isteminin kabulü ile mahkemece verilen kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz, peşin ilam ve karar düzeltme harcının isteği halinde karar düzeltme isteyene iadesine, 05/10/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/372190000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz