Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2016/8883 E. 2017/6208 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
hizmet sözleşmesi↗ tüzel kişilik↗ ek tasfiye↗ eksik inceleme↗ husumet↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, dava konusu edilen personel taşıma hizmetine ilişkin davacı ile davalı arasında yapılmış bir sözleşmenin dosyaya sunulmadığı, davacının daha önce ... Tüketim ve Yardımlaşma Kooperatifi ile sözleşme yaptığı, kooperatifin tasfiye edilmesi üzerine sözlü verilen talimat üzerine işin yapıldığını iddia ettiği, davacı davalı tarafından sözlü talimatın verildiğini de ispat edemediği, hizmet sözleşmesinin yazılı yapılması zorunlu değil ise de davalının hukuki ilişkiyi inkar ettiği, davacının ise hukuki ilişkiyi ispat edemediği, dosyadaki mevcut tüm belgeler incelendiğinde davacı ile davalı arasında hukuki ilişkinin olmadığı, her ne kadar işin yapıldığına dair puantaj belgeler sunulmuş ise de taraflar arasında hiç bir zaman bu yönde bir sözleşme imzalanmadığı ve hukuki ilişkinin kurulmadığı, davacı dava dışı kooperatife sözlü talimatla bir hizmet vermiş ise davacının husumeti ayrı bir tüzel kişiliği olan Kooperatife yöneltmesi gerektiği, davacının bu hali ile davalıya husumet yöneltmesinin mümkün olmadığı gerekçesiyle davanın husumet yönünden reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, personel taşıma işi nedeniyle, taşıma ücretinin tahsili talebine ilişkin olup, mahkemece; taraflar arasında yazılı sözleşme bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de, davacı 01/03/2013 ile 17/04/2013 tarihlerinde ... Tasfiye İşletme Müdürlüğü ile Merkez Tasfiye İşletme Müdürlüğü personellerinin taşıma işini gerçekleştirdiği ve sözlü talimatla bu işi yaptığını iddia etmiş ve hizmeti gerçekleştirdiğine dair iddia edilen döneme ilişkin puantaj kayıtları sunmuştur. Mahkemece davacının sunduğu bu delil incelenip irdelenmeksizin, puantaj tabloları altında bulunan imzaların kimlere ait olduğu, davalıyı bağlayıp bağlamayacağı ve neticesine göre davacının ücret hak edip etmediği belirlenmeksizin eksik inceleme sonucu yukarıda yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/10271 E. 2014/1312 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:havale · dosya masrafı
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davacının paranın nakit çekilmesine ilişkin talimatın davalı Banka'ya ulaştığının ve işlemler nedeniyle «masraf» alınmayacağı konusunda taraflar arasında anlaşma olduğunun ispatlanamadığı, davalı tarafından alınan «havale» ücretinin makul ve yasal olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
2- Ancak, her ne kadar taraflar arasında, işlemlerden «masraf» alınamayacağına dair yazılı bir sözleşme yok ve de davalı da bu hususta sözlü anlaşmanın varlığını inkar etmiş ise de, davacı taraf diğer iddialarının yanında davada, sözlü anlaşmanın varlığının delili olarak, dava konusu işleme kadar yapılan benzer işlemlerden, davalı Banka'nın ücret almadığını ileri sürmüştür.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/9010 E. 2014/17295 K.
Ortak:Alacak
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:iyiniyet kuralı · iyiniyet · taşıma sözleşmesi · taşıyıcı · ıslah · dava sebebi · avans faizi
Benzer bu kararda… şi raporu ve dosya kapsamına göre, davalı idare, götürü bedel üzerinden sözleşme yaptığı halde ihale şartnamesinde yer almayan şekilde sonradan eksik yolcu katılımı «sebebi» ile puantaj hesabı ile davacı şirket aleyhine bedelde değişiklik yapmasının gerek ihale şartnamesine/sözleşmesine gerekse de dürüstlük ve «iyiniyet kurallarına» uygun olmadığı gerekçesiyle, davanın kabulü ile davacının davalıdan 73.590,75 TL (68.139,59 TL+KDV) alacaklı olduğuna, «ıslah» tarihinden itibaren alacağa «avans faizi» tatbik edilerek davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
1-Dava, «taşıma sözleşmesinden» kaynaklanan bakiye alacağın tahsili istemine ilişkin olup, mahkemece yazılı gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Sözleşmenin 6., 36.1 ve 36.2. maddeleri ile taraflar arasında ihtilafsız devam eden puantaja göre yapılan ödemeler gözönüne alındığında, «taşıyıcı» ücretinin puantaja göre ödenmesi gerektiği, sözleşmenin 6. maddesinde belirtilen ücretin ise her halükarda üst sınırı gösterdiğinin anlaşılması gerekirken mahkemec …
-
İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/8909 E. 2015/9535 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:limited şirket ortaklığı · şekil şartı · infazda tereddüt · infaz · işlemiş faiz · limited şirket · kâr payı · icra inkar tazminatı
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında «limited şirket ortaklığına» yönelik olarak sözlü bir anlaşmanın olduğu, bu nedenle davacı tarafça davalının hesabına 100.000 TL'nin yatırıldığı, bunun 6.000 TL'sinin iade edildiği, 94.000 TL'nin ise davalının uhdesinde kaldığı, her ne kadar limited şirket ortaklığına yönelik olarak taraflar arasında sözlü bir anlaşma var ise de bu tür şirketlerde sermaye «payının» devrinin yazılı şekle ve ortaklar kurulunun onayına bağlı olduğu, «şekil şartına» uyulmaması nedeni ile davacının davalı şirkette ortaklık hakkının oluşmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, icra takibine yapılan itirazın iptali ile 94.000 TL alacak ve 37.697,91 TL «işlemiş faiz» için takibinin devamına, %20 «icra inkar tazminatına» hükmedilmesine karar verilmiştir.
Bu durumda mahkemece, «infazda tereddüte» sebep olacak şekilde, itirazın iptaline ve takibin devamına karar verilmesi doğru olmamış, kararın bu yönden bozulması gerekmiş ise de yapılan yanlışlığın giderilmesi, yeniden yargılamayı gerektirmediğinden HUMK.'nın 438/7 nci maddesi uyarınca hükmün, aşağıda yazılı olduğu şekilde düzeltilerek onanmasına karar verilmiştir.
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/2545 E. 2023/2142 K.
Ortak:ek tasfiye · husumet · dava şartı · Alacak
İncelediğiniz karardaTüketim ve Yardımlaşma Kooperatifi ile sözleşme yaptığı, kooperatifin «tasfiye» edilmesi üzerine sözlü verilen talimat üzerine işin yapıldığını iddia ettiği, davacı davalı tarafından sözlü talimatın verildiğini de ispat edemediği, «hizmet sözleşmesinin» yazılı yapılması zorunlu değil ise de davalının hukuki ilişkiyi inkar ettiği, davacının ise hukuki ilişkiyi ispat edemediği, dosyadaki mevcut tüm belgeler incelendiğinde davacı ile davalı arasında hukuki ilişkinin olmadığı, her ne kadar işin yapıldığına dair puantaj belgeler sunulmuş ise de taraflar arasında hiç bir zaman bu yönde bir sözleşme imzalanmadığı ve hukuki ilişkinin kurulmadığı, davacı dava dışı kooperatife sözlü talimatla bir hizmet vermiş ise davacının «husumeti» ayrı bir «tüzel kişiliği» olan Kooperatife yöneltmesi gerektiği, davacının bu hali ile davalıya husumet yöneltmesinin mümkün olmadığı gerekçesiyle davanın husumet yönünden reddine karar ver …
Benzer bu karardaMahkemece 15.04.2015 tarih, 2015/72 E. ve 2015/271 K. sayılı kararı ile davanın «husumet» nedeniyle reddine karar verilmiş, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:fatura · ıslah · yasal faiz · dahili dava
Benzer bu kararda… hak kazandığının kabulünün gerektiği, davacının hak kazandığı ücretin 94.378,31 TL olduğu, her ne kadar bilirkişi raporunda bu miktara Katma Değer Vergisi'nin (KDV) «dahil» olmadığı ifade edilmiş ise de taşıma ücretlerinin piyasa rayiçleri esas alınarak belirlendiği, KDV'nin de belirlenen 94.378,31 TL'lik tutara dahil olduğu ve ayrıca KDV'ye hükmedilemeyeceği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 12.000,00 TL'nin 26.02.2014 tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte, 82.378,31 TL'nin ise 21.06.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin KDV is …
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; KDV isteminin reddinin doğru olmadığını, verilen hizmete ilişkin «fatura» kesileceğini, vergi dairesine bildirimde bulunarak ödeme yapılacağını, KDV alacağının reddinin doğru olmadığını belirterek kararın düzeltilerek onanmasını istemiştir.
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; hesaplama yönteminin hatalı olduğunu, aralarında sözleşme bulunmadığını, faizin tür ve başlangıç tarihine itiraz ettiklerini, yeterli araştırma inceleme yapılmadan «ıslah» doğrultusunda karar verilmesinin doğru olmadığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2016/8883 E. , 2017/6208 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ...
1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 15/04/2015 tarih ve 2015/72-2015/271 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirket tarafından ... ... Gümrük ve Ticaret Bölge Müdürlüğü'ne bağlı birimlerden ... İşletme Müdürlüğü ile Merkez ... İşletme Müdürlüğü personellerinin taşıma işini gerçekleştirilmiş olduğunu, daha önce Gümrük Vakfı tarafından ödemelerin yapıldığını, onun tasfiyeye girmesi sebebiyle Bölge Müdürlüğü ile sözlü anlaşma yapıldığını, müvekkilinin 01.03.2013-17.04.2013 tarihlerinde verdiği hizmete ilişkin hizmet bedelinin ilgili kurum tarafından karşılanmamış olduğunu iddia ederek, 12.000 TL'nin davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili, ... Gümrük ve Ticaret Bölge Müdürlüğü ile bağlantıları ... Gümrük Müdürlüğü, Merkez Tasfiye ve ... İşletme Müdürlükleri personelinin mesaiye geliş gidişlerinin 4-5 yıldan beri ... Çalışanları Tüketim ve Yardımlaşma Kooperatifi ile davacı şirket arasındaki anlaşmaya dayalı olarak karşılandığını, kooperatifin 28/02/2013 tarihinden itibaren hizmetin karşılanmayacağını bildirdiğini ve Bölge Müdürlüğü personelinin mesaiye geliş gidişlerinin personel servis hizmet alımı suretiyle karşılandığını, personel geliş gidişlerinin personel servisi kiralama yoluyla karşılanmasının ihaleye açıldığını, hizmetin karşılanamayacağı için ihalenin iptal edildiğini, davacı ile idare arasında herhangi bir hukuki ilişki bulunmadığını beyanla davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, dava konusu edilen personel taşıma hizmetine ilişkin davacı ile davalı arasında yapılmış bir sözleşmenin dosyaya sunulmadığı, davacının daha önce ... Tüketim ve Yardımlaşma Kooperatifi ile sözleşme yaptığı, kooperatifin tasfiye edilmesi üzerine sözlü verilen talimat üzerine işin yapıldığını iddia ettiği, davacı davalı tarafından sözlü talimatın verildiğini de ispat edemediği, hizmet sözleşmesinin yazılı yapılması zorunlu değil ise de davalının hukuki ilişkiyi inkar ettiği, davacının ise hukuki ilişkiyi ispat edemediği, dosyadaki mevcut tüm belgeler incelendiğinde davacı ile davalı arasında hukuki ilişkinin olmadığı, her ne kadar işin yapıldığına dair puantaj belgeler sunulmuş ise de taraflar arasında hiç bir zaman bu yönde bir sözleşme imzalanmadığı ve hukuki ilişkinin kurulmadığı, davacı dava dışı kooperatife sözlü talimatla bir hizmet vermiş ise davacının husumeti ayrı bir tüzel kişiliği olan Kooperatife yöneltmesi gerektiği, davacının bu hali ile davalıya husumet yöneltmesinin mümkün olmadığı gerekçesiyle davanın husumet yönünden reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, personel taşıma işi nedeniyle, taşıma ücretinin tahsili talebine ilişkin olup, mahkemece; taraflar arasında yazılı sözleşme bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de, davacı 01/03/2013 ile 17/04/2013 tarihlerinde ... Tasfiye İşletme Müdürlüğü ile Merkez Tasfiye İşletme Müdürlüğü personellerinin taşıma işini gerçekleştirdiği ve sözlü talimatla bu işi yaptığını iddia etmiş ve hizmeti gerçekleştirdiğine dair iddia edilen döneme ilişkin puantaj kayıtları sunmuştur. Mahkemece davacının sunduğu bu delil incelenip irdelenmeksizin, puantaj tabloları altında bulunan imzaların kimlere ait olduğu, davalıyı bağlayıp bağlamayacağı ve neticesine göre davacının ücret hak edip etmediği belirlenmeksizin eksik inceleme sonucu yukarıda yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile davacı yararına BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 15/11/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/384570600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz