6102TTK Türk Ticaret Kanunu

İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2015/8909 E. 2015/9535 K. ·

Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
limited şirket ortaklığı şekil şartı infazda tereddüt infaz işlemiş faiz limited şirket kâr payı icra inkar tazminatı inkar tazminatı avans faizi

Atıf yapılan mevzuat: HUMK

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında limited şirket ortaklığına yönelik olarak sözlü bir anlaşmanın olduğu, bu nedenle davacı tarafça davalının hesabına 100.000 TL'nin yatırıldığı, bunun 6.000 TL'sinin iade edildiği, 94.000 TL'nin ise davalının uhdesinde kaldığı, her ne kadar limited şirket ortaklığına yönelik olarak taraflar arasında sözlü bir anlaşma var ise de bu tür şirketlerde sermaye payının devrinin yazılı şekle ve ortaklar kurulunun onayına bağlı olduğu, şekil şartına uyulmaması nedeni ile davacının davalı şirkette ortaklık hakkının oluşmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, icra takibine yapılan itirazın iptali ile 94.000 TL alacak ve 37.697,91 TL işlemiş faiz için takibinin devamına, %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmiştir.

Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.

1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.

2- Davacı, davalı hesabına yatırdığı paranın avans faizi ile birlikte tahsilini isteyebilirse de takip talebinde ''%13,75" oranında faizi ile birlikte asıl alacağın tahsilini talep etmiştir. Bu durumda mahkemece, infazda tereddüte sebep olacak şekilde, itirazın iptaline ve takibin devamına karar verilmesi doğru olmamış, kararın bu yönden bozulması gerekmiş ise de yapılan yanlışlığın giderilmesi, yeniden yargılamayı gerektirmediğinden HUMK.'nın 438/7 nci maddesi uyarınca hükmün, aşağıda yazılı olduğu şekilde düzeltilerek onanmasına karar verilmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Sigorta

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/10271 E. 2014/1312 K.

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/9146 E. 2016/3016 K.

    Ortak:

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/7035 E. 2015/13210 K.

    Ortak:

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2015/8909 E.  ,  2015/9535 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ ANKARA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 12/11/2014

NUMARASI 2013/504-2014/604

Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 12/11/2014 tarih ve 2013/504-2014/604 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkilinin ortak olma amacıyla davalı şirket hesabına 100.000 TL gönderdiğini, ancak şirketin oyun parkı ile birlikte fırın, kafe, restaurat konseptli işletmeyi satması üzerine müvekkilinin şirkete giriş amacının ortadan kalktığını, kaldı ki limited şirketlere ancak bir ortağın hissesinin satın alınmak suretiyle ortak olunabileceğini, davalı yetkilisinin paranın iade edileceği taahhüdüne rağmen ancak 6.000 TL'sinin geri verildiğini, bakiyesinin tahsili için yapılan icra takibine davalının yaptığı itirazın haksız olduğunu ileri sürerek itirazın iptalini ve icra inkâr tazminatının tahsilini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, havalenin "ortaklık bedeli" adı altında gönderildiğini, müvekkilinin de ortaklık isteğini reddetmediğini, bahsi geçen işletmenin zarar ettiği için satıldığını savunarak davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında limited şirket ortaklığına yönelik olarak sözlü bir anlaşmanın olduğu, bu nedenle davacı tarafça davalının hesabına 100.000 TL'nin yatırıldığı, bunun 6.000 TL'sinin iade edildiği, 94.000 TL'nin ise davalının uhdesinde kaldığı, her ne kadar limited şirket ortaklığına yönelik olarak taraflar arasında sözlü bir anlaşma var ise de bu tür şirketlerde sermaye payının devrinin yazılı şekle ve ortaklar kurulunun onayına bağlı olduğu, şekil şartına uyulmaması nedeni ile davacının davalı şirkette ortaklık hakkının oluşmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, icra takibine yapılan itirazın iptali ile 94.000 TL alacak ve 37.697,91 TL işlemiş faiz için takibinin devamına, %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmiştir.

Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.

1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.

2- Davacı, davalı hesabına yatırdığı paranın avans faizi ile birlikte tahsilini isteyebilirse de takip talebinde ''%13,75" oranında faizi ile birlikte asıl alacağın tahsilini talep etmiştir. Bu durumda mahkemece, infazda tereddüte sebep olacak şekilde, itirazın iptaline ve takibin devamına karar verilmesi doğru olmamış, kararın bu yönden bozulması gerekmiş ise de yapılan yanlışlığın giderilmesi, yeniden yargılamayı gerektirmediğinden HUMK.'nın 438/7 nci maddesi uyarınca hükmün, aşağıda yazılı olduğu şekilde düzeltilerek onanmasına karar verilmiştir.

SONUÇ

Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının hüküm bölümünün 1. nolu bendinde yer alan "94.000,00 TL" ibaresinden sonra gelen "alacak ve" kelimesinin hükümden çıkarılarak yerine "asıl alacağın %13,75 oranını geçmemek üzere avans faizi ile birlikte tahsili için ve" ibaresinin yazılmasına, kararın bu şekilde davalı yararına DÜZELTİLEREK ONANMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 28/09/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/130854200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.