Sigorta
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2013/10271 E. 2014/1312 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
havale↗ dosya masrafı↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davacının paranın nakit çekilmesine ilişkin talimatın davalı Banka'ya ulaştığının ve işlemler nedeniyle masraf alınmayacağı konusunda taraflar arasında anlaşma olduğunun ispatlanamadığı, davalı tarafından alınan havale ücretinin makul ve yasal olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Ancak, her ne kadar taraflar arasında, işlemlerden masraf alınamayacağına dair yazılı bir sözleşme yok ve de davalı da bu hususta sözlü anlaşmanın varlığını inkar etmiş ise de, davacı taraf diğer iddialarının yanında davada, sözlü anlaşmanın varlığının delili olarak, dava konusu işleme kadar yapılan benzer işlemlerden, davalı Banka'nın ücret almadığını ileri sürmüştür. Bu durumda mahkemece bu iddia üzerinde durulmadan yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış kararın bu nedenle davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/8909 E. 2015/9535 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:limited şirket ortaklığı · şekil şartı · infazda tereddüt · infaz · işlemiş faiz · limited şirket · kâr payı · icra inkar tazminatı
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında «limited şirket ortaklığına» yönelik olarak sözlü bir anlaşmanın olduğu, bu nedenle davacı tarafça davalının hesabına 100.000 TL'nin yatırıldığı, bunun 6.000 TL'sinin iade edildiği, 94.000 TL'nin ise davalının uhdesinde kaldığı, her ne kadar limited şirket ortaklığına yönelik olarak taraflar arasında sözlü bir anlaşma var ise de bu tür şirketlerde sermaye «payının» devrinin yazılı şekle ve ortaklar kurulunun onayına bağlı olduğu, «şekil şartına» uyulmaması nedeni ile davacının davalı şirkette ortaklık hakkının oluşmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, icra takibine yapılan itirazın iptali ile 94.000 TL alacak ve 37.697,91 TL «işlemiş faiz» için takibinin devamına, %20 «icra inkar tazminatına» hükmedilmesine karar verilmiştir.
Bu durumda mahkemece, «infazda tereddüte» sebep olacak şekilde, itirazın iptaline ve takibin devamına karar verilmesi doğru olmamış, kararın bu yönden bozulması gerekmiş ise de yapılan yanlışlığın giderilmesi, yeniden yargılamayı gerektirmediğinden HUMK.'nın 438/7 nci maddesi uyarınca hükmün, aşağıda yazılı olduğu şekilde düzeltilerek onanmasına karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2013/10271 E. , 2014/1312 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ANKARA 5. SULH HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ 11/04/2013
NUMARASI 2010/2177-2013/438
Taraflar arasında görülen davada Ankara 5. Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 11/04/2013 tarih ve 2010/2177-2013/438 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı banka nezdinde bulunan döviz hesabındaki miktarın, başka bir bankaya havalesi için talimat verdiklerini ancak davalı banka bu işlem için masraf alacağını beyan edince paranın nakit çekilmek istendiğinin bildirildiğini, davalı Banka'nın buna rağmen hesaptaki parayı havale ettiğini, işlem için de masraf kestiğini, hesap açılmadan önce davalı Banka ile işlemlerden masraf alınmayacağı konusunda şifahi olarak anlaşıldığını, dava konusu işleme kadar da davalı Banka'nın hiç masraf almadığını, masraf olarak alınan miktarında makul olmadığını ileri sürerek masraf olarak kesilen 2.234,62 TL'nin (1.515,00 $) tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının hesaptaki parayı nakit çekmek istediğini, meblağın yüksek olması nedeniyle paranın hemen hazır olamayacağı bildirilince davacı tarafından havale talimatı verildiğini ve bu talimata istinaden işlemin yapıldığını, davacı ile aralarında masraf alınmaması yönünde bir anlaşma bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davacının paranın nakit çekilmesine ilişkin talimatın davalı Banka'ya ulaştığının ve işlemler nedeniyle masraf alınmayacağı konusunda taraflar arasında anlaşma olduğunun ispatlanamadığı, davalı tarafından alınan havale ücretinin makul ve yasal olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Ancak, her ne kadar taraflar arasında, işlemlerden masraf alınamayacağına dair yazılı bir sözleşme yok ve de davalı da bu hususta sözlü anlaşmanın varlığını inkar etmiş ise de, davacı taraf diğer iddialarının yanında davada, sözlü anlaşmanın varlığının delili olarak, dava konusu işleme kadar yapılan benzer işlemlerden, davalı Banka'nın ücret almadığını ileri sürmüştür. Bu durumda mahkemece bu iddia üzerinde durulmadan yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış kararın bu nedenle davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 22/01/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/102019600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz