Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2016/8683 E. 2017/6348 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
genel işlem şartları↗ genel işlem koşulları↗ haksız şart↗ ticari kredi sözleşmesi↗ tüketici kredisi↗ ön inceleme aşaması↗ ticari kredi↗ kesin süre↗ genel kredi sözleşmesi↗ komisyon↗ kredi sözleşmesi↗ dosya masrafı↗ kesin hüküm↗ i̇i̇k 72/son↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece bozma ilamına uyularak tüm dosya kapsamına göre, dava konusu kredi sözleşmesinin genel kredi sözleşmesi şeklinde düzenlendiği, ancak davacının ticari faaliyette bulunduğu ve tüketici olmadığını ispata yarar delillerin dosyaya sunulmadığı, özü itibarı ile kredinin tüketici kredisi olduğu kanaati ile davanın kabulü yönünde karar verildiği, Yüksek Mahkeme'nin uyuşmazlığın ticari krediye olduğuna ilişkin bozma kararı üzerine, davaya ticaret mahkemesi olarak devam edildiği, bu kapsamda talebin niteliği de dikkate alınarak davacı vekiline talebini açıklaması için kesin süre verildiği, son durum itibarı ile uyuşmazlığın tüketici hukuku kapsamında değerlendirilmediği ve ticari krediden kaynaklandığı, uyuşmazlığın genel işlem koşulları kapsamında haksız şart niteliğinde olabileceği, ancak talebin açıklanması yönünde verilen süreye rağmen davacının bu yönde herhangi bir talepte bulunulmadığı, dava dilekçesindeki talep itibarı ile sair hususların araştırılmasına gerek görülmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava, taraflar arasında düzenlenen ticari kredi sözleşmesi uyarınca davalı banka tarafından alınan masraf ve komisyon kesintilerinin iadesi istemine ilişkin olup, mahkemece uyuşmazlığın genel işlem koşulları kapsamında haksız şart niteliğinde olabileceği, davacının talebini açıklaması için verilen süre içerisinde herhangi bir talepte bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Taraflar arasında 10.08.2012 tarihinde genel kredi sözleşmesi düzenlendiği, bu tarihte 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun yürürlükte bulunduğu, Kanun'un 20 vd. maddelerinde düzenlenen Genel İşlem Şartları'na ilişkin hükümlerin ticari krediler yönünden de resen uygulanması gerektiği, mahkemece, sözleşmenin esası, tarafların iddia ve taleplerinin bu hükümler çerçevesinde irdelenip davanın esasına girilerek karar verilmesi gerekirken yanılgılı gerekçelerle davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, davacı yararına bozmayı gerektirmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre, davacı vekilinin yukarıdaki bent dışındaki sair temyiz itirazlarının incelenmesine bu aşamada gerek görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Faydalı Model Belgesi Devir Sözleşmesinin İptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/18159 E. 2015/5688 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:sözleşmenin iptali · hakkaniyet · protokol · eksik inceleme
Benzer bu karardaMahkemece, faydalı model belgesinin devrinin 29/03/2004 «protokole» istinaden gerçekleştirilen bir devir olduğu, davalı yanın protokolde belirtilen edimlerini tam olarak yerine getirmediği, bu durumda davacının faydalı model belgesini devretmesinin «hakkaniyete» uygun olmayacağı gerekçesi ile davanın kabulüne, 29/03/2004 tarihli protokol ile 14/04/2004 tarihli ... sayılı “Faydalı Model Belgesi Devir Sözleşmesi”nin iptaline karar verilmiştir.
Dava, davacı ile davalı ... arasında düzenlenen «protokol» ile yine davacı ile davalı şirket arasında noterde yapılan faydalı model belgesinin devri «sözleşmesinin iptali» istemine ilişkindir.
Mahkemece yazılı gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmiş ise de, gerek hükme esas alınan bilirkişi raporunda gerekse mahkeme kararında «protokol» hükümlerinin gerçekleşmemesinde hangi tarafın kusurlu olduğu tartışılmadığı gibi, faydalı model belgesinin devrine ilişkin sözleşme içeriğinin de irdelenmemesi doğru görülmemiş,«eksik inceleme» neticesi verilen hükmün temyiz eden davalılar yararına bozulması gerekmiştir.
-
Taşıma sözleşmesinden kaynaklanan tazminat | İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/12117 E. 2011/4519 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:icra inkar tazminatı · inkar tazminatı · teslim
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davalının kendisine «teslim» edilen malı başkasına teslim ettiği, davalının kargo taşımacılığı ilişkisinde üzerine yüklenen edimi yerine getirmediği, zarardan sorumlu olduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne, itirazın iptaline, «icra inkar tazminatının» tahsiline karar verilmiştir.
Dava, taşımadan kaynaklanan tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece davacı yararına «icra inkar tazminatına» hükmedilmiş ise de özü itibariyle tazminat istemine yönelik olan bu davada alacağın saptanması bilirkişilerce yapılacak incelemeye ve mahkemece takdir olunmasına b …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2016/8683 E. , 2017/6348 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... Asliye Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 04/01/2016 tarih ve 2015/385-2016/7 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı bankanın ... şubesinden 10/08/2012 tarihinde kullandığı ve 11/12/2012 tarihinde erken ödeme ile kapattığı kredi için başlangıçta istihbarat ücreti adı altında 500,00 TL, erken ödeme komisyonu adı altında 1.871,00 TL ödeme yaptığını, krediler nedeniyle tarafından istihbarat ve erken ödeme komisyonu adı altında alınan 2.371,00 TL toplam tahsilat yapıldığını ileri sürerek ödeme tarihlerinden itibaren yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müşteriye Genel Nakdi ve Gayrinakdi Kredi Sözleşmesi uyarınca kredi kullandırıldığını, bu nedenle öncelikle davanın görev yönünden reddi gerektiğini, davacıdan kredi tahsisi nedeniyle 500,00 TL istihbarat ücreti tahsil edildiğini, kredi sözleşmesi imzalanmadan önce davacı tarafın bilgilendirildiğini, mevzuat uyarınca gerekli kesintilerin yapıldığını, bu konuda da karşı tarafla müzakere yapılarak karşı tarafın muvafakatinin alındığını, haksız şart niteliğini taşımadığını ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak tüm dosya kapsamına göre, dava konusu kredi sözleşmesinin genel kredi sözleşmesi şeklinde düzenlendiği, ancak davacının ticari faaliyette bulunduğu ve tüketici olmadığını ispata yarar delillerin dosyaya sunulmadığı, özü itibarı ile kredinin tüketici kredisi olduğu kanaati ile davanın kabulü yönünde karar verildiği, Yüksek Mahkeme'nin uyuşmazlığın ticari krediye olduğuna ilişkin bozma kararı üzerine, davaya ticaret mahkemesi olarak devam edildiği, bu kapsamda talebin niteliği de dikkate alınarak davacı vekiline talebini açıklaması için kesin süre verildiği, son durum itibarı ile uyuşmazlığın tüketici hukuku kapsamında değerlendirilmediği ve ticari krediden kaynaklandığı, uyuşmazlığın genel işlem koşulları kapsamında haksız şart niteliğinde olabileceği, ancak talebin açıklanması yönünde verilen süreye rağmen davacının bu yönde herhangi bir talepte bulunulmadığı, dava dilekçesindeki talep itibarı ile sair hususların araştırılmasına gerek görülmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava, taraflar arasında düzenlenen ticari kredi sözleşmesi uyarınca davalı banka tarafından alınan masraf ve komisyon kesintilerinin iadesi istemine ilişkin olup, mahkemece uyuşmazlığın genel işlem koşulları kapsamında haksız şart niteliğinde olabileceği, davacının talebini açıklaması için verilen süre içerisinde herhangi bir talepte bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Taraflar arasında 10.08.2012 tarihinde genel kredi sözleşmesi düzenlendiği, bu tarihte 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun yürürlükte bulunduğu, Kanun'un 20 vd. maddelerinde düzenlenen Genel İşlem Şartları'na ilişkin hükümlerin ticari krediler yönünden de resen uygulanması gerektiği, mahkemece, sözleşmenin esası, tarafların iddia ve taleplerinin bu hükümler çerçevesinde irdelenip davanın esasına girilerek karar verilmesi gerekirken yanılgılı gerekçelerle davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, davacı yararına bozmayı gerektirmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre, davacı vekilinin yukarıdaki bent dışındaki sair temyiz itirazlarının incelenmesine bu aşamada gerek görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 20/11/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/383655300 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz