6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Tbk 445

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2016/13653 E. 2017/6322 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi: Haksız rekabet

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
tbk 445 belirsiz süreli sözleşme çalışma özgürlüğü çalışma hürriyeti işçilik alacakları rekabet yasağı ibraname kısıtlılık cezai şart hizmet sözleşmesi oy yasağı tbk 99 tüzel kişilik ticari defter taahhütname cy/cy kaydı e-defter

Atıf yapılan mevzuat: TBK — TBK 445

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında rekabet yasağı taahhütnamesi düzenlenmiş ise de, davalı ile belirsiz süreli iş sözleşmesi imzalayan şirketin dava dışı şirket olduğu, her iki şirketin aynı grup şirket olmasına rağmen tüzel kişiliklerinin farklı olduğu ve fiilen davalının dava dışı şirkette çalıştığı, davacı ile davalı arasında akdedilmiş geçerli bir iş sözleşmesinin bulunmadığı, rekabet yasağı taahhütnamesinin konu bakımından geniş tutulduğu, davalının çalışma hürriyetini kısıtladığı, davalının mesleğini icra edemeyeceği yükümlülükler yüklediği, davalının davacı şirkette çalıştığı varsayılsa bile davacı firma ile davalının iş akdinin sona ermesinden sonra çalıştığı dava dışı firmanın farklı alanlarda faal olduğu, davalının çalıştığı şirketle davacı şirketin ortak müşterileri olmasının davalı aleyhine tazminata yeterli delil olmadığı, davalının rekabet yasağına aykırı bir davranış sergilemediği, davacı tarafın iddialarını ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

1-) Dava, taraflar arasında düzenlenen rekabet yasağı taahhütnamesinde öngörülen rekabet yasağına aykırılık nedeniyle cezai şartın tahsili istemine ilişkindir.

Dosya kapsamından, her ne kadar davacı ile belirsiz süreli iş sözleşmesinin dava dışı ...i Tic. A.Ş. ile yapılmışsa da, davalının dava konusu rekabet yasağı taahhütnamesinin davacı şirketle yapıldığı, davacının da imzasının bulunduğu çalışma belgesinin davacı şirketçe düzenlendiği, yine davacı ile davalı arasında çalıştığı dönem işçilik alacaklarına dair ibranamenin düzenlendiği, bütün bu hususlar dikkate alındığında taraflar arasında iş ve rekabet yasağı ilişkisi olduğu anlaşılmaktadır.

Rekabet yasağı kaydı karşısında, işverenin somut bir zarara uğraması gerekmemekte olup, işçinin yaptığı iş nedeniyle edindiği bilgileri, çalışmaya başladığı başka bir rakip işletmede kullanarak davacı işverene önemli ölçüde zarar verme ihtimalinin bulunması yeterlidir. Bu itibarla mahkemece, davalının davacı şirketten ayrıldıktan sonra çalışmaya başladığı dava dışı şirketin davacı şirketle aynı iş kolunda faal olup olmadığı hususunda; dava dışı şirketin ticari defter, belge ve kayıtları da değerlendirilmek suretiyle oluşacak sonuca göre bir karar vermek gerekirken, davalının çalıştığı şirketle davacı şirketin nace kodu ve meslek grubunun farklı olduğu, farklı alanlarda faal olduklarından ortak müşterilerinin olmasının rekabet yasağına aykırılık anlamına gelmeyeceği gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmesi yerinde görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.

2-) Ayrıca, taraflar arasındaki rekabet yasağı taahhütnamesinde iş akdinin sona ermesinden sonrası için rekabet yasağının düzenlenmiş olması nedeniyle, iş akdinin sona erdiği 27.12.2013 tarihi itibariyle uyuşmazlıkta 6098 sayılı TBK'nin 445. maddesi tatbik edilecektir. Somut olayda, taraflar arasındaki iş sözleşmesinin 1.1 ve 1.2 maddelerinde 1 yıllık rekabet yasağı süresi Marmara Bölgesi'nde geçerli olmak üzere öngörülmüş, işin türü bakımından ise kısıtlama yapılmamıştır. TBK'nin 445/1 fıkrasında bu tür sözleşmeler bakımından yer, zaman ve işin türü bakımından sınırlama öngörüldüğü gibi, aynı maddenin ikinci fıkrasında da mahkemece aşırı nitelikteki rekabet yasağı hükümlerinin kapsamı veya süresi bakımından sınırlandırılabileceği düzenlenmiştir. Bu durumda, mahkemece taraflar arasındaki hizmet sözleşmenin TBK'nin 445/2. maddesi çerçevesinde değerlendirilip, tartışılarak bir sonuca gidilmesi gerekirken, rekabet yasağının konu bakımından sınırlandırılmadığı, bu hususun da Anayasa'da öngörülen çalışma özgürlüğü ilkesine aykırılık taşıdığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Rekabet yasağının ihlali nedeniyle cezai şart alacağının tahsili

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/1828 E. 2020/287 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Rekabet yasağının ihlali nedeniyle cezai şart alacağının tahsili

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/1828 E. 2020/287 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Rekabet yasağı sözleşmesinin ihlali iddiasına dayalı cezai şart

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/1461 E. 2019/8220 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

4 benzer karar daha
  • Tbk 445

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/4347 E. 2017/6591 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Rekabet yasağı sözleşmesinin ihlali iddiasına dayalı cezai şart

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/3000 E. 2019/4468 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Cezai şart

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/935 E. 2022/6867 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Hakimin takdir yetkisi

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/2351 E. 2017/1598 K.

    Ortak:

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2016/13653 E.  ,  2017/6322 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada ...

3. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 10/09/2015 tarih ve 2014/559-2015/502 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, davalının davacı şirkette ürün satış mühendisi olarak çalıştığını, 27.12.2013 tarihinde istifa ederek iş akdini sonlandırdığını, taraflar arasında 03.01.2008 tarihli rekabet yasağı taahhütnamesinin imzalandığını, buna göre davalının iş akdinin feshinden itibaren 1 yıl içerisinde işverenin faaliyet alanına giren aynı veya benzer işle iştigal eden bir işi kendi namına yapmayacağını, böyle bir şirkette çalışmayacağını, bu hususa aykırılık halinde cezai şartın ödeneceğinin düzenlendiğini, davalının iş akdinin sona ermesinden sonra dava dışı firmada çalışmaya başladığını, firmanın adresinin rekabet yasağı kapsamında bulunan ... Bölgesinde olduğunu, davalının rekabet yasağını ihlal ettiğini ileri sürerek, fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla 78.600,00 TL cezai şartın 29/05/2014 tarihinden itibaren işleyecek aylık % 2 temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, taahhütnamenin geçerliliğinin bulunmadığını, müvekkilinin riskli gebelik geçirdiği için iş akdini haklı sebeplerle sonlandırdığını, bunun rekabet yasağı yükümlülüklerini ortadan kaldırdığını, talep edilen cezai şart miktarı ve faizin geçersiz ve fahiş olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında rekabet yasağı taahhütnamesi düzenlenmiş ise de, davalı ile belirsiz süreli iş sözleşmesi imzalayan şirketin dava dışı şirket olduğu, her iki şirketin aynı grup şirket olmasına rağmen tüzel kişiliklerinin farklı olduğu ve fiilen davalının dava dışı şirkette çalıştığı, davacı ile davalı arasında akdedilmiş geçerli bir iş sözleşmesinin bulunmadığı, rekabet yasağı taahhütnamesinin konu bakımından geniş tutulduğu, davalının çalışma hürriyetini kısıtladığı, davalının mesleğini icra edemeyeceği yükümlülükler yüklediği, davalının davacı şirkette çalıştığı varsayılsa bile davacı firma ile davalının iş akdinin sona ermesinden sonra çalıştığı dava dışı firmanın farklı alanlarda faal olduğu, davalının çalıştığı şirketle davacı şirketin ortak müşterileri olmasının davalı aleyhine tazminata yeterli delil olmadığı, davalının rekabet yasağına aykırı bir davranış sergilemediği, davacı tarafın iddialarını ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

1-) Dava, taraflar arasında düzenlenen rekabet yasağı taahhütnamesinde öngörülen rekabet yasağına aykırılık nedeniyle cezai şartın tahsili istemine ilişkindir.

Dosya kapsamından, her ne kadar davacı ile belirsiz süreli iş sözleşmesinin dava dışı ...i Tic. A.Ş. ile yapılmışsa da, davalının dava konusu rekabet yasağı taahhütnamesinin davacı şirketle yapıldığı, davacının da imzasının bulunduğu çalışma belgesinin davacı şirketçe düzenlendiği, yine davacı ile davalı arasında çalıştığı dönem işçilik alacaklarına dair ibranamenin düzenlendiği, bütün bu hususlar dikkate alındığında taraflar arasında iş ve rekabet yasağı ilişkisi olduğu anlaşılmaktadır.

Rekabet yasağı kaydı karşısında, işverenin somut bir zarara uğraması gerekmemekte olup, işçinin yaptığı iş nedeniyle edindiği bilgileri, çalışmaya başladığı başka bir rakip işletmede kullanarak davacı işverene önemli ölçüde zarar verme ihtimalinin bulunması yeterlidir. Bu itibarla mahkemece, davalının davacı şirketten ayrıldıktan sonra çalışmaya başladığı dava dışı şirketin davacı şirketle aynı iş kolunda faal olup olmadığı hususunda; dava dışı şirketin ticari defter, belge ve kayıtları da değerlendirilmek suretiyle oluşacak sonuca göre bir karar vermek gerekirken, davalının çalıştığı şirketle davacı şirketin nace kodu ve meslek grubunun farklı olduğu, farklı alanlarda faal olduklarından ortak müşterilerinin olmasının rekabet yasağına aykırılık anlamına gelmeyeceği gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmesi yerinde görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.

2-) Ayrıca, taraflar arasındaki rekabet yasağı taahhütnamesinde iş akdinin sona ermesinden sonrası için rekabet yasağının düzenlenmiş olması nedeniyle, iş akdinin sona erdiği 27.12.2013 tarihi itibariyle uyuşmazlıkta 6098 sayılı TBK'nin 445. maddesi tatbik edilecektir. Somut olayda, taraflar arasındaki iş sözleşmesinin 1.1 ve 1.2 maddelerinde 1 yıllık rekabet yasağı süresi Marmara Bölgesi'nde geçerli olmak üzere öngörülmüş, işin türü bakımından ise kısıtlama yapılmamıştır. TBK'nin 445/1 fıkrasında bu tür sözleşmeler bakımından yer, zaman ve işin türü bakımından sınırlama öngörüldüğü gibi, aynı maddenin ikinci fıkrasında da mahkemece aşırı nitelikteki rekabet yasağı hükümlerinin kapsamı veya süresi bakımından sınırlandırılabileceği düzenlenmiştir.

Bu durumda, mahkemece taraflar arasındaki hizmet sözleşmenin TBK'nin 445/2. maddesi çerçevesinde değerlendirilip, tartışılarak bir sonuca gidilmesi gerekirken, rekabet yasağının konu bakımından sınırlandırılmadığı, bu hususun da Anayasa'da öngörülen çalışma özgürlüğü ilkesine aykırılık taşıdığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.

SONUÇ

Yukarıda (1) ve (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 20/11/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/383071500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.