Tbk 445
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2016/13653 E. 2017/6322 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
tbk 445↗ belirsiz süreli sözleşme↗ çalışma özgürlüğü↗ çalışma hürriyeti↗ işçilik alacakları↗ rekabet yasağı↗ ibraname↗ kısıtlılık↗ cezai şart↗ hizmet sözleşmesi↗ oy yasağı↗ tbk 99↗ tüzel kişilik↗ ticari defter↗ taahhütname↗ cy/cy kaydı↗ e-defter↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında rekabet yasağı taahhütnamesi düzenlenmiş ise de, davalı ile belirsiz süreli iş sözleşmesi imzalayan şirketin dava dışı şirket olduğu, her iki şirketin aynı grup şirket olmasına rağmen tüzel kişiliklerinin farklı olduğu ve fiilen davalının dava dışı şirkette çalıştığı, davacı ile davalı arasında akdedilmiş geçerli bir iş sözleşmesinin bulunmadığı, rekabet yasağı taahhütnamesinin konu bakımından geniş tutulduğu, davalının çalışma hürriyetini kısıtladığı, davalının mesleğini icra edemeyeceği yükümlülükler yüklediği, davalının davacı şirkette çalıştığı varsayılsa bile davacı firma ile davalının iş akdinin sona ermesinden sonra çalıştığı dava dışı firmanın farklı alanlarda faal olduğu, davalının çalıştığı şirketle davacı şirketin ortak müşterileri olmasının davalı aleyhine tazminata yeterli delil olmadığı, davalının rekabet yasağına aykırı bir davranış sergilemediği, davacı tarafın iddialarını ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1-) Dava, taraflar arasında düzenlenen rekabet yasağı taahhütnamesinde öngörülen rekabet yasağına aykırılık nedeniyle cezai şartın tahsili istemine ilişkindir.
Dosya kapsamından, her ne kadar davacı ile belirsiz süreli iş sözleşmesinin dava dışı ...i Tic. A.Ş. ile yapılmışsa da, davalının dava konusu rekabet yasağı taahhütnamesinin davacı şirketle yapıldığı, davacının da imzasının bulunduğu çalışma belgesinin davacı şirketçe düzenlendiği, yine davacı ile davalı arasında çalıştığı dönem işçilik alacaklarına dair ibranamenin düzenlendiği, bütün bu hususlar dikkate alındığında taraflar arasında iş ve rekabet yasağı ilişkisi olduğu anlaşılmaktadır.
Rekabet yasağı kaydı karşısında, işverenin somut bir zarara uğraması gerekmemekte olup, işçinin yaptığı iş nedeniyle edindiği bilgileri, çalışmaya başladığı başka bir rakip işletmede kullanarak davacı işverene önemli ölçüde zarar verme ihtimalinin bulunması yeterlidir. Bu itibarla mahkemece, davalının davacı şirketten ayrıldıktan sonra çalışmaya başladığı dava dışı şirketin davacı şirketle aynı iş kolunda faal olup olmadığı hususunda; dava dışı şirketin ticari defter, belge ve kayıtları da değerlendirilmek suretiyle oluşacak sonuca göre bir karar vermek gerekirken, davalının çalıştığı şirketle davacı şirketin nace kodu ve meslek grubunun farklı olduğu, farklı alanlarda faal olduklarından ortak müşterilerinin olmasının rekabet yasağına aykırılık anlamına gelmeyeceği gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmesi yerinde görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
2-) Ayrıca, taraflar arasındaki rekabet yasağı taahhütnamesinde iş akdinin sona ermesinden sonrası için rekabet yasağının düzenlenmiş olması nedeniyle, iş akdinin sona erdiği 27.12.2013 tarihi itibariyle uyuşmazlıkta 6098 sayılı TBK'nin 445. maddesi tatbik edilecektir. Somut olayda, taraflar arasındaki iş sözleşmesinin 1.1 ve 1.2 maddelerinde 1 yıllık rekabet yasağı süresi Marmara Bölgesi'nde geçerli olmak üzere öngörülmüş, işin türü bakımından ise kısıtlama yapılmamıştır. TBK'nin 445/1 fıkrasında bu tür sözleşmeler bakımından yer, zaman ve işin türü bakımından sınırlama öngörüldüğü gibi, aynı maddenin ikinci fıkrasında da mahkemece aşırı nitelikteki rekabet yasağı hükümlerinin kapsamı veya süresi bakımından sınırlandırılabileceği düzenlenmiştir. Bu durumda, mahkemece taraflar arasındaki hizmet sözleşmenin TBK'nin 445/2. maddesi çerçevesinde değerlendirilip, tartışılarak bir sonuca gidilmesi gerekirken, rekabet yasağının konu bakımından sınırlandırılmadığı, bu hususun da Anayasa'da öngörülen çalışma özgürlüğü ilkesine aykırılık taşıdığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Rekabet yasağının ihlali nedeniyle cezai şart alacağının tahsili
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/1828 E. 2020/287 K.
Ortak:rekabet yasağı · cezai şart · oy yasağı · cy/cy kaydı
İncelediğiniz kararda1-) Dava, taraflar arasında düzenlenen «rekabet yasağı» «taahhütnamesinde» öngörülen rekabet yasağına aykırılık nedeniyle «cezai şartın» tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında «rekabet yasağı» «taahhütnamesi» düzenlenmiş ise de, davalı ile belirsiz süreli iş sözleşmesi imzalayan şirketin dava dışı şirket olduğu, her iki şirketin aynı grup şirket olmasına rağmen «tüzel kişiliklerinin» farklı olduğu ve fiilen davalının dava dışı şirkette çalıştığı, davacı ile davalı arasında akdedilmiş geçerli bir iş sözleşmesinin bulunmadığı, rekabet yasağı taahhütnamesinin konu bakımından geniş tutulduğu, davalının «çalışma hürriyetini» «kısıtladığı», davalının mesleğini icra edemeyeceği yükümlülükler yüklediği, davalının davacı şirkette çalıştığı varsayılsa bile davacı firma ile davalının iş akdinin sona ermes …
A.Ş. ile yapılmışsa da, davalının dava konusu «rekabet yasağı» «taahhütnamesinin» davacı şirketle yapıldığı, davacının da imzasının bulunduğu çalışma belgesinin davacı şirketçe düzenlendiği, yine davacı ile davalı arasında çalıştığı dönem «işçilik alacaklarına» dair «ibranamenin» düzenlendiği, bütün bu hususlar dikkate alındığında taraflar arasında iş ve rekabet yasağı ilişkisi olduğu anlaşılmaktadır.
Benzer bu karardaDava, «rekabet yasağının» ihlali nedeniyle «cezai şart» alacağının tahsili istemine ilişkin olup, mahkemece, davacının uğradığı zararı kanıtlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
TBK'nin 445/1 fıkrasında «rekabet yasağı» «kaydı» içeren sözleşmelerde yer, zaman ve işin türü bakımından sınırlama öngörüldüğü gibi, aynı maddenin ikinci fıkrasında da mahkemece aşırı nitelikteki rekabet yasağı hükümlerinin kapsamı veya süresi bakımından sınırlandırılabileceği düzenlenmiştir.
2.Ayrıca, taraflar arasındaki «rekabet yasağı sözleşmesinde» iş akdinin sona ermesinden sonrası için rekabet yasağının düzenlenmiş olması nedeniyle, iş akdinin sona erdiği 17.09.2014 tarihi itibariyle uyuşmazlıkta 6098 sayılı TBK'nin 445. maddesi tatbik edilecektir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:rekabet yasağı sözleşmesi
Benzer bu kararda2.Ayrıca, taraflar arasındaki «rekabet yasağı sözleşmesinde» iş akdinin sona ermesinden sonrası için rekabet yasağının düzenlenmiş olması nedeniyle, iş akdinin sona erdiği 17.09.2014 tarihi itibariyle uyuşmazlıkta 6098 sayılı TBK'nin 445. maddesi tatbik edilecektir.
-
Rekabet yasağının ihlali nedeniyle cezai şart alacağının tahsili
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/1828 E. 2020/287 K.
Ortak:rekabet yasağı · cezai şart · oy yasağı · cy/cy kaydı
İncelediğiniz kararda1-) Dava, taraflar arasında düzenlenen «rekabet yasağı» «taahhütnamesinde» öngörülen rekabet yasağına aykırılık nedeniyle «cezai şartın» tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında «rekabet yasağı» «taahhütnamesi» düzenlenmiş ise de, davalı ile belirsiz süreli iş sözleşmesi imzalayan şirketin dava dışı şirket olduğu, her iki şirketin aynı grup şirket olmasına rağmen «tüzel kişiliklerinin» farklı olduğu ve fiilen davalının dava dışı şirkette çalıştığı, davacı ile davalı arasında akdedilmiş geçerli bir iş sözleşmesinin bulunmadığı, rekabet yasağı taahhütnamesinin konu bakımından geniş tutulduğu, davalının «çalışma hürriyetini» «kısıtladığı», davalının mesleğini icra edemeyeceği yükümlülükler yüklediği, davalının davacı şirkette çalıştığı varsayılsa bile davacı firma ile davalının iş akdinin sona ermes …
A.Ş. ile yapılmışsa da, davalının dava konusu «rekabet yasağı» «taahhütnamesinin» davacı şirketle yapıldığı, davacının da imzasının bulunduğu çalışma belgesinin davacı şirketçe düzenlendiği, yine davacı ile davalı arasında çalıştığı dönem «işçilik alacaklarına» dair «ibranamenin» düzenlendiği, bütün bu hususlar dikkate alındığında taraflar arasında iş ve rekabet yasağı ilişkisi olduğu anlaşılmaktadır.
Benzer bu karardaDava, «rekabet yasağının» ihlali nedeniyle «cezai şart» alacağının tahsili istemine ilişkin olup, mahkemece, davacının uğradığı zararı kanıtlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
TBK'nin 445/1 fıkrasında «rekabet yasağı» «kaydı» içeren sözleşmelerde yer, zaman ve işin türü bakımından sınırlama öngörüldüğü gibi, aynı maddenin ikinci fıkrasında da mahkemece aşırı nitelikteki rekabet yasağı hükümlerinin kapsamı veya süresi bakımından sınırlandırılabileceği düzenlenmiştir.
2.Ayrıca, taraflar arasındaki «rekabet yasağı sözleşmesinde» iş akdinin sona ermesinden sonrası için rekabet yasağının düzenlenmiş olması nedeniyle, iş akdinin sona erdiği 17.09.2014 tarihi itibariyle uyuşmazlıkta 6098 sayılı TBK'nin 445. maddesi tatbik edilecektir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:rekabet yasağı sözleşmesi
Benzer bu kararda2.Ayrıca, taraflar arasındaki «rekabet yasağı sözleşmesinde» iş akdinin sona ermesinden sonrası için rekabet yasağının düzenlenmiş olması nedeniyle, iş akdinin sona erdiği 17.09.2014 tarihi itibariyle uyuşmazlıkta 6098 sayılı TBK'nin 445. maddesi tatbik edilecektir.
-
Rekabet yasağı sözleşmesinin ihlali iddiasına dayalı cezai şart
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/1461 E. 2019/8220 K.
Ortak:çalışma hürriyeti · rekabet yasağı · kısıtlılık · cezai şart · oy yasağı · taahhütname · cy/cy kaydı
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında «rekabet yasağı» «taahhütnamesi» düzenlenmiş ise de, davalı ile belirsiz süreli iş sözleşmesi imzalayan şirketin dava dışı şirket olduğu, her iki şirketin aynı grup şirket olmasına rağmen «tüzel kişiliklerinin» farklı olduğu ve fiilen davalının dava dışı şirkette çalıştığı, davacı ile davalı arasında akdedilmiş geçerli bir iş sözleşmesinin bulunmadığı, rekabet yasağı taahhütnamesinin konu bakımından geniş tutulduğu, davalının «çalışma hürriyetini» «kısıtladığı», davalının mesleğini icra edemeyeceği yükümlülükler yüklediği, davalının davacı şirkette çalıştığı varsayılsa bile davacı firma ile davalının iş akdinin sona ermes …
1-) Dava, taraflar arasında düzenlenen «rekabet yasağı» «taahhütnamesinde» öngörülen rekabet yasağına aykırılık nedeniyle «cezai şartın» tahsili istemine ilişkindir.
A.Ş. ile yapılmışsa da, davalının dava konusu «rekabet yasağı» «taahhütnamesinin» davacı şirketle yapıldığı, davacının da imzasının bulunduğu çalışma belgesinin davacı şirketçe düzenlendiği, yine davacı ile davalı arasında çalıştığı dönem «işçilik alacaklarına» dair «ibranamenin» düzenlendiği, bütün bu hususlar dikkate alındığında taraflar arasında iş ve rekabet yasağı ilişkisi olduğu anlaşılmaktadır.
Benzer bu karardaMahkemece, sözleşmeye aykırı davranılması halinde personelin aylık ücretinin brüt 20 katı tutarında «cezai şart» ödemeyi taraflar peşinen kabul etmiş olduğu, davalının çalışmış olduğu her iki iş yerinin faaliyet konusunun da konsantre boya imalatı olduğu, dolayısıyla taraflar arasındaki sözleşmenin 3. maddesinde belirtilen «rekabet yasağına» aykırı hareket sonucu «taahhüt» edilen cezai şarta davacının hak kazanmış olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar vermiştir.
1.) Dava, «rekabet yasağı sözleşmesinin ihlali» iddiasına dayalı «cezai şart» istemine ilişkindir.
Ancak, «rekabet yasağı» «kaydı» karşısında, işverenin somut bir zarara uğraması gerekmemekte olup, işçinin yaptığı iş nedeniyle edindiği bilgileri, çalışmaya başladığı başka bir rakip işletmede kullanarak davacı işverene önemli ölçüde zarar verme ihtimalinin bulunması yeterlidir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:üretim sırları · müşteri çevresi · rekabet yasağı sözleşmesi · zararın ispatı · sözleşmenin ihlali
Benzer bu karardaŞti'de çalışmaya başlamasının «çalışma hürriyetinin» bir gereği olduğu, bu şirketin davalıya daha fazla avantajlar sağlaması nedeni ile çalışmasının kabul edilebileceği, davacı tarafça, müşterileri olan firmaların kendileriyle çalışmayı bırakıp davadışı Tosaf Plastik Ltd Şti. ile çalıştığına dair somut olgu ileri sürülmediği, bölge satış elemanı olarak çalışan davalı işçinin işletmede çalıştığı durumitibariyle üretim bilgilerine ulaşmak ve bu bilgileri kullanmak suretiyle işletmenin önemli bir zarara uğramasına sebebiyet verme ihtimalinin bulunmadığı, davacıya ait «müşteri çevresi», «üretim sırları» ve davacının yaptığı işlere ilişkin bilgilerin davalı tarafından yeni girdiği işte kullanıldığı ve davacının uğradığını iddia ettiği «zararı ispat» edemediği gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, kararın kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmiştir.
1.) Dava, «rekabet yasağı sözleşmesinin ihlali» iddiasına dayalı «cezai şart» istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiş olup, davalı vekilinin istinaf kanun yoluna başvurması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, davacının uğradığı «zararı ispat» edemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
2-) Ayrıca, taraflar arasındaki «rekabet yasağı sözleşmesinde» iş akdinin sona ermesinden sonrası için rekabet yasağının düzenlenmiş olması nedeniyle, iş akdinin sona erdiği 11.07.2014 tarihi itibariyle uyuşmazlıkta 6098 sayılı TBK'nin 445. maddesi tatbik edilecektir.
4 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/4347 E. 2017/6591 K.
Ortak:çalışma özgürlüğü · rekabet yasağı · kısıtlılık · cezai şart · hizmet sözleşmesi · oy yasağı · cy/cy kaydı
İncelediğiniz karardaBu durumda, mahkemece taraflar arasındaki «hizmet sözleşmenin» TBK'nin 445/2. maddesi çerçevesinde değerlendirilip, tartışılarak bir sonuca gidilmesi gerekirken, «rekabet yasağının» konu bakımından sınırlandırılmadığı, bu hususun da Anayasa'da öngörülen «çalışma özgürlüğü» ilkesine aykırılık taşıdığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında «rekabet yasağı» «taahhütnamesi» düzenlenmiş ise de, davalı ile belirsiz süreli iş sözleşmesi imzalayan şirketin dava dışı şirket olduğu, her iki şirketin aynı grup şirket olmasına rağmen «tüzel kişiliklerinin» farklı olduğu ve fiilen davalının dava dışı şirkette çalıştığı, davacı ile davalı arasında akdedilmiş geçerli bir iş sözleşmesinin bulunmadığı, rekabet yasağı taahhütnamesinin konu bakımından geniş tutulduğu, davalının «çalışma hürriyetini» «kısıtladığı», davalının mesleğini icra edemeyeceği yükümlülükler yüklediği, davalının davacı şirkette çalıştığı varsayılsa bile davacı firma ile davalının iş akdinin sona ermes …
1-) Dava, taraflar arasında düzenlenen «rekabet yasağı» «taahhütnamesinde» öngörülen rekabet yasağına aykırılık nedeniyle «cezai şartın» tahsili istemine ilişkindir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının, «haksız rekabetin» oluştuğunu gösteren delilleri sunmak ve işçinin hangi ticari sırlara vakıf olmak sureti ile rakip firmanın menfaatine yarar sağladığını açıklaması gerektiği, haksız rekabete ilişkin «cezai şartın» "... ..." varsayımına dayalı olarak peşinen tahakkuk etmeyeceği, davalının işten ayrıldıktan sonra bir takım ticari sırları rakip firmaya taşıdığı ve rakip firmanın da bundan haksız yarar sağladığının açıkça belirlenmesi gerektiği, davalının somut olarak hangi bilgiye ulaştığı ve davacının hangi ticari yararını engellediğinin ortaya konulmadığı, soyut olarak her çalışanın işten ayrıldıktan sonra aynı sektörde başka bir firmada işe girmesinin haksız rekabet tehlikesi doğurmayacağı, taraflar arasındaki sözleşmede «rekabet yasağına» yönelik belli bir bölgenin belirlenmemiş olması nedeni ile de söz konusu sözleşme hükmünün Anayasanın «çalışma özgürlüğü» ilkesine aykırılık taşıdığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bu durumda, mahkemece taraflar arasındaki «hizmet sözleşmenin» TBK'nin 445/2. maddesi çerçevesinde değerlendirilip, tartışılarak bir sonuca gidilmesi gerekirken, «rekabet yasağının» yer konusunda sınırlandırılmadığı, bu hususun da Anayasa'da öngörülen «çalışma özgürlüğü» ilkesine aykırılık taşıdığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
1-) Dava, taraflar arasında düzenlenen iş sözleşmesinde öngörülen «rekabet yasağına» aykırılık nedeniyle «cezai şartın» tahsili istemine ilişkindir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:haksız rekabet
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının, «haksız rekabetin» oluştuğunu gösteren delilleri sunmak ve işçinin hangi ticari sırlara vakıf olmak sureti ile rakip firmanın menfaatine yarar sağladığını açıklaması gerektiği, haksız rekabete ilişkin «cezai şartın» "... ..." varsayımına dayalı olarak peşinen tahakkuk etmeyeceği, davalının işten ayrıldıktan sonra bir takım ticari sırları rakip firmaya taşıdığı ve rakip firmanın da bundan haksız yarar sağladığının açıkça belirlenmesi gerektiği, davalının somut olarak hangi bilgiye ulaştığı ve davacının hangi ticari yararını engellediğinin ortaya konulmadığı, soyut olarak her çalışanın işten ayrıldıktan sonra aynı sektörde başka bir firmada işe girmesinin haksız rekabet tehlikesi doğurmayacağı, taraflar arasındaki sözleşmede «rekabet yasağına» yönelik belli bir bölgenin belirlenmemiş olması nedeni ile de söz konusu sözleşme hükmünün Anayasanın «çalışma özgürlüğü» ilkesine aykırılık taşıdığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bu itibarla mahkemenin, «haksız rekabete» ilişkin «cezai şartın» "muhtemel tehlike" varsayımına dayalı olarak peşinen tahakkuk etmeyeceği, davalının işten ayrıldıktan sonra bir takım ticari sırları rakip firmaya taşıdığı ve raki …
-
Rekabet yasağı sözleşmesinin ihlali iddiasına dayalı cezai şart
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/3000 E. 2019/4468 K.
Ortak:rekabet yasağı · cezai şart · hizmet sözleşmesi · oy yasağı
İncelediğiniz kararda1-) Dava, taraflar arasında düzenlenen «rekabet yasağı» «taahhütnamesinde» öngörülen rekabet yasağına aykırılık nedeniyle «cezai şartın» tahsili istemine ilişkindir.
Bu durumda, mahkemece taraflar arasındaki «hizmet sözleşmenin» TBK'nin 445/2. maddesi çerçevesinde değerlendirilip, tartışılarak bir sonuca gidilmesi gerekirken, «rekabet yasağının» konu bakımından sınırlandırılmadığı, bu hususun da Anayasa'da öngörülen «çalışma özgürlüğü» ilkesine aykırılık taşıdığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında «rekabet yasağı» «taahhütnamesi» düzenlenmiş ise de, davalı ile belirsiz süreli iş sözleşmesi imzalayan şirketin dava dışı şirket olduğu, her iki şirketin aynı grup şirket olmasına rağmen «tüzel kişiliklerinin» farklı olduğu ve fiilen davalının dava dışı şirkette çalıştığı, davacı ile davalı arasında akdedilmiş geçerli bir iş sözleşmesinin bulunmadığı, rekabet yasağı taahhütnamesinin konu bakımından geniş tutulduğu, davalının «çalışma hürriyetini» «kısıtladığı», davalının mesleğini icra edemeyeceği yükümlülükler yüklediği, davalının davacı şirkette çalıştığı varsayılsa bile davacı firma ile davalının iş akdinin sona ermes …
Benzer bu karardaAncak dava konusu 01.07.2010 tarihli «hizmet sözleşmesinin» “Rekabet Yasağı ve Eğitim Masrafları” başlıklı 12. maddesindeki «cezai şarta» ilişkin düzenleme, hizmet sözleşmesine ilişkin olmayıp hizmet sözleşmesinin sona ermesinden sonraki 1 yıl için geçerli olan «rekabet yasağı sözleşmesine» ilişkindir.
Her ne kadar dava konusu «rekabet yasağı» ve buna dayalı «cezai şarta» ilişkin sözleşme, taraflarca «hizmet sözleşmesi» içerisinde akdedilmişse de hizmet sözleşmesinin sona ermesiyle beraber hüküm ifade edeceği gözetilerek mahkemece, 6098 sayılı TBK’nın 445/2 maddesi uyarınca bir değerlendirme yapılıp hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya göre; 6098 sayılı TBK’nın 445. maddesinde hakime aşırı nitelikteki «rekabet yasağının» kapsamını ve süresini sınırlama «yetkisinin» verildiği, ancak anılan sınırlamanın ön şartının işverenin üstlendiği «karşı edimin» mevcudiyeti olduğu, iş sözleşmesinde sadece davalı aleyhine «cezai şartın» konulduğu, davacı aleyhine cezai şart yahut karşı edimin düzenlenmediği, bu nedenle TBK’nın 420/1. maddesi uyarınca cezai şartın «geçersiz» olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:karşı edim · rekabet yasağı sözleşmesi · sözleşmenin ihlali · geçersizlik · yetkisizlik kararı
Benzer bu karardaMahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya göre; 6098 sayılı TBK’nın 445. maddesinde hakime aşırı nitelikteki «rekabet yasağının» kapsamını ve süresini sınırlama «yetkisinin» verildiği, ancak anılan sınırlamanın ön şartının işverenin üstlendiği «karşı edimin» mevcudiyeti olduğu, iş sözleşmesinde sadece davalı aleyhine «cezai şartın» konulduğu, davacı aleyhine cezai şart yahut karşı edimin düzenlenmediği, bu nedenle TBK’nın 420/1. maddesi uyarınca cezai şartın «geçersiz» olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dava, «rekabet yasağı sözleşmesinin ihlali» iddiasına dayalı «cezai şart» istemine ilişkindir.
Mahkemece, 6098 sayılı TBK’nın 420/1. maddesi uyarınca «cezai şartın» «geçersiz» olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Ancak dava konusu 01.07.2010 tarihli «hizmet sözleşmesinin» “Rekabet Yasağı ve Eğitim Masrafları” başlıklı 12. maddesindeki «cezai şarta» ilişkin düzenleme, hizmet sözleşmesine ilişkin olmayıp hizmet sözleşmesinin sona ermesinden sonraki 1 yıl için geçerli olan «rekabet yasağı sözleşmesine» ilişkindir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/935 E. 2022/6867 K.
Ortak:rekabet yasağı · cezai şart · oy yasağı · taahhütname · cy/cy kaydı
İncelediğiniz kararda1-) Dava, taraflar arasında düzenlenen «rekabet yasağı» «taahhütnamesinde» öngörülen rekabet yasağına aykırılık nedeniyle «cezai şartın» tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında «rekabet yasağı» «taahhütnamesi» düzenlenmiş ise de, davalı ile belirsiz süreli iş sözleşmesi imzalayan şirketin dava dışı şirket olduğu, her iki şirketin aynı grup şirket olmasına rağmen «tüzel kişiliklerinin» farklı olduğu ve fiilen davalının dava dışı şirkette çalıştığı, davacı ile davalı arasında akdedilmiş geçerli bir iş sözleşmesinin bulunmadığı, rekabet yasağı taahhütnamesinin konu bakımından geniş tutulduğu, davalının «çalışma hürriyetini» «kısıtladığı», davalının mesleğini icra edemeyeceği yükümlülükler yüklediği, davalının davacı şirkette çalıştığı varsayılsa bile davacı firma ile davalının iş akdinin sona ermes …
A.Ş. ile yapılmışsa da, davalının dava konusu «rekabet yasağı» «taahhütnamesinin» davacı şirketle yapıldığı, davacının da imzasının bulunduğu çalışma belgesinin davacı şirketçe düzenlendiği, yine davacı ile davalı arasında çalıştığı dönem «işçilik alacaklarına» dair «ibranamenin» düzenlendiği, bütün bu hususlar dikkate alındığında taraflar arasında iş ve rekabet yasağı ilişkisi olduğu anlaşılmaktadır.
Benzer bu karardaDava, «rekabet yasağı sözleşmesine aykırılığa» dayalı «cezai şartın» tahsili istemine ilişkin olup mahkemece davanın reddine karar verilmiştir.
Yani, «rekabet yasağı» «kaydı» karşısında, işverenin somut bir zarara uğraması gerekmemekte olup, işçinin yaptığı iş nedeniyle edindiği bilgileri, çalışmaya başladığı başka bir rakip işletmede kullanarak davacı işverene önemli ölçüde zarar verme ihtimalinin bulunması aranmaktadır.
… inde bulunduğu başka bir işveren emrinde çalışmayacağını, işvereni ile rekabet halinde bir iş kurmayacağını ve şirket kanalı ile iş yapıp menfaat temin etmeyeceğini «taahhüt» ettiği, bu taahhüdüne uymaması halinde sözleşmenin 17. maddesinde «son» brüt ücretinin 5 katı tutarında «cezai şart» ödeyeceğini taahhüt ettiği, ancak davalının «haksız rekabet» nedeniyle davacı şirketi maddi yönden zarara uğrattığı iddiasının davacı tarafından ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:karşı edim · müşteri çevresi · fiil ehliyeti · rekabet yasağı sözleşmesi · delil değerlendirmesi · sözleşmeye aykırılık · hakkaniyet · taraf ehliyeti
Benzer bu karardaDava, «rekabet yasağı sözleşmesine aykırılığa» dayalı «cezai şartın» tahsili istemine ilişkin olup mahkemece davanın reddine karar verilmiştir.
6098 sayılı TBK'nın 444. maddesi uyarınca, «fiil ehliyetine» sahip olan işçi, işverene karşı, sözleşmenin sona ermesinden sonra herhangi bir biçimde onunla rekabet etmekten, özellikle kendi hesabına rakip bir işletme açmaktan, başka bir rakip işletmede çalışmaktan veya bunların dışında, rakip işletmeyle başka türden bir menfaat ilişkisine girişmekten kaçınmayı yazılı olarak üstlenebilir.
6098 sayılı TBK’nın 445/2 fıkrasına göre de “Hâkim, aşırı nitelikteki «rekabet yasağını», bütün durum ve koşulları serbestçe değerlendirmek ve işverenin üstlenmiş olabileceği «karşı edimi» de «hakkaniyete» uygun biçimde göz önünde tutmak suretiyle, kapsamı veya süresi bakımından sınırlayabilir.” Bu hükümden ve konuya ilişkin diğer hükümlerden de anlaşılacağı üzere, 6098 sayılı Kanun ile getirilen düzenleme ile 818 sayılı Kanundan farklı olarak, rekabet yasağı ile ilgili doğrudan mutlak bir «geçersizliğin» öngörülmediği, Anayasa ve diğer mevzuat hükümleri ile somut olgu nazara alınarak rekabet yasağının aşırı nitelikte olması halinde, yasağın kapsamı ve süresi bakımı …
… lüğe girdiği sırada henüz herhangi bir hak doğurmamış fiil ve işlemlere, Türk Borçlar Kanunu hükümleri uygulanır hükmünü haiz olup, her ne kadar taraflar arasındaki «rekabet yasağı» hükmünü içeren iş akdi 04.11.2010 başlangıç tarihli olsa da, sözleşmede ve «rekabet yasağı sözleşmesinde» iş akdinin sona ermesinden sonrası için rekabet yasağının düzenlenmiş olması nedeniyle, iş akdinin sona erdiği 21.09.2012 tarihi itibariyle somut uyuşmazlıkta 6098 …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/2351 E. 2017/1598 K.
Ortak:çalışma özgürlüğü · rekabet yasağı · cezai şart · hizmet sözleşmesi · oy yasağı
İncelediğiniz karardaBu durumda, mahkemece taraflar arasındaki «hizmet sözleşmenin» TBK'nin 445/2. maddesi çerçevesinde değerlendirilip, tartışılarak bir sonuca gidilmesi gerekirken, «rekabet yasağının» konu bakımından sınırlandırılmadığı, bu hususun da Anayasa'da öngörülen «çalışma özgürlüğü» ilkesine aykırılık taşıdığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
1-) Dava, taraflar arasında düzenlenen «rekabet yasağı» «taahhütnamesinde» öngörülen rekabet yasağına aykırılık nedeniyle «cezai şartın» tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında «rekabet yasağı» «taahhütnamesi» düzenlenmiş ise de, davalı ile belirsiz süreli iş sözleşmesi imzalayan şirketin dava dışı şirket olduğu, her iki şirketin aynı grup şirket olmasına rağmen «tüzel kişiliklerinin» farklı olduğu ve fiilen davalının dava dışı şirkette çalıştığı, davacı ile davalı arasında akdedilmiş geçerli bir iş sözleşmesinin bulunmadığı, rekabet yasağı taahhütnamesinin konu bakımından geniş tutulduğu, davalının «çalışma hürriyetini» «kısıtladığı», davalının mesleğini icra edemeyeceği yükümlülükler yüklediği, davalının davacı şirkette çalıştığı varsayılsa bile davacı firma ile davalının iş akdinin sona ermes …
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, 01/09/2009 tarihli «hizmet sözleşmesinin» "Rekabet Yasağı" başlıklı 9. maddesinde, “çalışanın işbu sözleşmenin yürürlükte kaldığı sürece Türkiye'de iş verenin müşterisi ve/veya rakibi olan kişi ve kuruluşlar veya bunların «temsilcileri», «acenteleri», ortakları, yönetici ve danışmanları nezdinde iş kabul edemeyeceği, bu kişi ve kuruluşlara hangi sıfatla olursa olsun doğrudan ya da dolaylı hizmet veremeyeceği, bunlara ortak olamayacağı, belirtilen «rekabet yasağının» işbu sözleşmenin herhangi bir nedenle sona ermesinden itibaren 2 yıl süre ile geçerliliğini koruyacağı...” hükmünün düzenlendiği, anılan maddedeki rekabet yasağı Türkiye ve işlerin tamamı yönünden öngörüldüğünden işçinin ekonomik geleceğini «hakkaniyete» aykırı olarak tehlikeye düşürecek nitelikte olduğunu, TBK 445 maddesi uyarınca, hakimin aşırı nitelikteki rekabet yasağını bütün durum ve şartları serbestçe değerlendirmek ve işverinin üstlenmiş olabileceği «karşı edimi» de hakkaniyete uygun biçimde göz önünde bulundurmak suretiyle kapsam veya süresi bakımından sınırlandırılması hususunda hakime «yetki» verildiğini, TBK 445/2 maddesi uyarınca, davalı işverenin karşı edim üstlenmemiş olması nedeniyle Sözleşmenin «geçersiz» olduğu, tanık ifadeleri ve dosya kapsamına göre davalı yedinde davacı işyerinden evrak ve eşyanın götürüldüğünün de ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine ka …
Dava, «rekabet yasağı» ihlalinden kaynaklanan «cezai şart» istemine ilişkindir.
Mahkemece, dava konusu iş sözleşmesinde öngörülen «rekabet yasağına» ilişkin 7. maddesinde rekabet yasağı sınırlarının tüm Türkiye sınırlarını öngörmesi ve tüm faaliyet alanlarını kapsaması nedeniyle anılan sözleşme hükmünün Anayasa'nın «çalışma özgürlüğü» ilkesine aykırı olması ve 6098 sayılı TBK'nın 444. ve 445. maddelerindeki koşulların gerçekleşmemiş bulunması nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:hakimin takdir yetkisi · karşı edim · müşteri çevresi · haklı nedenle fesih · fiil ehliyeti · rekabet yasağı sözleşmesi · acentelik · hakkaniyet
Benzer bu karardaTBK 445/2 maddesinde yer alan “Hakim, aşırı nitelikteki «rekabet yasağını», bütün durum ve koşulları serbestçe değerlendirmek ve işverenin üstlenmiş olabileceği «karşı edimi» de «hakkaniyete» uygun biçimde göz önünde tutmak suretiyle, kapsamı veya süresi bakımından sınırlayabilir” şeklindeki düzenlemede, rekabet yasağına ilişkin hüküm karşısında şayet işverenin de bir karşı edim yüklenmiş olması halinde, rekabet yasağının aşırı hükümlerinin süre ve coğrafi alan bakımından sınırlanmasında sadece «hakime takdir yetkisi» verilmiş olup, işveren tarafından böyle bir karşı edimin yüklenilmemiş olması halinde «rekabet yasağı sözleşmesinin» «geçersiz» olacağı anlamına gelmeyecek olup, mahkemece aksi düşünceyle davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş ve bu sebeple davacı vekilinin KARAR DÜZELTME İSTEMİNİ …
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, 01/09/2009 tarihli «hizmet sözleşmesinin» "Rekabet Yasağı" başlıklı 9. maddesinde, “çalışanın işbu sözleşmenin yürürlükte kaldığı sürece Türkiye'de iş verenin müşterisi ve/veya rakibi olan kişi ve kuruluşlar veya bunların «temsilcileri», «acenteleri», ortakları, yönetici ve danışmanları nezdinde iş kabul edemeyeceği, bu kişi ve kuruluşlara hangi sıfatla olursa olsun doğrudan ya da dolaylı hizmet veremeyeceği, bunlara ortak olamayacağı, belirtilen «rekabet yasağının» işbu sözleşmenin herhangi bir nedenle sona ermesinden itibaren 2 yıl süre ile geçerliliğini koruyacağı...” hükmünün düzenlendiği, anılan maddedeki rekabet yasağı Türkiye ve işlerin tamamı yönünden öngörüldüğünden işçinin ekonomik geleceğini «hakkaniyete» aykırı olarak tehlikeye düşürecek nitelikte olduğunu, TBK 445 maddesi uyarınca, hakimin aşırı nitelikteki rekabet yasağını bütün durum ve şartları serbestçe değerlendirmek ve işverinin üstlenmiş olabileceği «karşı edimi» de hakkaniyete uygun biçimde göz önünde bulundurmak suretiyle kapsam veya süresi bakımından sınırlandırılması hususunda hakime «yetki» verildiğini, TBK 445/2 maddesi uyarınca, davalı işverenin karşı edim üstlenmemiş olması nedeniyle Sözleşmenin «geçersiz» olduğu, tanık ifadeleri ve dosya kapsamına göre davalı yedinde davacı işyerinden evrak ve eşyanın götürüldüğünün de ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine ka …
Rekabet «yasağı» sözleşmesinin geçerli olabilmesi için, işveren tarafından sözleşmenin «haklı nedenle fesih» edilmiş olması veya ayrılan işçi tarafından haksız olarak feshedilmemiş olması, davalı işçinin iş akdinin devamı sırasında işyerinin önemli «müşteri çevresi» veya üretim yönünden ticari sırlarına vakıf olabilecek bir pozisyonda çalışmış ve ayrıldıktan sonra yasaklı süre içerisinde rakip bir işyerinde çalışmaya başlaması …
Her ne kadar mahkemenin, «rekabet yasağının» tüm Ülke sınırlarını kapsaması nedeniyle aşırı nitelikte olduğu tespiti doğru ise de, TBK’nın 445/2 maddesine yanlış anlam verilerek, «rekabet yasağı sözleşmesinin» geçerli olabilmesi için, ayrılan işçinin üstlendiği rekabet yasağı edimine karşılık, işverenin de «karşı edim» yüklenmesi gerektiğine ilişkin görüşü isabetli değildir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2016/13653 E. , 2017/6322 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ...
3. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 10/09/2015 tarih ve 2014/559-2015/502 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalının davacı şirkette ürün satış mühendisi olarak çalıştığını, 27.12.2013 tarihinde istifa ederek iş akdini sonlandırdığını, taraflar arasında 03.01.2008 tarihli rekabet yasağı taahhütnamesinin imzalandığını, buna göre davalının iş akdinin feshinden itibaren 1 yıl içerisinde işverenin faaliyet alanına giren aynı veya benzer işle iştigal eden bir işi kendi namına yapmayacağını, böyle bir şirkette çalışmayacağını, bu hususa aykırılık halinde cezai şartın ödeneceğinin düzenlendiğini, davalının iş akdinin sona ermesinden sonra dava dışı firmada çalışmaya başladığını, firmanın adresinin rekabet yasağı kapsamında bulunan ... Bölgesinde olduğunu, davalının rekabet yasağını ihlal ettiğini ileri sürerek, fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla 78.600,00 TL cezai şartın 29/05/2014 tarihinden itibaren işleyecek aylık % 2 temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, taahhütnamenin geçerliliğinin bulunmadığını, müvekkilinin riskli gebelik geçirdiği için iş akdini haklı sebeplerle sonlandırdığını, bunun rekabet yasağı yükümlülüklerini ortadan kaldırdığını, talep edilen cezai şart miktarı ve faizin geçersiz ve fahiş olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında rekabet yasağı taahhütnamesi düzenlenmiş ise de, davalı ile belirsiz süreli iş sözleşmesi imzalayan şirketin dava dışı şirket olduğu, her iki şirketin aynı grup şirket olmasına rağmen tüzel kişiliklerinin farklı olduğu ve fiilen davalının dava dışı şirkette çalıştığı, davacı ile davalı arasında akdedilmiş geçerli bir iş sözleşmesinin bulunmadığı, rekabet yasağı taahhütnamesinin konu bakımından geniş tutulduğu, davalının çalışma hürriyetini kısıtladığı, davalının mesleğini icra edemeyeceği yükümlülükler yüklediği, davalının davacı şirkette çalıştığı varsayılsa bile davacı firma ile davalının iş akdinin sona ermesinden sonra çalıştığı dava dışı firmanın farklı alanlarda faal olduğu, davalının çalıştığı şirketle davacı şirketin ortak müşterileri olmasının davalı aleyhine tazminata yeterli delil olmadığı, davalının rekabet yasağına aykırı bir davranış sergilemediği, davacı tarafın iddialarını ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1-) Dava, taraflar arasında düzenlenen rekabet yasağı taahhütnamesinde öngörülen rekabet yasağına aykırılık nedeniyle cezai şartın tahsili istemine ilişkindir.
Dosya kapsamından, her ne kadar davacı ile belirsiz süreli iş sözleşmesinin dava dışı ...i Tic. A.Ş. ile yapılmışsa da, davalının dava konusu rekabet yasağı taahhütnamesinin davacı şirketle yapıldığı, davacının da imzasının bulunduğu çalışma belgesinin davacı şirketçe düzenlendiği, yine davacı ile davalı arasında çalıştığı dönem işçilik alacaklarına dair ibranamenin düzenlendiği, bütün bu hususlar dikkate alındığında taraflar arasında iş ve rekabet yasağı ilişkisi olduğu anlaşılmaktadır.
Rekabet yasağı kaydı karşısında, işverenin somut bir zarara uğraması gerekmemekte olup, işçinin yaptığı iş nedeniyle edindiği bilgileri, çalışmaya başladığı başka bir rakip işletmede kullanarak davacı işverene önemli ölçüde zarar verme ihtimalinin bulunması yeterlidir. Bu itibarla mahkemece, davalının davacı şirketten ayrıldıktan sonra çalışmaya başladığı dava dışı şirketin davacı şirketle aynı iş kolunda faal olup olmadığı hususunda; dava dışı şirketin ticari defter, belge ve kayıtları da değerlendirilmek suretiyle oluşacak sonuca göre bir karar vermek gerekirken, davalının çalıştığı şirketle davacı şirketin nace kodu ve meslek grubunun farklı olduğu, farklı alanlarda faal olduklarından ortak müşterilerinin olmasının rekabet yasağına aykırılık anlamına gelmeyeceği gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmesi yerinde görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
2-) Ayrıca, taraflar arasındaki rekabet yasağı taahhütnamesinde iş akdinin sona ermesinden sonrası için rekabet yasağının düzenlenmiş olması nedeniyle, iş akdinin sona erdiği 27.12.2013 tarihi itibariyle uyuşmazlıkta 6098 sayılı TBK'nin 445. maddesi tatbik edilecektir. Somut olayda, taraflar arasındaki iş sözleşmesinin 1.1 ve 1.2 maddelerinde 1 yıllık rekabet yasağı süresi Marmara Bölgesi'nde geçerli olmak üzere öngörülmüş, işin türü bakımından ise kısıtlama yapılmamıştır. TBK'nin 445/1 fıkrasında bu tür sözleşmeler bakımından yer, zaman ve işin türü bakımından sınırlama öngörüldüğü gibi, aynı maddenin ikinci fıkrasında da mahkemece aşırı nitelikteki rekabet yasağı hükümlerinin kapsamı veya süresi bakımından sınırlandırılabileceği düzenlenmiştir.
Bu durumda, mahkemece taraflar arasındaki hizmet sözleşmenin TBK'nin 445/2. maddesi çerçevesinde değerlendirilip, tartışılarak bir sonuca gidilmesi gerekirken, rekabet yasağının konu bakımından sınırlandırılmadığı, bu hususun da Anayasa'da öngörülen çalışma özgürlüğü ilkesine aykırılık taşıdığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) ve (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 20/11/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/383071500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz