Kıymetli Evrak İptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2016/2842 E. 2017/4725 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ilan↗ eksik inceleme↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece iddia, savunma, toplanılan deliller, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, hükümsüzlüğü istenilen patentin 1 no’lu bağımsız istemi ve buna bağlı 2-81 istemlerin tamamının gerek patente konu formüller ve bu formüllerden oluşan bileşik ile bu formüllerin bileşimlerini koruyan farmasötik özellikler, üretim yöntemi ile ilgili tarif edilen prosesler ve hatta bileşikleri içeren cihaz tarifi dahi incelenerek, patentin EP 1305329 B1 sayılı Avrupa Patentindeki gelişmeler ve EPO temyiz sürecindeki talepler de değerlendirilmek suretiyle sonuç itibariyle 551 sayılı KHK'nın 129. maddesinde belirtilen hükümsüzlük hallerini taşımadığı, dolayısıyla patentin yenilik ve buluş basamağı kriterlerini taşıdığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Hükümsüzlük davasının konusu olan TR533 sayılı patent, Türkiye'nin de taraf olduğu Avrupa Patent Sözleşmesi (EPC) hükümleri uyarınca Avrupa Patent Ofisi'ne (EPO) başvurusu yapılan ve başvuruda Türkiye'nin de belirtildiği EP1305329 sayılı Avrupa Patenti'nin (EP) anılan Sözleşme hükümleri, 551 sayılı KHK ve Avrupa Patent Sözleşmesi Yönetmeliği uyarınca Türkiye'de geçerli ulusal patent olarak kabul edilerek tescil edilmiştir.
Avrupa Patent Sözleşmesi Yönetmeliği'nin 11. maddesine göre, Türkiye'nin seçildiği bir Avrupa Patenti, bu yönetmeliğin 12 ve 13. maddelerindeki koşulların sağlanması şartıyla, Avrupa Patent Ofisi tarafından, Avrupa Patentinin verildiğine ilişkin ilanın yapıldığı tarihten itibaren Türkiye'de verilen bir ulusal patent olarak kabul edilir.
Aynı yönetmeliğin 14. maddesine göre de, Sözleşmenin 99. maddesine göre yapılan itiraz sonucunda değişen şekliyle verilen Avrupa Patentleri için bu yönetmeliğin 11. maddesi hükmü uygulanır.
Davalı tarafça dava konusu TR533 sayılı patentin eşdeğeri olan EP1305329 sayılı patente EPO nezdinde yapılan itiraz nedeniyle EPO temyiz kurulu nezdinde temyiz aşamasında olduğu; EPC 105(b)/3 maddesine göre bir avrupa patentinin sınırlandırılması ya da iptaline dair kararın söz konusu patentin tescil edildiği tüm üye ülkelerde hüküm doğuracağı EPO temyiz sürecinde EP 1305329 sayılı patentle istem değişiklikleri kapsamında ana talebini (Main Request) sunarak bu değiştirilmiş istemlerin yeni bir hukuki durum oluşturduğu savunulmuştur.
Bu durumda, öncelikle yukarıda belirtilen sözleşme ve yönetmelik hükümleri uyarınca davalı tarafından EP 1305329 sayılı Avrupa patentin istemlerinde EPO nezdinde yapılan değişikliklerin EPO tarafından ilan edilip edilmediği TPE'den sorularak, Türkiye'de TR533 olarak kayıtlı patentin eşdeğeri Avrupa Patenti'nin istemlerini gösterir nihai metin dikkate alınmak suretiyle inceleme gerekçesi hükümsüzlük iddiasının araştırılması gerekirken eksik inceleme sonucu yazılı gerekçe ile davanın reddi doğru görülmemiştir.
2-Öte yandan dava konusu patentin hükümsüzlük talebinin EPC 2000 değişikliği ile yürürlüğe giren Sözleşmenin 138 m. dikkate alınarak değerlendirilmesi gerekip gerekmediği tartışılmadan, ulusal patentlere ilişkin 551 sayılı KHK'nın ilgili maddelerine dayalı olarak inceleme yapılması da doğru degildir.
3-Bozma sebep ve şekline göre de davacı vekinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görüşmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/157 E. 2023/6088 K.
Ortak:ilan · eksik inceleme
İncelediğiniz kararda… tilen sözleşme ve yönetmelik hükümleri uyarınca davalı tarafından EP 1305329 sayılı Avrupa patentin istemlerinde EPO nezdinde yapılan değişikliklerin EPO tarafından «ilan» edilip edilmediği TPE'den sorularak, Türkiye'de TR533 olarak kayıtlı patentin eşdeğeri Avrupa Patenti'nin istemlerini gösterir nihai metin dikkate alınmak suretiyle inceleme gerekçesi hükümsüzlük iddiasının araştırılması gerekirken «eksik inceleme» sonucu yazılı gerekçe ile davanın reddi doğru görülmemiştir.
Avrupa Patent Sözleşmesi Yönetmeliği'nin 11. maddesine göre, Türkiye'nin seçildiği bir Avrupa Patenti, bu yönetmeliğin 12 ve 13. maddelerindeki koşulların sağlanması şartıyla, Avrupa Patent Ofisi tarafından, Avrupa Patentinin verildiğine ilişkin «ilanın» yapıldığı tarihten itibaren Türkiye'de verilen bir ulusal patent olarak kabul edilir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/157 E. 2023/6088 K.
Ortak:ilan · eksik inceleme
İncelediğiniz kararda… tilen sözleşme ve yönetmelik hükümleri uyarınca davalı tarafından EP 1305329 sayılı Avrupa patentin istemlerinde EPO nezdinde yapılan değişikliklerin EPO tarafından «ilan» edilip edilmediği TPE'den sorularak, Türkiye'de TR533 olarak kayıtlı patentin eşdeğeri Avrupa Patenti'nin istemlerini gösterir nihai metin dikkate alınmak suretiyle inceleme gerekçesi hükümsüzlük iddiasının araştırılması gerekirken «eksik inceleme» sonucu yazılı gerekçe ile davanın reddi doğru görülmemiştir.
Avrupa Patent Sözleşmesi Yönetmeliği'nin 11. maddesine göre, Türkiye'nin seçildiği bir Avrupa Patenti, bu yönetmeliğin 12 ve 13. maddelerindeki koşulların sağlanması şartıyla, Avrupa Patent Ofisi tarafından, Avrupa Patentinin verildiğine ilişkin «ilanın» yapıldığı tarihten itibaren Türkiye'de verilen bir ulusal patent olarak kabul edilir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/14787 E. 2015/8773 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:mutlak butlan · butlan · emredici hüküm · uyuşmazlık konusu · taşıyıcı · bilirkişi incelemesi · geçersizlik · dahili dava
Benzer bu karardaBöylece yukarıda da açıklandığı üzere, yenilik incelemesi bakımından genel ilkeler geçerli olacağından, hükümsüzlüğü istenilen «uyuşmazlık konusu» Avrupa patentinde yazılı istemler ile tanımlanan teknik soruna getirilen teknik çözümün; tekniğin bilinen durumuna ait dökümanlarla karşılaştırılmak suretiyle daha önce kamuya açıklanıp açıklanmadığı, önceki döküman tekniğin bilinen durumuna «dahil» bir patent ise istem/istemlerin sağladığı koruma kapsamına göre dava konusu patent ikincil tıbbi kullanım patenti olarak nitelendirilse dahi, bunun daha önce tıbbi kullanımı bilinen bir maddenin ya da karışımın yeni bir hastalığın veya yeni bir hasta grubunun tedavisinde kullanım; hastaya yeni bir uygulama yöntemi (oral, rektal, enjeksiyon vb.) veya salt doz rejim veya miktarına ilişkin bulunup bulunmadığı gibi somut uyuşmazlığa özgü hususlar kuşkuya yer bırakmayacak şekilde belirlenip, böylece de yenilik ve buluş basamağı unsurlarına sahip olup olmadığının «bilirkişi incelemesi» yaptırılmak suretiyle değerlendirilmesi gereklidir.
… ğe gidildiği, ancak bu değişikliğin 2007 yılında yürürlüğe girmesi nedeniyle dava konusu patente uygulanamayacağı, bu nedenle davaya konu patentin yok hükmünde olup «mutlak butlanla» batıl olduğu, mutlak butlan nedeni olduğu için hakimin re'sen dikkate alma yükümlülüğünün bulunduğu, hakim tarafların ileri sürdüğü maddi vakıa ve taleple bağlı is …
… ürlüğe girmesi nedeniyle söz konusu patentin verildiği tarih itibariyle EPC (1973) 52/4. maddesiyle öngörülen tıbbi tedavi metodlarının patentlenemeyeceğine ilişkin «emredici» hüküm karşısında dava konusu patentin esasen tescili mümkün olmayıp, hukuken «geçersiz» sayılacağından, aynı zamanda yenilik ve buluş basamağı unsurlarına sahip olup olmadığı yönünden herhangi bir inceleme yapılmasına da gerek bulunmadığı görüşüyle da …
Mahkemece, gerekçeli kararda dava konusu patentin tarifname ve istemlerinin bizzat değerlendirilmesi neticesinde koruma sağlanan buluşun “tıbbi tedavi metoduna” ilişkin olduğu, bu nedenle de verildiği 2005 yılı itibariyle EPC(1973) 52/4. maddesi uyarınca esasen patentlenebilirlik koşullarını taşımadığından «geçersiz» olduğu sonucuna ulaşılmıştır.
4 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/15883 E. 2013/14572 K.
Ortak:ilan · eksik inceleme
İncelediğiniz kararda… tilen sözleşme ve yönetmelik hükümleri uyarınca davalı tarafından EP 1305329 sayılı Avrupa patentin istemlerinde EPO nezdinde yapılan değişikliklerin EPO tarafından «ilan» edilip edilmediği TPE'den sorularak, Türkiye'de TR533 olarak kayıtlı patentin eşdeğeri Avrupa Patenti'nin istemlerini gösterir nihai metin dikkate alınmak suretiyle inceleme gerekçesi hükümsüzlük iddiasının araştırılması gerekirken «eksik inceleme» sonucu yazılı gerekçe ile davanın reddi doğru görülmemiştir.
Avrupa Patent Sözleşmesi Yönetmeliği'nin 11. maddesine göre, Türkiye'nin seçildiği bir Avrupa Patenti, bu yönetmeliğin 12 ve 13. maddelerindeki koşulların sağlanması şartıyla, Avrupa Patent Ofisi tarafından, Avrupa Patentinin verildiğine ilişkin «ilanın» yapıldığı tarihten itibaren Türkiye'de verilen bir ulusal patent olarak kabul edilir.
Benzer bu kararda… re, yeniden düzenlenmiş hali ile dava konusu patentin 1 ila 6 numaralı istemlerinin kombinasyon kompozisyonu ifadesinin iki farklı etken madde içeren tek farmasotik «form», örneğin tek tablet şeklinde yorumlanması durumunda yeni olduğu, iki ayrı farmasotik formun kombine tedavisi için çift tablet şeklinde yorumlanması durumunda ise yeni olmadığı ancak her koşulda 1 ila 6 numaralı istemlerin buluş basamağını haiz olmadığı, patentin hükümsüzlüğü koşullarının mevcut olduğu gerekçesiyle, davanın kabulü ile yargılama sırasında davalının kısmi vazgeçmesinden sonra TPE tarafından yeniden düzenlenmiş olan 6 adet istemin mevcut hali ile 2001/00062 B sayılı patentin hükümsüzlüğüne, «ilan» talebinin reddine karar verilmiştir.
… ılan değerlendirme arasında bir çelişkinin bulunup bulunmadığı konusunda da bilirkişilerden ek görüş alınmak suretiyle sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, «eksik incelemeye» dayanılarak verilen hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:bekletici mesele · ba formu · feragat
Benzer bu kararda… re, yeniden düzenlenmiş hali ile dava konusu patentin 1 ila 6 numaralı istemlerinin kombinasyon kompozisyonu ifadesinin iki farklı etken madde içeren tek farmasotik «form», örneğin tek tablet şeklinde yorumlanması durumunda yeni olduğu, iki ayrı farmasotik formun kombine tedavisi için çift tablet şeklinde yorumlanması durumunda ise yeni olmadığı ancak her koşulda 1 ila 6 numaralı istemlerin buluş basamağını haiz olmadığı, patentin hükümsüzlüğü koşullarının mevcut olduğu gerekçesiyle, davanın kabulü ile yargılama sırasında davalının kısmi vazgeçmesinden sonra TPE tarafından yeniden düzenlenmiş olan 6 adet istemin mevcut hali ile 2001/00062 B sayılı patentin hükümsüzlüğüne, «ilan» talebinin reddine karar verilmiştir.
Yargılama sırasında davalı tarafça toplam 10 istemden oluşan patent başvurusundaki 1, 2, 3 ve 5 numaralı istemlerden «feragat» edilmiş ve TPE nezdinde gerekli değişiklikler yapılmıştır.
Bu nedenle kural olarak oradaki başvuru sonuçlarının mahkemelerce «bekletici mesele» yapılması zorunlu değil ise de, somut uyuşmazlık bakımından davalı taraf EPO nezdindeki başvurunun neticelendiğini bildirerek gerekçeli kararı dosyaya sunduğuna göre, mahkemece bilirkişilerden anılan kararı da değerlendiren ek rapor alınması gerekirken, bu hususun dikkate alınmaması doğru olmamıştır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/8162 E. 2013/11840 K.
Ortak:eksik inceleme
İncelediğiniz kararda… tilen sözleşme ve yönetmelik hükümleri uyarınca davalı tarafından EP 1305329 sayılı Avrupa patentin istemlerinde EPO nezdinde yapılan değişikliklerin EPO tarafından «ilan» edilip edilmediği TPE'den sorularak, Türkiye'de TR533 olarak kayıtlı patentin eşdeğeri Avrupa Patenti'nin istemlerini gösterir nihai metin dikkate alınmak suretiyle inceleme gerekçesi hükümsüzlük iddiasının araştırılması gerekirken «eksik inceleme» sonucu yazılı gerekçe ile davanın reddi doğru görülmemiştir.
Benzer bu kararda… n yapılan değerlendirme arasında bir çelişkinin bulunup bulunmayacağı hususunda da bilirkişilerden ek görüş alınmak suretiyle sonucuna göre bir karar verilmesi için «eksik incelemeye» dayanılarak verilen hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:bekletici mesele · feragat · bilirkişi incelemesi
Benzer bu kararda… nuç doğurmadığı, yapılan modifikasyonlara rağmen patentin hala buluşsal adım koşulunu taşımadığı ve patentlenebilir olmadığı, bu nedenle EPO kararının beklenmesi ve «bilirkişi incelemesi» yapılması yönündeki talebin reddedildiği gerekçesiyle davanın kabulüne, dava konusu patent üzerinde patent sahibi tarafından 31/03/2010 tarihli başvuru ile yapılan …
Yargılama sırasında 31.03.2010 tarihinde davalı tarafça toplam 10 istemden oluşan patent başvurusundaki 1, 2, 3 ve 5 numaralı istemlerden «feragat» edilmiş ve TPE. nezdinde gerekli değişiklikler yapılmıştır.
Bu nedenle kural olarak oradaki başvuru sonuçlarının mahkemelerce «bekletici mesele» yapılması zorunlu değil ise de somut uyuşmazlık bakımından davalı taraf EPO nezdindeki başvurunun neticelendiğini bildirerek kısa kararını dosyaya sunduğuna göre mahkemece EPO'nun gerekçeli kararı beklenip bilirkişilerden bu hususu da değerlendiren ek rapor alınması gerekirken, bu hususun nazara alınmaması doğru olmamıştır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/3632 E. 2023/7516 K.
Ortak:ilan
İncelediğiniz karardaAvrupa Patent Sözleşmesi Yönetmeliği'nin 11. maddesine göre, Türkiye'nin seçildiği bir Avrupa Patenti, bu yönetmeliğin 12 ve 13. maddelerindeki koşulların sağlanması şartıyla, Avrupa Patent Ofisi tarafından, Avrupa Patentinin verildiğine ilişkin «ilanın» yapıldığı tarihten itibaren Türkiye'de verilen bir ulusal patent olarak kabul edilir.
… tilen sözleşme ve yönetmelik hükümleri uyarınca davalı tarafından EP 1305329 sayılı Avrupa patentin istemlerinde EPO nezdinde yapılan değişikliklerin EPO tarafından «ilan» edilip edilmediği TPE'den sorularak, Türkiye'de TR533 olarak kayıtlı patentin eşdeğeri Avrupa Patenti'nin istemlerini gösterir nihai metin dikkate alınmak suretiyle inceleme gerekçesi hükümsüzlük iddiasının araştırılması gerekirken «eksik inceleme» sonucu yazılı gerekçe ile davanın reddi doğru görülmemiştir.
Benzer bu kararda… ildiği bir Avrupa patentinin, bu Yönetmeliğin 12 nci ve 13 üncü maddelerindeki koşulların sağlanması şartıyla, EPO tarafından, Avrupa patentinin verildiğine ilişkin «ilanın» yapıldığı tarihten itibaren, Türkiye’de verilen bir ulusal patent olarak kabul edileceği, 12 nci maddesinde de tarifname, patent istemleri ve varsa teknik resimler …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:yargılama giderinden sorumluluk · rüçhan hakkı · usul ekonomisi · bekletici mesele · bloke · davanın konusu · kısıtlılık · yargılama giderleri
Benzer bu kararda… kararı ile Türk iç hukukunda EPO itiraz/temyiz prosedür sonucunun bekletilmesine ilişkin bir düzenleme bulunmadığı, patent sahibinin, ulusal mahkemedeki yargılamayı «bloke» etmek ve iptal olasılığı bulunan patenti koruma süresini fiilen uzatmak için itiraz yoluna başvurmayı tercih edebileceği gibi EPO önündeki sürecin ... sürmesi ve kanun yollarının tüketilmesinin de süreci daha arttırması sebebiyle EPO'daki prosedürün «bekletici mesele» yapılmasının diğer taraflar bakımından mağduriyete yol açıcı sonuçlarının söz konusu olduğu, somut olay bakımından patentin ulusal başvurusunun hükümsüzlüğü talep edildiğinden ve «rüçhan hakkının» dayanağı patent başvurusu kapsamı aşıldığından, hükümsüzlük koşullarının değerlendirilmesinde 551 sayılı KHK'nin 129 uncu maddesinin (c) bendi uyarınca kapsam aşımı sebebiyle hükümsüzlük koşullarının oluştuğu, davacının davayı açmakta «hukuki yararının» bulunduğu, EPO'da yapılan sözlü duruşma sonucunda kapsamında değişiklikler yapıldığı, 19.02.2013 tarihinde bu değişiklik ile temyize gittiği patentin itiraz kurulu tarafından 19.02.2013 tarihinde kabul gören haliyle tesciline 06.07.2017 tarihinde karar verildiği, dava devam ederken davanın konusuz kaldığı, buna göre Mahkemece konusuz kalan dava hakkında karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmesi gerekirken reddine karar verilmesinin yasaya aykırı olduğu, her ne kadar davacının dava açma hakkı bulunsa da EPO kararlarının sonucunun beklenerek dava açılmasının usul ve yasaya uygun olduğu, davanın zamansız açılan dava olarak değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı, bu sebeple «yargılama giderlerinden» davacının sorumlu tutulmasına karar vermek gerektiği, davacının istinaf isteminin bu yönlerden kabulüne; ancak bilirkişi raporunda «son» hali ile inceleme yapıldığı, patentin yenilik ve buluş basamağını haiz olduğu yönünde sonuca varıldığı, son sınırlandırılmış hali ile yenilik ve buluş basamağını haiz olduğu sonucuna varıldığı, bu yönde bilirkişi raporunda aykırılık bulunmadığının anlaşıldığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf isteminin kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, belirtilen hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına, davacı tarafından davalılar aleyhine açılan «davanın konusu» kalmadığından davayla ilgili karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, «dava konusu» patentin hükümsüzlük koşullarının bulunup bulunmadığı, davanın konusuz kalıp kalmadığı, «yargılama giderlerinden» hangi tarafın sorumlu olduğuna ilişkindir.
Buna göre de «derdest» hükümsüzlük davalarının «kısıtlanan» ya da daraltılan ... istem durumuna göre değerlendirilip sonuçlandırılması hukuk güvenliği ve «usul ekonomisi» açısından yerinde olacaktır.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü «kaldırılarak yeniden» esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle «davanın konusu» kalmadığından karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/1586 E. 2023/5377 K.
Ortak:ilan
İncelediğiniz karardaAvrupa Patent Sözleşmesi Yönetmeliği'nin 11. maddesine göre, Türkiye'nin seçildiği bir Avrupa Patenti, bu yönetmeliğin 12 ve 13. maddelerindeki koşulların sağlanması şartıyla, Avrupa Patent Ofisi tarafından, Avrupa Patentinin verildiğine ilişkin «ilanın» yapıldığı tarihten itibaren Türkiye'de verilen bir ulusal patent olarak kabul edilir.
… tilen sözleşme ve yönetmelik hükümleri uyarınca davalı tarafından EP 1305329 sayılı Avrupa patentin istemlerinde EPO nezdinde yapılan değişikliklerin EPO tarafından «ilan» edilip edilmediği TPE'den sorularak, Türkiye'de TR533 olarak kayıtlı patentin eşdeğeri Avrupa Patenti'nin istemlerini gösterir nihai metin dikkate alınmak suretiyle inceleme gerekçesi hükümsüzlük iddiasının araştırılması gerekirken «eksik inceleme» sonucu yazılı gerekçe ile davanın reddi doğru görülmemiştir.
Benzer bu karardaİnci maddesi olduğunu, anılan Yönetmeliğin 12. maddesine göre, Avrupa Patenti fasikülünün Türkçe çevirisinin, Avrupa Patentinin verildiğinin «ilan» edildiği tarihten itibaren üç ay içinde Türk Patent ve Marka Kurumuna sunulmasının ve çevirinin yayın ücretinin de aynı üç ay içinde ödenmesinin gerektiğini, somut olayda da mahkemenin EPC 66 ve 67 nci maddesine dayalı değerlendirmelerinin doğru olmadığını, zira davacının dava konusu itirazının da anılan süre içinde Türkçe çevirilerinin verilmediğinden ve ek süre talebinde bulunulmadığından, Avrupa Patentinin Türkiye'de başından beri «geçersiz» sayılması kararına karşı hakların yeniden tesisi talebinin kabul edilmemesine ilişkin olduğunu, EPC'de Avrupa Patentinin validasyon süresine uyulmaması halinde hakların yeniden tesisinin uygulanacağına dair bir hükmün bulunmadığını ve bu hususun ulusal mevzuatlara bırakıldığını, 6769 sayılı Kanun kapsamında hakların yeniden tesisinden yararlanılabilmesi için ise Türkiye'de patent veya başvuru sahibinin hak «kaybının» oluşmasının gerektiğini, somut uyuşmazlıktaki gibi Avrupa Patentinin validasyonunun süresinde yapılmaması durumunda "ulusal patent" statüsünün kazanılamayacağını ve Türkiye'de başından beri geçersiz olacağını, Türkiye’de “ulusal patent” statüsü kazanmamış bir patent için de hakların yeniden tesisi müessesesinden yararlanılamayacağını ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının «istinaf incelemesi» yapılarak kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Öte yandan EPC Türkiye Uygulama Yönetmeliği’nin 12 nci maddesinde ise Tarif name, patent istemleri ve varsa teknik resimleri içeren Avrupa patenti fasikülünün Türkçe çevirisi Avrupa patentinin verildiğinin «ilan» edildiği tarihten itibaren üç ay içinde Avrupa patenti sahibi veya vekili tarafından Enstitüye sunulur.
… in 65 inci maddesi ve EPC Türkiye Uygulama Yönetmeliği’nin 12 nci maddesinde düzenlenen haklarına uyulmama gerekçesinin davalı kurum tarafından gözden geçirme hakkı «kısıtlanamayacağından», başvurucunun Avrupa patentinin verildiğinin «ilan» edildiği tarihten itibaren üç ay içinde ulusal aşamaya başvurmadığı da değerlendirildiğinde, başvurucunun ulusal aşamaya geç başvurmasının gerekçelerinin gözden ge …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kısıtlılık · istinaf incelemesi · kâr kaybı · geçersizlik · dosya masrafı · i̇i̇k 72/son
Benzer bu karardaİnci maddesi olduğunu, anılan Yönetmeliğin 12. maddesine göre, Avrupa Patenti fasikülünün Türkçe çevirisinin, Avrupa Patentinin verildiğinin «ilan» edildiği tarihten itibaren üç ay içinde Türk Patent ve Marka Kurumuna sunulmasının ve çevirinin yayın ücretinin de aynı üç ay içinde ödenmesinin gerektiğini, somut olayda da mahkemenin EPC 66 ve 67 nci maddesine dayalı değerlendirmelerinin doğru olmadığını, zira davacının dava konusu itirazının da anılan süre içinde Türkçe çevirilerinin verilmediğinden ve ek süre talebinde bulunulmadığından, Avrupa Patentinin Türkiye'de başından beri «geçersiz» sayılması kararına karşı hakların yeniden tesisi talebinin kabul edilmemesine ilişkin olduğunu, EPC'de Avrupa Patentinin validasyon süresine uyulmaması halinde hakların yeniden tesisinin uygulanacağına dair bir hükmün bulunmadığını ve bu hususun ulusal mevzuatlara bırakıldığını, 6769 sayılı Kanun kapsamında hakların yeniden tesisinden yararlanılabilmesi için ise Türkiye'de patent veya başvuru sahibinin hak «kaybının» oluşmasının gerektiğini, somut uyuşmazlıktaki gibi Avrupa Patentinin validasyonunun süresinde yapılmaması durumunda "ulusal patent" statüsünün kazanılamayacağını ve Türkiye'de başından beri geçersiz olacağını, Türkiye’de “ulusal patent” statüsü kazanmamış bir patent için de hakların yeniden tesisi müessesesinden yararlanılamayacağını ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının «istinaf incelemesi» yapılarak kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Çevirinin verilmesi için gerekli olan süre, ilgili Devlet daha uzun bir süre belirlememişse, Avrupa patentinin verildiğinin, değiştirilmiş veya «kısıtlanmış» haliyle devam edeceğinin Avrupa Patent Bülteninde yayımından itibaren üç ay sonra sona erer. (2) Paragraf 1'e uygun olarak düzenleme yapan herhangi bir Taraf Devlet, patent sahibinden, çevirilerin yayın «masraflarının», belirleyeceği bir süre içinde, tamamının veya bir kısmının ödenmesini isteyebilir. (3) Herhangi bir Taraf Devlet, paragraf 1 ve 2 uyarınca düzenlenen hükümlere uyulmadığını tespit ederse, Avrupa patentinin o devlette, başından beri «geçersiz» kabul edileceğine dair düzenleme yapabilir. hükmüne yer verilmiştir.
Türkçe çevirinin, Enstitüye öngörülen süre içerisinde verilmemesi veya ücretinin ödenmemesi halinde, Avrupa patenti Türkiye’de başından beri «geçersiz» kabul edilir.” hükmü birlikte değerlendirildiğinde EPC’ nin 65 inci ’maddesinin üçüncü fıkrası ile mezkur yönetmeliğin 12 nci maddesinin «son» fıkrasında sayılan hükümlere uyulmadığının tespiti halinde “Avrupa patentinin o devlette, başından beri geçersiz kabul edileceği” hakkının da taraf devletlere ait …
EPC’nin 122 nci maddesinin «son» fıkrası olan altıncı bendinde ise “Bu maddede belirtilen hiçbir husus, bir Taraf Devletin, bu Sözleşmeyle sağlanan süreler uyarınca hakların yeniden tesis edilmesi ve bu hakların o devletin yetkili makamları tarafından gözden geçirilmesi hakkını «kısıtlayamaz».” düzenlemesine yer verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2016/2842 E. , 2017/4725 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ...(KAPATILAN) 3.FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ...(Kapatılan) 3. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 12/02/2015 tarih ve 2011/138-2015/31 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalının "0019172 - 05/08/2000 İngiltere ve 0108800 - 07/04/2001 İngiltere" şeklindeki rüçhan numara ve tarihlerine dayanarak, Avrupa Patent Ofisi nezdinde EP1305329 sayılı patent başvurusu ile bölgesel giriş yaptığını ve söz konusu başvuruya patent verildiğini, davalı yanın daha sonra aynı patentin Avrupa Patent Sözleşmesi çerçevesinde, Türkiye'de TR 2007/08533 sayılı başvuru ile validasyon ve tescil işlemlerini gerçekleştirdiğini, ancak temelde flutikazon furoat'ı koruma altına alan davalı patentinin, buluş basamağı ve yenilik kriterlerini taşımadığını ileri sürerek, davalı adına TR 2007/08533 sayı ile tescilli patentin tüm istemlerinin, yenilik ve buluş basamağına sahip olma şeklindeki patent verilebilirlik şartlarına uymaması sebebiyle hükümsüzlüğünü talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, dava konusu TR 2007/08533 sayılı patentin patent verilebilirlik koşullarını taşıdığının tespit edildiğini ve Türkiye'de geçerli ve tescilli olduğunu, söz konusu patentin ülkemizin de taraf olduğu Avrupa Patent Konvansiyonu hükümleri uyarınca yapılmış bir patent başvurusunun Türkiye validasyonu olduğunu, dolayısıyla bu Avrupa Patenti bakımından Avrupa Patent Ofisi tarafından verilecek nihai kararın, Türkiye'de tescilli patent bakımından doğrudan etkili olacağını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, toplanılan deliller, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, hükümsüzlüğü istenilen patentin 1 no’lu bağımsız istemi ve buna bağlı 2-81 istemlerin tamamının gerek patente konu formüller ve bu formüllerden oluşan bileşik ile bu formüllerin bileşimlerini koruyan farmasötik özellikler, üretim yöntemi ile ilgili tarif edilen prosesler ve hatta bileşikleri içeren cihaz tarifi dahi incelenerek, patentin EP 1305329 B1 sayılı Avrupa Patentindeki gelişmeler ve EPO temyiz sürecindeki talepler de değerlendirilmek suretiyle sonuç itibariyle 551 sayılı KHK'nın 129. maddesinde belirtilen hükümsüzlük hallerini taşımadığı, dolayısıyla patentin yenilik ve buluş basamağı kriterlerini taşıdığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Hükümsüzlük davasının konusu olan TR533 sayılı patent, Türkiye'nin de taraf olduğu Avrupa Patent Sözleşmesi (EPC) hükümleri uyarınca Avrupa Patent Ofisi'ne (EPO) başvurusu yapılan ve başvuruda Türkiye'nin de belirtildiği EP1305329 sayılı Avrupa Patenti'nin (EP) anılan Sözleşme hükümleri, 551 sayılı KHK ve Avrupa Patent Sözleşmesi Yönetmeliği uyarınca Türkiye'de geçerli ulusal patent olarak kabul edilerek tescil edilmiştir.
Avrupa Patent Sözleşmesi Yönetmeliği'nin 11. maddesine göre, Türkiye'nin seçildiği bir Avrupa Patenti, bu yönetmeliğin 12 ve 13. maddelerindeki koşulların sağlanması şartıyla, Avrupa Patent Ofisi tarafından, Avrupa Patentinin verildiğine ilişkin ilanın yapıldığı tarihten itibaren Türkiye'de verilen bir ulusal patent olarak kabul edilir.
Aynı yönetmeliğin 14. maddesine göre de, Sözleşmenin 99. maddesine göre yapılan itiraz sonucunda değişen şekliyle verilen Avrupa Patentleri için bu yönetmeliğin 11. maddesi hükmü uygulanır.
Davalı tarafça dava konusu TR533 sayılı patentin eşdeğeri olan EP1305329 sayılı patente EPO nezdinde yapılan itiraz nedeniyle EPO temyiz kurulu nezdinde temyiz aşamasında olduğu; EPC 105(b)/3 maddesine göre bir avrupa patentinin sınırlandırılması ya da iptaline dair kararın söz konusu patentin tescil edildiği tüm üye ülkelerde hüküm doğuracağı EPO temyiz sürecinde EP 1305329 sayılı patentle istem değişiklikleri kapsamında ana talebini (Main Request) sunarak bu değiştirilmiş istemlerin yeni bir hukuki durum oluşturduğu savunulmuştur.
Bu durumda, öncelikle yukarıda belirtilen sözleşme ve yönetmelik hükümleri uyarınca davalı tarafından EP 1305329 sayılı Avrupa patentin istemlerinde EPO nezdinde yapılan değişikliklerin EPO tarafından ilan edilip edilmediği TPE'den sorularak, Türkiye'de TR533 olarak kayıtlı patentin eşdeğeri Avrupa Patenti'nin istemlerini gösterir nihai metin dikkate alınmak suretiyle inceleme gerekçesi hükümsüzlük iddiasının araştırılması gerekirken eksik inceleme sonucu yazılı gerekçe ile davanın reddi doğru görülmemiştir.
2-Öte yandan dava konusu patentin hükümsüzlük talebinin EPC 2000 değişikliği ile yürürlüğe giren Sözleşmenin 138 m. dikkate alınarak değerlendirilmesi gerekip gerekmediği tartışılmadan, ulusal patentlere ilişkin 551 sayılı KHK'nın ilgili maddelerine dayalı olarak inceleme yapılması da doğru degildir.
3-Bozma sebep ve şekline göre de davacı vekinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görüşmemiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) ve (2) nolu bentlerde açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, (3) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 26/09/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/379951000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz