Ticari tazminat davasında arabuluculuğa başvurmadan dava açılması
İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2024/1210 E. 2024/1325 K. · · İlk derece: İSTANBUL ANADOLU 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TazminatdiğerTemyiz yolu açık
★ EmsalDava şartı (hukuki yarar / ehliyet / kesin hüküm)
Davacının nitelemesi: Arabuluculuk Dava Şartı mahkemenin nitelemesiyle örtüşüyor
Gerekçe özeti
Konusu bir miktar paranın ödenmesine ilişkin alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat taleplerini içeren ticari davalarda, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulması TTK m.5/A uyarınca dava şartıdır ve bu şart sonradan tamamlanabilir nitelikte değildir; arabulucuya başvurulmadan veya dava açıldıktan sonra başvurularak dava açılmışsa, dava şartı yokluğundan usulden reddedilir.
Ele alınan sorunlar
Ticari tazminat davalarında arabuluculuk dava şartının yerine getirilip getirilmediği → ret
İddia: Davacı, ilk derece mahkemesinin davanın usulden reddine ilişkin kararının kaldırılarak davanın devamına karar verilmesini talep etmiştir.
Gerekçe: 7155 sayılı Kanun ile TTK'ya eklenen ve dava tarihi itibariyle yürürlükte olan 5/A maddesi uyarınca, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat talepleri hakkındaki ticari davalarda dava açılmadan önce arabulucuya başvurulması dava şartıdır. Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması halinde herhangi bir işlem yapılmaksızın ve dosya üzerinden davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir (HUAK 18/A/2, c.4 ve HUAK Yönetmeliği 22/3). Bu dava şartı, sonradan tamamlanabilen bir eksiklik olarak düzenlenmemiştir. Somut olayda; asıl davada davacının aracının parçalanarak kullanılamaz hale getirildiğine dayalı tazminat istemi ile davalılardan birinin araç tamir ve alım satım işleriyle iştigal etmesi dikkate alındığında talep bir miktar paranın ödenmesine ilişkin olup TTK m.5/A uyarınca arabuluculuğa tabidir; ancak dava arabulucuya başvurulmadan açılmıştır. Birleşen davalarda da davacının kredi borçlarının ödendiği halde kara listeden çıkarılmadığına veya senedin ödendiği halde takibin sürdürüldüğüne dayalı maddi tazminat istemleri, bir miktar paranın ödenmesine ilişkin olduğundan aynı şekilde arabuluculuğa tabi olup, bu davalar da arabulucuya başvurulmadan açılmıştır. İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı aracılığıyla yapılan yazışmada Adalet Bakanlığı Hukuk İşleri Genel Müdürlüğü Arabuluculuk Daire Başkanlığı'nın verdiği cevapta, davacının tüm dosyalar yönünden davalar açıldıktan sonra arabuluculuğa başvurduğu tespit edilmiştir. Bu nedenle asıl ve birleşen davaların dava şartı yokluğundan reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır.
Gerekçe kaynağı: özgün
Vekille temsil edilen davalı BDDK lehine istinafta vekalet ücretine hükmedilmemesi → ret
İddia: Birleşen 2023/678 Esas sayılı dava davalısı BDDK vekili, müvekkilinin vekille temsil edildiği halde lehine vekalet ücretine hükmedilmediğini belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
Gerekçe: Birleşen 2023/678 Esas sayılı dava dosyasında vekalet ücretinin HMK 305/A maddesi uyarınca ilk derece mahkemesinden talep edilebileceği dikkate alınarak, BDDK vekilinin bu yöndeki istinaf başvurusunun usulden reddine karar verilmiştir.
Gerekçe kaynağı: özgün
Emsal değeri
TTK m.5/A kapsamındaki arabuluculuk dava şartının, dava açıldıktan sonra yerine getirilmesi halinde dahi tamamlanabilir bir eksiklik sayılmayacağı ve bu durumda davanın dosya üzerinden usulden reddedileceği yönündeki tespit, benzer ticari tazminat/alacak davalarında emsal niteliği taşımaktadır.
Usul tespitleri
- Dava şartı
- Konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat taleplerini içeren ticari davalarda dava açılmadan önce arabulucuya başvurulması dava şartıdır; bu şart, dava açıldıktan sonra yerine getirilse dahi tamamlanabilir nitelikte değildir ve eksikliği halinde dava dosya üzerinden usulden reddedilir.
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
zorunlu arabuluculuk↗ dava şartı↗ ticari dava↗ tamamlanamayan dava şartı↗ TTK 5/A↗ usulden ret↗
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO 2024/1210
KARAR NO 2024/1325
TÜRK MİLLETİ ADINA
İSTİNAF KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ İSTANBUL ANADOLU 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 20/02/2024
NUMARASI 2023/416 Esas - 2024/181 Karar
DAVA
Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
Birleşen Dava : İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/864 Esas
DAVA
Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ 26/09/2024
Davanın usulden reddine ilişkin verilen kararın asıl ve birleşen davalarda davacı, birleşen ... Esas sayılı davada davalı BDDK vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA
Asıl davada davacı; davalılar ... ve ...'ın... plakalı ticari aracına davalıların haksız olarak el koyduğunu, parçalayıp sattıklarını beyan ederek 1.400.000-TL araç bedelinin tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Birleşen 2023/417 Esas sayılı davada davacı; davalı ... tarafından kendisine POS cihazı ve ticari kobi kart verildiğini, ancak hiç bir gerekçe gösterilmeden ticari kartının ve POS cihazının iptal edildiğini, kara listeye alınması ile diğer bankalar tarafından da teşvik ve hibelerden yararlanamadığını, davalının bu eylemi ile ticari faaliyetlerinin sekteye uğradığını belirterek davalıdan 2.000.000-TL tazminatının tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Birleşen 2023/537 Esas sayılı davada davacı;
davalı bankaya borcu bulunmadığını, temlik edilen ... A.Ş.'den "borcu yoktur" yazısı almasına rağmen davalı bankanın ...'ye ve BDDK'ya ve TCMB'ye yaptığı bildirimlerle kara listeye alınmasını sağladığını, bu şekilde ticari faaliyetlerinin sekteye uğratıldığını ve itibarının zedelendiğini, zarara uğratıldığını belirterek 5.000.000-TL tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Birleşen 2023/671 Esas sayılı davada davacı; kara liste kayıtlarının getirtilerek haklılığının tespiti ile 5.000.000-TL tazminata hükmedilmesini talep ve dava etmiştir. Birleşen 2023/678 Esas sayılı davada davacı; BDDK yetkililerinin görevini kötüye kullandığını, bankalardaki kara liste kayıtlarının iptal edilmediğini, ticari hayatının bu şekilde yok edildiğini belirterek iptal edilmeyen kara liste kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılıp, haklılığının tespiti ile 5.000.000-TL tazminata hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.Birleşen 2023/864 Esas sayılı davada davacı;
dosyasında borçlarını ödemiş olmasına rağmen sanki ödememiş gibi işlem yapılıp kendilerine kredi yollarının kapatıldığını, davalıda senedinin bulunduğunu, söz konusu olan senetten dolayı borçlu olmadığını, yapılan işlemlerinin de sahte olduğunu belirterek 30.000.000-TL maddi tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Asıl davada davalı ...; davacının kendisine araç sattığını, bedelinin davacıya ödendiğini, aracın satılırken sökük olduğunu, aracın devri verilmediği gibi davacıya ödenen bedelin de iade edilmediğini, kendilerinin zarara uğradığını, davanın haksız olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Birleşen 2023/678 Esas sayılı davada davalı BDDK vekili; davanın idari yargının görev alanına girdiğini, müvekkili kurumun taraf sıfatının bulunmadığını, müvekkili kurum ile bankalar arasındaki ilişkinin kamu hukuku kuralları çerçevesinde işlediğini, bankalar ile üçüncü kişiler arasındaki ihtilafın müvekkili kurumun sorumluluğu gerektirmediğini, müvekkili kurumu atfedilebilecek herhangi bir kusur da bulunmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Birleşen 2023/671 Esas sayılı davada ... vekili; davanın somutlaştırılmadığını, arabuluculuk dava şartının yerine getirilmediğini, davanın zamanaşımı ve husumet nedeniyle reddinin gerektiğini, müvekkilinin haksız fiil işlemesinin mümkün olmadığını, davacının kredi başvurularının değerlendirilmesinin tamamen ilgili bankaların takdirinde olduğunu, davacının zarara uğradığı iddialarının dayanağının bulunmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Birleşen 2023/864 Esas sayılı davada temlik alan ...A.Ş. vekili; davacının talebinin ne olduğunun açıklattırılması gerektiğini, maddi zararı ispat edecek bir delil ortaya koyamadığını, davaya dayanak ettiği İstanbul ... İcra Dairesi'nin ...
E. Sayılı takibi için açılan İstanbul 13. Tüketici Mahkemesi'nin 2021/226 E. Sayılı dosyası ile açtığı menfi tespit davasından feragat ettiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece; davaların tamamının ticari dava oluşu, ticari davalarda hem tazminat kaynaklı olup haksız fiil sebebiyle açılan dava olarak hem de akde dayalı alacak davalarında zorunlu arabuluculuğun dava şartı olduğu, anlaşamamazlık tutanağının dava dilekçesine eklenerek davanın açılmasının gerektiği, dava dilekçesi eklerinde arabuluculuk tutanağının yer almaması sebebiyle davacıya tebligat yapılıp dava açmadan önce arabuluculuğa gidip gitmediğinin sorulduğu, gitmişse arabuluculuk tutanağının ibraz etmesinin bildirildiğini, davacının beyanında fakir olduğunu, bu nedenle arabuluculuk tutanağının kendisinde bulunmadığını, ancak arabuluculuğa gittiğini belirterek tutanağın arabuluculuk bürosundan istenmesini talep ettiği, bunun üzerine Arabuluculuk Bürosu ile yazışma yapıldığı, davalıların isimleri de verilmek suretiyle arabuluculuğa başvurulmuş ise tarihleri sorulduğu, İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı vasıtası ile yapılan yazışmada Adalet Bakanlığı Hukuk İşleri Genel Müdürlüğü Arabuluculuk Daire Başkanlığı tarafından verilen cevapta tüm dosyalar yönünden davalar açıldıktan sonra arabuluculuğa başvurduğu, zorunlu arabuluculuk bir dava şartı olup, dava açılmadan gerçekleştirilmesi gerektiği gerekçesiyle zorunlu arabuluculuk dava şartı sağlanmadan açılan davanın usulden reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
1-Davacı istinaf dilekçesinde; mahkeme kararının kaldırılarak davanın devamına karar verilmesini talep etmiştir.
2- Davalı BDDK vekili istinaf dilekçesinde; müvekkilinin vekille temsil edildiği halde müvekkili lehine vekalet ücretine hükmedilmediğini belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
GEREKÇE
7155 sayılı Kanun ile TTK’ya eklenen ve 01/01/2019 tarihinde yürürlüğe giren dava tarihi itibariyle yürürlükte olan 5/A maddesi ile getirilen “Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında (28/3/2023 tarihli ve 7445 sayılı Kanunun 31. maddesiyle “paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında” ibaresi “para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında,” şeklinde değiştirilmiştir) dava açılmadan önce arabulucuya başvurulması dava şartıdır.” hükmü uyarınca, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat talepleri hakkındaki ticari davalarda dava açmadan önce arabuluculuğa başvuru zorunlu hale getirilmiştir.
Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması halinde herhangi bir işlem yapılmaksızın ve dosya üzerinden davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir. (HUAK 18/A/2,c.4 ve HUAK Yönetmeliği 22/3) Burada dava şartı arabuluculuk sürecinin, tamamlanabilen bir dava şartı eksikliği olarak düzenlenmediği görülmektedir. Bunun dışında mahkemece 15/01/2024 tarihli arabulculuk son tutanaklarının ibrazı için davacıya bir haftalık kesin süre verilmesine ilişkin ara kararın davacıya 29/01/2024 tarihinde tebliğ edildiği, davacının bir kısım başvuruları ile bilgi verdiği, mahkemece bunun üzerine Arabuluculuk Daire Başkanlığı'na davacının arabuluculuk başvuruları ile ilgili yazışma yapıldığı, arabulculuk başvuru listesinin getirtildiği anlaşılmaktadır.
Somut olayda davacı, ticari faaliyetlerinde kullandığı aracının asıl davada davalılar tarafından parçalarına ayrılmak suretiyle kullanılamaz hale getirildiği belirtilerek tazminat isteminde bulunmuş olup, yapılan tahkikatta davalılardan ...'ın araç tamir ve alım satım işleri ile iştigal ettiği dikkate alındığında bir miktar paranın ödenmesine ilişkin tazminat davasının TTK m.5/A uyarınca arabuluculuğa tabi olduğu, ancak davanın arabulucuya başvurulmadan açıldığı anlaşılmaktadır. Davacı birleşen 2023/864 Esas sayılı dosyasında borçlarını ödediği halde ödememiş gibi işlem yapılıp kredi yollarının kapatıldığını, senedin ödendiği halde takibin devam ettiğini belirterek maddi tazminat isteminde bulunduğu, diğer birleşen davalarda ise bankalara olan kredi borçlarını ödemesine rağmen usulsüz olarak iptal edilmeyen kara liste kayıtlarından dolayı zararın giderilmesini talep ettiği görülmektedir.
Bahsi geçen davalar da, bir miktar paranın ödenmesine ilişkin olduğundan TTK m.5/A uyarınca arabuluculuğa tabi olduğu halde arabulucuya başvurulmadan açıldığı anlaşılmaktadır. Asıl ve birleşen davalar arabuluculuk dava şartı yerine getirilmeden açıldığından asıl ve birleşen davaların dava şartı yokluğundan reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle; mahkemece asıl ve birleşen davaların reddine ilişkin karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığından, birleşen 2023/678 Esas sayılı dava dosyasında vekalet ücretinin HMK 305/A maddesi uyarınca ilk derece mahkemesinden talep edilebileceği dikkate alınarak asıl ve birleşen davalarda davacının istinaf başvurusunun esastan reddine, birleşen 2023/678 Esaslı dava davalısı BDDK vekilinin istinaf başvurusunun usulden reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM
Yukarıda açıklanan nedenlerle: Asıl ve birleşen davalarda davacının istinaf başvurusunun HMK.'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Birleşen İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/678 Esas sayılı dava davalısı BDDK vekilinin istinaf başvurusunun USULDEN REDDİNE, Davacıdan adli yardım nedeniyle harç alınmadığı anlaşılmakla; asıl ve birleşen her bir dosyada 427,60-TL maktu istinaf karar harcının ve asıl ve birleşen her bir dosyada 1.169,40-TL istinaf kanun yoluna başvuru harcının istinaf yoluna başvuran asıl ve birleşen davalarda davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,Davalı BDDK tarafından yatırılan 427,60-TL peşin istinaf karar harcının talep halinde davalıya iadesine, Taraflar tarafından yapılan istinaf yargı giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, Gerekçeli kararın bir örneğinin taraf vekillerine tebliğine, HMK'nın 361/1.
maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi. 26/09/2024
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/37886 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi