İtirazın iptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2016/3438 E. 2017/5903 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Yetkili mahkeme
- yetki/yetkisizlik
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
taşınır rehninin paraya çevrilmesi↗ taşınır rehni↗ taşıma işleri komisyoncusu↗ navlun faturası↗ rehnin paraya çevrilmesi↗ navlun sözleşmesi↗ kanuni rehin hakkı↗ taşıtan↗ rehin hakkı↗ konişmento↗ konşimento↗ pasif husumet ehliyeti↗ istifa↗ yetki itirazı↗ navlun↗ rehin↗ husumet ehliyeti↗ sigorta sözleşmesi↗ acentelik↗ icra takibine itiraz↗ pasif husumet↗ komisyon↗ taraf ehliyeti↗ taşıyıcı↗ feragat↗ yetki↗ asıl alacak↗ taşıyan↗ dosya masrafı↗ hasar↗ yükleten (shipper)↗ avans faizi↗ teslim↗ husumet↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece iddia, savunma, toplanılan deliller, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalıların konişmentonun tarafı olmaması nedeniyle yetki itirazının kabul edilmediği, konşimentoda ... isimli gemi ile, ...-...’de yerleşik ... (...) PTE Ltd. Şirketinin taşıyıcı olduğu ve acentesi ... Co. Ltd. tarafından konşimentonun imzalandığı, yükleten ... Co. Ltd, gönderilen dava dışı sigortalı, yükleme limanı ..., boşaltma limanı ... olup, konişmentoda navlunun varış limanında ödeneceği ve teslimat acentesinin davalı ... A.Ş. olduğunun belirtildiği, 02/08/2011 tarihli navlun faturası ile davalının taşıma işleri komisyoncusu olarak hareket ettiği ve taşımanın davalı ... A.Ş. tarafından üstlenildiği, TTK’nin 814. maddesi uyarınca ücret olarak taşıma giderlerini içeren tek bedel kararlaştırılmışsa, taşıma işleri komisyoncusunun taşımaya ilişkin olarak, taşıyanın hak ve yükümlülüklerine tabi olacağından davalının pasif husumet ehliyetinin bulunduğu, taşıyan ile gönderilen arasındaki ilişkide konişmentonun esas alınacağı, taşıyan ile taşıtan arasındaki ilişkinin navlun sözleşmesi hükümlerine tabi olduğu, konişmentonun sol üst köşesinde eşyanın haricen iyi halde teslim alındığı yazılı olup, alt köşesinde bulunan LCL (“lesscontainerload”) ifadesi ile konteynerin taşıyan tarafından istif edilip kapatıldığı ve eşyanın konteyner içinde istif edilmesinden doğan masrafların ve varma yerindeki masrafların gönderilen tarafından karşılanacağının anlaşıldığı, bu durum karşısında hasarın deniz taşımasını yapan davalının sorumluluğunda meydana geldiği, sigortacı ile dava dışı sigortalı arasında düzenlenen sigorta sözleşmesinde kararlaştırılan %10 ilave bedelin ödenmesi yönündeki talebin yerinde görülmediği yine, dava dilekçesinde kanuni rehin hakkı talebinde bulunulmuş ise de, TTK’nin 1235 m. koşulları oluşmadığından bu talebin de yerinde olmadığı, 3.354,00 USD karşılığı 5.903,00 TL hasar bedelinin tahsili gerektiği gerekçesiyle, (2) no’lu davalı aleyhine açılan davanın feragat nedeniyle reddine, (1) no’lu davalı takibe itirazının kısmen iptali ile, takibin 5.903,00 TL asıl alacak üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren avans faizi uygulanasına karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili ile katılma yoluyla davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava, uluslararası deniz yolu taşımasından kaynaklanan hasar bedelinin rucüen tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Dava konusu takip taşınır rehninin paraya çevrilmesi yolu ile yapılan icra takibi olup, gemi üzerinde TTK’nin 1235/7. maddesi uyarınca rehin tesisi talep edildiği, işbu itirazın iptali davasında da davacı tarafça gemi üzerinde rehin hakkı talebinin yinelendiği anlaşılmıştır. Ancak, mahkemece yapılan yargılama sonucunda, TTK’nin 1235. maddesinde belirtilen koşulların oluşmadığından bahisle kanuni rehin hakkı talebinin reddine karar verildiğinin belirtilmesi karşısında, gemi üzerinde rehin hakkı verilmesi talebinin reddine rağmen icra takibine itirazın kısmen iptaline karar vermek sureti ile çelişkili hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre, davalı vekili ile davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
İtirazın iptali | İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/16161 E. 2012/7799 K.
Ortak:konişmento · konşimento · navlun · acentelik · taşıyıcı · dosya masrafı · hasar · teslim
İncelediğiniz karardaA.Ş. tarafından üstlenildiği, TTK’nin 814. maddesi uyarınca ücret olarak taşıma giderlerini içeren tek bedel kararlaştırılmışsa, «taşıma işleri komisyoncusunun» taşımaya ilişkin olarak, «taşıyanın» hak ve yükümlülüklerine tabi olacağından davalının «pasif husumet ehliyetinin» bulunduğu, taşıyan ile gönderilen arasındaki ilişkide «konişmentonun» esas alınacağı, taşıyan ile «taşıtan» arasındaki ilişkinin «navlun sözleşmesi» hükümlerine tabi olduğu, konişmentonun sol üst köşesinde eşyanın haricen iyi halde «teslim» alındığı yazılı olup, alt köşesinde bulunan LCL (“lesscontainerload”) ifadesi ile konteynerin taşıyan tarafından «istif» edilip kapatıldığı ve eşyanın konteyner içinde istif edilmesinden doğan «masrafların» ve varma yerindeki masrafların gönderilen tarafından karşılanacağının anlaşıldığı, bu durum karşısında «hasarın» deniz taşımasını yapan davalının sorumluluğunda meydana geldiği, sigortacı ile dava dışı sigortalı arasında düzenlenen «sigorta sözleşmesinde» kararlaştırılan %10 ilave bedelin ödenmesi yönündeki talebin yerinde görülmediği yine, dava dilekçesinde «kanuni rehin hakkı» talebinde bulunulmuş ise de, TTK’nin 1235 m. koşulları oluşmadığından bu talebin de yerinde olmadığı, 3.354,00 USD karşılığı 5.903,00 TL hasar bedelinin tahsili gerektiği gerekçesiyle, (2) no’lu davalı aleyhine açılan davanın «feragat» nedeniyle reddine, (1) no’lu davalı takibe itirazının kısmen iptali ile, takibin 5.903,00 TL «asıl alacak» üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren «avans faizi» uygulanasına karar verilmiştir.
Ltd, gönderilen dava dışı sigortalı, yükleme limanı ..., boşaltma limanı ... olup, «konişmentoda» navlunun varış limanında ödeneceği ve «teslimat» «acentesinin» davalı ...
Mahkemece iddia, savunma, toplanılan deliller, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalıların «konişmentonun» tarafı olmaması nedeniyle «yetki itirazının» kabul edilmediği, «konşimentoda» ... isimli gemi ile, ...-...’de yerleşik ... (...) PTE Ltd.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, dosyaya sunulan «konşimento» örneğinde davacının adının yer almadığı, dolayısıyla bu «konişmentoya» dayalı olarak davacının, «taşıyıcı» sıfatıyla istemde bulunmasının mümkün bulunmadığı, ayrıca konişmento üzerinde navlunun peşin ödendiğinin yazılı olduğu, «teslim» yerinde eşyanın tamamen «zayi» olduğunun tespit edildiği, TTK'nun 1072/1. maddesinde, zayi olan yük için «navlun» istenemeyeceğinin düzenlendiği, her ne kadar davacı taraf, orijin lokal «masraflar» adı altında istemde bulunmuş ise de, bu istemin ne anlama geldiğini ispat edemediği, davacının «kötüniyetli» olduğunun da davalı yanca kanıtlanmadığı gerekçesiyle davanın ve davalının «kötüniyet tazminatı» talebinin reddine karar verilmiştir.
Yukarıda yapılan özetten de anlaşılacağı üzere mahkemece, davacının dosyaya sunulan «konişmento» örneğinde adının yer almadığı ve bu nedenle bu konişmentoya dayalı olarak herhangi bir istemde bulunamayacağı, konişmento üzerinde navlunun peşin ödendiğinin yazılı olduğu, ayrıca taşınan eşyanın hasarlı «teslim» edilmiş olması nedeniyle «navlun» istenemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Taşımanın fiilen başka bir şirket tarafından yapılması ve «konişmentonun» bu şirket tarafından düzenlenmiş olması da davacının «taşıyıcı sıfatını» ortadan kaldırmamaktadır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:taşıyıcı sıfatı · navlun bedeli · şekil şartı · donatan · kötüniyet tazminatı · zayi · ihbar · bilirkişi incelemesi
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, dosyaya sunulan «konşimento» örneğinde davacının adının yer almadığı, dolayısıyla bu «konişmentoya» dayalı olarak davacının, «taşıyıcı» sıfatıyla istemde bulunmasının mümkün bulunmadığı, ayrıca konişmento üzerinde navlunun peşin ödendiğinin yazılı olduğu, «teslim» yerinde eşyanın tamamen «zayi» olduğunun tespit edildiği, TTK'nun 1072/1. maddesinde, zayi olan yük için «navlun» istenemeyeceğinin düzenlendiği, her ne kadar davacı taraf, orijin lokal «masraflar» adı altında istemde bulunmuş ise de, bu istemin ne anlama geldiğini ispat edemediği, davacının «kötüniyetli» olduğunun da davalı yanca kanıtlanmadığı gerekçesiyle davanın ve davalının «kötüniyet tazminatı» talebinin reddine karar verilmiştir.
Davacı tarafça da «navlun bedelinin» kendi «acentesi» tarafından «donatana» ödendiği ileri sürülmüş ve buna ilişkin acentesi tarafından düzenlenen «fatura» dosyaya «ibraz» edilmiştir.
Oysa, davalı vekilince sunulan 06.12.2004 «havale» tarihli cevap dilekçesinde, müvekkilinin eşyalarının Amerika'dan Türkiye'ye taşınması konusunda müvekkili ile davacı arasında anlaşma yapıldığı açıklanmış olup bu durum karşısında taraflar arasında herhangi bir «şekil şartına» tabi olmayan taşıma ilişkisinin kurulduğunun kabul edilmesi gerekmektedir.
Taşımanın fiilen başka bir şirket tarafından yapılması ve «konişmentonun» bu şirket tarafından düzenlenmiş olması da davacının «taşıyıcı sıfatını» ortadan kaldırmamaktadır.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2016/3438 E. , 2017/5903 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ...
17. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 24/12/2015 tarih ve 2014/1099-2015/506 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili ile katılma yoluyla davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkiline nakliyat emtia sigorta poliçesi ile sigortalı 238 kap/600 adet dijital video kayıt cihazı emtiasının mühürlü konteynır içerisinde deniz yolu ile ...-...‘den, ...-...’a davalıların sorumluluğunda nakliyesi sonrasında konteynerin mührü açıldığında 26 adet kartonun ıslak ve nemli bir şekilde hasarlı olduğunun tespit edildiğini, sigortalısına hasar tazminatını ödeyen müvekkilinin sigortalının haklarına halef olduğunu, davalılar aleyhine hasar bedelinin tahsili için başlatılan icra takibinin davalıların haksız itirazı ile durduğunu ileri sürerek, itirazın iptali ile takibin devamını ve davalılar aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiş, yargılama sırasında 2 no’lu davalı gemi donatanı ...
Corp Şirketi aleyhine açmış olduğu davadan feragat etmiştir.
Davalı vekili, yetki ve husumet itirazında bulunmuş, müvekkilinin “teslimat acentesi” (Delivery Agent) olması sebebiyle taşıma ve hasarla ilgili bir sorumluluğunun bulunmadığını, hasarın ne zaman oluştuğunun ve konteynırdaki ıslaklığın nedeninin belli olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, toplanılan deliller, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalıların konişmentonun tarafı olmaması nedeniyle yetki itirazının kabul edilmediği, konşimentoda ... isimli gemi ile, ...-...’de yerleşik ... (...) PTE Ltd. Şirketinin taşıyıcı olduğu ve acentesi ... Co. Ltd. tarafından konşimentonun imzalandığı, yükleten ... Co. Ltd, gönderilen dava dışı sigortalı, yükleme limanı ..., boşaltma limanı ... olup, konişmentoda navlunun varış limanında ödeneceği ve teslimat acentesinin davalı ... A.Ş. olduğunun belirtildiği, 02/08/2011 tarihli navlun faturası ile davalının taşıma işleri komisyoncusu olarak hareket ettiği ve taşımanın davalı ... A.Ş. tarafından üstlenildiği, TTK’nin 814.
maddesi uyarınca ücret olarak taşıma giderlerini içeren tek bedel kararlaştırılmışsa, taşıma işleri komisyoncusunun taşımaya ilişkin olarak, taşıyanın hak ve yükümlülüklerine tabi olacağından davalının pasif husumet ehliyetinin bulunduğu, taşıyan ile gönderilen arasındaki ilişkide konişmentonun esas alınacağı, taşıyan ile taşıtan arasındaki ilişkinin navlun sözleşmesi hükümlerine tabi olduğu, konişmentonun sol üst köşesinde eşyanın haricen iyi halde teslim alındığı yazılı olup, alt köşesinde bulunan LCL (“lesscontainerload”) ifadesi ile konteynerin taşıyan tarafından istif edilip kapatıldığı ve eşyanın konteyner içinde istif edilmesinden doğan masrafların ve varma yerindeki masrafların gönderilen tarafından karşılanacağının anlaşıldığı, bu durum karşısında hasarın deniz taşımasını yapan davalının sorumluluğunda meydana geldiği, sigortacı ile dava dışı sigortalı arasında düzenlenen sigorta sözleşmesinde kararlaştırılan %10 ilave bedelin ödenmesi yönündeki talebin yerinde görülmediği yine, dava dilekçesinde kanuni rehin hakkı talebinde bulunulmuş ise de, TTK’nin 1235 m.
koşulları oluşmadığından bu talebin de yerinde olmadığı, 3.354,00 USD karşılığı 5.903,00 TL hasar bedelinin tahsili gerektiği gerekçesiyle, (2) no’lu davalı aleyhine açılan davanın feragat nedeniyle reddine, (1) no’lu davalı takibe itirazının kısmen iptali ile, takibin 5.903,00 TL asıl alacak üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren avans faizi uygulanasına karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili ile katılma yoluyla davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava, uluslararası deniz yolu taşımasından kaynaklanan hasar bedelinin rucüen tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Dava konusu takip taşınır rehninin paraya çevrilmesi yolu ile yapılan icra takibi olup, gemi üzerinde TTK’nin 1235/7. maddesi uyarınca rehin tesisi talep edildiği, işbu itirazın iptali davasında da davacı tarafça gemi üzerinde rehin hakkı talebinin yinelendiği anlaşılmıştır. Ancak, mahkemece yapılan yargılama sonucunda, TTK’nin 1235. maddesinde belirtilen koşulların oluşmadığından bahisle kanuni rehin hakkı talebinin reddine karar verildiğinin belirtilmesi karşısında, gemi üzerinde rehin hakkı verilmesi talebinin reddine rağmen icra takibine itirazın kısmen iptaline karar vermek sureti ile çelişkili hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre, davalı vekili ile davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, kararın re’sen BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekili ile davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, ödedikleri peşin temyiz harcının istekleri halinde temyiz edenlere iadesine, 31/10/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/378606900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz