6102TTK Türk Ticaret Kanunu

İtirazın iptali | İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2010/16161 E. 2012/7799 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi: Deniz ticareti

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
taşıyıcı sıfatı navlun bedeli şekil şartı konişmento konşimento donatan navlun kötüniyet tazminatı acentelik zayi taşıyıcı ihbar bilirkişi incelemesi havale fatura kötüniyet dosya masrafı hasar ibraz teslim

Atıf yapılan mevzuat: İİK · TTK — TTK 1072

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, dosyaya sunulan konşimento örneğinde davacının adının yer almadığı, dolayısıyla bu konişmentoya dayalı olarak davacının, taşıyıcı sıfatıyla istemde bulunmasının mümkün bulunmadığı, ayrıca konişmento üzerinde navlunun peşin ödendiğinin yazılı olduğu, teslim yerinde eşyanın tamamen zayi olduğunun tespit edildiği, TTK'nun 1072/1. maddesinde, zayi olan yük için navlun istenemeyeceğinin düzenlendiği, her ne kadar davacı taraf, orijin lokal masraflar adı altında istemde bulunmuş ise de, bu istemin ne anlama geldiğini ispat edemediği, davacının kötüniyetli olduğunun da davalı yanca kanıtlanmadığı gerekçesiyle davanın ve davalının kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili ve katılma yoluyla davalı vekili temyiz etmiştir.

1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm davacı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.

2-Dava, taşıma ücretinin tahsili için başlatılan takibe yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Yukarıda yapılan özetten de anlaşılacağı üzere mahkemece, davacının dosyaya sunulan konişmento örneğinde adının yer almadığı ve bu nedenle bu konişmentoya dayalı olarak herhangi bir istemde bulunamayacağı, konişmento üzerinde navlunun peşin ödendiğinin yazılı olduğu, ayrıca taşınan eşyanın hasarlı teslim edilmiş olması nedeniyle navlun istenemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Oysa, davalı vekilince sunulan 06.12.2004 havale tarihli cevap dilekçesinde, müvekkilinin eşyalarının Amerika'dan Türkiye'ye taşınması konusunda müvekkili ile davacı arasında anlaşma yapıldığı açıklanmış olup bu durum karşısında taraflar arasında herhangi bir şekil şartına tabi olmayan taşıma ilişkisinin kurulduğunun kabul edilmesi gerekmektedir. Taşımanın fiilen başka bir şirket tarafından yapılması ve konişmentonun bu şirket tarafından düzenlenmiş olması da davacının taşıyıcı sıfatını ortadan kaldırmamaktadır.

Öte yandan, mahkemece, dava konusu taşımaya ilişkin konişmentoda navlun ücretinin peşin ödendiği kabul edilmiş ise de davalı taraf savunmasında navlun bedelini davacıya ödediğini savunmuştur. Davacı tarafça da navlun bedelinin kendi acentesi tarafından donatana ödendiği ileri sürülmüş ve buna ilişkin acentesi tarafından düzenlenen fatura dosyaya ibraz edilmiştir. Bu durum karşısında konişmentoda peşin olarak ödendiği belirtilen navlunun davacı tarafça ödendiği değerlendirilerek sonucuna göre karar vermek gerekmektedir.

Ayrıca, taşınan emtianın hasara uğramış olması nedeniyle davacının taşıma ücretini hak kazanamayacağı mahkeme gerekçesinde açıklanmış ise de, meydana gelen hasarın usulüne uygun olarak tespit ve davacıya ihbar edilip edilmediği, diğer bir deyişle hasarın taşıma sırasında meydana gelip gelmediği konusunda bir değerlendirme yapılmamıştır. Bu durumda, mahkemece yukarıda açıklanan hususlar göz önünde bulundurularak gerekirse yeni bir bilirkişi incelemesi yaptırılarak oluşacak sonuç çerçevesinde karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, hükmün bozulması gerekmiştir.

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2010/16161 E.  ,  2012/7799 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ Denizcilik İhtisas Mahkemesi

Taraflar arasında görülen davada İstanbul 1. Denizcilik İhtisas Mahkemesi’nce verilen 24/06/2010 tarih ve 2008/476-2010/290 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili ve katılma yoluyla davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkili şirketin, davalıya ait eşyayı deniz yolu ile Türkiye'ye taşıdığını, söz konusu taşıma ücretinin davalı tarafından ödenmemesi üzerine aleyhine icra takibinin başlatıldığını, davalının haksız itirazı ile takibin durduğunu ileri sürerek, davalının itirazının iptaline ve inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir

Davalı vekili, davacının taşıdığı eşyayı geç ve hasarlı olarak teslim ettiğini, taşıma sırasında gerekli özeni göstermeyen davacının kusurlu olduğunu, bu nedenle taşıma ücretini hak kazanmadığını savunarak, davanın reddini, ve davacının icra tazminatına mahkum edilmesini istemiştir.

Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, dosyaya sunulan konşimento örneğinde davacının adının yer almadığı, dolayısıyla bu konişmentoya dayalı olarak davacının, taşıyıcı sıfatıyla istemde bulunmasının mümkün bulunmadığı, ayrıca konişmento üzerinde navlunun peşin ödendiğinin yazılı olduğu, teslim yerinde eşyanın tamamen zayi olduğunun tespit edildiği, TTK'nun 1072/1. maddesinde, zayi olan yük için navlun istenemeyeceğinin düzenlendiği, her ne kadar davacı taraf, orijin lokal masraflar adı altında istemde bulunmuş ise de, bu istemin ne anlama geldiğini ispat edemediği, davacının kötüniyetli olduğunun da davalı yanca kanıtlanmadığı gerekçesiyle davanın ve davalının kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili ve katılma yoluyla davalı vekili temyiz etmiştir.

1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm davacı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.

2-Dava, taşıma ücretinin tahsili için başlatılan takibe yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Yukarıda yapılan özetten de anlaşılacağı üzere mahkemece, davacının dosyaya sunulan konişmento örneğinde adının yer almadığı ve bu nedenle bu konişmentoya dayalı olarak herhangi bir istemde bulunamayacağı, konişmento üzerinde navlunun peşin ödendiğinin yazılı olduğu, ayrıca taşınan eşyanın hasarlı teslim edilmiş olması nedeniyle navlun istenemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Oysa, davalı vekilince sunulan 06.12.2004 havale tarihli cevap dilekçesinde, müvekkilinin eşyalarının Amerika'dan Türkiye'ye taşınması konusunda müvekkili ile davacı arasında anlaşma yapıldığı açıklanmış olup bu durum karşısında taraflar arasında herhangi bir şekil şartına tabi olmayan taşıma ilişkisinin kurulduğunun kabul edilmesi gerekmektedir.

Taşımanın fiilen başka bir şirket tarafından yapılması ve konişmentonun bu şirket tarafından düzenlenmiş olması da davacının taşıyıcı sıfatını ortadan kaldırmamaktadır.

Öte yandan, mahkemece, dava konusu taşımaya ilişkin konişmentoda navlun ücretinin peşin ödendiği kabul edilmiş ise de davalı taraf savunmasında navlun bedelini davacıya ödediğini savunmuştur. Davacı tarafça da navlun bedelinin kendi acentesi tarafından donatana ödendiği ileri sürülmüş ve buna ilişkin acentesi tarafından düzenlenen fatura dosyaya ibraz edilmiştir. Bu durum karşısında konişmentoda peşin olarak ödendiği belirtilen navlunun davacı tarafça ödendiği değerlendirilerek sonucuna göre karar vermek gerekmektedir.

Ayrıca, taşınan emtianın hasara uğramış olması nedeniyle davacının taşıma ücretini hak kazanamayacağı mahkeme gerekçesinde açıklanmış ise de, meydana gelen hasarın usulüne uygun olarak tespit ve davacıya ihbar edilip edilmediği, diğer bir deyişle hasarın taşıma sırasında meydana gelip gelmediği konusunda bir değerlendirme yapılmamıştır. Bu durumda, mahkemece yukarıda açıklanan hususlar göz önünde bulundurularak gerekirse yeni bir bilirkişi incelemesi yaptırılarak oluşacak sonuç çerçevesinde karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, hükmün bozulması gerekmiştir.

SONUÇ

Yukarda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, istek halinde aşağıda yazılı 18,05 TL harcın temyiz eden davalıya iadesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 15/05/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1058670600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.