Rücuen tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2016/7286 E. 2017/4476 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Görevli mahkeme
- görev/görevsizlik
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
rücuen tazmin↗ kesin mehil↗ bilirkişi ücreti↗ ek mehil↗ taşıyıcının sorumluluğu↗ taşıyıcı↗ kesin hüküm↗ görevli mahkeme↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Dava, deniz taşıması nedeniyle oluşan zararın rücuen tazmini istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda yazılı şekilde davanın reddine karar verilmiştir. Ancak, mahkemece Deniz Hukuku öğretim görevlisinden alınan raporda, içinde cam emtiasının bulunduğu konteynırın taşıyıcının hakimiyeti altında iken düşürülmesi nedeniyle emtia zararından taşıyıcının sorumlu olduğu belirtilmiştir. Mahkemece, bu rapordan sonra emteada ne miktar zarar bulunduğu ve zararın tutarı konusunda rapor almak için bilirkişi ücretini yatırmak üzere mehil verilmiş ve kesin mehlin gereğinin yerine gelmemesi nedeniyle dava reddedilmiş ise de bilirkişi olarak seçilen Deniz Hukukçusunun uzmanlık alanı, bu emtea zararının tutarı konusunda görüş bildirmeye elverişli olmayıp bu nedenle de kesin mehil sonuç doğurucu nitelikte değildir. Bu durumda yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi doğru olmadığından mahkemece verilen kararın bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/4450 E. 2010/4536 K.
Ortak:kesin mehil · ek mehil · kesin hüküm
İncelediğiniz karardaMahkemece, bu rapordan sonra emteada ne miktar zarar bulunduğu ve zararın tutarı konusunda rapor almak için «bilirkişi ücretini» yatırmak üzere «mehil» verilmiş ve «kesin» mehlin gereğinin yerine gelmemesi nedeniyle dava reddedilmiş ise de bilirkişi olarak seçilen Deniz Hukukçusunun uzmanlık alanı, bu emtea zararının tutarı konusunda görüş bildirmeye elverişli olmayıp bu nedenle de «kesin mehil» sonuç doğurucu nitelikte değildir.
Benzer bu karardaMahkemece, kooperatife ilişkin «defter» ve belgelerin incelenerek bilirkişi raporu alınması hususunda «masrafları» yatırması için davacı vekiline ikinci kez 27/03/2008 tarihinde «kesin mehil» verilerek sonuçlarının «ihtar» edildiği, buna rağmen davacı tarafça masrafların yatırılmadığı, «bilirkişi incelemesi» yaptırılamadığı gerekçesiyle, davacının sübut bulmayan davasının reddine karar verilmiştir.
Mahkemece, «kesin mehile» rağmen «bilirkişi incelemesi» için «masrafların» yatırılmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Oysa «masrafların» yatırılması konusunda verilen «mehil» ve «kesin mehile» ilişkin «ara» kararları davanın reddi sonucunu doğuracak içerikte değildir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ara karar · iş bölümü · ihtar · bilirkişi incelemesi · tebligat · dosya masrafı · ibraz · e-defter
Benzer bu karardaMahkemece, kooperatife ilişkin «defter» ve belgelerin incelenerek bilirkişi raporu alınması hususunda «masrafları» yatırması için davacı vekiline ikinci kez 27/03/2008 tarihinde «kesin mehil» verilerek sonuçlarının «ihtar» edildiği, buna rağmen davacı tarafça masrafların yatırılmadığı, «bilirkişi incelemesi» yaptırılamadığı gerekçesiyle, davacının sübut bulmayan davasının reddine karar verilmiştir.
Bilirkişi «masraflarının» «defter» ve belgeler «ibraz» edildiğinde yatırılması gerekmektedir, aksi takdirde kooperatif defter ve belgeleri süresinde sunmadığında, davacı vekilinin «bilirkişi incelemesi» için gider yatırmasının bir anlamı olmayacaktır.
Davacı vekiline verilen «kesin» mehlin başlaması için, davacı vekilinin davalı vekilince «defterlerin» sunulduğundan ve 16.04.2008 tarihli dilekçesinden haberdar olması gerekmektedir, davacı vekiline bu konuda bir «tebligat» yapılmadığı gibi, bilirkişi giderleri yatırılması konusunda «kesin mehil» içeren «ara» kararının sonuç doğurması için, «bilirkişi incelemesinin» hangi konularda yapılacağının da ara kararında ayrıntılı belirtilmesi gerekmektedir.
Mahkemece, «kesin mehile» rağmen «bilirkişi incelemesi» için «masrafların» yatırılmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/5916 E. 2021/3322 K.
Ortak:ek mehil
İncelediğiniz karardaMahkemece, bu rapordan sonra emteada ne miktar zarar bulunduğu ve zararın tutarı konusunda rapor almak için «bilirkişi ücretini» yatırmak üzere «mehil» verilmiş ve «kesin» mehlin gereğinin yerine gelmemesi nedeniyle dava reddedilmiş ise de bilirkişi olarak seçilen Deniz Hukukçusunun uzmanlık alanı, bu emtea zararının tutarı konusunda görüş bildirmeye elverişli olmayıp bu nedenle de «kesin mehil» sonuç doğurucu nitelikte değildir.
Benzer bu kararda2- Davacı, dava dilekçesinde, ayrıca «yemin deliline dayanmış» olup, 01.09.2014 «havale» tarihli dilekçesinde yemin metnini «ibraz» etmek üzere «mehil» verilmesini talep etmiştir.
Ancak mahkemece, davacıya «yemin» metnini «ibraz» etmek üzere «mehil» verilerek, oluşacak sonuç çerçevesinde karar verilmesi gerekirken, «eksik incelemeyle» yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:yemin deliline dayanma · usulüne uygun tebliğ · yemin delili · ispat külfeti · yemin · ticari defter · havale · fatura
Benzer bu karardaMahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya göre, bozma ilamından önce alınan bilirkişi raporunda dava konusu faturaların davacının «ticari defterlerine» işlendiğinin belirtildiği, ancak faturaların tek başına dava konusu alacağın varlığını kanıtlamayacağı, davacının ayrıca faturaların davalıya «usulüne uygun tebliğ» edildiğini ya da «fatura» konusu malların davalıya «teslim» edildiğini yazılı delille kanıtlaması gerektiği, ancak somut olayda davacının bu konuda «ispat külfetini» yerine getirmediği, davacının iddialarının ispat edilemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
2- Davacı, dava dilekçesinde, ayrıca «yemin deliline dayanmış» olup, 01.09.2014 «havale» tarihli dilekçesinde yemin metnini «ibraz» etmek üzere «mehil» verilmesini talep etmiştir.
Ancak mahkemece, davacıya «yemin» metnini «ibraz» etmek üzere «mehil» verilerek, oluşacak sonuç çerçevesinde karar verilmesi gerekirken, «eksik incelemeyle» yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/894 E. 2015/5227 K.
Ortak:kesin mehil · bilirkişi ücreti · ek mehil · kesin hüküm
İncelediğiniz karardaMahkemece, bu rapordan sonra emteada ne miktar zarar bulunduğu ve zararın tutarı konusunda rapor almak için «bilirkişi ücretini» yatırmak üzere «mehil» verilmiş ve «kesin» mehlin gereğinin yerine gelmemesi nedeniyle dava reddedilmiş ise de bilirkişi olarak seçilen Deniz Hukukçusunun uzmanlık alanı, bu emtea zararının tutarı konusunda görüş bildirmeye elverişli olmayıp bu nedenle de «kesin mehil» sonuç doğurucu nitelikte değildir.
Benzer bu kararda… kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, davacı tarafça dava dilekçesinde uğranılan «kar kaybı» sebebiyle tazminat isteminde bulunulmasına ve verilen «kesin mehile» rağmen «bilirkişi ücretinin» dosyaya yatırılmamış olmasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Mahkemece, davacının kendi «defterlerlerini» «ibraz» etmediği, verilen «kesin süreye» rağmen gerekliliklerin yerine getirilmemesi sebebiyle davalı tarafın «ticari defterleri» ile bilirkişi deliline dayanmaktan da vazgeçmiş sayıldığı, dosyanın mevcut hali ile karara bağlanmasını talep ettiği ancak «bilirkişi incelemesi» yapılmaksızın karar verilmesinin mümkün olmadığı gerekçesi ile ispatlanmayan davanın reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kar kaybı · delil tespiti · kesin süre · kâr kaybı · bilirkişi incelemesi · ticari defter · haksız rekabet · vekalet ücreti
Benzer bu karardaMahkemece, davacının kendi «defterlerlerini» «ibraz» etmediği, verilen «kesin süreye» rağmen gerekliliklerin yerine getirilmemesi sebebiyle davalı tarafın «ticari defterleri» ile bilirkişi deliline dayanmaktan da vazgeçmiş sayıldığı, dosyanın mevcut hali ile karara bağlanmasını talep ettiği ancak «bilirkişi incelemesi» yapılmaksızın karar verilmesinin mümkün olmadığı gerekçesi ile ispatlanmayan davanın reddine karar verilmiştir.
… kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, davacı tarafça dava dilekçesinde uğranılan «kar kaybı» sebebiyle tazminat isteminde bulunulmasına ve verilen «kesin mehile» rağmen «bilirkişi ücretinin» dosyaya yatırılmamış olmasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Mahkemece yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmiş ise de, davacı «haksız rekabete» ilişkin delillerini dosyaya «ibraz» etmiş, ayrıca «delil tespit» dosyası da dosya arasına alınmış olduğuna göre somut olayda çözümü hukuki bilgiyi gerektiren manevi tazminat talebinin bu deliller çerçevesinde değerlendirilmesi gerekirken, reddi doğru görülmemiş ve hükmün temyiz eden davacı yararına bozulması gerekmiştir.
2- Dava, «haksız rekabetten» kaynaklanan manevi tazminat istemine ilişkindir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2016/7286 E. , 2017/4476 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ...
1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 02/10/2015 tarih ve 2013/917-2015/704 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili sigorta şirketinin dava dışı ... Cam San. Tic. Ltd. Şti. ile nakliyat emtia sigorta poliçesi düzenlediğini, sigortaya konu ve zıyana uğrayan eşyanın Lianyungang (Çin Halk Cumhuriyeti)dan ... 'ya taşınması için 10.09.2011 tarihinde... şirketine teslim edildiğini, eşyanın konteyner içerisine yüklü olduğunu, söz konusu konteynerin taşıyıcının hakimiyetinde iken ... limanında elleçlenmesi sırasında devrildiğini, bunun neticesi eşyanın tamamen zıyaa uğradığını, poliçeye konu taşıma esnasında meydana gelen eşyanın ziyaı neticesi sigortalıya 04.11.2011 tarihinde 37.806,00 TL sigorta tazminatı ödendiğini, davalının sorumlu olduğunu ileri sürerek 37.806,00 TL'nin tazminatın 04.11.2011 ödeme tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, TTK 1237. maddesi gereğince, alıcı ile taşıyıcı arasındaki ilişkilerde konişmento hükümlerinin esas alınması gerektiğini, davaya konu konişmentoda eşyanın teslim edilmesi gereken tarihten itibaren 9 ay dava açma süresi kararlaştırıldığını, bu süre içerisinde dava açılmamışsa taşıyıcının bütün yükümlülüklerden kurtulduğunu, davanın anılan 9 ay sürede açılmaması sebebiyle zamanaşımı yönünden reddi gerektiğini, davaya konu sigorta poliçesinin düzenlenme tarihinin 04.11.2011 olduğunu, halbuki eşyanın 14.09.2011'de zıyaa uğradığının iddia edildiğini, ayrıca poliçede taşıma aracı olarak ... ... olarak ismi yer almakta iken konişmentoda "York" isminin geçmekte olduğunu, buna göre sigortalının taşımanın tamamlanmasının ardından sigorta sözleşmesi yapmış olması ihtimalinin bulunduğunu, davalı Şirketin davaya konu taşıma işini organize eden firmanın acentesi olduğunu, fiili taşıma işinin ...
Denizcilik A.Ş. tarafından gerçekleştirilmiş olduğunu, davacının eksper raporu da dahil olmak üzere iddialarını ispatlayan herhangi bir belge ibraz etmediğini, davaya konu eşyanın konteynere yüklenmesi, mühürlenmesi işlemlerinin gönderen tarafından yapıldığını, kazanın hatalı yükleme sonucu meydana geldiğini, gerçekleştirilen taşımanın FOB satım sözleşmesine dayandığını, Lahey Kurallarının 4. maddesinde yükleticinin veya mal sahibinin ile acentesinin veya mümessilinin hareket ve ihmallerinden taşıyanın sorumlu olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; hasarın konteynerin düşürülmesi neticesinde oluştuğu, oluşan zararın ne kadar olduğunu davacının ispatlaması gerektiğini, zararın tespiti hususunda verilen ara karar gereğince belirlenen 400,00 TL ücretin 2 haftalık kesin süre içerisinde yatırılmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, deniz taşıması nedeniyle oluşan zararın rücuen tazmini istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda yazılı şekilde davanın reddine karar verilmiştir. Ancak, mahkemece Deniz Hukuku öğretim görevlisinden alınan raporda, içinde cam emtiasının bulunduğu konteynırın taşıyıcının hakimiyeti altında iken düşürülmesi nedeniyle emtia zararından taşıyıcının sorumlu olduğu belirtilmiştir. Mahkemece, bu rapordan sonra emteada ne miktar zarar bulunduğu ve zararın tutarı konusunda rapor almak için bilirkişi ücretini yatırmak üzere mehil verilmiş ve kesin mehlin gereğinin yerine gelmemesi nedeniyle dava reddedilmiş ise de bilirkişi olarak seçilen Deniz Hukukçusunun uzmanlık alanı, bu emtea zararının tutarı konusunda görüş bildirmeye elverişli olmayıp bu nedenle de kesin mehil sonuç doğurucu nitelikte değildir.
Bu durumda yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi doğru olmadığından mahkemece verilen kararın bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 18/09/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/372608800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz