6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Tespit

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2010/4450 E. 2010/4536 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
kesin mehil ek mehil ara karar iş bölümü ihtar bilirkişi incelemesi tebligat dosya masrafı ibraz kesin hüküm e-defter

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, kooperatife ilişkin defter ve belgelerin incelenerek bilirkişi raporu alınması hususunda masrafları yatırması için davacı vekiline ikinci kez 27/03/2008 tarihinde kesin mehil verilerek sonuçlarının ihtar edildiği, buna rağmen davacı tarafça masrafların yatırılmadığı, bilirkişi incelemesi yaptırılamadığı gerekçesiyle, davacının sübut bulmayan davasının reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

Dava, davacının kooperatif ortağı olduğu iddiasıyla kur' a neticesinde payına düşmesi gereken dairenin adına tescili, bu mümkün olmadığı takdirde tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, kesin mehile rağmen bilirkişi incelemesi için masrafların yatırılmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Oysa masrafların yatırılması konusunda verilen mehil ve kesin mehile ilişkin ara kararları davanın reddi sonucunu doğuracak içerikte değildir. Gerek 17.01.2008 günlü mehil kararında gerekse 27.03.2008 günlü kesin mehil kararında, davacı vekilinin ayrıntıları belirtilen giderleri yatırması öncelikle davalı kooperatif vekilinin kooperatifin defter ve belgelerini sunmasına bağlı olup, aynı oturumlarda öncelikle davalı vekiline defter ve kayıtları sunması için de mehil verilmiştir. Bilirkişi masraflarının defter ve belgeler ibraz edildiğinde yatırılması gerekmektedir, aksi takdirde kooperatif defter ve belgeleri süresinde sunmadığında, davacı vekilinin bilirkişi incelemesi için gider yatırmasının bir anlamı olmayacaktır. Davalı vekili 17.01.2008 günlü ara kararı uyarınca defter ve belgeleri sunmamış 27.03.2008 günlü oturumda kesin mehil içeren ara kararı verildiğinde 16.04.2008 tarihli dilekçesi ile bir kısım defterleri sunmuş, bir kısmının da hangi dosyalar içinde olduğunu bildirmiştir. Davacı vekiline verilen kesin mehlin başlaması için, davacı vekilinin davalı vekilince defterlerin sunulduğundan ve 16.04.2008 tarihli dilekçesinden haberdar olması gerekmektedir, davacı vekiline bu konuda bir tebligat yapılmadığı gibi, bilirkişi giderleri yatırılması konusunda kesin mehil içeren ara kararının sonuç doğurması için, bilirkişi incelemesinin hangi konularda yapılacağının da ara kararında ayrıntılı belirtilmesi gerekmektedir. Belirtilen nedenlerle usulüne uygun olmayan kesin mehil içeren ara kararının yerine getirilmemesi davacı aleyhine sonuç doğurmayacağından, yazılı gerekçe ile davanın reddi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.

Mahkemenin kooperatif defter ve kayıtları üzerinde aralarında hukukçu bilirkişinin de bulunduğu uzman 3 kişilik bilirkişi heyetine inceleme yaptırması, davacının halen kooperatif üyeliğinin devam edip etmediği, konut tahsisi mümkün olup olmadığı ferdi mülkiyete geçilmiş ise davacıya verilecek bağımsız bölüm bulunup bulunmadığı, var ise davacının konut verilen diğer üyeler gibi ödemelerini tamamlayıp tamamlamadığı, davacı kendisine tahsis edilecek konutun bir başkasına verildiğini iddia ettiğinden bu iddianın doğru olup olmadığı, davacıya konut verilemeyecekse kooperatiften tazminat almaya hak kazanıp kazanmadığı konularında rapor alması gerekmektedir. Kooperatif defterleri sunulduğuna ve bir kısmının da hangi dosyalarda olduğu bildirildiğine göre, tüm defter ve kayıtların mahkemece toplanarak, davacı vekiline yeniden, yukarıda ayrıntıları açıklandığı şekilde bilirkişi incelemesi için gerekli giderler konusunda mehil veya kesin mehil verilerek sonucuna göre davacının talepleri değerlendirilmesi gerektiğinden davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

Usul yönünden süz:
  • İtirazın İptali

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/5916 E. 2021/3322 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Haksız rekabetten tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/894 E. 2015/5227 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Hissedarlığın Tespiti

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/2714 E. 2017/3119 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

1 benzer karar daha
  • Tahsil

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/7788 E. 2012/15228 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2010/4450 E.  ,  2010/4536 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasında görülen davada Söke 2.Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 10.06.2008 tarih ve 2007/55-2008/242 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkilinin davalı kooperatif ortaklığının devam ettiğini, Söke 3. Noterliğinin 23/05/2000 tarihli ihtarnamesi ile haksız olarak ortaklığının davalı kooperatif tarafından askıya alındığını, askı kararına mesnet olan ceza davası ortadan kalktıktan sonra Söke 1. Noterliğinin 10/08/2006 tarihli ihtarname ile kooperatife müracaat edilmesine rağmen herhangi bir işlem yapılmadığını, 16/05/1999 tarihinde kur’a çekildiğini belirterek kura neticesinde müvekkiline düşmesi gereken dairenin tapuda davacı adına tesciline, bu mümkün olmadığı takdirde şimdilik 15.000 TL tazminatın işleyecek faiziyle birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, davacının 1998 yılına kadar kooperatif yönetim kurulu başkanlığını yaptığını, Söke Asliye Ceza Mahkemesinin 1999/146 Esas sayılı dosyası ile kooperatif yönetimi hakkında dava açıldığını, davanın 06/02/2002 tarihli kararla 4616 sayılı yasa gereğince kesin hükme bağlanılmasının ertelendiğini, davacının Söke 3.Noterliğinin 27/04/2000 tarihli ihtarnamesi ile 27/12/1998 tarihinde yapılan olağanüstü genel kurul toplantısında ortaklıktan çıkmak isteyen ortaklar için ödenmesine karar verilen 2.500 TL’nin faizi ile birlikte 4.833,33 TL’nin ödenmesi halinde ortaklıktan ayrılacağını bildirdiğini, bu tarihten sonra davacının kooperatife hiçbir ödemede bulunmadığını, davacının yerine başka bir ortak alınmadığını savunarak, davanın reddini talep etmiştir.

Mahkemece, kooperatife ilişkin defter ve belgelerin incelenerek bilirkişi raporu alınması hususunda masrafları yatırması için davacı vekiline ikinci kez 27/03/2008 tarihinde kesin mehil verilerek sonuçlarının ihtar edildiği, buna rağmen davacı tarafça masrafların yatırılmadığı, bilirkişi incelemesi yaptırılamadığı gerekçesiyle, davacının sübut bulmayan davasının reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

Dava, davacının kooperatif ortağı olduğu iddiasıyla kur' a neticesinde payına düşmesi gereken dairenin adına tescili, bu mümkün olmadığı takdirde tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, kesin mehile rağmen bilirkişi incelemesi için masrafların yatırılmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Oysa masrafların yatırılması konusunda verilen mehil ve kesin mehile ilişkin ara kararları davanın reddi sonucunu doğuracak içerikte değildir. Gerek 17.01.2008 günlü mehil kararında gerekse 27.03.2008 günlü kesin mehil kararında, davacı vekilinin ayrıntıları belirtilen giderleri yatırması öncelikle davalı kooperatif vekilinin kooperatifin defter ve belgelerini sunmasına bağlı olup, aynı oturumlarda öncelikle davalı vekiline defter ve kayıtları sunması için de mehil verilmiştir.

Bilirkişi masraflarının defter ve belgeler ibraz edildiğinde yatırılması gerekmektedir, aksi takdirde kooperatif defter ve belgeleri süresinde sunmadığında, davacı vekilinin bilirkişi incelemesi için gider yatırmasının bir anlamı olmayacaktır. Davalı vekili 17.01.2008 günlü ara kararı uyarınca defter ve belgeleri sunmamış 27.03.2008 günlü oturumda kesin mehil içeren ara kararı verildiğinde 16.04.2008 tarihli dilekçesi ile bir kısım defterleri sunmuş, bir kısmının da hangi dosyalar içinde olduğunu bildirmiştir. Davacı vekiline verilen kesin mehlin başlaması için, davacı vekilinin davalı vekilince defterlerin sunulduğundan ve 16.04.2008 tarihli dilekçesinden haberdar olması gerekmektedir, davacı vekiline bu konuda bir tebligat yapılmadığı gibi, bilirkişi giderleri yatırılması konusunda kesin mehil içeren ara kararının sonuç doğurması için, bilirkişi incelemesinin hangi konularda yapılacağının da ara kararında ayrıntılı belirtilmesi gerekmektedir.

Belirtilen nedenlerle usulüne uygun olmayan kesin mehil içeren ara kararının yerine getirilmemesi davacı aleyhine sonuç doğurmayacağından, yazılı gerekçe ile davanın reddi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.

Mahkemenin kooperatif defter ve kayıtları üzerinde aralarında hukukçu bilirkişinin de bulunduğu uzman 3 kişilik bilirkişi heyetine inceleme yaptırması, davacının halen kooperatif üyeliğinin devam edip etmediği, konut tahsisi mümkün olup olmadığı ferdi mülkiyete geçilmiş ise davacıya verilecek bağımsız bölüm bulunup bulunmadığı, var ise davacının konut verilen diğer üyeler gibi ödemelerini tamamlayıp tamamlamadığı, davacı kendisine tahsis edilecek konutun bir başkasına verildiğini iddia ettiğinden bu iddianın doğru olup olmadığı, davacıya konut verilemeyecekse kooperatiften tazminat almaya hak kazanıp kazanmadığı konularında rapor alması gerekmektedir. Kooperatif defterleri sunulduğuna ve bir kısmının da hangi dosyalarda olduğu bildirildiğine göre, tüm defter ve kayıtların mahkemece toplanarak, davacı vekiline yeniden, yukarıda ayrıntıları açıklandığı şekilde bilirkişi incelemesi için gerekli giderler konusunda mehil veya kesin mehil verilerek sonucuna göre davacının talepleri değerlendirilmesi gerektiğinden davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 26.04.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1017276200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.