Tespit
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2010/4450 E. 2010/4536 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
kesin mehil↗ ek mehil↗ ara karar↗ iş bölümü↗ ihtar↗ bilirkişi incelemesi↗ tebligat↗ dosya masrafı↗ ibraz↗ kesin hüküm↗ e-defter↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, kooperatife ilişkin defter ve belgelerin incelenerek bilirkişi raporu alınması hususunda masrafları yatırması için davacı vekiline ikinci kez 27/03/2008 tarihinde kesin mehil verilerek sonuçlarının ihtar edildiği, buna rağmen davacı tarafça masrafların yatırılmadığı, bilirkişi incelemesi yaptırılamadığı gerekçesiyle, davacının sübut bulmayan davasının reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, davacının kooperatif ortağı olduğu iddiasıyla kur' a neticesinde payına düşmesi gereken dairenin adına tescili, bu mümkün olmadığı takdirde tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, kesin mehile rağmen bilirkişi incelemesi için masrafların yatırılmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Oysa masrafların yatırılması konusunda verilen mehil ve kesin mehile ilişkin ara kararları davanın reddi sonucunu doğuracak içerikte değildir. Gerek 17.01.2008 günlü mehil kararında gerekse 27.03.2008 günlü kesin mehil kararında, davacı vekilinin ayrıntıları belirtilen giderleri yatırması öncelikle davalı kooperatif vekilinin kooperatifin defter ve belgelerini sunmasına bağlı olup, aynı oturumlarda öncelikle davalı vekiline defter ve kayıtları sunması için de mehil verilmiştir. Bilirkişi masraflarının defter ve belgeler ibraz edildiğinde yatırılması gerekmektedir, aksi takdirde kooperatif defter ve belgeleri süresinde sunmadığında, davacı vekilinin bilirkişi incelemesi için gider yatırmasının bir anlamı olmayacaktır. Davalı vekili 17.01.2008 günlü ara kararı uyarınca defter ve belgeleri sunmamış 27.03.2008 günlü oturumda kesin mehil içeren ara kararı verildiğinde 16.04.2008 tarihli dilekçesi ile bir kısım defterleri sunmuş, bir kısmının da hangi dosyalar içinde olduğunu bildirmiştir. Davacı vekiline verilen kesin mehlin başlaması için, davacı vekilinin davalı vekilince defterlerin sunulduğundan ve 16.04.2008 tarihli dilekçesinden haberdar olması gerekmektedir, davacı vekiline bu konuda bir tebligat yapılmadığı gibi, bilirkişi giderleri yatırılması konusunda kesin mehil içeren ara kararının sonuç doğurması için, bilirkişi incelemesinin hangi konularda yapılacağının da ara kararında ayrıntılı belirtilmesi gerekmektedir. Belirtilen nedenlerle usulüne uygun olmayan kesin mehil içeren ara kararının yerine getirilmemesi davacı aleyhine sonuç doğurmayacağından, yazılı gerekçe ile davanın reddi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Mahkemenin kooperatif defter ve kayıtları üzerinde aralarında hukukçu bilirkişinin de bulunduğu uzman 3 kişilik bilirkişi heyetine inceleme yaptırması, davacının halen kooperatif üyeliğinin devam edip etmediği, konut tahsisi mümkün olup olmadığı ferdi mülkiyete geçilmiş ise davacıya verilecek bağımsız bölüm bulunup bulunmadığı, var ise davacının konut verilen diğer üyeler gibi ödemelerini tamamlayıp tamamlamadığı, davacı kendisine tahsis edilecek konutun bir başkasına verildiğini iddia ettiğinden bu iddianın doğru olup olmadığı, davacıya konut verilemeyecekse kooperatiften tazminat almaya hak kazanıp kazanmadığı konularında rapor alması gerekmektedir. Kooperatif defterleri sunulduğuna ve bir kısmının da hangi dosyalarda olduğu bildirildiğine göre, tüm defter ve kayıtların mahkemece toplanarak, davacı vekiline yeniden, yukarıda ayrıntıları açıklandığı şekilde bilirkişi incelemesi için gerekli giderler konusunda mehil veya kesin mehil verilerek sonucuna göre davacının talepleri değerlendirilmesi gerektiğinden davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/5916 E. 2021/3322 K.
Ortak:ek mehil · ibraz · e-defter
İncelediğiniz karardaMahkemece, kooperatife ilişkin «defter» ve belgelerin incelenerek bilirkişi raporu alınması hususunda «masrafları» yatırması için davacı vekiline ikinci kez 27/03/2008 tarihinde «kesin mehil» verilerek sonuçlarının «ihtar» edildiği, buna rağmen davacı tarafça masrafların yatırılmadığı, «bilirkişi incelemesi» yaptırılamadığı gerekçesiyle, davacının sübut bulmayan davasının reddine karar verilmiştir.
Gerek 17.01.2008 günlü «mehil» kararında gerekse 27.03.2008 günlü «kesin mehil» kararında, davacı vekilinin ayrıntıları belirtilen giderleri yatırması öncelikle davalı kooperatif vekilinin kooperatifin «defter» ve belgelerini sunmasına bağlı olup, aynı oturumlarda öncelikle davalı vekiline defter ve kayıtları sunması için de mehil verilmiştir.
Bilirkişi «masraflarının» «defter» ve belgeler «ibraz» edildiğinde yatırılması gerekmektedir, aksi takdirde kooperatif defter ve belgeleri süresinde sunmadığında, davacı vekilinin «bilirkişi incelemesi» için gider yatırmasının bir anlamı olmayacaktır.
Benzer bu kararda2- Davacı, dava dilekçesinde, ayrıca «yemin deliline dayanmış» olup, 01.09.2014 «havale» tarihli dilekçesinde yemin metnini «ibraz» etmek üzere «mehil» verilmesini talep etmiştir.
Ancak mahkemece, davacıya «yemin» metnini «ibraz» etmek üzere «mehil» verilerek, oluşacak sonuç çerçevesinde karar verilmesi gerekirken, «eksik incelemeyle» yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya göre, bozma ilamından önce alınan bilirkişi raporunda dava konusu faturaların davacının «ticari defterlerine» işlendiğinin belirtildiği, ancak faturaların tek başına dava konusu alacağın varlığını kanıtlamayacağı, davacının ayrıca faturaların davalıya «usulüne uygun tebliğ» edildiğini ya da «fatura» konusu malların davalıya «teslim» edildiğini yazılı delille kanıtlaması gerektiği, ancak somut olayda davacının bu konuda «ispat külfetini» yerine getirmediği, davacının iddialarının ispat edilemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:yemin deliline dayanma · usulüne uygun tebliğ · yemin delili · ispat külfeti · yemin · ticari defter · havale · fatura
Benzer bu karardaMahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya göre, bozma ilamından önce alınan bilirkişi raporunda dava konusu faturaların davacının «ticari defterlerine» işlendiğinin belirtildiği, ancak faturaların tek başına dava konusu alacağın varlığını kanıtlamayacağı, davacının ayrıca faturaların davalıya «usulüne uygun tebliğ» edildiğini ya da «fatura» konusu malların davalıya «teslim» edildiğini yazılı delille kanıtlaması gerektiği, ancak somut olayda davacının bu konuda «ispat külfetini» yerine getirmediği, davacının iddialarının ispat edilemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
2- Davacı, dava dilekçesinde, ayrıca «yemin deliline dayanmış» olup, 01.09.2014 «havale» tarihli dilekçesinde yemin metnini «ibraz» etmek üzere «mehil» verilmesini talep etmiştir.
Ancak mahkemece, davacıya «yemin» metnini «ibraz» etmek üzere «mehil» verilerek, oluşacak sonuç çerçevesinde karar verilmesi gerekirken, «eksik incelemeyle» yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/894 E. 2015/5227 K.
Ortak:kesin mehil · ek mehil · bilirkişi incelemesi · ibraz · kesin hüküm · e-defter
İncelediğiniz karardaMahkemece, kooperatife ilişkin «defter» ve belgelerin incelenerek bilirkişi raporu alınması hususunda «masrafları» yatırması için davacı vekiline ikinci kez 27/03/2008 tarihinde «kesin mehil» verilerek sonuçlarının «ihtar» edildiği, buna rağmen davacı tarafça masrafların yatırılmadığı, «bilirkişi incelemesi» yaptırılamadığı gerekçesiyle, davacının sübut bulmayan davasının reddine karar verilmiştir.
Davacı vekiline verilen «kesin» mehlin başlaması için, davacı vekilinin davalı vekilince «defterlerin» sunulduğundan ve 16.04.2008 tarihli dilekçesinden haberdar olması gerekmektedir, davacı vekiline bu konuda bir «tebligat» yapılmadığı gibi, bilirkişi giderleri yatırılması konusunda «kesin mehil» içeren «ara» kararının sonuç doğurması için, «bilirkişi incelemesinin» hangi konularda yapılacağının da ara kararında ayrıntılı belirtilmesi gerekmektedir.
Kooperatif «defterleri» sunulduğuna ve bir kısmının da hangi dosyalarda olduğu bildirildiğine göre, tüm defter ve kayıtların mahkemece toplanarak, davacı vekiline yeniden, yukarıda ayrıntıları açıklandığı şekilde «bilirkişi incelemesi» için gerekli giderler konusunda «mehil» veya «kesin mehil» verilerek sonucuna göre davacının talepleri değerlendirilmesi gerektiğinden davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına bozulmasına kar …
Benzer bu karardaMahkemece, davacının kendi «defterlerlerini» «ibraz» etmediği, verilen «kesin süreye» rağmen gerekliliklerin yerine getirilmemesi sebebiyle davalı tarafın «ticari defterleri» ile bilirkişi deliline dayanmaktan da vazgeçmiş sayıldığı, dosyanın mevcut hali ile karara bağlanmasını talep ettiği ancak «bilirkişi incelemesi» yapılmaksızın karar verilmesinin mümkün olmadığı gerekçesi ile ispatlanmayan davanın reddine karar verilmiştir.
… kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, davacı tarafça dava dilekçesinde uğranılan «kar kaybı» sebebiyle tazminat isteminde bulunulmasına ve verilen «kesin mehile» rağmen «bilirkişi ücretinin» dosyaya yatırılmamış olmasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Mahkemece yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmiş ise de, davacı «haksız rekabete» ilişkin delillerini dosyaya «ibraz» etmiş, ayrıca «delil tespit» dosyası da dosya arasına alınmış olduğuna göre somut olayda çözümü hukuki bilgiyi gerektiren manevi tazminat talebinin bu deliller çerçevesinde değerlendirilmesi gerekirken, reddi doğru görülmemiş ve hükmün temyiz eden davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kar kaybı · bilirkişi ücreti · delil tespiti · kesin süre · kâr kaybı · ticari defter · haksız rekabet · vekalet ücreti
Benzer bu kararda… kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, davacı tarafça dava dilekçesinde uğranılan «kar kaybı» sebebiyle tazminat isteminde bulunulmasına ve verilen «kesin mehile» rağmen «bilirkişi ücretinin» dosyaya yatırılmamış olmasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Mahkemece, davacının kendi «defterlerlerini» «ibraz» etmediği, verilen «kesin süreye» rağmen gerekliliklerin yerine getirilmemesi sebebiyle davalı tarafın «ticari defterleri» ile bilirkişi deliline dayanmaktan da vazgeçmiş sayıldığı, dosyanın mevcut hali ile karara bağlanmasını talep ettiği ancak «bilirkişi incelemesi» yapılmaksızın karar verilmesinin mümkün olmadığı gerekçesi ile ispatlanmayan davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkemece yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmiş ise de, davacı «haksız rekabete» ilişkin delillerini dosyaya «ibraz» etmiş, ayrıca «delil tespit» dosyası da dosya arasına alınmış olduğuna göre somut olayda çözümü hukuki bilgiyi gerektiren manevi tazminat talebinin bu deliller çerçevesinde değerlendirilmesi gerekirken, reddi doğru görülmemiş ve hükmün temyiz eden davacı yararına bozulması gerekmiştir.
2- Dava, «haksız rekabetten» kaynaklanan manevi tazminat istemine ilişkindir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/2714 E. 2017/3119 K.
Ortak:ek mehil · e-defter
İncelediğiniz karardaMahkemece, kooperatife ilişkin «defter» ve belgelerin incelenerek bilirkişi raporu alınması hususunda «masrafları» yatırması için davacı vekiline ikinci kez 27/03/2008 tarihinde «kesin mehil» verilerek sonuçlarının «ihtar» edildiği, buna rağmen davacı tarafça masrafların yatırılmadığı, «bilirkişi incelemesi» yaptırılamadığı gerekçesiyle, davacının sübut bulmayan davasının reddine karar verilmiştir.
Gerek 17.01.2008 günlü «mehil» kararında gerekse 27.03.2008 günlü «kesin mehil» kararında, davacı vekilinin ayrıntıları belirtilen giderleri yatırması öncelikle davalı kooperatif vekilinin kooperatifin «defter» ve belgelerini sunmasına bağlı olup, aynı oturumlarda öncelikle davalı vekiline defter ve kayıtları sunması için de mehil verilmiştir.
Davalı vekili 17.01.2008 günlü «ara» kararı uyarınca «defter» ve belgeleri sunmamış 27.03.2008 günlü oturumda «kesin mehil» içeren ara kararı verildiğinde 16.04.2008 tarihli dilekçesi ile bir kısım defterleri sunmuş, bir kısmının da hangi dosyalar içinde olduğunu bildirmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma, tanık beyanları ve tüm dosya kapsamına göre; dava «anonim şirketlerde» «pay sahipliğinin tespiti» ve tescil istemine ilişkin olduğu, dava konusu şirketin tek pay sahipli anonim şirket olduğu, tek pay sahibinin ... olduğu, «taahhütname» tarihi olan 09.10.2007 tarihinde şirketi «temsile» yetkili kişi ve kişilerin mevcut olmadığı, taahhütnamenin şirket «pay defterine» kaydedilmediği, anonim şirketlerde senede bağlanmamış ortaklık paylarının devri «alacağın temliki» hükümleri çerçevesinde gerçekleşeceği, gerçekleştirilen devir işleminin şirkete karşı hüküm ifade edebilmesi için şirketin pay defterine kaydedilmesi gerektiği, da …
Mahkemece «hisse devri» işleminin şirket «pay defterine» kaydedilmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bu nedenle, mahkemece davacıya ... hakkında ayrı bir dava açması için «mehil» verilmesi, davacı tarafından dava açılması halinde de bu dava ile birleştirilerek davanın görülmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:pay sahipliğinin tespiti · kayyım atanması · şirket müdürlüğü · pay sahipliği · kayyım · alacağın temliki · hisse devri · pay defteri
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma, tanık beyanları ve tüm dosya kapsamına göre; dava «anonim şirketlerde» «pay sahipliğinin tespiti» ve tescil istemine ilişkin olduğu, dava konusu şirketin tek pay sahipli anonim şirket olduğu, tek pay sahibinin ... olduğu, «taahhütname» tarihi olan 09.10.2007 tarihinde şirketi «temsile» yetkili kişi ve kişilerin mevcut olmadığı, taahhütnamenin şirket «pay defterine» kaydedilmediği, anonim şirketlerde senede bağlanmamış ortaklık paylarının devri «alacağın temliki» hükümleri çerçevesinde gerçekleşeceği, gerçekleştirilen devir işleminin şirkete karşı hüküm ifade edebilmesi için şirketin pay defterine kaydedilmesi gerektiği, da …
1- Dava, «anonim şirket» hissesinin davacı adına tespit ve tescili, «şirketin müdürlük» yetkileri kaldırılarak şirkete «kayyım atanması» istemine ilişkindir.
Mahkemece «hisse devri» işleminin şirket «pay defterine» kaydedilmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/7788 E. 2012/15228 K.
Ortak:kesin mehil · ek mehil · ara karar · ihtar · bilirkişi incelemesi · kesin hüküm
İncelediğiniz karardaMahkemece, kooperatife ilişkin «defter» ve belgelerin incelenerek bilirkişi raporu alınması hususunda «masrafları» yatırması için davacı vekiline ikinci kez 27/03/2008 tarihinde «kesin mehil» verilerek sonuçlarının «ihtar» edildiği, buna rağmen davacı tarafça masrafların yatırılmadığı, «bilirkişi incelemesi» yaptırılamadığı gerekçesiyle, davacının sübut bulmayan davasının reddine karar verilmiştir.
Davacı vekiline verilen «kesin» mehlin başlaması için, davacı vekilinin davalı vekilince «defterlerin» sunulduğundan ve 16.04.2008 tarihli dilekçesinden haberdar olması gerekmektedir, davacı vekiline bu konuda bir «tebligat» yapılmadığı gibi, bilirkişi giderleri yatırılması konusunda «kesin mehil» içeren «ara» kararının sonuç doğurması için, «bilirkişi incelemesinin» hangi konularda yapılacağının da ara kararında ayrıntılı belirtilmesi gerekmektedir.
Mahkemece, «kesin mehile» rağmen «bilirkişi incelemesi» için «masrafların» yatırılmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaAncak «bilirkişi incelemesi» yapmak üzere 27.05.2009 tarihli «ara» kararda davetiye gideri gösterilmediği gibi «kesin mehil» gereğinin yerine getirilmemesi halinde sonuçları da anlatılıp «ihtar» edilmemiştir.
Daha sonra 03.02.2010 tarihli «ara» kararda ise ayrıntı gösterilmeksizin 27.05.2009 tarihli ara karara atıfta bulunularak «kesin mehilin» gereğinin yerine getirilmemesi halinde davacı yanın «bilirkişi incelemesine» yönelik iddialarında vazgeçmiş sayılacağına «ihtar» edildiği görülmüştür.
Açıklanan bu hali «kesin mehil» verilmesine ilişkin «ara» kararlar usulüne uygun olmadığından buna hukuki sonuç bağlanarak karar verilmesi yerinde görülmediği gibi bir an için verilen sürenin usulüne uygun olduğu düşünüls …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:rayiç bedel · kesin süre
Benzer bu kararda… ile değerlendirilebilecek nitelikte olmadığı, davacının iddiasını temin açısından yayınlanan haberden dolayı sahiplik ve varsa zararını ispatlaması gerektiği, emsal «rayiç bedeli» gösterir belgeleri ve bilirkişi raporu için gerekli ücreti yatırması için davacıya «kesin süre» verildiği halde davacı tarafından yerine getirilmediği, böylece davasını kanıtlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2010/4450 E. , 2010/4536 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Söke 2.Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 10.06.2008 tarih ve 2007/55-2008/242 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı kooperatif ortaklığının devam ettiğini, Söke 3. Noterliğinin 23/05/2000 tarihli ihtarnamesi ile haksız olarak ortaklığının davalı kooperatif tarafından askıya alındığını, askı kararına mesnet olan ceza davası ortadan kalktıktan sonra Söke 1. Noterliğinin 10/08/2006 tarihli ihtarname ile kooperatife müracaat edilmesine rağmen herhangi bir işlem yapılmadığını, 16/05/1999 tarihinde kur’a çekildiğini belirterek kura neticesinde müvekkiline düşmesi gereken dairenin tapuda davacı adına tesciline, bu mümkün olmadığı takdirde şimdilik 15.000 TL tazminatın işleyecek faiziyle birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının 1998 yılına kadar kooperatif yönetim kurulu başkanlığını yaptığını, Söke Asliye Ceza Mahkemesinin 1999/146 Esas sayılı dosyası ile kooperatif yönetimi hakkında dava açıldığını, davanın 06/02/2002 tarihli kararla 4616 sayılı yasa gereğince kesin hükme bağlanılmasının ertelendiğini, davacının Söke 3.Noterliğinin 27/04/2000 tarihli ihtarnamesi ile 27/12/1998 tarihinde yapılan olağanüstü genel kurul toplantısında ortaklıktan çıkmak isteyen ortaklar için ödenmesine karar verilen 2.500 TL’nin faizi ile birlikte 4.833,33 TL’nin ödenmesi halinde ortaklıktan ayrılacağını bildirdiğini, bu tarihten sonra davacının kooperatife hiçbir ödemede bulunmadığını, davacının yerine başka bir ortak alınmadığını savunarak, davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, kooperatife ilişkin defter ve belgelerin incelenerek bilirkişi raporu alınması hususunda masrafları yatırması için davacı vekiline ikinci kez 27/03/2008 tarihinde kesin mehil verilerek sonuçlarının ihtar edildiği, buna rağmen davacı tarafça masrafların yatırılmadığı, bilirkişi incelemesi yaptırılamadığı gerekçesiyle, davacının sübut bulmayan davasının reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, davacının kooperatif ortağı olduğu iddiasıyla kur' a neticesinde payına düşmesi gereken dairenin adına tescili, bu mümkün olmadığı takdirde tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, kesin mehile rağmen bilirkişi incelemesi için masrafların yatırılmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Oysa masrafların yatırılması konusunda verilen mehil ve kesin mehile ilişkin ara kararları davanın reddi sonucunu doğuracak içerikte değildir. Gerek 17.01.2008 günlü mehil kararında gerekse 27.03.2008 günlü kesin mehil kararında, davacı vekilinin ayrıntıları belirtilen giderleri yatırması öncelikle davalı kooperatif vekilinin kooperatifin defter ve belgelerini sunmasına bağlı olup, aynı oturumlarda öncelikle davalı vekiline defter ve kayıtları sunması için de mehil verilmiştir.
Bilirkişi masraflarının defter ve belgeler ibraz edildiğinde yatırılması gerekmektedir, aksi takdirde kooperatif defter ve belgeleri süresinde sunmadığında, davacı vekilinin bilirkişi incelemesi için gider yatırmasının bir anlamı olmayacaktır. Davalı vekili 17.01.2008 günlü ara kararı uyarınca defter ve belgeleri sunmamış 27.03.2008 günlü oturumda kesin mehil içeren ara kararı verildiğinde 16.04.2008 tarihli dilekçesi ile bir kısım defterleri sunmuş, bir kısmının da hangi dosyalar içinde olduğunu bildirmiştir. Davacı vekiline verilen kesin mehlin başlaması için, davacı vekilinin davalı vekilince defterlerin sunulduğundan ve 16.04.2008 tarihli dilekçesinden haberdar olması gerekmektedir, davacı vekiline bu konuda bir tebligat yapılmadığı gibi, bilirkişi giderleri yatırılması konusunda kesin mehil içeren ara kararının sonuç doğurması için, bilirkişi incelemesinin hangi konularda yapılacağının da ara kararında ayrıntılı belirtilmesi gerekmektedir.
Belirtilen nedenlerle usulüne uygun olmayan kesin mehil içeren ara kararının yerine getirilmemesi davacı aleyhine sonuç doğurmayacağından, yazılı gerekçe ile davanın reddi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Mahkemenin kooperatif defter ve kayıtları üzerinde aralarında hukukçu bilirkişinin de bulunduğu uzman 3 kişilik bilirkişi heyetine inceleme yaptırması, davacının halen kooperatif üyeliğinin devam edip etmediği, konut tahsisi mümkün olup olmadığı ferdi mülkiyete geçilmiş ise davacıya verilecek bağımsız bölüm bulunup bulunmadığı, var ise davacının konut verilen diğer üyeler gibi ödemelerini tamamlayıp tamamlamadığı, davacı kendisine tahsis edilecek konutun bir başkasına verildiğini iddia ettiğinden bu iddianın doğru olup olmadığı, davacıya konut verilemeyecekse kooperatiften tazminat almaya hak kazanıp kazanmadığı konularında rapor alması gerekmektedir. Kooperatif defterleri sunulduğuna ve bir kısmının da hangi dosyalarda olduğu bildirildiğine göre, tüm defter ve kayıtların mahkemece toplanarak, davacı vekiline yeniden, yukarıda ayrıntıları açıklandığı şekilde bilirkişi incelemesi için gerekli giderler konusunda mehil veya kesin mehil verilerek sonucuna göre davacının talepleri değerlendirilmesi gerektiğinden davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 26.04.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1017276200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz