Resen terkin
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2016/2184 E. 2017/4804 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
resen terkin↗ fesih↗ limited şirket↗ ticaret sicili↗ karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi↗ terkin↗ cy/cy kaydı↗ karar verilmesine yer olmadığına↗ husumet↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; davalı şirketin 07.07.2014 tarihinde 6102 sayılı TTK'nın geçici 7. maddesi uyarınca ... Ticaret Sicil Memurluğunca resen terkin edildiği ve sicil kaydının kapatıldığı gerekçesiyle konusu kalmayan davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Kararı, davalılardan ... temyiz etmiştir.
1- Dava, Limited Şirketin fesih ve tasfiyesine ilişkin olup işbu davada husumetin şirkete yöneltilmesi gerekli ve yeterlidir. Somut olayda şirkete husumet yöneltildiğine göre şirketin diğer ortağı olan mümeyyiz ortağa husumet düşmemektedir. Bu durumda mümeyyiz ortak durumundaki davalı yönünden davanın reddi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre, davalılardan ...’un temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/9379 E. 2016/3708 K.
Ortak:ticaret sicili · dava şartı
Benzer bu karardaMahkemece, fer'i müdahil tarafından «ortaklar kurulu kararının iptali» istemi ile daha önce açılan bir davanın «derdest» olduğu, davanın reddi halinde ortaklar kurulu kararının iptal şartlarının bulunmadığı ve hukuka uygun olduğunun saptanacağı, kararın «ticaret sicile tescil» ve «ilanı» bakımından bir engel kalmayacağı, davanın kabulü halinde ise ticaret sicile tescil ve ilan ettirilecek bir ortaklar kurulu kararının da varlığından bahsedilmeyeceği, bu durum karşısında ayrı bir dava ile kararın tescil ve ilanının talep edilmesinde «hukuki yarar» bulunmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Dava, «ticaret sicil» memurluğu kararına vaki itiraza ilişkin olup, mahkemece davanın reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ortaklar kurulu kararının iptali · ticaret sicili tescili · ortaklar kurulu kararı · derdestlik · hukuki yarar · ilan
Benzer bu karardaMahkemece, fer'i müdahil tarafından «ortaklar kurulu kararının iptali» istemi ile daha önce açılan bir davanın «derdest» olduğu, davanın reddi halinde ortaklar kurulu kararının iptal şartlarının bulunmadığı ve hukuka uygun olduğunun saptanacağı, kararın «ticaret sicile tescil» ve «ilanı» bakımından bir engel kalmayacağı, davanın kabulü halinde ise ticaret sicile tescil ve ilan ettirilecek bir ortaklar kurulu kararının da varlığından bahsedilmeyeceği, bu durum karşısında ayrı bir dava ile kararın tescil ve ilanının talep edilmesinde «hukuki yarar» bulunmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Ancak, 07.10.2013 tarihli genel kurul toplantısında alınan kararların iptaline yönelik ayrı bir dava açılmış olsa dahi, bu davada tedbir kararının alındığı yönünde bir iddianın ileri sürülmemiş olması karşısında, davacının bu davayı açmakta «hukuki yararının» bulunduğu kuşkusuzdur.
Bu nedenle, işin esasına girilerek bir karar verilmesi gerekirken, «hukuki yarar» yokluğu sebebiyle davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün temyiz eden davacı yararına bozulması gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/9379 E. 2016/3708 K.
Ortak:ticaret sicili · dava şartı
Benzer bu karardaMahkemece, fer'i müdahil tarafından «ortaklar kurulu kararının iptali» istemi ile daha önce açılan bir davanın «derdest» olduğu, davanın reddi halinde ortaklar kurulu kararının iptal şartlarının bulunmadığı ve hukuka uygun olduğunun saptanacağı, kararın «ticaret sicile tescil» ve «ilanı» bakımından bir engel kalmayacağı, davanın kabulü halinde ise ticaret sicile tescil ve ilan ettirilecek bir ortaklar kurulu kararının da varlığından bahsedilmeyeceği, bu durum karşısında ayrı bir dava ile kararın tescil ve ilanının talep edilmesinde «hukuki yarar» bulunmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Dava, «ticaret sicil» memurluğu kararına vaki itiraza ilişkin olup, mahkemece davanın reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ortaklar kurulu kararının iptali · ticaret sicili tescili · ortaklar kurulu kararı · derdestlik · hukuki yarar · ilan
Benzer bu karardaMahkemece, fer'i müdahil tarafından «ortaklar kurulu kararının iptali» istemi ile daha önce açılan bir davanın «derdest» olduğu, davanın reddi halinde ortaklar kurulu kararının iptal şartlarının bulunmadığı ve hukuka uygun olduğunun saptanacağı, kararın «ticaret sicile tescil» ve «ilanı» bakımından bir engel kalmayacağı, davanın kabulü halinde ise ticaret sicile tescil ve ilan ettirilecek bir ortaklar kurulu kararının da varlığından bahsedilmeyeceği, bu durum karşısında ayrı bir dava ile kararın tescil ve ilanının talep edilmesinde «hukuki yarar» bulunmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Ancak, 07.10.2013 tarihli genel kurul toplantısında alınan kararların iptaline yönelik ayrı bir dava açılmış olsa dahi, bu davada tedbir kararının alındığı yönünde bir iddianın ileri sürülmemiş olması karşısında, davacının bu davayı açmakta «hukuki yararının» bulunduğu kuşkusuzdur.
Bu nedenle, işin esasına girilerek bir karar verilmesi gerekirken, «hukuki yarar» yokluğu sebebiyle davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün temyiz eden davacı yararına bozulması gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/11028 E. 2013/21519 K.
Ortak:karar verilmesine yer olmadığına
İncelediğiniz karardaTicaret Sicil Memurluğunca «resen terkin» edildiği ve sicil «kaydının» kapatıldığı gerekçesiyle konusu kalmayan davanın esası hakkında karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece; yargılama sırasında «bononun» iadesi nedeni ile konusuz kalan davada karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiş, «masraf» ve «vekalet ücreti» davacıya yükletilmiştir.
Ancak; dava tarihinde davacının bedelini ödediği «bononun» iadesini istemekte haklı olduğuna ve yargılama sırasında bononun iadesi sebebiyle konusu kalmayan dava hakkında karar «verilmesine yer olmadığına» karar verildiğine göre,«yargılama giderlerinden» davalı tarafın sorumlu tutulması gerekir.Bu itibarla «masraf» ve «vekalet ücretinin» davacıya yükletilmesine ilişkin mahkeme kararı doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:yargılama giderleri · bono · dosya masrafı · vekalet ücreti
Benzer bu karardaAncak; dava tarihinde davacının bedelini ödediği «bononun» iadesini istemekte haklı olduğuna ve yargılama sırasında bononun iadesi sebebiyle konusu kalmayan dava hakkında karar «verilmesine yer olmadığına» karar verildiğine göre,«yargılama giderlerinden» davalı tarafın sorumlu tutulması gerekir.Bu itibarla «masraf» ve «vekalet ücretinin» davacıya yükletilmesine ilişkin mahkeme kararı doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Mahkemece; yargılama sırasında «bononun» iadesi nedeni ile konusuz kalan davada karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiş, «masraf» ve «vekalet ücreti» davacıya yükletilmiştir.
Dava; bedeli ödenen «bono» nedeni ile borçlu olmadığının tespiti ve bononun iadesi istemine ilişkindir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2016/2184 E. , 2017/4804 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ...
6. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 06/10/2015 tarih ve 2014/52-2015/571 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalılardan ... tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı Mimpa İnş. Dek. San Tic. Ltd. Şti.'nin 18 payının müvekkiline, 2 payının ise davalıya ait olduğunu, davalının şirkette huzursuzluk yarattığını, çalışanları tehdit ettiğini, aralarındaki husumet ve anlaşmazlığın şirketin devamına engel olduğunu ileri sürerek davalı şirketin haklı nedenle feshini istemiştir.
Davalı, davacı iddialarının tamamen gerçek dışı olup haksız kazanç sağlama çabasından ibaret olduğunu, davacının aynı adreste dava dışı Bis Uluslararası Gözetim Servisleri Ltd. Şti'ni kurduğunu ve davalı şirketle rekabet yasağına aykırı haksız faaliyetlerde bulunduğunu, tarafların ortağı bulunduğu diğer şirket olan Bis Uluslararası Den. Ser. Ltd. Şti'nin feshi için açtığı davanın ...
22. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2014/53 Esas sayılı dosyasında devam ettiğini, davacının şirketle ilişkisini engellediğini, kendisini tehdit ederek işyerine almadığını, şirketin mali durumu hakkında hiçbir bilgi ve belge vermediğini savunarak MK'nın 2. maddesine aykırı talebin reddine, davacının müdürlük görevinden alınarak şirkete kayyım atanmasına karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; davalı şirketin 07.07.2014 tarihinde 6102 sayılı TTK'nın geçici 7. maddesi uyarınca ... Ticaret Sicil Memurluğunca resen terkin edildiği ve sicil kaydının kapatıldığı gerekçesiyle konusu kalmayan davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Kararı, davalılardan ... temyiz etmiştir.
1- Dava, Limited Şirketin fesih ve tasfiyesine ilişkin olup işbu davada husumetin şirkete yöneltilmesi gerekli ve yeterlidir. Somut olayda şirkete husumet yöneltildiğine göre şirketin diğer ortağı olan mümeyyiz ortağa husumet düşmemektedir. Bu durumda mümeyyiz ortak durumundaki davalı yönünden davanın reddi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre, davalılardan ...’un temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenle, kararın re'sen BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenle, davalılardan ...’un temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 27/09/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/372264400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz