Yabancı mahkeme ilamının tenfizi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2016/11566 E. 2017/4430 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
çekince (ihtirazi kayıt)↗ yabancı mahkeme ilamı↗ kesinleşen ilam↗ ek mehil↗ vekile tebliğ↗ möhuk 47↗ üçüncü kişi↗ kamu düzeni↗ tenfiz↗ tebligat↗ dava sebebi↗ ibraz↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre; hukuk davasına ilişkin ve kesinleşmiş olduğu, MÖHUK’nun 54. maddesinde belirtilen tenfiz şartlarının oluştuğu, verilen kararın kamu düzenine açıkça aykırı olmadığı, davalılarca MÖHUK’un 55/2 maddesinde öngörülen itiraz sebeplerinin davamızda ispat edilemediği gerekçesiyle davanın kabulü ile yabancı mahkeme kararının tenfizine karar verilmiştir.
Kararı, davalı şirket vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davacı şirket vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Dava, yabancı mahkeme ilamının tenfizi istemine ilişkindir. Yabancı bir mahkeme kararının tenfizine karar verilebilmesi için yabancı mahkeme kararının usulüne uygun olarak kesinleşmiş olması gerekmektedir. 1965 tarihli Hukuki ve Ticari Konularda Adli ve Gayri Adli Belgelerin Yabancı Memleketlerde Tebliğine Dair Lahey Sözleşmesi'nde sözleşmeye taraf olan ülkeler arasında yapılacak tebligatların hangi makam tarafından ve hangi usul çerçevesinde yerine getirileceği belirlenmiş olup, hem Türkiye Cumhuriyeti hem de Almanya anılan sözleşmeye taraftır. 1965 tarihli Lahey Sözleşmesi ile kabul edilen istisnai tebligat yöntemlerinden biri de doğrudan posta yolu ile tebligattır. Bu yönteme, sadece sözleşmenin 10. maddesine çekince koymayan ülkeler açısından başvurmak mümkündür. Türkiye, 10. maddedeki tebligat yöntemini kabul etmeyeceğini bu maddeye koyduğu çekince ile belirtmiştir. O halde, yabancı bir mahkeme ilamının kesinleşmesi, ilamın yukarıda anılan Sözleşme hükümlerine uygun biçimde tebliğ edilmiş olmasına bağlıdır.
Somut olaya gelince, davacı vekili, tenfizini talep ettiği yabancı mahkeme ilamının kesinleşme şerhli aslı ve onaylı tercümesini sunmuş, davalı şirket vekilince kararın usulünce kesinleşmediği ileri sürülmüş, mahkemece, yabancı mahkeme kararının kesinleştiği ve MÖHUK’nun 54. maddesinde belirtilen tenfiz şartlarının oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Ancak dosya kapsamında, yabancı mahkeme kararının Adalet Bakanlığı aracılığıyla tebliğ edildiğine dair bilgi ve belge bulunmamaktadır.
6100 sayılı HMK’nın 221. maddesi uyarınca “Mahkeme, üçüncü kişi veya kurumun elinde bulunan bir belgenin taraflarca ileri sürülen hususun ispatı için zorunlu olduğuna karar verirse, bu belgenin ibrazını emreder. Belgeyi ibraz etmesine karar verilen herkes, elindeki belgeyi ibraz etmek; belgeyi ibraz edememesi hâlinde ise, bunun sebebini delilleri ile birlikte açıklamak zorundadır. Mahkeme yapılan açıklamayı yeterli görmezse, bu kimseyi tanık olarak dinleyebilir.” Bu nedenle, öncelikle davacı vekiline karar tebliğine dair belgeleri veya karar tebligat bilgilerini sunmak üzere mehil verilerek, davacı vekilince bu tebligat belgelerinin sunulması imkanı yoksa, davacının nezaretindeki bir belge olmadığı gözetilerek, mahkemece, resmi makamlardan araştırılması mümkün bulunan dava konusu kararın tebliğine ilişkin belgelerin Adalet Bakanlığı’ndan ya da uluslararası usul kuralları gereği tenfizi istenen kararı veren yabancı mahkemeden getirtilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yabancı mahkeme ilamının tenfizi 🔁 aynen tekrar
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/14796 E. 2016/1216 K.
Ortak:kesinleşen ilam · ek mehil · üçüncü kişi · tenfiz · tebligat · dava sebebi · ibraz · Yabancı mahkeme ilamının tenfizi
İncelediğiniz karardaMahkeme yapılan açıklamayı yeterli görmezse, bu kimseyi tanık olarak dinleyebilir.” Bu nedenle, öncelikle davacı vekiline karar tebliğine dair belgeleri veya karar «tebligat» bilgilerini sunmak üzere «mehil» verilerek, davacı vekilince bu tebligat belgelerinin sunulması imkanı yoksa, davacının nezaretindeki bir belge olmadığı gözetilerek, mahkemece, resmi makamlardan araştırılması mümkün bulunan dava konusu kararın tebliğine ilişkin belgelerin Adalet Bakanlığı’ndan ya da uluslararası usul kuralları gereği «tenfizi» istenen kararı veren yabancı mahkemeden getirtilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş, bo …
6100 sayılı HMK’nın 221. maddesi uyarınca “Mahkeme, «üçüncü kişi» veya kurumun elinde bulunan bir belgenin taraflarca ileri sürülen hususun ispatı için zorunlu olduğuna karar verirse, bu belgenin «ibrazını» emreder.
Belgeyi «ibraz» etmesine karar verilen herkes, elindeki belgeyi ibraz etmek; belgeyi ibraz edememesi hâlinde ise, bunun «sebebini» delilleri ile birlikte açıklamak zorundadır.
Benzer bu kararda6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 221. maddesi uyarınca “Mahkeme, «üçüncü kişi» veya kurumun elinde bulunan bir belgenin taraflarca ileri sürülen hususun ispatı için zorunlu olduğuna karar verirse, bu belgenin «ibrazını» emreder.
Belgeyi «ibraz» etmesine karar verilen herkes, elindeki belgeyi ibraz etmek; belgeyi ibraz edememesi hâlinde ise, bunun «sebebini» delilleri ile birlikte açıklamak zorundadır.
Mahkeme yapılan açıklamayı yeterli görmezse, bu kimseyi tanık olarak dinleyebilir.” Bu nedenle, öncelikle davacı vekiline karar tebliğine dair belgeleri veya karar «tebligat» bilgilerini sunmak üzere «mehil» verilerek, davacı vekilince bu tebligat belgelerinin sunulması imkanı yoksa, davacının nezaretindeki bir belge olmadığı gözetilerek, mahkemece, resmi makamlardan a …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:cy/cy şerhi
Benzer bu karardaMahkemece, uyulan bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, dava dilekçesi ekinde yabancı mahkeme ilamının tebliğine dair belgeler olmadığı gibi «tenfizi» istenen ilamda da taraflara tebliğ edildiğine dair «şerh» bulunmadığı, dosya kapsamında tebliğe esas ipucu niteliğindeki belgelere/bilgilere rastlanmadığı, tenfiz şartlarının oluşmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Somut olaya gelince, davacı vekili, «tenfizini» talep ettiği yabancı mahkeme ilamının kesinleşme şerhli aslı ve onaylı tercümesini sunmuş, davalı şirket vekilince kararın usulünce kesinleşmediği ileri sürülmüş, mahkemece, davacı tarafa kararın tebliğine dair belgeleri sunması için süre verilmeksizin, yabancı mahkeme ilamının tebliğine dair belgeler sunulmadığı, kararda kararın tebliğ edildiğine dair «şerh» bulunmadığı, dosyada tebliğe esas ipucu niteliğindeki belgelere/bilgilere rastlanmadığı, tenfiz şartlarının oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmişt …
-
Yabancı mahkeme ilamının tenfizi | Yabancı mahkeme kararının tenfizi 🔁 aynen tekrar
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/12984 E. 2016/843 K.
Ortak:kesinleşen ilam · ek mehil · üçüncü kişi · tenfiz · tebligat · dava sebebi · ibraz
İncelediğiniz karardaMahkeme yapılan açıklamayı yeterli görmezse, bu kimseyi tanık olarak dinleyebilir.” Bu nedenle, öncelikle davacı vekiline karar tebliğine dair belgeleri veya karar «tebligat» bilgilerini sunmak üzere «mehil» verilerek, davacı vekilince bu tebligat belgelerinin sunulması imkanı yoksa, davacının nezaretindeki bir belge olmadığı gözetilerek, mahkemece, resmi makamlardan araştırılması mümkün bulunan dava konusu kararın tebliğine ilişkin belgelerin Adalet Bakanlığı’ndan ya da uluslararası usul kuralları gereği «tenfizi» istenen kararı veren yabancı mahkemeden getirtilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş, bo …
6100 sayılı HMK’nın 221. maddesi uyarınca “Mahkeme, «üçüncü kişi» veya kurumun elinde bulunan bir belgenin taraflarca ileri sürülen hususun ispatı için zorunlu olduğuna karar verirse, bu belgenin «ibrazını» emreder.
Belgeyi «ibraz» etmesine karar verilen herkes, elindeki belgeyi ibraz etmek; belgeyi ibraz edememesi hâlinde ise, bunun «sebebini» delilleri ile birlikte açıklamak zorundadır.
Benzer bu karardaMahkemece, Dairemizin bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, yabancı mahkeme kararının davalılara tebliğine dair «yazılı delil» «ibraz» edilmemesi nedeniyle kararın «tenfizinin» mümkün olmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Adalet Bakanlığı cevabi yazısında sadece dava «dilekçesinin tebliğine» dair belgelerin istendiğini belirterek dava dilekçesinin tebliğine dair belgeleri göndermiş, mahkemece, Adalet Bakanlığı'na kararın tebliğine dair beglelerin de istendiğine dair yeniden yazı yazılmadan yabancı mahkeme kararının davalılara tebliğine dair «yazılı delil» «ibraz» edilmediği, kararın «tenfizinin» mümkün olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 221. maddesi uyarınca “Mahkeme, «üçüncü kişi» veya kurumun elinde bulunan bir belgenin taraflarca ileri sürülen hususun ispatı için zorunlu olduğuna karar verirse, bu belgenin «ibrazını» emreder.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:dava dilekçesinin tebliği · yazılı delil
Benzer bu karardaAdalet Bakanlığı cevabi yazısında sadece dava «dilekçesinin tebliğine» dair belgelerin istendiğini belirterek dava dilekçesinin tebliğine dair belgeleri göndermiş, mahkemece, Adalet Bakanlığı'na kararın tebliğine dair beglelerin de istendiğine dair yeniden yazı yazılmadan yabancı mahkeme kararının davalılara tebliğine dair «yazılı delil» «ibraz» edilmediği, kararın «tenfizinin» mümkün olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkemece, Dairemizin bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, yabancı mahkeme kararının davalılara tebliğine dair «yazılı delil» «ibraz» edilmemesi nedeniyle kararın «tenfizinin» mümkün olmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
-
Yabancı mahkeme ilamının tenfizi | Yabancı mahkeme kararının tenfizi | Tenfiz
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/823 E. 2023/7665 K.
Ortak:kesinleşen ilam · ek mehil · üçüncü kişi · kamu düzeni · tenfiz · tebligat · dava sebebi · ibraz
İncelediğiniz karardaMahkeme yapılan açıklamayı yeterli görmezse, bu kimseyi tanık olarak dinleyebilir.” Bu nedenle, öncelikle davacı vekiline karar tebliğine dair belgeleri veya karar «tebligat» bilgilerini sunmak üzere «mehil» verilerek, davacı vekilince bu tebligat belgelerinin sunulması imkanı yoksa, davacının nezaretindeki bir belge olmadığı gözetilerek, mahkemece, resmi makamlardan araştırılması mümkün bulunan dava konusu kararın tebliğine ilişkin belgelerin Adalet Bakanlığı’ndan ya da uluslararası usul kuralları gereği «tenfizi» istenen kararı veren yabancı mahkemeden getirtilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş, bo …
Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre; hukuk davasına ilişkin ve kesinleşmiş olduğu, MÖHUK’nun 54. maddesinde belirtilen «tenfiz» şartlarının oluştuğu, verilen kararın «kamu düzenine» açıkça aykırı olmadığı, davalılarca MÖHUK’un 55/2 maddesinde öngörülen itiraz sebeplerinin davamızda ispat edilemediği gerekçesiyle davanın kabulü ile yabancı mahkeme kararının tenfizine karar verilmiştir.
6100 sayılı HMK’nın 221. maddesi uyarınca “Mahkeme, «üçüncü kişi» veya kurumun elinde bulunan bir belgenin taraflarca ileri sürülen hususun ispatı için zorunlu olduğuna karar verirse, bu belgenin «ibrazını» emreder.
Benzer bu karardaMahkeme yapılan açıklamayı yeterli görmezse, bu kimseyi tanık olarak dinleyebilir.” Bu nedenle, öncelikle davacı vekiline karar tebliğine dair belgeleri veya karar «tebligat» bilgilerini sunmak üzere «mehil» verilerek, davacı vekilince bu tebligat belgelerinin sunulması imkanı yoksa, davacının nezaretindeki bir belge olmadığı gözetilerek, mahkemece, resmi makamlardan araştırılması mümkün bulunan dava konusu kararın tebliğine ilişkin belgelerin Adalet Bakanlığı’ndan ya da uluslararası usul kuralları gereği «tenfizi» istenen kararı veren yabancı mahkemeden getirtilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş, bo …
… sayılı kararı ile hukuk davasına ilişkin ve kesinleşmiş olduğu, 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun'un 54 üncü maddesinde belirtilen «tenfiz» şartlarının oluştuğu, verilen kararın «kamu düzenine» açıkça aykırı olmadığı, davalılarca 55 inci maddenin ikinci fıkrasında öngörülen itiraz sebeplerinin davada ispat edilemediği gerekçesiyle davanın kabulü ile yaban …
6100 sayılı HMK’nın 221. maddesi uyarınca “Mahkeme, «üçüncü kişi» veya kurumun elinde bulunan bir belgenin taraflarca ileri sürülen hususun ispatı için zorunlu olduğuna karar verirse, bu belgenin «ibrazını» emreder.
Sonuç: 🔶 iki emsal
3 benzer karar daha
-
Yabancı mahkeme kararının tenfizi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/4510 E. 2018/3241 K.
Ortak:kesinleşen ilam · tenfiz · tebligat
İncelediğiniz karardaMahkeme yapılan açıklamayı yeterli görmezse, bu kimseyi tanık olarak dinleyebilir.” Bu nedenle, öncelikle davacı vekiline karar tebliğine dair belgeleri veya karar «tebligat» bilgilerini sunmak üzere «mehil» verilerek, davacı vekilince bu tebligat belgelerinin sunulması imkanı yoksa, davacının nezaretindeki bir belge olmadığı gözetilerek, mahkemece, resmi makamlardan araştırılması mümkün bulunan dava konusu kararın tebliğine ilişkin belgelerin Adalet Bakanlığı’ndan ya da uluslararası usul kuralları gereği «tenfizi» istenen kararı veren yabancı mahkemeden getirtilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş, bo …
Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre; hukuk davasına ilişkin ve kesinleşmiş olduğu, MÖHUK’nun 54. maddesinde belirtilen «tenfiz» şartlarının oluştuğu, verilen kararın «kamu düzenine» açıkça aykırı olmadığı, davalılarca MÖHUK’un 55/2 maddesinde öngörülen itiraz sebeplerinin davamızda ispat edilemediği gerekçesiyle davanın kabulü ile yabancı mahkeme kararının tenfizine karar verilmiştir.
2- Dava, yabancı mahkeme ilamının «tenfizi» istemine ilişkindir.
Benzer bu karardaMahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya göre; bozma kararına uyulmakla bozmada belirtilen ve bozma dışında tutulan hususlar lehine bozma yapılan taraf için usulü «müktesep hak» oluşturduğu, bu nedenle davaya konu ilamın «tenfiz» koşullarının oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulü ile yabancı mahkeme kararının tenfizine karar verilmiştir.
1- Dava, yabancı mahkeme kararının «tenfizi» istemine ilişkin olup, mahkemece bozma ilamına uyularak yazılı şekilde davaya konu ilamın tenfiz koşullarının oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Oysa yabancı bir mahkeme kararının «tenfizine» karar verilebilmesi için yabancı mahkeme kararının tenfiz davasının açıldığı tarih itibariyle usulüne uygun olarak kesinleşmiş olması gerekmektedir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:müktesep hak · adli yardım · usulden reddi
Benzer bu karardaMahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya göre; bozma kararına uyulmakla bozmada belirtilen ve bozma dışında tutulan hususlar lehine bozma yapılan taraf için usulü «müktesep hak» oluşturduğu, bu nedenle davaya konu ilamın «tenfiz» koşullarının oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulü ile yabancı mahkeme kararının tenfizine karar verilmiştir.
O halde, yabancı bir mahkeme ilamının «kesinleşmesi, ilamın» yukarıda anılan Sözleşme hükümlerine uygun biçimde «adli yardımlaşma» yoluyla tebliğ edilmiş olmasına bağlıdır.
Ayrıca, mahkemece, yabancı mahkeme kararının tebliğ evraklarını sunması için davacı vekiline süre verildiği, davacı vekilinin ise 08.04.2013 tarihli dilekçe ile yabancı mahkeme kararının posta yoluyla tebliğ edildiğini, «adli yardımlaşma» aracılığıyla tebliğ edilmediğini belirterek kararın bu haliyle «tenfizini» talep ettiği anlaşılmaktadır.
Bu durumda, mahkemece, işbu dava tarihi itibariyle usulüne uygun olarak kesinleşmiş yabancı mahkeme kararı bulunmadığı, kesinleşmenin «tenfiz» davası için dava şartı olduğu gözetilerek davanın «usulden reddine» karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirmeye dayalı olarak yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
-
Yabancı mahkeme ilamının tenfizi | Yabancı mahkeme kararının tenfizi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/13931 E. 2016/1211 K.
Ortak:kesinleşen ilam · tenfiz · tebligat · ibraz
İncelediğiniz karardaMahkeme yapılan açıklamayı yeterli görmezse, bu kimseyi tanık olarak dinleyebilir.” Bu nedenle, öncelikle davacı vekiline karar tebliğine dair belgeleri veya karar «tebligat» bilgilerini sunmak üzere «mehil» verilerek, davacı vekilince bu tebligat belgelerinin sunulması imkanı yoksa, davacının nezaretindeki bir belge olmadığı gözetilerek, mahkemece, resmi makamlardan araştırılması mümkün bulunan dava konusu kararın tebliğine ilişkin belgelerin Adalet Bakanlığı’ndan ya da uluslararası usul kuralları gereği «tenfizi» istenen kararı veren yabancı mahkemeden getirtilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş, bo …
Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre; hukuk davasına ilişkin ve kesinleşmiş olduğu, MÖHUK’nun 54. maddesinde belirtilen «tenfiz» şartlarının oluştuğu, verilen kararın «kamu düzenine» açıkça aykırı olmadığı, davalılarca MÖHUK’un 55/2 maddesinde öngörülen itiraz sebeplerinin davamızda ispat edilemediği gerekçesiyle davanın kabulü ile yabancı mahkeme kararının tenfizine karar verilmiştir.
2- Dava, yabancı mahkeme ilamının «tenfizi» istemine ilişkindir.
Benzer bu kararda… tebliğ edildiği belirtilmiş, davacı vekilince de dava dilekçesinin Adalet Bakanlığı kanalıyla davalılar vekili Av. ...a 10.01.2008 tarihinde tebliğ edildiğine dair «tebligat» belgeleri dosyaya «ibraz» edilmiş olmasına rağmen mahkemece, dosya kapsamına uygun düşmeyecek şekilde dava dilekçesinin Adalet Bakanlığı vasıtasıyla tebliğ edilmediği, davalının «savunma hakkının» ihlal edildiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi yerinde görülmemiştir.
Dava, yabancı mahkeme ilamının «tenfizi» istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda açıklanan gerekçeyle davanın reddine karar verilmiştir.
Yabancı bir mahkeme kararının «tenfizine» karar verilebilmesi için yabancı mahkeme kararının usulüne uygun olarak kesinleşmiş olması gerekmektedir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:savunma hakkı · kesin süre · kesin hüküm
Benzer bu kararda… eşmediği yönündeki itirazı gözetilerek yukarıda yapılan açıklamalar ışığında kararın tebliğine dair tebliğ belgelerinin sunulması için davacı vekiline usulüne uygun «kesin süre» verilerek ortaya çıkacak sonuca göre karar verilmesi gerektiğinden davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına bozulmasına karar veril …
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, yabancı mahkeme kararına dayanak dava dilekçesinin Adalet Bakanlığı vasıtasıyla tebliğ edilmediği, davalıya «savunma hakkı» tanınmadan hüküm kurulmarak adil yargılama ilkesinin ihlal edildiği gerekçesiyle, davanın reddine karar vermiştir.
… tebliğ edildiği belirtilmiş, davacı vekilince de dava dilekçesinin Adalet Bakanlığı kanalıyla davalılar vekili Av. ...a 10.01.2008 tarihinde tebliğ edildiğine dair «tebligat» belgeleri dosyaya «ibraz» edilmiş olmasına rağmen mahkemece, dosya kapsamına uygun düşmeyecek şekilde dava dilekçesinin Adalet Bakanlığı vasıtasıyla tebliğ edilmediği, davalının «savunma hakkının» ihlal edildiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi yerinde görülmemiştir.
-
Yabancı mahkeme ilamının tenfizi | Yabancı mahkeme kararının tenfizi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/15002 E. 2016/2870 K.
Ortak:kesinleşen ilam · üçüncü kişi · tenfiz · tebligat · dava sebebi · ibraz
İncelediğiniz kararda6100 sayılı HMK’nın 221. maddesi uyarınca “Mahkeme, «üçüncü kişi» veya kurumun elinde bulunan bir belgenin taraflarca ileri sürülen hususun ispatı için zorunlu olduğuna karar verirse, bu belgenin «ibrazını» emreder.
Belgeyi «ibraz» etmesine karar verilen herkes, elindeki belgeyi ibraz etmek; belgeyi ibraz edememesi hâlinde ise, bunun «sebebini» delilleri ile birlikte açıklamak zorundadır.
Mahkeme yapılan açıklamayı yeterli görmezse, bu kimseyi tanık olarak dinleyebilir.” Bu nedenle, öncelikle davacı vekiline karar tebliğine dair belgeleri veya karar «tebligat» bilgilerini sunmak üzere «mehil» verilerek, davacı vekilince bu tebligat belgelerinin sunulması imkanı yoksa, davacının nezaretindeki bir belge olmadığı gözetilerek, mahkemece, resmi makamlardan araştırılması mümkün bulunan dava konusu kararın tebliğine ilişkin belgelerin Adalet Bakanlığı’ndan ya da uluslararası usul kuralları gereği «tenfizi» istenen kararı veren yabancı mahkemeden getirtilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş, bo …
Benzer bu karardaYine, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 221. maddesi uyarınca “Mahkeme, «üçüncü kişi» veya kurumun elinde bulunan bir belgenin taraflarca ileri sürülen hususun ispatı için zorunlu olduğuna karar verirse, bu belgenin «ibrazını» emreder.
Belgeyi «ibraz» etmesine karar verilen herkes, elindeki belgeyi ibraz etmek; belgeyi ibraz edememesi hâlinde ise, bunun «sebebini» delilleri ile birlikte açıklamak zorundadır.
Mahkeme yapılan açıklamayı yeterli görmezse, bu kimseyi tanık olarak dinleyebilir.” Bu nedenle, davacı vekilince bu «tebligat» belgelerinin sunulması imkanı yoksa, davacının nezaretindeki bir belge olmadığı gözetilerek, mahkemece, resmi makamlardan araştırılması mümkün bulunan dava konusu kararın tebliğine ilişkin belgelerin...’ndan ya da uluslararası usul kuralları gereği «tenfizi» istenen kararı veren yabancı mahkemeden getirtilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, açıklanan gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemi …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ihtarat · tanıma · usuli kazanılmış hak · emredici hüküm · ara karar · kesin süre · kazanılmış hak · kesin hüküm
Benzer bu karardaBu itibarla, öncelikle, «kesin süreye» ilişkin «ara» kararı her türlü yanlış anlaşılmayı önleyecek biçimde açık ve eksiksiz yazılmalı, yapılacak işler teker teker belirtilmelidir.
… nce, davalı vekilinin kararın usulünce tebliğ edilmediği yönündeki itirazları üzerine davacı vekiline kararın diplomatik yolla tebliğine dair belgeleri sunması için «kesin süre» «ihtaratlı» «tebligat» çıkartılmış, davacı vekilinin kesin süre içerisinde kararın tebliğine dair belgeleri sunmadığı, karar tarihi ile kesinleşme tarihinin yakın olması nedeniyle kararı …
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, mahkeme kararının 12.09.2006 tarihinde tebliğ edildiğine ilişkin tebliğ evraklarının «kesin süreye» rağmen sunulmadığı, keza karar tarihinin 21.08.2006 olduğu dikkate alındığında 12.09.2006 tarihinde... aracılığıyla kararın tebliğinin yapılmasının mümkün olmadığı, yabancı mahkeme kararının...
Kesin sürenin tayin edilmesi halinde, karşı taraf yararına «usulü kazanılmış hak» doğacağı da kuşkusuzdur.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2016/11566 E. , 2017/4430 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ...1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 24/05/2012 tarih ve 2010/602-2012/487 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı şirket vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili; Federal Almanya Cumhuriyeti Traunstein Eyalet Mahkemesi'nin 25.12.2006 tarih ve 2 O 254/06 sayılı kararının kesinleştiğini ileri sürerek, bu kararın tenfizine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekilleri; savunma hakkının ihlali nedeniyle kararın tenfiz edilemeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre; hukuk davasına ilişkin ve kesinleşmiş olduğu, MÖHUK’nun 54. maddesinde belirtilen tenfiz şartlarının oluştuğu, verilen kararın kamu düzenine açıkça aykırı olmadığı, davalılarca MÖHUK’un 55/2 maddesinde öngörülen itiraz sebeplerinin davamızda ispat edilemediği gerekçesiyle davanın kabulü ile yabancı mahkeme kararının tenfizine karar verilmiştir.
Kararı, davalı şirket vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davacı şirket vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Dava, yabancı mahkeme ilamının tenfizi istemine ilişkindir. Yabancı bir mahkeme kararının tenfizine karar verilebilmesi için yabancı mahkeme kararının usulüne uygun olarak kesinleşmiş olması gerekmektedir. 1965 tarihli Hukuki ve Ticari Konularda Adli ve Gayri Adli Belgelerin Yabancı Memleketlerde Tebliğine Dair Lahey Sözleşmesi'nde sözleşmeye taraf olan ülkeler arasında yapılacak tebligatların hangi makam tarafından ve hangi usul çerçevesinde yerine getirileceği belirlenmiş olup, hem Türkiye Cumhuriyeti hem de Almanya anılan sözleşmeye taraftır. 1965 tarihli Lahey Sözleşmesi ile kabul edilen istisnai tebligat yöntemlerinden biri de doğrudan posta yolu ile tebligattır. Bu yönteme, sadece sözleşmenin 10.
maddesine çekince koymayan ülkeler açısından başvurmak mümkündür. Türkiye, 10. maddedeki tebligat yöntemini kabul etmeyeceğini bu maddeye koyduğu çekince ile belirtmiştir. O halde, yabancı bir mahkeme ilamının kesinleşmesi, ilamın yukarıda anılan Sözleşme hükümlerine uygun biçimde tebliğ edilmiş olmasına bağlıdır.
Somut olaya gelince, davacı vekili, tenfizini talep ettiği yabancı mahkeme ilamının kesinleşme şerhli aslı ve onaylı tercümesini sunmuş, davalı şirket vekilince kararın usulünce kesinleşmediği ileri sürülmüş, mahkemece, yabancı mahkeme kararının kesinleştiği ve MÖHUK’nun 54. maddesinde belirtilen tenfiz şartlarının oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Ancak dosya kapsamında, yabancı mahkeme kararının Adalet Bakanlığı aracılığıyla tebliğ edildiğine dair bilgi ve belge bulunmamaktadır.
6100 sayılı HMK’nın 221. maddesi uyarınca “Mahkeme, üçüncü kişi veya kurumun elinde bulunan bir belgenin taraflarca ileri sürülen hususun ispatı için zorunlu olduğuna karar verirse, bu belgenin ibrazını emreder. Belgeyi ibraz etmesine karar verilen herkes, elindeki belgeyi ibraz etmek; belgeyi ibraz edememesi hâlinde ise, bunun sebebini delilleri ile birlikte açıklamak zorundadır. Mahkeme yapılan açıklamayı yeterli görmezse, bu kimseyi tanık olarak dinleyebilir.” Bu nedenle, öncelikle davacı vekiline karar tebliğine dair belgeleri veya karar tebligat bilgilerini sunmak üzere mehil verilerek, davacı vekilince bu tebligat belgelerinin sunulması imkanı yoksa, davacının nezaretindeki bir belge olmadığı gözetilerek, mahkemece, resmi makamlardan araştırılması mümkün bulunan dava konusu kararın tebliğine ilişkin belgelerin Adalet Bakanlığı’ndan ya da uluslararası usul kuralları gereği tenfizi istenen kararı veren yabancı mahkemeden getirtilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı şirket vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı şirket vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı şirket yararına BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 18/09/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/372205200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz