Yabancı mahkeme ilamının tenfizi | Yabancı mahkeme kararının tenfizi | Tenfiz
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2023/823 E. 2023/7665 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
çekince (ihtirazi kayıt)↗ yabancı mahkeme ilamı↗ kesinleşen ilam↗ ek mehil↗ usulüne uygun tebliğ↗ savunma hakkı↗ vekile tebliğ↗ möhuk 47↗ üçüncü kişi↗ kamu düzeni↗ tenfiz↗ tebligat↗ dava sebebi↗ ibraz↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece 24.05.2012 tarih, 2010/602 E. ve 2012/487 K. sayılı kararı ile hukuk davasına ilişkin ve kesinleşmiş olduğu, 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun'un 54 üncü maddesinde belirtilen tenfiz şartlarının oluştuğu, verilen kararın kamu düzenine açıkça aykırı olmadığı, davalılarca 55 inci maddenin ikinci fıkrasında öngörülen itiraz sebeplerinin davada ispat edilemediği gerekçesiyle davanın kabulü ile yabancı mahkeme kararının tenfizine karar verilmiş, davalı şirket vekili temyiz etmiştir.
B. Bozma Kararı
Dairemizin 18.09.2017 tarih, 2016/11566 E. ve 2017/4430 K. sayılı kararıyla ''... Dava, yabancı mahkeme ilamının tenfizi istemine ilişkindir. Yabancı bir mahkeme kararının tenfizine karar verilebilmesi için yabancı mahkeme kararının usulüne uygun olarak kesinleşmiş olması gerekmektedir. 1965 tarihli Hukuki ve Ticari Konularda Adli ve Gayri Adli Belgelerin Yabancı Memleketlerde Tebliğine Dair Lahey Sözleşmesi'nde sözleşmeye taraf olan ülkeler arasında yapılacak tebligatların hangi makam tarafından ve hangi usul çerçevesinde yerine getirileceği belirlenmiş olup, hem Türkiye Cumhuriyeti hem de Almanya anılan sözleşmeye taraftır. 1965 tarihli Lahey Sözleşmesi ile kabul edilen istisnai tebligat yöntemlerinden biri de doğrudan posta yolu ile tebligattır. Bu yönteme, sadece sözleşmenin 10. maddesine çekince koymayan ülkeler açısından başvurmak mümkündür. Türkiye, 10. maddedeki tebligat yöntemini kabul etmeyeceğini bu maddeye koyduğu çekince ile belirtmiştir. O halde, yabancı bir mahkeme ilamının kesinleşmesi, ilamın yukarıda anılan Sözleşme hükümlerine uygun biçimde tebliğ edilmiş olmasına bağlıdır. Somut olaya gelince, davacı vekili, tenfizini talep ettiği yabancı mahkeme ilamının kesinleşme şerhli aslı ve onaylı tercümesini sunmuş, davalı şirket vekilince kararın usulünce kesinleşmediği ileri sürülmüş, mahkemece, yabancı mahkeme kararının kesinleştiği ve MÖHUK’nun 54. maddesinde belirtilen tenfiz şartlarının oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Ancak dosya kapsamında, yabancı mahkeme kararının Adalet Bakanlığı aracılığıyla tebliğ edildiğine dair bilgi ve belge bulunmamaktadır.
6100 sayılı HMK’nın 221. maddesi uyarınca “Mahkeme, üçüncü kişi veya kurumun elinde bulunan bir belgenin taraflarca ileri sürülen hususun ispatı için zorunlu olduğuna karar verirse, bu belgenin ibrazını emreder. Belgeyi ibraz etmesine karar verilen herkes, elindeki belgeyi ibraz etmek; belgeyi ibraz edememesi hâlinde ise, bunun sebebini delilleri ile birlikte açıklamak zorundadır. Mahkeme yapılan açıklamayı yeterli görmezse, bu kimseyi tanık olarak dinleyebilir.” Bu nedenle, öncelikle davacı vekiline karar tebliğine dair belgeleri veya karar tebligat bilgilerini sunmak üzere mehil verilerek, davacı vekilince bu tebligat belgelerinin sunulması imkanı yoksa, davacının nezaretindeki bir belge olmadığı gözetilerek, mahkemece, resmi makamlardan araştırılması mümkün bulunan dava konusu kararın tebliğine ilişkin belgelerin Adalet Bakanlığı’ndan ya da uluslararası usul kuralları gereği tenfizi istenen kararı veren yabancı mahkemeden getirtilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir...'' gerekçesiyle bozulmuştur.
C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava açıldığı esnada yabancı mahkeme kararının Adalet Bakanlığı aracılığıyla davalı tarafa tebligatının bulunmadığı, davalı vekili beyanı ile bu dava açıldıktan 3 yıl sonra davalı tarafa Adalet Bakanlığı aracılığı ile tebligat yapıldığı, davalı tarafından yurt dışında bu karara karşı itiraz edildiği, işbu davanın açıldığında kesinleşmiş bir karar bulunmadığından davanın reddine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davalı taraf kötü niyetli olduğundan yabancı mahkeme kararının usulüne uygun olarak tebliğ edilmediğini ileri sürdüklerini, aslında karardan haberdar olduklarını, davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, yabancı mahkeme kararının tenfizi istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun'un 54 üncü maddesi.
3. Değerlendirme
1. Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin, davalı şirkete yönelik tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
2.Dava, yabancı mahkeme kararının tenfizi istemine ilişkindir. Mahkemece davalı ... hakkında verilen ilk karar, temyiz etmeyen davalı ... hakkında karar kesinleşmiştir. Bozmadan sonra kesinleşen bu hususun göz ardı edilerek Haşim Bayramı da kapsayacak şekilde davanın tümüyle reddine karar verilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yabancı mahkeme ilamının tenfizi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/14796 E. 2016/1216 K.
Ortak:kesinleşen ilam · ek mehil · üçüncü kişi · tenfiz · tebligat · dava sebebi · ibraz
İncelediğiniz karardaMahkeme yapılan açıklamayı yeterli görmezse, bu kimseyi tanık olarak dinleyebilir.” Bu nedenle, öncelikle davacı vekiline karar tebliğine dair belgeleri veya karar «tebligat» bilgilerini sunmak üzere «mehil» verilerek, davacı vekilince bu tebligat belgelerinin sunulması imkanı yoksa, davacının nezaretindeki bir belge olmadığı gözetilerek, mahkemece, resmi makamlardan araştırılması mümkün bulunan dava konusu kararın tebliğine ilişkin belgelerin Adalet Bakanlığı’ndan ya da uluslararası usul kuralları gereği «tenfizi» istenen kararı veren yabancı mahkemeden getirtilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş, bo …
6100 sayılı HMK’nın 221. maddesi uyarınca “Mahkeme, «üçüncü kişi» veya kurumun elinde bulunan bir belgenin taraflarca ileri sürülen hususun ispatı için zorunlu olduğuna karar verirse, bu belgenin «ibrazını» emreder.
Belgeyi «ibraz» etmesine karar verilen herkes, elindeki belgeyi ibraz etmek; belgeyi ibraz edememesi hâlinde ise, bunun «sebebini» delilleri ile birlikte açıklamak zorundadır.
Benzer bu kararda6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 221. maddesi uyarınca “Mahkeme, «üçüncü kişi» veya kurumun elinde bulunan bir belgenin taraflarca ileri sürülen hususun ispatı için zorunlu olduğuna karar verirse, bu belgenin «ibrazını» emreder.
Belgeyi «ibraz» etmesine karar verilen herkes, elindeki belgeyi ibraz etmek; belgeyi ibraz edememesi hâlinde ise, bunun «sebebini» delilleri ile birlikte açıklamak zorundadır.
Mahkeme yapılan açıklamayı yeterli görmezse, bu kimseyi tanık olarak dinleyebilir.” Bu nedenle, öncelikle davacı vekiline karar tebliğine dair belgeleri veya karar «tebligat» bilgilerini sunmak üzere «mehil» verilerek, davacı vekilince bu tebligat belgelerinin sunulması imkanı yoksa, davacının nezaretindeki bir belge olmadığı gözetilerek, mahkemece, resmi makamlardan a …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:cy/cy şerhi
Benzer bu karardaMahkemece, uyulan bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, dava dilekçesi ekinde yabancı mahkeme ilamının tebliğine dair belgeler olmadığı gibi «tenfizi» istenen ilamda da taraflara tebliğ edildiğine dair «şerh» bulunmadığı, dosya kapsamında tebliğe esas ipucu niteliğindeki belgelere/bilgilere rastlanmadığı, tenfiz şartlarının oluşmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Somut olaya gelince, davacı vekili, «tenfizini» talep ettiği yabancı mahkeme ilamının kesinleşme şerhli aslı ve onaylı tercümesini sunmuş, davalı şirket vekilince kararın usulünce kesinleşmediği ileri sürülmüş, mahkemece, davacı tarafa kararın tebliğine dair belgeleri sunması için süre verilmeksizin, yabancı mahkeme ilamının tebliğine dair belgeler sunulmadığı, kararda kararın tebliğ edildiğine dair «şerh» bulunmadığı, dosyada tebliğe esas ipucu niteliğindeki belgelere/bilgilere rastlanmadığı, tenfiz şartlarının oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmişt …
-
Yabancı mahkeme ilamının tenfizi | Yabancı mahkeme kararının tenfizi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/12984 E. 2016/843 K.
Ortak:kesinleşen ilam · ek mehil · üçüncü kişi · tenfiz · tebligat · dava sebebi · ibraz
İncelediğiniz karardaMahkeme yapılan açıklamayı yeterli görmezse, bu kimseyi tanık olarak dinleyebilir.” Bu nedenle, öncelikle davacı vekiline karar tebliğine dair belgeleri veya karar «tebligat» bilgilerini sunmak üzere «mehil» verilerek, davacı vekilince bu tebligat belgelerinin sunulması imkanı yoksa, davacının nezaretindeki bir belge olmadığı gözetilerek, mahkemece, resmi makamlardan araştırılması mümkün bulunan dava konusu kararın tebliğine ilişkin belgelerin Adalet Bakanlığı’ndan ya da uluslararası usul kuralları gereği «tenfizi» istenen kararı veren yabancı mahkemeden getirtilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş, bo …
6100 sayılı HMK’nın 221. maddesi uyarınca “Mahkeme, «üçüncü kişi» veya kurumun elinde bulunan bir belgenin taraflarca ileri sürülen hususun ispatı için zorunlu olduğuna karar verirse, bu belgenin «ibrazını» emreder.
Belgeyi «ibraz» etmesine karar verilen herkes, elindeki belgeyi ibraz etmek; belgeyi ibraz edememesi hâlinde ise, bunun «sebebini» delilleri ile birlikte açıklamak zorundadır.
Benzer bu karardaMahkemece, Dairemizin bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, yabancı mahkeme kararının davalılara tebliğine dair «yazılı delil» «ibraz» edilmemesi nedeniyle kararın «tenfizinin» mümkün olmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Adalet Bakanlığı cevabi yazısında sadece dava «dilekçesinin tebliğine» dair belgelerin istendiğini belirterek dava dilekçesinin tebliğine dair belgeleri göndermiş, mahkemece, Adalet Bakanlığı'na kararın tebliğine dair beglelerin de istendiğine dair yeniden yazı yazılmadan yabancı mahkeme kararının davalılara tebliğine dair «yazılı delil» «ibraz» edilmediği, kararın «tenfizinin» mümkün olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 221. maddesi uyarınca “Mahkeme, «üçüncü kişi» veya kurumun elinde bulunan bir belgenin taraflarca ileri sürülen hususun ispatı için zorunlu olduğuna karar verirse, bu belgenin «ibrazını» emreder.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:dava dilekçesinin tebliği · yazılı delil
Benzer bu karardaAdalet Bakanlığı cevabi yazısında sadece dava «dilekçesinin tebliğine» dair belgelerin istendiğini belirterek dava dilekçesinin tebliğine dair belgeleri göndermiş, mahkemece, Adalet Bakanlığı'na kararın tebliğine dair beglelerin de istendiğine dair yeniden yazı yazılmadan yabancı mahkeme kararının davalılara tebliğine dair «yazılı delil» «ibraz» edilmediği, kararın «tenfizinin» mümkün olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkemece, Dairemizin bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, yabancı mahkeme kararının davalılara tebliğine dair «yazılı delil» «ibraz» edilmemesi nedeniyle kararın «tenfizinin» mümkün olmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
-
Yabancı mahkeme ilamının tenfizi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/11566 E. 2017/4430 K.
Ortak:kesinleşen ilam · ek mehil · üçüncü kişi · kamu düzeni · tenfiz · tebligat · dava sebebi · ibraz
İncelediğiniz karardaMahkeme yapılan açıklamayı yeterli görmezse, bu kimseyi tanık olarak dinleyebilir.” Bu nedenle, öncelikle davacı vekiline karar tebliğine dair belgeleri veya karar «tebligat» bilgilerini sunmak üzere «mehil» verilerek, davacı vekilince bu tebligat belgelerinin sunulması imkanı yoksa, davacının nezaretindeki bir belge olmadığı gözetilerek, mahkemece, resmi makamlardan araştırılması mümkün bulunan dava konusu kararın tebliğine ilişkin belgelerin Adalet Bakanlığı’ndan ya da uluslararası usul kuralları gereği «tenfizi» istenen kararı veren yabancı mahkemeden getirtilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş, bo …
… sayılı kararı ile hukuk davasına ilişkin ve kesinleşmiş olduğu, 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun'un 54 üncü maddesinde belirtilen «tenfiz» şartlarının oluştuğu, verilen kararın «kamu düzenine» açıkça aykırı olmadığı, davalılarca 55 inci maddenin ikinci fıkrasında öngörülen itiraz sebeplerinin davada ispat edilemediği gerekçesiyle davanın kabulü ile yaban …
6100 sayılı HMK’nın 221. maddesi uyarınca “Mahkeme, «üçüncü kişi» veya kurumun elinde bulunan bir belgenin taraflarca ileri sürülen hususun ispatı için zorunlu olduğuna karar verirse, bu belgenin «ibrazını» emreder.
Benzer bu karardaMahkeme yapılan açıklamayı yeterli görmezse, bu kimseyi tanık olarak dinleyebilir.” Bu nedenle, öncelikle davacı vekiline karar tebliğine dair belgeleri veya karar «tebligat» bilgilerini sunmak üzere «mehil» verilerek, davacı vekilince bu tebligat belgelerinin sunulması imkanı yoksa, davacının nezaretindeki bir belge olmadığı gözetilerek, mahkemece, resmi makamlardan araştırılması mümkün bulunan dava konusu kararın tebliğine ilişkin belgelerin Adalet Bakanlığı’ndan ya da uluslararası usul kuralları gereği «tenfizi» istenen kararı veren yabancı mahkemeden getirtilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş, bo …
Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre; hukuk davasına ilişkin ve kesinleşmiş olduğu, MÖHUK’nun 54. maddesinde belirtilen «tenfiz» şartlarının oluştuğu, verilen kararın «kamu düzenine» açıkça aykırı olmadığı, davalılarca MÖHUK’un 55/2 maddesinde öngörülen itiraz sebeplerinin davamızda ispat edilemediği gerekçesiyle davanın kabulü ile yabancı mahkeme kararının tenfizine karar verilmiştir.
6100 sayılı HMK’nın 221. maddesi uyarınca “Mahkeme, «üçüncü kişi» veya kurumun elinde bulunan bir belgenin taraflarca ileri sürülen hususun ispatı için zorunlu olduğuna karar verirse, bu belgenin «ibrazını» emreder.
Sonuç: 🔶 iki emsal
2 benzer karar daha
-
Yabancı mahkeme ilamının tenfizi | Yabancı mahkeme kararının tenfizi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/13931 E. 2016/1211 K.
Ortak:kesinleşen ilam · savunma hakkı · tenfiz · tebligat · ibraz
İncelediğiniz karardaMahkeme yapılan açıklamayı yeterli görmezse, bu kimseyi tanık olarak dinleyebilir.” Bu nedenle, öncelikle davacı vekiline karar tebliğine dair belgeleri veya karar «tebligat» bilgilerini sunmak üzere «mehil» verilerek, davacı vekilince bu tebligat belgelerinin sunulması imkanı yoksa, davacının nezaretindeki bir belge olmadığı gözetilerek, mahkemece, resmi makamlardan araştırılması mümkün bulunan dava konusu kararın tebliğine ilişkin belgelerin Adalet Bakanlığı’ndan ya da uluslararası usul kuralları gereği «tenfizi» istenen kararı veren yabancı mahkemeden getirtilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş, bo …
… sayılı kararı ile hukuk davasına ilişkin ve kesinleşmiş olduğu, 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun'un 54 üncü maddesinde belirtilen «tenfiz» şartlarının oluştuğu, verilen kararın «kamu düzenine» açıkça aykırı olmadığı, davalılarca 55 inci maddenin ikinci fıkrasında öngörülen itiraz sebeplerinin davada ispat edilemediği gerekçesiyle davanın kabulü ile yaban …
Dava, yabancı mahkeme ilamının «tenfizi» istemine ilişkindir.
Benzer bu kararda… tebliğ edildiği belirtilmiş, davacı vekilince de dava dilekçesinin Adalet Bakanlığı kanalıyla davalılar vekili Av. ...a 10.01.2008 tarihinde tebliğ edildiğine dair «tebligat» belgeleri dosyaya «ibraz» edilmiş olmasına rağmen mahkemece, dosya kapsamına uygun düşmeyecek şekilde dava dilekçesinin Adalet Bakanlığı vasıtasıyla tebliğ edilmediği, davalının «savunma hakkının» ihlal edildiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi yerinde görülmemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, yabancı mahkeme kararına dayanak dava dilekçesinin Adalet Bakanlığı vasıtasıyla tebliğ edilmediği, davalıya «savunma hakkı» tanınmadan hüküm kurulmarak adil yargılama ilkesinin ihlal edildiği gerekçesiyle, davanın reddine karar vermiştir.
Dava, yabancı mahkeme ilamının «tenfizi» istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda açıklanan gerekçeyle davanın reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kesin süre · kesin hüküm
Benzer bu kararda… eşmediği yönündeki itirazı gözetilerek yukarıda yapılan açıklamalar ışığında kararın tebliğine dair tebliğ belgelerinin sunulması için davacı vekiline usulüne uygun «kesin süre» verilerek ortaya çıkacak sonuca göre karar verilmesi gerektiğinden davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına bozulmasına karar veril …
-
Yabancı mahkeme kararının tenfizi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/4510 E. 2018/3241 K.
Ortak:kesinleşen ilam · tenfiz · tebligat
İncelediğiniz karardaMahkeme yapılan açıklamayı yeterli görmezse, bu kimseyi tanık olarak dinleyebilir.” Bu nedenle, öncelikle davacı vekiline karar tebliğine dair belgeleri veya karar «tebligat» bilgilerini sunmak üzere «mehil» verilerek, davacı vekilince bu tebligat belgelerinin sunulması imkanı yoksa, davacının nezaretindeki bir belge olmadığı gözetilerek, mahkemece, resmi makamlardan araştırılması mümkün bulunan dava konusu kararın tebliğine ilişkin belgelerin Adalet Bakanlığı’ndan ya da uluslararası usul kuralları gereği «tenfizi» istenen kararı veren yabancı mahkemeden getirtilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş, bo …
… sayılı kararı ile hukuk davasına ilişkin ve kesinleşmiş olduğu, 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun'un 54 üncü maddesinde belirtilen «tenfiz» şartlarının oluştuğu, verilen kararın «kamu düzenine» açıkça aykırı olmadığı, davalılarca 55 inci maddenin ikinci fıkrasında öngörülen itiraz sebeplerinin davada ispat edilemediği gerekçesiyle davanın kabulü ile yaban …
Dava, yabancı mahkeme ilamının «tenfizi» istemine ilişkindir.
Benzer bu karardaMahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya göre; bozma kararına uyulmakla bozmada belirtilen ve bozma dışında tutulan hususlar lehine bozma yapılan taraf için usulü «müktesep hak» oluşturduğu, bu nedenle davaya konu ilamın «tenfiz» koşullarının oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulü ile yabancı mahkeme kararının tenfizine karar verilmiştir.
1- Dava, yabancı mahkeme kararının «tenfizi» istemine ilişkin olup, mahkemece bozma ilamına uyularak yazılı şekilde davaya konu ilamın tenfiz koşullarının oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Oysa yabancı bir mahkeme kararının «tenfizine» karar verilebilmesi için yabancı mahkeme kararının tenfiz davasının açıldığı tarih itibariyle usulüne uygun olarak kesinleşmiş olması gerekmektedir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:müktesep hak · adli yardım · usulden reddi
Benzer bu karardaMahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya göre; bozma kararına uyulmakla bozmada belirtilen ve bozma dışında tutulan hususlar lehine bozma yapılan taraf için usulü «müktesep hak» oluşturduğu, bu nedenle davaya konu ilamın «tenfiz» koşullarının oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulü ile yabancı mahkeme kararının tenfizine karar verilmiştir.
O halde, yabancı bir mahkeme ilamının «kesinleşmesi, ilamın» yukarıda anılan Sözleşme hükümlerine uygun biçimde «adli yardımlaşma» yoluyla tebliğ edilmiş olmasına bağlıdır.
Ayrıca, mahkemece, yabancı mahkeme kararının tebliğ evraklarını sunması için davacı vekiline süre verildiği, davacı vekilinin ise 08.04.2013 tarihli dilekçe ile yabancı mahkeme kararının posta yoluyla tebliğ edildiğini, «adli yardımlaşma» aracılığıyla tebliğ edilmediğini belirterek kararın bu haliyle «tenfizini» talep ettiği anlaşılmaktadır.
Bu durumda, mahkemece, işbu dava tarihi itibariyle usulüne uygun olarak kesinleşmiş yabancı mahkeme kararı bulunmadığı, kesinleşmenin «tenfiz» davası için dava şartı olduğu gözetilerek davanın «usulden reddine» karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirmeye dayalı olarak yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2023/823 E. , 2023/7665 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI 2017/1114 Esas, 2021/208 Karar
HÜKÜM
Davanın reddi
Taraflar arasındaki tenfiz davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda Mahkemece davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkeme kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; Federal Almanya Cumhuriyeti Traunstein Eyalet Mahkemesi'nin 25.12.2006 tarih ve 2 O 254/06 sayılı kararının kesinleştiğini ileri sürerek, bu kararın tenfizine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekilleri cevap dilekçelerinde; savunma hakkının ihlali nedeniyle kararın tenfiz edilemeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Mahkemece Verilen Karar
Mahkemece 24.05.2012 tarih, 2010/602 E. ve 2012/487 K. sayılı kararı ile hukuk davasına ilişkin ve kesinleşmiş olduğu, 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun'un 54 üncü maddesinde belirtilen tenfiz şartlarının oluştuğu, verilen kararın kamu düzenine açıkça aykırı olmadığı, davalılarca 55 inci maddenin ikinci fıkrasında öngörülen itiraz sebeplerinin davada ispat edilemediği gerekçesiyle davanın kabulü ile yabancı mahkeme kararının tenfizine karar verilmiş, davalı şirket vekili temyiz etmiştir.
B. Bozma Kararı
Dairemizin 18.09.2017 tarih, 2016/11566 E. ve 2017/4430 K. sayılı kararıyla ''... Dava, yabancı mahkeme ilamının tenfizi istemine ilişkindir. Yabancı bir mahkeme kararının tenfizine karar verilebilmesi için yabancı mahkeme kararının usulüne uygun olarak kesinleşmiş olması gerekmektedir. 1965 tarihli Hukuki ve Ticari Konularda Adli ve Gayri Adli Belgelerin Yabancı Memleketlerde Tebliğine Dair Lahey Sözleşmesi'nde sözleşmeye taraf olan ülkeler arasında yapılacak tebligatların hangi makam tarafından ve hangi usul çerçevesinde yerine getirileceği belirlenmiş olup, hem Türkiye Cumhuriyeti hem de Almanya anılan sözleşmeye taraftır. 1965 tarihli Lahey Sözleşmesi ile kabul edilen istisnai tebligat yöntemlerinden biri de doğrudan posta yolu ile tebligattır.
Bu yönteme, sadece sözleşmenin 10. maddesine çekince koymayan ülkeler açısından başvurmak mümkündür. Türkiye, 10. maddedeki tebligat yöntemini kabul etmeyeceğini bu maddeye koyduğu çekince ile belirtmiştir. O halde, yabancı bir mahkeme ilamının kesinleşmesi, ilamın yukarıda anılan Sözleşme hükümlerine uygun biçimde tebliğ edilmiş olmasına bağlıdır. Somut olaya gelince, davacı vekili, tenfizini talep ettiği yabancı mahkeme ilamının kesinleşme şerhli aslı ve onaylı tercümesini sunmuş, davalı şirket vekilince kararın usulünce kesinleşmediği ileri sürülmüş, mahkemece, yabancı mahkeme kararının kesinleştiği ve MÖHUK’nun 54. maddesinde belirtilen tenfiz şartlarının oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Ancak dosya kapsamında, yabancı mahkeme kararının Adalet Bakanlığı aracılığıyla tebliğ edildiğine dair bilgi ve belge bulunmamaktadır.
6100 sayılı HMK’nın 221. maddesi uyarınca “Mahkeme, üçüncü kişi veya kurumun elinde bulunan bir belgenin taraflarca ileri sürülen hususun ispatı için zorunlu olduğuna karar verirse, bu belgenin ibrazını emreder. Belgeyi ibraz etmesine karar verilen herkes, elindeki belgeyi ibraz etmek; belgeyi ibraz edememesi hâlinde ise, bunun sebebini delilleri ile birlikte açıklamak zorundadır. Mahkeme yapılan açıklamayı yeterli görmezse, bu kimseyi tanık olarak dinleyebilir.” Bu nedenle, öncelikle davacı vekiline karar tebliğine dair belgeleri veya karar tebligat bilgilerini sunmak üzere mehil verilerek, davacı vekilince bu tebligat belgelerinin sunulması imkanı yoksa, davacının nezaretindeki bir belge olmadığı gözetilerek, mahkemece, resmi makamlardan araştırılması mümkün bulunan dava konusu kararın tebliğine ilişkin belgelerin Adalet Bakanlığı’ndan ya da uluslararası usul kuralları gereği tenfizi istenen kararı veren yabancı mahkemeden getirtilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir...'' gerekçesiyle bozulmuştur.
C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava açıldığı esnada yabancı mahkeme kararının Adalet Bakanlığı aracılığıyla davalı tarafa tebligatının bulunmadığı, davalı vekili beyanı ile bu dava açıldıktan 3 yıl sonra davalı tarafa Adalet Bakanlığı aracılığı ile tebligat yapıldığı, davalı tarafından yurt dışında bu karara karşı itiraz edildiği, işbu davanın açıldığında kesinleşmiş bir karar bulunmadığından davanın reddine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davalı taraf kötü niyetli olduğundan yabancı mahkeme kararının usulüne uygun olarak tebliğ edilmediğini ileri sürdüklerini, aslında karardan haberdar olduklarını, davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, yabancı mahkeme kararının tenfizi istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun'un 54 üncü maddesi.
3. Değerlendirme
1. Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin, davalı şirkete yönelik tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
2.Dava, yabancı mahkeme kararının tenfizi istemine ilişkindir. Mahkemece davalı ... hakkında verilen ilk karar, temyiz etmeyen davalı ... hakkında karar kesinleşmiştir. Bozmadan sonra kesinleşen bu hususun göz ardı edilerek Haşim Bayramı da kapsayacak şekilde davanın tümüyle reddine karar verilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
V. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Davacı vekilinin, davalı şirkete yönelik temyiz itirazlarının REDDİNE,
2. Mahkeme kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
25.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1054686300 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz