6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Yabancı mahkeme ilamının tenfizi | Yabancı mahkeme kararının tenfizi | Tenfiz

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2023/823 E. 2023/7665 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
çekince (ihtirazi kayıt) yabancı mahkeme ilamı kesinleşen ilam ek mehil usulüne uygun tebliğ savunma hakkı vekile tebliğ möhuk 47 üçüncü kişi kamu düzeni tenfiz tebligat dava sebebi ibraz

Atıf yapılan mevzuat: HMK — HMK 221

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece 24.05.2012 tarih, 2010/602 E. ve 2012/487 K. sayılı kararı ile hukuk davasına ilişkin ve kesinleşmiş olduğu, 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun'un 54 üncü maddesinde belirtilen tenfiz şartlarının oluştuğu, verilen kararın kamu düzenine açıkça aykırı olmadığı, davalılarca 55 inci maddenin ikinci fıkrasında öngörülen itiraz sebeplerinin davada ispat edilemediği gerekçesiyle davanın kabulü ile yabancı mahkeme kararının tenfizine karar verilmiş, davalı şirket vekili temyiz etmiştir.

B. Bozma Kararı

Dairemizin 18.09.2017 tarih, 2016/11566 E. ve 2017/4430 K. sayılı kararıyla ''... Dava, yabancı mahkeme ilamının tenfizi istemine ilişkindir. Yabancı bir mahkeme kararının tenfizine karar verilebilmesi için yabancı mahkeme kararının usulüne uygun olarak kesinleşmiş olması gerekmektedir. 1965 tarihli Hukuki ve Ticari Konularda Adli ve Gayri Adli Belgelerin Yabancı Memleketlerde Tebliğine Dair Lahey Sözleşmesi'nde sözleşmeye taraf olan ülkeler arasında yapılacak tebligatların hangi makam tarafından ve hangi usul çerçevesinde yerine getirileceği belirlenmiş olup, hem Türkiye Cumhuriyeti hem de Almanya anılan sözleşmeye taraftır. 1965 tarihli Lahey Sözleşmesi ile kabul edilen istisnai tebligat yöntemlerinden biri de doğrudan posta yolu ile tebligattır. Bu yönteme, sadece sözleşmenin 10. maddesine çekince koymayan ülkeler açısından başvurmak mümkündür. Türkiye, 10. maddedeki tebligat yöntemini kabul etmeyeceğini bu maddeye koyduğu çekince ile belirtmiştir. O halde, yabancı bir mahkeme ilamının kesinleşmesi, ilamın yukarıda anılan Sözleşme hükümlerine uygun biçimde tebliğ edilmiş olmasına bağlıdır. Somut olaya gelince, davacı vekili, tenfizini talep ettiği yabancı mahkeme ilamının kesinleşme şerhli aslı ve onaylı tercümesini sunmuş, davalı şirket vekilince kararın usulünce kesinleşmediği ileri sürülmüş, mahkemece, yabancı mahkeme kararının kesinleştiği ve MÖHUK’nun 54. maddesinde belirtilen tenfiz şartlarının oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Ancak dosya kapsamında, yabancı mahkeme kararının Adalet Bakanlığı aracılığıyla tebliğ edildiğine dair bilgi ve belge bulunmamaktadır.

6100 sayılı HMK’nın 221. maddesi uyarınca “Mahkeme, üçüncü kişi veya kurumun elinde bulunan bir belgenin taraflarca ileri sürülen hususun ispatı için zorunlu olduğuna karar verirse, bu belgenin ibrazını emreder. Belgeyi ibraz etmesine karar verilen herkes, elindeki belgeyi ibraz etmek; belgeyi ibraz edememesi hâlinde ise, bunun sebebini delilleri ile birlikte açıklamak zorundadır. Mahkeme yapılan açıklamayı yeterli görmezse, bu kimseyi tanık olarak dinleyebilir.” Bu nedenle, öncelikle davacı vekiline karar tebliğine dair belgeleri veya karar tebligat bilgilerini sunmak üzere mehil verilerek, davacı vekilince bu tebligat belgelerinin sunulması imkanı yoksa, davacının nezaretindeki bir belge olmadığı gözetilerek, mahkemece, resmi makamlardan araştırılması mümkün bulunan dava konusu kararın tebliğine ilişkin belgelerin Adalet Bakanlığı’ndan ya da uluslararası usul kuralları gereği tenfizi istenen kararı veren yabancı mahkemeden getirtilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir...'' gerekçesiyle bozulmuştur.

C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar

Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava açıldığı esnada yabancı mahkeme kararının Adalet Bakanlığı aracılığıyla davalı tarafa tebligatının bulunmadığı, davalı vekili beyanı ile bu dava açıldıktan 3 yıl sonra davalı tarafa Adalet Bakanlığı aracılığı ile tebligat yapıldığı, davalı tarafından yurt dışında bu karara karşı itiraz edildiği, işbu davanın açıldığında kesinleşmiş bir karar bulunmadığından davanın reddine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davalı taraf kötü niyetli olduğundan yabancı mahkeme kararının usulüne uygun olarak tebliğ edilmediğini ileri sürdüklerini, aslında karardan haberdar olduklarını, davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Dava, yabancı mahkeme kararının tenfizi istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun'un 54 üncü maddesi.

3. Değerlendirme

1. Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin, davalı şirkete yönelik tüm temyiz itirazları yerinde değildir.

2.Dava, yabancı mahkeme kararının tenfizi istemine ilişkindir. Mahkemece davalı ... hakkında verilen ilk karar, temyiz etmeyen davalı ... hakkında karar kesinleşmiştir. Bozmadan sonra kesinleşen bu hususun göz ardı edilerek Haşim Bayramı da kapsayacak şekilde davanın tümüyle reddine karar verilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

Usul yönünden süz:
  • Yabancı mahkeme ilamının tenfizi

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/14796 E. 2016/1216 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Yabancı mahkeme ilamının tenfizi | Yabancı mahkeme kararının tenfizi

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/12984 E. 2016/843 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Yabancı mahkeme ilamının tenfizi

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/11566 E. 2017/4430 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

2 benzer karar daha
  • Yabancı mahkeme ilamının tenfizi | Yabancı mahkeme kararının tenfizi

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/13931 E. 2016/1211 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Yabancı mahkeme kararının tenfizi

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/4510 E. 2018/3241 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2023/823 E.  ,  2023/7665 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI 2017/1114 Esas, 2021/208 Karar

HÜKÜM

Davanın reddi

Taraflar arasındaki tenfiz davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda Mahkemece davanın reddine karar verilmiştir.

Mahkeme kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; Federal Almanya Cumhuriyeti Traunstein Eyalet Mahkemesi'nin 25.12.2006 tarih ve 2 O 254/06 sayılı kararının kesinleştiğini ileri sürerek, bu kararın tenfizine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalılar vekilleri cevap dilekçelerinde; savunma hakkının ihlali nedeniyle kararın tenfiz edilemeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir.

III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

A. Mahkemece Verilen Karar

Mahkemece 24.05.2012 tarih, 2010/602 E. ve 2012/487 K. sayılı kararı ile hukuk davasına ilişkin ve kesinleşmiş olduğu, 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun'un 54 üncü maddesinde belirtilen tenfiz şartlarının oluştuğu, verilen kararın kamu düzenine açıkça aykırı olmadığı, davalılarca 55 inci maddenin ikinci fıkrasında öngörülen itiraz sebeplerinin davada ispat edilemediği gerekçesiyle davanın kabulü ile yabancı mahkeme kararının tenfizine karar verilmiş, davalı şirket vekili temyiz etmiştir.

B. Bozma Kararı

Dairemizin 18.09.2017 tarih, 2016/11566 E. ve 2017/4430 K. sayılı kararıyla ''... Dava, yabancı mahkeme ilamının tenfizi istemine ilişkindir. Yabancı bir mahkeme kararının tenfizine karar verilebilmesi için yabancı mahkeme kararının usulüne uygun olarak kesinleşmiş olması gerekmektedir. 1965 tarihli Hukuki ve Ticari Konularda Adli ve Gayri Adli Belgelerin Yabancı Memleketlerde Tebliğine Dair Lahey Sözleşmesi'nde sözleşmeye taraf olan ülkeler arasında yapılacak tebligatların hangi makam tarafından ve hangi usul çerçevesinde yerine getirileceği belirlenmiş olup, hem Türkiye Cumhuriyeti hem de Almanya anılan sözleşmeye taraftır. 1965 tarihli Lahey Sözleşmesi ile kabul edilen istisnai tebligat yöntemlerinden biri de doğrudan posta yolu ile tebligattır.

Bu yönteme, sadece sözleşmenin 10. maddesine çekince koymayan ülkeler açısından başvurmak mümkündür. Türkiye, 10. maddedeki tebligat yöntemini kabul etmeyeceğini bu maddeye koyduğu çekince ile belirtmiştir. O halde, yabancı bir mahkeme ilamının kesinleşmesi, ilamın yukarıda anılan Sözleşme hükümlerine uygun biçimde tebliğ edilmiş olmasına bağlıdır. Somut olaya gelince, davacı vekili, tenfizini talep ettiği yabancı mahkeme ilamının kesinleşme şerhli aslı ve onaylı tercümesini sunmuş, davalı şirket vekilince kararın usulünce kesinleşmediği ileri sürülmüş, mahkemece, yabancı mahkeme kararının kesinleştiği ve MÖHUK’nun 54. maddesinde belirtilen tenfiz şartlarının oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

Ancak dosya kapsamında, yabancı mahkeme kararının Adalet Bakanlığı aracılığıyla tebliğ edildiğine dair bilgi ve belge bulunmamaktadır.

6100 sayılı HMK’nın 221. maddesi uyarınca “Mahkeme, üçüncü kişi veya kurumun elinde bulunan bir belgenin taraflarca ileri sürülen hususun ispatı için zorunlu olduğuna karar verirse, bu belgenin ibrazını emreder. Belgeyi ibraz etmesine karar verilen herkes, elindeki belgeyi ibraz etmek; belgeyi ibraz edememesi hâlinde ise, bunun sebebini delilleri ile birlikte açıklamak zorundadır. Mahkeme yapılan açıklamayı yeterli görmezse, bu kimseyi tanık olarak dinleyebilir.” Bu nedenle, öncelikle davacı vekiline karar tebliğine dair belgeleri veya karar tebligat bilgilerini sunmak üzere mehil verilerek, davacı vekilince bu tebligat belgelerinin sunulması imkanı yoksa, davacının nezaretindeki bir belge olmadığı gözetilerek, mahkemece, resmi makamlardan araştırılması mümkün bulunan dava konusu kararın tebliğine ilişkin belgelerin Adalet Bakanlığı’ndan ya da uluslararası usul kuralları gereği tenfizi istenen kararı veren yabancı mahkemeden getirtilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir...'' gerekçesiyle bozulmuştur.

C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar

Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava açıldığı esnada yabancı mahkeme kararının Adalet Bakanlığı aracılığıyla davalı tarafa tebligatının bulunmadığı, davalı vekili beyanı ile bu dava açıldıktan 3 yıl sonra davalı tarafa Adalet Bakanlığı aracılığı ile tebligat yapıldığı, davalı tarafından yurt dışında bu karara karşı itiraz edildiği, işbu davanın açıldığında kesinleşmiş bir karar bulunmadığından davanın reddine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davalı taraf kötü niyetli olduğundan yabancı mahkeme kararının usulüne uygun olarak tebliğ edilmediğini ileri sürdüklerini, aslında karardan haberdar olduklarını, davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Dava, yabancı mahkeme kararının tenfizi istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun'un 54 üncü maddesi.

3. Değerlendirme

1. Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin, davalı şirkete yönelik tüm temyiz itirazları yerinde değildir.

2.Dava, yabancı mahkeme kararının tenfizi istemine ilişkindir. Mahkemece davalı ... hakkında verilen ilk karar, temyiz etmeyen davalı ... hakkında karar kesinleşmiştir. Bozmadan sonra kesinleşen bu hususun göz ardı edilerek Haşim Bayramı da kapsayacak şekilde davanın tümüyle reddine karar verilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.

V. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

1. Davacı vekilinin, davalı şirkete yönelik temyiz itirazlarının REDDİNE,

2. Mahkeme kararının BOZULMASINA,

Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine,

Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,

25.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1054686300 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.